SOLIAN 400 MG FILM KAPLI TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Solian 400 mg ne için kullanılır?
KT 11 tablet içinde 400 mg etkin madde vardır.
SOLİAN bir çeşit ruhsal bozukluk (psikoz) durumunda kullanılan ilaçlar grubuna (antipsikotik) dahildir. Beyinde dopamin adlı bir maddenin bağlandığı reseptörleri seçici ve güçlü bir şekilde bloke ederek etkisini gösterir.
SOLİAN, aşağıdaki belirtilen durumların tedavisinde kullanılır:
- İşitsel, görsel ve diğer yanılsamalar, düşünce bozuklukları, huzursuzluk- taşkınlık, sanrı (hezeyan) gibi pozitif denilen belirtilerin ve/veya,
- Duygulanım küntleşmesi, duygusal ve sosyal olarak içe kapanma gibi negatif denilen belirtilerin görüldüğü akut ve kronik şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklar ve,
- Psikoz adı verilen ruhsal bozukluklar.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- SOLİAN'ın içindeki etkin madde olan amisülpiride veya ilacın içerdiği diğer maddelerden birine karşı alerjiniz varsa,
- Sizde, prolaktin adı verilen vücutta süt üretimini sağlayan bir hormon salgılayan hipofiz tümörü veya meme kanseri veya hipofiz bozuklukları varsa veya olmasından şüpheleniliyorsa,
- Sizde böbreküstü bezinizle ilgili olan ve aşırı tansiyon yükselmesi krizleriyle seyreden feokromositoma denen bir hastalık varsa veya bu hastalıktan şüpheleniliyorsa,
- 15 yaşından küçük olan çocuklarda,
- SOLİAN kullanırken alınmaması gereken bir ilaç kullanıyorsanız (diğer ilaçlarla birlikte kullanımı bölümüne bakınız).
Eğer emin olmadığınız bir durum varsa, doktorunuzun veya eczacınızın tavsiyesine başvurunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Doktorunuz tedaviye başlamadan önce elektrokardiyografinizin (EKG) çekilmesini isteyebilir. Bu ilaç kalp ritim bozukluklarına neden olabilir (“4. Olası yan etkiler nedir?” bölümüne bakınız.)
- Aşağıdaki durumlarda bu ilaç dikkatle kullanılmalıdır:
- Yaşlı hastalarda: Tansiyonunuzu düşürme ve sersemlik yapma riski olduğundan özellikle hafıza ve düşünme ile ilgili problem yaşayan (demans hastalığı) bulunan yaşlı hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Böbrek yetmezliği durumunda, doktorunuz ilaç dozunuzu azaltabilir.
- Beyindeki kan akışının aniden kesilmesi ile ortaya çıkan inme (felç) açısından risk faktörleri taşıyorsanız.
- Böbrek hastalığınız (böbrek yetmezliğiniz) varsa. Bu durumda, doktorunuz ilacınızın dozunu azaltacaktır.
- Sizin veya aile bireylerinizden birinin kanda pıhtı oluşması öyküsü varsa (çünkü antipsikotik ilaçlar kanda pıhtı oluşumuna neden olabilir).
- Sara (epilepsi) veya parkinson (titreme, katılık hissi, yavaş hareket ve denge sağlamada sorunlar gibi belirtileri olan sinir sistemi hastalığı) hastasıysanız.
- Şeker hastalığınız varsa veya şeker hastalığı riskiniz varsa.
- Vücutta süt üretimini sağlayan prolaktin adı verilen hormonunuzun kandaki seviyesinin çok yüksek olması (hiperprolaktinemi) öykünüz varsa veya meme kanseri, hipofiz tümörü gibi prolaktin hormonuna bağımlı tümörünüz veya hipofiz bozuklukları varsa. Bu durumda, doktorunuz sizi yakından takip edecektir.
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerinizi yavaşlatıyorsa (depresanlar).
