TRIANSERIL 50 MG/25 MG KAPSUL, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Trianseril 50/25 mg ne için kullanılır?
KT 1TRİANSERİL diüretikler (idrar söktürücü) olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir.
Hidroklorotiyazid sodyum, potasyum, klorür ve su atılımının artmasına neden olur.
Triamteren sodyum, klorür ve su atılımında artışa neden olurken potasyum atılımını azaltır.
Bu nedenle iki etken maddenin kombinasyonu sodyum, klorür ve idrar atılımını artırır (hidroklorotiyazid tarafından) ve potasyum kaybı zayıflatılır (triamteren tarafından).
Hidroklorotiyazid ayrıca antihipertansif etkiye sahiptir.
TRİANSERİL aşağıdakilerin tedavisinde kullanılır:
- Yüksek tansiyon
- Kronik kalp yetmezliği
- Kalp, karaciğer veya böbrek hastalıklarına bağlı olarak dokuda sıvı birikmesi TRİANSERİL yetişkinlerde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Triamterene, hidroklorotiyazide veya TRİANSERİL'in bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı (yardımcı maddeler listesine bakınız) alerjiniz varsa,
- Akut veya uzun süren böbrek yetmezliğiniz veya belirgin bir böbrek hastalığınız varsa,
- Böbreklerdeki küçük filtrelerin iltihaplanmasında (glomerülonefrit),
- Böbrek taşları olması durumunda (daha öncekiler de dahil),
- Ciddi karaciğer hastalığınız varsa,
- Mineral metabolizması bozukluklarında (örn. kanda ciddi sodyum eksikliği, kanda çok yüksek veya çok düşük potasyum içeriği, kanda yüksek kalsiyum seviyeleri (hiperkalsemi)),
- Şeker hastalığı ile birlikte ortaya çıkan bir rahatsızlık olan diyabetik ketoasidoz (şeker hastalarında açlık durumunda kanda aşırı miktarda asit birikimi) varsa,
- Addison hastalığınız varsa (güçsüzlüğe, kilo kaybına ve kandaki hormonlarda eksikliğe neden olan böbreküstü bezlerinin iyi çalışmaması durumu),
- İdrar üretimi olmadığında veya çok az olduğunda,
- Hamilelik sırasında,
- Emzirme döneminde,
- Aynı anda başka potasyum tutucu diüretikler (örneğin amilorid, spironolakton, eplerenon gibi idrar atılımını artıran maddeler) veya potasyum takviyesi alınıyorsa,
- Vücutta kan ve su kaybı olması durumunda birlikte kullanmamalısınız. Kandaki potasyum iyonu düzeyi aşırı derece düşmüş ise TRİANSERİL ile birlikte ayrıca potasyum kullanmamalısınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Şeker hastasıysanız,
- Koroner (kalbi besleyen) veya serebral (beyin ile ilgili) damarlarda ciddi kireçlenme,
- Böbrek yetmezliğiniz varsa,
- Yaşlı ve ağır hastaysanız,
- Karaciğer yetmezliğiniz varsa,
- Kanda ürik asit seviyesi yüksekliği veya damla hastalığınız (gut hastalığı) varsa,
- Serum ürik asidi azaltan ilaçlar (gut ilaçları) ile birlikte kullanıldığında ürik asit düşürücü etki azalabilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan ve eş zamanlı allopurinol tedavisi gören hastalarda ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları mümkündür.
