STOCRIN 600 MG FILM TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Stocrin 600 mg ne için kullanılır?
KT 1Efavirenz isimli etkin maddeyi içeren STOCRIN nükleozid olmayan ters transkriptaz inhibitörleri (NNRTİ'ler) adı verilen antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) ilaç sınıfına üyedir.
STOCRIN, kandaki virüs miktarını düşürerek insan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu ile savaşan bir antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) ilaçtır.
Doktorunuz size STOCRIN'i HIV enfeksiyonunuz olduğu için reçete etmiştir. Bu ilaç bağışıklık sisteminizi güçlendirecek ve HIV enfeksiyonuna bağlı hastalıkların gelişme riskini azaltacaktır.
STOCRIN'in diğer antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) ilaçlarla birlikte alınması kanınızdaki virüs miktarını azaltır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Efavirenz veya STOCRIN'in içeriğindeki diğer herhangi bir maddeye karşı (bkz. Yardımcı maddeler) alerjiniz varsa, doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Şiddetli karaciğer hastalığınız varsa,
- Kalp ritmi veya kalp atış hızındaki değişiklikler, yavaş kalp atışı veya ciddi kalp hastalığı gibi bir kalp rahatsızlığınız varsa
- Ailenizin herhangi bir üyesi (anne, baba, büyükanne, büyükbaba, erkek veya kız kardeş) kalp rahatsızlığı nedeniyle aniden ölmüş veya kalp problemleri ile doğmuşsa
- Doktorunuz kanınızda potasyum veya magnezyum gibi elektrolitlerin yüksek veya düşük seviyelerde olduğunu söylemişse
- Halihazırda aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız (bkz. “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”)
- Astemizol veya terfenadin (alerji semptomlarının tedavisinde kullanılır),
- Bepridil (kalp hastalığının tedavisinde kullanılır),
- Sisaprid (mide yanmasının tedavisinde kullanılır),
- Ergot alkaloidleri (örn. ergotamin, dihidroergotamin, ergonovin ve metilergonovin) (migren ve küme tipi baş ağrılarının tedavisinde kullanılır),
- Midazolam veya triazolam (uyumaya yardımcı olmak için kullanılır),
- Pimozid, imipramin, amitriptilin ya da klomipramin (belirli ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılır),
- Sarı kantaron bitkisi (St. John's wort - Hypericum perforatum, Binbirdelik otu) (depresyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan bitkisel bir ürün).
- Flekainid, metoprolol (düzensiz kalp ritmini tedavi etmek için kullanılır),
- Bazı antibiyotikler (makrolidler, flurokinolonlar, imidazol),
- Triazol antifungal ajanlar (flukonazol, itrakonazol)
- Bazı antimalaryal tedaviler,
- Metadon (opiyat bağımlılığını tedavi etmek için kullanılır)
- Elbasvir/grazoprevir alıyorsanız (yetişkinlerde Kronik Hepatit C'yi tedavi etmek için kullanılır), STOCRIN'i kullanmayınız.
Bu ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız hemen doktorunuza söyleyiniz. Bu ilaçların STOCRIN ile birlikte alınması potansiyel olarak ciddi/hayatı tehdit edici yan etkiler yaratabilir veya STOCRIN'in düzgün çalışmasını engelleyebilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızSTOCRIN almadan önce doktorunuzla konuşunuz.
- STOCRIN, HIV virüsüne karşı etki eden diğer ilaçlarla birlikte alınmalıdır. Mevcut tedavinizin virüsün çoğalmasını önlememesi nedeniyle STOCRIN'in başlatılması durumunda, daha önce almadığınız başka bir ilaç aynı anda başlatılmalıdır.
- Antiretroviral tedavi ile etkili viral baskılanmanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olsa da, artık bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır.
- Endişelerinizi lütfen doktorunuzla görüşünüz. Bu ilaç, HIV enfeksiyonuna yönelik bir tedavi değildir; HIV hastalığıyla ilişkili hastalıklar ya da enfeksiyonlar geliştirmeye devam edebilirsiniz.
- STOCRIN alırken doktorunuzun bakımı altında olmaya devam etmelisiniz.
- Doktorunuza şunları bildiriniz:
- Zihinsel hastalık hikayeniz varsa (Depresyon ya da madde ya da alkol istismarı dahil) Kendinizi depresyonda hissediyorsanız, intihar düşünceleriniz veya tuhaf düşünceleriniz varsa, derhal doktorunuza bildiriniz (bölüm 4, Olası yan etkiler nelerdir? bölümüne bakınız.)
- Konvülsiyon (nöbet, tutarık) hikayeniz varsa ya da karbamazepin, fenobarbital ve fenitoin gibi bir antikonvülsan ilaç (nöbetlerin tedavisinde kullanılan ilaç grubu) ile tedavi ediliyorsanız. Bu ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız, STOCRIN alırken etkilenmediğinden emin olmak için doktorunuzun antikonvülsan ilacının (nöbetlerin tedavisinde kullanılan ilaç grubu) düzeyini kontrol etmesi gerekebilir. Doktorunuz, size farklı bir antikonvülsan (nöbetlerin tedavisinde kullanılan ilaç grubu) verebilir.
- Aktif kronik hepatit dahil, karaciğer hastalığı hikayeniz varsa. Kronik hepatit B veya C'si olan ve antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) ajanların kombinasyonuyla tedavi edilen hastalarda, şiddetli ve potansiyel olarak yaşamı tehdit edici karaciğer sorunlarına ilişkin daha yüksek bir risk görülmektedir. Doktorunuz, karaciğerinizin ne kadar iyi çalıştığını kontrol etmek için kan testleri yapabilir ya da sizi başka bir ilaca geçirebilir. Şiddetli karaciğer hastalığınız varsa STOCRIN almayınız (Bölüm 2, STOCRIN'i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ bölümüne bakınız.)
- QT aralığının uzaması denilen anormal elektrik sinyali gibi bir kalp rahatsızlığınız varsa
- STOCRIN almaya başladığınızda şunlara dikkat ediniz:
- Baş dönmesi, uyumada güçlük, uyku hali, konsantre olmada güçlük veya anormal rüya gibi belirtiler. Bu yan etkiler, tedavinin ilk 1. ya da 2. gününde başlayabilir ve genelde ilk 2 ila 4 haftada geçer.
