TORISEL 25 MG/ML IV İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN FLAKON, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Torisel 25 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1TORISEL 25 mg/mL i.v.
TORISEL tümör hücrelerinin büyümesi ve bölünmesini uyaran bir faktörün inhibitörü olan temsirolimus içerir.
TORISEL ilerlemiş böbrek hücresi kanserinin tedavisi için reçete edilmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTemsirolimus veya onun metabolitlerine (sirolimus dahil) veya içerisinde bulanan maddelerden birine ya da polisorbat 80’e aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde kontrendikedir. Temsirolimus, bilirubin düzeyi >1,5 x NÜS (normalin en üst sınırı) olan Mantle Hücreli Lenfoma hastalarında kontrendikedir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Antihistaminiklere aşırı duyarlıysanız (alerjikseniz) veya diğer tıbbi nedenlerle antihistaminik alamıyorsanız. Antihistaminikler, TORISEL'in neden olabileceği bazı yaşamı tehdit edici ve nadiren ölümcül olabilen alerjik reaksiyonları önlemeye yardımcı olmak için verilir. Doktorunuz ile diğer tedavi yöntemlerini konuşunuz.
- Beyninizde veya omuriliğinizde tümör, kanama probleminiz veya vücudunuzda morarma varsa veya daha önce olduysa ya da pıhtılaşmayı önleyen ilaçlar (varfarin ve asenokumarol gibi) kullanıyorsanız. TORISEL beyin kanaması geçirme riskini arttırabilir. Eğer kanınızı sulandırıcı bir ilaç kullanıyorsanız ya da TORISEL kullanırken kanama veya cildinizde morarma yaşarsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Nefes darlığınız, öksürük ve/veya ateşiniz varsa. TORISEL bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. TORISEL kullanırken kan, deri, üst solunum yolları (zatürre de dahil olmak üzere) ve/veya idrar yolları enfeksiyonu geçirme riskiniz olabilir. Eğer herhangi yeni veya kötüleşen bir bulgunuz olursa veya yakın zamanda bağışıklık sisteminizi zayıflatan ilaçlar kullandıysanız doktorunuza söyleyiniz.
- Akciğerinizde enfeksiyon varsa ya da daha önce olduysa. TORISEL akciğerdeki hava kesecikleri ve çevresindeki bağ dokunun iltihaplanması ile oluşan özgül olmayan interstisyel zatürre adı verilen bir hastalığa neden olabilir. Bu hastalık, bazı hastalarda hiç belirti görülmezken, bazılarında ise çok az belirti ile seyredebilir. Bu nedenle doktorunuz tedavinizden önce ya da tedaviniz sırasında akciğer görüntülemesi (bilgisayarlı tomografi ya da göğüs röntgeni gibi) isteyebilir. Kesik ya da zorlukla nefes alma gibi yeni ya da kötüleşen solunum yolu ile ilgili bir şikayetiniz olursa, hemen doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Alkol kullanıyorsanız ya da alkol bağımlısıysanız. TORISEL alkol içerir ve alkol içenlerde ya da alkol bağımlılığı sorunu olanlarda zararlı olabilir. Eğer alkol tüketiyorsanız ya da alkol bağımlılığı sorununuz varsa doktorunuza söyleyiniz.
- Geçmişinizde ya da halihazırda herhangi bir böbrek yetmezliği veya böbrek probleminiz varsa. Doktorunuz böbrek fonksiyonlarını takip edecektir.
- Geçmişinizde ya da halihazırda herhangi bir karaciğer probleminiz varsa.
TORISEL tedaviniz sırasında, belirtilen bulgu ve belirtileri gözlemlerseniz doktorunuza bildiriniz: kaşıntı, deride veya gözlerde sararma, koyu idrar, midenin sağ üst tarafına doğru ağrı ya da rahatsızlık hissi. Doktorunuz karaciğer fonksiyonlarınızı değerlendirmek için kan testleri yapacak ve gerekli olduğu durumlarda TORISEL dozunu azaltacaktır.
- Geçmişinizde ya da halihazırda kolesterol seviyeniz yüksek ise. TORISEL trigliserit ve/veya kolesterol adı verilen kanınızda bulunan yağların seviyesinde yükselmeye neden olabilir. Bu durum lipid düşürücü ilaçlar (kanınızda kolesterol seviyesini düşüren ilaçlar) ile tedavi edilmenizi gerekli kılabilir.
