SAXENDA 6 MG/ML ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR KALEM, 3 ENJEKTÖR
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Saxenda 6 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1SAXENDA®, liraglutid etkin maddesini içeren, kilo vermek için kullanılan bir ilaçtır. Vücutta doğal olarak bulunan ve yemeklerden sonra bağırsaktan salınan glukagon-benzeri peptid-1 (GLP-1) adlı hormona benzemektedir. SAXENDA®, beyinde bulunan, iştahınızı kontrol eden, karnınızın daha dolu olduğunu düşünmenize ve daha az açlık hissetmenize neden olan alıcılar üzerine etki eder. Bu, daha az yemenizde ve kilonuzu azaltmada size yardımcı olabilir.
VKİ, boyunuza kıyasla vücut ağırlığınızın bir ölçütüdür. SAXENDA®, Vücut Kitle İndeksleri (VKİ) aşağıdaki gibi olan 18 yaş ve üzerindeki yetişkin hastalarda diyet ve egzersize ek olarak kilo vermek amacıyla kullanılır:
- VKİ'si 30 kg/m² veya üzeri olan (obez) veya
- VKİ'si 27 kg/m²-30 kg/m² aralığında olan (27 kg/m² 'ye eşit ve daha fazla ve 30 kg/m² 'den daha az) (aşırı kilolu) ve kilo ile ilgili sağlık sorunları bulunan (diyabet (şeker), yüksek tansiyon, kanda anormal yağ düzeyleri veya uyku sırasında yaşanan 'obstrüktif uyku apnesi' adı verilen nefes alıp verme sorunları).
SAXENDA® kullanmaya ancak, 3 mg/gün dozunda kullandığınızda 12 haftanın sonunda başlangıç beden ağırlığınızın en azından %5'ini verdiyseniz devam etmelisiniz (bakınız Bölüm 3). Devam etmeden önce doktorunuza danışınız.
SAXENDA®, aşağıdakilere sahip olan 12 yaş ve üstü ergenlerde kilo yönetimi için sağlıklı bir beslenmeye ve arttırılmış fiziksel aktiviteye yardımcı olarak kullanılabilir:
- Obezite (doktorunuz tarafından teşhis edilir)
- 60 kg ve üzeri vücut ağırlığı
SAXENDA®'yı yalnızca 3 mg/gün dozunda veya maksimum tolere edilen dozda 12 hafta kullandıktan sonra VKİ'nizin en az %4'ünü kaybettiyseniz kullanmaya devam etmelisiniz (bkz. Bölüm 3). Devam etmeden önce doktorunuza danışınız.
Diyet ve egzersiz Doktorunuz sizi bir diyet ve egzersiz programına başlatacaktır. SAXENDA® kullanırken bu programa bağlı kalınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLiraglutide ya da listelenen yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Kendisinde veya aile öyküsünde medüller tiroid karsinomu olan hastalarda veya çoklu endokrin neoplazma sendromu tip 2 olan hastalarda kontrendikedir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel anestezi veya derin sedasyon ile ilişkili aspirasyon Genel anestezi veya derin sedasyon uygulanan GLP-1 reseptör agonisti alan hastalarda pulmoner aspirasyon vakaları bildirilmiştir. Bu nedenle, gecikmiş mide boşalmasına bağlı olarak artan kalıntı mide içeriği riski, genel anestezi veya derin sedasyon uygulanmadan önce dikkate alınmalıdır. Kalp yetmezliği bulunan hastalar NYKD (New York Kalp Derneği-New York Heart Association, NYHA class IV) sınıf IV olarak değerlendirilen konjestif kalp yetmezliği hastalarında klinik deneyim bulunmamaktadır, bu nedenle bu hastalarda liraglutidin kullanımı önerilmemektedir. Özel popülasyonlar Aşağıdaki hastalarda liraglutidin vücut ağırlığı yönetimindeki güvenliliği ve etkililiği gösterilmemiştir: 75 yaş ve üzeri hastalar, Vücut ağırlığı yönetimi için başka ürünlerle tedavi edilen hastalar, Endokrinolojik veya yeme bozukluklarına veya kilo artışına neden olabilecek tıbbi ürünlerle tedaviye sekonder obezitesi olan hastalar, Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalar, Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar. Bu hastalarda kullanılması önerilmez. Hafif ve orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda liraglutid, vücut ağırlığı yönetimi açısından araştırılmamış olduğundan bu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Enflamatuvar bağırsak hastalığı ve diyabetik gastroparezisi olan hastalarda sınırlı deneyim bulunmaktadır. Bulantı, kusma ve ishal gibi geçici gastrointestinal advers reaksiyonlarla ilişkilendirildiğinden bu hastalarda liraglutid kullanımı önerilmez. Pankreatit Akut pankreatit, GLP-1 reseptör agonistleri kullanımıyla gözlenmiştir. Hastalar akut pankreatitin karakteristik semptomları hakkında bilgilendirilmelidirler. Pankreatitten şüpheleniliyorsa, liraglutid tedavisi kesilmelidir; eğer akut pankreatit teyit edilirse, liraglutide tekrar başlanmamalıdır. Kolelitiazis ve kolesistit Vücut ağırlığı yönetimine yönelik klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında liraglutid ile tedavi edilen hastalarda daha yüksek bir kolelitiazis ve kolesistit oranı gözlenmiştir. Yüksek miktarda kilo kaybının kolelitiazis riskini ve dolayısıyla kolesistit riskini artırabilmesi, liraglutid ile daha sık görülen bu durumu sadece kısmen açıklayabilmektedir. Kolelitiazis ve kolesistit, hastaneye yatış ve kolesistektomi gerektirebilir. Hastalar, kolelitiazis ve kolesistitin karakteristik semptomları hakkında bilgilendirilmelidir. Tiroid hastalığı Tip 2 diyabete yönelik klinik çalışmalarda, özellikle önceden tiroid hastalığı geçirmiş hastalarda, guatr gibi tiroid ile ilgili advers olaylar rapor edilmiştir. Liraglutid bu nedenle tiroid hastalığı olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Kalp atım hızı Klinik çalışmalarda liraglutid ile kalp atım hızında bir artış gözlenmiştir. Kalp atım hızı, standart klinik uygulama doğrultusunda düzenli aralıklarla izlenmelidir. Hastalar, artmış kalp atım hızının semptomları (çarpıntılar veya istirahat halinde kalbin hızlı attığı hissi) hakkında bilgilendirilmelidir. İstirahat halinde kalp atım hızında klinik olarak anlamlı ve uzamış bir artış deneyimleyen hastalarda liraglutid ile tedavi kesilmelidir. Dehidratasyon GLP-1 reseptör agonistleri ile tedavi edilen hastalarda dehidratasyonun renal bozukluk ve akut böbrek yetmezliğini de içeren bulgu ve belirtileri bildirilmiştir. Liraglutid ile tedavi edilen hastalar, gastrointestinal yan etkiler ile ilişkili potansiyel dehidratasyon riskine karşı uyarılmalı ve sıvı kaybına karşı önlem almaları önerilmelidir. Tip 2 diyabet hastalarında hipoglisemi İnsülin ve/veya sülfonilüre grubu bir ilaç ile kombinasyon halinde liraglutid kullanan tip 2 diyabetli hastalar daha yüksek hipoglisemi riski altında olabilir. Hipoglisemi riski insülin ve/veya sülfonilüre dozunun düşürülmesiyle azaltılabilir. Tip 2 diyabet hastalarında hiperglisemi diyabet hastalarında insülin yerine kullanılmamalıdır. İnsülin kullanan hastalarda, insülinin birden kesilmesi veya dozunun azaltılmasından sonra diyabetik ketoasidoz bildirilmiştir. Pediyatrik popülasyon Liraglutid ile tedavi edilen adölesanlarda (≥12 yaş) klinik olarak anlamlı hipoglisemi epizodları bildirilmiştir. Hastalar, hipogliseminin karakteristik semptomları ve uygun eylemler hakkında bilgilendirilmelidir. Takip edilebilirlik Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, bu ilacın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Ciddi yan etkiler Aşağıdakilerden biri olursa, SAXENDA®'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- SAXENDA® kullanan hastalarda yaygın olmayan sıklıkta pankreas iltihaplanması (pankreatit) bildirilmiştir. Pankreatit ciddi, yaşamı tehdit edici bir durumdur.