- Kalp yetmezliğiniz varsa,
- Kendi bağışıklık sisteminizin kendi vücudunuza ait bir bileşeni yabancı gibi algılamasından kaynaklanan bir hastalığınız (sistemik lupus eritematozus) varsa,
- Pankreas iltihabınız varsa,
- Düşük kan basıncınız varsa,
- Folik asit eksikliği şüphesi (örn. ciddi karaciğer hastalığı veya kronik alkol kullanımı durumunda),
- ACE inhibitörleri (kan basıncını düşüren ilaç grubu örn. kaptopril, enalapril) ile ek tedavi (ayrıca bkz. Bölüm 3. “TRİANSERİL nasıl kullanılır?” ve Bölüm 2. “TRİANSERİL'in diğer ilaçlarla birlikte kullanılması”),
- Bilinen porfirinizin olması durumunda (kırmızı kan pigmentinin parçalanması bozukluğu ile ilişkili metabolik bir hastalık),
- Geçmişte hidroklorotiyazid alımını takiben solunum veya akciğer sorunları (akciğerlerde iltihaplanma veya sıvı toplanması dahil) yaşadıysanız. TRİANSERİL'i aldıktan sonra herhangi bir şiddetli nefes darlığı veya nefes almada zorluk yaşarsanız derhal tıbbi yardım isteyiniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Özel uyarılar ve önlemler TRİANSERİL'i kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Cilt kanseri geçirdiyseniz veya tedavi sırasında beklenmedik bir cilt lezyonu geçirirseniz. Hidroklorotiyazid ile tedavi, özellikle yüksek dozlarda uzun süreli kullanımı, bazı cilt ve dudak kanseri tiplerinin (melanom dışı cilt kanseri) riskini artırabilir. TRİANSERİL kullanırken cildinizi güneş ve UV ışınlarına maruziyetten koruyun.
- Görmede azalma veya göz ağrısı fark ederseniz. Bunlar gözün damar tabakasında sıvı birikimine (uveal efüzyon) veya gözünüzdeki basınç artışına dair belirtiler olabilir ve TRİANSERİL aldıktan sonra saatler ila haftalar içinde ortaya çıkabilir. Bu durum tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabilir. Geçmişte penisilin veya sülfonamid alerjiniz olduysa sizde bu yan etkilerin gelişmesi riski daha yüksek olabilir.
Kan basıncınız çok düşerse, genellikle uzanmak ve muhtemelen bacaklarınızı yükseltmek yeterlidir. Gerekirse, doktor tarafından fizyolojik tuzlu su çözeltisi verilebilir (damar yoluyla uygulanır).
Tedavi öncesinde ve sırasında kan değerleri (serum elektrolitleri, özellikle potasyum, sodyum ve kalsiyum iyonları), böbrek fonksiyonu (kreatinin, ürik asit ve üre), kan şekeri, kan lipitleri (kolesterol ve trigliseritler) ve gerekirse karaciğer fonksiyonu düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Özellikle uzun süreli kullanımda, yaşlı hastalarda, diyabetiklerde, böbrek fonksiyon bozukluğu ve kalp yetmezliği olan hastalarda, karaciğer sirozunda, analjezik veya antienflamatuvar ilaçlarla birlikte ve ek kortizon tedavisi durumunda sıvı dengesi ve kilo izlenmelidir.
Gerekirse doktorunuz dozu azaltacak veya ilacı kesecek ya da potasyum içeren gıdalar önerecektir.
TRİANSERİL ile tedavi sırasında yeterli sıvı aldığınızdan emin olmalısınız.
Sıvı ve elektrolit bozukluklarının belirtileri şunlar olabilir: Ağız kuruluğu, susuzluk, halsizlik, uyuşukluk, huzursuzluk, kas ağrısı veya kramplar, iskelet kaslarında zayıflık, düşük tansiyon, idrara çıkmada azalma, hızlı kalp atışı, bulantı ve kusma gibi mide-bağırsak şikayetleri ve aynı zamanda EKG değişiklikleri.
Ameliyatlar sırasında anestezi uzmanı TRİANSERİL ile tedavi hakkında bilgilendirilmelidir.
