SEVONES %100 İNHALASYON ÇÖZELTİSİ , 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sevones %100 ne için kullanılır?
KT 1- SEVONES, genel anestezikler olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir. Bu gruptaki ilaçlar, vücudun merkezi sinir sistemi aktivitesinin geçici olarak azaltılması yoluyla işlev görmektedir. Aktivitedeki bu azalma, cerrahi girişimin ağrı ya da rahatsızlık hissedilmeden uygulanmasına olanak sağlayan bilinç kaybı da dahil olmak üzere, vücutta tam bir duyu kaybına neden olmaktadır. SEVONES diş operasyonlarında kullanılacaksa, bu operasyonlar bir hastanede veya günübirlik tanı ve tedavi ünitelerinde gerçekleştirilmelidir.
- SEVONES, özel bir anestezi makinasına (vaporizatör) konulduğunda soluduğunuz oksijen ile karışan bir gaza dönüşür.
- SEVONES, solunan (inhalasyon), bir anesteziktir ve ameliyat sırasında erişkinlerde ve çocuklarda derin ve ağrısız bir uykuyu (genel anestezi) başlatmak ve devam ettirmek için kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Size önceden genel anestezi olmamanız gerektiği söylendiyse,
- SEVONES veya başka bir anestezi ilacına karşı alerjik iseniz,
- Sizin veya ailenizin herhangi bir ferdinin bir ameliyat sırasında veya hemen sonrasında malign hipertermi (vücut sıcaklığında hızlı artış ve şiddetli kas kasılmaları) adı verilen bir durum yaşadığını biliyorsanız,
- Bir hastane veya günübirlik tanı ve tedavi üniteleri dışında diş operasyonu geçiriyorsanız,
- Karaciğer sorunlarınız varsa ve daha önce genel anestezi aldıysanız, özellikle kısa bir dönem içinde genel anestezi tekrarlandı ise servis doktorunuza, cerrahınıza veya anestezi uzmanınıza söyleyiniz.
Bazı anestezikler bazen ciltte ve gözlerde sararmaya (sarılık) yol açan karaciğer sorunlarına neden olabilirler.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Eğer; Böbrek, beyin veya kalp rahatsızlıkları, şiddetli baş ağrıları, hasta hissetmek veya hasta olmak gibi ameliyatınızla bağlantılı olmayan başka bir hastalığınız varsa,
- QT uzaması (elektrokardiyografi'de (EKG) belirli bir zaman aralığında uzama) veya QT uzaması ile ilişkilendirilebilen Torsades de Pointes (spesifik bir kalp ritim bozukluğu tipidir) mevcut ise (SEVONES'in bunlara bazen neden olduğu bilinmektedir),
- Mitokondriyal bir hastalık mevcut ise (doğuştan bir hastalık olabilir ve kalp, beyin ve böbreğin özel hücrelerini etkileyebilir).
- Nöbet riskiniz varsa ya da eğilimli iseniz (SEVONES nöbet riskini arttırabilir),
- Düşük kan basıncınız veya düşük kan hacminiz varsa ya da kullanmakta olduğunuz diğer ilaçlar nedeniyle kan dolaşımı sorunlarınız varsa,
- Koroner arter hastalığınız (kalbe oksijen ve kan sağlayan kan damarlarının daralması) varsa,
- Kafa içi basınç artışı (kafatası içindeki basıncın yükselmesi) riski altındaysanız.
- Solunum depresyonunuz (solunum güçlüğü) varsa veya solunum depresyonuna neden olan ilaçlar aldıysanız.
- Bir obstetrik (doğum, düşük vb.) operasyon geçiriyorsanız.
- Belirli bir tür kas güçsüzlüğünüz (myastenia gravis) var ise (bu hastalığa sahip kişiler, solunumu baskılayan tıbbi ürünlere karşı çok hassastır).
- Pompe hastalığı (metabolik bir hastalık) mevcut ise (SEVONES bazı durumlarda ciddi olabilen anormal kalp ritmine neden olabilir), Duchenne musküler distrofisi gibi ciddi bir kas hastalığı mevcut ise,
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Yukarıdakilere ilave olarak, eğer SEVONES çocuğunuza uygulanıyor ise ve aşağıda yer alan durumlar mevcut ise servis doktorunuza, cerrahınıza veya anestezi uzmanınıza söyleyiniz.
Çocuk hastalar için;
- Down sendromu varsa.