- Ameliyat olacaksanız ya da yakın bir zamanda ameliyat geçirdiyseniz. TORISEL yaraların iyileşmesinde sorunlara neden olabilir. Eğer ameliyat olacaksanız, genellikle TORISEL tedavisine ara verilir. Doktorunuz tedaviye yeniden ne zaman başlayacağınıza karar verecektir.
- TORISEL ile tedaviniz sırasında aşı olmayı planlıyorsanız. TORISEL ile tedavi sırasında aşılama daha az etkili olabilir ya da bazı aşıların yapılmasından kaçınılmalıdır.
- Yaşınız 65'in üzerinde ise. Yüzde şişlik, ishal, pnömoni (zatürre; akciğer iltihabı), endişe, depresyon, nefes darlığı, kandaki beyaz hücre sayısında düşüş, kas ağrısı, tat almada değişiklik, üst solunum yolu enfeksiyonu, akciğer çevresinde sıvı, ağızda veya yemek borusunda ağrı ve iltihap, burun akıntısı, sersemlik, enfeksiyon gibi bazı yan etkilerin görülmesi olasılığınız daha fazla olabilir.
- TORISEL kan şekeri seviyenizi yükseltebilir ya da şeker hastalığınızı (diyabet) kötüleştirebilir. Bu durum insülin ve/veya ağız yoluyla alınan kan şeker seviyesini düşüren ilaçlar kullanmanızı gerektirebilir. Aşırı susama veya idrar hacminde ya da idrara çıkma sıklığında ve miktarında artış olursa doktorunuzu bilgilendirin.
- TORISEL pıhtılaşmaya ve enfeksiyon direncine yardımcı olan hücrelerde azalmaya sebep olabilir. Bu durum, kanama/vücutta berelenme ve enfeksiyon riskini arttırır.
- Katarakt (göze perde inmesi) gibi göz probleminiz varsa ya da geçmişinizde olduysa. Doktorunuz TORISEL tedavisine başlamadan önce veya tedavi sırasında görme testi isteyebilir.
- TORİSEL alıyorsanız deri kanserleri ve lenf nodu kanserleri (lenfoma) riskiniz artabilir.
- TORİSEL alıyorsanız kalp krizi riskiniz artabilir. Eğer ağrı, göğüste, kollarda omuz veya çenede baskı hissi, nefesin kesilmesi, hasta hissetme (bulantı), anksiyete, terleme veya sersemlik gibi belirtiler deneyimlediyseniz doktorunuza söyleyiniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TORISEL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
TORISEL tedavisi sırasında görülebilecek en önemli yan etkiler aşağıda sıralanmıştır.
Aşağıdakilerden biri olursa, TORISEL'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerjik reaksiyonlarla ilişkili olabilecek yan etkiler: Anjiyoödem belirtisi olabilecek yüzde, dilde veya gırtlakta şişme ve nefes almada güçlük
- Beyin kanamasıyla ilişkili olabilecek yan etkiler: Kafa karışıklığı, olağan dışı yorgunluk, konuşma ya da yutkunmada zorluk, göz bebeklerinin farklı boyutta olması.
- Bağırsakta aşınma, yırtılma ya da delinmeyle ilişkili olabilecek yan etkiler: Karın boşluğunda ağrı, yüksek ateş, bulantı, kusma, kanlı dışkı.
- Böbrek yetmezliğiyle ilişkili olabilecek yan etkiler: Vücutta şişkinlik, kesik kesik nefes alma, yorgunluk
- Akciğerlerde damar tıkanıklığıyla (emboli) ilişkili olabilecek yan etkiler: Kesik kesik nefes alma, göğüs ağrısı, öksürükten kan gelmesi, kalp atış hızında artma, bulantı, baygınlık, terleme, nefes darlığı, derinin nemlenmesi veya morarması.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Öksürük, göğüs ağrısı, nefes alıp vermede güçlük. Doktorunuz göğüs röntgeni isteyebilir.
- Kanınızdaki beyaz hücrelerin azalması. Bu durum ateş ve enfeksiyon kapma riskinizi arttırabilir.
- Trombosit adı verilen ve kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan hücrelerin azalması. Bu durum vücudunuzdaki kanama riskini arttırabilir.
- Kanınızdaki kolesterol ve trigliserit (kanda bulunan bazı yağlar) seviyesinin yükselmesi
- Aşırı susama, idrar miktarının ve sıklığının artması. Doktorunuz insülin ya da oral antidiyabetik adı verilen ağız yoluyla kullanılan şeker hastalığı ilaçlarından kullanmanızı talep edebilir.
