SELKAP 200 MG SERT KAPSÜL, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Selkap 200 mg ne için kullanılır?
KT 1SELKAP, selekoksib etkin maddesi içeren sert kapsül formunda bir ilaçtır.
SELKAP, steroid olmayan yangı giderici ilaçlar (NSAİİ) olarak adlandırılan bir ilaç grubunun, COX-2 inhibitörleri olarak bilinen alt grubuna ait bir ilaçtır. Vücudunuz, ağrı ve yangının ortaya çıkmasında rol oynayan prostaglandin adı verilen bir grup kimyasal madde üretmektedir.
Eklemlerde ağrıya neden olan devamlı (kronik) bir hastalık olan romatoid artrit ve eklemlerin aşınması sonucu ortaya çıkan osteoartrit gibi hastalıklarda, vücudunuz normalden daha fazla prostaglandin üretmektedir.
SELKAP, prostaglandinlerin üretimini azaltarak ve bu şekilde ağrı ve yangının da azalmasını sağlayarak etki gösterir.
SELKAP, eklemlerde ağrı, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı (kronik) bir hastalık olan romatoid artrit, eklemlerin aşınması sonucu ortaya çıkan ve halk arasında kireçlenme olarak da bilinen osteoartrit ve sıklıkla bel, sırt ve boyun bölgelerini etkileyen ve buralarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğuna (kamburluk) neden olabilen bir hastalık olan ankilozan spondilitin belirti ve bulgularının hafifletilmesi için kullanılır. Ayrıca akut kas iskelet sistemi ağrıları, ameliyat sonrası ağrılar (post operatif ağrılar) ve adet sancısının giderilmesinde de etkilidir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızAşağıdaki durumlar sizin için geçerli ise SELKAP kullanmamanız gerektiği için, bu durumu doktorunuza bildiriniz:
- Etkin madde olan selekoksibe veya SELKAP'ın diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjik (aşırı duyarlı) iseniz.
- “Sülfonamidler” olarak adlandırılan bir ilaç grubuna karşı daha önceden alerjik bir reaksiyon geçirdiyseniz.
- Midenizde veya bağırsaklarınızda aktif, ülser ya da kanama varsa.
- Daha önceki NSAİİ tedavisiyle ilişkili mide veya bağırsağınızda kanama veya delinme öykünüz varsa
- Asetilsalisilik asit (Aspirin) veya diğer antiinflamatuvar ve ağrı kesici ilaçları (NSAİİ) almanın bir sonucu olarak astım krizi, burun polibi (burun ve mukozasından kaynaklanan, kötü huylu olmaya oluşum), şiddetli burun tıkanıklığı ortaya çıktı ise veya kaşıntılı deri döküntüsü, yüz, dudaklar, dil veya boğazda şişme, nefes almada güçlük veya hırıltı gibi bir alerjik reaksiyon geliştirdiyseniz.
- Gebeyseniz ya da çocuk doğurma potansiyeliniz mevcut olmasına rağmen etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız ve tedavi devam ederken gebe kalma olasılığınız varsa doktorunuzla doğum kontrol yöntemlerini tartışmalısınız.
- Emziriyorsanız.
- Şiddetli karaciğer hastalığınız varsa.
- Şiddetli böbrek hastalığınız varsa.
- Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı olarak adlandırılan yangılı bağırsak hastalıklarından biri varsa.
- Kalp yetmezliği, teşhis konmuş iskemik kalp hastalığı (örn: enfarktüs) veya serebrovasküler (beyin damarlarını etkileyen) hastalığınız varsa; örneğin kalp krizi, inme veya geçici iskemik atak (beyne giden kan akışında geçici azalma; “mini inme” olarak da bilinir), göğüs ağrısı atakları veya kalbe ya da beyne giden kan damarlarında tıkanıklık tanısı konmuşsa.
- Mevcut ya da geçirilmiş kan dolaşımı problemleri varsa (periferal arteriyel hastalık) ya da bacaklarınızdaki atardamarlara cerrahi müdahale uygulandıysa.
- Açık kalp ameliyatı (by-pass) geçirdiyseniz, ameliyat öncesi ve sonrası yakın dönemde SELKAP kullanmamalısınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdakilerin sizin için geçerli olup olmadığını doktorunuzla birlikte kontrol ediniz.
- Önceden var olan astım
- Daha önceden kullanılan NSAİ ilaçlara karşı mide veya bağırsağınız ile ilgili bir yan etki oldu ise
- Midenizde veya bağırsaklarınızda önceden ülser veya kanama olduysa (Midenizde veya bağırsaklarınızda aktif ülser veya kanama varsa SELKAP almayınız).
