TREVICTA 350 MG IM ENJEKSİYON İÇİN UZUN SALIMLI SÜSPANSİYON, 1 ADET KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR VE 2 ADET GÜVENLİKLİ İĞNE
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Trevicta 350 mg ne için kullanılır?
KT 1TREVICTA, antipsikotik ilaçlar sınıfına ait paliperidon etkin maddesini içerir ve yetişkin hastalarda şizofreni belirtilerinin devam tedavisi olarak kullanılmaktadır.
Bir aylık enjeksiyon paliperidon palmitat ile tedavinize iyi yanıt verdiyseniz, doktorunuz TREVICTA ile tedaviye başlayabilir.
Şizofreni “pozitif” ve “negatif” belirtileri olan bir hastalıktır. Pozitif; normalde mevcut olmayan belirtilerin fazlalığı anlamına gelir. Örneğin, bir şizofreni hastası olmayan şeyler görebilir veya sesler duyabilir (halüsinasyonlar), doğru olmayan şeylere inanabilir (delüzyonlar) ya da alışılmadık biçimde diğerlerinden şüphe duyabilir. Negatif ise, normalde olan davranış veya duyguların olmaması anlamına gelir. Örneğin, bir şizofreni hastası içe dönük görünebilir ve duygusal açıdan hiç tepki göstermeyebilir veya anlaşılır ve mantıklı biçimde konuşma sorunu yaşayabilir. Bu hastalığı olan kişiler morali bozuk, endişeli, suçlu veya gergin de hissedebilirler.
TREVICTA, hastalığınızın belirtilerini hafifletmeye ve belirtilerinizin tekrarlama olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- paliperidona veya bu ilacın diğer maddelerinden herhangi birine (yardımcı maddeler listesine bakınız) alerjiniz varsa.
- risperidon maddesini içeren başka bir antipsikotik ilaca alerjiniz varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Parkinson hastalığınız varsa,
- Daha önce size, belirtileri arasında yüksek ateş ve kas sertliği bulunan bir hastalık (Nöroleptik malign sendrom) teşhisi konmuşsa,
- Daha önce yüzünüz, diliniz veya vücudunuzun diğer bölgelerinde kontrol edemediğiniz çekilme hareketleri veya ani hareketler (Tardif diskinezi) yaşadıysanız,
- Geçmişte beyaz kan hücrelerinizin düşük seviyelerde olduğunu biliyorsanız (buna diğer ilaçlar da sebep olmuş olabilir veya olmayabilir)
- Şeker hastalığınız (diyabet) veya şeker hastalığına yatkınlığınız varsa,
- Geçmişte size meme kanseri veya beyninizde hipofiz bezinde tümör teşhisi konmuşsa,
- Kalbinizle ilgili bir hastalığınız varsa veya sizi kan basıncınızın düşmesine eğilimli yapacak bir kalp hastalığı tedavisi alıyorsanız,
- Aniden ayağa kalktığınızda veya doğrulduğunuzda kan basıncınız düşüyorsa,
- Nöbet geçirme hikayeniz varsa,
- Böbrek sorunlarınız varsa,
- Karaciğer sorunlarınız varsa,
- Uzun süreli ve/veya ağrılı sertleşmeniz (ereksiyon) varsa,
- Vücut ısınızı kontrol altına almakta güçlük yaşıyorsanız ya da vücudunuz çok sıcaksa,
- Kanınızda prolaktin hormon seviyeleri anormal olarak yüksekse ya da muhtemel bir prolaktin bağımlı tümörünüz varsa,
- Sizde veya ailenizden herhangi birinde kan pıhtılaşması öyküsü varsa (bu tür ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkilendirilmektedir)
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerini yavaşlatıyorsa (depresanlar).
Sizde bu hastalıklardan herhangi biri varsa, lütfen doktorunuz ile görüşün, çünkü alacağınız dozu ayarlamak veya sizi bir süre izlemek isteyebilir.
Bu ilaç, bunaması olan (demanslı) yaşlı hastalarda araştırılmamıştır. TREVICTA, genel ölüm ve beyin darmarlarında artan yan etki reaksiyonları riski nedeniyle bunaması olan yaşlı hastaların tedavisinde tavsiye edilmez. Bununla beraber, diğer benzer ilaçlarla tedavi edilen demanslı yaşlı hastalarda inme veya ölüm riski artabilir (bkz. Bölüm 4).
Tüm ilaçların yan etkileri vardır ve bu ilacın yan etkilerinden bazıları diğer tıbbi durumların belirtilerini kötüleştirebilir. Bu nedenle, bu ilaç ile tedavi sırasında potansiyel olarak kötüleşebilecek yukarıda verilen hastalıklardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuza danışmanız önemlidir.
Kanınızda enfeksiyonla mücadele için gerekli belirli bir tip beyaz kan hücresinin tehlikeli ölçüde düşük sayıda olması bu ilacı alan hastalarda çok nadir görüldüğünden, doktorunuz beyaz kan hücre sayınızı kontrol etmek isteyebilir.
Daha önce ağızdan alınan paliperidon veya risperidon tedavisini kaldırabilmiş olsanız bile, TREVICTA enjeksiyonları verildikten sonra nadiren alerjik reaksiyonlar meydana gelmektedir.
Döküntü, boğazda şişlik, kaşıntı veya nefes alma sorunları yaşarsanız, derhal tıbbi yardım alınız, çünkü bunlar ciddi bir alerjik reaksiyonun belirtileri olabilir.
Bu ilaç kilo almanıza neden olabilir. Önemli derecede kilo alma sağlığınız için kötü olabilir.
Doktorunuz kilonuzu düzenli olarak kontrol etmelidir.
