TRISEQUENS FILM KAPLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Trisequens ne için kullanılır?
KT 1TRISEQUENS®, kesintisiz olarak her gün alınan sürekli kombine Hormon Replasman Tedavisi (HRT)'dir. TRISEQUENS® son doğal periyotlarından sonra en az 6 aydır adet görmeyen postmenopozal kadınlar için uygundur.
TRISEQUENS® , bir östrojen (östradiol) ve bir progestojen (noretisteron asetat) olmak üzere iki hormon içerir. TRISEQUENS® içindeki östradiol, kadınların yumurtalıklarında üretilen östradiol ile aynıdır ve doğal östrojen olarak sınıflandırılır. Noretisteron asetat, bir diğer önemli dişi cinsiyet hormonu olan progesteron ile benzer biçimde etki gösteren sentetik bir progestojendir.
TRISEQUENS® , menopozun neden olduğu belirtilerin giderilmesinde kullanılır.
Menopoz süresince, kadın vücudunun ürettiği östrojen miktarı azalır. Bu durum, yüzde, boyunda ve göğüste ısı artışı (sıcak basması) gibi belirtilere neden olabilir. TRISEQUENS® , bu menopoz sonrası belirtileri hafifletir. TRISEQUENS® size ancak belirtileriniz günlük hayatınızı ciddi şekilde aksatıyorsa reçete edilecektir.
Osteoporozun Önlenmesi Menopozdan sonra bazı kadınlarda kemik kırılganlığı (osteoporoz) gelişebilir. Doktorunuzla tüm seçenekleri görüşmelisiniz. Osteoporoz nedeniyle kırık riskiniz yüksekse ve diğer ilaçlar size uygun değilse, menopoz sonrası osteoporozu önlemek için Activelle® kullanabilirsiniz.65 yaş üzerindeki kadınların tedavisinde deneyimler sınırlıdır.
Film kaplı tabletler 6 mm çapında ve yuvarlaktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− Bilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen meme kanseri − Bilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen östrojene bağımlı tipte malign tümörler (örn. endometriyal kanser) − Tanısı konmamış genital kanama − Tedavi edilmemiş endometriyal hiperplazi − Mevcut veya geçmişteki venöz tromboembolizm (derin ven trombozu, pulmoner embolizm) − Aktif veya önceden geçirilmiş arteriyel tromboembolik hastalıklar (örn. anjina, miyokard infarktüsü) − Bilinen trombofilik bozukluklar (örn. protein C, protein S veya antitrombin eksikliği) − Akut karaciğer hastalığı veya karaciğer fonksiyon testlerinin normale dönmesini engelleyen karaciğer hastalığı hikayesi − Bileşiminde bulunan etkin maddeler veya yardımcı maddelerin herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık − Porfiri.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPostmenopozal semptomların tedavisinde, sadece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlar için HRT başlatılmalıdır. Tüm durumlarda, en azından senelik olarak, risk ve faydaların dikkatli bir değerlendirmesi yapılmalıdır ve sadece faydaların risklerden daha fazla olduğu durumlarda HRT’ye devam edilmelidir. Prematür menopoz tedavisinde HRT ile ilişkili risk kanıtı sınırlıdır. Genç kadınlarda mutlak risk seviyesinin düşük olmasından dolayı, fayda ve risk dengesi daha yaşlı kadınlara göre daha olumludur. Tıbbi muayene/takip HRT’ye başlanmadan ya da kesilmiş tedaviye yeniden başlanmadan önce, tıbbi açıdan tam bir kişisel ve ailesel öykü alınmalıdır. Fiziksel (meme ve pelvisi kapsayan) muayene bu bilgiler ve kullanım tedbirleri ile kontrendikasyonların rehberliğinde yapılmalıdır. Tedavi sırasında, sıklığı ve yöntemi her kadına göre bireyselleştirilmiş periyodik kontroller tavsiye edilmektedir. Kadınlar, memelerinde oluşan hangi değişiklikleri doktor veya hemşirelerine bildirmeleri gerektiği (lütfen aşağıdaki “meme kanseri” bölümüne bakınız) konusunda bilgilendirilmelidir. Mamografi gibi uygun görüntüleme araçları dahil incelemeler, kabul gören güncel tarama pratiğine uygun yapılmalı ve bireyin klinik ihtiyaçlarına göre değiştirilmelidir. Takip edilmesi gerekli durumlar Aşağıdaki durumların herhangi biri varsa, daha önce oluşmuşsa ve/veya hamilelik veya önceki hormon tedavisi sırasında şiddetlenmişse, hasta yakından takip edilmelidir. Bu durumların tedavisi sırasında yeniden oluşabileceği veya şiddetlenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle: Leiomyom (uterus fibroidleri) veya endometriyozis Tromboembolik bozukluklar için risk faktörlerinin varlığı (aşağıya bakınız) Östrojene bağımlı tümörler için risk faktörleri, örn. meme kanseri için 1. derece kalıtım Hipertansiyon Karaciğer bozuklukları (örn. karaciğer adenomu) Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus Kolelitiyazis Migren veya (şiddetli) baş ağrısı Sistemik lupus eritematozus Endometriyal hiperplazi hikayesi (aşağıya bakınız) Epilepsi Astım Otoskleroz Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren sebepler Bir kontrendikasyonun varlığında ve aşağıdaki durumlarda tedavi durdurulmalıdır: Sarılık veya karaciğer fonksiyonlarında bozulma Kan basıncında anlamlı artış Yeni ortaya çıkmış migren tipi baş ağrı Gebelik Endometriyal hiperplazi ve karsinoma Uterusu alınmamış kadınlardaki endometriyal hiperplazi ve karsinoma riski, tek başına östrojenlerin