SINOPRYL 10 MG TABLET, 30 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sinopryl 10 mg ne için kullanılır?
KT 1- SİNOPRYL anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü (ADE) ilaç grubuna dahildir ve 10 mg lisinopril içerir.
- Lisinopril kan damarlarınızı genişletir. Bu, kan basıncının düşmesine yardımcı olur. Bu durum aynı zamanda kalbin vücuda daha kolay kan pompalamasını sağlar.
- SİNOPRYL aşağıdaki durumlarda kullanılır:
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde,
- Kalbin kanı vücudunuza pompalamakta güçlüğün yol açtığı kalp yetmezliği (nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve hafif egzersiz sonrası yorgunluk) tedavisinde,
- Yakında kalbinizde zayıflamaya yol açabilen kalp krizi (miyokard infarktüsü) geçirdiyseniz, lisinopril bu zayıflamayı yavaşlatır.
- Şeker hastalığına (diyabet) bağlı böbrek sorunlarınız ile birlikte kan basıncınız yüksek ise.
SİNOPRYL 6 yaşından büyük çocuklarda yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde kullanılır.
SİNOPRYL şiddetli böbrek bozukluğu olan çocuklarda kullanılmamalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lisinoprile ya da tabletlerdeki yardımcı maddelerden herhangi birine (yukarıda listelenen) karşı alerjiniz (hipersensitivite) varsa
- Diğer ADE inhibitörü ilaçlara karşı alerjiniz varsa. Alerjik reaksiyon ellerinizde, ayaklarınızda, bileklerinizde, yüzünüzde, dudaklarınızda, dilinizde veya boğazınızda şişmeye neden olabilir. Bu durum yutmanızı ve nefes almanızı da zorlaştırabilir (anjiyoödem).
- Yetişkinlerde bir çeşit uzun süreli (kronik) kalp yetmezliğinin tedavisinde kullanılan bir ilaç olan sakubitril/valsartan kullanıyorsanız. Çünkü, anjiyoödem (boğaz gibi bölgelerde deri altında ani şişme) riskini artırır.
- Eğer daha önce aile bireylerinizden biri bir ADE inhibitörü kullanırken şiddetli alerjik reaksiyon (anjiyoödem) yaşadıysa veya siz bilinen bir neden olmaksızın şiddetli alerjik reaksiyon (anjiyoödem) yaşadıysanız
- Eğer 3 aydan fazla hamileyseniz (Hamileliğin erken dönemlerinde lisinopril'den kaçınmak daha iyidir)
Eğer şeker (diabetes mellitus) hastasıysanız ya da böbrek yetmezliğiniz varsa, aliskiren içeren tansiyon düşürücü ilaçlarla beraber kullanmayınız. Bunlardan herhangi birinin sizin için geçerli olup olmadığından emin değilseniz, SİNOPRYL almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEğer tedaviye başladıktan sonra uzun süre kalıcı kuru öksürük geliştiyse doktorunuza söyleyiniz.
- Kalp kapağınızda darlık (mitral kapak stenozu) ya da kalpten çıkan ana damarınızda (aort) darlık (stenoz) varsa.
- Böbrek damarlarınızda darlık (renal arter stenozu) varsa.
- Kalp kasında kalınlaşma varsa (hipertrofik kardiyomiyopati).
- Kan damarlarınızda problemler (kolajen vasküler hastalık) varsa.
- Kan basıncında düşme varsa. Özellikle ayağa kalkarken baş dönmesi veya denge kaybetme şeklinde fark edebilirsiniz.
- Böbrek problemleriniz varsa veya diyalize giriyorsanız.
- Karaciğer hastalığınız varsa.
- Diyabet (şeker) hastasıysanız.
- Kalp yetmezliği için sakubitril/valsartan ile tedavi görüyorsanız. Sakubutril/valsartan tedavisinin son dozundan en az 36 saat geçmeden SİNOPRYL tedavisine başlamayınız.
- Aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız anjiyoödem (boğaz gibi bölgelerde deri altında ani şişme) riski artar:
- Temsirolimus, sirolimus, everolimus ve mTOR inhibitörleri sınıfına dahil diğer ilaçlar (organ nakli reddini önlemek ve kanser tedavisi için kullanılırlar)
- Rasekadotril (ishal tedavisinde kullanılan bir ilaç)
- Vildagliptin (şeker hastalığı tedavisinde kullanılan bir ilaç)
- Yüksek tansiyon tedavisi için aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız:
- Anjiyotensin II reseptör blokeri (sartanlar olarak da bilinirler, örneğin valsartan, telmisartan, irbesartan) özellikle de şeker hastalığı ile bağlantılı böbrek problemleriniz varsa.
- Aliskiren
Doktorunuz böbrek fonksiyonlarınızı, tansiyonunuzu ve kanınızdaki elektrolitlerin miktarını (ör. potasyum) düzenli aralıklarla kontrol edebilir.
Aynı zamanda “SİNOPRYL'i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ” başlığının altına bakınız.
- Yakın zamanda ishal olduysanız veya kustuysanız (hastaysanız)
- Doktorunuz diyetinizdeki tuz miktarını kısıtlamanızı söylemişse.
- Kolesterol seviyeniz yüksekse ve “LDL aferezi” adı verilen bir tedavi görüyorsanız.
- Hamile olduğunuzu (olabileceğinizi) düşünüyorsanız. SİNOPRYL hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. Eğer 3 aydan büyük hamileliğiniz varsa, bu aşamada bebeğinize ciddi zararlar verebilir(bkz. Hamilelik)
- Siyah ırktansanız SİNORETİK size daha az etki edebilir. Aynı zamanda, daha kolayca “anjiyoödem” (şiddetli bir alerjik reaksiyon) yan etkisi yaşayabilirsiniz.
Böcek ısırmaları gibi alerji tedavilerinde Eğer bir alerji için (örneğin, böcek ısırmasına karşı) hassasiyet azaltma tedavisi oluyorsanız ve/veya olacaksanız doktorunuza söyleyiniz. Bu tedaviyi alırken SİNOPRYL de kullanırsanız, şiddetli bir alerjik reaksiyona neden olabilir.
Ameliyatlar Eğer bir ameliyat olacaksanız (diş cerrahisi dahil) doktorunuza söyleyiniz. Çünkü, SİNOPRYL kullanırken bazı lokal ve genel anestezikler verildiğinde kan basıncınız düşebilir (hipotansiyon).
Çocuklar ve ergenler Lisinopril ile çocuklarda çalışma yürütülmüştür. Daha fazla bilgi için doktorunuzla konuşunuz. SİNOPRYL'in 6 yaşından küçük çocuklarda veya şiddetli böbrek yetmezliği olan çocuklarda kullanımı önerilmez.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, SİNOPRYL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklığı tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, SİNOPRYL kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Şiddetli alerjik reaksiyonlar (seyrek)
- Yüz, dudak, dil veya boğazınızda şişme. Bu durum yutmanızı zorlaştırabilir.
- Şiddetli ve aniden el, ayak veya bileklerinizde şişme.
- Nefes almada güçlük çekme.
- Eğer cildinizde kabartılı oluşumlarla birlikte seyreden şiddetli kaşınma ortaya çıktı ise.
- Şiddetli deri bozuklukları, deride beklenmeyen döküntü veya yanma, kırmızılık veya soyulma (çok seyrek)
- Ateş ve genel durumunuzda ciddi kötüye gitme gibi belirtiler ile birlikte bir enfeksiyon veya boğaz/yutak/ağızda ağrı gibi lokal enfeksiyon belirtileri ile ateş veya idrarla ilgili problemler (çok seyrek).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin SİNOPRYL' e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Allerjik reaksiyonlar siyah ırka mensup kişilerde daha yaygındır.