- Karında (mide bölgesinde) sırtınıza yayılabilecek şiddetli ve inatçı ağrı, ayrıca bulantı ve kusma. Çünkü bunlar pankreas iltihaplanmasının (pankreatit) belirtileri olabilir.
- SAXENDA® kullanan hastalarda seyrek olarak bazı şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaksi) bildirilmiştir. Nefes alıp verme sorunları, yüzde ve boğazda şişme ve hızlı nabız gibi belirtiler yaşarsanız hemen doktorunuza görünmeniz gerekir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin SAXENDA®'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Sıklıklar şu şekilde tanımlanmaktadır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Diğer yan etkiler
Çok yaygın:
- Bulantı, kusma, ishal, kabızlık, baş ağrısı; bunlar genellikle birkaç gün veya hafta sonra kaybolur.
Yaygın:
- Mide ve bağırsakları etkileyen sorunlar, örneğin: hazımsızlık (dispepsi), mide iç duvarının iltihaplanması (gastrit), mide rahatsızlığı, üst karın ağrısı, mide ekşimesi, karında şişlik hissi, gaz (flatulans), geğirme ve ağız kuruluğu
- Zayıf veya güçsüz hissetme
- Tat alma duyusunda değişiklik
- Sersemlik hali
- Uyuma güçlüğü (uykusuzluk). Bu durum genellikle tedavinin ilk üç ayı sırasında meydana gelir.
- Safra kesesi taşı
- Ciltte döküntü
- Asteni
- Yorgunluk
- Enjeksiyon yeri reaksiyonları (örneğin morarma, ağrı, tahriş, kaşıntı ve döküntü gibi)
- Düşük kan şekeri (hipoglisemi). Düşük kan şekerinin uyarı işaretleri aniden ortaya çıkabilir ve şunları içerebilir: soğuk terleme, soğuk ve soluk renkli deri, baş ağrısı, kalbin hızlı atması, bulantı, çok aç hissetme, görmede değişiklik, uykulu hissetme, zayıf hissetme, sinirli olma, endişeli olma, zihin karışıklığı, konsantre olma güçlüğü ve titreme (tremor). Doktorunuz düşük kan şekerinizi nasıl tedavi edeceğinizi ve bu uyarı işaretleri ortaya çıkarsa ne yapmanız gerektiğini size söyleyecektir.
- Pankreas enzimlerinde artış; örneğin lipaz ve amilaz gibi.
Yaygın olmayan:
- Su kaybı (dehidratasyon). Bu durumun tedavinin başında ortaya çıkması daha olasıdır ve kusma, bulantı ve ishale bağlı olabilir.
- Mide boşalmasında gecikme
- Safra kesesi iltihabı
- Deri döküntüsü dahil alerjik reaksiyonlar
- Genel olarak iyi hissetmeme hali
- Halsizlik
- Hızlı nabız.
- Pankreas iltihaplanması (pankreatit) (pankreatit uyarı işaretleri için SAXENDA® kullanmadan önce bilmeniz gerekenler ve ciddi yan etkiler bölümüne bakınız).
Seyrek:
- Böbrek işlevlerinin bozulması
- Anaflaktik reaksiyon
- Akut böbrek yetmezliği. İşaretleri arasında idrar hacminde azalma, ağızda metalik tat ve kolay morarma yer alır.
Bilinmiyor:
- Bağırsak tıkanıklığı. Mide ağrısı, şişkinlik, kusma gibi ek semptomların eşlik ettiği şiddetli bir kabızlık şeklidir.