- Asetilsalisilik asit (Aspirin) alıyorsanız (kalple ilgili problemlerden korunma amacıyla düşük dozda olsa bile)
- Antiplatelet (kan pıhtılaşmasını önleyici) tedavi alıyorsanız
- Kan pıhtılaşmasını azaltmak için ilaçlar (kan sulandırıcılar) kullanıyorsanız (örneğin, varfarin/varfarin benzeri kan sulandırıcılar veya yeni kan pıhtılaşmasını azaltan ilaçlar örn. apiksaban)
- Kortikosteroid grubu ilaçları kullanıyorsanız (örneğin, prednizon)
- SELKAP'ı ibuprofen veya diklofenak gibi diğer asetilsalisilik olmayan NSAİ ilaçlarla birlikte alıyorsanız. (Bu ilaçları birlikte kullanmaktan kaçınınız.)
- Sigara içiyorsanız, şeker hastalığınız, yüksek kan basıncınız veya yüksek kolesterolünüz varsa.
- Kalbiniz, karaciğeriniz veya böbrekleriniz iyi çalışmıyorsa; Bu durumlarda doktorunuz sizi düzenli olarak kontrol etmek isteyebilir.
- Sıvı retansiyonu (vücutta normalden fazla su tutulumu) varsa (ayak bileklerinin ve ayakların şişmesi, ödem gibi).
- Çeşitli rahatsızlıklar, ishal veya diüretiklerin (idrar söktürücüler) kullanımı gibi nedenlerle dehidrasyon (vücutta olması gerekenden daha az su bulunması) mevcutsa.
- Herhangi bir ilaca karşı ciddi bir alerjik reaksiyon veya ciddi bir cilt reaksiyonu (şiddetli kızarıklık, şişlik, kaşıntı gibi) geliştirdiyseniz.
- Enfeksiyon nedeni ile kendinizi hasta hissediyor ya da kendinizde enfeksiyon olduğunu düşünüyorsanız; SELKAP, ateş ve enfeksiyon ve yangının (iltihabın) diğer bulgularını maskeleyebilir.
- 65 yaşın üzerindeyseniz; doktorunuz sizi düzenli olarak kontrol etmek isteyecektir.
- Alkol ve NSAİ ilaçlar kullanımı mide-bağırsak problemleri riskini arttırabilir.
- Gözünüz ile ilgili şikayetler oluşursa. Böyle bir durumda göz doktoruna danışınız.
- Sistemik lupus eritematozus (SLE) ya da diğer bağ dokusu hastalıklarınız varsa.
- Deri döküntüsü, mukoza bozuklukları veya başka her türlü aşırı duyarlılık belirtisi olursa. Böyle bir durumda doktorunuz tedavinizi kesecektir.
Diğer NSAİ ilaçlar (örn: ibuprofen veya diklofenak) gibi, bu ilaç kan basıncınızda (tansiyonunuzda) artışa yol açabilir, bu nedenle doktorunuz düzenli olarak tansiyon takibi yapmanızı isteyebilir.
SELKAP kullanımı ile şiddetli karaciğer iltihabı, karaciğer hasarı ve karaciğer yetmezliği (bazı durumlarda ölümcül sonuçları olabilir veya karaciğer nakli gerektirebilir) gibi bazı şiddetli karaciğer reaksiyonu vakaları rapor edilmiştir. Reaksiyonun başlangıcına kadar geçen sürenin rapor edildiği vakalarda, şiddetli karaciğer reaksiyonlarının büyük çoğunluğu tedavi başlangıcından sonraki bir ay içinde ortaya çıkmıştır.
SELKAP hamile kalmayı zorlaştırabilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile kalmakta zorlanıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz. (bkz bölüm “Hamilelik”) Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, SELKAP'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkilerin sıklığı aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmaktadır:
Çok yaygın : Hastaların 10'da birinde ya da daha sık gözlenen yan etkiler Yaygın : Hastaların 10'da birinden azında, ancak 100'de biri ya da daha fazlasında gözlenen yan etkiler Yaygın olmayan : Hastaların 100'de birinden azında, ancak 1000'de biri ya da daha fazlasında gözlenen yan etkiler Seyrek : Hastaların 1000'de birinden azında, ancak 10000'de biri ya da daha fazlasında gözlenen yan etkiler Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıda yer alan yan etkiler SELKAP kullanan artritli hastalarda gözlemlenmiştir. Yıldız işareti (*) olan yan etkiler bağırsak poliplerini önlemek için SELKAP kullanan hastalarda sıklıkla raporlanmıştır. Bu çalışmalarda hastalar SELKAP'ı yüksek doz ve uzun süre kullanmışlardır.
Aşağıdakilerden biri olursa, SELKAP'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Deri döküntüsü, yüzde şişme, hırıltı veya nefes almada güçlük gibi bir alerjik reaksiyon Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin SELKAP'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Göğüs ağrısı gibi kalp sorunları
- Şiddetli mide ağrısı veya mide ya da bağırsaklarda kanamaya dair bir belirti, örneğin siyah veya kanlı dışkı veya kan kusma
- Döküntü, kabarcıklar oluşması veya derinin soyulması gibi bir deri reaksiyonu
- Karaciğer yetmezliği (semptomlar arasında bulantı, ishal, sarılık (cildinizin veya göz akınızın sarı renk olması) bulunabilir).
