SANDOSTATIN LAR 20 MG ENJEKSİYONLUK SÜSPANSİYON İÇİN TOZ VE ÇÖZÜCÜ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sandostatin Lar 20 mg ne için kullanılır?
KT 1Bu sıvı sodyum karboksimetilselüloz, mannitol, poloksamer 188 ve steril sudan oluşmaktadır.
SANDOSTATİN LAR uzun etkili bir depo enjeksiyonudur.
SANDOSTATİN LAR somatostatinden türetilen sentetik bir bileşiktir. Somatostatin normalde insan vücudunda bulunur ve burada büyüme hormonu gibi bazı hormonların salgılanmasını engeller. SANDOSTATİN LAR'ın somatostatine göre avantajları, daha güçlü olması ve etkilerinin daha uzun sürmesidir.
SANDOSTATİN LAR aşağıdaki hastalıkların tedavisinde kullanılır:
- Büyüme hormonu fazlalığına bağlı yüz, el ve ayakların anormal büyümesi (akromegali) tedavisinde,
Akromegali vücudun çok fazla büyüme hormonu ürettiği bir durumdur. Normalde, büyüme hormonu doku, organ ve kemiklerin gelişimini kontrol eder. Çok fazla büyüme hormonunun üretilmesi, özellikle ellerde ve ayaklarda kemik ve dokuların boyutunda bir artışa neden olur. SANDOSTATİN LAR, aralarında baş ağrısı, aşırı terleme, el ve ayaklarda uyuşma, yorgunluk ve eklem ağrısının bulunduğu akromegali semptomlarını belirgin olarak azaltır. Çoğu durumda, büyüme hormonunun aşırı üretimi, hipofiz bezindeki bir büyümeden (bir hipofiz adenomu) kaynaklanır; SANDOSTATİN LAR tedavisi adenomun büyüklüğünü azaltabilir.
SANDOSTATİN LAR aşağıdaki durumlarda akromegali hastalarının tedavisinde kullanılır:
- Akromegali için diğer tedavi türleri (cerrahi ya da radyoterapi) uygun değilse ya da etkili olmamışsa;
- Radyoterapiden sonra, tedavinin etkisini tam olarak göstermesine kadar geçen ara dönemde.
- Mide, bağırsak ya da pankreas tarafından bazı özel hormonların ve diğer ilgili maddelerin aşırı üretimi ile ilişkili semptomların (belirtilerin) hafifletilmesinde kullanılır.
- Mide, bağırsak ya da pankreastaki bazı nadir hastalıklar, belirli hormonların ve diğer ilgili doğal maddelerin aşırı üretimine neden olabilir. Bu aşırı üretim, vücudun doğal hormon dengesini bozarak sıcak basması, ishal, düşük kan basıncı, döküntü ve kilo kaybı gibi çeşitli semptomlara yol açar. SANDOSTATİN LAR bu semptomların kontrol edilmesine yardımcı olur.
- Bağırsak (örn. apandis, ince bağırsak veya kalın bağırsak) yerleşimli nöroendokrin tümörlerin tedavisinde. Nöroendokrin tümörler, vücudun farklı kısımlarında görülebilen nadir tümörlerdir. SANDOSTATİN LAR ayrıca eğer bağırsak yerleşimlilerse (örn. apandis, ince bağırsak veya kalın bağırsak), bu tümörlerin büyümesinin kontrol altına alınmasında da kullanılır.
- Çok fazla tiroid stimülan hormon (TSH) üreten hipofiz tümörlerinin tedavisinde kullanılır. Çok fazla tiroid stimülan hormon (TSH) hipertiroidizme yol açar (tiroid bezinin aşırı çalışması). SANDOSTATİN LAR çok fazla tiroid stimülan hormon (TSH) üreten hipofiz tümörleri olan kişilerin tedavisinde kullanılır:
- Diğer tedavi seçenekleri (ameliyat veya radyoterapi) uygun olmadığında veya başarısız olduğunda;
- Radyoterapiden (ışın tedavisi) sonra, radyoterapi tamamen etki gösterene kadarki ara dönemde.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Oktreotide ya da SANDOSTATİN LAR'ın içeriğinde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz.
Eğer alerjiniz olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.
SANDOSTATİN LAR'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLE KULLANINIZ:
- Uzun süreli SANDOSTATİN LAR kullanımı safra taşı oluşumuna yol açabileceği için, şu anda safra taşınız olduğunu biliyorsanız ya da daha önce safra taşınız vardı ise veya ateş, titreme, karın ağrısı veya cildinizde veya gözlerinizde sararma gibi şikayetiniz gelişirse, bunu doktorunuza bildiriniz. Doktorunuz safra kesenizi periyodik olarak kontrol etmek isteyebilir.