Diğer yan etkiler Yaygın
- Baş ağrısı
- Özellikle aniden ayağa kalkarken baş dönmesi ve denge kaybı
- İshal
- Geçmeyen kuru öksürük
- Kusma
- Böbrek problemleri (kan testi ile gösterilen)
- Yaygın olmayan
- Kanda üre yükselmesi, serum kreatinin artışı, karaciğer enzimlerinde artış, kanda potasyum düzeyinde yükselme
- Duygu durumu değişiklikleri
- El ve ayak parmaklarında renk değişikliği (soluk maviyi takiben kırmızılık) veya hissizlik veya karıncalanma
- Tatları algılamada değişiklikler
- Uyku hali
- Dönme hissi (vertigo)
- Uyumada zorlanma
- Felç
- Hızlı kalp atışı
- Burun akıntısı
- Mide bulantısı
- Karın ağrısı ve hazımsızlık
- Döküntü veya kaşıntı
- Ereksiyon olamama (iktidarsızlık)
- Yorgun veya güçsüz hissetme (güç kaybı)
- Aşağıdaki rahatsızlıkları olan kişilerde kan basıncında çok büyük bir düşüş meydana gelebilir:
Koroner kalp yetmezliği, bir kalp damarı olan aortun, böbrek damarlarının veya kalp kapakçıklarının daralması, kalp kası kalınlığında artış. . Kan basıncınız çok fazla düşerse, özellikle hızla ayağa kalktığınızda, baş dönmesi ve sersemlik hissedebilirsiniz.
- Karaciğeriniz ve böbreklerinizin ne kadar iyi çalıştığını gösteren kan testlerinde değişiklikler
- Kalp krizi
- Orada olmayan şeyleri görme, hissetme veya duyma (halüsinasyon) Seyrek
- Zihin karışıklığı
- Kaşıntılı, kabartılı döküntü (kurdeşen)
- Ağız kuruluğu
- Saç dökülmesi
- Sedef hastalığı (Psöriazis – bir çeşit deri hastalığı)
- Koku almada değişiklikler
- Erkeklerde memelerde büyüme
- Kanınızdaki bazı hücrelerde veya diğer bölümlerinde değişiklikler. Doktorunuz zaman zaman SİNOPRYL'in kanınıza herhangi bir etkisi olup olmadığına yönelik kan numunesi alınmasını talep edebilir. Belirtileri şunları içerebilir: Yorgun hissetme, soluk ten, boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kas ağrısı, eklemlerde ve salgı bezlerinde şişme veya gün ışığına hassasiyet.
- Kan sodyum düzeyinde azalma (Belirtileri yorgunluk, baş ağrısı, bulantı, kusma olabilir.)
- Ani böbrek yetmezliği
- Çok seyrek
- Sinüzit (sinüslerin iltihaplanması, yanakların ve gözlerin arkasında ağrı ve doluluk hissi)
- Hırıltı
- Kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi). Açlık veya güçsüzlük, terleme ve kalp atışında hızlanma hissedebilirsiniz.
- Akciğer iltihaplanması. Öksürük, nefes sıkışması ve yüksek ateş belirtilerindendir.
- Cildinizde ve gözlerinizin beyazında sararma (sarılık)
- Karaciğer iltihabı. İştah kaybına, cilt ve gözlerde sararmaya ve koyu renkli idrara neden olabilir.
- Pankreas iltihabı. Orta veya şiddetli mide ağrısına neden olur.
- Şiddetli deri bozuklukları. Kırmızılık, şişlik ve soyulma belirtilerindendir. Deride şişlik ve döküntü (deride psödolenfoma), pemfigus (deri ve mukozalarda içi su dolu kabarcıklarla görülen hastalık), toksik epidermal nekroliz (deride içi su dolu kesecikler, soyulma ve yaygın kızarıkla seyreden hastalık), Stevens-Johnson Sendromu (deri ve mukozada yaygın reaksiyona yol açan deri hastalığı), eritema multiforme (tüm vücutta kaşıntılı kızarıklıkla seyreden deri hastalığı),
- Terleme
- İdrar çıkışında azalma, idrar yapamama
- Karaciğer yetmezliği
- Yumrular
- Bağırsak iltihaplanması
- Bilinmiyor
- Baygınlık
- Çökkünlük (depresyon belirtileri)
- Ciddi alerjik reaksiyon ( anafilaktik/anafilaktoid reaksiyon) Çocuklarda görülen yan etkiler yetişkinlerde görülenler ile benzerdir.