Bu ilacı alan hastalarda, şeker hastalığı ya da önceden var olan şeker hastalığının kötüleşmesi görülmüştür. Doktorunuz yüksek kan şekeri belirtilerinizi kontrol etmelidir. Daha önceden şeker hastalığı var olan hastalarda kan şekeri düzenli olarak izlenmelidir.
Bu ilaç kusma isteğinizi (dürtünüzü) azaltabileceğinden, diğer tıbbi durumların ya da toksik maddelerin sindirimine vücudun normal cevabını maskeleyebilir.
Gözünüzde lens bulanıklığı (katarakt) operasyonu sırasında, pupilla (gözünüzün ortasındaki siyah halka-gözbebeği) boyutunda olması gerektiği gibi artış olmayabilir. İris (gözün renkli kısmı) de, ameliyat sırasında göze zarar verebilecek şekilde gevşek olabilir. Eğer bir göz operasyonu planlıyorsanız, bu ilacı alırken doktorunuza bilgi verdiğinizden emin olunuz.
TREVICTA, merkezi sinir sistemi aktivitesini artıran ilaçlarla (metilfenidat gibi psikostimulanlar) birlikte dikkatli kullanılmalıdır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TREVICTA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkileri olabilir, ancak bu etkileri herkes yaşamaz.
Aşağıdakilerden biri olursa, TREVICTA kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kan damarlarından akciğerlere hareket eden, göğüs ağrısı ve solunum güçlüğüne neden olan, damarlarda özellikle bacaklarda kan pıhtılaşması durumu (bacaklarda şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi belirtileri içeren). Bu etkilerden herhangi birini görürseniz hemen doktora başvurunuz.
- Bunaması olan ve zihinsel durumda ani bir değişiklik hissediliyorsa ya da yüzde, kollarda, bacaklarda, özellikle bir tarafta, ani güçsüzlük veya hissizlik ya da kısa bir süre için bile olsa konuşma bozukluğu varsa bunlar inme işaretleri olabilir.
- Ateş, kas sertliği, terleme ya da bilinç düzeyinde azalma (bu durum Nöroleptik Malign Sendrom olarak adlandırılır) hissederseniz,
- Erkekte uzun süren ya da ağrılı ereksiyon (bu durum priapizm olarak adlandırılır). Acil tıbbi tedavi gerekebilir,
- Diliniz, ağzınız veya yüzünüzde kontrol edemediğiniz ritmik hareketler yaşarsanız, paliperidon tedavisinin kesilmesi gerekebilir,
- Ateş, ağızda şişkinlik, yüz, dil veya dudaklarda şişlik, nefes darlığı, kaşıntı, ciltte oluşan kızarıklıklar, bazen düşük kan basıncı ile karakterize şiddetli alerjik reaksiyonlar yaşarsanız (anafilaktik reaksiyon). Daha önce oral risperidon veya paliperidon tedavisini tolere etmiş olsanız bile, paliperidon enjeksiyonları verildikten sonra nadiren alerjik reaksiyonlar meydana gelmektedir.
- Bir göz operasyonu planlıyorsanız, bu ilacı alırken doktorunuza bilgi verdiğinizden emin olunuz. Gözünüzde lens bulanıklığı (katarakt) operasyonu sırasında, iris (gözün renkli kısmı) ameliyat sırasında göze zarar verebilecek şekilde gevşek olabilir ("gevşek iris sendromu" olarak bilinir).
- Vücudunuzda enfeksiyonla savaşmak için gerekli olan beyaz kan hücre tipinin sayısının tehlikeli derecede düşük çıkabileceğinin farkında olun.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin TREVICTA'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Uykuya dalmada veya uykuda kalmada güçlük
Yaygın:
- Soğuk algınlığı belirtileri, idrar yolu enfeksiyonu, gripmiş hissi
- TREVICTA kan testinizde prolaktin hormon seviyelerinizi yükseltebilir (bu durum belirtilere neden olabilir veya olmayabilir). Yüksek prolaktin belirtileri meydana geldiğinde, bunlar erkeklerde meme şişmesi, ereksiyon (sertleşme) olmasında ya da sürdürmede zorluk ya da diğer cinsel bozukluklar; kadınlarda ise meme rahatsızlığı, memelerden süt sızması, adet görmeme ya da adet düzeniyle ilgili diğer problemleri içerebilir.
- Yüksek kan şekeri, kilo alma, kilo verme , iştahta azalma
- Sinirlilik, depresyon, endişe hali
- Huzursuz hissetme
- Parkinsonizm: bu durum; hareketlerde yavaşlama veya bozulma, kaslarda sertlik veya gerginlik hissi (hareketlerde sarsılma) ve bazen de donup kalma ve sonra yeniden devam etme hissini içerebilir. Parkinsonizmin diğer belirtileri yavaş ayak sürüyerek yürüme, dinlenirken ürperme, tükürük veya salya artışı ve yüzde ifade kaybını içerir.
- Huzursuzluk, uykulu hissetme veya daha az uyanık hissetme
- Distoni: Bu, kasların yavaş ya da sürekli istemsiz kasılmasını içeren bir durumdur. Bu durum vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebildiği (ve anormal duruşla sonuçlanabilir) gibi anormal göz, ağız, dil, çene hareketlerini içeren yüz kaslarını da etkiler.
- Baş dönmesi
- Diskinezi: Bu, istemsiz kas hareketlerini içeren bir durumdur ve tekrarlayıcı, kasılma veya kıvranma hareketleri veya seğirme içerebilir.
