SÜLPİR 50 MG KAPSUL, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sülpir 50 mg ne için kullanılır?
KT 1SÜLPİR benzamid adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Beyinde dopamin adındaki bir kimyasal maddenin tesirini engelleyerek etkisini gösterir.
1 kapsül içinde 50 mg etkin madde vardır.
SÜLPİR, beyin hastalıklarının yarattığı psikolojik etkilerin vücutta neden olduğu belirtilerin tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Sülpiride ve ilacın içindeki yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Prolaktine bağımlı tümörler (örneğin, hipofiz bezi prolaktinomaları ve meme kanseri), Bilinen ya da kuşkulu feokromositoma, aşağıdakilerle kombinasyon halinde: Antiparkinson olmayan dopamin agonistleri (kabergolin ve kinagolid) Sitalopram, esitalopram, hidroksizin, domperidon ve piperakin Akut porfiri Levodopa veya antiparkinson ilaçlar (ropinirol dahil).
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Doktorunuz tedavinizi başlatmadan önce EKG (elektrokardiyogram) çekilmesini isteyebilir. Çünkü bu ilaç kalp hızında düzensizliklere neden olabilir (“4. Olası yan etkiler nelerdir?” bölümüne bakınız.)
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerinizi yavaşlatıyorsa (depresanlar),
- Açıklanamayan yüksek ateş, solgunluk ve aşırı terleme olursa, doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Sizde açıklanamayan enfeksiyonlar veya ateş ortaya çıkarsa (bunlar beyaz kan hücrelerinin sayısının azalmasının bir göstergesi olabilir ve acilen kan testleri yapılması gerekir).
- 65 yaşın üzerindeki hastalarda.
- Saldırgan davranışlarda bulunduğunuz veya aşırı heyecanlı olduğunuz kriz dönemleriniz oluyorsa.
Eğer aşağıdaki durumlardan herhangi biri ya da birkaçı sizde varsa bu durumu doktorunuza bildiriniz. Doktorunuz sizin için en uygun tedavi ve /veya dozu uygulayacaktır.
- Böbrek ve karaciğer yetersizliği
- Şeker hastalığı veya şeker hastalığı riski varsa
- Bu tür ilaçlarla (antipsikotiklerle) tedavi ateş, kas sertliği, bilinçte değişme ve ayrıca terleme, kan basıncında veya kalp atış hızında değişiklik, solukluk ve daha hızlı soluk alıp verme gibi istem dışı belirtilerin eşlik ettiği ciddi bir hastalığa ("nöroleptik malign sendrom" olarak adlandırılır) neden olabilir. Bu belirtiler ortaya çıkarsa, tedavinizi hemen durdurunuz ve vakit kaybetmeden bir doktora başvurunuz.
- Kalp rahatsızlığınız varsa (örneğin, dakikadaki kalp atım sayınızın 55 in altına düşmesi, doğuştan QT aralığı uzaması gibi),
- Özellikle kandaki potasyum düzeyini düşüren bir elektrolit dengesizliğiniz varsa,
- İnme riskiniz bulunuyorsa (beynin bir bölümünde aniden kan akışının durması durumunda meydana gelen beyin damarlarıyla ilgili durum)
- Bunama veya yüksek tansiyon (yüksek kan basıncı) olan yaşlı hastalarda
- Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar kanda pıhtılaşmaya neden olabileceğinden, sizin veya aile bireylerinizden birinin tıbbi geçmişinde kan pıhtılaşması varsa,
- Toplardamar tıkanıklığı (venöz tromboembolizm)
- Glokom (göz içi basınç artışı), bağırsak tıkanıklığı, konjenital sindirim sistemi stenozu (doğuştan sindirim sisteminizde tıkanıklığı), idrar retansiyonu (idrar yapamamaya bağlı zorlanma) ya da prostat hiperplazisi (prostat bezinde büyüme) geçmişiniz varsa
- Yüksek tansiyonunuz (kan basıncı yüksekliği) varsa
- Tansiyonunuz düşükse,
- Adet düzensizliğiniz varsa (kadınlarda)
- Sizin veya aile bireylerinizden birinin tıbbi geçmişinde prolaktin hormonunun aniden aşırı miktarda artışına bağlı oluşabilen meme kanseri hikayesi varsa. Doktorunuz tedavinizi yakından takip edecektir.