Çok yaygın
- Yüksek kan basıncı (tansiyon), var olan kan basıncı yüksekliğinde kötüleşme * Yaygın
- Kalp krizi*
- Vücutta ayak bilekleri, bacaklar ve/veya ellerde şişliğe neden olan sıvı birikimi
- İdrar yolu enfeksiyonları
- Nefes darlığı*, sinüzit (yüz kemiklerinin içindeki hava boşluklarının tıkanma ve/veya enfeksiyona bağlı iltihabı),burun tıkanıklığı veya akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, soğuk algınlığı, grip benzeri belirtiler
- Baş dönmesi, uyuma güçlüğü
- Kusma*, mide ağrısı, ishal, hazımsızlık, gaz çıkarma
- Döküntü, kaşıntı
- Kas sertliği
- Yutma güçlüğü*
- Baş ağrısı
- Bulantı (hasta hissetme)
- Ağrılı eklemler
- Mevcut alerjilerde kötüleşme
- Kazaya bağlı yaralanma
- Karın ağrısı
- Uykusuzluk
- Burun iltihabı (rinit)
- Yaygın olmayan
- İnme*
- Kalp yetmezliği, çarpıntı, kalp atış hızında artış
- Tansiyonun kötüleşmesi
- Karaciğerle ilgili kan testlerinde anormallikler
- Böbrekle ilgili kan testlerinde anormallikler
- Anemi (kırmızı kan hücrelerinde azalma, yorgunluk hissi ve nefes darlığı görülebilir)
- Kaygı/endişe, depresyon, yorgunluk, uyku hali, karıncalanma hissi
- Yüksek kan potasyum düzeyleri (bulantı, bitkinlik, kas güçsüzlüğü veya çarpıntıya yol açabilir)
- Bozuk veya bulanık görme, kulak çınlaması, ağızda ağrı ve yaralar, duyma güçlüğü*
- Kabızlık, geğirme, mide iltihabı (hazımsızlık, mide ağrısı veya kusma), mide veya bağırsak iltihabında kötüleşme
- Bacak krampları
- Kabarık, kaşıntılı döküntüler (kurdeşen)
- Gözde iltihap
- Nefes alma zorluğu
- Deride renk değişikliği (morarma)
- Göğüs ağrısı (kalp ile ilgili olmayan genele yayılmış ağrı)
- Yüzde şişme
- Seyrek
- Mide, yemek borusu veya bağırsakta ülserler (kanama); veya bağırsakta yırtılma (mide ağrısı, ateş, bulantı, kusma, bağırsak tıkanıklığına yol açabilir), koyu renkte veya siyah dışkı, pankreas iltihabı (mide ağrısına yol açabilir), yemek borusu (özafagus) iltihabı
- Kanda düşük sodyum değeri (hiponatremi ismi verilen bir durum)
- Beyaz kan hücrelerinin (beyaz kan hücreleri, vücudun enfeksiyondan korunmasında rol oynar) ve trombositlerin sayısında azalma (kanama veya morarma ihtimalinde artış)
- Kas hareketlerinin koordinasyonunda güçlük
- Kafa karışıklığı hissi, nesnelerin tatlarında değişiklik
- Işığa karşı artan duyarlılık
- Saç dökülmesi
- Halüsinasyon (hayal görme)
- Göz içi kanaması
- Akciğer iltihabına yol açabilen kronik olmayan reaksiyon
- Düzensiz kalp atışı
- Yüz kızarması
- Akciğerlerdeki kan damarlarında kan pıhtısı oluşumu. Belirtiler; ani nefes alma güçlüğü, nefes aldığınızda keskin ağrı hissetmeniz ya da bayılmayı içerebilir.
- Mide veya bağırsak kanaması (kanlı dışkı veya kusmaya yol açabilir), bağırsak veya kolon iltihabı, bulantı
- Şiddetli karaciğer iltihabı (hepatit). Belirtileri arasında bulantı (hasta hissetme), ishal, sarılık (cildin veya göz aklarının sarı olması), koyu renk idrar, açık renk dışkı, kolay kanama, kaşıntı veya ürperme olabilir.