artan kullanım süresi ile birlikte artmaktadır. Tek başına östrojen kullananlarda tedavi süresine ve östrojen dozuna bağlı olarak, endometriyal kanser riski artışı kullanmayanlara göre 2 ila 12 kat fazladır. Tedavi kesildikten sonra risk, 10 yıldan fazla süre ile yüksek kalabilir. Histerektomi yapılmamış kadınlarda, her aylık/28 günlük siklusta en az 10 gün boyunca siklik olarak bir progestojen ilavesi veya sürekli östrojen progestojen kombinasyonu verilmesi, tek başına östrojen HRT kullanımıyla ilişkili ilave riski engeller. Uterusu mevcut kadınlarda tedavinin ilk aylarında lekelenme ve ara kanamalar oluşabilir. Eğer lekelenme veya ara kanamalar tedavinin ilk aylarından sonra devam ederse, tedavi sırasında bir süre sonra oluşursa veya tedavi kesildikten sonra devam ederse, endometriyal maligniteyi ekarte etmek için, endometriyal biyopsi de dahil olmak üzere inceleme yapılmalıdır. Meme kanseri Genel olarak kanıtlar, kombine östrojen-progestojen alan veya sadece östrojen içeren HRT alan kadınlarda, tedavi süresine bağlı olarak, meme kanseri riskinin arttığını göstermektedir Randomize plasebo kontrollü çalışma, Kadın Sağlığı Girişimi çalışması (WHI) ve prospektif epidemiyolojik çalışmaların meta analizi, kombine östrojen-progestojen içeren HRT alan kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını bildirmiştir, bu durum yaklaşık 3 (1-4) sene sonra açık hale gelmektedir. Geniş bir meta-analizden elde edilen sonuçlar, tedaviyi sonlandırdıktan sonra yüksek riskin zamanla azalacağını ve başlangıç değerine dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanım süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT, 5 yıldan daha uzun süre alındığında, risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir. HRT, özellikle östrojen-progestojen kombinasyon tedavisi, meme kanserinin radyolojik olarak tespit edilmesini olumsuz etkileyebilen, mamografik görüntülerin yoğunluğunu artırmaktadır. Over kanseri Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür. Geniş bir meta-analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir. WHI (Woman Health Initiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir. Venöz tromboembolizm HRT, 1,3ila 3 kat daha fazla venöz tromboembolizm (VTE) gelişme riski ile ilişkilidir, örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm. Bu tip olayların oluşumu, sonraki yıllara oranla, HRT’nin ilk yılında daha sıktır. Bilinen trombofilik durumu olan hastalar artmış VTE riskine sahiptirler ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden bu hastalarda HRT kontrendikedir. VTE için bilinen risk faktörleri genel olarak, östrojen kullanımı, ileri yaş, majör cerrahi, uzun süreli hareketsizlik, obezite (Beden kitle indeksi >30 kg/m2), hamilelik/doğum sonrası dönem, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve kanserdir. Variköz venlerin VTE’deki muhtemel rolleri hakkında görüş birliği yoktur. Tüm postoperatif hastalarda olduğu gibi, cerrahi müdahaleyi takiben venöz tromboemboliyi önlemek amacıyla profilaktik önlemlere titizlikle dikkat edilmelidir. Takiben uzun süreli hareketsizlik ihtimalinin olduğu isteğe bağlı cerrahi durumunda, mümkünse 4-6 hafta önceden HRT’nin geçici olarak bırakılması önerilir. Kadın tamamen hareketlenene kadar tedavi yeniden başlatılmamalıdır. Kişisel VTE hikayesi olmayan ancak 1. derece akrabasında genç yaşta VTE hikayesi olan kadınlar için, kısıtlamalar hakkında dikkatle değerlendirme sonrası tarama önerilebilir (trombofilik kusurların sadece bir kısmı tarama ile tanımlanabilir). Aile bireylerinde VTE ile ayrışmayan bir trombofilik bozukluk tanımlanmış ise veya bozukluk “ciddi” ise (antitrombin, protein S veya protein C eksiklikleri veya bunların kombinasyonu gibi) HRT kullanımı kontrendikedir. Halihazırda kronik antikoagülan tedavisi almakta olan kadınlarda HRT kullanımı için yarar/zarar oranının dikkatle gözden geçirilmesi gerekir. Eğer tedaviye başlandıktan sonra, VTE gelişirse ilaç bırakılmalıdır. Hastalara, tromboemboli için potansiyel bir semptomun (örn. bir bacağın ağrılı şişliği, ani göğüs ağrısı, dispne) farkına vardıklarında acilen doktorları ile temasa geçmeleri söylenmelidir. Koroner arter hastalığı (KAH) Randomize kontrollü çalışmalara göre, KAH olan veya olmayan kadınlarda östrojen progestojen kombinasyonu veya tek başına östrojen HRT ile miyokard infarktüsüne karşı koruma sağlanacağına dair kanıt yoktur. Kombine östrojen progestojen HRT kullananlarda göreceli KAH riski biraz daha fazladır. KAH başlangıç mutlak riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen progestojen kullanımına bağlı ilave KAH olay sayısı çok düşüktür, ancak yaşla beraber artacaktır. İskemik İnme Kombine östrojen progestojen ve tek başına östrojen tedavisi 1,5 kata kadar artmış iskemik inme riski ile ilişkilidir. Göreceli risk, yaşla veya menopoz sonrası süre ile değişmez. Ancak, inme temel riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlarda inme genel riski yaşla beraber artacaktır. Diğer koşullar Östrojenler sıvı tutulmasına neden olabilirler ve bu nedenle, kalp veya böbrek yetmezliği olan hastalar dikkatli bir şekilde gözlenmelidir. Öncesinde hipertrigliseridemisi olan kadınlar, bu koşulda östrojen tedavisi aldıkları takdirde plazma trigliseritlerindeki büyük artışların, pankreatite yol açtığını bildiren nadir vakaların bulunması nedeniyle, östrojen replasmanı veya hormon replasman tedavisi sırasında yakından takip edilmelidir. Eksojen östrojenler kalıtımsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarına neden olabilir veya alevlendirebilir. Östrojenlerin tiroid bağlayıcı globulini (TBG) artırması, proteine bağlı iyot (PBI) ile T4 seviyeleri (kolon veya radyo-immunolojik tayin ile) veya T3 seviyeleri (radyo-immunolojik tayin ile) ile ölçülen, dolaşımdaki toplam tiroid hormonu artışına sebep olur. T3 geri-alımı azalarak, TBG artışı olarak yansır. Serbest T4 ve serbest T3 derişimleri değişmez. Kortikoid bağlayıcı globulin (KBG), seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin serum seviyeleri artabilir ve bu durum dolaşımdaki kortikosteroidlerin ve seks steroidlerinin artmasına yol açar. Serbest veya biyolojik olarak aktif hormon derişimleri değişmez. Diğer plazma proteinleri artabilir (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-I-antitripsin ve seruloplazmin). HRT kullanımı kognitif fonksiyonları iyileştirmez. 65 yaş sonrası kesintisiz-kombine veya tek başına östrojen HRT kullanımına başlayan kadınlarda, muhtemel demans riskinin artışına dair bazı kanıtlar vardır. ALT yükselmesi Hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonları için dasabuvir ile ve dasabuvir olmaksızın ombitasvir/paritaprevir/ritonavir kombinasyon rejimi ile tedavi edilen hastalarla yapılan klinik çalışmalarda, normalin üst sınırının (NÜS) 5 katından fazla ALT yükselmesi kombine hormonal kontraseptifler (CHC) gibi etinilöstradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda anlamlı derecede daha sık görülmüştür. Buna ilaveten, glekaprevir/pibrentasvir ile tedavi edilen hastalar arasında da kombine hormonal kontraseptifler (CHC) gibi etinilöstradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda ALT yükselmesi gözlenmiştir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TRISEQUENS®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdaki hastalıklar HRT kullanan kadınlarda, HRT kullanmayanlara göre daha sık bildirilmiştir.
- Meme kanseri
- Rahim içi dokusunun anormal büyümesi ya da kanseri (endometriyal hiperplazi ya da kanser)
- Yumurtalık kanseri
- Bacaklarda veya akciğerlerde bulunan toplardamarlardaki kan pıhtıları (venöz tromboembolizm)
- Kalp hastalığı
- İnme (felç)
- HRT'ye 65 yaş üzerinde başlandıysa olası hafıza kaybı Bu yan etkiler hakkında daha fazla bilgi için bkz. bölüm 2 TRISEQUENS® 'i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa TRISEQUENS®'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Hipersensitivite (aşırı duyarlılık)/alerji (Yaygın olmayan yan etkiler – 1.000 kişide 1 ila 10 kişiyi etkiler) Yaygın olmayan bir vaka olmasına rağmen, hipersensitivite (aşırı duyarlılık)/alerji meydana gelebilir. Hipersensitivite (aşırı duyarlılık)/alerji şu belirtilerden birini ya da daha fazlasını içerebilir: ürtiker (kurdeşen), kaşınma, şişlik, nefes almada zorluk, düşük kan basıncı (deride soğukluk ve donukluk, hızlı kalp atışı), baş dönmesi, terleme; bunlar anafilaktik reaksiyon/şok belirtileri olabilir. Eğer yukarıda belirtilen belirtilerden biri olursa, TRISEQUENS® almayı durdurunuz ve acil medikal yardım arayınız.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri size mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler Çok yaygın
- Meme ağrısı veya meme hassasiyeti
- Adet düzensizliği veya adet dönemlerinizde aşırı kanama Yaygın
- Baş ağrısı
- Sıvı tutulumu nedeniyle kilo artışı
- Vajinal iltihap
- Vajinal mantar enfeksiyonu
- Migren başlaması veya migrende kötüleşme
- Depresyon başlaması veya depresyonda kötüleşme
- Bulantı
- Karın ağrısı, karında şişkinlik veya karında rahatsızlık
- Memelerde büyüme ya da şişkinlik (meme ödemi)
- Sırt ağrısı
- Bacak krampları
- Rahim fibroidleri (rahimde iyi huylu tümör) oluşumu veya rahim fibroidlerinde kötüleşme veya rahim fibroidlerinin yeniden oluşması
- Kolların ve bacakların şişmesi (periferal ödem)
- Kilo artışı
- Yaygın olmayan
- Şişkinlik veya gaz
- Akne
- Saç dökülmesi (alopesi)
- Anormal kıllanma (erkek tipi)
- Kaşıntı veya döküntü (ürtiker)
- Toplardamar iltihabı (yüzeysel tromboflebit)
- İlaç etkisizliği
- Aşırı duyarlılık (alerjik reaksiyon)
- Endometriyal hiperplazi (rahim içi dokusunun aşırı büyümesi)
- Ağrılı adet dönemleri
- Sinirlilik
- Seyrek
- Pulmoner embolizm (akciğerlerde kan pıhtısı) (Bölüm 2. TRISEQUENS® 'i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler içindeki Damardaki kan pıhtıları (venöz tromboembolizm)'e bakınız).