Işığa karşı olası bir hassasiyet artışı nedeniyle TRİANSERİL ile tedavi sırasında güneşe yoğun bir şekilde maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi TRİANSERİL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Bazı yan etkiler diğerlerinden daha fazla meydana gelir. TRİANSERİL'in olası yan etkileri aşağıda listelenmiştir ve şu şekilde sınıflandırılabilir;
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Doz ve yaşa bağlı su ve elektrolit bozuklukları, özellikle potasyum, sodyum ve klorür seviyelerinde azalma ve kandaki kalsiyum seviyelerinde artış
- Kan lipit seviyelerinde (kolesterol ve trigliserit seviyeleri) artış ve kandaki ürik asit seviyelerinde yükseliş, duyarlı hastalarda gut ataklarını tetikleyebilir
- Kan şekeri seviyelerinde yükselme ve idrarda şeker atılımında artış
- Su ve elektrolit bozukluklarına bağlı yorgunluk, uyuşukluk, uyku hali, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, sinirlilik, ilgisizlik.
Yaygın:
- Böbrek fonksiyonlarının yavaşlaması, geçici olarak kan üre ve kreatinin düzeylerinde artış (bu durum aşırı doz veya tedavideki ikincil bir nedenle oluşabilir)
- Hafif görme bozukluğu
- Çarpıntı
- Kanda amilaz seviyesinin yükselmesi ve pankreas iltihabı, kabızlık
- Safra kesesi taşı olan hastalarda safra kesesi iltihabı
- Düşük kan potasyum seviyeleri nedeniyle kas gerginliği ve iskelet kaslarının zayıflığı
- İdrarda aşırı yüksek magnezyum seviyeleri, kanda üre ve/veya kreatinin artışı ve idrar taşı oluşumu.
Yaygın olmayan:
- Kan lipit düzeyinde artış (hiperlipidemi), kan basıncında istenmeyen düşüş
- İlaç ateşi, alerjik reaksiyonlar
- Özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan yaşlı hastalarda yüksek kan potasyum seviyeleri
- Asit-baz dengesinin metabolik olarak bozulması (metabolik asidoz, metabolik alkaloz)
- Kafa karışıklığı durumları
- Gözyaşı sıvısı oluşumunun kısıtlanması
- Dolaşım çökmesi, yatıştan ayakta durmaya geçerken kan basıncında düşüşle birlikte dolaşım bozuklukları, düşük kan basıncı ve EKG değişiklikleri
- Kan damarlarının iltihaplanması (vaskülit)
- Kan pıhtıları (sıvı atılımı ve aşırı idrara çıkma nedeniyle dolaşımdaki kan hacminin azalması sonucu trombozlar ve emboliler)
- Bulantı, kusma, ishal, sindirim sisteminde ağrı ve kramplar
- Sarılık
- Kaşıntı, ciltte kızarıklık, kurdeşen, cilt döküntüsü ve kronik ışığa duyarlılık gibi alerjik cilt belirtileri, bazı cilt semptomları (lupus eritematozus)
- Aşırı sıvı kaybına bağlı kramplar, kas krampları
- Aşırı idrara çıkma nedeniyle akut böbrek yetmezliği
- Potens bozuklukları (iktidarsızlık).
Seyrek:
- Kan trombosit -kan pulcuğu- sayısında azalma (trombositopeni)
- Kandaki magnezyum seviyesinde azalma
- Kalp ritmi bozuklukları
- Akciğer dokusunun akut enflamasyonu (iltihabı) (akut interstisyel pnömoni).