- Zihin karışıklığı, yavaş düşünceler ve bedensel hareketler ve sanrılar (yanlış inançlar) veya halüsinasyonlar (başkalarının görmediği veya duymadığı şeyleri görme veya duyma) gibi belirtiler. Bu yan etkiler STOCRIN tedavisine başladıktan aylar ila yıllar sonra ortaya çıkabilir. Herhangi bir belirti fark ederseniz, lütfen doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Her tür deri döküntüsü belirtisi. Ateş veya içi suyla dolu kabartıların eşlik ettiği şiddetli döküntüye dair herhangi bir belirti görürseniz, STOCRIN almayı bırakınız ve durumu hemen doktorunuza bildiriniz. Başka bir NNRTI alırken döküntü geçirdiyseniz, STOCRIN ile döküntü geçirme riskiniz daha yüksek olabilir.
- Her tür enflamasyon (iltihaplanma) ya da enfeksiyon (bakteriyel hastalık) belirtisi. İlerlemiş HIV enfeksiyonu (AIDS) ve fırsatçı enfeksiyon hikayesi olan bazı hastalarda, önceki enfeksiyonlardan kaynaklanan iltihap belirti ve bulguları, anti-HIV tedavisi başlatıldıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin, vücudun bağışıklık cevabındaki iyileşmeden kaynaklandığı ve bunun, vücudun belirgin bulgular olmadan var olabilen enfeksiyonlarla mücadele etmesini sağladığı düşünülmektedir.
Herhangi bir enfeksiyon belirti veya bulgusunu fark ederseniz, lütfen derhal doktorunuza bildiriniz.
Fırsatçı enfeksiyonlara ek olarak, HIV enfeksiyonunuzun tedavisi için ilaçlar almaya başlamanızdan sonra otoimmün bozukluklar (bağışıklık sistemi sağlıklı vücut dokularına saldırdığı zaman meydana gelen bir durum) da ortaya çıkabilir. Otoimmün bozukluklar tedaviye başladıktan birkaç ay sonra ortaya çıkabilir. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi veya kas güçsüzlüğü, ellerde ve ayaklarda başlayıp vücudun üst taraflarına yayılan güçsüzlük, çarpıntı, titreme veya hiperaktivite gibi başka belirtiler fark ederseniz lütfen gerekli tedaviyi almak için doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Kemik sorunları. Antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) kombinasyon tedavisi alan bazı hastalar, osteonekroz olarak adlandırılan bir kemik hastalığı geliştirebilir (kemiğe kan akışındaki kayıp nedeniyle kemik dokusunun ölümü).
Diğerlerinin yanı sıra antiretroviral (virüs tedavisinde kullanılan ilaç grubu) kombinasyon tedavisinin süresi, kortikosteroid (iltihap baskılayıcı ilaç) kullanımı, alkol tüketimi, şiddetli bağışıklık sistemi baskılayıcılar ve daha yüksek vücut kütle indeksi bu hastalığı geliştirmek için pek çok risk faktöründen bazıları olabilir.
Osteonekrozun (kemik dokusunun ölümü) belirtileri eklem tutukluğu, acılar ve ağrılar (özellikle kalça, diz ve omuzda) ve hareket güçlüğüdür. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, lütfen doktorunuza bildiriniz.
- Vücut yağındaki değişiklikler. HIV-1 ilacı alan kişilerde vücut yağında değişiklikler olabilir. Bu değişiklikler sırtın üst kısmında ve boyunda (bufalo hörgücü), memede ve vücudunuzun ana bölümünde (gövdede) artan yağ miktarını içerebilir. Bacaklarda, kollarda ve yüzde yağ kaybı da olabilir. Bu durumların nedeni ve sağlığa uzun vadeli etkileri bilinmemektedir.
- Kan yağları ve şekeri: HIV tedavisi sırasında kiloda ve kan yağları ve şeker seviyelerinde artış olabilir. Bu kısmen, iyileştirilmiş sağlık ve yaşam tarzıyla ve kan yağları için ise bazen HIV ilaçlarının kendisiyle bağlantılıdır. Doktorunuz bu değişiklikleri test edecektir.
Çocuklar ve ergenler STOCRIN 3 yaşın altındaki ve 13 kg'nin altındaki çocuklarda kullanımı önerilmez çünkü bu hastalarda yeterli çalışma yapılmamıştır. Piyasada mevcudiyetine göre 3 yaşın üzerindeki çocuklarda kiloya göre doz sınırlamaları vardır (bkz. Bölüm 3. STOCRIN nasıl kullanılır? Değişik yaş grupları: Çocuklarda ve ergenlerde kullanımı) Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin icin geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın: hipertrigliseridemi* Yaygın olmayan: hiperkolesterolemi* Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: anormal rüyalar, anksiyete, depresyon, uykusuzluk* Yaygın olmayan: duygusal dengesizlik, saldırganlık, konfüzyonel durum, öfori hali, halüsinasyon, mani, paranoya, psikoz ‡, intihara teşebbüs, intihar düşüncesi, katatoni* Seyrek: delüzyon ‡ ‡, nevroz ‡‡, tamamlanmış intihar‡‡ * Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: serebellar koordinasyon ve denge bozuklukları‡, dikkat dağınıklığı (%3,6), baş dönmesi (%8,5), baş ağrısı (%5,7), uyuklama (%2)* Yaygın olmayan: ajitasyon, amnezi, ataksi, anormal koordinasyon, konvülziyonlar, anormal düşünceler, titreme‡ Bilinmiyor: ensefolapati Göz hastalıkları Yaygın olmayan: bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: kulak çınlaması‡, vertigo Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: flushing (kızarma) ‡ Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: abdominal ağrı, ishal, bulantı, kusma Yaygın olmayan: pankreatit Hepato-biliyer hastalıkları Yaygın: aspartat aminotransferaz (AST) artışı*, alanin aminotransferaz (ALT) artışı*, gamaglutamiltransferaz (GGT) artışı* Yaygın olmayan: akut hepatit Seyrek: karaciğer yetmezliği ‡‡ * Deri ve derialtı dokusu hastalıkları Çok yaygın: döküntü (%11,6)* Yaygın: pruritus Yaygın olmayan: eritema multiforme, Stevens Johnson sendromu* Seyrek: fotoalerjik dermatit ‡ Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: bitkinlik *, ‡, ‡‡ Ayrıntılı bilgi için Seçili advers reaksiyonların tanımı bölümüne bakınız. Seçili advers