- Tromboz (kan pıhtısı) ile ilişkili bir toplardamarın derin iltihabı Çok seyrek
- Rahim içi dokusunun kanseri (endometriyal kanser)
- Kan basıncı artışı veya yüksek kan basıncında kötüleşme
- Safra kesesi hastalığı, safra kesesi taşı oluşumu, safra kesesi taşlarında kötüleşme veya safra kesesi taşlarının yeniden oluşması
- Sebumun aşırı miktarda salgılanması, cilt döküntüsü
- Akut veya tekrarlayan ödem atağı (anjiyonörotik ödem)
- Uykusuzluk, sersemlik, kaygı
- Cinsel istekte değişiklik
- Görme bozuklukları
- Kilo azalması
- Kusma
- Mide yanması
- Vajinal ve genital kaşıntı
- Kalp krizi ve inme (felç)
- Kombine HRT'lerin diğer yan etkileri
Aşağıdaki yan etkiler, diğer HRT'ler için bildirilmiştir:
- Çeşitli deri rahatsızlıkları
- Gebelik maskesi olarak bilinen, özellikle yüz ve boyun olmak üzere derinin kararması (kloazma)
- Ağrılı, kırmızımsı deri nodülleri (eritema nodosum)
- Hedef tahtası şeklinde kızarmalar ya da yaralarla birlikte döküntü (eritema mutiforma)
- 65 yaş ve üstü olası bunama
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız ya da bu yan etkiler şiddetlenirse doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamileyseniz, TRISEQUENS® kullanmayınız.TRISEQUENS® yalnızca menopoz sonrası kadınlarda kullanılır. Hamile kalırsanız, TRISEQUENS® kullanmayı bırakınız ve doktorunuzla görüşünüz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu farkederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız, TRISEQUENS® kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerTRISEQUENS®, laktoz monohidrat (mavi tablette 36,8 mg/tablet; beyaz tablette 36,3 mg/tablet; kırmızı tablette 37,3 mg/tablet) içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonEn az 6 aydır adet görmeyen postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliği semptomları için Hormon Replasman Tedavisi (HRT). Osteoporozun önlenmesi için onaylanmış diğer tıbbi ürünlerin kontrendike olduğu veya toleransının olmadığı, gelecekte kırık oluşma riski yüksek postmenopozol kadınlarda osteoporozun önlenmesi. 65 yaş üzerindeki kadınların tedavisinde deneyimler sınırlıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− Bilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen meme kanseri − Bilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen östrojene bağımlı tipte malign tümörler (örn. endometriyal kanser) − Tanısı konmamış genital kanama − Tedavi edilmemiş endometriyal hiperplazi − Mevcut veya geçmişteki venöz tromboembolizm (derin ven trombozu, pulmoner embolizm) − Aktif veya önceden geçirilmiş arteriyel tromboembolik hastalıklar (örn. anjina, miyokard infarktüsü) − Bilinen trombofilik bozukluklar (örn. protein C, protein S veya antitrombin eksikliği) − Akut karaciğer hastalığı veya karaciğer fonksiyon testlerinin normale dönmesini engelleyen karaciğer hastalığı hikayesi − Bileşiminde bulunan etkin maddeler veya yardımcı maddelerin herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık − Porfiri.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPostmenopozal semptomların tedavisinde, sadece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlar için HRT başlatılmalıdır. Tüm durumlarda, en azından senelik olarak, risk ve faydaların dikkatli bir değerlendirmesi yapılmalıdır ve sadece faydaların risklerden daha fazla olduğu durumlarda HRT’ye devam edilmelidir. Prematür menopoz tedavisinde HRT ile ilişkili risk kanıtı sınırlıdır. Genç kadınlarda mutlak risk seviyesinin düşük olmasından dolayı, fayda ve risk dengesi daha yaşlı kadınlara göre daha olumludur. Tıbbi muayene/takip HRT’ye başlanmadan ya da kesilmiş tedaviye yeniden başlanmadan önce, tıbbi açıdan tam bir kişisel ve ailesel öykü alınmalıdır. Fiziksel (meme ve pelvisi kapsayan) muayene bu bilgiler ve kullanım tedbirleri ile kontrendikasyonların rehberliğinde yapılmalıdır. Tedavi sırasında, sıklığı ve yöntemi her kadına göre bireyselleştirilmiş periyodik kontroller tavsiye edilmektedir. Kadınlar, memelerinde oluşan hangi değişiklikleri doktor veya hemşirelerine bildirmeleri gerektiği (lütfen aşağıdaki “meme kanseri” bölümüne bakınız) konusunda bilgilendirilmelidir. Mamografi gibi uygun görüntüleme araçları dahil incelemeler, kabul gören güncel tarama pratiğine uygun yapılmalı ve bireyin klinik ihtiyaçlarına göre değiştirilmelidir. Takip edilmesi gerekli durumlar Aşağıdaki durumların herhangi biri varsa, daha önce oluşmuşsa ve/veya hamilelik veya