SOGROYA® 5 MG/1.5 ML ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR KALEM (1 ADET)
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sogroya 5 mg/1,5 mL ne için kullanılır?
KT 1SOGROYA® , tek bir amino asit sübstitüsyonu ile vücut tarafından üretilen doğal büyüme hormonunun uzun etkili bir versiyonu olan somapasitan etkin maddesi içerir. Büyüme hormonu yetişkinlerde yağ, kas ve kemik bileşimini düzenler.
SOGROYA® 'daki etkin madde, “rekombinant DNA teknolojisi” ile üretilir; bu, büyüme hormonu üretmelerini sağlayan bir geni (DNA) alan hücrelerden üretilir anlamına gelir.
SOGROYA®'da, SOGROYA®'yı kanda doğal olarak bulunan proteine (albümin) bağlayan büyüme hormonuna küçük bir yan zincir bağlanmıştır, bu da ilacın vücuttan atılmasını yavaşlatarak ilacın daha az sıklıkta uygulanmasını sağlar.
SOGROYA®, büyüme hormonu üretimi olmayan veya çok düşük olan (büyüme hormonu eksikliği) 3 yaş ve üzeri çocuklarda ve ergenlerde ve büyüme hormonu eksikliği olan yetişkinlerde büyüme geriliğini tedavi etmek için kullanılır.
Bu ilaca başladıktan bir yıl sonra doktorunuz SOGROYA®'ya verdiğiniz yanıta göre SOGROYA® ile tedavinize devam etmeniz gerekip gerekmediğini değerlendirecektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Sizin veya bakımını üstlendiğiniz çocuğun somapasitan veya bu ilacın bileşiminde bulunan diğer maddelere karşı alerjisi varsa.
- Sizin veya bakımını üstlendiğiniz çocuğun büyümekte olan bir tümörü (iyi huylu ya da kötü huylu) varsa. SOGROYA® tedavisine başlamadan önce anti-tümör tedavinizi tamamlamış olmanız gerekir. Tümör büyürse SOGROYA® kesilmelidir.
- Siz veya bakımını üstlendiğiniz çocuk yakın zamanda açık kalp ameliyatı, karın ameliyatı (abdominal cerrahi), çoklu kaza yaralanması geçirdiyseniz veya şiddetli solunum yetmezliği veya benzer durumunuz varsa.
- Büyüme plaklarının kapanması (kapanmış epifizler) nedeniyle büyümesi durmuş çocuklar ve ergenler için. Sizin veya bakımını üstlendiğiniz çocuğun doktorunuz tarafından kemiklerinizin büyümesinin durduğunun söylendiği anlamına gelir.
Emin değilseniz doktorunuz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini iyileştirmek için, uygulanan ürünün adı ve seri numarası açık şekilde kaydedilmelidir. Adrenokortikal yetmezlik Somapasitan tedavisinin başlatılması 11βHSD-1 inhibisyonuna ve serum kortizol konsantrasyonlarının düşmesine neden olabilir. Büyüme hormonu ile tedavi edilen hastalarda daha önce tanı konmamış santral (sekonder) hipoadrenalizm aşikar hale gelebilir ve glukokortikoid replasmanı gerekli olabilir. Ayrıca, daha önce tanı konmuş hipoadrenalizme yönelik glukokortikoid replasmanı tedavisi gören hastalar somapasitan tedavisinin başlatılmasının ardından idame veya stres dozlarında artış yapılmasına ihtiyaç duyabilirler. Bilinen hipoadrenalizmi olan hastaların serum kortizol seviyelerinde azalma ve/veya artan glukokortikoid dozları ihtiyacı açısından izlenmesi gerekir. Glukoz metabolizması bozukluğu Büyüme hormonu ile tedavi, özellikle duyarlı hastalarda yüksek dozlarda insülin duyarlılığını azaltabilir ve sonuç olarak yetersiz insülin salgılama kapasitesi olan kişilerde hiperglisemi oluşabilir. Sonuç olarak, daha önce tanı konmamış bozulmuş glukoz toleransı ve açık diabetes mellitus, büyüme hormonu tedavisi sırasında ortaya çıkabilir. Bu nedenle, özellikle obezite gibi diyabet için risk faktörleri olan veya ailede diyabet öyküsü olanlar olmak üzere büyüme hormonu ile tedavi edilen tüm hastalarda, glukoz seviyeleri periyodik olarak izlenmelidir. Önceden var olan tip 1 veya tip 2 diabetes mellitus veya bozulmuş glukoz toleransı olan hastalar, büyüme hormonu tedavisi boyunca yakından izlenmelidir. Bu hastalarda büyüme hormonu tedavisine başlandığında, antihiperglisemik tıbbi