reaksiyonların tanımı Pazarlama sonrası gözleme dair bilgiler ‡ Bu advers reaksiyonlar pazarlama sonrası takip yoluyla tespit edilmiştir; ancak sıklıklar 16 klinik çalışmadan elde edilen veriler kullanılarak belirlenmiştir (n=3,969). ‡‡ Bu advers reaksiyonlar pazarlama sonrası takip yoluyla tespit edilmiştir, ancak 16 klinik çalışmada efavirenz ile tedavi edilen hastalar için ilaçla ilişkili olaylar olarak rapor edilmemiştir. "Seyrek" sıklık kategorisi, Kısa Ürün Bilgileri (KÜB) Kılavuzuna (rev. 2, Eylül 2009) göre, bu klinik çalışmalarda efavirenz ile tedavi edilen hastaların sayısı (n=3,969) göz önüne alınarak 0 olay için hesaplanan %95 güven aralığının üst sınırı temel alınarak tanımlanmıştır. Döküntü: Klinik çalışmalarda 600 mg efavirenz ile tedavi edilen hastaların %26'sı ve kontrol grubundaki hastaların %17'sinde döküntü görülmüştür. Efavirenz ile tedavi edilen hastaların %18'inde deri döküntüsü ilaç ile ilişkili görülmüştür. Efavirenz ile tedavi edilen hastaların %1'inden daha azında şiddetli döküntü görülürken hastaların %1,7'si döküntü nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Eritema multiforme veya Stevens-Johnson sendromu insidansı yaklaşık %0,1'dir. Döküntü genellikle efavirenz tedavisine başlandıktan sonraki ilk iki haftada hafif-orta derecede makülopopuler deri kabartıları şeklindedir. Hastaların çoğunda efavirenz tedavisinin devamındaki 1 ay içerisinde döküntü problemi ortadan kalkar. Döküntü nedeniyle tedaviye ara veren hastalarda efavirenz tedavisi tekrar başlatılabilir. Efavirenze tekrar başlanıldığında uygun antihistaminik ve/veya kortikosteroidlerin kullanılması önerilir. Diğer NNRTI sınıfı antiretroviral ilaçlarla tedavinin durdurulduğu hastalarda efavirenz kullanımı ile ilgili deneyim sınırlıdır. Nevirapinden efavirenz tedavisine geçişin ardından rapor edilen tekrarlayan döküntü oranları, öncelikle yayınlanmış literatürden elde edilen geriye dönük kohort verilerine dayanmaktadır ve %13 ile %18 aralığında değişmektedir; bu oran, klinik çalışmalarda efavirenz ile tedavi edilen hastalarda gözlenen oranla benzerdir. Psikiyatrik semptomlar: Efavirenz ile tedavi edilen hastalarda ciddi psikiyatrik advers reaksiyonlar rapor edilmiştir. Kontrollü çalışmalarda belirli ciddi psikiyatrik olayların sıklığı şöyledir: Efavirenz rejimi Kontrol rejimi (1008 hasta) (635 hasta) Şiddetli depresyon İntihar düşüncesi Ölümcül olmayan intihar girişimleri Agresif davranış Paranoid reaksiyonlar Manik reaksiyonlar Daha önceden psikiyatrik bozukluk geçmişi olan hastalarda psikiyatrik advers reaksiyonların oluşma riski daha yüksek gibi görünmektedir ve görülme sıklıkları manik reaksiyon için %0,3’den, şiddetli depresyon ve intihar düşüncesi için %2'ye kadar değişmektedir. Pazarlama sonrası dönemde intihar sonucu ölüm, hezeyanlar, psikoz-benzeri davranışlar ve katatoniye ilişkin raporlar da alınmıştır. Sinir sistemi semptomları: Kontrollü klinik çalışmalarda sıklıkla rapor edilen advers reaksiyonlara aşağıdakiler dahildir ancak bunlarla sınırlı değildir: Baş dönmesi, uykusuzluk, uyku hali, bozulmuş konsantrasyon ve anormal rüyalar. Orta ve şiddetli derecede sinir sistemi semptomları hastaların %19'unda (%2 şiddetli) görülürken kontrol rejimi alan hastaların %9'unda (%1 şiddetli) görülmüştür. Yapılan klinik çalışmalarda efavirenzle tedavi edilen hastaların % 2'si sinir sistemi semptomları nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Sinir sistemi semptomları genellikle tedavinin ilk bir ve ikinci günlerinde başlar ve genelde 2-4 hafta içinde son bulur. Enfekte olmayan gönüllülerde yapılan bir çalışmada örnek bir sinir sistemi semptomu için medyan başlangıç zamanı doz verildikten 1 saat sonradır ve medyan süresi 3 saattir. Sinir sistemi semptomları, muhtemelen efavirenzin plazma seviyesindeki artışa bağlı olarak efavirenz yiyeceklerle birlikte alındığında daha sık görülmektedir. İlacın gece yatmadan önce alınması bu semptomların tolere edilebilirliğini artırır ve tedavinin ilk haftalarında ve bu semptomların devam ettiği hastalara önerilebilir. Dozun azaltılması veya günlük dozun bölünerek verilmesinin fayda sağladığı gösterilmemiştir. Uzun süreli verilerin analizi, 24 haftadan uzun tedavi sonrasında, efavirenz ile tedavi edilen hastalarda yeni başlayan sinir sistemi semptomları insidansının genellikle kontrol grubundakilere benzer olduğunu göstermiştir. Pazarlama sonrası, efavirenz tedavisine başladıktan aylar ila yıllar sonra ortaya çıkan, yüksek efavirenz düzeyleriyle ilişkili ataksi ve ensefalopati bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliği: Önceden karaciğer hastalığı veya diğer tanımlanabilir risk faktörleri olmayan hastalardaki vakalar da dahil olmak üzere, karaciğer yetmezliğine ilişkin pazarlama sonrası raporların çok azı, fulminan seyirle karakterize edilmiş ve bazı vakalarda transplantasyona veya ölüme kadar progresyon göstermiştir. İmmün reaktivasyon sendromu: Kombine antiretroviral tedavinin (CART) başlangıcında şiddetli immün yetmezlik görülen HIV enfeksiyonlu hastalarda asemptomatik veya rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı inflamasyon reaksiyonu gelişebilir. Graves hastalığı gibi otoimmün bozukluklar da bildirilmiştir; ancak bozukluğun başlangıcına kadar süre daha değişkendir ve bu olaylar tedaviye başlandıktan birkaç ay sonra ortaya çıkabilir. Osteonekroz: Özellikle genel olarak bilinen risk faktörleri, ilerlemiş HIV hastalığı olan veya uzun süreli kombine antiretroviral ilaçlara (CART) maruz kalan hastalarda osteonekroz vakaları rapor edilmiştir. Bu durumun sıklığı bilinmemektedir. Laboratuvar testi anormallikleri: Karaciğer enzimleri: 600 mg efavirenzle tedavi edilen 1008 hastanın %3'ünde (006 çalışmasında uzun süreli tedaviden sonra %5-8'inde) aspartat aminotransferaz (AST) ve alanin aminotransferaz (ALT) normal aralığın üst limitine kıyasla 5 kattan daha fazla yükselmiştir. Kontrol rejimleri alan hastalarda da benzer yükselmeler görülmüştür (uzun süreli tedaviden sonra %5). 