Kan testleri SİNOPRYL kullanılması bazı kan testlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Bunlar kan hücreleri sayımı, potasyum düzeyi, kreatin ya da üre, sodyum, karaciğer enzimleri ya da bilirubin testleridir.
Eğer bir kan testi yaptıracaksınız, doktorunuza SİNOPRYL kullandığınızı söylemeniz önemlidir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar SİNOPRYL kullanırken etkili doğum kontrolü uygulamalıdır.
Hamileyseniz veya hamile olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz hamile kalmadan önce veya hamile kaldığınızı öğrenir öğrenmez SİNOPRYL tedavisini bırakmanızı ve başka bir ilaç almanızı önerecektir.
SİNOPRYL hamileliğin erken dönemlerinde tavsiye edilmez ve hamileliğin üçüncü ayından sonra kullanıldığında bebeğinize ciddi zarar verebileceğinden 3 aydan fazla hamileyken alınmamalıdır.
SİNOPRYL hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız veya emzirmeye başlamak üzereyseniz doktorunuza söyleyiniz.
Emziriyorsanız SİNOPRYL kullanmanız önerilmez ve emzirmek istiyorsanız, özellikle bebeğiniz yeni doğduysa veya prematüre doğduysa, doktorunuz SİNOPRYL yerine başka bir tedavi önerecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerİçeriğinde bulunan yardımcı maddeler hakkında özel bir uyarı bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Sinopryl 10 mg muadilleri
Sinopryl 10 mg ile aynı etken maddeyi (lisinopril) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Fiyat ve paketler
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon tedavisi. Kalp yetmezliği Semptomatik kalp yetmezliği tedavisi. Akut miyokard infarktüsü Bir akut miyokard infarktüsünü takiben 24 saat içerisinde hemodinamik olarak stabil hastaların kısa süreli (6 hafta) tedavisi. Diyabetin renal komplikasyonları Tip 2 diyabetli ve yeni başlamış nefropatisi olan hipertansif hastalarda renal hastalık tedavisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLisinopril, listelenen yardımcı maddeler ya da diğer anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörlerine karşı aşırı hassasiyet. Geçmiş ADE inhibitörü tedavisi ile ilişkili anjiyoödem öyküsü. sakubitril/valsartan tedavisi ile eş zamanlı kullanımı. sakubitril/valsartan son dozundan sonra en az 36 saat geçmeden başlatılmamalıdır. Kalıtsal ya da idiyopatik anjiyoödem. İkinci ve üçüncü trimester gebelikte. ile aliskirenin beraber kullanımı diabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR< 60 mL/dak/1,73 m2) olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSemptomatik hipotansiyon Semptomatik hipotansiyon, komplikasyonsuz hipertansif hastalarda seyrek görülür. Lisinopril kullanan hipertansif hastalarda, diüretik tedavisi, beslenmedeki tuz kısıtlaması, diyaliz, diyare ya da kusmadan kaynaklanan hacim deplesyonu ya da şiddetli renine bağımlı hipertansiyon varsa, hipotansiyonun oluşması daha olasıdır. Eşlik eden renal yetmezlik olsun/olmasın kalp yetmezliği olan hastalarda, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir; bu durum daha çok yüksek dozlarda loop diüretik kullanımı, hiponatremi ya da fonksiyonel renal yetmezliğin eşlik ettiği şiddetli kalp yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkmıştır. Semptomatik hipotansiyon riski artmış olan hastalar tedaviye başlanırken ve doz ayarlanırken yakından izlenmelidir. Benzer uygulamalar, kan basıncında aşırı düşüşün miyokard infarktüsüne ya da serebrovasküler olaya yol açabileceği, iskemik kalp hastalığı ya da serebrovasküler hastalığı olan kişiler için de geçerlidir. Hipotansiyon geliştiğinde, hasta sırt üstü yatar konuma getirilmeli ve gerekirse, intravenöz serum fizyolojik infüzyonu uygulanmalıdır. Geçici bir hipotansif yanıt daha sonraki dozlar için bir kontrendikasyon