önceki hormon tedavisi sırasında şiddetlenmişse, hasta yakından takip edilmelidir. Bu durumların tedavisi sırasında yeniden oluşabileceği veya şiddetlenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle: Leiomyom (uterus fibroidleri) veya endometriyozis Tromboembolik bozukluklar için risk faktörlerinin varlığı (aşağıya bakınız) Östrojene bağımlı tümörler için risk faktörleri, örn. meme kanseri için 1. derece kalıtım Hipertansiyon Karaciğer bozuklukları (örn. karaciğer adenomu) Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus Kolelitiyazis Migren veya (şiddetli) baş ağrısı Sistemik lupus eritematozus Endometriyal hiperplazi hikayesi (aşağıya bakınız) Epilepsi Astım Otoskleroz Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren sebepler Bir kontrendikasyonun varlığında ve aşağıdaki durumlarda tedavi durdurulmalıdır: Sarılık veya karaciğer fonksiyonlarında bozulma Kan basıncında anlamlı artış Yeni ortaya çıkmış migren tipi baş ağrı Gebelik Endometriyal hiperplazi ve karsinoma Uterusu alınmamış kadınlardaki endometriyal hiperplazi ve karsinoma riski, tek başına östrojenlerin artan kullanım süresi ile birlikte artmaktadır. Tek başına östrojen kullananlarda tedavi süresine ve östrojen dozuna bağlı olarak, endometriyal kanser riski artışı kullanmayanlara göre 2 ila 12 kat fazladır. Tedavi kesildikten sonra risk, 10 yıldan fazla süre ile yüksek kalabilir. Histerektomi yapılmamış kadınlarda, her aylık/28 günlük siklusta en az 10 gün boyunca siklik olarak bir progestojen ilavesi veya sürekli östrojen progestojen kombinasyonu verilmesi, tek başına östrojen HRT kullanımıyla ilişkili ilave riski engeller. Uterusu mevcut kadınlarda tedavinin ilk aylarında lekelenme ve ara kanamalar oluşabilir. Eğer lekelenme veya ara kanamalar tedavinin ilk aylarından sonra devam ederse, tedavi sırasında bir süre sonra oluşursa veya tedavi kesildikten sonra devam ederse, endometriyal maligniteyi ekarte etmek için, endometriyal biyopsi de dahil olmak üzere inceleme yapılmalıdır. Meme kanseri Genel olarak kanıtlar, kombine östrojen-progestojen alan veya sadece östrojen içeren HRT alan kadınlarda, tedavi süresine bağlı olarak, meme kanseri riskinin arttığını göstermektedir Randomize plasebo kontrollü çalışma, Kadın Sağlığı Girişimi çalışması (WHI) ve prospektif epidemiyolojik çalışmaların meta analizi, kombine östrojen-progestojen içeren HRT alan kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını bildirmiştir, bu durum yaklaşık 3 (1-4) sene sonra açık hale gelmektedir. Geniş bir meta-analizden elde edilen sonuçlar, tedaviyi sonlandırdıktan sonra yüksek riskin zamanla azalacağını ve başlangıç değerine dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanım süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT, 5 yıldan daha uzun süre alındığında, risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir. HRT, özellikle östrojen-progestojen kombinasyon tedavisi, meme kanserinin radyolojik olarak tespit edilmesini olumsuz etkileyebilen, mamografik görüntülerin yoğunluğunu artırmaktadır. Over kanseri Over kanseri, meme kanserinden daha nadir görülür. Geniş bir meta-analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir. WHI (Woman Health Initiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir. Venöz tromboembolizm HRT, 1,3ila 3 kat daha fazla venöz tromboembolizm (VTE) gelişme riski ile ilişkilidir, örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm. Bu tip olayların oluşumu, sonraki yıllara oranla, HRT’nin ilk yılında daha sıktır. Bilinen trombofilik durumu olan hastalar artmış VTE riskine sahiptirler ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden bu hastalarda HRT kontrendikedir. VTE için bilinen risk faktörleri genel olarak, östrojen kullanımı, ileri yaş, majör cerrahi, uzun süreli hareketsizlik, obezite (Beden kitle indeksi >30 kg/m2), hamilelik/doğum sonrası dönem, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve kanserdir. Variköz venlerin VTE’deki muhtemel rolleri hakkında görüş birliği yoktur. Tüm postoperatif hastalarda olduğu gibi, cerrahi müdahaleyi takiben venöz tromboemboliyi önlemek amacıyla profilaktik önlemlere titizlikle dikkat edilmelidir. Takiben uzun süreli hareketsizlik ihtimalinin olduğu isteğe bağlı cerrahi durumunda, mümkünse 4-6 hafta önceden HRT’nin geçici olarak bırakılması önerilir. Kadın tamamen hareketlenene kadar tedavi yeniden başlatılmamalıdır. Kişisel VTE