SEVONES uygulaması sırasında veya sonrasında aşağıdaki etkiler ortaya çıkabilir:
- Anestezi aldığınız süre boyunca (indüksiyon fazı), sevofluran ve ona benzeyen tıbbi ürünler (halojenli anestezikler) öksürüğe neden olabilir. Bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.
- Diğer anesteziklerde olduğu gibi, sevofluran uygulamasından sonra birkaç gün boyunca küçük ruh hali değişiklikleri meydana gelebilir.
- Altı yaşın altındaki küçük çocukların anesteziden uyandıklarında akut konfüzyon (deliryum) yaşamaları daha olasıdır. Buna ek olarak, altı yaşın altındaki çocukların anesteziden uyanırken ajitasyon/anksiyete yaşama olasılığı daha yüksektir.
- Hassas hastalarda, solunum yoluyla verilen anestezikler (inhalasyon anestezikleri) iskelet kaslarının metabolik (hipermetabolik) durumunun artmasına neden olabilir. Bu durum, kandaki CO2 seviyesinin çok yüksek olması nedeniyle kaslarınızın yüksek oksijen ihtiyacına yol açar (hiperkapni). Bu durumda kas sertliği (kas katılığı), kalp atış hızında artış (taşikardi), solunumda artış (taşipne), dudaklarda, dilde, ciltte ve mukoza zarlarında mavi renk değişikliği (siyanoz), kalp ritmi bozuklukları (aritmi) ve/veya dengesiz kan basıncı yaşayabilirsiniz.
- Nadir durumlarda, inhale anesteziklerin (solunan anestezikler) kullanımı, ameliyat sonrası çocuklarda kalp ritmi bozukluklarına (aritmiler) ve ölüme yol açan kan sıvısındaki potasyum seviyesinin artmasıyla (serum potasyum seviyelerinde artış) ilişkilendirilmiştir.
Tüm ilaçlarda olduğu gibi, klinikteki hekiminize veya anestezi uzmanınıza hangi ilaç tedavilerini almakta olduğunuzu söylemeniz önemlidir. Bu durum, özellikle aşağıdaki ilaçları almakta iseniz önem taşımaktadır:
- Amfetaminler (uyarıcılar)
- Beta blokerler, kalsiyum antagonistleri ya da verapamil olarak adlandırılan ilaç (yüksek kan basıncını ve belirli kalp rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılmaktadır)
- İzoniazid (tüberküloz tedavisi için kullanılan bir antibiyotiktir)
- Sarı kantaron (St John's Wort) (depresyon tedavisinde kullanılan yardımcı bir bitkisel ilaçtır)
- Dekonjestan ilaçlar (efedrin)
- Antidepresanlar (non-selektif monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri)
- Beta sempatomimetik ajanlar (isoprenalin gibi) ve alfa-beta sempatomimetik ajanlar (adrenalin ve noradrenalin gibi) (sempatik sinir sistemine etkili ilaçlardır)
- Benzodiazepinler (sakinleştirici olarak kullanılır) ve opioid analjezikler olarak adlandırılan ağrı kesiciler (örn. Alfentanil ve sufentail)
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, SEVONES'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Bu yan etkiler operasyonunuz sırasında ve sonrasında meydana gelebilir.
Kendinizi iyi hissetmiyorsanız servis doktorunuz veya anestezi uzmanınıza danışmanız önemlidir.
Sevofluran ile görülen aşağıdaki yan etkiler ciddidir ve operasyon sırasında bunlara gerekliliğe göre anestezistiniz veya cerrahınız müdahale edecektir.
Aşağıdakilerden biri olursa SEVONES kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kalp atışında yavaşlama (bradikardi)
- Boğaz spazmı (boğazda daralma hissi)
- Ameliyatınız sırasında anestezistiniz tarafından yakından izlenecek ve ameliyattan sonra baş dönmesi ile tanınabilecek kalp rahatsızlıkları.
- Aşırı duyarlılık tepkisi (anaflaktik veya anaflaktoid reaksiyonlar), kızarıklık, yüzün şişmesi, hırıltı gibi belirtilerin olduğu alerjik reaksiyonlar
- Genel anestezi sırasında vücut ısısının aşırı derecede artması (malign hipertermi)
- Hırıltı ve nefes darlığı
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin SEVONES'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkilerin sıklığı aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle sıklığı tahmin edilemiyor.