- Titreme (sarsılma)
- Baş ağrısı
- Hızlı kalp atımı
- Yüksek kan basıncı
- Öksürük, tıkalı burun
- Karın ağrısı, kusma, bulantı, kabızlık, ishal, hazımsızlık, diş ağrısı
- Kanda karaciğer enzimlerinde (transaminazlarda) artış
- Kemik veya kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrısı
- Adet görememe
- Ateş, halsizlik, yorgunluk
- Enjeksiyon bölgesinde kaşıntı, ağrı ve şişlik gibi bir reaksiyon.
Yaygın olmayan:
- Zatürre, göğüs enfeksiyonu (bronşit), nefes yollarında enfeksiyon, sinüs enfeksiyonu, mesane enfeksiyonu, kulak enfeksiyonu, bademcik iltihabı, tırnaklarda mantar enfeksiyonu, deri enfeksiyonu, deri altında apse
- Kanda beyaz kan hücre sayısında azalma, sizi enfeksiyonlardan koruyan beyaz kan hücrelerinin sayısında azalma, kansızlık (anemi)
- Alerjik reaksiyon
- Şeker hastalığı veya diyabetin kötüleşmesi, kanınızda insülin (kan şekeri düzeylerini kontrol eden bir hormon) artışı
- İştah artışı
- Kötü beslenme ve düşük vücut ağırlığı ile sonuçlanan iştah kaybı
- Kanda trigliserit yükselmesi (bir çeşit yağ), kanda kolesterol yükselmesi
- Uyku bozuklukları, coşkulu ruh hali (mani), cinsel istekte azalma, sinirlilik, kabuslar
- Tardif diskinezi (yüzünüzde, dilde veya vücudunuzun diğer bölümlerinde kontrol edemediğiniz seğirme veya sarsıntı hareketleri). Dil, ağız ve yüzün istem dışı ritmik hareketleri yaşarsanız derhal doktorunuza bildirin. Bu ilaçla tedavinin durdurulması gerekebilir.
- Bayılma, sürekli olarak vücudun belirli yerlerini oynatma isteği, ayağa kalkınca baş dönmesi, dikkat bozukluğu, konuşma ile ilgili problemler, tat alma duyusunda kayıp ya da anormallik, derinin ağrı ve dokunma hissinin azalması, karıncalanma, iğnelenme ya da uyuşukluk hissi
- Görme bulanıklığı, göz enfeksiyonu ya da “pembe göz”, gözde kuruluk
- Baş dönmesi hissetme (vertigo), kulaklarda çınlama, kulak ağrısı
- Kalbin üst ve alt kısımları arasında ileti kesilmesi, kalbin anormal elektriksel iletimi, QT aralığının uzaması, ayağa kalkınca hızlı kalp atışı, yavaş kalp atışı, kalbin elektriksel takibinde (EKG veya elektrokardiyogram) anormallik, göğüste çarpıntı veya güçlü vurma hissi (palpitasyon)
- Düşük kan basıncı, ayağa kalkınca düşük kan basıncı (sonuç olarak, bu ilacı kullanan bazı hastalar aniden ayağa kalktığında veya doğrulduğunda baygınlık, baş dönmesi yaşayabilir veya kendinden geçebilir)
- Nefes darlığı, boğaz ağrısı, burun kanamaları
- Karın rahatsızlığı, mide ya da bağırsak enfeksiyonu, yutkunmada güçlük, ağız kuruluğu, aşırı gaz kaçırma
- Kanda GGT (gama glutamil transferaz denilen bir karaciğer enzimi) enziminde artış, kanda karaciğer enzimlerinde artış
- Ürtiker (veya kurdeşen), kaşıntı, döküntü, saç kaybı, egzema, cilt kuruluğu, ciltte kızarıklık, akne
- Kas yıkımı ile salıverilen bir enzim olan CPK (kreatin fosfokinaz)'nın kanda artışı
- Kas spazmları, eklem sertliği, kas zayıflığı
- İdrar tutamama (kontrol eksikliği), sık idrar çıkışı, idrar yaparken ağrı
- Cinsel sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon), ejakülasyon (boşalma) bozukluğu, adet görmeme veya adet ile ilgili diğer sorunlar (kadınlar), erkeklerde meme gelişimi, cinsel işlev kaybı , meme ağrısı, göğüslerden süt sızması
- Yüz, ağız, göz veya dudaklarda şişme, vücutta, kollarda ya da bacaklarda şişme
- Vücut sıcaklığında artış
- Yürümede değişiklik
- Göğüs ağrısı, göğüste rahatsızlık, kötü hissetme
- Derinin sertleşmesi
- Düşme
Seyrek:
- Göz enfeksiyonu
- Mite(akar)'lardan kaynaklanan deri iltihabı, kafa derisi veya ciltte pul pul kaşıntı
- Kandaki eozinofil (bir tip beyaz kan hücresi) sayısında artış
- Trombositlerde (kanamayı durdurmaya yardımcı kan hücreleri) azalma
- İdrar hacmini kontrol eden bir hormonun uygun olmayan biçimde salgılanması
- İdrarda şeker
- Kontrolsüz şeker hastalığının yaşamı tehdit eden komplikasyonları
- Kan şekeri düşmesi
- Aşırı su alımı
- Kafa karışıklığı
- Kafa sarsılması
- Uyanıkken harekete geçememe veya cevap vermeme (katatoni)
- Uyurgezerlik
- Duygu eksikliği
- Orgazm olamama
- Nöroleptik malign sendrom (karışıklık, bilinç azalması ya da bilinç kaybı, yüksek ateş ve şiddetli kas sertliği), beyne kan akışında aniden durmayı da içeren beynin kan dolaşımında problemler (inme ya da "mini" inme), uyarılara cevap vermeme, bilinç kaybı, düşük bilinç seviyesi, konvülsiyon (uyuşma), denge bozukluğu
- Anormal koordinasyon
- Glokom (göz küresinin içinde basınç artışı)
- Göz hareketlerinde problem, gözlerini devirmek, gözlerde ışığa aşırı duyarlılık, artmış gözyaşı, gözlerde kızarıklık
- Atrial fibrilasyon (anormal bir kalp atışı), düzensiz kalp atımı
- Özellikle bacaklardaki damarlarda kan pıhtısı (belirtiler bacakta şişme, ağrı ve kızarıklık içerir). Bu etkilerden herhangi birini görürseniz hemen doktora başvurunuz.