600 mg efavirenzle tedavi edilen tüm hastaların %4'ünde ve kontrol rejimleri ile (efavirenz tedavisi alan hastaların %7'si ve uzun süreli tedaviden sonra kontrol gurubundaki hastaların %3'ü) tedavi edilen hastaların %1,52'sinde gama glutamil transferaz (GGT) normal aralığın üst sınırından >5 kat daha fazla yükselmiştir. Efavirenz alan hastalardaki izole GGT yükselmeleri enzim indüksiyonuna bağlı olabilir. Uzun süreli çalışmada her bir tedavi kolundaki hastaların %1'inde karaciğer veya biliyer sistem bozuklukları nedeniyle tedaviye son verilmiştir. Amilaz: Klinik çalışmanın 1008 hastadan oluşan alt grubunda, efavirenzle tedavi edilen hastaların %10'unda ve kontrol rejimleri alanların %6'sında serum amilaz seviyelerinde normal aralığın üst sınırından 1,5 kat daha fazla artış görülmüştür. Serum amilazındaki asemptomatik artışın klinik önemi bilinmemektedir. Metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi sırasında kan lipitleri ve glukoz artabilir. Kilo artışı görülebilir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: Çocuklardaki istenmeyen etkiler genellikle erişkin hastalarla benzerdir. Döküntü çocuklarda daha sık bildirilmiştir (48 hafta boyunca efavirenz alan 57 çocuğun dahil olduğu bir klinik çalışmada döküntü %46 oranında bildirilmiştir) ve ayrıca erişkinlere göre daha yüksek dereceli döküntü görülmüştür (çocukların %5,3'ünde şiddetli döküntü rapor edilmiştir). Çocuklarda efavirenz ile tedaviye başlamadan önce uygun antihistaminikler ile profilaksi düşünülebilir. Küçük çocuklarda sinir sistemi semptomlarının rapor edilmesi zor olsa da, bu semptomlar çocuklarda daha az sıklıkta ve genelde hafif şiddette görülmektedir. 57 çocuğun dahil olduğu çalışmada hastaların %3,5'inde çoğunluğu baş dönmesi olmak üzere orta derecede sinir sistemi semptomları görülmüştür. Çocukların hiçbirinde şiddetli semptomlar görülmemiş ve hiçbiri sinir sistemi semptomlarından dolayı tedaviyi bırakmamıştır. Diğer özel popülasyonlar Eş zamanlı hepatit B veya C enfeksiyonu olan hastalarda karaciğer enzimleri: Uzun süreli 006 çalışmasının veri tabanında, efavirenz içeren rejimler ile tedavi edilen (medyan tedavi süresi 68 hafta) 137 hasta ve kontrol rejimi ile tedavi edilen (medyan tedavi süresi 56 hafta) 84 hasta tarama döneminde hepatit B (yüzey antijeni pozitif) ve/veya hepatit C (hepatit C antikoru pozitif) seropozitif olarak bulunmuştur…
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
STOCRIN hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. Kadınlar STOCRIN tedavisi sırasında ve tedaviden sonraki 12 hafta boyunca hamile kalmamalıdır. Emin olmak için doktorunuz STOCRIN tedavisine başlamadan önce hamilelik testi yapmanızı isteyebilir.
Eğer STOCRIN kullanımı sırasında hamile kalabilme ihtimaliniz varsa güvenilir bir bariyerli kontrasepsiyon (kondom (prezervatif) gibi) yöntemi ile birlikte ağızdan alınan tabletler ve diğer hormonal kontraseptifler (hormonal doğum kontrol yöntemi) [örneğin implantlar (cilt altına yerleştirilen bir doğum kontrol ilacı), enjeksiyon (iğne, kalçaya veya damar içine yapılan iğne)] gibi diğer kontrasepsiyon (doğum kontrol) yöntemleri kullanmalısınız. Tedavi bittikten sonra efavirenz bir süre daha kanınızda kalabilir. Bu nedenle STOCRIN tedavisini bıraktıktan 12 hafta sonrasına kadar yukarıda belirtilen hamilelik önleyici yöntemleri kullanmaya devam etmelisiniz.
Eğer hamile iseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız hemen doktorunuza bilgi veriniz. Eğer hamileyseniz, sadece siz ve doktorunuz açık bir şekilde gerekli olduğuna karar verirseniz STOCRIN tedavisi almalısınız. Herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuza veya eczacınıza sorunuz.
Hamilelik döneminde efavirenz, emtrisitabin ve tenofovir içeren bir kombine ilaç ile tedavi edilen annelerin çocuklarında ve doğmamış hayvan yavrularında ciddi doğumsal kusurları görülmüştür.
Eğer hamilelik döneminde STOCRIN veya efavirenz, emtrisitabin ve tenofovir içeren bir kombine ilaç aldıysanız doktorunuz çocuğunuzun gelişimini izleyebilmek için düzenli kan testleri ve diğer tanısal testler yaptırmanızı isteyebilir.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
HIV enfeksiyonu anne sütüyle bebeğe geçebileceğinden dolayı, HIV ile yaşayan kadınların HIV'in bulaşmasını önlemek için hiçbir koşulda bebeklerini emzirmemesi tavsiye edilir.
Emziriyorsanız veya emzirmeyi düşünüyorsanız, bunu mümkün olan en kısa sürede doktorunuzla konuşunuz.
Emzirilen bebeklerde hem HIV bulaşma hem de istenmeyen etkiler potansiyeli nedeniyle, HIV ile yaşayan kadınların emzirmemeleri tavsiye edilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerHer bir tablet 249,6 mg laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlık, tahammülsüzlük) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz. Bu bozuklukları olan kişiler laktoz içermeyen STOCRIN oral solüsyonunu kullanabilirler.