Diğer yan etkiler:
Çok yaygın:
- Huzursuzluk (ajitasyon)
- Kalp atışında yavaşlama (bradikardi)
- Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
- Öksürük
- Bulantı
- Kusma
Yaygın:
- Uyuklama
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Kalp atışında hızlanma (taşikardi)
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) Yavaş, yüzeysel nefes alıp verme (solunum depresyonu)
- Solunum bozuklukları
- Hava yolu tıkanıklığı
- Gırtlak ve boyun kaslarının kasılması (laringospazm)
- Tükürük artışı (hipersekresyon)
- Üşüme
- Ateş (pireksi)
- Vücut ısısının normalin altına düşmesi (hipotermi)
- Anormal kan şeker (glukoz) seviyesi
- Anormal karaciğer fonksiyon testi*
- Anormal beyaz kan hücresi sayımı
- Artmış karaciğer enzimi (aspartat aminotransferaz)
- Artmış kan florür düzeyi**
- Hipotermi
Yaygın olmayan:
- Akyuvar (beyaz kan hücreleri) sayısında azalma (lökopeni). Beyaz kan hücrelerinin sayısındaki bir azalma, baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik, ağız ülserleri ve enfeksiyona eğilimi ile ilişkili olabilir.
- Akyuvar (beyaz kan hücreleri) sayısında artış (lökositoz)
- Zihin karışıklığı)
- Kalp atım düzensizliği (kardiyak aritmi) (ventriküler aritmiler dahil)
- Tam kalp bloğu isimli bir ritim bozukluğu (tam atriyoventriküler blok)
- Atriyal fibrilasyon
- Ekstrasistoller (kalbin normal atışının yanı sıra ortaya çıkan fazla kalp atışı (ventriküler, supraventriküler, bigemine bağlı)
- Nefes kesilmesi (apne)
- Oksijen yetmezliği (hipoksi)
- Astım
- İdrara çıkmada zorluk (idrar retansiyonu)
- İdrarda şeker (glukozüri)***
- Böbrek fonksiyon testlerinde anormallik*
- Artmış karaciğer enzimi (alanin aminotransferaz)
- Artmış kan kreatinin düzeyi
- Artmış kan laktat dehidrojenaz düzeyi (LDH)
Bilinmiyor:
- Alerjen maddelere karşı gelişen ağır alerji tablosu (anaflaktik reaksiyon)
- Anaflaktoid reaksiyon (yaşamı tehdit eden sistemik bir reaksiyon)
- Aşırı duyarlılık (hipersensitivite)
- Kandaki potasyum seviyesi yüksekliği (hiperkalemi)
- Hezeyan (deliryum)
- Konvülsiyon-Nöbet (kasılmalar), özellikle çocuklarda
- İstenmeyen seğirme ve sıçrama hareketleri (distoni)
- Kafa içi basınç artışı
- Kalp durması (kardiyak arrest)
- Ventriküler taşikardi
- QT uzaması ile ilişkilendirilebilen Torsades de Pointes (spesifik bir kalp ritim bozukluğu tipidir)
- Elektrokardiyogramda QT uzaması
- Ventriküler fibrilasyon (kalbin alt odacıkları olan ventriküllerin kasılma yetilerini yitirmeleri sonucu ortaya çıkan ve kanın vücuda ulaşamamasına sebep olan bir kardiyak ritimdir)
- Akciğerlerde bronşların istenmeyen şekilde kasılması (bronkospazm)
- Solunum güçlüğü (dispne)
- Hırıltı
- Akciğerlerde sıvı birikmesi (pulmoner ödem)
- Nefes tutma
- Pankreatit
- Hepatit
- Karaciğer yetmezliği
- Karaciğer dokularında yıkım, inflamasyon (hepatik nekrozis)
- Gözlerde sararma (sarılık)
- Döküntü
- Kurdeşen (ürtiker)
- Kaşıntı
- Egzama (kontakt dermatit)
- Yüzde şişkinlik
- Kas seğirmesi
- Akut böbrek yetmezliği
- Tubulointerstisyel nefrit
- Göğüs rahatsızlığı
- Maling Hipertermi
- Ödem * Eğer kan testiniz varsa, size yükselmiş karaciğer enzimleri, yükselmiş kreatinin veya yükselmiş beyaz kan hücresi seviyeleriniz olduğu söylenebilir. Bu durum, normalde herhangi bir belirtiye neden olmayacaktır. ** Sevofluran vücutta parçalandığı için kandaki florür seviyeleri anestezi sırasında veya sonrasında hafifçe yükselebilir. Fakat bu seviyelerin zararlı olduğu düşünülmemektedir ve çok geçmeden normale dönerler. *** Eğer idrar testi yaptırırsanız size, idrarınızda glukoz olduğu söylenebilir. Bu durum, normalde herhangi bir belirtiye neden olmayacaktır.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Çok seyrek olarak, kalp atım düzeninin bozulduğu durumlarda kalbin durması rapor edilmiştir.