- Akciğerlerde kan pıhtısı göğüs ağrısına ve solunum güçlüğüne neden olur. Bu etkilerden herhangi birini görürseniz hemen doktora başvurunuz.
- Kızarma
- Akciğerde sıvı birikmesi, solunum yolu sıkışması, hırıltılı solunum
- Çatırtı şeklinde akciğer sesleri
- Pankreas iltihabı (enflamasyonu), dil şişmesi, dışkı tutamama, çok sert dışkı
- Bağırsak tıkanıklığı
- Dudak çatlaması
- Deride ilaca bağlı döküntü, derinin sertleşmesi, kepek
- Eklem şişliği
- İdrara çıkamama
- Memede rahatsızlık, memedeki bezlerde büyüme, meme büyümesi
- Vajinal akıntı
- Priapizm (cerrahi tedavi gerektirebilen uzun penil ereksiyon)
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi)
- Çok düşük vücut ısısı, üşüme, susama hissi
- İlaç yoksunluk sendromu (şikayetlerde artış)
- Enjeksiyon bölgesinde enfeksiyonun yol açtığı iltihap birikimi, derin deri enfeksiyonu, enjeksiyon bölgesinde kist, enjeksiyon bölgesinde morarma
- Kas liflerinin yıkılması ve kaslarda ağrı (rabdomiyoliz)
Bilinmiyor:
- Kanınızdaki enfeksiyonlarla savaşmak için ihtiyaç duyulan beyaz kan hücre sayısında tehlikeli derecede düşük olması
- Ateş, ağızda şişkinlik, yüz, dil veya dudaklarda şişlik, nefes darlığı, kaşıntı, ciltte oluşan kızarıklıklar, bazen düşük kan basıncı ile karakterize şiddetli alerjik reaksiyon
- Tehlikeli olarak aşırı su alımı
- Uyku ile ilişkili yeme bozukluğu
- Kontrolsüz şeker hastalığı nedeniyle koma
- Hızlı, yüzeysel solunum, besin alımından kaynaklı akciğer enfeksiyonu, ses rahatsızlığı
- Vücudunuzun bir bölümünde oksijen azalması (kan akışındaki azalma nedeniyle)
- Tıkanıklığa yol açan bağırsak hareketsizliği
- Derinin ve gözlerin sararması (sarılık)
- Ağız, burun, gözler ve cinsel organların içinde ve çevresinde başlayıp vücudun diğer bölgelerine yayılabilen kabarcıklar ve soyulma ile seyreden ciddi veya yaşamı tehdit eden döküntü (Stevens-Johnson sendromu / toksik epidermal nekroliz)
- Boğazı tutan ve nefes almada zorluğa yol açan şişme ile karakterize ciddi alerjik reaksiyon
- Deride renk değişimi
- Anormal duruş
- Hamilelik sırasında TREVICTA almış olan kadınların yenidoğan bebeklerinde ilacın yan etkileri ve/veya sinirlilik, yavaş veya sürekli kas kasılması, titreme, uyku hali, nefes alma veya beslenme sorunları gibi yoksunluk belirtileri yaşayabilir
- Vücut ısısında azalma
- Enjeksiyon bölgesinde ölü deri hücreleri, enjeksiyon bölgesinde yara (ülser).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamile iseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız ya da hamile olmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce tavsiyeleri için doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamileliğiniz sırasında doktorunuza danışmadan bu ilacı kullanmamalısınız. Hamileliğinizin son üç ayında paliperidon kullandıysanız, yeni doğanlarda doğumu takiben titreme, kaslarda gerginlik ve/veya güçsüzlük, uyku hali, huzursuzluk, solunum sıkıntısı ve beslenme bozuklukları görülebilir. Eğer bebeğiniz bu belirtilerin herhangi birini geçirirse, doktorunuz ile iletişim kurunuz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilaç, anne sütünden bebeğe geçebilir ve ona zarar verebilir. Dolayısıyla, bu ilacı kullanırken bebeğinizi emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilacın normal doz aralığı, her dozda 1 mmol'den (23 mg) az sodyum içerir, yani esasında 'sodyum içermez'.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonÜç aylık bir enjeksiyon olan, 1 aylık paliperidon palmitat enjektabl ürünüyle klinik olarak stabil olan yetişkin hastalarda şizofreninin idame tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye, risperidona veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAkut olarak ajite veya şiddetli psikotik durumda olan hastalarda kullanım, acil semptom kontrolü gerekli olduğunda akut olarak ajite veya şiddetli psikotik durumları kontrol altına almak için kullanılmamalıdır. QT aralığı Paliperidon, bilinen kardiyovasküler hastalığı veya aile öyküsünde QT uzaması öyküsü olan hastalara reçete edilirken ve QT aralığını uzattığı düşünülen diğer ilaçlar ile eş zamanlı olarak kullanılırken dikkat edilmelidir. Nöroleptik malign sendrom Paliperidon ile hipertermi, kas sertliği, otonomik instabilite, bilinç değişikliği ve serum kreatin fosfokinaz düzeylerinde artış ile karakterize edilen Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) ortaya çıktığı bildirilmiştir. Ek belirtiler olarak miyoglobinüre (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği sayılabilir. Bir hastada NMS’yi gösteren bulgu ve belirtiler gelişirse, paliperidon tedavisi bırakılmalıdır. uzun etkili yapısı