- Kutanöz amiloidoz (Amiloid isimli proteinin hücre dışı birikmesi sonucu cildin altında oluşan şişlikler; bunun hangi sıklıkta oluştuğu bilinmemektedir) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer gebe iseniz, gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız ya da gebe kalmayı planlıyorsanız, SAXENDA®'yı kullanmayınız. Bunun sebebi, SAXENDA®'nın bebeğinizi etkileyip etkilemeyeceğinin bilinmiyor olmasıdır.
SAXENDA® kullanırken uygun doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SAXENDA® kullanıyorsanız emzirmeyiniz. Bunun sebebi, SAXENDA®'nın anne sütüne geçip geçmediğinin bilinmemesidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her “doz” unda 1 mmol (23 mg)'dan az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonYetişkinler, başlangıç vücut kitle indeksi (VKİ) aşağıdaki gibi olan erişkin hastaların, kilo yönetiminde düşük kalorili diyet ve artırılmış fiziksel aktiviteye ek tedavi olarak endikedir: ≥ 30 kg/m² (obezite), veya Disglisemi (pre-diyabet veya tip 2 diyabet), hipertansiyon, dislipidemi ya da obstruktif uyku apnesi gibi kilo ile ilişkili en az bir komorbidite varlığında ≥ 27 kg/m² ila < 30 kg/m² (fazla kilolu). Eğer hastalar, 3,0 mg/gün dozunda 12 haftalık tedavinin sonunda başlangıçtaki vücut ağırlıklarının en az %5’ini kaybetmemişlerse, tedavisi kesilmelidir. Adölesanlar (≥12 yaş), aşağıdakilere sahip olan 12 yaş ve üzeri adölesan hastalarda kilo yönetiminde sağlıklı beslenme ve arttırılmış fiziksel aktiviteye ek olarak kullanılabilir: Obezite (uluslararsı sonlanım noktalarına* göre yetişkinler için ≥ 30 kg/m² VKİ’ne karşılık gelen) ve 60 kg ve üzeri vücut ağırlığı Hastalar, 3,0 mg/gün veya maksimum tolere edilen dozda 12 hafta sonra VKİ veya VKİ z skorlarının en az %4’ünü kaybetmediyse tedavisi kesilmeli ve yeniden değerlendirilmelidir. *Obezite için 12 ila 18 yaş arasında, cinsiyete göre International Obesity Task Force (IOTF)VKİ sonlanım noktası (tablo 1’e bakınız): Tablo 1 12 ila 18 yaş arasında cinsiyete göre IOTF VKİ sonlanım noktası Yaş (yıl) Uluslararası sonlanım noktalarına göre yetişkinler için ≥ 30 kg/m² ‘ ye karşılık gelen VKİ Erkekler Kadınlar 12 26,02 26,67 12,5 26,43 27,24 13 26,84 27,76 13,5 27,25 28,20 14 27,63 28,57 14,5 27,98 28,87 15 28,30 29,11 15,5 28,60 29,29 16 28,88 29,43 16,5 29,14 29,56 17 29,41 29,69 17,5 29,70 29,84 18 30,00 30,00.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLiraglutide ya da listelenen yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Kendisinde veya aile öyküsünde medüller tiroid karsinomu olan hastalarda veya çoklu endokrin neoplazma sendromu tip 2 olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel anestezi veya derin sedasyon ile ilişkili aspirasyon Genel anestezi veya derin sedasyon uygulanan GLP-1 reseptör agonisti alan hastalarda pulmoner aspirasyon vakaları bildirilmiştir. Bu nedenle, gecikmiş mide boşalmasına bağlı olarak artan kalıntı mide içeriği riski, genel anestezi veya derin sedasyon uygulanmadan önce dikkate alınmalıdır. Kalp yetmezliği bulunan hastalar NYKD (New York Kalp Derneği-New York Heart Association, NYHA class IV) sınıf IV olarak değerlendirilen konjestif kalp yetmezliği hastalarında klinik deneyim bulunmamaktadır, bu nedenle bu hastalarda liraglutidin kullanımı önerilmemektedir. Özel popülasyonlar Aşağıdaki hastalarda liraglutidin vücut ağırlığı yönetimindeki güvenliliği ve etkililiği