olmayıp, hacim genişlemesi ardından kan basıncının yükselmesi sonrasında kolaylıkla verilebilir. Kan basıncı normal ya da düşük olan bazı kalp yetmezliği hastalarında, lisinopril ile sistemik kan basıncında ek düşüşler görülebilir. Bu, beklenen bir etki olup, genellikle tedaviye son vermek için bir neden değildir. Hipotansiyonun semptomatik hale gelmesi durumunda, lisinopril dozunun azaltılması ya da kesilmesi gerekebilir. Akut miyokard infarktüsünde hipotansiyon Vazodilatör tedavisinden sonra hemodinamik durumunda ciddi kötüleşme riski olan akut miyokard infarktüsü hastalarında lisinopril tedavisine başlanmamalıdır. Bunlar sistolik kan basıncı 100 mg Hg ya da altında olan hastalar ya da kardiyojenik şok yaşayan hastalardır. İnfarktüsü takiben ilk 3 gün süresince, sistolik kan basıncı 120 mm Hg ya da daha düşük olduğu takdirde, doz azaltılmalıdır. Sistolik kan basıncı 100 mg Hg ya da daha düşük olduğu takdirde, idame dozları 5 mg’a ya da geçici olarak 2,5 mg’a indirilmelidir. Hipotansiyon sürdüğü takdirde (sistolik kan basıncı 1 saatten fazla 90 mm Hg’nin altındadır), lisinopril kesilmelidir. Aort ve mitral kapak stenozu / hipertrofik kardiyomiyopati Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, lisinopril aort stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati gibi sol ventrikül çıkışında tıkanıklık olan ve mitral kapak stenozu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Renal fonksiyon bozukluğu Renal yetmezlikte (kreatinin klerensi < 80 mL/dak), başlangıç lisinopril dozu hastanın kreatinin klerensine göre ve daha sonra, hastanın tedaviye verdiği yanıtın bir fonksiyonu olarak ayarlanmalıdır. Rutin potasyum ve kreatinin izlemi bu hastalar için normal tıbbi uygulamanın bir parçasıdır. Kalp yetmezliği olan hastalarda, ADE inhibitörleri ile tedaviye başlanmasını takiben gelişen hipotansiyon renal fonksiyonda ilave bir bozulmaya neden olabilir. Bu durumda, genellikle geri dönüşlü akut renal yetmezlik bildirilmiştir. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile tedavi görmüş, bilateral renal arter stenozu ya da tek böbreğe giden arterde stenozu olan bazı hastalarda, kan üre ve serum kreatinin düzeylerinde, tedavinin kesilmesiyle birlikte düzelen artışlar görülmüştür. Bu özellikle renal yetmezliği olan hastalarda olasıdır. Eğer renovasküler hipertansiyon da mevcutsa, şiddetli hipotansiyon ve renal yetmezlik riskinde artış söz konusudur. Bu hastalarda, tedavi düşük doz, dikkatli doz titrasyonu ile yakın tıbbi gözlem ile başlatılmalıdır. Diüretik tedavisi yukarıda sayılanlara katkıda bulunan bir faktör olduğundan, diüretik tedavisi kesilmeli ve lisinopril tedavisinin ilk haftalarında renal fonksiyon izlenmelidir. Görünürde önceden var olan renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, özellikle lisinopril bir diüretik ile birlikte verildiğinde, kan üre ve serum kreatinin düzeyinde, genellikle küçük ve geçici artışlar gözlenmiştir. Bu durum, önceden renal bozukluğu olan hastalarda daha olasıdır. Diüretiğin ve/veya lisinoprilin dozunun azaltılması veya ilacın kesilmesi gerekebilir. Akut miyokard infarktüsünde lisinopril tedavisi, serum kreatinin konsantrasyonunun 177 mikromol/L üzerinde olması ya da 24 saatlik idrarda proteinin 500 mg üzerinde olması ile tanımlanan renal disfonksiyon kanıtı olan hastalarda başlatılmamalıdır. Lisinopril tedavisi sırasında renal disfonksiyon (serum kreatinin konsantrasyonunun 265 mikromol/l değerini ya da tedavi öncesi değerin iki katını aşması) gelişirse hekim lisinopril tedavisini kesmeyi düşünmelidir. Aşırı duyarlılık/Anjiyoödem Lisinopril dahil olmak üzere, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile tedavi gören hastalarda nadiren yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glotis