Bu tıbbi ürün her 600 mg'lık dozunda 1 mmol (23 mg)'den daha az sodyum içerir; yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyonİnsan immün yetmezlik virüsü-1 (HIV-1) ile enfekte erişkinler, ergenler ve 3 yaş ve üstü çocukların kombine antiviral tedavisinde endikedir. İlerlemiş HIV hastalığı olan kişilerde, yani CD4 sayısı <50 hücre/mm3 veya proteaz inhibitörü (Pİ) içeren rejimlerle tedaviden sonra başarısız olunmuş kişilerde, ile ilgili yeterli çalışma yapılmamıştır. Pİ'lerin efavirenz ile çapraz direnci bildirilmemiş olsa da içeren rejimlerle yapılan tedavi başarısız olduktan sonra Pİ içeren kombinasyon tedavisi uygulanmasının etkililiği üzerine yeterli veri bulunmamaktadır. Klinik ve farmakodinamik özet için.1.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanımı kontrendikedir. Etkin madde veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Efavirenz şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır (Child Pugh Sınıf C). Efavirenz ile birlikte terfenadin, astemizol, sisaprid, midazolam, triazolam, pimozid, bepridil veya ergot alkaloidleri (Örn., ergotamin, dihidroergotamin, ergonovin, metilergonovin) uygulanmamalıdır. Çünkü, CYP3A4 için efavirenz ile yarışmaları, metabolizmanın inhibisyonu ile sonuçlanabilir ve potansiyel ciddi ve/veya hayatı tehdit edici istenmeyen etkilere yol açabilir (Örn., kardiyak aritmiler, uzamış sedasyon veya solunum depresyonu). Plazma konsantrasyonunda azalma ve efavirenzin klinik etkisini azaltma riski olduğundan St. John's wort (Hypericum perforatum-sarı kantaron) içeren bitkisel preperatlar efavirenz kullanımı sırasında alınmamalıdır. Ailede ani ölüm hikayesi veya elektrokardiyogramda QTc aralığının konjenital uzaması veya QTc aralığını uzattığı bilinen başka herhangi bir klinik durumu olan hastalar, Semptomatik kardiyak aritmiler ya da klinik olarak ilişkili bradikardi ya da düşük sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ile birlikte konjestif kalp yetmezliği öyküsü olan hastalar, Elektrolit dengesinin ciddi rahatsızlıkları olan hastalarda kullanılmamalıdır; örn., hipokalemi veya hipomagnezemi QTc aralığını uzattığı bilinen ilaçları alan hastalarda (proaritmik) kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar arasında: Sınıf IA ve sınıf III antiaritmikleri Nöroleptikler, antidepresif ajanlar, Makrolidler, flurokinolonlar, imidazol ve triazol antifungal ajanlar sınıflarının birkaç ajanını içeren bazı antibiyotikler Bazı sedatif olmayan antihistaminikler (terfenadin, astemizol), Sisaprid Flekainid Bazı antimalaryaller Metadon Elbasvir/grazoprevir plazma konsantrasyonlarında beklenen anlamlı düşüşler nedeniyle elbasvir/grazoprevir ile eş zamanlı kullanım. Bu etki, CYP3A4 veya P-gp’nin efavirenz tarafından indüklenmesinden kaynaklanır ve elbasvir/grazoprevir’in virolojik yanıt kaybına yol açması beklenir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriEfavirenz tek başına HIV tedavisi için kullanılmamalıdır ya da başarılı olmamış bir tedavi rejimine tek başına eklenmemelidir. Efavirenz monoterapi olarak uygulandığında dirençli virüs hızla ortaya çıkar. Efavirenz ile birlikte uygulanacak yeni antiretroviral ilaçların seçiminde potansiyel viral çapraz direnç göz önünde bulundurulmalıdır. Doz ayarlaması için gerekli olmadıkça (örn., rifampisin ile), efavirenz’in emtrisitabin, efavirenz ve tenofovir disoproksil’in üçünü bir arada içeren sabit kombinasyon tableti ile birlikte uygulanması önerilmez. Glekaprevir/pibrentasvir’in efavirenz ile birlikte uygulanması, glekaprevirin ve pibrentasvirin plazma konsantrasyonlarını önemli ölçüde azaltabilir, bu durum terapötik etkinin azalmasına yol açar. Glekaprevir/pibrentasvir’in efavirenz ile birlikte uygulanması önerilmez. Gingko biloba ekstraktlarının eş zamanlı kullanımı önerilmez. Doktorlar ile birlikte tıbbi ürünler reçeteleyecekleri zaman o ilaçların Kısa Ürün Bilgilerini de dikkate almalıdırlar. Antiretroviral tedavi ile etkili viral baskılanmanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olsa da, artık bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır. İntolerans şüphesiyle bir kombinasyon rejimindeki herhangi bir antiretroviral tıbbi ürüne ara verildiğinde, diğer tüm antiretroviral tıbbi ürünlerin de aynı anda sonlandırılması ciddi şekilde değerlendirilmelidir. İntolerans belirtileri düzeldikten sonra antiretroviral tıbbi ürünlerin tedavisine aynı anda tekrar başlanılmalıdır. İntermitant tekli tedavi ve antiretroviral ilaçları tedaviye sırayla eklemek tavsiye edilmez, çünkü bu dirençli viral virüs gelişmesi potansiyelini artırabilir. Döküntü: Efavirenzle yapılan klinik çalışmalarda genellikle tedavinin devamında ortadan kalkan orta-hafif derecede döküntü bildirilmiştir. Uygun antihistaminler ve/veya kortikosteroidler tolere edilebilirliği artırabilir ve döküntünün iyileşmesini hızlandırır. Efavirenzle tedavi edilen hastaların %1'inden azında kabartı ile eşlik eden ciddi kızarıklık, nemli deskuamasyon veya ülserasyon bildirilmiştir. Eritema multiforme veya Stevens-Johnson sendromu insidansı yaklaşık %0,1'dir. Kabartı ile eşlik eden ciddi kızarıklık, deskuamasyon, mukozanın dahil olduğu veya ateşin eşlik ettiği şiddetli döküntü gelişimi durumunda, efavirenz tedavisi sona erdirilmelidir. Eğer efavirenz tedavisine son verilmişse dirençli virüs gelişimini engellemek amacıyla diğer antiretroviral ilaçlarla tedaviye ara verilmesi de düşünülmelidir. Diğer NNRTI (non-nükleozid revers transkriptaz inhibitörleri) sınıfı antiretroviral ajanları bırakan hastalarda efavirenz deneyimi sınırlıdır. Başka bir NNRTI alınırken yaşamı tehdit eden kütanöz bir reaksiyon (örn. Stevens-Johnson sendromu) yaşayan hastalara efavirenz önerilmemektedir. Psikiyatrik semptomlar: Efavirenz