- Şeker hastalığınız (diyabetiniz) varsa, bunu doktorunuza bildiriniz çünkü SANDOSTATİN LAR kan şekeri düzeylerini etkileyebilir. Eğer şeker hastası (diyabet) iseniz, şeker düzeyleriniz düzenli olarak kontrol edilmelidir.
- Daha önce B12 vitamini yetersizliği yaşadıysanız, doktorunuz B12 vitamini düzeyinizi periyodik olarak kontrol etmek isteyebilir.
- SANDOSTATİN LAR ile uzun süreli tedavi edildiyseniz, doktorunuz tiroid fonksiyonlarınızı periyodik olarak kontrol etmek isteyebilir.
- Doktorunuz karaciğer fonksiyonunu periyodik olarak kontrol etmek isteyebilir.
- Doktorunuz pankreas enzim fonksiyonunuzu kontrol etmek isteyebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel: Büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri bazen büyüyerek görme alanı kusurları gibi ağır komplikasyonlara neden olabildiğinden, bütün hastaların dikkatle izlenmesi şarttır. Tümörün büyüdüğünü gösteren kanıtlar ortaya çıkarsa, daha başka tedavi yaklaşımlarına başvurulması önerilir. Akromegalik kadın hastalarda GH düzeylerindeki azalmanın terapötik yararları ve IGF-1 konsantrasyonunun normale dönmesi fertilitenin geri dönmesini sağlayabilmektedir. Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadın hastalara oktreotid ile tedavi sırasında gerekirse uygun doğum kontrolü kullanmaları tavsiye edilmelidir. Oktreotid ile uzun süreli tedavilerde hastalarda tiroid fonksiyonları izlenmelidir. Oktreotid tedavisi esnasında hepatik fonksiyon izlenmelidir. Kardiyovasküler ilişkili olaylar: Yaygın bradikardi vakaları bildirilmiştir. Beta-blokörler, kalsiyum kanal blokörleri, veya sıvı elektrolit dengesini kontrol eden ilaçların doz ayarlanması gerekebilir. Safra kesesi ve ilişkili olaylar: Kolelitiyazis, tedavisi esnasında oldukça yaygın görülen bir olay olup, kolesistit ve safra kanalında dilatasyonla ilişkilendirilebilir. Ek olarak, pazarlama sonrası deneyime göre, alan hastalarda kolelityazisin bir komplikasyonu olarak kolanjit vakaları bildirilmiştir. tedavisine başlanmadan önce ve daha sonra da her 6 ayda bir safra kesesinin ultrasonla muayenesi önerilir. Glukoz metabolizması: Büyüme hormonu, glukagon ve insülin salgılanmasını inhibe etmesi nedeniyle glukoz kontrolünü etkileyebilir. Öğün sonrası glukoz toleransı bozulabilir. subkutan ile tedavi edilen hastalarda bildirildiği gibi bazı vakalarda, kronik uygulamanın sonucu olarak inatçı hiperglisemi durumu gelişebilir. Hipoglisemi de rapor edilmiştir. Aynı zamanda Tip I diabetes mellitusu olan hastalarda, muhtemelen glikoz regülasyonu üzerine etki eder ve insülin gereksinimini azaltabilir. Non-diyabetik ve kısmi bozulmamış insülin rezervli Tip II diyabetiklerde Subkutan uygulanması öğün sonrası gliseminin artması ile sonuçlanır. Böylece bu hastalarda glikoz toleransının ve antidiabetik tedavinin izlenmesi önerilir. İnsulinoması olan hastalarda, GH ve glukagon salgısını inhibe etme gücünün insüline kıyasla daha fazla olması ve insülin üzerindeki inhibitör etkisinin daha kısa sürmesi nedeniyle oktreotid, hipogliseminin süresini ve derinliğini artırabilir. Bu hastalar yakından izlenmelidir. Beslenme: Oktreotid, bazı hastalarda diyet ile alınan yağların emilimini