hikayesi olmayan ancak 1. derece akrabasında genç yaşta VTE hikayesi olan kadınlar için, kısıtlamalar hakkında dikkatle değerlendirme sonrası tarama önerilebilir (trombofilik kusurların sadece bir kısmı tarama ile tanımlanabilir). Aile bireylerinde VTE ile ayrışmayan bir trombofilik bozukluk tanımlanmış ise veya bozukluk “ciddi” ise (antitrombin, protein S veya protein C eksiklikleri veya bunların kombinasyonu gibi) HRT kullanımı kontrendikedir. Halihazırda kronik antikoagülan tedavisi almakta olan kadınlarda HRT kullanımı için yarar/zarar oranının dikkatle gözden geçirilmesi gerekir. Eğer tedaviye başlandıktan sonra, VTE gelişirse ilaç bırakılmalıdır. Hastalara, tromboemboli için potansiyel bir semptomun (örn. bir bacağın ağrılı şişliği, ani göğüs ağrısı, dispne) farkına vardıklarında acilen doktorları ile temasa geçmeleri söylenmelidir. Koroner arter hastalığı (KAH) Randomize kontrollü çalışmalara göre, KAH olan veya olmayan kadınlarda östrojen progestojen kombinasyonu veya tek başına östrojen HRT ile miyokard infarktüsüne karşı koruma sağlanacağına dair kanıt yoktur. Kombine östrojen progestojen HRT kullananlarda göreceli KAH riski biraz daha fazladır. KAH başlangıç mutlak riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen progestojen kullanımına bağlı ilave KAH olay sayısı çok düşüktür, ancak yaşla beraber artacaktır. İskemik İnme Kombine östrojen progestojen ve tek başına östrojen tedavisi 1,5 kata kadar artmış iskemik inme riski ile ilişkilidir. Göreceli risk, yaşla veya menopoz sonrası süre ile değişmez. Ancak, inme temel riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlarda inme genel riski yaşla beraber artacaktır. Diğer koşullar Östrojenler sıvı tutulmasına neden olabilirler ve bu nedenle, kalp veya böbrek yetmezliği olan hastalar dikkatli bir şekilde gözlenmelidir. Öncesinde hipertrigliseridemisi olan kadınlar, bu koşulda östrojen tedavisi aldıkları takdirde plazma trigliseritlerindeki büyük artışların, pankreatite yol açtığını bildiren nadir vakaların bulunması nedeniyle, östrojen replasmanı veya hormon replasman tedavisi sırasında yakından takip edilmelidir. Eksojen östrojenler kalıtımsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarına neden olabilir veya alevlendirebilir. Östrojenlerin tiroid bağlayıcı globulini (TBG) artırması, proteine bağlı iyot (PBI) ile T4 seviyeleri (kolon veya radyo-immunolojik tayin ile) veya T3 seviyeleri (radyo-immunolojik tayin ile) ile ölçülen, dolaşımdaki toplam tiroid hormonu artışına sebep olur. T3 geri-alımı azalarak, TBG artışı olarak yansır. Serbest T4 ve serbest T3 derişimleri değişmez. Kortikoid bağlayıcı globulin (KBG), seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin serum seviyeleri artabilir ve bu durum dolaşımdaki kortikosteroidlerin ve seks steroidlerinin artmasına yol açar. Serbest veya biyolojik olarak aktif hormon derişimleri değişmez. Diğer plazma proteinleri artabilir (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-I-antitripsin ve seruloplazmin). HRT kullanımı kognitif fonksiyonları iyileştirmez. 65 yaş sonrası kesintisiz-kombine veya tek başına östrojen HRT kullanımına başlayan kadınlarda, muhtemel demans riskinin artışına dair bazı kanıtlar vardır. ALT yükselmesi Hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonları için dasabuvir ile ve dasabuvir olmaksızın ombitasvir/paritaprevir/ritonavir kombinasyon rejimi ile tedavi edilen hastalarla yapılan klinik çalışmalarda, normalin üst sınırının (NÜS) 5 katından fazla ALT yükselmesi kombine hormonal kontraseptifler (CHC) gibi etinilöstradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda anlamlı derecede daha sık görülmüştür. Buna ilaveten, glekaprevir/pibrentasvir ile tedavi edilen hastalar arasında da kombine hormonal kontraseptifler (CHC) gibi etinilöstradiol içeren ilaçlar kullanan kadınlarda ALT yükselmesi gözlenmiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKlinik deneyim: ile klinik çalışmalarda en sık bildirilen advers olaylar, hastaların yaklaşık %10 ila %20’sinde bildirilen vajinal kanama ve meme ağrısı/hassasiyetidir. Vajinal kanamalar genellikle tedavinin başlangıcındaki ilk aylarda oluşmuştur. Meme ağrısı genellikle birkaç aylık tedaviden sonra kaybolmuştur. Randomize klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında veya benzer HRT ürünleri ile yüksek sıklıkta gözlenen ve genel olarak değerlendirildiğinde tedavi ile ilişkili