- Yeni bir ameliyat geçirilmiş olunması. Doktorunuz yaraların tamamen iyileşme zamanına göre TORISEL uygulanmasını erteleyebilir. Bu ilaç var olan yaraların iyileşme sürecine etki edebilir.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Halsizlik hissi
- Titreme
- Sıvı tutulmasına bağlı şişlik
- Ağrı (karın, sırt, göğüs ve eklem ağrısı)
- Hasta hissetme (mide bulantısı ve kusma)
- İshal
- Baş ağrısı
- Kabızlık
- Ateş
- Yemek borusunda ve/veya ağızda ağrı, iltihap
- Öksürük
- Zatürre
- Burun kanaması
- Döküntü, kaşıntı, ciltte kuruluk
- İştahsızlık
- Nefes darlığı
- Kanda düşük potasyum seviyesi (kas zayıflığına sebep olabilir.)
- Kanda düşük kırmızı hücre sayısı
- Beyaz kan hücre sayısında düşme. Bu durum enfeksiyon riskinizi arttırabilir.
- Yüksek kan şekeri
- Yüksek kolesterol ve trigliserit
- Abse, enfeksiyon (göz enfeksiyonları, grip, viral enfeksiyonlar, bronşit dahil)
- Anormal böbrek fonksiyonu (böbrek yetmezliği dahil)
- Böbrek fonksiyonlarında değişiklik olduğunu gösteren kan testi sonuçları
- Tat almada değişiklik
- Uykuya dalmada ve uyumada güçlük
- Ürperme
- Kan pıhtılaşmasına yardımcı trombosit hücrelerinde azalma (kanama ve vücutta çürüklere neden olabilir)
Yaygın:
- Burun akıntısı
- Diş etinde kızarma ve şişme
- Ağızda ağrı (ağız içerisinde yara da dahil olmak üzere)
- Mide şişkinliği
- Boğaz ağrısı
- Yüksek kan basıncı
- Gözde sulanma, göz çevresinde şişme ve kızarma
- Tat alma kaybı
- Deride şişlik ve kızarma
- Alerjik reaksiyonlar
- Ciltte şiddetli soyulma
- Kan pıhtılaşmasında artış (damar trombozu dahil)
- Kanda düşük fosfat seviyesi, kanda düşük kalsiyum seviyesi
- Üst solunum yolu enfeksiyonları, akciğer iltihabı
- Akciğer çevresinde sıvı (plevral efüzyon)
- Kanda enfeksiyon
- Su kaybı
- Endişe
- Depresyon
- Ciltte hissizlik ve karıncalanma
- Sersemlik
- Uyuklama
- Midede, dudaklarda, ağızda veya bağırsaklarda kanama
- Mide duvarında iltihap
- Yutmada güçlük
- Ciltte kanama (morarma)
- Pinpoint hemoraji (cilt yüzeyinin altında küçük noktalar halinde kanama)
- Tırnak bozuklukları
- Akne
- Mantar ve maya enfeksiyonları
- İdrar yolu enfeksiyonları
- Sistit (idrar torbası iltihabı)
- Karaciğer fonksiyonları ile ilgili kan testlerinde değişiklikler
- İdrar kesesi (mesane) enfeksiyonu
- Trigliserid haricinde kandaki diğer yağların artışı
- Şeker hastalığı
- Kas ağrısı
Yaygın olmayan:
- Kalp çevresinde sıvı (perikardiyal efüzyon)
- Beyin tümörü olan veya kan sulandırıcı kullanan hastalarda beyinde kanama
- Gözde kanama
- Akciğer embolisi (damar tıkanması)
- Bağırsakta delinme
- Ameliyat sonrası yaraların iyileşmesinde problemler
- Ses tellerinde şişlik ve iltihap
Seyrek:
- Pneumocystis jiroveci'nin neden olduğu akciğer enfeksiyonu (Pneumocystis jiroveci pnömonisi)
Bilinmiyor:
- Yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişme. Nefes almada zorluğa sebep olabilir.
- Ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklıkla seyreden iltihap (Steven Johnson sendromu)
- Kas hasarını gösterebilen sebepsiz kas ağrısı, zayıflığı veya sertliği (rabdomiyoliz).
Çocuklarda TORISEL ile ilişkilendirilen yan etkiler, genellikle yetişkinlerde görülenlerle aynıdır. En yüksek oranda bildirilen yan etkiler: Kanla ilgili olanlar (hematolojik) (anemi, lökopeni, nötropeni, trombositopeni), metabolik olanlar (hiperkolesterolemi, hiperlipemi, hiperglisemi, serum aspartat aminotransferazların (AST) ve alanin amitransferazların (ALT) plazma seviyelerinin artışı ve sindirim (mukozit, stomatit, bulantı kusma) ile ilgili olanlardır.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile kadınlarda TORISEL'in etkisi incelenmemiştir ve gebelik süresince hekim değerlendirmesi sonrası gerçekten ihtiyaç duyulmadığı takdirde kullanılmamalıdır.