ile tedavi edilen hastalarda psikiyatrik advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Daha önceden psikiyatrik bozukluk geçmişi olan hastalar ciddi bir psikiyatrik advers reaksiyon riski taşımaktadır. Özellikle daha önceden depresyon geçmişi olan hastalarda şiddetli depresyon daha yaygındı. Pazarlama sonrasında şiddetli depresyon, intiharla ölüm, hezeyanlar, psikoz benzeri davranışlar ve katatoni rapor edilmiştir. Hastalar eğer şiddetli depresyon, intihar eğilimi veya psikoz belirtileri gösteriyorlarsa semptomların efavirenz kullanımı ile ilgili olabileceği olasılığını değerlendirmek için ve eğer varsa devam eden tedavinin risklerinin faydasına üstünlüğünü belirlemek için hemen doktorlarıyla temasa geçmeleri konusunda uyarılmalıdır. Sinir sistemi semptomları: Klinik çalışmalarda günde 600 mg efavirenz alan hastalarda sık bildirilen istenmeyen etkiler; baş dönmesi, uykusuzluk, somnolans, konsantrasyon bozukluğu ve anormal rüyalar olup, bunlarla sınırlı değildir. Sinir sistemi semptomları genellikle tedavinin ilk veya ikinci günlerinde başlar ve genellikle ilk 2-4 haftadan sonra sona erer. Eğer bu tür semptomlar görülürse hastalara bunların tedavinin devamında iyileşeceği ve daha az sıklıkta görülen psikiyatrik belirtilerin başlangıcının bir habercisi olmadığı anlatılmalıdır. Efavirenz tedavisine başladıktan aylar ila yıllar sonra, ataksi ve ensefalopati (bilinç bozukluğu, konfüzyon, psikomotor yavaşlama, psikoz, deliryum) dahil olmak üzere geç başlangıçlı nörotoksisite ortaya çıkabilir. CYP2B6 genetik polimorfizmli hastalarda standart dozuna rağmen artmış efavirenz seviyeleri ile ilişkili olan bazı geç başlangıçlı nörotoksisite olayları meydana gelmiştir. Ciddi nörolojik advers olayların belirtilerini ve semptomlarını gösteren hastalar, bu olayların efavirenz kullanımıyla ilişkili olma olasılığı ve kesilmesinin gerekli olup olmadığı açısından derhal değerlendirilmelidir. Nöbetler: Genellikle daha önce nöbet geçirdiği bilinen hastalarda, efavirenz ile konvülziyonlar gözlenmiştir. Primer olarak karaciğerde metabolize edilen antikonvülzan tıbbi ürünleri eş zamanlı alan hastalarda (Örn.; fenitoin, karbamazepin, fenobarbital) plazma seviyelerinin periyodik olarak monitorize edilmesi gerekebilir. Bir ilaç etkileşim çalışmasında karbamazepin ve efavirenz birlikte uygulandığında karbamazepinin plazma konsantrasyonları azalmıştır. Nöbet geçmişi olan tüm hastalarda dikkatli davranılmalıdır. Hepatik olaylar: Karaciğer yetmezliğine ilişkin pazarlama sonrası bildirimlerden çok azı, önceden karaciğer hastalığı veya diğer tanımlanabilir risk faktörleri olmayan hastalar için yapılmıştır. Önceden karaciğer disfonksiyonu veya diğer risk faktörleri olmayan hastalar için karaciğer enzim izlemesi düşünülmelidir. QTc uzaması Efavirenz kullanımı ile QTc uzaması gözlenmiştir. Bilinen Torsade de Pointes bir riski olan bir ilaç ile birlikte uygulanması ya da daha yüksek Torsade de Pointes riski altındaki hastalara ne zaman uygulanacağı konusunda efavirenzin alternatifleri düşünülmelidir. Yiyeceklerin etkisi: yiyeceklerle birlikte uygulanması efavirenz maruz kalımını artırabilir ve advers reaksiyonların sıklığında artışa neden olabilir. aç karnına ve yatmadan önce alınması önerilmektedir. İmmün reaktivasyon sendromu: Kombine antiretroviral tedavinin (CART) başlangıcında şiddetli immün yetmezliği bulunan HIV enfeksiyonlu hastalarda, asemptomatik veya rezidüel fırsatçı patojenlere karşı inflamatuvar yanıt gelişebilir ve bu, ciddi klinik durumlara veya semptomların kötüleşmesine yol açabilir. Tipik olarak bu reaksiyonlar CART başlangıcından itibaren ilk birkaç hafta ile ilk birkaç ay arasında gözlemlenmiştir. Bununla ilgili örnekler, sitomegalovirüs retiniti, genel ve/veya fokal mikobakteri enfeksiyonları ve Pneumocystis jiroveci (eski adıyla Pneumocystis carinii) pnömonisidir. Bütün yangı semptomları değerlendirilmeli ve gerektiğinde tedavi başlatılmalıdır. İmmün reaktivasyon zemininde otoimmün bozukluklar da bildirilmiştir (Graves hastalığı gibi); ancak bozukluğun başlangıcına kadar süre daha değişkendir ve bu olaylar tedaviye başlandıktan birkaç ay sonra ortaya çıkabilir. Ağırlık ve metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi sırasında vücut ağırlığında ve kan lipitlerinde ve glukozda artış meydana gelebilir. Bu tarz değişikliklerin bir kısmı yaşam tarzı ve hastalık kontrolü ile bağlantılı olabilir. Lipitler için bazı durumlarda tedavi etkisine dair kanıtlar varken, kilo artışının tedavinin herhangi bir aşaması ile ilgili olduğuna dair kanıt yoktur. Kan lipitlerini ve glukozu gözlemlemede bilinen HIV tedavi kılavuzları referans alınmıştır. Lipit bozuklukları klinik olarak uygun şekilde yönetilmelidir. Antiretroviral tedavi alan hastalarda santral obezite, dorsoservikal yağ büyümesi (bufalo hörgücü), periferik zayıflama, fasiyel zayıflama, meme büyümesi ve “cushingoid görünüm” dahil olmak üzere vücut yağının yeniden dağılımı/birikimi gözlenmiştir. Bu olayların mekanizması ve uzun vadeli sonuçları şu anda bilinmemektedir. Nedensel bir ilişki kurulamamıştır. Osteonekroz: Etiyolojisi pek çok faktörden oluşsa da (kortikosteroid kullanımı, alkol tüketimi, şiddetli immün yetmezlik, yüksek vücut–kütle endeksi) özellikle ilerlemiş HIV hastalığı olan ve/veya uzun süreli kombine antiretroviral tedavi (CART) alan hastalarda osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Hastalara eklemlerde ağrı ve sızı, eklem tutukluğu veya hareket etmede güçlük hissettiklerinde doktora başvurmaları öğütlenmelidir. Özel popülasyonlar: Karaciğer hastalığı: Efavirenz, şiddetli karaciğer bozukluğu olan hastalarda kontrendikedir ve doz ayarlaması gerekip gerekmediğine karar vermek için yeterli veri olmadığından orta