TANSTOP 5 MG TABLET, 20 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Tanstop 5 mg ne için kullanılır?
KT 1- TANSTOP anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü (ADE) ilaç grubuna dahildir ve 5 mg lisinopril içerir.
- Lisinopril kan damarlarınızı genişletir. Bu, kan basıncının düşmesine yardımcı olur. Bu durum aynı zamanda kalbin vücuda daha kolay kan pompalamasını sağlar.
- TANSTOP aşağıdaki durumlarda kullanılır:
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde,
- Kalbin kanı vücudunuza pompalamakta güçlüğün yol açtığı kalp yetmezliği (nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve hafif egzersiz sonrası yorgunluk) tedavisinde,
- Yakında kalbinizde zayıflamaya yol açabilen kalp krizi (miyokard infarktüsü) geçirdiyseniz, lisinopril bu zayıflamayı yavaşlatır.
- Şeker hastalığına (diyabet) bağlı böbrek sorunlarınız ile birlikte kan basıncınız yüksek ise.
TANSTOP 6 yaşından büyük çocuklarda yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde kullanılır.
TANSTOP şiddetli böbrek bozukluğu olan çocuklarda kullanılmamalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lisinoprile veya bu ilacın diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa
- Başka bir ADE inhibitörü ilaca karşı alerjik bir reaksiyon geçirdiyseniz. Alerjik reaksiyon el, ayak, ayak bileği, yüz, dudak, dil veya boğazın şişmesine neden olmuş olabilir. Ayrıca yutmayı veya nefes almayı zorlaştırabilir (anjiyoödem).
- Ailenizin bir üyesi bir ADE inhibitöründen dolayı ciddi alerjik reaksiyonlar (anjiyoödem) geçirdiyse veya sebebi bilinmeyen ciddi alerjik reaksiyonlar (anjiyoödem) geçirdiyseniz
- Hamileyseniz
- Emziriyorsanız (bkz. Hamilelik ve emzirme bölümü).
- Eğer şeker hastalığınız (diyabet) ya da böbrek yetmezliğiniz varsa ve aliskiren içeren kan basıncını düşüren bir ilaç kullanıyorsanız
Bunlardan herhangi birinin sizin için geçerli olup olmadığından emin değilseniz, TANSTOP'u almadan önce doktorunuzla veya eczacınızla görüşün.
TANSTOP ile tedaviye başladıktan sonra balgamsız ve inatçı bir öksürük oluşursa, doktorunuza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Aort (kalpteki bir arter) darlığı (stenoz) ya da kalp kapakçıklarının daralması (mitral kapakçıklar) varsa
- Böbrek damarlarınızda darlık (renal arter stenozu) varsa
- Kalp kasının kalınlığında bir artış varsa (hipertrofik kardiyomiyopati olarak bilinir)
- Kan damarlarınızla (kollajen vasküler hastalık) problemleriniz varsa
- Düşük tansiyonunuz varsa. Bunu özellikle ayağa kalkarken baş dönmesi veya sersemlik gibi hissedebilirsiniz.
- Karaciğer sorununuz varsa
- Şeker hastalığınız (diyabet) varsa
- Aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız, anjiyoödem riski (boğaz gibi bölgelerde deri altında hızlı şişme) artar:
- sirolimus, everolimus ve mTOR inhibitörleri sınıfına ait diğer ilaçlar (organ/doku naklinden sonra organ/doku reddinden kaçınmak için kullanılır).
- Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan birini alıyorsanız:
- özellikle şeker hastalığıyla ilgili böbrek problemleri varsa, anjiyotensin II reseptör bloker (ARB'ler) (sartanlar olarak da bilinir - örneğin valsartan, telmisartan, irbesartan)
- aliskiren
Doktorunuz düzenli aralıklarla böbrek fonksiyonunuzu, kan basıncınızı ve kanınızdaki elektrolit miktarını (örn. potasyum) kontrol edebilir.