- Sara (epilepsi) hastalığınız, nöbet geçirme öykünüz veya Parkinson hastalığınız varsa
- Tedavi sırasında geçmeyen kabızlık, ağır bir şişkinlik veya karın ağrısı yaşarsanız, en kısa sürede doktorunuza danışınız.
İlacınızı alkol içeren ilaçlarla, Torsades de Pointesi (ciddi kalp ritmi bozuklukları) tetikleyen parazit hastalıklarında kullanılan ilaçlar (antiparaziter ilaçlar), metadon, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan diğer ilaçlar (nöroleptikler) ile birlikte almanız tavsiye edilmez.
- SÜLPİR'in çocuklarda etkililiği ve güvenliliği ile ilgili bilgi yoktur. Dolayısıyla çocuklarda kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi SÜLPİR' in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
- Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
- Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
- Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
- Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
- Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
- Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor Aşağıdakilerden biri olursa, SÜLPİR'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ölüme neden olabilen kalp ritim bozuklukları
- Kas sertliği ve bilinç bozukluklarıyla birlikte nedeni açıklanamayan ateş, terleme, solgunluk ve kan basıncında ve kalp hızında değişim yaşarsanız (bunlar ölümcül olabilen nöroleptik malign sendromun semptomlarıdır)
- Deride kaşıntılı kırmızı kurdeşen (ürtiker), ani halsizlikle birlikte kan basıncında belirgin düşüş ve soluma güçlüğü (anafilaktik şok) gibi ciddi alerjik reaksiyonlar Bunlar çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kasılma nöbetleri,
- Yüz ve dil hareketlerinde kontrol edilemeyen hareketler, titreme veya kasılma
- Toplardamar tıkanıklığı (Derin ven trombozu çoğu kez bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşmasıdır. Oluşan pıhtının bacak toplardamarlarını tıkaması sonucu bacakta şişlik, ağrı ve yürüyememe şikayeti oluşurken, pıhtının bulunduğu yerden kopup akciğere gitmesi ile akciğer embolisi olarak isimlendirilen nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı ile karakterize ve bazen ölümcül olabilen bir durum)
- Açıklanamayan enfeksiyonlar ve ateş (bu belirtiler beyaz kan hücrelerinin sayısının azalmasının bir göstergesi olabilir)
- Doğumu takiben bebeğinizde anormal kas hareketleri, huzursuzluk, kaslarda aşırı gerginlik, kasların gerginliğini yitirmesi, titreme, uykulu olma hali, solunum güçlüğü veya beslenme bozukluğu (ilaç kesilme sendromu)
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Diğer yan etkiler Yaygın
- Kanda süt üretimini uyaran hormon olan prolaktinin fazla olması (hiperprolaktinemi)
- Uyku bozuklukları (insomnia)
- Sersemlik
- Kaslarda sertlik
- Titreme
- Hareketlerde azalma ve yavaşlık
- Kabızlık
- Karaciğer enzimlerinde artış
- Deride kızarıklık veya kırmızı noktalar
- Normal süt verme dönemleri dışında anormal süt üretimi
- Kilo alma
- Yaygın olmayan
- Özellikle çenede istemsiz kas kasılmaları, boynun kasılarak bir yana bükülmesi
- Yatma veya oturma durumundayken ayağa kalkınca baş dönmesi
- Menstrüasyon adetlerinin kaybı
- Ereksiyon (sertleşme) bozuklukları (iktidarsızlık)
- Kadınlarda cinsel zevk almama (frijitlik)
- Azalmış beyaz kan hücresi sayısı (lökopeni)
- Tükürük artışı
- Seyrek
- Göz kürelerinin yukarı doğru sabit kalması şeklinde görülen nöbet (okülojirik kriz)
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi)
Bilinmiyor:
- Kalp hızı bozuklukları (bkz. bölüm "SÜLPİR'i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ").