derecede karaciğer bozukluğu olan hastalarda önerilmemektedir. Efavirenzin sitokrom P450 aracılı metabolizması ve kronik karaciğer hastalığı olan kişilerde sınırlı klinik deneyim olması nedeniyle efavirenz hafif dereceli karaciğer hastalığı olan kişilere uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Hastalar dozla ilişkili advers reaksiyonlar ve özellikle sinir sisteminde oluşabilecek etkiler için dikkatle izlenmelidir. Karaciğer hastalıklarını değerlendirmek için periyodik aralıklarla laboratuvar testleri yapılmalıdır. Altta yatan belirgin karaciğer hastalığı olan kişilerde efavirenzin güvenlilik ve etkinliği belirlenmemiştir. Kombine antiretroviral tedavi alan kronik hepatit B veya C'li hastalarda şiddetli ve potansiyel olarak ölümcül hepatik advers reaksiyonların riski artmaktadır. Kronik aktif hepatit dahil önceden karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda kombine antiretroviral tedavi sırasında daha fazla sıklıkta karaciğer fonksiyon bozukluğu görülebilir ve standart uygulamalar gereğince izlenmesi gerekir. Karaciğer hastalığında kötüleşme kanıtları varsa veya serum transaminazları normal aralığın üst sınırına göre 5 kattan daha fazla yüksekse efavirenz tedavisine devam edilmesinin faydaları ve ciddi karaciğer toksisitesi için potansiyel riskler arasında değerlendirme yapılmalıdır. Bu tür hastalarda tedaviye ara verilmesi veya durdurulması düşünülmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın: hipertrigliseridemi* Yaygın olmayan: hiperkolesterolemi* Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: anormal rüyalar, anksiyete, depresyon, uykusuzluk* Yaygın olmayan: duygusal dengesizlik, saldırganlık, konfüzyonel durum, öfori hali, halüsinasyon, mani, paranoya, psikoz ‡, intihara teşebbüs, intihar düşüncesi, katatoni* Seyrek: delüzyon ‡ ‡, nevroz ‡‡, tamamlanmış intihar‡‡ * Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: serebellar koordinasyon ve denge bozuklukları‡, dikkat dağınıklığı (%3,6), baş dönmesi (%8,5), baş ağrısı (%5,7), uyuklama (%2)* Yaygın olmayan: ajitasyon, amnezi, ataksi, anormal koordinasyon, konvülziyonlar, anormal düşünceler, titreme‡ Bilinmiyor: ensefolapati Göz hastalıkları Yaygın olmayan: bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: kulak çınlaması‡, vertigo Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: flushing (kızarma) ‡ Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: abdominal ağrı, ishal, bulantı, kusma Yaygın olmayan: pankreatit Hepato-biliyer hastalıkları Yaygın: aspartat aminotransferaz (AST) artışı*, alanin aminotransferaz (ALT) artışı*, gamaglutamiltransferaz (GGT) artışı* Yaygın olmayan: akut hepatit Seyrek: karaciğer yetmezliği ‡‡ * Deri ve derialtı dokusu hastalıkları Çok yaygın: döküntü (%11,6)* Yaygın: pruritus Yaygın olmayan: eritema multiforme, Stevens Johnson sendromu* Seyrek: fotoalerjik dermatit ‡ Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: bitkinlik *, ‡, ‡‡ Ayrıntılı bilgi için Seçili advers reaksiyonların tanımı bölümüne bakınız. Seçili advers reaksiyonların tanımı Pazarlama sonrası gözleme dair bilgiler ‡ Bu advers reaksiyonlar pazarlama sonrası takip yoluyla tespit edilmiştir; ancak sıklıklar 16 klinik çalışmadan elde edilen veriler kullanılarak belirlenmiştir (n=3,969). ‡‡ Bu advers reaksiyonlar pazarlama sonrası takip yoluyla tespit edilmiştir, ancak 16 klinik çalışmada efavirenz ile tedavi edilen hastalar için ilaçla ilişkili olaylar olarak rapor edilmemiştir. "Seyrek" sıklık kategorisi, Kısa Ürün Bilgileri (KÜB) Kılavuzuna (rev. 2, Eylül 2009) göre, bu klinik çalışmalarda efavirenz ile tedavi edilen hastaların sayısı (n=3,969) göz önüne alınarak 0 olay için hesaplanan %95 güven aralığının üst sınırı temel alınarak tanımlanmıştır. Döküntü: Klinik çalışmalarda 600 mg efavirenz ile tedavi edilen hastaların %26'sı ve kontrol grubundaki hastaların %17'sinde döküntü görülmüştür. Efavirenz ile tedavi edilen hastaların %18'inde deri döküntüsü ilaç ile ilişkili görülmüştür. Efavirenz ile tedavi edilen hastaların %1'inden daha azında şiddetli döküntü görülürken hastaların %1,7'si döküntü nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Eritema multiforme veya Stevens-Johnson sendromu insidansı yaklaşık %0,1'dir. Döküntü genellikle efavirenz tedavisine başlandıktan sonraki ilk iki haftada hafif-orta derecede makülopopuler deri kabartıları şeklindedir. Hastaların çoğunda efavirenz tedavisinin devamındaki 1 ay içerisinde döküntü problemi ortadan kalkar. Döküntü nedeniyle tedaviye ara veren hastalarda efavirenz tedavisi tekrar başlatılabilir. Efavirenze tekrar başlanıldığında uygun antihistaminik ve/veya kortikosteroidlerin kullanılması önerilir. Diğer NNRTI sınıfı antiretroviral ilaçlarla tedavinin durdurulduğu hastalarda efavirenz kullanımı ile ilgili deneyim sınırlıdır. Nevirapinden efavirenz tedavisine geçişin ardından rapor edilen tekrarlayan döküntü oranları, öncelikle yayınlanmış literatürden elde edilen geriye dönük kohort verilerine dayanmaktadır ve %13 ile %18 aralığında değişmektedir; bu oran, klinik çalışmalarda efavirenz ile tedavi edilen hastalarda gözlenen oranla benzerdir. Psikiyatrik semptomlar: Efavirenz ile tedavi edilen hastalarda ciddi psikiyatrik advers reaksiyonlar rapor edilmiştir. Kontrollü çalışmalarda belirli ciddi psikiyatrik olayların sıklığı şöyledir: Efavirenz rejimi Kontrol rejimi (1008 hasta) (635 hasta) Şiddetli depresyon İntihar düşüncesi Ölümcül olmayan intihar girişimleri Agresif davranış Paranoid reaksiyonlar Manik reaksiyonlar Daha önceden psikiyatrik bozukluk geçmişi olan hastalarda psikiyatrik advers reaksiyonların oluşma riski daha yüksek gibi görünmektedir ve görülme sıklıkları manik reaksiyon için %0,3’den, şiddetli depresyon ve