Ameliyattan sonra, bazı çocukların, kandaki potasyum seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle, yaşamı tehdit edecek düzensiz kalp ritimlerine sahip olabilirler.
Pompe hastalığı olan çocuklarda izole kalp ritim problemleri vakaları bildirilmiştir.
Anestezi altındayken oluşabilecek diğer yan etkiler gerekirse doktorunuz tarafından yönetilecektir.
SEVONES kullanımından sonra birkaç dakika içinde kendinize gelir veya uyanırsınız. Özellikle çocuklar, uyanma sırasında huzursuz olabilirler. Eğer, ilave ağrı tedavisine ihtiyacınız var ise doktorunuza veya anestezistinize söyleyiniz. SEVONES anestezisi aldıktan sonra başka olağan dışı veya beklenmedik belirtiler ortaya çıkarsa bunları derhal servis doktorunuza veya anestezi uzmanınıza söyleyiniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz veya hamile olma olasılığınız var ise doktorunuza söyleyiniz.
Hamilelerde kullanımı ile ilgili yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar yoktur. Bundan dolayı sevofluran, hamilelerde ancak gerektiğinde doktorun önerisi ile kullanılabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Sevofluranın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. SEVONES uygulamasını takiben 48 saat süre ile emzirmenin durdurulması ve bu aralıkta üretilen sütün atılması tavsiye edilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerSEVONES yardımcı madde olarak saf su içermektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Sevones %100 muadilleri
Sevones %100 ile aynı etken maddeyi (sevofluran) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHastanede yatan veya yatmadan tedavi gören pediyatrik ve erişkin hastaların cerrahisinde, genel anestezinin indüksiyon ve idamesi için kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSevofluran veya diğer halojenli ajanlara duyarlı olduğu bilinen veya şüpheli olan hastalarda kullanılmamalıdır (örn; karaciğer fonksiyon bozukluğu geçmişi olan, geçmişte bu ajanlardan herhangi biri ile anestezi sonrasında nedeni belli olmayan ateş veya lökositoz görülen hastalarda). Malign hipertermiye bilinen veya şüpheli genetik duyarlılığı olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sevofluran, halojenli bir inhalasyon anesteziğine bağlı doğrulanmış hepatit öyküsü veya sevofluran ile anestezi sonrası sarılık, ateş ve eozinofili ile birlikte açıklanamayan orta ila şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu öyküsü olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sevofluran ayrıca bir hastane veya günübirlik tanı ve tedavi üniteleri dışında dental prosedürler geçiren tüm hastalarda (yetişkinler ve çocuklar) kontrendikedir. Sevofluran, genel anestezinin kontrendike olduğu hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriNarkotik ön ilaç tedavileri veya solunum depresyonuna neden olan diğer ilaçlar ile artan solunum depresyonuna yol açabilir. Solunum gözetim altında tutulmalıdır ve gerektiği takdirde desteklenmelidir. Sevofluran sadece genel anestezi uygulaması konusunda eğitimli kişilerce uygulanmalıdır. Havayolunun idamesi için gerekli olanlar, patent havayolu, yapay ventilasyon, oksijen zenginleştirme ve dolaşım resüsitasyonunda kullanılan ekipmanlar hemen hazır bulundurulmalıdır. Sevofluran gibi halojenli inhalasyon anesteziklerinin kullanımı sırasında, özellikle önceden atropin gibi vagolitik bir ilaç verildiğinde, izole vakalarda AV kavşak ritmi gelişebilir. Uyanma sırasındaki deliryum, altı yaşın altındaki küçük çocuklarda yetişkinlere göre yaklaşık 2-3 kat daha yaygındır. Küçük çocuklarda uyanma anestezisinde ajitasyon, propofol ve halotan gibi daha uzun uyanma süreleri olan diğer bazı anesteziklere kıyasla sevofluran