Eğer hamile kalma ihtimaliniz varsa, TORISEL tedavisi sırasında uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız.
Eşinin hamilelik ihtimali olan erkekler, TORISEL tedavisi sırasında uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır.
TORISEL, alkol (etanol) içerir; bu durum hamile kadınlar için dikkate alınmalıdır.
Hamileyseniz, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşmalısınız.
TORISEL propilen glikol içerir. Hamileyseniz, doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe bu ilacı kullanmayınız. Propilen glikolün hayvanlarda veya insanlarda üreme yeteneği veya gelişimleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu gösterilmemiştir, ancak anne karnındaki bebeğe ulaşabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
TORISEL'in insan sütüne geçip geçmediğine ilişkin bilgi yoktur. İlacı kullanırken emzirmemelisiniz, bebeğin gelişimini ve büyümesini engelleyebilir.
TORISEL, alkol (etanol) içerir; bu durum hamile kadınlar için dikkate alınmalıdır. Bebeğinizi emziriyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşmalısınız.
TORISEL'in içeriğindeki propilen glikol, anne sütüne geçebilir. Emziriyorsanız bu ilacı doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe kullanmayınız. Propilen glikolün hayvanlarda veya insanlarda üreme yeteneği veya gelişimleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu gösterilmemiştir, ancak anne sütünde bulunmuştur ve emzirilen bir bebek tarafından ağız yoluyla alınabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyonİlerlemiş renal hücreli karsinom tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTemsirolimus veya onun metabolitlerine (sirolimus dahil) veya içerisinde bulanan maddelerden birine ya da polisorbat 80’e aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde kontrendikedir. Temsirolimus, bilirubin düzeyi >1,5 x NÜS (normalin en üst sınırı) olan Mantle Hücreli Lenfoma hastalarında kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGeriyatrik popülasyon Faz 3 renal hücreli karsinom çalışmasının sonuçlarına dayanılarak, yaşlı hastalarda (≥65 yaş) ödem, diyare ve pnömoni gibi bazı istenmeyen etkilerin ortaya çıkma olasılığının daha fazla olduğu söylenebilir. Pediyatrik popülasyon: Güvenliliğe ilişkin deneyimin yetersiz olması nedeniyle, pediyatrik hastalarda kullanılması tavsiye edilmemektedir. Böbrek yetmezliği Temsirolimusun böbrek ile atılımı ihmal edilebilir düzeydedir. Değişik seviyede böbrek yetmezliği olan hastalarda çalışma yapılmamıştır. hemodiyalize giren hastalarda çalışılmamıştır. İlerlemiş renal hücreli karsinom nedeniyle temsirolimus alan ve/veya daha-önceden böbrek yetmezliği olup temsirolimus uygulanan hastalarda böbrek yetmezliği (fatal sonuçlananlar dahil) gözlenmiştir. Karaciğer yetmezliği Karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Temsirolimus başlıca karaciğer yoluyla atılmaktadır. Karaciğer fonksiyonları normal veya bozulmuş olan ve ilerlemiş maligniteleri bulunan 110 hastada yürütülen açık etiketli bir faz I doz yükseltme çalışmasında, yüksek aspartat aminotransferaz (AST) veya bilirubin seviyeleri olan hastalarda temsirolimus ve metaboliti olan sirolumus konsantrasyonları yükselmiştir. Temsirolimus tedavisine başlamadan önce ve sonrasında periyodik olarak AST ve bilirubin seviyelerinin ölçülmesi önerilir. Orta ve şiddetli hepatik bozukluğu olan hastalarda ölüm vakaları oranında yükselme gözlenmiştir. Ölüm vakaları, hastalığın ilerlemesine bağlı olayları içermektedir fakat karaciğer bozukluğu ile nedensel ilişki göz ardı edilemez. Faz I çalışmaya dayanarak, başlangıç platelet sayımı ≥100 x 109 /l olan ve hafif ila orta derecede karaciğer bozukluğu (AST’de herhangi bir anormallik ile birlikte NÜS’ünün 3 katına kadar yükselmiş olan bilirubin düzeyi ya da Child-Pugh sınıfı A veya B) olan RHK hastalarında