Çok seyrek:
- Çeşitli anemi (kansızlık) türleri (megaloblastik ve aplastik anemi), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni), enfeksiyon eğilimi ve ciddi genel semptomlarla birlikte bazı beyaz kan hücrelerinde ciddi azalma (agranülositoz), kırmızı kan hücrelerinin artan parçalanmasına bağlı anemi (hemolitik anemi)
- Bağışıklık sisteminin akut intolerans (duyarlılık) reaksiyonları (anafilaktoid reaksiyonlar)
- Duyusal bozukluklar, örneğin ciltte karıncalanma veya uyuşma (paraestezi)
- Sarı görme, göz içi basıncında ani artış (akut dar açılı glokom), geçici miyopluk
- Şok belirtileriyle birlikte akciğerlerde ani (muhtemelen alerjik) su birikmesi
- Tükürük bezi iltihabı, bağırsak felci, bağırsak tıkanıklığı (ciddi potasyum eksikliği durumunda)
- Yoğun döküntü, kurdeşen, tüm vücutta kızarıklık, şiddetli kaşıntı, kabarma, ciltte soyulma ve şişme, mukoza zarında iltihaplanma (Stevens-Johnson sendromu/Lyell sendromu) gibi ciddi cilt reaksiyonları
- Böbrek iltihabı (interstisyel nefrit), diabetes insipidus (belirli bir böbrek fonksiyon bozukluğu nedeniyle artan idrar atılımı)
- Akut solunum sıkıntısı (belirtiler arasında şiddetli nefes darlığı, ateş, halsizlik ve zihin karışıklığı bulunmaktadır).
- Kalple ilgili olmayan akciğer ödemi (kardiyak kaynaklı olmayan pulmoner ödem)
Bilinmiyor:
- Cilt ve dudak kanseri (Melanom dışı cilt kanseri)
- Gözde flebit (ağrılı, kırmızı ve iltihaplı damar)
- Solunum güçlüğü
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız ya da hamilelik planlıyorsanız TRİANSERİL kullanmayınız ve konu ile ilgili doktorunuzla konuşunuz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
TRİANSERİL'i emzirme döneminde kullanmayınız. Bu ilacı almanız gerekiyorsa emzirmeye devam etmeyiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerTRİANSERİL susuz laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonArteriyel hipertansiyon Kronik kalp yetmezliği Kardiyak, hepatik veya renal ödem yetişkinlerde kullanılır. Sabit hidroklorotiyazid ve triamteren kombinasyonu, hipokalemiden mutlak suretle kaçınılması gereken hastalar (örn. diüretik kaynaklı hipokalemi, kardiyak aritmi öyküsü, digitalis tedavisi, ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar) dışında başlangıç tedavisi olarak uygun değildir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTriamterene, hidroklorotiyazide ve diğer tiyazidlere ve sülfonamid türevlerine (olası çapraz reaksiyonlara dikkat edilmelidir) veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, Ciddi böbrek fonksiyon bozukluğu (kreatinin klirensi 30 mL/dak’nın altında; serum kreatinin yaklaşık 1,8 mg/dL ve üzeri), Oligüri, anüri, Glomerülonefrit, Böbrek taşı olması durumunda (ayrıca anamnestik) Hiper veya hipokalemi, hiperkalsemi veya şiddetli hiponatremi gibi elektrolit metabolizması bozukluklarında, Diğer potasyum tutucu diüretiklerin (örn. sprinolakton, amilorid) eş zamanlı kullanılması veya eş zamanlı potasyum alımında, Hipovolemi, Ciddi karaciğer fonksiyon bozukluğu (praecoma ve coma hepaticum), Hamilelik, Emzirme, Hepatik ensefalopatide, Diyabetik ketoasidozda, Addison hastalığı olanlarda kontrendikedir. Formülasyonunda triamteren içeren başka ilaçlarla, potasyum desteği ya da anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri dahil olmak üzere, potasyum tuzu içeren ilaçlar ile birlikte kullanılmamalıdır. Ağır hipokalemi