ürünlerin dozlarının ayarlanması gerekebilir. Neoplaziler Büyüme hormonu tedavisi gören yetişkinlerde yeni primer kanser riskinin arttığına dair bir kanıt yoktur. Malign hastalıklardan tam remisyonda olan veya benign tümörler için tedavi görmüş hastalarda, büyüme hormonu tedavisi, relaps oranının artması ile ilişkili bulunmamıştır. Malign hastalıkları tamamen remisyona girmiş veya benign tümörler için tedavi görmüş hastalar, büyüme hormonu tedavisine başladıktan sonra nüks açısından yakından izlenmelidir. Malign veya benign tümör gelişimi veya tekrarlaması durumunda büyüme hormonu tedavisi kesilmelidir. En sık olarak intrakraniyal neoplaziler olmak üzere çocukluk çağı kanserini yenmiş, büyüme hormonu tedavisi gören kişilerde ikincil neoplazilerde hafif bir artış gözlenmiştir. İkincil neoplaziler için baskın olan risk faktörü, öncesinde radyasyona maruz kalınmasıdır. Benign intrakraniyal hipertansiyon Şiddetli veya tekrarlayan baş ağrısı, görme sorunları, bulantı ve/veya kusma gibi belirtilerin olması durumunda papil ödemi için fundoskopi önerilmektedir. Papil ödemi doğrulanırsa, tanıda benign intrakraniyal hipertansiyon düşünülmeli ve uygun görülürse, büyüme hormonu tedavisi sonlandırılmalıdır. İntrakraniyal hipertansiyonu düzelmiş hastalarda klinik kararı yönlendirecek yeterli kanıt halen mevcut değildir. Büyüme hormonu tedavisine yeniden başlandığında, intrakraniyal hipertansiyon bulgularının dikkatle izlenmesi gerekir. Tiroid fonksiyonu Büyüme hormonu, tiroid dışı T4’ün T3'e dönüşümünü artırır, bu sayede başlangıç aşamasında olan hipotiroidiyi ortaya çıkarabilir. Hipotiroidi büyüme hormonuna yanıtı etkileyeceği için, hastalara düzenli aralıklarla tiroid fonksiyon testleri uygulanmalı ve endike olduğunda, tiroid hormonu ile replasman tedavisi uygulanmalıdır. Oral östrojen ile birlikte kullanım Oral östrojen, somapasitan dahil olmak üzere büyüme hormonuna karşı IGF-I yanıtını etkiler. Herhangi bir oral östrojen (hormon tedavisi veya doğum kontrolü) alan kadınlar, östrojen uygulama yolunu değiştirmeyi (örn. transdermal, vajinal hormon ürünleri) veya başka bir doğum kontrol yöntemi kullanmayı düşünmelidir. Oral östrojen kullanan bir kadın somapasitan tedavisine başladığında, daha yüksek başlangıç dozları ve daha uzun bir titrasyon süresi gerekebilir. Somapasitan almakta olan bir kadın oral östrojen tedavisine başladığı takdirde serum IGF-1 düzeylerinin yaşa uygun normal aralık içinde tutulması için somapasitan dozunun artırılması gerekebilir. Bunun aksine, somapasitan almakta olan bir kadın oral östrojen tedavisini bıraktığı takdirde fazlalık somapasitanın ve/veya yan etkilerin önlenmesi için somapasitan dozunun azaltılması gerekebilir. Deri ve deri altı doku bozuklukları Somapasitan uzun süre aynı bölgeye uygulandığında deri altı dokuda lipohipertrofi, lipoatrofi ve edinilmiş lipodistrofi gibi lokal değişiklikler meydana gelebilir. Riski azaltmak için enjeksiyon bölgesi dönüşümlü olarak değiştirilmelidir. Antikorlar Yetişkin BHE hastalarında somapasitana karşı antikorlar gözlenmemiştir. Az sayıda pediyatrik BHE hastasında somapasitan bağlayıcı antikorlar için yapılan test pozitif çıkmıştır. Bu antikorların hiçbiri nötralize edici olmamış ve klinik etkiler üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda anti-somapasitan antikorlarının varlığı için test yapılmalıdır. Akut kritik hastalık Büyüme hormonunun iyileşme üzerindeki etkisi, açık kalp cerrahisi, abdominal cerrahi, kazaya bağlı çoklu travma veya akut solunum yetmezliği sonrası komplikasyonlardan mustarip kritik 522 yetişkin hastayı içeren iki plasebo kontrollü çalışmada incelenmiştir. Plasebo alan hastalara (%19) kıyasla günde 5,3 veya 8 mg büyüme hormonu ile tedavi edilen hastalarda ölüm oranı %42 ile daha