değiştirebilir. Oktreotid tedavisi kullanan bazı hastalarda, azalmış vitamin B12 düzeyleri ve anormal Schilling testleri gözlemlenmiştir. Vitamin B12 eksikliği hikayesi olan hastalarda ile tedavi süresince vitamin B12 seviyelerinin izlenmesi tavsiye edilir. Pankreas fonksiyonu: Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümörleri için oktreotid tedavisi alan bazı hastalarda pankreas ekzokrin yetmezliği (PEY) gözlenmiştir. PEY semptomları arasında steatore, gevşek dışkı, abdominal şişkinlik ve kilo kaybı sayılabilir. Semptomatik hastalarda PEY için klinik kılavuzlara göre tarama ve uygun tedavi düşünülmelidir. Sodyum İçeriği: Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi SANDOSTATİN LAR'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, SANDOSTATİN LAR'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Deri döküntüsü de dahil olmak üzere aşırı duyarlılık (alerji) reaksiyonları
- Baş dönmesi veya bilinç kaybıyla birlikte kan basıncı düşüşünün eşlik edebildiği, yutma veya nefes almada güçlük, şişme ve karıncalanmaya neden olan bir alerjik reaksiyon türü olan anafilaksi
- Karnın üst kısmında ani ağrı, mide bulantısı, kusma, ishal belirtileri ile seyredebilen pankreas bezinin iltihabı (pankreatit)
- Ciltte ve gözlerde sararma (sarılık), bulantı, kusma, iştahsızlık, genellikle kendini iyi hissetmeme, kaşıntı, açık renkli idrar ile seyredebilen karaciğer iltihabı (hepatit)
- Düzensiz kalp ritmi
- Kanama artışı veya morarmaya neden olabilen kanda düşük trombosit sayısı Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin SANDOSTATİN LAR'a karsı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Çok yaygın:
- Ani sırt ağrısına yol açan safra taşları
- Kanda yüksek şeker düzeyi
Yaygın:
- Kalp atım hızı, iştah ya da kiloda değişimlere yol açan normalin altında faaliyet gösteren tiroid bezi (hipotiroidizm); yorgunluk, üşüme ya da boynun ön tarafında şişkinlik
- Tiroid fonksiyon testlerinde değişimler
- Safra kesesi iltihabı (kolesistit); belirtiler üst sağ karında ağrı, ateş, mide bulantısı, cildin ve gözlerin sararmasını (sarılık) içerebilir.
- Kanda çok düşük şeker düzeyi
- Gizli şeker olarak bilinen glukoz duyarlılığında bozukluk
- Yavaş kalp atışı
Yaygın olmayan:
- Susuzluk hissi, az miktarda idrar çıkısı, idrar renginde koyulaşma, kuru kızarık deri
- Hızlı kalp atışı
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz. Bu yan etkiler, genellikle hafiftir ve tedavi ilerledikçe kaybolma eğilimindedir.
Çok yaygın:
- İshal
- Karın ağrısı
- Bulantı
- Kabızlık
- Bağırsakta aşırı miktarda gaz
- Baş ağrısı
- Enjeksiyon yerinde lokal ağrı
Yaygın:
- Yemeklerden sonra midede rahatsızlık hissi (hazımsızlık)
- Kusma
- Midede doluluk hissi
- Yağlı dışkı
- Dışkı kıvamının azalması
- Dışkı renginin değişmesi
- Baş dönmesi
- İştah kaybı
- Karaciğer fonksiyon testlerinde değişiklik veya yükseklik
- Saç dökülmesi
- Nefes darlığı
- Güçsüzlük
Bunlar SANDOSTATİN LAR'ın hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SANDOSTATİN LAR hamilelik sırasında eğer kesinlikle gerekli değilse kullanılmamalıdır.
Hamile iseniz ya da hamile kalmayı planlıyor iseniz, bunu doktorunuza bildiriniz.
Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar tedavi sırasında uygun ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
SANDOSTATİN LAR'ın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
SANDOSTATİN LAR kullanırken çocuğunuzu emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonCerrahi tedavinin veya radyoterapinin uygun olmadığı ya da etkisiz kaldığı hastalarda veya radyoterapinin tam etkisini göstermesine kadar geçen ara dönemde akromegali tedavisinde. Karsinoid sendromun özelliklerini taşıyan karsinoid tümörler gibi fonksiyonel gastroentero-pankreatik endokrin tümörlere eşlik eden semptomları olan hastaların tedavisinde. Orta bağırsaktan kaynaklanan veya primer kaynağı bilinmeyen ancak orta bağırsak dışı bölgelerden kaynaklanan tümörlerin ekarte edilmiş olduğu, ilerlemiş nöroendokrin tümörleri olan hastaların tedavisinde. TSH salgılayan hipofiz adenomlarının tedavisinde: Cerrahi tedavi ve/veya radyoterapiden sonra salgı normalize olmadığında Cerrahi tedavinin uygun olmadığı hastalarda Radyoterapi uygulanan hastalarda, radyoterapi etkili olana kadar.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarOktreotide veya bileşiminde yer alan herhangi bir yardımcı maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel: Büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri bazen büyüyerek görme alanı kusurları gibi ağır komplikasyonlara neden olabildiğinden, bütün hastaların dikkatle izlenmesi şarttır. Tümörün büyüdüğünü gösteren kanıtlar ortaya çıkarsa, daha başka tedavi yaklaşımlarına başvurulması önerilir. Akromegalik kadın hastalarda GH düzeylerindeki azalmanın terapötik yararları ve IGF-1 konsantrasyonunun normale dönmesi fertilitenin geri dönmesini sağlayabilmektedir. Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadın hastalara oktreotid ile tedavi sırasında gerekirse uygun doğum kontrolü kullanmaları tavsiye edilmelidir. Oktreotid ile uzun süreli tedavilerde hastalarda tiroid fonksiyonları izlenmelidir. Oktreotid tedavisi esnasında hepatik fonksiyon izlenmelidir. Kardiyovasküler ilişkili olaylar: Yaygın bradikardi vakaları bildirilmiştir. Beta-blokörler, kalsiyum kanal blokörleri, veya sıvı elektrolit dengesini kontrol eden ilaçların doz ayarlanması gerekebilir. Safra kesesi ve ilişkili olaylar: Kolelitiyazis, tedavisi esnasında oldukça yaygın görülen bir olay olup, kolesistit ve safra kanalında dilatasyonla ilişkilendirilebilir. Ek olarak, pazarlama sonrası deneyime göre, alan hastalarda kolelityazisin bir komplikasyonu olarak kolanjit vakaları bildirilmiştir. tedavisine başlanmadan önce ve daha sonra da her 6 ayda bir safra kesesinin ultrasonla muayenesi önerilir. Glukoz metabolizması: Büyüme hormonu, glukagon ve insülin salgılanmasını inhibe etmesi nedeniyle glukoz kontrolünü etkileyebilir. Öğün sonrası glukoz toleransı bozulabilir. subkutan ile tedavi edilen hastalarda bildirildiği gibi bazı vakalarda, kronik uygulamanın sonucu olarak inatçı hiperglisemi durumu gelişebilir. Hipoglisemi de rapor edilmiştir. Aynı zamanda Tip I diabetes mellitusu olan hastalarda, muhtemelen glikoz regülasyonu üzerine etki eder ve insülin gereksinimini azaltabilir. Non-diyabetik ve kısmi bozulmamış insülin rezervli Tip II diyabetiklerde Subkutan uygulanması öğün sonrası gliseminin artması ile sonuçlanır. Böylece bu hastalarda glikoz toleransının ve antidiabetik tedavinin izlenmesi önerilir. İnsulinoması olan hastalarda, GH ve glukagon salgısını inhibe etme gücünün insüline kıyasla daha fazla olması ve insülin üzerindeki inhibitör etkisinin daha kısa sürmesi nedeniyle oktreotid, hipogliseminin süresini ve derinliğini artırabilir. Bu hastalar yakından izlenmelidir. Beslenme: Oktreotid, bazı hastalarda diyet ile alınan yağların emilimini değiştirebilir. Oktreotid tedavisi kullanan bazı hastalarda, azalmış vitamin B12 düzeyleri ve anormal Schilling testleri gözlemlenmiştir. Vitamin B12 eksikliği hikayesi olan hastalarda ile tedavi süresince vitamin B12 seviyelerinin izlenmesi tavsiye edilir. Pankreas fonksiyonu: Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümörleri için oktreotid tedavisi alan bazı hastalarda pankreas ekzokrin yetmezliği (PEY) gözlenmiştir. PEY semptomları arasında steatore, gevşek dışkı, abdominal şişkinlik ve kilo kaybı sayılabilir. Semptomatik hastalarda PEY için klinik kılavuzlara göre tarama ve uygun tedavi düşünülmelidir. Sodyum İçeriği: Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerOktreotid tedavisi boyunca rapor edilen en sık yan etkiler gastrointestinal hastalıklar, sinir sistemi hastalıkları, hepato-bilier hastalıklar ve metabolizma ve beslenme hastalıkları