gibi kısa uyanma süreli anesteziklerle daha sık bildirilmiştir. Çocuklarda hızlı uyanma, ajitasyon ve kooperasyon eksikliği ile ilişkili olabilir (vakaların yaklaşık %25’inde). Bir vaporizatörden dağıtılan sevofluran konsantrasyonu tam olarak bilinmelidir. Uçucu anestezikler fiziksel özellikleri bakımından farklılık gösterdiği için, sadece sevofluran için özel olarak kalibre edilmiş vaporizatörler kullanılmalıdır. Genel anestezi uygulaması hastanın yanıtına göre kişiye özel hale getirilmelidir. Anestezi düzeyleri derinleştikçe hipotansiyon ve solunum depresyonu artar. Malign Hipertermi: Duyarlı kişilerde, güçlü inhalasyon anestezikleri, yüksek oksijen gereksinimine neden olan, iskelet kasındaki bir hipermetabolik olayı tetikleyebilir ve bu klinik sendrom malign hipertermi olarak bilinir. Bu klinik sendrom hiperkapni ile belirti verir ve kas rijiditesi, taşikardi, takipne, siyanoz, aritmiler ve/veya stabil olmayan kan basıncı içerebilir. Spesifik olmayan bu belirtilerin bazıları hafif anestezi, akut hipoksi, hiperkapni ve hipovolemi sırasında da görülebilir. Klinik çalışmalarda, bir malign hipertermi vakası bildirilmiştir. Ayrıca, malign hipertermi için pazarlama sonrası raporları mevcuttur. Ölüm ile sonuçlanan vakalar bildirilmiştir. Malign hipertermi tedavisi, tetikleyen ajanların (örneğin sevofluran) kesilmesini, intravenöz dantrolen sodyum uygulanmasını (hasta yönetiminde ilave bilgi için intravenöz dantrolen sodyum kısa ürün bilgisine bakınız) ve destekleyici tedavi uygulanmasını içerir. Bu tedavi, vücut sıcaklığını normale döndürmeyi, belirtildiği şekilde solunum ve dolaşımı desteklemeyi ve elektrolit-sıvı-asitbaz anormalliklerinin yönetimini içerir. Böbrek yetmezliği daha geç ortaya çıkabilir, bu nedenle idrar çıkışı mümkün ise uzun süre izlenmelidir ve sürdürülmelidir. İnhale anestezik ajanların kullanımı, postoperatif dönemde çocuk hastalarda kardiyak aritmiler ve ölümle sonuçlanan serum potasyum seviyelerinde nadir artışlarla ilişkilendirilmiştir. Perioperatif Hiperkalemi: İnhale anestezik ajanların kullanımı pediyatrik hastalarda postoperatif dönemde, kardiyak aritmiler ve ölüm ile sonuçlanan serum potasyum düzeylerinin seyrek artışı ile ilişkilendirilmiştir. Gizli ya da açık nöromüsküler hastalığı, özellikle Duchenne müsküler distrofisi olan hastalar en zayıf hasta olarak görünmektedir. Bu vakaların tümü olmasa bile çoğunluğu, beraberindeki süksinilkolin kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Bu hastaların ayrıca serum kreatinin kinaz düzeylerinde belirgin artış ve bazı vakalarda idrarda miyoglobinüri ile uyumlu değişiklikler saptanmıştır. Görünürde malign hipertermiye olan benzerliğe karşın bu hastaların hiçbiri kas rijiditesinin veya hipermetabolik durumun belirti veya semptomlarını sergilememiştir. Hiperkalemi ve dirençli aritmileri tedavi etmek için erken ve kuvvetli müdahale ve daha sonra latent nöromüsküler hastalık için değerlendirme önerilmektedir. Çok seyrek olarak Torsades de Pointes (istisnai vakalarda fatal olabilir) ile ilişkilendirilen QT uzaması ile ilgili izole raporlar mevcuttur. Yatkınlığı olan hastalara sevofluran verilirken dikkat edilmelidir. Pompe hastalığı olan pediyatrik hastalarda izole ventriküler aritmi vakaları bildirilmiştir. Mitokondri rahatsızlıkları olan hastalara sevofluran dahil genel anestezi uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Hepatik: Pazarlama sonrası deneyimlerden, çok seyrek olarak ameliyat sonrası hafif, orta ve ciddi hepatik fonksiyon bozukluğu veya sarılık ile ya da sarılığın eşlik etmediği hepatit bildirilmiştir. Sevofluranın altta yatan hepatik bir soruna sahip veya hepatik fonksiyon bozukluğuna neden