gösterilmemiştir: 75 yaş ve üzeri hastalar, Vücut ağırlığı yönetimi için başka ürünlerle tedavi edilen hastalar, Endokrinolojik veya yeme bozukluklarına veya kilo artışına neden olabilecek tıbbi ürünlerle tedaviye sekonder obezitesi olan hastalar, Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalar, Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar. Bu hastalarda kullanılması önerilmez. Hafif ve orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda liraglutid, vücut ağırlığı yönetimi açısından araştırılmamış olduğundan bu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Enflamatuvar bağırsak hastalığı ve diyabetik gastroparezisi olan hastalarda sınırlı deneyim bulunmaktadır. Bulantı, kusma ve ishal gibi geçici gastrointestinal advers reaksiyonlarla ilişkilendirildiğinden bu hastalarda liraglutid kullanımı önerilmez. Pankreatit Akut pankreatit, GLP-1 reseptör agonistleri kullanımıyla gözlenmiştir. Hastalar akut pankreatitin karakteristik semptomları hakkında bilgilendirilmelidirler. Pankreatitten şüpheleniliyorsa, liraglutid tedavisi kesilmelidir; eğer akut pankreatit teyit edilirse, liraglutide tekrar başlanmamalıdır. Kolelitiazis ve kolesistit Vücut ağırlığı yönetimine yönelik klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında liraglutid ile tedavi edilen hastalarda daha yüksek bir kolelitiazis ve kolesistit oranı gözlenmiştir. Yüksek miktarda kilo kaybının kolelitiazis riskini ve dolayısıyla kolesistit riskini artırabilmesi, liraglutid ile daha sık görülen bu durumu sadece kısmen açıklayabilmektedir. Kolelitiazis ve kolesistit, hastaneye yatış ve kolesistektomi gerektirebilir. Hastalar, kolelitiazis ve kolesistitin karakteristik semptomları hakkında bilgilendirilmelidir. Tiroid hastalığı Tip 2 diyabete yönelik klinik çalışmalarda, özellikle önceden tiroid hastalığı geçirmiş hastalarda, guatr gibi tiroid ile ilgili advers olaylar rapor edilmiştir. Liraglutid bu nedenle tiroid hastalığı olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Kalp atım hızı Klinik çalışmalarda liraglutid ile kalp atım hızında bir artış gözlenmiştir. Kalp atım hızı, standart klinik uygulama doğrultusunda düzenli aralıklarla izlenmelidir. Hastalar, artmış kalp atım hızının semptomları (çarpıntılar veya istirahat halinde kalbin hızlı attığı hissi) hakkında bilgilendirilmelidir. İstirahat halinde kalp atım hızında klinik olarak anlamlı ve uzamış bir artış deneyimleyen hastalarda liraglutid ile tedavi kesilmelidir. Dehidratasyon GLP-1 reseptör agonistleri ile tedavi edilen hastalarda dehidratasyonun renal bozukluk ve akut böbrek yetmezliğini de içeren bulgu ve belirtileri bildirilmiştir. Liraglutid ile tedavi edilen hastalar, gastrointestinal yan etkiler ile ilişkili potansiyel dehidratasyon riskine karşı uyarılmalı ve sıvı kaybına karşı önlem almaları önerilmelidir. Tip 2 diyabet hastalarında hipoglisemi İnsülin ve/veya sülfonilüre grubu bir ilaç ile kombinasyon halinde liraglutid kullanan tip 2 diyabetli hastalar daha yüksek hipoglisemi riski altında olabilir. Hipoglisemi riski insülin ve/veya sülfonilüre dozunun düşürülmesiyle azaltılabilir. Tip 2 diyabet hastalarında hiperglisemi diyabet hastalarında insülin yerine kullanılmamalıdır. İnsülin kullanan hastalarda, insülinin birden kesilmesi veya dozunun azaltılmasından sonra diyabetik ketoasidoz bildirilmiştir. Pediyatrik popülasyon Liraglutid ile tedavi edilen adölesanlarda (≥12 yaş) klinik olarak anlamlı hipoglisemi epizodları bildirilmiştir. Hastalar, hipogliseminin karakteristik semptomları ve uygun eylemler hakkında bilgilendirilmelidir. Takip edilebilirlik Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Genel olarak, ile tedavi sırasında gastrointestinal reaksiyonlar en sık bildirilen advers reaksiyonlar olmuştur (% 67,9). Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Tablo 3’te yetişkinlerde bildirilen advers reaksiyonlar listelenmektedir. Her bir sıklık gruplamasında, istenmeyen etkiler, azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Tablo 3 Yetişkinlerdeki bildirilen advers reaksiyonlar MedDRA sistem organ sınıfları Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipoglisemi* Dehidratasyon Psikiyatrik hastalıklar İnsomnia** Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Sersemlik Disguzi Kardiyak hastalıklar Taşikardi Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Kusma İshal Kabızlık Ağız kuruluğu Dispepsi Gastrit Gastroözofagal reflü hastalığı Üst karın ağrısı Flatulans Erüktasyon Abdominal distansiyon Pankreatit*** Gecikmiş gastrik boşalma**** İntestinal obstrüksiyon† Hepatobiliyer hastalıklar Kolelitiazis*** Kolesistit*** Deri ve deri altı doku hastalıkları Ciltte döktüntü Ürtiker Kutanöz amiloidoz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Akut böbrek yetmezliği Renal bozukluk Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Enjeksiyon yeri reaksiyonları Asteni Yorgunluk Halsizlik Araştırmalar Lipaz düzeyinde artış Amilaz düzeyinde artış * Diyet ve egzersiz ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen, tip 2 diyabeti olmayan hastalarda bildirilen hipoglisemi (hastaların kendi bildirdiği ve kan glukoz ölçümleri ile doğrulanmamış semptomlara dayalı). Daha fazla bilgi için. **İnsomnia ağırlıklı olarak tedavinin ilk 3 ayında görülmüştür. ***.4. **** Kontrollü faz 2, 3a ve 3b klinik çalışma sonuçlarına göre † Pazarlama sonrası kaynaklardan elde edilen advers reaksiyon Seçili advers reaksiyonların listesi: Tip 2 diyabeti olmayan hastalarda hipoglisemi Diyet ve egzersiz ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen tip 2 diyabeti olmayan aşırı kilolu veya obeziteli hastalarla yürütülen klinik çalışmalarda hiç şiddetli hipoglisemik olay (üçüncü şahıstan yardım gerektiren) bildirilmemiştir. Hipoglisemik olay semptomları, ile tedavi edilen hastaların %1,6’sı ve plasebo uygulanan hastaların %1,1’i tarafından bildirilmiştir; ancak bu olaylar kan glukoz ölçümleri ile doğrulanmamıştır. Olayların büyük çoğunluğu hafif olmuştur. Tip 2 diyabeti olan hastalarda hipoglisemi Diyet ve egzersiz ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen tip 2 diyabetli aşırı kilolu veya obeziteli hastalarla yürütülen klinik çalışmalarda şiddetli hipoglisemi(üçüncü şahıstan yardım gerektiren), ile tedavi edilen hastaların %0,7’si tarafından ve sadece sülfonilüre ile eşzamanlı tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Ayrıca, bu hastalarda kaydedilmiş semptomatik hipoglisemi, ile tedavi edilen hastaların %43,6’sı ve plasebo ile tedavi edilen hastaların %27,3’ü tarafından bildirilmiştir. Sülfonilüre ile eşzamanlı tedavi görmeyen hastalardan, ile tedavi edilen hastaların %15,7’si ve plasebo ile tedavi edilen hastaların %7,6’sı tarafından kaydedilmiş semptomatik hipoglisemi (semptomların eşlik ettiği ≤3,9 mmol/L plazma