olduğuna karar verilen bütün advers olaylar aşağıda belirtilmiştir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Genital kandidiyazis veya vajinit, ayrıca bakınız “Üreme sistemi ve meme hastalıkları” Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık, ayrıca bakınız “Deri ve derialtı doku hastalıkları” Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Sıvı tutulması, ayrıca bakınız “Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar” Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Depresyon veya depresyon şiddetinin artışı Yaygın olmayan: Sinirlilik Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, migren veya migren şiddetinde artış Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Yüzeysel tromboflebit Seyrek: Pulmoner embolizm, derin tromboflebit Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Bulantı, karın ağrısı, karında şişlik veya karında rahatsızlık Yaygın olmayan: Gaz veya şişkinlik Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Alopesi, hirsutizm veya akne, kaşıntı veya ürtiker Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Sırt ağrısı, bacak krampları Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok yaygın: Meme ağrısı veya meme hassasiyeti, menstrüasyon düzensizliği veya menoraji Yaygın: Meme ödemi veya meme büyümesi, uterin fibroidlerin artışı veya uterin fibroidlerin yeniden oluşması veya uterin fibroidler Yaygın olmayan: Endometriyal hiperplazi, dismenore, ayrıca bakınız Gastrointestinal hastalıklar başlığı altındaki karın ağrısı ve Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları başlığı altındaki sırt ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: İlaç etkisizliği Araştırmalar Yaygın: Kilo artışı Pazarlama sonrası deneyim: Yukarıda belirtilen advers (istenmeyen) ilaç reaksiyonlarına ek olarak, aşağıdakiler spontan olarak bildirilmiş ve genel olarak ® tedavisiyle muhtemel ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Bu spontan advers ilaç reaksiyonlarının bildirilme oranı çok seyrektir. Pazarlama sonrası deneyim, özellikle alışılmış ve iyi bilinen advers ilaç reaksiyonları açısından eksik beyana tabidir, sunulan sıklıklar bu doğrultuda yorumlanmalıdır. İyi ve kötü huylu neoplazmalar (kist ve polipleri de kapsayan): Endometriyal kanser Bağışıklık sistemi hastalıkları: Genel aşırı duyarlılık reaksiyonları (örn. anafilaktik reaksiyon/şok) Psikiyatrik hastalıklar: Uykusuzluk, anksiyete, libidoda azalma, libidoda artış Sinir sistemi hastalıkları: Baş dönmesi, inme Göz hastalıkları: Görme bozuklukları Kardiyak hastalıklar: Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar: Hipertansiyonda kötüleşme Gastrointestinal hastalıklar: Dispepsi, kusma Hepatobiliyer hastalıklar: Safra kesesi hastalığı, kolelitiyazis, kolelitiyaziste kötüleşme, kolelitiyazisin yeniden oluşması. Deri ve deri altı doku hastalıkları: Sebore, döküntü, anjiyonörotik ödem Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Endometriyal hiperplazi, vulvovajinal kaşıntı Araştırmalar: Kilo azalması, kan basıncı artışı Östrojen/ progestojen tedavisi ile ilişkili olarak bildirilen diğer advers reaksiyonlar: Deri ve deri altı hastalıkları: Alopesi, kloazma, eritema multiforme, eritema nodosum, vasküler purpura 65 yaş ve üstü olası demans Meme kanseri riski 5 yıldan daha uzun süre kombine östrojen-progestojen kullanan kadınlarda meme kanseri riski 2 kata kadar daha fazladır. Sadece östrojen tedavisi kullananlarda herhangi bir riskin artışı, östrojen-progestojen kombinasyonu kullananlara göre daha düşüktür. Risk seviyesi HRT kullanım süresine bağlı artmaktadır. En geniş randomize plasebo-kontrollü çalışma (Kadın Sağlığı Girişimi (WHI) çalışması) ve en geniş prospektif epidemiyolojik çalışmaların meta analiz (Milyon Kadın Çalışması (MWS)) sonuçları aşağıda özetlenmiştir. Prospektif epidemiyolojik çalışmaların en geniş meta analizi BMI değeri 27 (kg / m2) olan kadınlarda 5 yıllık kullanım sonrası tahmini ek meme kanseri riski: HRT’ye başlama yaşı (yıl) Hiç HRT kullanmamış her 1.000 kadın için 5 yıllık süreçteki sıklık (50-54 yaş) * Risk oranı HRT kullanan her 1.000 kadın için 5 yıldan sonra görülen ek vakalar Sadece östrojen HRT Kombine östrojen-progestojen * 2015 yılında İngiltere'deki BMI değeri 27 (kg / m2) olan kadınların temel insidans oranlarından alınmıştır. Not: Meme kanserinin arka plan insidansı AB ülkelerine göre değişeceğinden, meme kanserine ilave vakaların