- Azalmış belirli beyaz kan hücresi sayısı (nötropeni ve agranülositoz) (bkz. bölüm "SÜLPİR'i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ").
- Kafa karışıklığı (konfüzyon)
- Kandaki sodyum miktarında düşüş (hiponatremi ve uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (UAADH))
- Kan basıncı artışı (bkz. bölüm "SÜLPİR'i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ").
- Olasılıkla iltihap, soluma güçlüğü, enfeksiyon, öksürük (özellikle diğer MSS baskılayıcılarla birlikte) yoluyla kendini gösteren akciğer hastalığı (aspirasyon pnömonisi)
- Karaciğer hasarı
- Erkeklerde meme büyümesi
- Böbrek hasarına neden olan kas yıkımı (rabdomiyoliz)
- Ateş
- Kandaki kreatin fosfokinaz seviyesinin artması (kas hasarının bir göstergesi)
- Doğumu takiben bebekte aniden ilacın etkilerinin kesilmesi nedeniyle oluşan sendromun yan etkileri (anormal kas hareketleri, huzursuzluk, kaslarda aşırı gerginlik, kasların gerginliğini yitirmesi, titreme, uykulu olma hali, solunum güçlüğü veya beslenme bozukluğu) (bkz. bölüm Hamilelik)
- Ciddi alerjik reaksiyonlar örn. deride kırmızı noktalar (ürtiker), ani tansiyon düşüşüyle beraber halsizlik ve hayatı tehdit edici olabilen nefes darlığı (anaflaktik şok)
- Hareketlerde azalma, özellikle dilde ve yüzde istemsiz ritmik hareketler, bir veya daha fazla kasta istemsiz kasılmalar (konvülsiyon)
- Bacaklarda şişme, ağrı ve kızarma. Bu belirtilere sebep olan (özellikle bacaklarda) toplardamarlardaki pıhtılar, damar yoluyla akciğerlere ulaşabilir ve burada göğüs ağrısı ve soluma güçlüğüne yol açabilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SÜLPİR'in hamilelikte ve çocuk doğurma potansiyeli olup etkili bir doğum kontrolü yöntemi uygulamayan kadınlarda kullanımı önerilmez.
Hamileliğinizin son 3 ayında SÜLPİR kullandığınızda, doğumu takiben bebeğiniz anormal kas hareketleri, huzursuzluk, kaslarda aşırı gerginlik, kasların gerginliğini yitirmesi, titreme, uykulu olma hali, solunum güçlüğü veya beslenme bozukluğu riski altındadır. Bu nedenle bebeğinizin doğumu takiben bir süre izlenmesi gerekir. Eğer bebeğinizde böyle belirtiler meydana gelirse hızla doktorunuzla iletişime geçiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SÜLPİR anne sütüne geçer. Bu nedenle SÜLPİR tedavisi sırasında emzirme önerilmez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerSÜLPİR 66,92 mg laktoz monohidrat içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuza danışınız.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Sülpir 50 mg muadilleri
Sülpir 50 mg ile aynı etken maddeyi (sülpirid) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonOrganik hastalıkların psikosomatik komponentlerinin tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Sülpiride ve ilacın içindeki yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Prolaktine bağımlı tümörler (örneğin, hipofiz bezi prolaktinomaları ve meme kanseri), Bilinen ya da kuşkulu feokromositoma, aşağıdakilerle kombinasyon halinde: Antiparkinson olmayan dopamin agonistleri (kabergolin ve kinagolid) Sitalopram, esitalopram, hidroksizin, domperidon ve piperakin Akut porfiri Levodopa veya antiparkinson ilaçlar (ropinirol dahil).