göz önünde bulundurulmalıdır. Tardif diskinezi/ ekstrapiramidal semptomlar Dopamin reseptörleri için antagonistik özellikler taşıyan tıbbi ürünler, ağırlıklı olarak dilin ve/veya yüzün ritmik, istem dışı hareketleri ile karakterize edilen tardif diskinezinin başlaması ile ilişkilendirilmiştir. Tardif diskinezi bulgu ve belirtilerinin görülmesi durumunda, paliperidon da dahil olmak üzere tüm antipsikotik ilaçların bırakılması düşünülmelidir. uzun etkili yapısı göz önünde bulundurulmalıdır. Psikostimulanlarla (örneğin metilfenidat) paliperidonu birlikte kullanan hastalarda, tıbbi ürünlerden birini veya her ikisini ayarlarken ekstrapiramidal semptomlar ortaya çıkabileceği için dikkatli olunmalıdır. Stimulan tedavisinin kademeli olarak kesilmesi önerilir Lökopeni, nötropeni ve agranülositoz Paliperidon ile lökopeni, nötropeni ve agranülositoz olayları bildirilmiştir. Klinik olarak anlamlı düşük lökosit (BKH) sayısı veya ilaca bağlı lökopeni/nötropeni öyküsü bulunan hastalar, tedavinin ilk birkaç ayı izlenmeli ve başka nedensel faktörlerin yokluğunda BKH sayısında klinik olarak anlamlı azalma ile ilgili ilk bulguda tedavisinin bırakılması düşünülmelidir. Klinik olarak anlamlı nötropenisi olan hastalar ateş veya diğer enfeksiyon semptom ya da belirtileri için dikkatle izlenmeli ve bu tür semptom veya belirtiler ortaya çıkarsa derhal tedavi edilmelidir. Şiddetli nötropeni olan hastalar (mutlak nötrofil sayımı < 1 x 109/L) tedavisini bırakmalı ve iyileşene kadar BKH değerleri izlenmelidir. uzun etkili yapısı göz önünde bulundurulmalıdır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları Daha önce oral risperidon veya oral paliperidon tedavisini tolere etmiş olan hastalarda da, aşırı duyarlılık reaksiyonları görülebilir. Hiperglisemi ve diyabet Paliperidon ile hiperglisemi, diyabet ve diyabet koması ve ketoasidoz dahil önceden var olan diyabetin alevlenmesi bildirilmiştir. Yararlanılan antipsikotik kılavuzlar gereğince, uygun klinik monitorizasyon gerçekleştirilmesi tavsiye edilir. ile tedavi edilen hastalar hiperglisemi (polidipsi, poliüri, polifaji ve güçsüzlük gibi) belirtileri için izlenmeli ve diyabetli hastalar ise glukoz kontrolünün kötüleşmesi bakımından düzenli olarak izlenmelidir. Kilo artışı kullanımı ile anlamlı kilo artışı bildirilmiştir. Kilo düzenli olarak izlenmelidir. Prolaktine bağlı tümörleri olan hastalarda kullanım Doku kültürü çalışmalarında, insan meme tümörlerindeki hücre büyümesinin prolaktin tarafından stimüle edilebileceği öne sürülmektedir. Klinik ve epidemiolojik çalışmalarda şu ana kadar antipsikotiklerin uygulanması ile açık bir ilişki kurulmamış olmakla birlikte, ilgili tıbbi öyküsü bulunan hastalarda dikkatli olunması tavsiye edilmektedir. Paliperidon, prolaktine bağlı olabilecek önceden var olan tümörü bulunan hastalarda da dikkatle kullanılmalıdır. Ortostatik hipotansiyon Paliperidon, alfa adrenerjik bloke edici etkisi nedeniyle bazı hastalarda ortostatik hipotansiyonu tetikleyebilir. ile yapılan klinik çalışmalarda, gönüllülerin %0,3’ünde ortostatik hipotansiyon ile ilişkili advers reaksiyon bildirilmiştir. Bilinen kardiyovasküler hastalığı (örn. kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü veya iskemi, iletim anormallikleri), serebrovasküler hastalığı veya hastayı hipotansiyona yatkın hale getiren rahatsızlıkları (örn. dehidrasyon ve hipovolemi) olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Nöbetler, nöbet öyküsü veya nöbet eşiğini düşürme potansiyeli olan başka hastalıkları olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Böbrek yetmezliği Böbrek yetmezliği olan hastalarda paliperidon plazma konsantrasyonları artış gösterir. Hafif böbrek yetmezliği olan hastalar (kreatinin klirensi ≥ 50 ml/dk ila < 80 ml/dk) için, doz ayarlanarak hasta 1 aylık enjektabl paliperidon palmitat ile stabilize edilmeli ve ardından tedavisine geçiş yapılmalıdır. Orta ila şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi < 50 ml/dk) olan hastalarda tavsiye edilmez. Karaciğer yetmezliği Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh sınıf C) olan hastalara ilişkin veri mevcut değildir. Bu gibi hastalarda paliperidon kullanırken dikkatli olunması tavsiye edilir. Demansı olan yaşlı hastalar, demanslı yaşlı hastalarda araştırılmamıştır. Genel mortalite ve serebrovasküler advers reaksiyonlara yönelik artmış risk nedeniyle demanslı yaşlı hastaların tedavisinde tavsiye edilmez. Konvansiyonel ve atipik antipsikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır. Aşağıda alıntı yapılan risperidona ilişkin deneyimler, paliperidon için de geçerli