- Akut böbrek yetmezliği
- Adet düzensizlikleri
- Yüz, dudaklar, ağız, dil veya boğazda şişme, nefes almada güçlük Çok seyrek
- Ciddi alerjik reaksiyonlar (potansiyel olarak ölümcül anafilaktik şok dahil)
- Stevens-Johnson sendromu (alınan bir ilaca, bakteri veya viral enfeksiyonlara vücudun verdiği ciddi alerjik tepki) (Ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklıkla seyreden iltihap), eksfoliyatif dermatit ve toksik epidermal nekroliz (ciltte döküntü, kabarcıklar oluşması soyulmaya yol açabilir) ve akut yaygın ekzantematöz püstüloz (çok sayıda küçük irinli deri kabarcığı içeren kırmızı, şişmiş alanlar) gibi ciddi deri rahatsızlıkları
- Döküntü, yüzde şişme, ateş, bezlerde şişlik, anormal test sonuçları (karaciğer, kan hücreleri (eozinofil, beyaz kan hücre sayısının bir çeşit artması))
- Ölüme neden olan beyin içi kanama
- Menenjit (beyin ve omurilik etrafındaki zarın iltihabı)
- Karaciğer yetmezliği, karaciğer hasarı ve ciddi karaciğer iltihaplanması (fulminant hepatit) (bazen ölümcül olabilir veya karaciğer nakli gerektirebilir). Belirtileri arasında bulantı (hasta hissetme), ishal, sarılık (cildin veya göz aklarının sarı olması), koyu renk idrar, açık renk dışkı, kolay kanama, kaşıntı veya ürperme olabilir.
- Karaciğer problemleri (örneğin safra yollarında bir engel sonucu safra akışının yavaşlaması olarak bilinen kolestaz ve açık renk dışkı, bulantı, cildin veya göz aklarının sarı olması ile kendini gösteren kolestatik hepatit)
- Böbrek iltihaplanması ve diğer böbrek problemleri (örneğin nefrotik sendrom ve suyun vücutta tutulması (ödem), köpüksü idrar, yorgunluk ve iştah kaybı ile kendini gösteren minimal değişim hastalığı)
- Sara hastalığının kötüleşmesi (daha sık ve/veya şiddetli nöbetler)
- Gözdeki bir atardamar veya toplardamarda kısmi veya tam görme kaybına yol açan tıkanıklık
- İltihaplı kan damarları (ateş, ağrı ve ciltte mor lekelere neden olabilir)
- Kırmızı, beyaz kan hücrelerinin ve trombositlerin sayısında azalma (yorgunluk, kolay morarma, sık burun kanamaları ve enfeksiyon riskinde artışa yol açabilir)
- Kaslarda ağrı ve zayıflık
- Koku duyusunda bozulma
- Tat almada duyu kaybı
- Görülme sıklığı eldeki verilerle bilinemeyen yan etkiler
- Kadınlarda doğurganlığın azalması (genellikle tedavinin kesilmesinden sonra normale döner)
- SELKAP'ın günde 400 mg. dozda 3 yıl süre ile kullanıldığı klinik çalışmalarda, aşağıdaki ilave yan etkiler gözlenmiştir:
Yaygın:
- Kalp problemleri: Anjina (göğüs ağrısı)
- Mide problemleri: İrritabl (huzursuz) bağırsak sendromu (mide ağrısı, ishal, hazımsızlık, gaz çıkarma gibi)
- Böbrek taşları (mide ya da sırt ağrısına, idrarda kan görülmesine yol açabilir), idrara çıkmada güçlük
- Kilo alma
- Yaygın olmayan
- Derin toplardamar trombozu (genellikle bacak toplardamarlarında oluşan kan pıhtısı; baldırda ağrı, şişme ya da kızarıklığa ya da nefes alma sorunlarına yol açabilir)
- Mide sorunları: Mide enfeksiyonu (mide ve bağırsaklarda irritasyon ve ülserlere yol açabilir)
- Alt ekstremite (kalça-ayakucu arasındaki bölge) kırığı
- Zona, deri enfeksiyonu, egzama (kuru, kaşıntılı döküntü), pnömoni (zatürre; öksürük, ateş, nefes almada güçlük)
- Gözde bulanık ya da bozuk görmeye yol açan yüzen noktalar, iç kulak sorunlarından kaynaklanan vertigo (baş dönmesi), hassas, iltihaplı ya da kanamalı diş etleri, ağız yaraları
- Geceleri sık idrara çıkma, basur/hemoroid kanamaları, bağırsak hareketlerinde artış
- Deride ya da vücudun herhangi bir yerinde yağ bezeleri, gangliyon kisti (el ve ayaklarda eklem ve tendonlar etrafında ya da üzerinde zararsız şişlikler), konuşma güçlüğü, anormal ya da çok ağır vajinal kanama, memede ağrı
- Yüksek kan sodyum seviyeleri
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SELKAP, gebe olan veya tedavi devam ederken gebe kalma olasılığı olan kadınlar (yani, uygun doğum kontrolünü kullanmayan, çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar) tarafından kullanılmamalıdır. Bu sebeple tedavi sırasında etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.