durumu dışında ile birlikte ayrıca potasyum kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAşağıdaki durumlarda özellikle dikkatli olunmalıdır. Yüksek tansiyon Koroner veya serebral skleroz Böbrek fonksiyon bozukluğu: Serum kreatinin değerinin 1,5 mg/dL veya 130 mikromol/L’nin üzerinde olması durumunda hiperkalemi oluşumuna daha fazla dikkat edilmelidir (gerekirse EKG kontrolü). Gerekirse doz azaltılmalı veya ilaç bırakılmalıdır. Karaciğer fonksiyon bozukluğu: Karaciğer fonksiyon bozukluğu veya progresif karaciğer hastalığı olan hastalarda, elektrolit veya sıvı dengesindeki hafif değişiklikler hepatik komaya yol açabilir. Hiperürisemi veya gut: Gizli veya açık hiperürisemi, uzun süreli tedavi ile daha da kötüleşebilir. Diabetes mellitus: Gizli veya açık diyabet, uzun süreli tedavi ile daha da kötüleşebilir. Yaşlı hastalar ve idrar hacmi düşük olan hastalar: Hiperkalemi riskinde artış. Lupus eritematozus (ayrıca anamnestik) Pankreatit Folik asit eksikliği şüphesi (örn. karaciğer sirozu veya kronik alkol kullanımı): Folik asit eksikliğinden şüphelenilen hastalarda (karaciğer sirozu, kronik alkol kullanımı), bu koşullar altında megaloblastik anemi gelişimini teşvik edebileceğinden, kan sayımındaki değişikliklere dikkat edilmelidir. Bu nedenle, tedaviden önce ve tedavi sırasında tam kan sayımı kontrol edilmelidir. Gerekirse tedaviye folinik asit (örn. kalsiyum folinat formunda) ile devam edilebilir. ACE inhibitörleri ile ek tedavi (ayrıca.2 ve 4.5): Bir ACE inhibitörü ile kombinasyon tedavisi yalnızca hipokalemi mevcutsa uygulanmalı ve orta derecede bozulmuş böbrek fonksiyonu durumlarında kullanımından kaçınılmalıdır. ACE inhibitörleri ile ek tedavinin başlangıcında, aşırı kan basıncı düşüşü riski vardır. Bu nedenle, kan basıncı, uygulamadan sonra farklı süreler boyunca izlenmelidir (ACE inhibitörünün türüne bağlı olarak). Porfiri: Hidroklorotiyazit akut porfiri atakları ile ilişkilendirildiğinden, bilinen porfirisi olan hastalar almamalıdır. Kan basıncındaki düşüş çok şiddetli ise, hastanın uzanması ve muhtemelen bacaklarını kaldırması genellikle yeterlidir. Gerekirse fizyolojik salin solüsyonu infüze edilebilir. Tedavi öncesinde ve sırasında serum elektrolitleri (özellikle potasyum, sodyum ve kalsiyum iyonları), sıvı dengesi, böbrek fonksiyonu (kreatinin, ürik asit ve üre), kilo ve gerekirse karaciğer fonksiyonu, özellikle uzun süreli kullanımda, yaşlı hastalarda, diyabetiklerde, böbrek fonksiyon bozukluğunda, kalp yetmezliğinde, karaciğer sirozunda, non-steroid antienflamatuvar ilaçlarla kombinasyon halinde ve ilave kortikosteroid tedavisi durumunda düzenli olarak kontrol edilmelidir. Tedavi sırasında hiperkalemi, karaciğer veya böbrek fonksiyonlarında progresif bozulma veya anüri ortaya çıkarsa, kesilmelidir. ile uzun süreli tedavi sırasında serum lipidleri (kolesterol ve trigliseridler) ve kan şekeri düzenli olarak kontrol edilmelidir. Hidroklorotiyazid içeren preparatlarla tedavi sırasında yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır. Sıvı ve elektrolit dengesizliklerinin belirtileri şunları içerebilir: Ağız kuruluğu, susuzluk, halsizlik, uyuşukluk, uyku hali, huzursuzluk, kas ağrısı veya krampları, iskelet kaslarında hipotonus, hipotansiyon, oligüri, taşikardi, bulantı ve kusma gibi gastrointestinal bozukluklar ve aynı zamanda EKG değişiklikleri. Triamteren serum potasyum