yüksek olmuştur. Bu bilgilere dayalı olarak, bu tip hastalar somapasitan ile tedavi edilmemelidir. Akut olarak kritik hasta kişilerde büyüme hormonu ikame tedavisinin güvenliliği hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığından, bu durumda tedaviye devam etmenin yararları, olası risklere karşı değerlendirilmelidir. Yetişkinlerde büyüme hormonu eksikliği yaşam boyu süren bir hastalıktır ve buna göre tedavi edilmesi gerekir, ancak büyüme hormonu eksikliğinde 60 yaşından büyük hastalarda ve beş yıldan fazla tedavi gören hastalarda deneyim hala sınırlıdır. Pankreatit Diğer büyüme hormonu tıbbi ürünleri ile tedavi sırasında az sayıda pankreatit vakası rapor edilmiştir. Bu nedenle açıklanamayan karın ağrısı gelişen somapasitan ile tedavi edilen hastalarda pankreatit değerlendirilmelidir. Femur başı epifiz kayması Hızlı büyüyen çocuklarda ve büyüme hormonu eksikliği (BHE) dahil olmak üzere endokrin bozuklukları olan hastalarda, kalça epifizlerinde kayma genel popülasyona göre daha sık görülebilir. Somapasitan tedavisi sırasında kalıcı kalça/diz ağrısı ve/veya topallama olan çocuklar klinik olarak muayene edilmelidir. Sodyum içeriği Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol'den (23 mg) az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi SOGROYA® 'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Çocuklarda ve ergenlerde görülen yan etkiler Çok yaygın
- Baş ağrısı
- Yaygın
- Deri altında sıvı birikmesi nedeniyle eller ve ayaklarda şişlik (periferik ödem)
- Böbrek üstü bezlerinin yeterince steroid hormon yapmaması (adrenokortikal yetmezlik).
- Tiroid hormonunda azalma (hipotiroidizm)
- Enjeksiyon yerinde kızarıklık ve ağrı (enjeksiyon yeri reaksiyonları)
- Eklem ağrısı (artralji)
- Kollarda veya bacaklarda ağrı (ekstremitede ağrı)
- Yüksek kan şekeri (hiperglisemi)
- Çok yorgun hissetme (bitkinlik).
Yetişkinlerde görülen yan etkiler Çok yaygın
- Baş ağrısı.
Yaygın
- Adrenal bezlerin yeterince steroid hormon yapmaması (adrenokortikal yetmezlik)
- Tiroid hormonunda azalma (hipotiroidizm)
- Yüksek kan şekeri (hiperglisemi)
- Ağırlıklı olarak parmaklarda “karıncalanma” hissi (parestezi)
- Döküntü
- Kurdeşen (ürtiker)
- Eklem ağrısı (artralji), kas ağrısı (miyalji), kas sertliği
- Deri altında sıvı birikmesi nedeniyle ellerde ve ayaklarda şişlik (periferik ödem)
- Çok yorgun veya güçsüz hissetme (bitkinlik veya asteni)
- Enjeksiyon yerinde kızarıklık ve ağrı (enjeksiyon yeri reaksiyonları). Yaygın olmayan
- İlacın enjekte edildiği yerde deri kalınlaşması (lipohipertrofi)
- El(ler)de uyuşma hissi ve karıncalanma (karpal tünel sendromu)
- Kaşıntı (prurit)
- Eklem sertliği.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile kalma potansiyeliniz varsa, güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanmadığınız sürece SOGROYA® kullanmamalısınız. Bunun nedeni, doğmamış çocuğunuza zarar verip vermeyeceğinin bilinmemesidir. SOGROYA® kullanırken hamile kalırsanız derhal doktorunuzla konuşunuz. Hamile kalmak istiyorsanız, ilacı kullanmayı bırakmanız gerekebileceğinden bunu doktorunuzla görüşünüz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SOGROYA®'nın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziriyorsanız veya emzirmeyi planlıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz emzirmenin bebeğe ve SOGROYA®'nın anneye yararını göz önünde bulundurarak emzirmeyi bırakmanıza veya SOGROYA®'yı almayı kesmenize karar vermenize yardımcı olacaktır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonBüyüme hormonu eksikliğine bağlı büyüme geriliği olan 3 yaş ve üzerindeki çocuklarda ve ergenlerde (pediyatrik BHE) ve büyüme hormonu eksikliği olan yetişkinlerde (yetişkin BHE) endojen büyüme hormonunun (BH) replasmanı için endikedir..