olduğu bilinen ilaçlarla tedavi gören hastalarda kullanılması durumunda klinik değerlendirme yapılmalıdır. Diğer inhalasyon anesteziklerinin uygulanmasından sonra karaciğer hasarı, sarılık, açıklanamayan ateş veya eozinofili görülen hastalarda, sevofluran uygulanmasından kaçınılması ve mümkünse intravenöz tıbbi ürünlerle anestezi veya bölgesel anestezi önerilir. Oldukça kısa bir aralık içerisinde sevofluran içeren halojenli hidrokarbonlara mükerrer kez maruz kalan hastaların artmış karaciğer hasarı riski bulunabilir. Genel: Sevofluran ile anestezi uygulanan tüm hastalar elektrokardiyogram (EKG), kan basıncı (KB), oksijen satürasyonu ve end tidal karbondioksit (EtCO2) dahil olmak üzere sürekli olarak izlenmelidir. Anestezinin idamesi esnasında, sevofluran konsantrasyonunun arttırılmasıyla kan basıncında doza bağlı azalmalar oluşur. Kan basıncındaki aşırı azalma, anestezinin derinliğine bağlı olabilir ve bu tür durumlar solunan sevofluran konsantrasyonları azaltılarak düzeltilebilir. Hipovolemik, hipotansif veya başka hemodinamik risk taşıyan hastalar için (örn; birlikte kullanılan ilaçlara bağlı) doz seçerken özellikle dikkat edilmelidir. Tüm anesteziklerle olduğu gibi, koroner arter hastalığı bulunan hastalarda miyokard iskemisinin önlenmesi açısından hemodinamik stabilitenin sağlanması önemlidir. Sevofluranın kandaki çözünmezliği nedeniyle, hemodinamik değişiklikler diğer bazı uçucu anesteziklere göre daha hızlı meydana gelebilir. Obstetrik anestezi sırasında sevofluran kullanırken dikkatli olunmalıdır, çünkü rahim üzerindeki gevşetici etki rahim kanama riskini arttırabilir. Hastalar uyanma odasından çıkarılmadan önce genel anesteziden uyanma dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Sevofluran ile genellikle anesteziden çıkma hızlı görülür; bundan dolayı postoperatif ağrının giderilmesi gerekebilir. Sevofluran alımını takiben bilinçlilik halinin geri kazanılması genelde birkaç dakika sürmesine rağmen takip eden iki ya da üç gün içerisinde zihinsel fonksiyonlara olan etkisi test edilmemiştir. Diğer anestezikler gibi, ruh halindeki küçük değişiklikler uygulama sonrası birkaç gün devam edebilir. Çocuklarda hızlı anesteziden çıkış, ajitasyon ve kooperasyon eksikliği ile ilişkilendirilebilir (vakaların yaklaşık %25’inde). Kurumuş CO2 absorbanlarının değiştirilmesi: Kurumuş CO2 absorbanı ile (özellikle potasyum hidroksit içerenler; örn. Baralyme) birlikte sevofluran kullanımı sırasında nadiren anestezi makinasında aşırı ısı, duman ve/veya spontan yanma olayları bildirilmiştir. Vaporizatörle karşılaştırıldığında solunan sevofluran konsantrasyonunda olağandışı gecikmiş bir yükselme veya beklenmeyen düşmeler, CO2 absorban tüpünün aşırı ısınmasıyla ilişkili olabilir. CO2 absorban tüplerinden uzun süreyle kuru gaz geçişinden sonra CO2 absorbanının kuruması durumunda ekzotermik bir reaksiyon, sevofluran degradasyonunda artış ve degradasyon ürünlerinin oluşması mümkündür. Deneysel bir anestezi makinesinin solunum devresinde kuru CO2 absorbanları kullanılarak uzun süreyle (≥2 saat) maksimum sevofluran konsantrasyonlarının (%8) varlığında sevofluran parçalanma ürünleri (metanol, formaldehit, karbon monoksit ve A, B, C ve D Bileşikleri) gözlemlenmiştir. Anestezi solunum devresinde (sodyum hidroksit içeren absorbanlar kullanıldığında) gözlemlenen formaldehit konsantrasyonları; hafif solunum irritasyonuna neden olduğu bilinen formaldehit düzeyleri ile uyumluydu. Bu ekstrem deneysel modelde gözlemlenen parçalanma ürünlerinin klinik ile ilişkisi bilinmemektedir. Aşağıda bu nadir, izole olaylarla ilişkili olarak bildirilen klinik bulgular yer almaktadır. Başarısız inhalasyon indüksiyonu veya sevofluran ile