intihar düşüncesi için %2'ye kadar değişmektedir. Pazarlama sonrası dönemde intihar sonucu ölüm, hezeyanlar, psikoz-benzeri davranışlar ve katatoniye ilişkin raporlar da alınmıştır. Sinir sistemi semptomları: Kontrollü klinik çalışmalarda sıklıkla rapor edilen advers reaksiyonlara aşağıdakiler dahildir ancak bunlarla sınırlı değildir: Baş dönmesi, uykusuzluk, uyku hali, bozulmuş konsantrasyon ve anormal rüyalar. Orta ve şiddetli derecede sinir sistemi semptomları hastaların %19'unda (%2 şiddetli) görülürken kontrol rejimi alan hastaların %9'unda (%1 şiddetli) görülmüştür. Yapılan klinik çalışmalarda efavirenzle tedavi edilen hastaların % 2'si sinir sistemi semptomları nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Sinir sistemi semptomları genellikle tedavinin ilk bir ve ikinci günlerinde başlar ve genelde 2-4 hafta içinde son bulur. Enfekte olmayan gönüllülerde yapılan bir çalışmada örnek bir sinir sistemi semptomu için medyan başlangıç zamanı doz verildikten 1 saat sonradır ve medyan süresi 3 saattir. Sinir sistemi semptomları, muhtemelen efavirenzin plazma seviyesindeki artışa bağlı olarak efavirenz yiyeceklerle birlikte alındığında daha sık görülmektedir. İlacın gece yatmadan önce alınması bu semptomların tolere edilebilirliğini artırır ve tedavinin ilk haftalarında ve bu semptomların devam ettiği hastalara önerilebilir. Dozun azaltılması veya günlük dozun bölünerek verilmesinin fayda sağladığı gösterilmemiştir. Uzun süreli verilerin analizi, 24 haftadan uzun tedavi sonrasında, efavirenz ile tedavi edilen hastalarda yeni başlayan sinir sistemi semptomları insidansının genellikle kontrol grubundakilere benzer olduğunu göstermiştir. Pazarlama sonrası, efavirenz tedavisine başladıktan aylar ila yıllar sonra ortaya çıkan, yüksek efavirenz düzeyleriyle ilişkili ataksi ve ensefalopati bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliği: Önceden karaciğer hastalığı veya diğer tanımlanabilir risk faktörleri olmayan hastalardaki vakalar da dahil olmak üzere, karaciğer yetmezliğine ilişkin pazarlama sonrası raporların çok azı, fulminan seyirle karakterize edilmiş ve bazı vakalarda transplantasyona veya ölüme kadar progresyon göstermiştir. İmmün reaktivasyon sendromu: Kombine antiretroviral tedavinin (CART) başlangıcında şiddetli immün yetmezlik görülen HIV enfeksiyonlu hastalarda asemptomatik veya rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı inflamasyon reaksiyonu gelişebilir. Graves hastalığı gibi otoimmün bozukluklar da bildirilmiştir; ancak bozukluğun başlangıcına kadar süre daha değişkendir ve bu olaylar tedaviye başlandıktan birkaç ay sonra ortaya çıkabilir. Osteonekroz: Özellikle genel olarak bilinen risk faktörleri, ilerlemiş HIV hastalığı olan veya uzun süreli kombine antiretroviral ilaçlara (CART) maruz kalan hastalarda osteonekroz vakaları rapor edilmiştir. Bu durumun sıklığı bilinmemektedir. Laboratuvar testi anormallikleri: Karaciğer enzimleri: 600 mg efavirenzle tedavi edilen 1008 hastanın %3'ünde (006 çalışmasında uzun süreli tedaviden sonra %5-8'inde) aspartat aminotransferaz (AST) ve alanin aminotransferaz (ALT) normal aralığın üst limitine kıyasla 5 kattan daha fazla yükselmiştir. Kontrol rejimleri alan hastalarda da benzer yükselmeler görülmüştür (uzun süreli tedaviden sonra %5). 600 mg efavirenzle tedavi edilen tüm hastaların %4'ünde ve kontrol rejimleri ile (efavirenz tedavisi alan hastaların %7'si ve uzun süreli tedaviden sonra kontrol gurubundaki hastaların %3'ü) tedavi edilen hastaların %1,52'sinde gama glutamil transferaz (GGT) normal aralığın üst sınırından >5 kat daha fazla yükselmiştir. Efavirenz alan hastalardaki izole GGT yükselmeleri enzim indüksiyonuna bağlı olabilir. Uzun süreli çalışmada her bir tedavi kolundaki hastaların %1'inde karaciğer veya biliyer sistem bozuklukları nedeniyle tedaviye son verilmiştir. Amilaz: Klinik çalışmanın 1008 hastadan oluşan alt grubunda, efavirenzle tedavi edilen hastaların %10'unda ve kontrol rejimleri alanların %6'sında serum amilaz seviyelerinde normal aralığın üst sınırından 1,5 kat daha fazla artış görülmüştür. Serum amilazındaki asemptomatik artışın klinik önemi bilinmemektedir. Metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi sırasında kan lipitleri ve glukoz artabilir. Kilo artışı görülebilir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: Çocuklardaki istenmeyen etkiler genellikle erişkin hastalarla benzerdir. Döküntü çocuklarda daha sık bildirilmiştir (48 hafta boyunca efavirenz alan 57 çocuğun dahil olduğu bir klinik çalışmada döküntü %46 oranında bildirilmiştir) ve ayrıca erişkinlere göre daha yüksek dereceli döküntü görülmüştür (çocukların %5,3'ünde şiddetli döküntü rapor edilmiştir). Çocuklarda efavirenz ile tedaviye başlamadan önce uygun antihistaminikler ile profilaksi düşünülebilir. Küçük çocuklarda sinir sistemi semptomlarının rapor edilmesi zor olsa da, bu semptomlar çocuklarda daha az sıklıkta ve genelde hafif şiddette görülmektedir. 57 çocuğun dahil olduğu çalışmada hastaların %3,5'inde çoğunluğu baş dönmesi olmak üzere orta derecede sinir sistemi semptomları görülmüştür. Çocukların hiçbirinde şiddetli semptomlar görülmemiş ve hiçbiri sinir sistemi semptomlarından dolayı tedaviyi bırakmamıştır. Diğer özel popülasyonlar Eş zamanlı hepatit B veya C enfeksiyonu olan hastalarda karaciğer enzimleri: Uzun süreli 006 çalışmasının veri tabanında, efavirenz içeren rejimler ile tedavi edilen (medyan tedavi süresi 68 hafta) 137 hasta ve kontrol rejimi ile tedavi edilen (medyan tedavi süresi 56 hafta) 84 hasta tarama döneminde hepatit B (yüzey antijeni pozitif) ve/veya hepatit C (hepatit C antikoru pozitif) seropozitif olarak bulunmuştur…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.