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumlarında kontrendikedir. Somapasitan, tümör aktivitesini gösteren herhangi bir bulgu varlığında kullanılmamalıdır. Büyüme hormonu tedavisi başlanmadan önce intrakraniyal tümörler inaktif olmalı ve antitümöral tedavi tamamlanmış olmalıdır. Tümör büyümesini gösteren herhangi bir bulgu varlığında tedavi kesilmelidir. Somapasitan, epifizleri kapanmış çocuklarda boy uzamasının uyarılması için kullanılmamalıdır. Açık kalp cerrahisi, abdominal cerrahi, kazaya bağlı çoklu travma, akut solunum yetmezliği veya benzer durumları takiben akut kritik hastalık komplikasyonları olan (yetişkinler) hastalar somapasitanla tedavi edilmemelidir (ikame tedavisi gören hastalarla ilgili olarak.4).
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini iyileştirmek için, uygulanan ürünün adı ve seri numarası açık şekilde kaydedilmelidir. Adrenokortikal yetmezlik Somapasitan tedavisinin başlatılması 11βHSD-1 inhibisyonuna ve serum kortizol konsantrasyonlarının düşmesine neden olabilir. Büyüme hormonu ile tedavi edilen hastalarda daha önce tanı konmamış santral (sekonder) hipoadrenalizm aşikar hale gelebilir ve glukokortikoid replasmanı gerekli olabilir. Ayrıca, daha önce tanı konmuş hipoadrenalizme yönelik glukokortikoid replasmanı tedavisi gören hastalar somapasitan tedavisinin başlatılmasının ardından idame veya stres dozlarında artış yapılmasına ihtiyaç duyabilirler. Bilinen hipoadrenalizmi olan hastaların serum kortizol seviyelerinde azalma ve/veya artan glukokortikoid dozları ihtiyacı açısından izlenmesi gerekir. Glukoz metabolizması bozukluğu Büyüme hormonu ile tedavi, özellikle duyarlı hastalarda yüksek dozlarda insülin duyarlılığını azaltabilir ve sonuç olarak yetersiz insülin salgılama kapasitesi olan kişilerde hiperglisemi oluşabilir. Sonuç olarak, daha önce tanı konmamış bozulmuş glukoz toleransı ve açık diabetes mellitus, büyüme hormonu tedavisi sırasında ortaya çıkabilir. Bu nedenle, özellikle obezite gibi diyabet için risk faktörleri olan veya ailede diyabet öyküsü olanlar olmak üzere büyüme hormonu ile tedavi edilen tüm hastalarda, glukoz seviyeleri periyodik olarak izlenmelidir. Önceden var olan tip 1 veya tip 2 diabetes mellitus veya bozulmuş glukoz toleransı olan hastalar, büyüme hormonu tedavisi boyunca yakından izlenmelidir. Bu hastalarda büyüme hormonu tedavisine başlandığında, antihiperglisemik tıbbi ürünlerin dozlarının ayarlanması gerekebilir. Neoplaziler Büyüme hormonu tedavisi gören yetişkinlerde yeni primer kanser riskinin arttığına dair bir kanıt yoktur. Malign hastalıklardan tam remisyonda olan veya benign tümörler için tedavi görmüş hastalarda, büyüme hormonu tedavisi, relaps oranının artması ile ilişkili bulunmamıştır. Malign hastalıkları tamamen remisyona girmiş veya benign tümörler için tedavi görmüş hastalar, büyüme hormonu tedavisine başladıktan sonra nüks açısından yakından izlenmelidir. Malign veya benign tümör gelişimi veya tekrarlaması durumunda büyüme hormonu tedavisi kesilmelidir. En sık olarak intrakraniyal neoplaziler olmak üzere çocukluk çağı kanserini yenmiş, büyüme hormonu tedavisi gören kişilerde ikincil neoplazilerde hafif bir artış gözlenmiştir. İkincil neoplaziler için baskın olan risk faktörü, öncesinde radyasyona maruz kalınmasıdır. Benign intrakraniyal hipertansiyon Şiddetli veya tekrarlayan baş ağrısı, görme sorunları, bulantı ve/veya kusma gibi belirtilerin olması durumunda papil ödemi için fundoskopi önerilmektedir. Papil ödemi doğrulanırsa, tanıda benign intrakraniyal hipertansiyon düşünülmeli ve uygun görülürse, büyüme hormonu