- SOLİAN ile ciddi karaciğer problemleri bildirilmiştir. Eğer yorgunluk, iştah kaybı, bulantı, kusma, karın ağrısı veya cildinizin veya gözlerinizin sararması gibi durumlar yaşarsanız derhal doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Tedaviniz sırasında kas sertliği veya kas ağrısıyla ilişkili kas kaybı (rabdomiyoliz) yaşarsanız; kanınızdaki kas enzimi kreatin fosfokinaz (CPK) seviyesinde artış ve açıklanamayan ateşle birlikte bilinç bozuklukları varsa, tedavinizi derhal durdurunuz ve bu durumun potansiyel olarak ölümcül bir sonucu olabileceği için acilen doktorunuza başvurunuz.
- Tedaviniz sırasında, görme bozuklukları veya baş ağrılarınız olursa vakit kaybetmeden doktorunuzla konuşunuz..
Sizde enfeksiyon veya açıklanamayan ateş ortaya çıkarsa, doktorunuz derhal kan testleri yapılmasını isteyebilir. Çünkü, bu ilaç kan hücrelerinize etki etmiş olabilir (örneğin beyaz kan hücrelerinizde azalma). Bu sorun kan testlerinden anlaşılabilir (4 “Olası yan etkiler nelerdir?” bölümüne bakınız).
SOLİAN tedavisi aniden kesilmemelidir. Aksi takdirde uykusuzluk, bulantı ve kusma gibi belirtiler gösteren kesilme sendromu denilen bir duruma neden olabilir ve anormal hareketler ile ruhsal bozukluklar yeniden görülebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi SOLİAN'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, SOLİAN'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Tedaviniz sırasında, açıklanamayan ateş ile birlikte kaslarınızda sertlik ve bilinç bozuklukları meydana gelirse tedavinizi derhal durdurunuz ve acilen tıbbi yardım alınız.
- Ciddi bayılma (bilinç kaybı) ve ölümle sonuçlanabilen kalp ritim bozuklukları (“2. SOLİAN'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler” bölümüne bakınız).
- Bacaklarda şişme, ağrı ve kızarıklık. Özellikle bacaklarınızdaki toplardamarlarda, kan damarları aracılığıyla akciğere taşınarak göğüs ağrısı ve nefes almada zorluğa yol açabilen kan pıhtıları oluşması nedeniyle meydana gelir.
- Yaşamı tehdit edebilen ve nefes almakta güçlüğe neden olan yüz ve/veya boğazda aniden şişme (anjiyoödem), ciltte kızarıklık, kaşıntılı döküntü (kurdeşen).
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Diğer yan etkiler
Çok yaygın:
- Titreme, kaslarda katılık, kramplar, anormal hareketler, aşırı tükürük salgılama
Yaygın:
- Boyun tutulması, göz kaslarında anormal hareketler (okülojirik kriz), çene kilitlenmesi
- Uyku hali
- Uykusuzluk, endişe, huzursuzluk
- Kabızlık, bulantı, kusma, ağızda kuruluk
- Kadında cinsel soğukluk (frijidite)
- Prolaktin denilen vücutta süt üretimini sağlayan hormonun kandaki seviyesinin çok artması (hiperprolaktinemi);
- Kadınlarda adet kanamalarının kesilmesine, anormal şekilde memeden süt gelmesine ve meme ağrısına neden olabilir.
- Erkeklerde memelerin şişmesine ve penisin sertleşmesinde bozukluğa (iktidarsızlık) neden olabilir.