kabul edilmektedir. Genel mortalite On yedi kontrollü klinik çalışmanın bir meta-analizinde, risperidon, aripiprazol, olanzapin ve ketiapin de dahil olmak üzere diğer atipik antipsikotikler ile tedavi edilen demanslı yaşlı hastalarda, plaseboya kıyasla artmış mortalite riski gözlenmiştir. Risperidon tedavisi alan hastalar arasında mortalite %4 iken; bu oran plasebo için %3,1 olarak bulunmuştur. Serebrovasküler advers reaksiyonlar Randomize, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda; demans popülasyonunda risperidon, aripiprazol ve olanzapin gibi bazı atipik antipsikotikler ile serebrovasküler advers reaksiyonlara yönelik yaklaşık 3 kat daha yüksek bir risk olduğu görülmüştür. Risk artışına ilişkin mekanizma bilinmemektedir. Parkinson hastalığı ve Lewy cisimli demans Hekimler, Parkinson hastalığı veya Lewy Cisimli Demansı (LCD) olan hastalara reçete ederken, her iki grup da Nöroleptik Malign Sendrom ve ayrıca antipsikotiklere artmış duyarlılık ile ilgili yüksek risk altında olabileceğinden, tedavinin risklerini yararları karşısında değerlendirmelidir. Bu artmış duyarlılığın belirtileri arasında ekstrapiramidal belirtilere ek olarak konfüzyon, bilinç bulanıklığı, sık düşmelerin eşlik ettiği postüral instabilite yer alabilir. Priapizm Alfa adrenerjik bloke edici etkiye sahip antipsikotik ilaçların (paliperidon dahil), priapizme yol açtığı bildirilmiştir. Hastalara, priapizmin 4 saat içerisinde düzelmemesi durumunda acil tıbbi yardım istemeleri söylenmelidir. Vücut ısısı düzenlemesi Antipsikotik ilaçlar, vücudun vücut ısısını azaltma becerisinin bozulması ile ilişkilendirilmiştir. Ağır egzersiz, aşırı sıcağa maruziyet, antikolinerjik aktiviteye sahip eşzamanlı ilaç kullanımı veya dehidrasyona maruziyet gibi vücut ısısında bir artışa neden olabilecek durumları yaşayacak olan hastalara dikkatle reçete edilmesi tavsiye edilmektedir. Venöz tromboemboli Antipsikotik ilaçlar ile venöz tromboemboli (VTE) vakaları bildirilmiştir. Antipsikotikler ile tedavi edilen hastalarda VTE için edinilmiş risk faktörleri sıkça görüldüğünden, ile tedavi öncesinde ve sırasında VTE için tüm olası risk faktörleri belirlenmeli ve önleyici tedbirler alınmalıdır. Antiemetik etki Paliperidon ile gerçekleştirilen klinik öncesi çalışmalarda bir antiemetik etki gözlenmiştir. Bu etki insanlarda meydana gelirse, bazı tıbbi ürünler ile doz aşımının veya intestinal obstrüksiyon, Reye sendromu ve beyin tümörü gibi hastalıkların bulgu ve belirtilerini maskeleyebilir. Uyku apnesi sendromu kullanan hastalarda uyku apnesi sendromu rapor edilmiştir. Eş zamanlı olarak santral sinir sistemi depresanı kullanan hastalar ile uyku apnesi öyküsü olan ya da uyku apnesi riski taşıyan (örn; aşırı kilolu/obezler veya erkekler) hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Uygulama yanlışlıkla bir kan damarına enjekte edilmemesine özen gösterilmelidir. Intraoperatif Floppy Iris Sendromu gibi alfa 1a-adrenerjik antagonist etkiye sahip ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda, katarakt ameliyatı sırasında İntraoperatif Floppy Iris Sendrom (IFIS) gözlenmiştir. IFIS, ameliyat sırasında ve sonrasında göz komplikasyonları riskini artırabilir. Alfa 1a-adrenerjik antagonist etkiye sahip tıbbi ürünlerin şimdiki veya geçmişteki kullanımı, ameliyattan önce göz cerrahına söylenmelidir. Katarakt ameliyatından önce alfa 1 blokör tedavisini durdurmanın potansiyel yararı belirlenmemiştir ve antipsikotik tedaviyi durdurma riski karşısında değerlendirilmelidir. normal doz aralığı, her dozda 1 mmol’den (23 mg) daha az sodyum içerir; yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
İle yürütülen iki çift kör kontrollü klinik çalışmada hastaların ≥ %5’inde bildirilen en sık gözlenen advers reaksiyonları kilo artışı, üst solunum yolu enfeksiyonu, anksiyete, baş ağrısı, uykusuzluk ve enjeksiyon bölgesi reaksiyonu idi. Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Paliperidon ile bildirilen tüm advers reaksiyonlar, paliperidon palmitat ile yürütülen çalışmalarda öngörülen sıklık kategorisine göre aşağıda sunulmaktadır. Geçerli terim ve sıklıklar şunlardır: Sistem organ sınıfı Advers reaksiyonu Sıklık Çok yaygın olmayan Seyrek Bilinmiyora Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar üst solunum yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, grip pnömoni, bronşit, solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, sistit, kulak enfeksiyonu, tonsilit, onikomikoz, selülit, cilt altı apsesi göz enfeksiyonu, akarodermatit Kan ve lenf sistemi hastalıkları akyuvar sayısında azalma, anemi nötropeni, trombositopeni, eozinofil