- Yakın zamanda ishal veya kusma (hasta hissetme) geçirdiyseniz
- Doktorunuz diyetinizdeki tuz miktarını kontrol etmenizi söylediyse
- Kolesterolünüz yüksek düzeydeyse ve “LDL aferezi” adı verilen bir tedavi görüyorsanız
- Siyah ırka mensupsanız TANSTOP daha az etkili olabilir. Ayrıca “anjiyoödem” (ciddi bir alerjik reaksiyon) yan etkisine daha kolay maruz kalabilirsiniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Böcek sokması gibi alerjiler için tedavi Böcek sokması gibi bir alerjinin etkilerini azaltmak için tedavi görüyorsanız veya görecekseniz (hassasiyet azaltma tedavisi) doktorunuza söyleyin. Bu tedaviyi görüyorken TANSTOP kullanmanız ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Operasyonlar Eğer ameliyat olacaksanız (diş ameliyatı da dahil olmak üzere) doktorunuza veya diş hekiminize TANSTOP kullandığınızı söyleyin. TANSTOP kullanırken lokal veya genel anestezi alırsanız kan basıncınız düşebilir (hipotansiyon).
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TANSTOP'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, TANSTOP kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- El, ayak, yüz, dudaklar ya da yutma/nefes alma güçlüğüne yol açan boğazda şişlik, deride kaşıntı ve döküntü gelişirse,
- Dudak, göz, ağız, burun ve/veya cinsel organlarınızda içi su dolu kabarcıklarla birlikte deride soyulmaya eşlik eden kızarıklık, şişlik ya da soyulma gelişirse. Ayrıca ateşiniz çıkabilir, lenf bezleriniz şişebilir ya da eklem ağrınız olabilir.
Bunlar TANSTOP'a karşı alerjiniz olduğunu gösterir. Alerjik reaksiyonlar siyah ırka mensup kişilerde daha yaygındır.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin TANSTOP'a karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- Baş ağrısı
- Hızla ayağa kalkınca baygınlık hissi, baş dönmesi (ortostatik hipotansiyon)
- İshal
- Kusma
- Böbrek yetmezliği dahil böbrek problemleri
- Geçmeyen kuru öksürük
- Yaygın olmayan
- Duygu değişiklikleri
- Parmaklarınız veya ayak parmaklarınızda renk değişimi (kızarıklığı takiben soluk mavi renk); parmaklarınızda, ayak parmaklarınızda uyuşma veya karıncalanma
- Tat alma duyusunda değişiklikler
- Uykulu hissetme
- Baş dönmesi
- Uyumakta zorluk çekmek
- Felç
- Hızlı kalp atışı
- Burun akıntısı
- Hasta hissetme (mide bulantısı)
- Mide ağrısı veya hazımsızlık
- Deri döküntüsü, kaşıntı
- Peniste sertleşme ya da boşalma güçlüğü (empotans)
- Yorgunluk, güçsüzlük
- Aşağıdaki koşullara sahip kişilerde kan basıncında çok büyük bir düşüş meydana gelebilir: koroner kalp hastalığı; aort (kalp atardamarı), böbrek atardamarı veya kalp kapakçıklarının daralması; kalp kasının kalınlığında bir artış. Böyle bir durum yaşarsanız, özellikle ayağa hızlı bir şekilde kalktığınızda, baş dönmesi ya da sersemlik hissedebilirsiniz.
- Karaciğer ve böbreklerinizin ne kadar iyi çalıştığını gösteren kan testlerindeki değişiklikler
- Kalp krizi
- Görülen ve/veya duyulan halüsinasyonlar
- Seyrek
- Zihin karışıklığı
- Ağız kuruluğu
- Saç dökülmesi, kellik
- Erkeklerde memelerde büyüme
- Kaşıntılı, kabartılı döküntü (kurdeşen)
- Koku almada problem yaşamak
- Kanınızın bazı hücrelerinde veya diğer bölümlerinde değişiklikler. Doktorunuz TANSTOP'un kanınızda herhangi bir etkisi olup olmadığını kontrol etmek için zaman zaman kan örnekleri alabilir. Belirtiler yorgun, soluk cilt, boğaz ağrısı, yüksek ateş (ateş), eklem ve kas ağrıları, eklem veya bezlerin şişmesi veya güneş ışığına duyarlılık şeklinde olabilir.
- Sedef hastalığı (Psöriyazis)
- Kanda sodyum düzeyinde azalma (belirtiler yorgunluk, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma olabilir)
- Ani böbrek yetmezliği
- Çok seyrek
- Kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi). Sinirlilik, titreme, terleme ya da hızlı kalp atışı hissedebilirsiniz.
- Bu tür ilaçları (ADE inhibitörleri) kullanan hastalarda intestinal anjiyoödem adı verilen bir durum bildirilmiştir; mide ağrısı ve/veya bulantı ya da kusma belirtileri ile seyreder.