- Kilo artışı
- Tansiyon düşmesi
- Bulanık görme
Yaygın olmayan:
- Dil veya yüzde kontrol edilemeyen ritmik hareketler
- Nöbetler (bir veya daha fazla kasta istemsiz kasılmalar)
- Kan şekerinin yükselmesi (hiperglisemi)
- Kalp atım sayısında azalma (bradikardi)
- Bazı karaciğer enzim seviyelerinde, özellikle de transaminaz adı verilen karaciğer enzimlerinde artış
- Alerjik reaksiyonlar
- Kandaki yağın (trigliserid) yükselmesi (hipertrigliseridemi)
- Kandaki kolesterolün yükselmesi (hiperkolesterolemi)
- Karaciğer doku hasarı
- Kemik yoğunluğunda azalma veya kemik yapısında değişme (osteopeni, osteoporoz), kemiklerin zayıflaması
- Zihin karışıklığı (konfüzyon)Burun tıkanması
- İltihaplanma, nefes alma güçlüğü, enfeksiyon, öksürük şeklinde kendini gösterebilen akciğer bozuklukları (aspirasyon pnömonisi) (esas olarak merkezi sinir sistemini yatıştırıcı etkisi olan diğer ilaçlarla birlikte kullanımı durumunda)
- Kan basıncında yükselme
- İdrar yapmada güçlük
- Akyuvar sayısında azalma (lökopeni)
- Kandaki parçalı hücre sayısında azalma (nötropeni
Seyrek:
- Beyaz kan hücreleri sayısında azalma (agranülositoz)
- Baş ağrıları verya görme bozuklukları gibi belirtilere neden olabilen iyi huylu hipofiz bezi tümörü
- Kanda sodyum düzeyinin normalin altına düşmesi (hiponatremi), uygunsuz antidiüretik hormon (vücudun su dengesini düzenleyen hormon) salgılanması sendromu
- Genel ve nörolojik (sinir sistemi ile ilgili) bozuklukların eşlik ettiği açıklanamayan ateş
- Ciddi bayılma (bilinç kaybı), ölüme neden olabilen kalp ritim bozuklukları
- Bacaklarda şişme, ağrı ve kızarıklık. Bu durum, damarlardaki kan pıhtılarının (özellikle bacaklarda), kan damarları boyunca akciğerlere ulaşmak üzere hareket etmesi ve göğüs ağrısı ve nefes almada güçlüğe neden olması sebebiyle oluşur.
- Yüz ve/veya boyunda, hayatı tehdit edici olabilen nefes almayı güçleştirecek şekilde ani şişme (anjiyoödem), deride kırmızı, kaşıntılı benekler (kurdeşen)
- Venöz tromboembolik olay (VTE) riski
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarla nefes durması (uyku apnesi)
Bilinmiyor:
- Doğumu takiben bebeğinizde anormal kas hareketleri, huzursuzluk, kaslarda aşırı gerginlik, kasların gerginliğini yitirmesi, titreme, uykulu olma hali, solunum güçlüğü veya beslenme bozukluğu (ilaç kesilme sendromu) (“2. SOLİAN'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler” bölümünde “Hamilelik” başlığı altına bakınız).
- Huzursuz bacak sendromu (bacaklarda, hareket ettirilerek geçici rahatlama sağlanan ve günün sonunda daha kötüleşen, rahatsız edici his)
- Güneş veya ultraviyole ışığa maruz kalındığında artan deri hassasiyeti
- Denge kaybı nedeniyle kırıklara neden olabilen düşmeler
- Kas liflerinin yıkımı ve kas ağrısı (rabdomiyoliz)
- Kanda artan kreatin fosfokinaz seviyeleri (kas hasarını gösteren kan testi) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamilelik sırasında SOLİAN kullanımının güvenliliği tam olarak tespit edilmemiştir.
Hamilelik sırasında ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadınlarda SOLİAN kullanılması önerilmemektedir.
Hamilelik sırasında bu ilacı kullanıp kullanmayacağınıza doktorunuz karar verecektir. Nasıl kullanacağınız konusunda doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz.