düzeylerinde yükselmeye yol açarak özellikle diyabetlilerde, böbrek yetmezliği olanlarda, yaşlılarda ve ağır hastalarda hiperkalemiye yol açabilir. Bu nedenle özellikle bu hastalarda (tedavinin başlangıcında uygulanan dozda bir değişiklik yapıldığında ve böbrek fonksiyonlarını etkileyecek herhangi bir hastalık durumunda) serum potasyum düzeyleri izlenmeli, parestezi, yorgunluk, kaslarda güçsüzlük, bradikardi gibi hiperkalemi belirtilerine karşı dikkatli olunmalıdır. Serum kreatinin değerinin 1,5 mg/dL veya 130 mikromol/L’nin üzerinde olması durumunda hiperkalemi oluşumuna daha fazla dikkat edilmelidir (gerekirse EKG kontrolü). Gerekirse doz azaltılmalı veya ilaç bırakılmalıdır. Ağır vakalarda hekimin gerekli göreceği diğer müdahalelerde bulunulmalıdır. Hepatik koma belirtilerine (konfüzyon, uyku hali, tremor) karşı dikkatli olunmalı, belirtiler görüldüğünde ilaç kesilmelidir. ile hipokalemi görülme riski pek yoktur; ancak yine de serum potasyum düzeyleri izlenmeli ve ağır hipokalemi görülmesi halinde potasyum takviyesi yapılmalı ve ilaç kesilmelidir. Normal serum potasyum düzeyleri 3,5-5 mEq/litre’dir. Potasyum düzeylerinin bu değerlerin üstüne çıkması veya altına düşmesi halinde gerekli önlemler alınmalıdır. Karaciğer ve böbrek yetmezliği veya gut hastalığı olanlarda her iki etkin maddesi de ürik asit düzeylerinde artışa neden olacağından bu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Yaşlılarda ve böbrek yetmezliği olan hastalarda serum kreatinin ve BUN testlerinin periyodik olarak yapılması tavsiye edilir. Aditif etkiler ortaya çıkabileceğinden hipotansif ilaçlar ile dikkatli kullanılmalıdır. kullanımı ile görülebilecek klorür eksikliği genellikle hafif düzeydedir ve karaciğer ve böbrek hastalıkları mevcut değilse tedavi gerektirmez. Metabolik alkalozda klorür replasmanı gerekebilir. Sıcak havada ve ödem mevcudiyetinde de hiponatremi görülebilir. Böyle hallerde hasta çok ağır değilse tuz verilmesi yerine, su kısıtlamasına gidilmelidir. Kalp yetmezliği, böbrek hastalığı ve siroz mevcudiyetinde, özellikle tuz kullanımı kısıtlanmış hastalarda, uzun süre yüksek dozda tedavi uygulandığında elektrolit dengesinin bozulabileceği akılda tutulmalıdır. Kusması olan, parenteral solüsyon tatbik edilen veya elektrolit dengesi bozukluğu ile ilgili belirtileri (örn., ağız kuruluğu, susama, yorgunluk, uyku hali, huzursuzluk, kas ağrısı, hipotansiyon, oligüri, taşikardi, gastrointestinal semptomlar) görülenlerde serum elektrolit düzeyleri tayin edilmelidir. kullanıldığında, iki etkin madde (hidroklorotiyazid ve triamteren) tüm terapötik etkileri artırır, ancak hidroklorotiyazid ile indüklenen potasyum üre triamteren tarafından inhibe edilir; bu da nispeten potasyum nötr bir diüretik ile sonuçlanır. asit-baz dengesini olumsuz etkilemez ve aldosteron seviyeleri yükseldiğinde de etkilidir. Eş zamanlı potasyum veya magnezyum ikamesi genellikle gerekli değildir. Triamteren ve hidroklorotiyazid lityum itrahını azaltır ve lityum intoksikasyonuna neden olabilir. Lityum ile kombinasyon tedavisinde, lityum dozu yaklaşık %50 oranında azaltılmalı ve dozu ayarlamak için plazma düzeyleri izlenmelidir. kullanımı ile ilişkili olarak çok seyrek sistemik lupus eritematozus (SLE) bildirilmiştir. Pankreatiti agreve edebilir. TRİRAMTERİL’in folat eksikliğini artırma riski nedeniyle folat antagonistleriyle birlikte, gebelikte veya