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSülpirid aşağıdaki durumlarda özel dikkatle uygulanmalıdır: Özellikle koroner damarlarda vasküler lezyon geçmişi olan (anjina pektoris) ve kalp yetmezliği olan hastalar Serebrovasküler bozukluğu olan hastalar Uyku apnesi sendromu: kullanan hastalarda uyku apnesi sendromu rapor edilmiştir. Eş zamanlı olarak santral sinir sistemi depresanı kullanan hastalar ile uyku apnesi öyküsü olan ya da uyku apnesi riski taşıyan (örn: aşırı kilolu/obezler veya erkekler) hastalarda kullanırken dikkatli olunmalıdır. Antipsikotiklerle bildirilen potansiyel olarak ölümcül bir komplikasyon olan nöroleptik malign sendrom hipertermi, solgunluk, otonomik disfonksiyon, bilinçte bozulma, kas sertliği, rabdomiyoliz, yüksek serum kreatin fosfokinaz seviyeleri ve disotonomi ile karakterizedir. Kas sertliği veya hipertoninin eşlik etmediği hipertermi gibi atipik özelliklere sahip olgular gözlenmiştir. Nöroleptik malign sendromun veya atipik nöroleptik malign sendromun erken bir belirtisi/semptomu olarak düşünülebilecek kökeni bilinmeyen hipertermi durumunda, sulpirid ve diğer tüm antipsikotikler derhal tıbbi gözetim altında kesilmelidir. Demanslı yaşlı hastalar: Antipsikotiklerle tedavi edilen demans-ilişkili psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski artmaktadır. Atipik antipsikotik ilaç alan hastalarda yapılmış (tipik süresi 10 hafta olan) on yedi adet, plasebo kontrollü araştırmanın analizi sonucunda, plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla, ilaç tedavisi alan hastalardaki ölüm oranının 1,6 ile 1,7 kat daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Tipik olarak 10 hafta süreli kontrollü çalışma boyunca ölüm oranının, ilaç tedavisi alan hastalarda yaklaşık % 4,5, plasebo grubunda ise yaklaşık % 2,6 oranında olduğu saptanmıştır. Atipik antipsikotiklerle yapılan klinik çalışmalarda tespit edilen ölüm nedenleri çeşitlilik gösterse de ölümlerin büyük çoğunluğunun ya kardiyovasküler nedenler (örn: kalp yetmezliği, ani ölüm) ya da enfeksiyonlar (örn: pnömoni) olduğu ortaya çıkmıştır. Gözlemsel çalışmalar atipik antipsikotik ilaçlara benzer şekilde, konvansiyonel antipsikotik ilaçlarla yapılan tedavinin mortaliteyi artırabildiğini öne sürmüştür. Gözlemsel çalışmalarda saptanan bu artmış mortalite bulgusunun ne ölçüde antipsikotik ilaçlara atfedilebileceği, hastalardaki bazı özellikler nedeniyle henüz açıklık kazanmamıştır. Terleme ve dengesiz kan basıncı gibi otonomik disfonksiyon belirtileri hiperterminin başlangıcından önce gelebilir ve bu nedenle erken uyarı işaretleri oluşturabilir. Nöroleptiklerin bu etkisi kendine özgü kökenli olabilse de, dehidratasyon ve organik beyin hasarı gibi predispozan risk faktörleri olabilir. QT aralığı uzaması: Sülpirid QT aralığında doza bağlı bir uzamaya yol açabilir Bu etkinin Torsades de Pointes adı verilen ciddi ventriküler aritmi riskini artırdığı bilinmektedir. Bradikardi, hipokalemi ve konjenital veya edinilmiş QT uzaması olan hastalarda yükselmektedir (sülpirid QT aralığını uzayan bir tıbbi ürünle birlikte alındığında). Bu nedenle, hastanın klinik tablosu elveriyorsa, herhangi bir uygulamadan önce, bu ritim bozukluğunun başlamasına yol açacak aşağıdaki faktörlerden hiçbirinin bulunmadığından emin olunmalıdır: 55 atım/dak’nın altındaki bradikardi, Elektrolit dengesizliği, özellikle hipokalemi, Konjenital QT aralığı uzaması,* Belirgin bradikardi (< 55 atım/dak), Hipokalemi İntrakardiyak iletimin yavaşlaması QT aralığının uzaması Bradikardiyi tetikleyebilecek bir tıbbi ürünle sürmekte olan tedavi. Acil durumlar dışında, nöroleptikle tedaviye ihtiyaç duyan hastalarda ilk değerlendirmenin bir parçası olarak