ve/veya larinksde anjiyoödem bildirilmiştir. Bu, tedavi sırasında herhangi bir zamanda meydana gelebilir. Bu tip durumlarda, lisinopril derhal kesilmeli ve hastalar gönderilmeden önce semptomların tamamen ortadan kalkmasını sağlamak için uygun tedavi ve izlem uygulanmalıdır. Solunum sıkıntısı olmaksızın sadece dilde şişkinlik durumunda bile, antihistaminik ve kortikosteroid tedavisi yeterli olmayabileceğinden, hastaların uzun süre izlenmesi gerekebilir. Çok nadiren, laringeal ödem ya da dil ödemi ile ilişkili anjiyoödeme bağlı ölümler bildirilmiştir. Dil, glotis ya da larinkste etkilenme gözlenen hastaların, özellikle de hava yolları cerrahisi öyküsü olan hastaların hava yollarında tıkanma yaşamaları olasıdır. Bu tip durumlarda, derhal acil durum tedavisi uygulanmalıdır. Bu tedavi adrenalin uygulamasını ve/veya hava yolunun açık tutulmasını kapsayabilir. Semptomlar tamamen ve kalıcı olarak ortadan kalkana kadar hastaya yakın tıbbi gözetim uygulanmalıdır. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri diğer ırklara göre siyah ırktaki hastalarda daha yüksek bir anjiyoödem oranına yol açmaktadır. ADE inhibitörü tedavisi ile bağlantılı olmayan anjiyoödem öyküsü olan hastalarda ADE inhibitörü kullanırken anjiyoödem riski artabilir. Lisinoprilin sakubitril/valsartan tedavisi ile eş zamanlı kullanımı anjiyoödem riskini artırdığından kontrendikedir. Lisinopril, sakubitril/valsartan son dozundan sonra en az 36 saat geçmeden başlatılmamalıdır. ADE inhibitörlerinin rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile eş zamanlı kullanımı anjiyoödem (örn. solunum sıkıntısının eşlik ettiği veya solunum sıkıntısı olmaksızın hava yolları veya dilde şişme) riskini artırabilir. Bir ADE inhibitörü kullanmakta olan hastaya rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin başlanacağı zaman dikkatli olunmalıdır. Hemodiyaliz hastalarında görülen anafilaktoid reaksiyonlar Yüksek geçirgenlikli membranlarla (örneğin, AN 69) diyalize giren ve eş zamanlı olarak bir ADE inhibitörü ile tedavi gören hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu hastalarda, farklı türde bir diyaliz membranı ya da farklı bir antihipertansif ilaç sınıfı kullanması düşünülmelidir. Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi sırasında gözlenen anafilaktoid reaksiyonlar Nadiren, dekstran sülfat ile düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi sırasında ADE inhibitörü kullanan hastalarda yaşamı tehdit eden anafilaktoid reaksiyonlar gelişmiştir. Bu reaksiyonlar, her bir aferezden önce ADE inhibitörü tedavisinin geçici olarak kesilmesi ile önlenmiştir. Desensitizasyon tedavisi sırasında (örneğin, himenoptera venom) ADE inhibitörü kullanan hastalarda uzun süreli anafilaktoid reaksiyonlar gözlenir. Aynı hastalarda, ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde bu reaksiyonlar önlenmiş fakat tıbbi ürünün yanlışlıkla yeniden uygulanmasıyla tekrar ortaya çıkmıştır. Karaciğer yetmezliği Çok nadiren, ADE inhibitörleri kolestatik sarılık ile başlayan ve fulminan nekroz ve (bazen) ölüme ilerleyen bir sendrom ile ilişkilendirilmiştir. Bu sendromun mekanizması bilinmemektedir. Sarılık ya da hepatik enzimlerde belirgin yükselme saptanan hastalarda lisinopril kesilmeli ve bu hastalar uygun tıbbi takibe alınmalıdır. Nötropeni/Agranülositoz ADE inhibitörü kullanan hastalarda nötropeni/agranülositoz, trombositopeni ve anemi bildirilmiştir. Normal renal fonksiyonuna sahip ve komplikasyon oluşturucu diğer faktörlerin olmadığı hastalarda, nötropeni nadiren oluşur. ADE inhibitörünün kesilmesinden sonra nötropeni ve agranülositoz geri dönüşümlüdür. Lisinopril kollajen vasküler hastalığı olan kişilerde, immünosupresan tedavi, allopurinol