hepatik sirozu olan hastalarda kullanılması tavsiye edilmez. belirli ışık koşulları altında idrarın mavi floresans vermesine neden olabilir. tirod, paratiroid fonksiyonları ve folik asit tayinine ilişkin bazı laboratuvar testlerini etkileyebilir. Melanom dışı cilt kanseri Danimarka Ulusal Kanser Kayıtlarına dayanarak yapılan iki epidemiyolojik çalışmada; artan kümülatif hidroklorotiyazid maruziyeti ile melanom dışı cilt kanseri riskinde artış gözlenmiştir. Hidroklorotiyazidin fotosensitivite yapıcı etkisi melanom dışı cilt kanserinde olası bir mekanizma olarak rol oynayabilir. Hidroklorotiyazid alan hastalar melanom dışı cilt kanseri riski hakkında bilgilendirilmeli ve yeni lezyonlar için ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri ve şüpheli deri lezyonlarını derhal bildirmeleri önerilmelidir. Hastalara deri kanseri riskini minimum düzeye indirmek üzere güneş ışığı ve UV ışını maruziyetini sınırlandırmaları ve maruziyet durumunda yeterli koruma uygulamaları tavsiye edilmelidir. Şüpheli deri lezyonları, histolojik biyopsi incelemeleri de dahil edilerek acil olarak incelenmelidir. Melanom dışı deri kanseri öyküsü olan hastalarda hidroklorotiyazid kullanımının dikkatli bir şekilde tekrar gözden geçirilmesi de gerekebilir. (ayrıca.8). Akut Solunum Toksisitesi Hidroklorotiyazid alımından sonra akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) dâhil olmak üzere çok seyrek olarak ciddi akut solunum toksisitesi vakaları bildirilmiştir. Pulmoner ödem gelişimi tipik olarak hidroklorotiyazid alımından sonra dakikalar veya saatler içinde gelişir. Başlangıçta semptomlar dispne, ateş, pulmoner açıdan kötüye gitme ve hipotansiyonu içerir. ARDS teşhisinden şüpheleniliyorsa, tedavisi durdurulmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Hidroklorotiyazid alımını takiben daha önce ARDS yaşayan hastalara hidroklorotiyazid uygulanmamalıdır. Ameliyat sırasında anestezi uzmanı ile tedavi hakkında bilgilendirilmelidir. ile tedavi sırasında güneşe yoğun olarak maruz kalınmasından kaçınılmalıdır. Kronik diüretik kullanımı, ödemle sonuçlanan Pseudo-Bartter sendromuna yol açabilir. Ödem, ikincil hiperaldosteronizm ile sonuçlanan renin artışının bir ifadesidir. Koroidal efüzyon, akut miyopi ve sekonder açı kapanması glokomu: Sülfonamidler ve sülfonamid türevleri, görme alanı defekti, geçici miyopi ve akut açı kapanması glokomu ile koroidal efüzyona yol açabilen idiyosenkratik bir reaksiyonu tetikleyebilir. Semptomlar görme keskinliğinde azalma veya akut göz ağrısı başlangıcını içerir ve tipik olarak tedaviye başladıktan sonraki saatler ila haftalar içinde ortaya çıkar. Tedavi edilmeyen akut açı kapanması glokomu kalıcı görme kaybına yol açabilir. İlk önlem olarak, mümkün olan en kısa sürede ilaç kesilmelidir. Göz içi basınç kontrol altına alınamazsa acil tıbbi veya cerrahi tedavi düşünülebilir. Sülfonamidlere veya penisiline karşı alerji, akut açı kapanması glokomu gelişimi için risk faktörlerinden biridir. Hamilelik Hamile kalmak isteyen hastalar, hamile kadınlar için uygun güvenlilik profiline sahip alternatif bir antihipertansif tedaviye geçirilmelidir. Gebelik tespit edilirse, hidroklorotiyazid ile tedavi derhal durdurulmalı ve gerekirse alternatif tedaviye başlanmalıdır. Doping amaçlı kötüye kullanımın etkileri kullanımı doping testlerinde pozitif sonuçlara yol açabilir. doping maddesi olarak