Hamileliğinizin son 3 ayında SOLİAN kullandığınızda, doğumu takiben bebeğiniz anormal kas hareketleri, huzursuzluk, kaslarda aşırı gerginlik, kasların gerginliğini yitirmesi, titreme, uykulu olma hali, solunum güçlüğü veya beslenme bozukluğu riski altındadır. Eğer bebeğinizde bu belirtilerden herhangi biri mevcutsa, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurunuz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SOLİAN ile tedaviniz sırasında emzirmemelisiniz. Eğer SOLİAN kullanıyorsanız, bebeğinizi en iyi şekilde besleyebilmek için doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (duyarlılığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün, her bir tabletinde 70 mg sodyum (ana yemek bileşeni/sofra tuzu) içerir. Bu miktar, erişkin için önerilen günlük diyetle maksimum sodyum alım miktarının % 3,5'ine eşdeğerdir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Solian 400 mg muadilleri
Solian 400 mg ile aynı etken maddeyi (amisulprid) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonNegatif semptomların baskın olduğu durumlar dahil, pozitif semptomların (örn. Delüzyonlar, halüsinasyonlar, düşünce bozukluğu) ve/veya negatif semptomların (örn. Duygulanım küntleşmesi, duygusal ve sosyal olarak içe dönme) görüldüğü, özellikle akut ya da kronik şizofrenik rahatsızlıklar dahil olmak üzere, psikozların tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya ilacın içerdiği diğer maddelere karşı aşırı duyarlılık, Hipofiz bezi prolaktinomaları ve meme kanseri gibi prolaktine bağlı tümörlerin varlığı veya şüphesi, Bazı benzamidler gibi antidopaminerjik ilaçlar kullanan feokromositoma hastalarında ciddi hipertansif olaylar raporlanmıştır. Bu nedenle, bu tıbbi ürünün feokromositoma taşıyıcısı olduğu bilinen veya şüphelenilen hastalara reçete edilmemesi tavsiye edilebilir. Klinik veri bulunmadığından, 15 yaşından küçük çocuklarda, Aşağıdaki tıbbi ürünler ile kombine kullanımda: Non-antiparkinson dopamin agonistleri (kabergolin, kuiagolid), Sitalopram, essitalopram, domperidon, hidroksizin, piperakin.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPotansiyel olarak ölümcül nöroleptik malign sendrom: Diğer nöroleptiklerle olduğu gibi, nöroleptik malign sendrom (NMS) oluşabilir. Bu durum yüksek ateş, kas rijiditesi, otonomik disfonksiyon, bilinçte bozukluk, rabdomiyoliz ve yüksek kreatin fosfokinaz (CPK) değerleri ile karakterizedir ve potansiyel olarak ölümcüldür. Bir hasta, özellikle günlük yüksek dozlarda NMS’yi düşündüren belirti ve semptomlar geliştirirse veya açıklanamayan hipertermi sergilerse, amisülpirid dahil tüm antipsikotik tedaviler kesilmelidir. Rabdomiyoliz, nöroleptik malign sendromu olmayan hastalarda da gözlenmiştir. QT aralığı uzaması: Amisülpirid doza bağlı QT aralığı uzamasını indükler. Bu etkinin, bradikardi, hipokalemi veya konjenital veya edinilmiş QT aralığı uzaması (QTc aralığını arttıran ilaçlarla birlikte kullanım) olan hastalarda Torsades de Pointes gibi ciddi bir ventriküler aritmi başlama riskini potansiyalize ettiği bilinir. Eğer klinik durum elveriyorsa, herhangi bir uygulamadan önce, bu tür bir aritminin başlamasını kolaylaştırabilecek herhangi bir faktörün bulunmadığından emin olunması tavsiye edilir: 55 atım/dk’dan daha yavaş bir bradikardi, Hipokalemi, Konjenital QT aralığı