- İdrar çıkışında azalma, idrar yapamama
- Nefes alma güçlüğü, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma
- Sinüs bölgesinde ağrı, gerginlik, burun tıkanıklığı ya da akıntısı, ateş, yorgunluk, baş ağrısı, öksürük, nefeste kötü koku, kulaklarda basınç, tat ve koku almada azalma ve genel hasta hissetme hali ile seyreden yüzdeki boşlukların iltihabı (sinüzit)
- Deride şişlik ve döküntü (deride psödolenfoma),
- Pemfigus (deri ve mukozalarda içi su dolu kabarcıklarla görülen hastalık)
- Toksik epidermal nekroliz (deride içi su dolu kesecikler, soyulma ve yaygın kızarıkla seyreden hastalık)
- Stevens-Johnson Sendromu (deri ve mukozada yaygın reaksiyona yol açan deri hastalığı)
- Eritema multiforme (tüm vücutta kaşıntılı kızarıklıkla seyreden deri hastalığı)
- Terleme
- Kemik iliğinin baskılanması sonucu kan hücrelerinin azalması; kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), kan pulcuklarında azalma (trombositopeni), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni, nötropeni, agranülositoz)
- Pankreas iltihabı (pankreatit),
- Bağırsaklarda şişme (intestinal anjiyoödem)
- Karaciğer iltihabı (hepatit)
- Sarılık (karaciğer hücreleri ya da safra yollarında bozukluğa bağlı)
- Karaciğer yetmezliği
- Düşük tansiyon, kanda potasyum yüksekliği ve böbrek fonksiyonlarında azalma (aliskiren ile kombine kullanılması halinde)
- Bilinmiyor
- Bayılma
- Depresyon belirtileri
- Kan testleri
TANSTOP kullanılması bazı kan testlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Bunlar kan hücreleri sayımı, potasyum düzeyi, kreatin ya da üre, sodyum, karaciğer enzimleri ya da bilirubin testleridir.
Eğer bir kan testi yaptıracaksınız, doktorunuza TANSTOP kullandığınızı söylemeniz önemlidir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya hamile olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz hamile kalmadan önce TANSTOP tedavisini bırakmanızı ve başka bir ilaç almanızı önerecektir. Hamileliğiniz süresince TANSTOP kullanmayınız. Bu bebeğinize zarar verebilir.
Bu dönemde TANSTOP kullandıysanız bebeğinizin böbrekleri ve kafası ultrason ile incelenmelidir.
Çocuk doğurma potansiyeliniz varsa, TANSTOP kullanırken hamile kalmamak için güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebeğinizi emziriyorsanız TANSTOP kullanmayınız. Doktorunuz size başka bir tedavi önerecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerİçeriğinde bulunan yardımcı maddeler hakkında özel bir uyarı bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Tanstop 5 mg muadilleri
Tanstop 5 mg ile aynı etken maddeyi (lisinopril) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon tedavisi. Kalp yetmezliği Hipertansiyon tedavisi. Akut miyokard infarktüsü Bir akut miyokard infarktüsünü takiben 24 saat içerisinde hemodinamik olarak stabil hastaların kısa süreli (6 hafta) tedavisi. Diyabetin renal komplikasyonları Tip 2 diyabetli ve yeni başlamış nefropatisi olan hipertansif hastalarda renal hastalık tedavisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLisinopril, yardımcı maddeler ya da diğer anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörlerine karşı aşırı hassasiyet. Diabetes mellitus (tip I ve II) veya orta dereceli ve şiddetli böbrek yetmezliği (GFR< 60 mL/dak/1,73 m2) olan hastalarda aliskiren içeren ilaçlarla beraber kullanım. Geçmiş ADE inhibitörü tedavisi ile ilişkili anjiyoödem öyküsü. Kalıtsal ya da idiyopatik anjiyoödem. Gebelikte kontrendikedir. ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 mL/dak/1,73m2) olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSemptomatik hipotansiyon Semptomatik hipotansiyon, komplikasyonsuz hipertansif hastalarda seyrek görülür. Lisinopril kullanan hipertansif hastalarda, diüretik tedavisi, beslenmedeki tuz kısıtlaması, diyaliz, diyare ya da kusmadan kaynaklanan hacim deplesyonu ya da şiddetli renine bağımlı hipertansiyon varsa, hipotansiyonun oluşması daha olasıdır. Renal yetmezlik olsun/olmasın kalp yetmezliği olan hastalarda, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir; bu durum daha çok yüksek dozlarda kıvrım diüretik kullanımı, hiponatremi ya da fonksiyonel renal yetmezliğin eşlik ettiği şiddetli kalp yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkmıştır. Semptomatik hipotansiyon riski artmış olan hastalar tedaviye başlanırken ve doz ayarlanırken yakından izlenmelidir. Benzer uygulamalar, kan basıncında aşırı düşüşün miyokard infarktüsüne ya da serebrovasküler olaya yol açabileceği, iskemik kalp hastalığı ya da serebrovasküler hastalığı olan kişiler için de geçerlidir. Hipotansiyon geliştiğinde, hasta sırt üstü yatar konuma getirilmeli ve gerekirse, intravenöz serum fizyolojik infüzyonu uygulanmalıdır. Geçici bir hipotansif yanıt daha sonraki dozlar için bir kontrendikasyon olmayıp, hacim genişlemesi ardından kan basıncının yükselmesi sonrasında kolaylıkla verilebilir. Kan basıncı normal ya da düşük olan bazı kalp yetmezliği hastalarında, lisinopril ile sistemik kan basıncında ek düşüşler görülebilir. Bu, beklenen bir etki olup, genellikle tedaviye son vermek için bir neden değildir. Hipotansiyonun semptomatik hale gelmesi durumunda, lisinopril dozunun azaltılması ya da kesilmesi gerekebilir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı: ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS'ın dual blokajına yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri birlikte kullanılmamalıdır. Akut miyokard infarktüsünde hipotansiyon Vazodilatör tedavisinden sonra hemodinamik durumunda ciddi kötüleşme riski olan akut miyokard infarktüsü hastalarında lisinopril tedavisine başlanmamalıdır. Bunlar sistolik kan basıncı 100 mgHg ya da altında olan hastalar ya da kardiyojenik şok yaşayan hastalardır. İnfarktüsü takiben ilk 3 gün süresince, sistolik kan basıncı 120 mmHg ya da daha düşük olduğu takdirde, doz azaltılmalıdır. Sistolik kan basıncı 100 mgHg ya da daha düşük olduğu takdirde, idame dozları 5 mg’a ya da geçici olarak 2,5 mg’a indirilmelidir. Hipotansiyon sürdüğü takdirde (sistolik kan basıncı 1 saatten fazla 90 mmHg’nin altındadır), lisinopril kesilmelidir. Aort ve mitral kapak stenozu / hipertrofik kardiyomiyopati Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, lisinopril aort stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati gibi sol ventrikül çıkışında tıkanıklık olan ve mitral kapak stenozu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Renal fonksiyon bozukluğu Renal yetmezlikte (kreatinin klerensi <80 mL/dak), başlangıç lisinopril dozu hastanın kreatinin klerensine göre ve daha sonra, hastanın tedaviye verdiği yanıtın bir fonksiyonu olarak ayarlanmalıdır. Rutin potasyum ve kreatinin izlemi bu hastalar için normal tıbbi uygulamanın bir parçasıdır. Kalp yetmezliği olan hastalarda, ADE inhibitörleri ile tedaviye başlanmasını takiben gelişen hipotansiyon renal fonksiyonda ilave bir bozulmaya neden olabilir. Bu durumda, genellikle geri dönüşlü akut renal yetmezlik bildirilmiştir. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile tedavi görmüş, bilateral renal arter stenozu ya da tek böbreğe giden arterde stenozu olan bazı hastalarda, kan üre ve serum kreatinin düzeylerinde, tedavinin kesilmesiyle birlikte düzelen artışlar görülmüştür. Bu özellikle renal yetmezliği olan hastalarda olasıdır. Eğer renovasküler hipertansiyon da mevcutsa, şiddetli hipotansiyon ve renal yetmezlik riskinde artış söz konusudur. Bu hastalarda, tedavi düşük doz, dikkatli doz titrasyonu ile yakın tıbbi gözlem ile başlatılmalıdır. Diüretik tedavisi yukarıda sayılanlara katkıda bulunan bir faktör olduğundan, diüretik tedavisi kesilmeli ve lisinopril tedavisinin ilk haftalarında renal fonksiyon izlenmelidir. Görünürde önceden var olan renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, özellikle lisinopril bir diüretik ile birlikte verildiğinde, kan üre ve serum kreatinin düzeyinde, genellikle küçük ve geçici artışlar gözlenmiştir. Bu durum, önceden renal bozukluğu olan hastalarda daha olasıdır. Diüretiğin ve/veya lisinoprilin dozunun azaltılması veya ilacın kesilmesi gerekebilir. Akut miyokard