elektrokardiyografi (EKG) önerilir. İnme: Belirli bir atipik antipsikotiklerle tedavi edilen demanslı yaşlı hastalardan oluşan bir popülasyonda plaseboya karşı yapılan randomize, klinik çalışmalarda serebrovasküler olay riskinin arttığı gözlenmiştir. Bu risk artışının mekanizması bilinmemektedir. Diğer antipsikotik ilaçlarla veya diğer hasta gruplarında riskte artış olabileceği ihtimali dışlanamaz. Bu tıbbi ürün inmeye yönelik risk faktörleri bulunan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Diğer nöroleptiklerde olduğu gibi, ölümcül potansiyeli bulunan bir komplikasyon olan Nöroleptik Malign Sendrom meydana gelebilir. Bu durum hipertermi, kas rijiditesi ve otonom fonksiyonlarda bozukluk ile karakterizedir. Kökeni teşhis edilmemiş hipertermi durumunda sülpirid tedavisinin kesilmesi zorunludur. Venöz tromboembolizm: Antipsikotik ilaçlarla ilişkili venöz tromboembolizm (VTE) olguları rapor edilmiştir. Antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda sık sık VTE'ye yönelik edinilmiş risk faktörleri görüldüğü için, tedavisinden önce ve tedavi sırasında VTE'ye yönelik tüm olası risk faktörlerinin belirlenmesi ve önlemler alınması gerekmektedir. Meme kanseri: Sülpirid, prolaktin seviyelerini artırabilir. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. Cinsiyetten bağımsız olarak, meme kanseri öyküsü ya da ailesinde meme kanseri öyküsü olan hastalar sülpirid tedavisi sırasında yakından izlenmelidir. Bağırsak peristaltizminde azalma: Antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda bağırsak tıkanması olguları bildirilmiştir. Bazen ölümcül olabilen iskemik kolit ve intestinal nekroz vakaları seyrek olarak bildirilmiştir. Bu hastaların çoğu intestinal motilite indükleyen (özellikle de antikolinerjik özellikleri olan tıbbi ürünler) bir veya daha fazla tıbbi ürünle eş zamanlı tedavi görmektedir. Karın ağrısıyla birlikte kusma ve/veya diyare başlangıcına dikkat edilmesi gerekmektedir. Kabızlığın fark edilmesi ve aktif tedavi uygulanması önemlidir. Bağırsak tıkanıklığı/bağırsak obstrüksiyonu başlangıcının acil olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu ilacın alkol, Torsades de Pointes indükleme olasılığı olan antiparazitikler, metadon, ve Torsades de Pointes indükleme olasılığı olan diğer nöroleptikler ve ilaçlarla kombinasyon halinde kullanılması önerilmemektedir. Çocuklarda, sülpiridin etkililiği ve güvenliliği ayrıntılı biçimde incelenmemiştir. Bu nedenle çocuklara reçete edilirken dikkat edilmelidir. İlacın kognitif etkileri nedeniyle, öğrenme becerisini değerlendirmek amacıyla her yıl klinik muayene yapılması önerilmektedir. Dozaj çocuğun klinik durumuna göre düzenli biçimde ayarlanmalıdır. Boğulmaya yol açabileceği için 6 yaşından küçük çocuklarda sert kapsül uygulaması kontrendikedir. Özel kullanım önlemleri Atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda hiperglisemi rapor edildiğinden, diabetes mellitus teşhisi konmuş olan veya diyabet için risk faktörleri bulunan hastalarda sülpirid tedavisine başlandığında uygun glisemik takip yapılmalıdır. Bu ilaç istisnai durumlar dışında Parkinson hastalığı olan hastalara uygulanmamalıdır. Böbrek yetmezliği olgularında dozu azaltılmalıdır. Ciddi böbrek yetmezliğinde, aralıklı tedavi kürlerinin yazılması önerilmektedir. Aşağıdaki durumlarda sülpirid tedavisi takibinin yoğunlaştırılması gerekmektedir: Epileptik hastalar: sülpirid epileptojenik eşiği düşürebilir ve bazı olgularda sülpirid kullanımında konvülsiyon bildirilmiştir. Ortostatik hipotansiyon, sedasyon ve ekstrapiramidal etkilere daha duyarlı olan yaşlı hastalar. İmpulsif davranışları olan, ajite veya saldırgan hastalarda sülpirid bir sedatif ile birlikte verilebilir. de