tedavisi sonlandırılmalıdır. İntrakraniyal hipertansiyonu düzelmiş hastalarda klinik kararı yönlendirecek yeterli kanıt halen mevcut değildir. Büyüme hormonu tedavisine yeniden başlandığında, intrakraniyal hipertansiyon bulgularının dikkatle izlenmesi gerekir. Tiroid fonksiyonu Büyüme hormonu, tiroid dışı T4’ün T3'e dönüşümünü artırır, bu sayede başlangıç aşamasında olan hipotiroidiyi ortaya çıkarabilir. Hipotiroidi büyüme hormonuna yanıtı etkileyeceği için, hastalara düzenli aralıklarla tiroid fonksiyon testleri uygulanmalı ve endike olduğunda, tiroid hormonu ile replasman tedavisi uygulanmalıdır. Oral östrojen ile birlikte kullanım Oral östrojen, somapasitan dahil olmak üzere büyüme hormonuna karşı IGF-I yanıtını etkiler. Herhangi bir oral östrojen (hormon tedavisi veya doğum kontrolü) alan kadınlar, östrojen uygulama yolunu değiştirmeyi (örn. transdermal, vajinal hormon ürünleri) veya başka bir doğum kontrol yöntemi kullanmayı düşünmelidir. Oral östrojen kullanan bir kadın somapasitan tedavisine başladığında, daha yüksek başlangıç dozları ve daha uzun bir titrasyon süresi gerekebilir. Somapasitan almakta olan bir kadın oral östrojen tedavisine başladığı takdirde serum IGF-1 düzeylerinin yaşa uygun normal aralık içinde tutulması için somapasitan dozunun artırılması gerekebilir. Bunun aksine, somapasitan almakta olan bir kadın oral östrojen tedavisini bıraktığı takdirde fazlalık somapasitanın ve/veya yan etkilerin önlenmesi için somapasitan dozunun azaltılması gerekebilir. Deri ve deri altı doku bozuklukları Somapasitan uzun süre aynı bölgeye uygulandığında deri altı dokuda lipohipertrofi, lipoatrofi ve edinilmiş lipodistrofi gibi lokal değişiklikler meydana gelebilir. Riski azaltmak için enjeksiyon bölgesi dönüşümlü olarak değiştirilmelidir. Antikorlar Yetişkin BHE hastalarında somapasitana karşı antikorlar gözlenmemiştir. Az sayıda pediyatrik BHE hastasında somapasitan bağlayıcı antikorlar için yapılan test pozitif çıkmıştır. Bu antikorların hiçbiri nötralize edici olmamış ve klinik etkiler üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda anti-somapasitan antikorlarının varlığı için test yapılmalıdır. Akut kritik hastalık Büyüme hormonunun iyileşme üzerindeki etkisi, açık kalp cerrahisi, abdominal cerrahi, kazaya bağlı çoklu travma veya akut solunum yetmezliği sonrası komplikasyonlardan mustarip kritik 522 yetişkin hastayı içeren iki plasebo kontrollü çalışmada incelenmiştir. Plasebo alan hastalara (%19) kıyasla günde 5,3 veya 8 mg büyüme hormonu ile tedavi edilen hastalarda ölüm oranı %42 ile daha yüksek olmuştur. Bu bilgilere dayalı olarak, bu tip hastalar somapasitan ile tedavi edilmemelidir. Akut olarak kritik hasta kişilerde büyüme hormonu ikame tedavisinin güvenliliği hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığından, bu durumda tedaviye devam etmenin yararları, olası risklere karşı değerlendirilmelidir. Yetişkinlerde büyüme hormonu eksikliği yaşam boyu süren bir hastalıktır ve buna göre tedavi edilmesi gerekir, ancak büyüme hormonu eksikliğinde 60 yaşından büyük hastalarda ve beş yıldan fazla tedavi gören hastalarda deneyim hala sınırlıdır. Pankreatit Diğer büyüme hormonu tıbbi ürünleri ile tedavi sırasında az sayıda pankreatit vakası rapor edilmiştir. Bu nedenle açıklanamayan karın ağrısı gelişen somapasitan ile tedavi edilen hastalarda pankreatit değerlendirilmelidir. Femur başı epifiz kayması Hızlı büyüyen çocuklarda ve büyüme hormonu eksikliği (BHE) dahil olmak üzere endokrin bozuklukları olan hastalarda, kalça epifizlerinde kayma genel popülasyona göre daha sık görülebilir. Somapasitan