SELKAP tedavisi sırasında gebe kalırsanız tedaviyi bırakmalı ve alternatif tedavi için doktorunuzla irtibata geçmelisiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SELKAP emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç her sert kapsülde 61,66 mg laktoz ihtiva eder. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksız olduğunuz söylenmişse ilacı kullanmadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Selkap 200 mg muadilleri
Selkap 200 mg ile aynı etken maddeyi (selekoksib) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonOsteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilitin belirti ve bulgularının tedavisi ile akut kas iskelet sistemi ağrıları, post operatif ağrı ve dismenore tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSelekoksibe veya yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda, sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları göstermiş olan hastalarda Daha önce NSAİİ tedavisi ile ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü olan hastalarda Aktif peptik ülserasyon veya Gİ kanaması olan hastalarda, daha önce asetilsalisilik asit (aspirin) ya da COX-2 spesifik inhibitörler dahil diğer non-steroid antiinflamatuvar (NSAİ) ilaçları aldıktan sonra astım, akut rinit, nazal polip, anjiyonörotik ödem, ürtiker ya da diğer alerjik tipte reaksiyonlar görülen hastalarda kontrendikedir. Bu hastalarda, NSAİ ilaçlara karşı şiddetli, nadiren fatal, anafilaktoid reaksiyonlar görüldüğü bildirilmiştir. Gebelik döneminde, emziren annelerde ve etkin bir kontraseptif yöntemi kullanmayan, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kontrendikedir. Çalışılan iki hayvan türünde selekoksibin malformasyona sebep olduğu görülmüştür. Gebelik dönemindeki risk potansiyeli bilinmemekle birlikte, dışlanamaz. Emzirme döneminde kullanımı Şiddetli karaciğer yetmezliği (serum albumin< 25 g/l veya Child-Pugh skoru ≥10) olan hastalarda Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi <30 ml/dk olan hastalar) İnflamatuvar bağırsak hastalığı olan hastalarda Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda (NYHA II-IV) Koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ve sonrası ağrı kesici olarak kullanılması Bilinen iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyovasküler Risk NSAİİ’ler ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü ve inme risklerinde ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilirler. Bu risk kullanım süresiyle birlikte artabilir. Bilinen kardiyovasküler hastalığı olan veya kardiyovasküler hastalıkla ilgili risk faktörü taşıyan hastalarda bu risk en yüksek düzeydedir. koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ve sonrası ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir.. Kardiyovasküler trombotik etkiler: 200 mg BID ve 400 mg BID dozlarında selekoksib ile tedavi edilen sporadik adenomatöz polipleri olan hastalar ile gerçekleştirilen uzun dönemli plasebo kontrollü bir çalışmada özellikle miyokard enfarktüsü (MI) olmak üzere, plaseboya göre artmış sayıda ciddi KV olay saptanmıştır. Selekoksib kullanımı sırasında görülen KV risk; doz ve tedavi süresi ile ilişkili olarak artabileceğinden mümkün olan en düşük etkili doz, mümkün olan en kısa sürede uygulanmalıdır. Daha önce KV belirtiler yaşanmamış olsa dahi, hekimler ve hastalar bu tür olayların ortaya çıkmasına karşı tetikte olmalıdır. Ciddi yan etkiler herhangi bir belirti göstermeden ortaya çıkabileceğinden hastalar göğüs ağrısı, nefes kesilmesi, halsizlik, konuşmada bozukluk bulgu ve belirtileri konusunda uyarılmalı ve bahsi geçen belirti veya bulguları gözlemlemeleri durumunda medikal tavsiye almalıdırlar. Hastalar takibin önemi konusunda bilgilendirilmelidir. COX-2 seçici inhibitörleri dahil olmak üzere NSAİİ'ler, uzun süre alındığında kardiyovasküler ve trombotik advers olaylar açısından risk artışı ile ilişkili bulunmuştur. Tek bir doza ilişkin riskin kesin büyüklüğü ile artmış riskle ilişkili tam tedavi süresi belirlenmemiştir. Özellikle osteoartriti olan hastalarda, hastanın iyileşme ihtiyacı ve tedaviye yanıtı periyodik olarak yeniden değerlendirilmelidir. KV olaylar açısından ciddi riski olan hastalarda (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara kullanımı) selekoksib dikkatli bir değerlendirmeden sonra kullanılmalıdır. Gastrointestinal Risk NSAİİ’ler, kanama, ülser, mide ya da bağırsak perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal advers etkilerle ilgili riskte ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilir. Bu etkiler, kullanım sırasında her an, uyarıcı semptomlar göstermeden ortaya çıkabilir. Ciddi gastrointestinal etkiler için yaşlılar en büyük risk grubunu oluşturur. Bazı selektif COX-2 inhibitörleri ve non-selektif nonsteroid antiinflamatuvarlarla yapılmış yaklaşık 3 yıl süren klinik çalışmalarda ciddi kardiyovasküler trombotik olayların, miyokard enfarktüsü ve inme riskinin arttığı gösterilmiştir. Bu advers etkilerin bazen fatal seyredebileceği de bildirilmiştir. COX-2 inhibitörü reçete edilecek hastaların trombotik vasküler hastalıklar açısından risk grubu net olarak belirlenmelidir. Buna göre; Aktif trombozu olmayan ancak kalıtsal ya da kazanılmış trombotik risk faktörleri bulunan hastalarda COX-2 inhibitörleri reçete edildiğinde koruyucu dozda antiagregan tedavi (düşük doz asetil salisilik asit), gastrointestinal (Gİ) sistem yan etkileri de dikkate alınmak kaydıyla eklenebilir ve/veya trombotik vaskülopati yönünden hastalar yakından izlenmelidir. Gerçekte, eşzamanlı aspirin kullanımının NSAİ ilaç kullanımıyla ilişkili artmış ciddi KV trombotik olay riskini azalttığını gösteren tutarlı bir kanıt yoktur. Hiç bir trombotik risk faktörü bulunmayan, bu açıdan sağlıklı olan bireylerde COX-2 inhibitörü tedavisi uygulanacağı zaman hastalar olası vasküler yan etkiler yönünden uyarılmalıdır. KABG cerrahisini takip eden ilk 10-14 gündeki ağrının tedavisine yönelik farklı bir COX-2 selektif NSAİ ilaç ile ilgili iki büyük, kontrollü klinik araştırmada, miyokard enfarktüsü ve inme insidansında artış saptanmıştır. COX-2 selektif inhibitörlerinin antitrombosit aktiviteleri olmadığından KV trombo embolik hastalıkların profilaksisinde asetilsalisilik asit yerine kullanılmaz. Bu sebeple antitrombosit tedaviler kesilmemelidir. Hipertansiyon: Diğer tüm NSAİ ilaçlarla olduğu gibi, selekoksib de yeni hipertansiyon başlangıcına veya daha önceden mevcut olan hipertansiyonun kötüleşmesine ve bu iki durum da KV olay riskinin artmasına neden olabilir. Selekoksib de dahil, NSAİ ilaçlar hipertansiyonu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Tiazid ya da kıvrım diüretiği kullanan hastalarda NSAİ ilaç kullanımı sırasında tedaviden alınan fayda azalabilir. Bu nedenle Selekoksib tedavisinin başlangıcında ve tedavi seyri boyunca kan basıncı yakından izlenmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem: Prostaglandin sentezini inhibe eden diğer ilaçlarda da olduğu gibi, selekoksib alan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem gözlenmiştir. Bu nedenle, konjestif kalp yetmezliği, sol ventriküler disfonksiyon veya hipertansiyon öyküsü olan hastalar ve prostaglandin inhibisyonunun, renal fonksiyonda bozulma ve sıvı retansiyonuna neden olma ihtimali nedeniyle herhangi bir sebeple ödemi olan hastalar yakından takip edilmelidir. Ayrıca diüretik ilaçlar ile tedavi gören hastalarda da hipovolemi ihtimaline karşı dikkatli olunmalıdır. Gastrointestinal etkiler, gastrointestinal ülserasyon riski, kanama ve perforasyon riski: dahil olmak üzere, NSAİ ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda herhangi bir zamanda, uyarıcı semptomlar eşliğinde ya da böyle semptomlar olmaksızın, kanama, ülserasyon ve mide, ince bağırsak ya da kalın bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilen ciddi üst ve alt Gİ olaylar görülebilir. NSAİ ilaçlar kullanan hastalarda ciddi advers etkiler bulgu vermeksizin herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. NSAİ ilaç kullanımı ile gastrointestinal komplikasyon gelişme riski artmış olan hastalarda (yaşlılar, başka bir NSAİ ilaç veya asetilsalisilik asidi beraber kullanan hastalar, glukokortikoid kullanan hastalar, alkol kullanan hastalar, daha öncesinde Gİ kanama veya ülser hikayesi olan hastalar gibi) dikkatli olunmalıdır. NSAİ ilaçlar ile ciddi Gİ yan etki gözlenen hastaların sadece 5’te 1’i semptomatiktir. NSAİ ilaç tedavi süresi, ciddi Gİ yan etki riski ile doğru orantılıdır. NSAİ ilaçlar öncelikli ülser hastalığı veya gastrointestinal kanama öyküsü olanlarda çok dikkatli reçete edilmelidir. Bununla birlikte, kısa dönem tedavi dahi risksiz değildir. Önceden peptik ülser ve/veya Gİ kanama öyküsü olan ve NSAİ ilaç kullanan hastaların, bu risk faktörlerinden hiçbirine sahip olmayan hastalara kıyasla 10 kattan daha yüksek bir Gİ kanama riski olduğu gösterilmiştir. Farmakoepidemiyolojik çalışmalarda, ülser öyküsüne ek olarak, Gİ kanama riskini artırabilecek diğer bazı risk