uzaması, Belirgin bradikardiye (< 55 atım/dk) yol açması muhtemel bir tıbbi ürün ile devam eden tedavi, hipokalemi, intrakardiyak iletimde bir yavaşlama ya da QTc aralığında bir uzama. Bir nöroleptikle uzun süreli tedavisi gereken hastaların ilk değerlendirmesinin bir parçası olarak EKG çekilmelidir. İnme: Demansı olan ve bazı atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen yaşlı hasta popülasyonunda gerçekleştirilen plasebo karşılaştırmalı randomize klinik çalışmalarda, serebrovasküler olay riskinde 3 katlık bir artış gözlenmiştir. Bu risk artışının mekanizması bilinmemektedir. Diğer antipsikotik ilaçlarla ya da diğer hasta popülasyonlarında bir risk artışı olasılığı dışlanamaz. Bu tıbbi ürün, inme risk faktörleri olan hastalarda ihtiyatla kullanılmalıdır. Demanslı yaşlı hastalar: Konvansiyonel ve atipik antipsikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır. Atipik antipsikotik ilaç alan hastalarda yapılmış (tipik süresi 10 hafta olan) 17 adet, plasebo kontrollü araştırmanın analizi sonucunda, plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla, ilaç tedavisi alan hastalardaki ölüm oranının 1,6 ile 1,7 kat daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Tipik olarak 10 hafta süren tedavinin sonunda kontrollü çalışma boyunca ölüm oranının, ilaç tedavisi alan hastalarda yaklaşık % 4,5, plasebo grubunda ise yaklaşık % 2,6 oranında olduğu saptanmıştır. Atipik antipsikotiklerle yapılan klinik çalışmalarda tespit edilen ölüm nedenleri çeşitlilik gösterse de; ölümlerin büyük çoğunluğunun ya kardiyovasküler kaynaklı (örn. kalp yetmezliği, ani ölüm) ya da enfeksiyonlar (örn. pnömoni) olduğu ortaya çıkmıştır. Epidemiyolojik çalışmalar atipik antipsikotik ilaçlara benzer şekilde, konvansiyonel antipsikotik ilaçlarla yapılan tedavinin mortaliteyi artırabildiğini öne sürmüştür. Gözlemsel çalışmalarda saptanan bu artmış mortalite bulgusunun ne ölçüde antipsikotik ilaçlara atfedilebileceği, hastalardaki bazı özellikler nedeniyle henüz açıklık kazanmamıştır. Venöz tromboembolizm: Antipsikotik ilaçlarla venöz tromboembolizm (VTE) vakaları bildirilmiştir. Seyrek olarak venöz tromboembolik olay (VTE) riskine neden olabilir. Antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen hastalar sıklıkla edinilmiş VTE risk faktörlerine sahip olduğundan, ile tedavi sırasında ve öncesinde VTE için potansiyel risk faktörleri belirlenmeli ve gerekirse önleyici tedbirler alınmalıdır. Hiperglisemi/Metabolik sendrom: Amisülpiridi de içeren bazı antipsikotik ajanlarla tedavi edilen hastalarda hiperglisemi veya glukoz intoleransı ve diyabet başlangıcı veya alevlenmesi bildirilmiştir. tedavisi alan hastalarda mevcut tavsiyelerle uyumlu olarak, klinik ve laboratuvar izlem yapılmalıdır. Diabetes mellitus tanısı almış veya diyabet açısından risk faktörleri olan hastalara özel olarak dikkat edilmelidir. Nöbetler: nöbet eşiğini düşürebilir. Bu nedenle, nöbet öyküsü olan hastalar tedavisi süresince yakından izlenmelidir. Özel popülasyonlar: Amisülpirid böbreklerden elimine edildiğinden, böbrek yetmezliği olan hastalarda doz azaltılmalıdır veya başka bir tedavi düşünülmelidir. Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarla ilgili herhangi bir veri mevcut değildir. Diğer antipsikotik ilaçlarla olduğu gibi amisülpirid hassasiyeti artmış (sedasyon ve hipotansiyon riski) yaşlı hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Böbrek yetmezliği olan yaşlı hastalarda da doz azaltımı gerekebilir. Diğer antidopaminerjik ajanlarla olduğu gibi, parkinson hastalarına amisülpirid reçete edilirken, hastalığı şiddetlendirme riski nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Bu hastalarda amisülpirid sadece nöroleptik tedavi zorunlu olduğu takdirde kullanılmalıdır. Kesilme sendromu: Antipsikotik ilaçların yüksek dozlarının birdenbire kesilmesi sonrası bulantı, kusma ve uykusuzluk gibi yoksunluk semptomları görülmüştür. Psikotik semptomların nüksetmesi de görülebilir ve amisülpirid ile istemsiz hareket bozukluklarının (akatizi, distoni ve diskinezi gibi) ortaya çıktığı rapor edilmiştir. Bu sebeple amisülpiridin kademeli olarak kesilmesi tavsiye edilir. Meme kanseri: prolaktin seviyelerini arttırabilir. Dolayısıyla, bu konuya dikkat edilmeli ve kendisinde veya ailesinde meme kanseri öyküsü bulanan hastalar tedavisi boyunca yakından takip edilmelidir. Hiperprolaktinemi: Amisülpirid prolaktin seviyesini yükseltebilir. Hiperprolaktinemi veya potansiyel olarak prolaktin-bağımlı tümör geçmişi olan hastalar amisülpirid tedavisi sırasında yakından takip edilmelidir. Benign hipofiz bezi tümörü: Amisülpirid prolaktin düzeylerini yükseltebilir. Amisülpirid tedavisi sırasında prolaktinoma gibi benign hipofiz bezi tümörü vakaları gözlenmiştir. Prolaktin düzeylerinin çok yüksek olması veya hipofiz bezi tümörüne ilişkin klinik belirtiler olması (örneğin görme alanı bozuklukları, baş ağrısı) durumunda hipofiz görüntülemesi gerçekleştirilmelidir. Eğer hipofiz bezi tümörü tanısı doğrulanırsa, amisülpirid tedavisi kesilmelidir. Hepatotoksisite: Amisülpiridin kullanımı ile ciddi hepatotoksisite bildirilmiştir. Hastalar, asteni, anoreksi, bulantı, kusma, abdominal ağrı veya sarılık gibi herhangi bir belirti söz konusu olduğunda derhal doktorlarına bildirmeleri gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. Derhal, klinik inceleme dahil araştırmalar ve karaciğer fonksiyon testleri gerçekleştirilmelidir. Uyku apnesi sendromu: SOLİANkullanan hastalarda uyku apnesi sendromu rapor edilmiştir. Eş zamanlı olarak santral sinir sistemi depresanı kullanan hastalar ile uyku apnesi öyküsü olan ya da uyku apnesi riski taşıyan (örn; aşırı kilolu/obezler veya erkekler) hastalarda kullanırken dikkatli olunmalıdır. Diğer: da dahil olmak üzere antipsikotik ilaçlarla lökopeni, nötropeni ve agranülositoz bildirilmiştir. Açıklanamayan enfeksiyonlar veya ateş, lökopeni kanıtı olabilir ve acilen hematolojik tetkik yapılmasını gerektirir. Bu tıbbi ürünün alkol, dopaminerjik antiparkinson ilaçlar, Torsades de Pointes indükleyici antiparaziterler, metadon, levodopa ve Torsades de Pointes indükleyici diğer ilaçlar ve nöroleptikler, sodyum oksibat ve hidroksiklorokin ile birlikte kullanılması tavsiye edilmez Bu tıbbi ürün, laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Bu tıbbi ürün, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından erişkinler için önerilen günlük maksimum 2 g sodyum alım miktarının % 3,5’ine eşdeğer olup, her bir tabletinde 70 mg sodyum içermektedir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Lökopeni, nötropeni Seyrek: Agranülositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Alerjik