tedavisi sırasında kalıcı kalça/diz ağrısı ve/veya topallama olan çocuklar klinik olarak muayene edilmelidir. Sodyum içeriği Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol'den (23 mg) az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık bildirilen advers ilaç reaksiyonları (ADRler) (azalan sırayla) baş ağrısı (%12, %12), ekstremitede ağrı (%9, %0), hipotiroidizm (%5, %2), enjeksiyon bölgesi reaksiyonları (%5, %1), periferik ödem (%3, %4), artralji (%2, %7), hiperglisemi (%2, %1), bitkinlik (%2, %6) ve adrenokortikal yetmezliktir (%1,5,%3). Advers reaksiyonların listesi Aşağıda Tablo 2'de listelenen advers ilaç reaksiyonları, BHE'li pediyatrik hastalarda (başlangıç yaşı: 2,5 11 yaş) devam eden bir pivotal faz 3 çalışmadan (52 hafta) elde edilen güvenlilik verilerine ve somapasitan tedavisinden kaynaklanan advers reaksiyonlara dayanmaktadır. Advers ilaç reaksiyonlarının sıklıkları, pivotal faz 3 çalışmasındaki sıklıklara göre hesaplanmıştır. Tablo 3'te listelenen advers reaksiyonlar, BHE'li yetişkin hastalarda (başlangıç yaşı: 19 ila 77 yaş) tamamlanan üç faz 3 çalışmasından derlenen güvenlilik verilerine dayanmaktadır. Tablo 2 BHE’li pediyatrik hastalarda Faz 3 klinik çalışmada gözlenen advers reaksiyonlar MedDRA sistem organ sınıfı Çok yaygın Endokrin hastalıkları Hipothiroidizm* Adrenokortikal yetmezlik Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hiperglisemi Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı* Kas-iskelet ve bağ doku hastalıkları Artralji Ekstremitede ağrı** Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Periferik ödem* Enjeksiyon yeri reaksiyonları*# Bitkinlik * Genel olarak, bu advers reaksiyonlar ciddi olmayan, hafif şiddette ve geçici olmuştur. # Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları enjeksiyon yerinde morarma (%1.5), enjeksiyon yerinde ağrı (%1,5), enjeksiyon yerinde hematom (%1,5) ve enjeksiyon yerinde şişmeyi (% 0,8) içermiştir. ** Esas olarak hafif bacak ağrısı. Tablo 3 BHE'li yetişkin hastalarda tamamlanan üç Faz 3 klinik çalışmasında gözlenen advers reaksiyonlar MedDRA sistem organ sınıfı Çok yaygın olmayan Endokrin bozuklukları Adrenokortical yetmezlik Hipotiroidizm Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hiperglisemi* Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Parestezi Karpal tünel sendromu Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü* Ürtiker* Lipohipertrofi* Kaşıntı* Kas iskelet ve bağ doku hastalıkları Artralji Mialji Kas sertliği* Eklem sertliği Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Periferik ödem Yorgunluk Asteni Enjeksiyon yeri reaksiyonları* * Genel olarak, bu advers reaksiyonlar ciddi olmayan, hafif veya orta şiddette ve geçici olmuştur. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Periferik ödem Periferik ödem yaygın olarak gözlenmiştir (pediyatrik BHE'de %3 ve yetişkin BHE'de %4). Büyüme hormonu eksikliği olan hastalar, ekstraselüler sıvı eksikliği ile karakterizedir. Büyüme hormonu ürünleri ile tedaviye başlandığında bu eksiklik düzelir. Periferik ödem ile sıvı tutulması oluşabilir. Semptomlar genellikle geçicidir, doza bağlıdır ve geçici olarak dozun azaltılmasını gerektirebilir. Adrenokortikal yetmezlik Adrenokortikal yetmezlik yaygın olarak gözlenmiştir (pediyatrik BHE'de %1,5 ve yetişkin BHE'de %3). Pediyatrik popülasyon BHE'ye bağlı büyüme yetersizliği olan 3 yaş ve üzeri çocuklarda ve ergenlerde somapasitanın güvenliliği belirlenmiştir. 3 yaşın altındaki BHE hastalarında somapasitanın güvenlilik profili belirlenmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.