sayısında artış agranülositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları aşırı duyarlılık anafilaktik reaksiyon Endokrin hastalıkları hiperprolaktinemib uygunsuz antidiüretik hormon sekresyonu, idrarda glikoz varlığı Metabolizma ve beslenme hastalıkları hiperglisemi, kilo artışı, kilo kaybı, iştahsızlık diyabetd, hiperinsülinemi, iştah artışı, anoreksi, kan trigliserit düzeylerinde artış, kan kolesterol düzeyinde artış diyabetik ketoasidoz, hipoglisemi, polidipsi su zehirlenmesi Psikiyatrik hastalıklar uykusuzluke ajitasyon, depresyon, anksiyete uyku bozukluğu, mani, libido azalması, sinirlilik, kabus katatoni, konfüzyon hali, uyurgezerlik, duygusal küntlük, anorgazmi uyku ile ilişkili yeme bozukluğu Sinir sistemi hastalıkları parkinsonc, akatizic, sedasyon/somnolans, distonic, baş dönmesi, diskinezic, tremor, baş ağrısı tardif diskinezi, senkop, psikomotor hiperaktivite, postüral baş dönmesi, dikkat bozukluğu, disartri, disguzi, hipoestezi, parestezi nöroleptik malign sendrom, serebral iskemi uyaranlara tepkisizlik, bilinç kaybı, bilinç düzeyinde bozulma, konvülsiyone, denge bozukluğu, koordinasyon anormalliği, sendeleme diyabet koması Göz hastalıkları bulanık görme, konjunktivit, göz kuruluğu glokom, göz hareket bozukluğu, göz devirme, fotofobi, göz yaşı salgısında artış, oküler hiperemi floppy iris sendromu (operasyon sırasında meydana gelen) Kulak ve iç kulak hastalıkları vertigo, kulak çınlaması, kulak ağrısı Kardiyak hastalıklar taşikardi atriyoventriküler blok, iletim bozukluğu, elektrokardiyogramda QT uzaması, postüral ortostatik taşikardi sendromu, bradikardi, elektrokardiyogram anormalliği, çarpıntı atrial fibrilasyon, sinüs aritmisi Vasküler hastalıklar hipertansiyon hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon pulmoner emboli, venöz tromboz, kızarma iskemi Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar öksürük, burun tıkanıklığı dispne, faringolaringeal ağrı, epistaksis uyku apnesi sendromu, pulmoner konjesyon, solunum yolu tıkanıklığı, raller, hırıltılı solunum Hiperventilasyon, pnömoni aspirasyonu, disfoni Gastrointestinal hastalıklar karın ağrısı, kusma, bulantı, kabızlık, ishal, dispepsi, diş ağrısı abdominal rahatsızlık, gastroenterit, disfaji, ağız kuruluğu, şişkinlik pankreatit, bağırsak tıkanması, dil şişmesi, fekal inkontinans, fekalom, keilitis (kronik dudak inflamasyonu) ileus Hepato-bilier hastalıkları transaminaz düzeylerinde artış gamma-glutamiltransferaz düzeyinde artış, hepatik enzim düzeyinde artış sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları ürtiker, prurit, döküntü, alopesi, egzema, cilt kuruluğu, eritem, akne ilaç döküntüsü, hiperkeratoz, seboreik dermatit, kepek Stevens-Johnson sendromu/toksik epidermal nekroliz, anjioödem, ciltte renk değişikliği Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları kas iskelet sistemi ağrısı, sırt ağrısı, artralji kan kreatin fosfokinaz düzeyinde artış, kas spazmları, eklem sertliği, kas zayıflığı rabdomiyoliz, eklem şişliği anormal duruş Böbrek ve idrar yolu hastalıkları idrar kaçırma, pollaküri, dizüri idrar retansiyonu Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıkları neonatal ilaç yoksunluk sendromu (bakınız). Üreme sistemi ve meme hastalıkları amenore erektil disfonksiyon, ejekülasyon bozukluğu, menstrüasyon bozukluğue, jinekomasti, galaktore, cinsel disfonksiyon, meme ağrısı priapizm, meme rahatsızlığı, memenin şişmesi, meme büyümesi, vajinal akıntı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar pireksi, asteni, yorgunluk, enjeksiyon bölgesi reaksiyonu yüzde ödem, ödeme, vücut ısısında artış, yürüme anormalliği, göğüs ağrısı, göğüs rahatsızlığı, halsizlik, sertlik hipotermi, üşüme, susuzluk, ilaç yoksunluk sendromu, enjeksiyon bölgesinde apse, enjeksiyon bölgesinde selülit, enjeksiyon bölgesinde kist, enjeksiyon bölgesinde hematom vücut ısısında azalma, enjeksiyon bölgesinde nekroz, enjeksiyon bölgesinde ülser Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar düşme a Advers reaksiyonların sıklığı ‘bilinmiyor’ olarak nitelendirilir çünkü bunlar paliperidon palmitat klinik çalışmalarından elde edilmemiştir.Bu advers reaksiyonlar ya spontan pazarlama sonrası raporlardan kaynaklanıyor ve sıklığı belirlenemedi, ya da risperidon (herhangi bir formülasyon) veya oral paliperidon klinik deney verilerinden ve/veya pazarlama sonrası raporlardan kaynaklanıyor. b Aşağıda ‘Hiperprolaktinemi’ kısmına bakınız. c Aşağıda ‘Ekstrapiramidal belirtiler’ kısmına bakınız. d Plasebo kontrollü çalışmalarda, diyabet 1 aylık paliperidon palmitat enjektabl ile