temsirolimus dozunun ayarlanması önerilmemektedir. İleri derecede karaciğer fonksiyon bozukluğu ve RHK görülen (AST’de herhangi bir anormallik ile birlikte NÜS’ünün 3 katından daha fazla bilirubin veya Child-Pugh sınıfı C) başlangıçta trombosit sayısı ≥100 x 109 /l olan hastalarda önerilen doz 10 mg’dır. Haftada bir kez 30-60 dakikalık bir sürede intravenöz infüzyon ile verilir. İntraserebral kanama Merkezi sinir sistemi tümörleri olan (primer MSS tümörleri veya metastazlar) ve/veya antikoagülan tedavi uygulanmakta olan hastalarda, temsirolimus tedavisi sırasında intraserebral kanama (fatal sonuçlananlar dahil) gelişme riski yüksektir. Anemi RCC hastalarında anemi vakaları raporlanmıştır. Tam kan sayımı temsirolimus ile tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında periyodik olarak önerilir. Enfeksiyonlar Hastaların bağışıklık sistemleri baskılanabilir, dolayısıyla fırsatçı enfeksiyonlar da dahil, enfeksiyon oluşumu açısından dikkatle gözlenmelidir. Çoğunluğu temsirolimus ile birlikte kortikosteroid veya diğer immünosupresan ajan kullanan hastalarda olmak üzere, bazıları ölümcül sonuçlanan Pneumocystis jiroveci pnömonisi (PCP) gözlenmiştir. Kortikosteroid veya diğer immünosupresan ajanları kullanma gereksinimi bulunan hastalarda, PCP profilaksisi düşünülmelidir. Katarakt Interferon-α (IFN-α) ve temsirolimusu beraber kullanan bazı hastalarda katarakt gözlenmiştir. Aşırı duyarlılık/infüzyon reaksiyonları Cilt kızarması, göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, hipotansiyon, solunumun durması, bilinç kaybı, aşırı duyarlılık ve anafilaksiyi kapsayan fakat bunlarla sınırlı olmayan aşırı duyarlılık/infüzyon reaksiyonları temsirolimus uygulaması ile ilişkilendirilmiştir (bazen yaşamı tehdit eden nadiren de öldürücü olan reaksiyonları içerir). Bu reaksiyonlar, ilk infüzyonun başlangıcında görülebildiği gibi, aynı zamanda takip eden infüzyonlarla da görülebilmektedir. Hastaların, infüzyonun başlangıcından itibaren takip edilmesi gerekir ve uygun destekleyici bakım hazır olmalıdır. infüzyonunun, şiddetli infüzyon reaksiyonları görülen tüm hastalarda kesilmesi ve uygun bir tıbbi tedavinin yapılması gerekir. Şiddetli veya yaşamı tehdit eden reaksiyonları olan hastalarda, temsirolimus tedavisinden önce bir yarar-risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Temsirolimus öncesi difenhidramin (antihistaminik) uygulamasına rağmen infüzyonu sırasında hastada aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişirse, infüzyon durdurulmalı ve hasta en az 30–60 dakika arası (reaksiyonun şiddetine bağlı olarak) gözlem altında tutulmalıdır. Doktorun takdirine göre, infüzyonuna tekrar başlamadan yaklaşık 30 dakika önce, daha önce uygulanmadıysa H1 -reseptör antagonisti (örneğin difenhidramin veya benzer bir antihistamin) ve/veya H2 -reseptör antagonisti (örneğin intravenöz famotidin 20 mg veya intravenöz ranitidin 50 mg) uygulanarak tedaviye devam edilebilir. Her ne kadar bu durumda kortikosteroid tedavisinin etkililiği belirlenmemiş olsa da, kortikosteroid verilmesi düşünülebilir. İnfüzyon hızı azaltılmalı (60 dakikaya kadar) ve 9 mg/mL (%0,9) sodyum klorür solüsyonuna eklenmesini takiben 6 saat içerisinde tamamlanmalıdır. İntravenöz temsirolimus infüzyonuna başlamadan önce hastalara antihistaminik uygulanması önerildiğinden, temsirolimus herhangi bir antihistaminiğe aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda veya başka tıbbi sebeplerle antihistaminik alamayan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar, anjiyoödem, eksfolyatif dermatit ve hipersensitivite vasküliti dahil hipersensitivite reaksiyonları sirolimusun oral kullanımı ile ilişkilendirilmiştir. Hiperglisemi / Glukoz intoleransı /Diabetes mellitus Hastalar, diyabetli olsun ya da olmasın kullanımının kan glukoz seviyesinde artışla ilişkilendirildiğine dair