ya da prokainamid tedavisi gören kişilerde ya da bu komplikasyon oluşturucu faktörlerin bir kombinasyonuna sahip kişilerde, özellikle önceden böbrek fonksiyonu bozukluğu varsa, çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastaların bazılarında, bazı durumlarda yoğun antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ciddi enfeksiyonlar gelişmiştir. Lisinopril bu tip hastalarda kullanılıyorsa, periyodik olarak akyuvar sayımı önerilir ve hastalara da herhangi bir enfeksiyon belirtisini bildirmeleri yönünde talimat verilmelidir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın doğal blokajına yol açtığından ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri birlikte kullanılmamalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Hemoglobinde azalma, hematokrit düzeyinde azalma. Çok seyrek: Kemik iliği depresyonu, anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, agranülositoz, hemolitik anemi, lenfadenopati, otoimmün hastalık. Bağışıklık sistemi hastalıkları: Bilinmiyor: Anafilaktik/anafilaktoid reaksiyon Endokrin hastalıklar Seyrek: Uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması (SIADH) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok seyrek: Hipoglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Duygu-durum değişiklikleri, halüsinasyonlar Bilinmiyor: Depresif semptomlar Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı Yaygın olmayan:Uyku bozuklukları, parestezi, vertigo, tat alma bozukluğu, halüsinasyonlar, duygu durum bozuklukları Seyrek: Mental konfüzyon, koku alma bozukuğu Bilinmiyor: Senkop, depresif belirtiler Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Yüksek riskli hastalarda muhtemelen aşırı hipotansiyona bağlı miyokard infarktüsü ya da serebrovasküler olay, çarpıntı, taşikardi Vasküler hastalıklar Yaygın: Ortostatik etkiler (hipotansiyon dahil) Yaygın olmayan: Raynaud fenomeni. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük Yaygın olmayan: Rinit Çok seyrek: Bronkospazm, sinüzit, alerjik alveolit/eozinofilik pnömoni Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Diyare, kusma Yaygın olmayan: Bulantı, karın ağrısı ve hazımsızlık Seyrek: Ağız kuruluğu Çok seyrek: Pankreatit, intestinal anjiyoödem, hepatoselüler ya da kolestatik hepatit, sarılık ve karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü, kaşıntı Seyrek: Ürtiker, saç dökülmesi, psöriazis, aşırı duyarlılık/anjiyonörotik ödem: yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glotis ve/veya larinkste anjiyonörotik ödem. Çok seyrek: Terleme, pemfigus, toksik epidermal nekroliz, Stevens-Johnson Sendromu, eritema multiforme, kütanöz psödolenfoma Aşağıdakilerden birini ya da daha fazlasını içerebilecek kompleks bir semptom bildirilmiştir: ateş, vaskülit, miyalji, artralji/artrit, pozitif antinükleer antikorlar (ANA), kırmızı kan hücresi sedimentasyon hızında (ESR) artış, eozinofili ve lökositoz, döküntü, ışığa duyarlılık ya da diğer dermatolojik belirtiler oluşabilir. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Renal fonksiyonu bozukluğu Seyrek: Üremi, akut renal yetmezlik Çok seyrek: Oligüri/anüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: Empotans Seyrek: Jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan: Yorgunluk, asteni Araştırmalar Yaygın olmayan: Kanda üre yükselmesi, serum kreatinin artışı, karaciğer enzimlerinde artış, hiperkalemi Seyrek: Serum bilirubin artışı, hiponatremi Klinik çalışmalardan elde edilen güvenlilik verileri lisinoprilin hipertansif pediyatrik hastalarda genellikle iyi tolere edildiğini ve bu yaş grubundaki güvenlilik profilinin yetişkinlerde gözlenen ile benzer olduğunu düşündürmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.