reaksiyonlar Endokrin hastalıkları Yaygın: Hiperprolaktinemi (Amisulpirid, plazma prolaktin düzeylerinde ilaç kesildikten sonra geri dönüşlü olan bir artışa neden olmaktadır. Bu, galaktore, amenore, jinekomasti, mastalji ve erektil disfonksiyona yol açabilir). Seyrek: Prolaktinoma gibi benign hipofiz bezi tümörü Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Hiperglisemi, hipertrigliseridemi, hiperkolesterolemi Seyrek: Hiponatremi, uygunsuz antidiüretik hormon sekresyonu sendromu (SIADH) Psikiyatrik hastalıkları Yaygın: Uykusuzluk, anksiyete, ajitasyon, cinsel soğukluk Yaygın olmayan: Konfüzyon Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Ekstrapiramidal semptomlar oluşabilir: Tremor, hipertoni, hipokinezi, hipersalivasyon, akatizi, diskinezi. Bu semptomlar optimal dozajlarda genellikle orta şiddettedir ve antiparkinson ilaçlar uygulandığında amisülpirid kesilmeksizin kısmen geri dönüşlüdür. Ekstrapiramidal semptomların insidansı dozla ilişkili olup, negatif semptomların baskın olduğu hastaların 50-300 mg/gün dozlarla tedavisinde son derecede düşüktür. Yaygın: Somnolans, akut distoni (spazmodik tortikolis, okülojirik krizler, trismus, vb.) görülebilir. Bu durum, tedavinin kesilmesini gerektirmeyip, antikolinerjik antiparkinson bir ilaç ile tedavi edildiğinde geri dönüşümlüdür. Yaygın olmayan: Nöbetler, çoğunlukla uzun süreli uygulamadan sonra, esas olarak dil ve/veya yüzün ritmik, istemsiz hareketleriyle karakterize olan tardif diskinezi bildirilmiştir. Antikolinerjik antiparkinson ilaçlar etkisizdir ya da semptomların şiddetlenmesine yol açabilir. Seyrek: Potansiyel olarak ölümcül bir komplikasyon olan nöroleptik malign sendrom. Bilinmiyor: Huzursuz bacak sendromu Göz hastalıkları Yaygın: Bulanık görme Kardiyak hastalıkları Yaygın olmayan: Bradikardi Seyrek: QT aralığında uzama, Torsades de Pointes gibi ventriküler aritmiler, ventriküler fibrilasyon veya kardiyak arrest ile sonuçlanabilecek ventriküler taşikardi, ani ölüm. Vasküler hastalıkları Yaygın: Hipotansiyon Yaygın olmayan: Kan basıncında artış Seyrek: Antipsikotik ilaçlarla, bazen ölümcül olabilen pulmoner embolizm ve derin ven trombozunu içeren venöz tromboembolizm vakaları raporlanmıştır. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Yaygın olmayan: Nazal konjesyon, aspirasyon pnömonisi (esas olarak diğer antipsikotikler ve MSS depresanları ile ilişkili) Seyrek: Uyku apnesi sendromu Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Konstipasyon, bulantı, kusma, ağız kuruluğu. Hepato-bilier hastalıkları Yaygın olmayan: Hepatoselüler hasar Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Anjiyoödem, ürtiker Bilinmiyor: Fotosensitivite reaksiyonları Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Osteopeni, osteoporoz Bilinmiyor: Rabdomiyoliz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: Üriner retansiyon Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıklar Bilinmiyor: Yenidoğanda ilaç kesilme sendromu Araştırmalar Yaygın: Kilo artışı Yaygın olmayan: Başlıca transaminazlarda olmak üzere, karaciğer enzimlerinde artış Bilinmiyor: Kan kreatin fosfokinaz aktivitesinde artış Yaralanma ve zehirlenme Bilinmiyor: Dengeyi bozan olumsuz etkiler nedeniyle düşmeler.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.