bilgilendirilmelidir. Renal hücreli karsinomda yapılan faz 3 bir çalışmada hastaların %26’sında istenmeyen etki olarak hiperglisemi bildirilmiştir. Bu durum, insülin ve/veya oral hipoglisemik ajan tedavisine başlanması veya dozunun artırılması gereğini doğurabilir. Hastalar aşırı susama veya idrar hacminde veya idrara çıkma sıklığında artış olursa, bu durumu bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır. İnterstisiyel akciğer hastalığı Haftalık intravenöz alan hastalarda nadiren fatal olabilen, spesifik olmayan interstisiyel pnömoni vakaları görülmüştür. Bilgisayarlı tomografi taraması veya akciğer röntgeninde pnömoni tespit edilen bazı hastalarda semptom görülmemiştir veya minimum sayıda görülmüştür. Diğerlerinde, nefes almada güçlük, öksürük ve ateş gibi semptomlar gözlenmiştir. Bazı hastalarda kesilmesi veya kortikosteroidler ve/veya antibiyotikler ile tedavi gerekmiş, bazı hastalarda ilave bir müdahale yapılmaksızın tedaviye devam edilmiştir. Temsirolimus tedavisine başlanmadan önce hastaların bilgisayarlı tomografi taraması veya akciğer grafisi aracılığıyla temel radyografik değerlendirmelerden geçmeleri önerilir. Bu değerlendirmeler solunum semptomları yokluğunda dahi düzenli olarak yapılmalıdır. Hastaların klinik solunum semptomları açısından yakından takibi önerilir. Ayrıca hastalar herhangi yeni bir solunum semptomu gelişir veya var olan kötüleşirse hemen bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır. Klinik açıdan önemli solunum semptomları gelişirse, semptomlar iyileşene ve pnömoni ile ilgili radyografik bulgular düzelene kadar temsirolimus tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. PCP gibi fırsatçı enfeksiyonlar ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulmalıdır. Kortikosteroid ve/veya antibiyotiklerle ampirik tedavi düşünülebilir. Kortikosteroid tedavisi gereksinimi bulunan hastalarda, PCP profilaksisi düşünülmelidir. Hiperlipidemi Renal hücreli karsinom hastalarında kullanımı serum trigliseritlerinde ve kolesterolde artışla ilişkilendirilmiştir. RHK klinik çalışma 1’de, hastaların %27’sinde istenmeyen etki olarak hiperlipidemi bildirilmiştir. Bu durum lipit düşürücü ajan tedavisine başlanması veya dozunun artırılması gereğini doğurabilir. Serum kolesterol ve trigliserit seviyeleri ile tedaviden önce ve tedavi boyunca ölçülmelidir. Temsirolimusun hiperlipidemi ile bilinen ilişkisi miyokardiyal enfarktüse yatkınlığa sebep olabilir. Yaraların iyileşmesinde komplikasyonlar kullanımı yaraların iyileşmesinde anormallik ile ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla, cerrahi müdahale öncesinde, esnasında veya sonrasında kullanımına dikkat edilmelidir. Malignite Lenfoma ve özellikle derideki diğer malignitelerin olası gelişimi immünosüpresyonun bir sonucu olabilir. Genel olarak deri kanseri riski artmış olan hastalar için güneş ışığına ve ultraviyole (UV) ışığa maruziyet, koruyucu kıyafetler giyerek ve yüksek koruyuculu güneş kremi kullanılarak en aza indirilmelidir. Temsirolimusun sunitinib ile eş zamanlı kullanımı Temsirolimus ve sunitinib kombinasyonu, doz sınırlayıcı toksisite ile sonuçlanmıştır. Bir faz I çalışmanın ilk kohortunda, haftada 15 mg intravenöz temsirolimus ve günde 25 mg oral sunitinib (1-28 günler arasındaki tedavinin ardından 2-haftalık dinlenme dönemi) alan 3 hastadan 2’sinde, doz-sınırlayıcı toksisite (grade eritemli makülopapüler döküntü, hospitalizasyon gerektiren gut/selülit) gözlenmiştir. Anjiyotensin-dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörleri ve /veya kalsiyum kanal blokörlerinin eş zamanlı kullanımı Eş zamanlı olarak temsirolimus ve ADE inhibitörleri (örn. ramipril) ve/veya kalsiyum kanal blokörleri (örn. amlodipin) alan bazı hastalarda anjiyonörotik ödem-benzeri reaksiyonlar (tedaviye başlandıktan iki ay sonra ortaya çıkan gecikmiş reaksiyonlar