tedavi gören hastalarda % 0,32’e karşın plasebo grubunda % 0,39 olarak oranlanmıştır. Tüm klinik araştırmalardan elde edilen genel insidans, 1 aylık paliperidon palmitat enjektabl ile tedavi gören tüm hastalarda % 0,65 idi. Uykusuzluk şunları içerir: başlangıç uykusuzluğu, orta uykusuzluk; Konvülsiyon şunları içerir: grand mal konvülsiyon; Ödem şunları içerir: yaygın ödem, periferik ödem, çukur oluşturan ödem; Menstrüel bozukluklar şunları içerir: menstrüasyon gecikmesi, menstrüasyon düzensizliği, oligomenore. Risperidon formülasyonları ile görülen istenmeyen etkiler: Paliperidon, risperidonun aktif metaboliti olduğundan; bu bileşiklerin (oral ve enjektabl formülasyonlar dahil) advers reaksiyon profilleri birbirleri ile ilişkilidir. Seçilen advers reaksiyonların tanımı Anafilaktik reaksiyon Daha önce oral risperidon veya oral paliperidon tedavisini tolere etmiş olan hastalarda, pazarlama sonrası dönemde 1 aylık enjektabl paliperidon palmitat enjeksiyonunu takiben anafilaktik reaksiyon vakaları nadiren bildirilmiştir. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları ile yapılan klinik çalışmalarda, gönüllülerin %5,3’ünde enjeksiyon bölgesi ile ilişkili advers reaksiyon bildirilmiştir. Bu olayların hiçbiri ciddi düzeyde olmamış veya tedavinin bırakılmasına yol açmamıştır. Araştırmacıların değerlendirmelerine göre endürasyon, kızarıklık ve şişlik değerlendirmelerin ≥ %95’inde mevcut değildir veya hafif düzeydedir. Görsel analog skalasına göre gönüllü tarafından değerlendirilen enjeksiyon bölgesi ağrısı düşük olup, yoğunluğu zamanla azalmıştır. Ekstrapiramidal belirtiler (EPS) ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda; gönüllülerin %3,9’unda akatizi, %0,8’inde diskinezi, %0,9’unda distoni, %3,6’sında parkinson ve %1,4’ünde tremor bildirilmiştir. Ekstrapiramidal belirtiler (EPS), aşağıdaki terimlerin birleştirilmiş bir analizini içermiştir: parkinson (ekstrapiramidal bozukluk, ekstrapiramidal belirtiler, on-off fenomeni, Parkinson hastalığı, parkinson krizi, aşırı tükürük salgısı, kas-iskelet sisteminde sertlik, parkinsonizm, salya artışı, dişli çark rijiditesi, bradikinezi, hipokinezi, maske yüz, kas gerginliği, akinezi, ense sertliği, parkinson tipi yürüyüş, glabellar refleks anormalliği ve parkinson tipi istirahat tremorunu içerir), akatizi (akatizi, huzursuzluk, hiperkinezi ve huzursuz bacak sendromunu içerir), diskinezi (diskinezi, kore, hareket bozukluğu, kas seğirmesi, koreatetoz, atetoz ve miyoklonus içerir), distoni (distoni, boyun spazmı, emprostotonus, okülojirik kriz, oromandibular distoni, sardonik gülme, tetani, hipertoni, tortikolis, istemsiz kas kasılmaları, kas kontraktürü, blefarospazm, okülojirasyon, dil felci, yüz spazmı, laringospazm, miyotoni, opistotonus, orofaringeal spasm, plörototonus, dil spazmı ve çene kilitlenmesini içerir) ve tremor. Kilo Artışı Uzun dönemli randomize tedavi bırakma çalışmasında, vücut ağırlığında çift kör başlangıç noktasından çift kör sonlanım noktasına ≥%7 oranında anormal artışlar grubundaki gönüllülerin %10’unda ve plasebo grubundaki gönüllülerin %1’inde bildirilmiştir.Diğer taraftan, çift kör başlangıç ile çift kör sonlanım noktası arasında vücut ağırlığında gözlenen anormal azalmalar, grubundaki gönüllülerin %1'i ve plasebo grubundaki gönüllülerin %8’i için bildirilmiştir. Çift kör başlangıç ile çift kör sonlanım noktası arasında ortalama vücut ağırlığı değişiklikleri, grubu için +0,94 kg ve plasebo grubu için -1,28 kg olmuştur. Hiperprolaktinemi Uzun dönemli randomize tedavi bırakma çalışmasının çift kör fazında, grubunda plasebo grubundan daha yüksek oranda erkek ve kadın hastada prolaktin düzeylerinin referans aralığın (erkeklerde >13,13 ng/mL ve kadınlarda >26,72 ng/mL) üzerine yükseldiği kaydedilmiştir (sırasıyla %9’a karşın %3 ve %5’e karşın %1). grubunda, çift kör başlangıç noktasından çift kör sonlanım noktasına ortalama değişiklik erkekler için +2,90 ng/mL (plasebo grubunda -10,26 ng/mL) ve kadınlar için +7,48 ng/mL (plasebo grubunda -32,93 ng/mL) olarak bulunmuştur. grubunda bir kadın gönüllüde (%2,4) amenore advers reaksiyonu ortaya çıkarken, plasebo grubundaki kadın gönüllülerde potansiyel olarak prolaktin ile ilgili advers reaksiyonlar kaydedilmemiştir. İki gruptaki erkek gönüllülerde de potansiyel olarak prolaktin ile ilgili advers reaksiyonlar bildirilmemiştir. Sınıf etkileri Antipsikotikler ile QT uzaması, ventriküler aritmiler (ventriküler fibrilasyon, ventriküler taşikardi), ani açıklanamayan ölüm, kardiyak arrest ve Torsade de pointes ortaya çıkabilir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.