dahil olmak üzere antipsikotik ilaçlarla lökopeni, nötropeni ve agranülositoz bildirilmiştir. Açıklanamayan enfeksiyonlar veya ateş, kan diskrazilerinin belirtisi olabilir ve acilen hematolojik tetkik yapılmasını gerektirir. glokom, bağırsak tıkanıklığı, konjenital sindirim sistemi stenozu, idrar retansiyonu ya da prostat hiperplazisi geçmişi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. hipertansif hastalarda, özellikle yaşlı popülasyonda, hipertansif kriz riskine bağlı olarak dikkatle kullanılmalıdır. Ayrıca tansiyonu düşük ya da yüksek olan hastalarda da dikkatli kullanılmalıdır. Hastalar yeterli düzeyde izlenmelidir. adet düzensizliği olan genç kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır. şiddetli karaciğer ve böbrek yetmezliğinde dikkatli kullanılmalıdır Özellikle yaşlı hastalarda düşük dozlarda bile, tardif diskinezi riski göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tıbbi ürün laktoz içermektedir. Galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği veya glikozgalaktoz emilim bozukluğu sendromu (seyrek herediter hastalıklar) olan hastalar bu ilacı almamalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Lökopeni Bilinmiyor: Nötropeni, agranülositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anafilaktik reaksiyon: ürtiker, dispne, hipotansiyon, anafilaktik şok Endokrin hastalıklar Yaygın: Hiperprolaktinemi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Hiponatremi, uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (UADHS). Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uykusuzluk Bilinmiyor: Konfüzyon Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sedasyon veya sersemlik, antikolinerjik antiparkinson ajanları uygulandıktan sonra kısmen geri dönüşümlü olan ekstrapiramidal sendrom, parkinsonizm, tremor, akatizi Yaygın olmayan: Hipertoni, diskinezi, distoni. Seyrek: Okülojirik kriz. Bilinmiyor: Ölüm potansiyeli olan nöroleptik malign sendrom, hipokinezi, konvülsiyon. Tüm nöroleptiklerde olduğu gibi, uzun süreli nöroleptik uygulamasından sonra tardif diskinezi bildirilmiştir. Antiparkinson ilacı etkisizdir veya semptomların şiddetlenmesine yol açabilir. Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozuklukları Kardiyak hastalıklar Seyrek: Ventriküler fibrilasyon veya kalp durmasına yol açabilen, Torsades de Pointes ve ventriküler taşikardi gibi ventriküler aritmiler Bilinmiyor: EKG’de QT aralığında uzama, kalp durması, ani ölüm Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon, Bilinmiyor: Venöz emboli, pulmoner emboli, derin ven trombozu, kan basıncında artış. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Aspirasyon pnömonisi (çoğunlukla diğer MSS depresanları ile kombinasyon halinde), Seyrek: Uyku apnesi sendromu Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Konstipasyon Yaygın olmayan: Aşırı tükürük salgılama Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın: Karaciğer enzimlerinde artış Bilinmiyor: Hepatoselüler, kolestatik veya mikst karaciğer hasarı. Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın: Makülopapüler döküntü Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıklar Bilinmiyor: Yenidoğanda ilaç çekilme sendromu ve ekstraprimidal semptomlar. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Göğüs ağrısı, galaktore Yaygın olmayan: Göğüste büyüme, amenore, impotans veya frijidite, erektil disfonksiyon. Bilinmiyor: Jinekomasti Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Rabdomiyoliz Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Kilo artışı Bilinmiyor: Hipertermi Araştırmalar Bilinmiyor: Yüksek kan kreatin fosfokinaz seviyesi.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.