faktörleri belirlenmiştir; bunlar: oral kortikosteroidlerle tedavi, antikoagülanlarla tedavi (örn. varfarin), uzun süreli NSAİ ilaç tedavisi, SSRI tedavisi, sigara, alkolizm, ileri yaş ve genel sağlık durumunun bozuk olmasıdır. Fatal Gİ olaylar hakkındaki spontan raporların çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarda görülmektedir; bu nedenle bu popülasyon tedavi edilirken özellikle dikkatli olmak gerekir. Advers bir Gİ olayın potansiyel riskini en aza indirmek için, mümkün olan en düşük etkili doz, yine mümkün olan en kısa süre ile uygulanmalıdır. Yüksek risk grubundaki hastalarda, NSAİ ilaçlara alternatif tedaviler dikkate alınmalıdır. Selekoksib ile birlikte aspirin kullanıldığında (düşük dozlarda olsa dahi), Gİ advers etki (Gİ ülserasyon ve diğer Gİ komplikasyonlar) görülme riskinde artış olur. Uzun süreli klinik çalışmalarda selektif COX-2 inhibitörleri + aspirin ile NSAİ ilaç + aspirin kıyaslandığında Gİ güvenlilik açısından anlamlı bir fark gösterilmemiştir. NSAİ ilaçlar ile birlikte kullanım: Selekoksib ile aspirin olmayan bir NSAİ ilacın eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır. Gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalarda, bu hastalıkların alevlenme ihtimalinden dolayı NSAİİ’ler dikkatle kullanılmalıdır kullanırken Gİ kanama veya ülserasyon görülürse ilaç kesilmelidir. Hepatik ve Renal etkiler: Riskli düzeydeki hepatik ve renal fonksiyonlar ve özellikle kardiyak disfonksiyon genellikle yaşlı hastalarda görülür. Bu sebeple tıbbi gözetim gerekmektedir. Selekoksibin dahil olduğu NSAİ'ler renal toksisiteye neden olabilir. Selekoksib ile yapılan klinik çalışmalarda, selekobsibin karşılaştırıldığı NSAİ'lerle benzer böbrek etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Böbrek fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar, diüretik, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE)-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör antagonistleri kullanan hastalar ve yaşlılar böbrek toksisitesi açısından en büyük risk altındaki hastalardır. Bu gibi hastalar selekoksib tedavisi alırken dikkatle izlenmelidir. Selekoksib ile, seyrek olarak, fulminan hepatit, sarılık, karaciğer nekrozu ve hepatik yetmezlik (bazılarının fatal sonuçları olan veya karaciğer nakli gerektiren) gibi ciddi hepatik reaksiyonlar bildirilmiştir. Hepatik reaksiyonların ortaya çıkışına kadar geçen sürenin rapor edildiği vakalarda, en şiddetli reaksiyonlar tedavi başlangıcından sonraki bir ay içinde ortaya çıkmıştır. Tedavi sırasında, hastalarda yukarıda belirtilen organ sistemi fonksiyonlarından herhangi birinde bozukluk görülürse, uygun önlemler alınmalı ve selekoksib tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. NSAİ ilaçlarla yapılan klinik çalışmalarda, hastaların %15’ine varan oranlarda bir ya da daha fazla karaciğer testinde sınır seviyede yükselmeler ve hastaların yaklaşık %1’inde ALT ya da AST’de kayda değer yükselmeler (normalin üst sınırının yaklaşık 3 ya da daha fazla katı) bildirilmiştir. Devam eden tedavi sırasında bu laboratuvar anormallikleri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir ya da geçici olabilir. Selekoksib tedavisi sırasında, karaciğer fonksiyon bozukluğunu düşündüren bulgu ve/veya belirtileri olan ya da karaciğer test sonuçları anormal olan hastalar, daha ciddi bir hepatik reaksiyonun gelişmesine ilişkin bulgular bakımından dikkatle izlenmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar: Yaygın : Sinüzit, üst solunum yolu enfeksiyonu, faranjit, idrar yolu enfeksiyonu Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan : Anemi Seyrek : Lökopeni, trombositopeni Çok seyrek : Pansitopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın : Hipersensitivite Çok seyrek : Anafilaktik şok, anafilaktik reaksiyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan : Hiperkalemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın : Uykusuzluk Yaygın olmayan : Anksiyete, depresyon, bitkinlik Seyrek : Konfüzyonel durum, halüsinasyonlar 4 Sinir sistemi hastalıkları Yaygın : Baş dönmesi, hipertoni, baş ağrısı Yaygın olmayan : Serebral enfarktüs, parestezi, somnolans Seyrek : Ataksi, tat almada bozukluk Çok seyrek :İntrakraniyal kanama (fatal intrakraniyal kanama dahil)4, aseptik menenjit, epilepsi (epilepsinin şiddetlenmesi dahil)4, tat almada duyu kaybı, anosmi (koku almada duyu kaybı) Göz hastalıkları Yaygın olmayan : Bulanık görme, konjonktivit Seyrek : Gözde kanama Çok seyrek : Retinal