yetersiz anestezi; öksürme, oksijen desatürasyonu, artmış hava yolu basıncı, zor ventilasyon, şiddetli hava yolu ödemi, eritem ve yüksek karboksihemoglobin seviyeleri gibi hava yolu irritasyonunun hastalardaki belirtileri bu nadir izole olaylarla ilişkili olarak bildirilmiştir. CO2 absorban tüpünden gelen aşırı ısı fark edilirse klinik durum değerlendirilmeli ve hastanın anestezi devresinden ayrılması düşünülmelidir. Bir hekim CO2 absorbanının kuruduğundan kuşkulandığında, bu absorban uçucu anestezikler (sevofluran gibi) verilmeden önce değiştirilmelidir. Kuruma olayı gerçekleştikten sonra renk göstergesinin her zaman değişmediği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, anlamlı bir renk değişiminin olmaması, yeterli hidrasyon için bir güvence olarak kabul edilmemelidir. CO2 absorbanları renk göstergesinin durumuna bakılmaksızın rutin olarak değiştirilmelidir. Anestezi makineleri klinik kullanımın sonunda tamamen kapatılmalı, yeni CO2 absorbanların ambalaj bütünlüğü kullanımdan önce doğrulanmalı ve CO2 absorban tüplerinin sıcaklığı kullanım sırasında izlenmelidir. Böbrek bozukluğu: Klinik çalışma yapılan, böbrek yetersizliği olan hastaların (başlangıç serum kreatinin değeri 1,5 mg/dL’den fazla olan) sayısı az olduğundan, bu grupta sevofluran uygulamasının güvenliliği henüz tam olarak ortaya konmamıştır. Bu nedenle sevofluran, böbrek bozukluğu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Sıçanlardaki bazı çalışmalarda rutin klinik uygulamadakinden fazla miktarlarda Bileşik A (pentafluoroisopropenil fluorometil eter (PIFE))’ya maruz kalan hayvanlarda nefrotoksisite görülmüştür…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın rapor edilen advers reaksiyonlar: Yetişkin hastalarda : Hipotansiyon, bulantı ve kusma. Yaşlı hastalarda : Bradikardi, hipotansiyon ve bulantı. Pediyatrik hastalarda : Ajitasyon, öksürük, kusma ve bulantı. Klinik çalışmalardan ve pazarlama sonrası deneyimlerden, sevofluran ile olası ilişkisi bulunan tüm olaylar Tablo 2’de MedDRA Sistem Organ Sınıfı, Tercihli Terim ve sıklığına göre gösterilmektedir. Şu sıklık grupları kullanılmaktadır: izole raporlar dahil. Pazarlama sonrası advers reaksiyonlar maruziyet oranı bilinmeyen bir popülasyondan gönüllü olarak bildirilmiştir. Bu nedenle advers olayların gerçek insidansını tahmin etmek mümkün değildir ve sıklığı ‘bilinmiyor’ şeklindedir. Klinik çalışmalardaki sevofluran hastalarındaki advers etkilerin tipi, şiddeti ve sıklığı referans ilaç alan hastalardaki yan etkiler ile karşılaştırılabilir düzeydedir. Tablo 2. Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası deneyimlerden elde edilen yan etkiler Sistem Sıklık Advers Etki Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan Lökopeni Lökositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor Anaflaktik reaksiyon 1 Anaflaktoid reaksiyon Hipersensitivite Sistem Sıklık Advers Etki Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor Hiperkalemi Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın Ajitasyon Yaygın olmayan Konfüzyonel durum Bilinmiyor Deliryum Sinir sistemi hastalıkları Yaygın Somnolans Baş dönmesi Baş ağrısı Bilinmiyor Konvülsiyon Distoni Kafa içi basınç artışı Kardiyak hastalıklar Çok yaygın Bradikardi Yaygın Taşikardi Yaygın olmayan Tam atriyoventriküler blok Kardiyak aritmiler (ventriküler aritmiler dahil) Atriyal fibrilasyon Ekstrasistoller (ventriküler, supraventriküler, bigemine bağlı) Bilinmiyor Kardiyak arrest 4 Ventriküler fibrilasyon, Torsades de Pointes Ventriküler taşikardi Elektrokardiyogram QT uzaması Vasküler hastalıklar Çok yaygın Hipotansiyon Yaygın Hipertansiyon Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Çok