kullanılmasının sağlık üzerindeki etkileri görmezden gelinemez; ciddi sağlık riskleri dışlanamaz…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Trombositopeni Çok seyrek: Megaloblastik ve aplastik anemi (triamteren kullanımıyla ilişkili), agranülositoz, lökopeni, hemolitik anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: İlaç ateşi, alerjik reaksiyonlar Çok seyrek: Anafilaktoid reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Doza ve yaşa bağlı su ve elektrolit bozuklukları, özellikle hipokalemi, hiponatremi, hipokloremi ve hiperkalsemi. Hiperglisemi ve glukozüri, yüksek serum kolesterol ve trigliserit seviyeleri ve genellikle asemptomatik hiperürisemi (yatkın hastalarda gut ataklarını tetikleyebilir.) Yaygın olmayan: Hiperkalemi (özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan yaşlı hastalarda), metabolik asidoz, metabolik alkaloz Seyrek: Hipomagnezemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Aşırı diürez ile dehidrasyon ve hipovolemiye bağlı konfüzyonel durumlar Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Su ve elektrolit bozukluklarına bağlı yorgunluk, uyuşukluk, uyku hali, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, sinirsel apati Çok seyrek: Parestezi Göz hastalıkları Yaygın: Hafif görme bozukluğu Yaygın olmayan: Gözyaşı sıvısı oluşumunun kısıtlanması Çok seyrek: Ksantopsi, akut dar açılı glokom, geçici miyopi Bilinmiyor: Flebit Kardiyak hastalıklar Yaygın: Çarpıntı Yaygın olmayan: Senkop, ortostatik regülasyon bozuklukları, hipotansiyon, EKG değişiklikleri, dehidratasyona bağlı dolaşım çökmesi ve aşırı diürez ile hipovolemi Seyrek: Kalp ritim bozuklukları Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Vaskülit gibi alerjik reaksiyonlar, trombozlar ve emboliler (aşırı diürez ile dehidrasyon ve hipovolemiye bağlı) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Seyrek: Akut interstisyel pnömoni Çok seyrek: Akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS), kardiyak kaynaklı olmayan pulmoner ödem Bilinmiyor: Solunum güçlüğü Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Pankreatit, hiperamilazemi, kabızlık Yaygın olmayan: Bulantı, kusma, ishal, gastrointestinal hastalıklar Çok seyrek: Sialadenit, paralitik ileusa kadar giden subileus (hipokalemiye bağlı) Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Önceden var olan kolelitiazis ile birlikte akut kolesistit Yaygın olmayan: İkterus (sarılık) Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Kaşıntı, kızarıklık, ürtiker ve kronik fotosensitivite, kutanöz lupus eritamatosuz, deri döküntüsü gibi alerjik cilt semptomları Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas gerginliği, hipokalemiye bağlı iskelet kaslarında hipotansiyon Yaygın olmayan: Aşırı diürez ile dehidrasyon ve hipovolemiye bağlı konvülsiyonlar, kas krampları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Hipermagneziüri, serumda üre (BUN) artışı, idrar taşı oluşumu, glomerüler filtrasyon hızının azalması, geçici olarak kan üre ve kreatinin düzeylerinde artış (bu durum aşırı doz veya tedavideki ikincil bir nedenle oluşabilir) Yaygın olmayan: Aşırı diürez ile dehidrasyon ve hipovolemiye bağlı akut böbrek yetmezliği Çok seyrek: İnterstisyel nefrit, nefrojenik diabetes insipidus Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: İmpotens.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.