dahil) gözlenmiştir. Bu sebeple bu tür kullanımlarda dikkatli olunmalıdır. CYP3A metabolizmasını indükleyen ajanlar Karbamazepin, fenitoin, fenobarbital, rifampisin ve St. John’s Wort (sarı kantaron/ Hypericum perforatum) CYP3A4/5’in güçlü indükleyicileridir ve etkin madde temsirolimus ve metaboliti sirolimusun etkililiğini azaltabilirler. Dolayısıyla, renal hücreli karsinomu olan hastalarda CYP3A4/5 indüksiyonu potansiyeli olan ajanlar ile birlikte 5-7 günden daha uzun süreli tedaviden kaçınılmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKlinik araştırmalarında en sık gözlenen advers etkiler, hipersensitivite/infüzyon reaksiyonları (bazı yaşamı tehdit edici ve seyrek ölümcül reaksiyonlar dahil), hiperglisemi/glukoz intoleransı, enfeksiyonlar, interstisiyel akciğer hastalığı (pnömonit), hiperlipidemi, intrakraniyal hemoraji, böbrek yetmezliği, intestinal perforasyon, yaraların iyileşmesinde komplikasyonlar, trombositopeni, nötropeni (febril nötropeni dahil) ve pulmoner embolidir. Ruhsatlandırma çalışmalarında hastaların en az %20’sinde gözlenen advers etkiler anemi, bulantı, döküntü (döküntü, pruritik döküntü, makulopapüler döküntü, pustular döküntü dahil), iştahta azalma, ödem, asteni, bitkinlik, trombositopeni, diyare, pireksi, epistaksis, mukozal inflamasyon, stomatit, kusma, hiperglisemi, hiperkolesterolemi, disguzi, prurit, öksürme, enfeksiyon, pnömoni ve dispnedir. Temsirolimus ve IFN-α kombinasyonu alan bazı hastalarda katarakt gözlemlenmiştir. Faz 3 çalışmaların sonuçlarına dayanılarak, yaşlı hastalarda yüz ödemi, pnömoni, plevral efüzyon, anksiyete, depresyon, insomnia, dispne, lökopeni, lenfopeni, miyalji, artralji, aguzi, sersemlik, üst solunum yolu enfeksiyonu, mukozit ve rinit bazı istenmeyen etkilerin ortaya çıkma olasılığının daha fazla olduğu söylenebilir. İlerlemiş renal hücreli karsinom hastaları ile yapılan klinik çalışmalarda gözlenen ciddi advers etkiler, anafilaksi, yara iyileşmesinde bozulma, ölümcül böbrek yetmezliği ve pulmoner embolidir. Spesifik reaksiyonların oluşması durumunda alınması gereken uygun aksiyonlar dahil olmak üzere ciddi advers reaksiyonlarla ilgili ek bilgiler için bakınız. Faz 3 çalışmalarında renal hücreli karsinom hastalarında bildirilen advers reaksiyonlar sistem organ sınıfına, sıklık kategorisine ve şiddetinin derecesine göre listelenmektedir. Her frekans grubunda, ciddiyetin azalması amacıyla advers reaksiyonlar sunulmuştur. Enfeksiyon ve enfestasyonlar Çok yaygın: Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar (enfeksiyon, viral enfeksiyon, selülit, herpes zoster, oral herpes, influenza, herpes simpleks, oftalmik herpes zoster, herpes virüs enfeksiyonu, bakteriyel enfeksiyon, bronşit*, apse, yara enfeksiyonu, operasyon sonrası yaralarda enfeksiyon,), pnömoni a (interstisiyel pnömoni dahil) Yaygın: Sepsis* (septik şok dahil), kandidiyaz (oral ve anal kandidiyaz dahil) ve fungal enfeksiyon/fungal deri enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları (sistit dahil), üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, rinit, folikülit, farenjit Yaygın olmayan: Larenjit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Nötropeni, anemi, trombositopeni** Yaygın: Lökopeni**, lenfopeni. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın: Hipersensitivite reaksiyonları/ ilaç hipersensitivitesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hiperglisemi, hiperkolesterolemi, hipokalemi, hipertrigliseridemi, iştahta azalma Yaygın: Hipofosfatemi, diabetes mellitus, dehidratasyon, hipokalsemi, hiperlipidemi Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın: İnsomnia. Yaygın: Depresyon, anksiyete. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Disguzi (tat almada bozukluk), baş ağrısı Yaygın: Aguzi (tat alma duygusunu kaybetme), sersemlik, parestezi, somnolans Yaygın olmayan: İntrakraniyal kanama Göz hastalıkları Yaygın: Konjunktivit (konjunktivit ve lakrimal hastalık dahil) Yaygın olmayan: Göz hemorajisi*** Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Perikardiyal efüzyon Vasküler hastalıklar Yaygın: Hipertansiyon, venöz tromboembolizm (derin ven trombozu, venöz tromboz dahil), tromboflebit. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok yaygın: Dispnea, öksürük, epistaksis** Yaygın: Plevral efüzyona,b, interstisiyel akciğer hastalığıa **** Yaygın olmayan: Pulmoner embolia Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Bulantı, ishal, karın ağrısı, kusma, stomatit, kabızlık Yaygın: Gastrointestinal hemoraji (anal, rektal, hemoroidal, dudak ve ağız hemorajisi, gingival kanama dahil), gastrit**, disfaji, abdominal distansiyon, gingivit, ağızda ağrı, aftöz stomatit. Yaygın olmayan: İntestinal a /duodenal perforasyonu. Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Döküntü (döküntü, pruritik döküntü, makulopapüler döküntü, yaygın döküntü, maküler döküntü, papüler döküntü dahil), prurit (yaygın prurit dahil), kuru cilt Yaygın: Dermatit, eksfoliyatif döküntü, tırnak bozuklukları, akne, ekimoz***, peteşi*** Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Sırt ağrısı, artralji Yaygın: Miyalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Böbrek yetmezliğia Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Bitkinlik, ödem (yaygın ödem, yüzde ödem, periferal ödem, skrotal ödem, genital ödem dahil), asteni a, ağrı, pireksi, göğüs ağrısı, mukozal inflamasyon (mukozitis), titreme Yaygın olmayan: Yaraların iyileşmesinde yavaşlama Araştırmalar Çok yaygın: Kan kreatinininde yükselme. Yaygın: Aspartat aminotransferazında artış ve alanin aminotransferazında artış. a Bir ölüm vakası b Manto hücre lenfoması kolunda düşük dozda (mg) ölüm ile sonuçlanan bir plevral efüzyon vakası görülmüştür. * Uluslararası Kanser Enstitüsü –Kriterlerin ortak terminolojisi (UKE-KOT) Grade 3 ve üstü reaksiyonların birçoğu manto hücre lenfomasında temsirolimus ile yapılan klinik çalışmalarda gözlenmiştir. ** UKE-KOT tüm Grade reaksiyonlarının birçoğu manto hücre lenfomasında temsirolimus ile yapılan klinik çalışmalarda gözlenmiştir. *** UKE-KOT Grade 1 ve 2 reaksiyonlarının hepsi manto hücre lenfomasında temsirolimus ile yapılan klinik çalışmalarda gözlenmiştir. ****İnterstisyel akciğer hastalığı ilgili tercih edilen terimler kümesi ile ifade edilmiştir. Bu terimler: interstisiyel akciğer hastalığı (n=6), pnömonita (n=7), alveolit (n=1), alerjik alveolit (n=1), pulmoner fibroz (n=1) ve eozinofilik pnömoni (n=0) Pazarlama sonrası ve diğer klinik deneyimler Pazarlama sonrası görülen yan etkiler aşağıda sıralanmıştır. Enfeksiyon ve enfestasyonlar Seyrek : Pneumocystis jirovecii pnömonisi Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anjiyonörotik ödem tipi reaksiyonlar Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Rabdomiyoliz Temsirolimus ile birlikte ADE inhibitörü alan bazı hastalarda anjiyonörotik ödem tipi reaksiyonlar rapor edilmiştir. Bazıları ölümcül sonuçlanan PCP vakaları bildirilmiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediyatrik popülasyon: faz I/II bir çalışmada 10mg/m2 150mg/m 2 doz aralığı uygulanan toplam 71 pediyatrik hastada (59 tanesi 1 ila 17 yaş, 12 tanesi 18 ila 21 yaş) incelenmiştir: ile ilişkilendirilen yan etkiler, genellikle yetişkinlerde görülenlerle aynıdır. En yüksek oranda raporlanan yan etkiler: hematolojik olanlar (anemi, lökopeni, nötropeni, trombositopeni), metabolik olanlar (hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, hiperglisemi, serum aspartat aminotransferazların (AST) ve alanin amitransferazların (ALT) plazma seviyelerinin artışı ve sindirim (mukozit, stomatit, bulantı, kusma) ile ilgili olanlardır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.