glukozu olarak tanımlı) bildirilmiştir. İnsülin ile tedavi edilen tip 2 diyabeti olan hastalarda hipoglisemi Diyet ve egzersiz ile birlikte insülin ve liraglutid 3,0 mg/gün ve 2 OAD'ye kadar tedavi edilen tip 2 diyabetli aşırı kilolu veya obeziteli hastalarda yürütülen bir klinik çalışmada, ciddi hipoglisemi (üçüncü taraf yardımı gerektiren) vakaları liraglutid 3,0 mg/gün ile tedavi edilen hastaların % 1,5’inde bildirilmiştir. Bu çalışmada, belgelenmiş semptomatik hipoglisemi vakaları (semptomlar eşliğinde plazma glukozu ≤3,9 mmol/L olarak tanımlanan) liraglutid 3,0 mg/gün ile tedavi edilen hastaların % 47,2'sinde ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 51,8'inde rapor edilmiştir. Eşzamanlı olarak sülfonilüre ile tedavi edilen hastalar arasında, liraglutid 3,0 mg/gün ile tedavi edilen hastaların % 60,9'unda ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 60'ında belgelenmiş semptomatik hipoglisemik olaylar olduğu rapor edilmiştir. Gastrointestinal advers reaksiyonlar Gastrointestinal olayların çoğu epizodu hafif ila orta şiddette, geçici olmuş ve büyük çoğunluğunda tedavinin kesilmesi gerekmemiştir. Reaksiyonlar genellikle tedavinin ilk haftasında ortaya çıkmış ve tedavi devam ettikçe birkaç gün veya hafta içinde kaybolmuştur. ≥65 yaşın üzerindeki hastalar ile tedavi edildiklerinde daha fazla gastrointestinal etki yaşayabilir. Hafif ila orta dereceli böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi ≥30 mL/dk) olan hastalar ile tedavi edildiklerinde daha fazla gastrointestinal etki deneyimleyebilir. Akut böbrek yetmezliği GLP-1 reseptör agonistleri ile tedavi edilen hastalarda akut böbrek yetmezliği bildirimleri olmuştur. Bildirilen olayların büyük çoğunluğu önceden, hacim kaybına neden olan bulantı, kusma ve ishal yaşamış hastalarda görülmüştür. Alerjik reaksiyonlar Liraglutidin ticari kullanımı ile hipotansiyon, taşikardi, dispne ve ödem gibi semptomların eşlik ettiği az sayıda anafilaktik reaksiyon olgusu bildirilmiştir. Anafilaktik reaksiyonlar potansiyel olarak yaşamı tehdit edici olabilir. Eğer anafilaktik reaksiyondan şüpheleniyorsa, liraglutid kesilmelidir ve tedaviye yeniden başlanmamalıdır. Enjeksiyon yeri reaksiyonları ile tedavi edilen hastalarda enjeksiyon yeri reaksiyonları bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar genellikle hafif ve geçicidir ve büyük çoğunluğu devam eden tedavi sırasında kaybolmuştur. Kutanöz amiloidoz Enjeksiyon bölgesinde kutanöz amiloidoz oluşabilir Taşikardi Klinik çalışmalarda taşikardi, ile tedavi edilen hastaların %0,6’sında ve plasebo uygulanan hastaların %0,1’inde bildirilmiştir. Olayların büyük kısmı hafif ila orta dereceli olmuştur. Olaylar izoledir ve büyük çoğunluğu ile devam eden tedavi sırasında düzelmiştir. Pediatrik popülasyon Obezitesi olan 12 ila 18 yaş altındaki adölesanlarda gerçekleştirilen bir klinik çalışmada, 125 hastada 56 hafta boyunca kullanımı sağlanmıştır. Toplamda, obezitesi olan adölesanlardaki advers reaksiyonların sıklığı, tipi ve şiddeti yetişkin popülasyonda gözlemlenen ile benzerdir. Kusma olayı yetişkinlerle kıyaslandığında adölesanlarda 2 kat daha sık görülmüştür. En az bir klinik olarak anlamlı hipoglisemi epizodu bildiren hastaların yüzdesi, liraglutidde (%1,6) plaseboya (%0,8) kıyasla daha yüksektir. Araştırmada şiddetli hipoglisemik atak meydana gelmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.