arter veya ven oklüzyonu Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan : Tinnitus, hipoakuzi Kardiyak hastalıklar Yaygın : Miyokard enfarktüsü Yaygın olmayan : Palpitasyon, taşikardi, kalp yetmezliği Seyrek : Aritmi Vasküler hastalıklar Çok yaygın : Hipertansiyon (hipertansiyonun şiddetlenmesi de dahil) Seyrek : Pulmoner embolizm, yüzde kızarma Çok seyrek : Vaskülit Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Yaygın : Rinit (öksürük), farenjit, dispne Yaygın olmayan : Bronkospazm Seyrek : Pnömonit Gastrointestinal hastalıklar Yaygın : Bulantı, karın ağrısı, ishal, dispepsi, flatulans, kusma, disfaji Yaygın olmayan : Kabızlık, gastrit, stomatit, gastrointestinal inflamasyon (gastrointestinal inflamasyonda şiddetlenme), geğirme Seyrek : Gastrointestinal kanama, gastrik ülser, duodenal ülser, özofageal ülser, intestinal ülser ve kalınbağırsak ülseri, intestinal perforasyon, özofajit, melena, pankreatit, kolit. Bilinmiyor : Crohn hastalığı Hepato-biliyer hastalıklar Yaygın olmayan : Anormal hepatik fonksiyon, yükselmiş hepatik enzimler (ALT ve AST değerlerinde artma da dahil) Seyrek : Hepatit Çok seyrek : Karaciğer yetmezliği (bazen fatal olabilen veya karaciğer nakli gerektirebilen), fulminan hepatit (bazen fatal olabilen), karaciğer nekrozu, kolestazis, kolestatik hepatit, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın : Kaşıntı, döküntü (jeneralize döküntü dahil) Yaygın olmayan : Ürtiker, ekimoz Seyrek : Anjiyoödem, alopesi, fotosensitivite Çok seyrek :Eksfolyatif dermatit, eritema multiforme, Stevens-Johnson Sendromu, toksik epidermal nekroliz, eozinofil ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonları (DRESS) veya akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AJEP)4, büllöz erüpsiyon (büllöz dermatit) Kas-iskelet sistemi ve bağ doku hastalıkları Yaygın : Artralji Yaygın olmayan : Kas krampları Çok seyrek : Miyozit Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan : Kandaki kreatinin düzeyinde artış, Kan üre düzeyinde artış Seyrek : Akut böbrek yetmezliği, hiponatremi Çok seyrek : Tübülointerstisyel nefrit, nefrotik sendrom, glomerulonefrit, minimal lezyon Üreme sistemi ve meme hastalıkları Seyrek : Menstrüel bozukluk Bilinmiyor : Dişi fertilitesinde azalma Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin durumlar Yaygın : İnfluenza-benzeri hastalık, periferal ödem/ sıvı retansiyonu Yaygın olmayan : Yüzde ödem, göğüs ağrısı Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel durumlar Yaygın : Kaza sonucu yaralanma 1 Polip engelleme çalışmalarında görülen yan etkiler olup 3 yıla kadar süren 2 klinik çalışmada (APC ve PreSAP) günde 400 mg selekoksib ile tedavi edilen hastalarda görülme sıklığını temsil etmektedir. Polip engelleme çalışmaları için yukarıda sıralanan yan etkiler daha önce sadece pazarlama öncesi araştırmalardan elde edilmiş veya artrit denemelerinde görülenden daha sık olarak ortaya çıkanlardır. 2 Ayrıca, 3 yıl kadar süren 2 klinik çalışmada (APC ve PreSAP çalışmaları) günde 400 mg selekoksib ile tedavi edilen hastalarla yapılan polip oluşumunu önleme çalışmalarında aşağıda belirtilen daha önce bilinmeyen advers reaksiyonlar oluştu: Yaygın: Anjina pektoris, irritabl bağırsak sendromu, nefrolitiazis, kan kreatinininde artış, benign prostat hiperplazisi, kilo artışı. Yaygın olmayan: Helikobakter enfeksiyonu, herpes zoster, erizipel, bronkopnömoni, labirentit, dişeti enfeksiyonu, lipom, vitröz parçacıklar, konjonktival hemoraji, derin ven trombozu, disfoni, hemoroidal hemoraji, sık bağırsak hareketleri, ağız ülseri, alerjik dermatit, ganglion, noktüri, vajinal kanama, meme hassasiyeti, alt ekstremite kırığı, kanda sodyum artışı. 3 Hamile kalmaya çalışan kadınlar bu çalışmaya dahil edilmemiştir. Bu yüzden bu yan etkinin sıklığı için bu veri tabanının değerlendirilmesi uygun değildir. 4 Sıklıklar, ilaca maruz kalan 38102 hastadan oluşan çalışma havuzu ile elde edilen kümülatif meta analizlerine dayanmaktadır. Üç yıl kadar süren ve günde 400 mg selekoksib alan hastalarla yapılan APC ve PreSAP klinik çalışmalarından elde edilen nihai verilerde (karara bağlanmış) (her iki çalışmadan elde edilen birleştirilmiş veriler; çalışmalardan ayrı ayrı elde edilen sonuçlar için bakınız) miyokard enfarktüsünde plaseboya kıyasla fazlalık oranı 1.000 hastada 7,6 vaka (yaygın değil) iken, inme açısından plaseboya kıyasla artış oranı saptanmamıştır (tip ayrımı yapılmamıştır).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.