infarktüsünde lisinopril tedavisi, geçen serum kreatinin konsantrasyonunun 177 mikromol/l üzerinde olması ya da 24 saatlik idrarda proteinin 500 mg üzerinde olması ile tanımlanan renal disfonksiyon kanıtı olan hastalarda başlatılmamalıdır. Renal disfonksiyon (serum kreatinin konsantrasyonunun 265 mikromol/l değerini ya da tedavi öncesi değerin iki katını aşması) lisinopril tedavisi sırasında gelişirse hekim lisinopril tedavisini kesmeyi düşünmelidir. Aşırı duyarlılık/Anjiyoödem Lisinopril dahil olmak üzere, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile tedavi gören hastalarda nadiren yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glotis ve/veya larinksde anjiyoödem bildirilmiştir. Bu, tedavi sırasında herhangi bir zamanda meydana gelebilir. Bu tip durumlarda, lisinopril derhal kesilmeli ve hastalar gönderilmeden önce semptomların tamamen ortadan kalkmasını sağlamak için uygun tedavi ve izlem uygulanmalıdır. Solunum sıkıntısı olmaksızın sadece dilde şişkinlik durumunda bile, antihistaminik ve kortikosteroid tedavisi yeterli olmayabileceğinden, hastaların uzun süre izlenmesi gerekebilir. Çok nadiren, laringeal ödem ya da dil ödemi ile ilişkili anjiyoödeme bağlı ölümler bildirilmiştir. Dil, glotis ya da larinkste etkilenme gözlenen hastaların, özellikle de hava yolları cerrahisi öyküsü olan hastaların hava yollarında tıkanma yaşamaları olasıdır. Bu tip durumlarda, derhal acil durum tedavisi uygulanmalıdır. Bu tedavi adrenalin uygulamasını ve/veya hava yolunun açık tutulmasını kapsayabilir. Semptomlar tamamen ve kalıcı olarak ortadan kalkana kadar hastaya yakın tıbbi gözetim uygulanmalıdır. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri diğer ırklara göre siyah ırktaki hastalarda daha yüksek bir anjiyoödem oranına yol açmaktadır. ADE inhibitörü tedavisi ile bağlantılı olmayan anjiyoödem öyküsü olan hastalarda ADE inhibitörü kullanırken anjiyoödem riski artabilir. Hemodiyaliz hastalarında görülen anafilaktoid reaksiyonlar Yüksek geçirgenlikli membranlarla (örneğin, metalil sülfonat ile kopolimerize poliakrilonitril, AN 69) diyalize giren ve eş zamanlı olarak bir ADE inhibitörü ile tedavi gören hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu hastalarda, farklı türde bir diyaliz membranı ya da farklı bir antihipertansif ilaç sınıfı kullanması düşünülmelidir. Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi sırasında gözlenen anafilaktoid reaksiyonlar Nadiren, dekstran sülfat ile düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi sırasında ADE inhibitörü kullanan hastalarda yaşamı tehdit eden anafilaktoid reaksiyonlar gelişmiştir. Bu reaksiyonlar, her bir aferezden önce ADE inhibitörü tedavisinin geçici olarak kesilmesi ile önlenmiştir. Desensitizasyon tedavisi sırasında (örneğin, himenoptera venom) ADE inhibitörü kullanan hastalarda uzun süreli anafilaktoid reaksiyonlar gözlenir. Aynı hastalarda, ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde bu reaksiyonlar önlenmiş fakat tıbbi ürünün yanlışlıkla yeniden uygulanmasıyla tekrar ortaya çıkmıştır. Karaciğer yetmezliği Çok nadiren, ADE inhibitörleri kolestatik sarılık ile başlayan ve fulminan nekroz ve (bazen) ölüme ilerleyen bir sendrom ile ilişkilendirilmiştir. Bu sendromun mekanizması bilinmemektedir. Sarılık ya da hepatik enzimlerde belirgin yükselme saptanan hastalarda lisinopril kesilmeli ve bu hastalar uygun tıbbi takibe alınmalıdır. Nötropeni/Agranülositoz ADE inhibitörü kullanan hastalarda nötropeni/agranülositoz, trombositopeni ve anemi bildirilmiştir. Normal renal fonksiyonuna sahip ve komplikasyon oluşturucu diğer faktörlerin olmadığı hastalarda, nötropeni nadiren oluşur. ADE inhibitörünün kesilmesinden sonra nötropeni ve agranülositoz geri dönüşümlüdür. Lisinopril kollajen vasküler hastalığı olan kişilerde, immünosupresan tedavi, allopurinol ya da prokainamid tedavisi gören kişilerde ya da bu komplikasyon oluşturucu faktörlerin bir kombinasyonuna sahip kişilerde, özellikle önceden böbrek fonksiyonu bozukluğu varsa, çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastaların bazılarında, bazı durumlarda yoğun antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ciddi enfeksiyonlar gelişmiştir. Lisinopril bu tip hastalarda kullanılıyorsa, periyodik olarak akyuvar sayımı önerilir ve hastalara da herhangi bir enfeksiyon belirtisini bildirmeleri yönünde talimat verilmelidir. Irk Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, siyah ırktan olmayanlara kıyasla siyah ırka mensup kişilerde daha yüksek bir anjiyoödem oranına neden olmaktadır. Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, muhtemelen siyah ırka mensup hipertansif popülasyonda düşük renin düzeyi prevalansının yüksek olması nedeniyle, lisinopril siyah olmayanlara kıyasla siyah ırka mensup hastalarda kan basıncını düşürmede daha az etkili olabilir. Öksürük ADE inhibitörlerinin kullanımı ile öksürük bildirilmiştir. Karakteristik olarak, öksürük balgamsız ve inatçı olup, tedavinin kesilmesinden sonra düzelir. ADE inhibitörü ile indüklenen öksürük, öksürüğün ayırt edici teşhisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Hemoglobinde azalma, hematokrit düzeyinde azalma. Çok seyrek: Kemik iliği depresyonu, anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, agranülositoz, hemolitik anemi, lenfadenopati, otoimmün hastalık. Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anaflaktik/anaflaktoid reaksiyonlar Endokrin hastalıklar Seyrek: Uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (SIADH) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok seyrek: Hipoglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Duygu-durum değişiklikleri, uyku bozuklukları, halüsinasyonlar Bilinmiyor: Depresif semptomlar Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı Yaygın olmayan: Parestezi, vertigo, tat alma bozukluğu Seyrek: Mental konfüzyon, koku alma bozukluğu Bilinmiyor: Senkop Kardiyak hastalıklar Yaygın: Ortostatik etkiler (hipotansiyon dahil) Yaygın olmayan: Yüksek riskli hastalarda muhtemelen aşırı hipotansiyona bağlı miyokard infarktüsü ya da serebrovasküler olay, çarpıntı, taşikardi Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Raynaud fenomeni. Bilinmiyor: Yüz kızarması (flushing) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük Yaygın olmayan: Rinit Çok seyrek: Bronkospazm, sinüzit, alerjik alveolit/eozinofilik pnömoni Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Diyare, kusma Yaygın olmayan: Bulantı, karın ağrısı ve hazımsızlık Seyrek: Ağız kuruluğu Çok seyrek: Pankreatit, intestinal anjiyoödem, Hepato-bilier hastalıklar Çok seyrek: Hepatit hepatoselüler ya da kolestatik, sarılık ve karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü, kaşıntı Seyrek: Ürtiker, saç dökülmesi, psöriazis, aşırı duyarlılık/anjiyonörotik ödem: yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glotis ve/veya larinkste anjiyonörotik ödem. Çok seyrek: Terleme, pemfigus, toksik epidermal nekroliz, Stevens-Johnson Sendromu, eritema multiforme, kütanöz psödolenfoma Aşağıdakilerden birini ya da daha fazlasını içerebilecek kompleks bir semptom bildirilmiştir: ateş, vaskülit, miyalji, artralji/artrit, pozitif antinükleer antikorlar (ANA), kırmızı kan hücresi sedimentasyon hızında (ESR) artış, eozinofili ve lökositoz, döküntü, ışığa duyarlılık ya da diğer dermatolojik belirtiler oluşabilir. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Renal fonksiyonu bozukluğu Seyrek: Üremi, akut renal yetmezlik Çok seyrek: Oligüri/anüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: Empotans Seyrek: Jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan: Yorgunluk, asteni Araştırmalar Yaygın olmayan: Kanda üre yükselmesi, serum kreatinin artışı, karaciğer enzimlerinde artış, hiperkalemi Seyrek: Serum bilirubin artışı, hiponatremi Klinik çalışmalardan elde edilen güvenlilik verileri lisinoprilin hipertansif pediyatrik hastalarda genellikle iyi tolere edildiğini ve bu yaş grubundaki güvenlilik profilinin yetişkinlerde gözlenen ile benzer olduğunu düşündürmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.