sayısı da orantılı olarak değişecektir. BMI değeri 27 (kg / m2) olan kadınlarda 10 yıllık kullanım sonra tahmini ek meme kanseri riski HRT’ye başlama yaşı Hiç HRT Risk oranı HRT kullanan her 1.000 (yıl) kullanmamış her 1.000 kadın için 10 yıllık süreçteki insidans (50-59 yaş)* kadın için 10 yıldan sonra görülen ek vakalar Sadece östrojen içeren HRT Kombine östrojen-progestojen * 2015 yılında İngiltere'deki BMI değeri 27 (kg / m2) olan kadınların temel insidans oranlarından alınmıştır. Not: Meme kanserinin insidansı arka planda AB ülkelerine göre değişeceğinden, meme kanserine ilave vakalar da orantılı olarak değişecektir. ABD Kadın Sağlığı Girişimi (WHI) çalışmaları 5 yıllık kullanım sonrası ek meme kanseri riski Yaş aralığı (yıl) Plasebo grubundaki her 1.000 kadın için 5 yıllık süreçteki insidans Risk oranı ve %95 güven aralığı HRT kullanan her 1.000 kadın için 5 yıllık kullanımda görülen ek vakalar (%95 güven aralığı) Sadece CEE östrojen 50-79 21 0,8 (0,7-1,0) -4 (-6-0)* CEE + MPA östrojen progestojen** 50-79 17 1,2 (1,0-1,5) 4 (0-9) *WHI çalışması, uterusu olmayan kadınlarda yapılmıştır ve meme kanserinde risk artışı göstermemiştir. **Analiz, çalışma öncesi HRT kullanmayan kadınlarla sınırlandırıldığında tedavinin ilk 5 yılı boyunca belirgin risk artışı görülmemiştir. 5 yıl kullanımdan sonra risk, hiç kullanmayanlardan daha yüksektir. Endometriyal kanser riski Endometriyal kanser riski, uterusu mevcut olan ve HRT kullanmayan her 1.000 kadında yaklaşık 5’tir. Uterusu mevcut olan kadınlarda tek başına östrojen HRT kullanımı, endometriyal kanser riskini artırdığı için önerilmemektedir. Tek başına östrojenlerin kullanım süresi ve östrojen dozuna bağlı olarak endometriyal kanser riskinde bildirilen artış epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen verilere göre 50 ve 65 yaşları arasındaki her 1.000 kadında ilave 5 ila 55 vaka arasında değişmektedir. Sadece-östrojen tedavisine her siklusta en az 12 gün bir progestojeneklenmesi bu artmış riski azaltabilir. Milyon Kadın Çalışması’nda (MWS) 5 yıl kombine (kesintili veya sürekli) HRT kullanımı endometriyal kanser riskini artırmamıştır (risk oranı 1,0 (0,8-1,2)). Over kanseri riski Tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestojen içeren HRT kullanımı, over kanseri tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir. 52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç kullanmamış kadınlar (RR 1,43, 95% CI 1,31-1,56) karşılaştırıldığında over kanser riskinde artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her 2.000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 50-54 yaş aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2.000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması beklenmektedir. Venöz tromboembolizm riski HRT, 1,3 ila 3 kat daha fazla venöz tromboembolizm (VTE) gelişme riski ile ilişkilidir, örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm. Bu tip olayların oluşumu, HRT’nin ilk yılında daha sıktır. WHI çalışma sonuçları şöyledir: WHI Çalışmaları 5 yıllık kullanım sonrası ek venöz tromboembolizm riski Yaş aralığı (yıl) Plasebo grubundaki her 1.000 kadın için 5 yıllık süreçteki insidans Risk oranı ve %95 güven aralığı HRT kullanan her 1.000 kadın için 5 yıllık kullanımda görülen ek vakalar (%95 güven aralığı) Oral sadece-östrojen* 50 59 7 1,2 (0,6-2,4) 1 (-3-10) Oral kombine östrojen-progestojen (1,2-4,3) 5 (1-13) * Uterusu olmayan kadınlarla yapılmış çalışma Koroner arter hastalığı (KAH) riski 60 yaş üzeri kombine östrojen-progestojen HRT kullananlarda göreceli KAH riski biraz daha fazladır. İskemik inme riski Kombine östrojen-progestojen ve tek başına östrojen tedavisi 1,5 kata kadar artmış iskemik inme riski ile ilişkilidir. HRT ile tedavi süresince hemorajik inme riski artmamıştır. Bu göreceli risk yaşa veya kullanım süresine bağlı değildir, ancak, inme temel riski güçlü şekilde yaşa bağlıdır. HRT kullanan kadınlarda inme genel riski yaşla beraber artacaktır. WHI Çalışmaları Kombine 5 yıllık kullanım sonrası ek iskemik inme* riski Yaş aralığı (yıl) Plasebo Risk oranı ve HRT kullanan her grubundaki her 1.000 kadın için 5 yıllık süreçteki insidans %95 güven aralığı 1.000 kadın için 5 yıllık kullanımda görülen ek vakalar (%95 güven aralığı) 50 59 8 1,3 (1,1-1,6) 3 (1-5) * İskemik inme ile hemorajik inme arasında farklılaştırma yapılmamıştır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.