yaygın Öksürük Yaygın Solunum bozuklukları Solunum depresyonu Laringospazm Hava yolu tıkanıklığı Yaygın olmayan Apne Hipoksi Astım Bilinmiyor Bronkospazm Dispne Hırıltı Pulmoner ödem Sistem Sıklık Advers Etki Nefes tutma Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın Bulantı Kusma Yaygın Tükürük hipersekresyonu Bilinmiyor Pankreatit Hepato-bilier hastalıklar Bilinmiyor Hepatit 1,2 Hepatik yetmezlik 1,2 Hepatik nekrozis 1,2 Sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor Kontakt dermatit 1 Pruritus Döküntü Yüzde şişkinlik Ürtiker Kas iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Bilinmiyor Kas seğirmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan İdrar retansiyonu Glikozüri Böbrek fonksiyon testlerinde anormallik Bilinmiyor Akut böbrek yetmezliği Tubulointerstisyel nefrit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın Üşüme Ateş Hipotermi Bilinmiyor Göğüs rahatsızlığı Malign hipertermi 1,2 Ödem Araştırmalar Yaygın Anormal kan glikoz seviyesi Anormal karaciğer fonksiyon testi 5 Anormal beyaz kan hücresi sayımı Artmış aspartat Aminotransferaz Artmış kan florürü Yaygın olmayan Artmış alanin aminotransferaz Artmış kan kreatinin düzeyi Artmış kan laktat Dehidrojenaz düzeyi Sistem Sıklık Advers Etki Yaralanma ve zehirlenme Yaygın Hipotermi 1 -Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması’na bakınız. 2 bakınız. 3 -Pediyatrik popülasyon’a bakınız. 4 Sevofluran kullanılan durumlarda kardiyak arrest ile ilişkili çok seyrek pazarlama sonrası rapor bulunmaktadır. 5 Sevofluran ve referans ajanlarla, karaciğer fonksiyon testlerinde geçici değişikliklerin olduğu nadir vakalarda rapor edilmiştir. 6 Sevofluran anestezisi sırasında ve sonrasında serum inorganik florür seviyelerinde geçici artışlar oluşabilir. Aşağıdaki Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması bölümüne bakınız. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması: Sevofluran anestezisi sırasında ve sonrasında serum inorganik florür seviyelerinde geçici artış meydana gelebilir. İnorganik florür konsantrasyonları genellikle sevofluran anestezisi sonrasında iki saat içerisinde pik değerine ulaşır ve 48 saat içerisinde ameliyat öncesi seviyelerine geri döner. Klinik araştırmalarda, yükselen florür konsantrasyonları böbrek fonksiyonundaki bozulma ile ilişkilendirilmemiştir. Ameliyat sonrası görülen hepatite ilişkin seyrek bildirimler mevcuttur. Buna ek olarak, aralarında sevofluranında bulunduğu güçlü uçucu anestezik ajanların kullanımı ile ilişkilendirilen nadir pazarlama sonrası hepatik yetmezlik ve hepatik nekroz bildirimleri olmuştur. Ancak, bu olayların esas görülme sıklığı ve sevofluran ile ilişkisi kesin olarak bilinmemektedir. Aralarında sevofluranın da bulunduğu solunum yoluyla alınan anestezik ajanlara özellikle uzun süreli mesleki maruziyet ile ilişkili olarak, seyrek aşırı duyarlılık (kontakt dermatit, ciltte kızarıklık, dispne, hırıltılı solunum, göğüs rahatsızlığı, yüzde şişme veya anafilaktik reaksiyon dahil) bildirilmiştir. Duyarlı kişilerde, solunum yoluyla alınan potent anestezi ajanları, yüksek oksijen ihtiyacına yol açan bir iskelet kası hipermetabolik durumunu ve malign hipertermi olarak bilinen klinik sendromu tetikleyebilirler. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediyatrik popülasyon: Sevofluran kullanımı nöbetler ile ilişkilendirilmiştir. Nöbetler çoğu kez hastalığa zemin hazırlayan bir risk faktörü taşımayan 2 aylıktan başlayarak çocuklarda ve genç erişkinlerde meydana gelmiştir. Nöbet görülme riski ihtimali olan hastalarda sevofluran kullanımında klinik değerlendirme yapılmalıdır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.