içermektedir. Oktreotid uygulamaları ile klinik uygulamada rapor edilen çok yaygın yan etkiler diyare, karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı, barsakta aşırı gaz, safra kesesi taşı, hiperglisemi ve kabızlık. Diğer yaygın rapor edilen yan etkiler baş dönmesi, lokal enjeksiyon bölgesi ağrısı, safra çamuru, tiroid disfonksiyonu (tiroid stimule eden hormonun (TSH), Total T4 ve serbest T4’ün azalması vs), gevşek dışkı, glukoz toleransının bozulması, asteni, kusma ve hipoglisemidir. Aşağıdaki yan etkiler, oktreotidle yapılan klinik çalışmalardan toplanmıştır: Her sıklık grubu içinde advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasıyla dizilmiştir. Endokrin hastalıkları Yaygın: Hipotiroidizm, tiroid bozukluğu (tiroid stimule eden hormonun (TSH), Total T4 ve serbest T4’ün azalması gibi) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hiperglisemi Yaygın: Hipoglisemi, glukoz tolerans bozukluğu, anoreksia Yaygın olmayan: Dehidratasyon Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Baş ağrısı Yaygın: Baş dönmesi Kardiyak hastalıkları Yaygın: Bradikardi Yaygın olmayan: Taşikardi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Yaygın: Dispne Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın: Diyare, karın ağrısı, bulantı, kabızlık, flatulans Yaygın: Dispepsi, kusma, karında şişkinlik, steatore, dışkı kıvamında azalma, feçeste renk değişikliği Hepato-bilier hastalıkları Çok yaygın: Kolelitiyazis Yaygın: Kolesistit, safra çamuru, hiperbilirubinemi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Kaşıntı, döküntü, alopesi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Çok yaygın: Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları Yaygın: Asteni Araştırmalar Yaygın: Transaminaz seviyelerinde artış Pazarlama sonrası deneyim: Spontan oluşmuş yan etkiler gönüllü olarak rapor edilmiştir, sıklık veya ilaç etkileşimi ile ilişkisini güvenle yayınlamak her zaman mümkün değildir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Trombositopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaksi, alerji/aşırı hassasiyet reaksiyonları Kardiyak hastalıkları Aritmi Hepato-bilier hastalıkları Akut pankreatit, kolestazın eşlik etmediği akut hepatit, kolestatik hepatit, kolestaz, sarılık, kolestatik sarılık. Deri ve deri altı doku hastalıkları Ürtiker Araştırmalar Alkalin fosfataz seviyesinde artış, gama glutamil transferaz seviyesinde artış. Seçili advers reaksiyonların tanımı Safra kesesi ve ilişkili reaksiyonlar Somatostatin analoglarının safra kesesinin kontraktilitesini inhibe edip safra salgısını azalttığı ve bu durumun safra kesesinde anormalliklere veya çamura neden olabileceği kanıtlanmıştır. Uzun süreli S.C. kullanıcılarının %15-30’unda safra kesesi taşı oluştuğu bildirilmiştir. Genel popülasyondaki (40-60 yaş arası) insidans yaklaşık %5-20’dir. Akromegali veya gastro-entero pankreatik tümörleri olan hastalarda uzun süreli maruziyeti, tedavisinin S.C. tedaviye kıyasla safra kesesi taşı oluşma insidansını artırmadığını göstermektedir. Safra kesesi taşları oluşursa bunlar genellikle asemptomatik olmaktadır; semptomatik taşlar safra asitleriyle eritme tedavisi uygulanarak veya cerrahiyle tedavi edilmelidir. Gastrointestinal hastalıklar Nadir durumlarda, gastrointestinal yan etkiler, progresif karın şişliği, şiddetli epigastrik ağrı, abdominal hassasiyet ve sakınmanın eşlik ettiği akut bağırsak tıkanıklığını andırabilir. Gastrointestinal advers olayların sıklığının kesintisiz tedavi ile zaman içerisinde azaldığı bilinmektedir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları ve anafilaktik reaksiyonlar Pazarlama sonrasında aşırı duyarlılık reaksiyonları ve alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar meydana geldiği zaman çoğunlukla deriyi, nadiren ağzı ve solunum yollarını etkilemektedir. İzole anafilaktik şok vakaları bildirilmiştir. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları Ağrı, kızarıklık, hemoraji, kaşıntı, şişlik veya endürasyon dahil enjeksiyon bölgesi ile ilişkili reaksiyonlar kullanan hastalarda yaygın olarak bildirilmiştir; bununla birlikte, bu olaylar vakaların çoğunda hiçbir klinik girişim gerektirmemiştir. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Ölçülen fekal yağ atılımı artabilse de, bugüne kadar oktreotid ile uzun vadeli tedavinin malabsorpsiyon nedeniyle nütrisyonel eksikliğe yol açtığına dair bir kanıta rastlanmamıştır. Pankreatik enzimler Çok nadir durumlarda, S.C. tedavisinin ilk birkaç saati veya günü içinde akut pankreatit bildirilmiş ve ilacın kesilmesi ile düzelmiştir. Ayrıca, uzun vadeli S.C. tedavisi gören hastalar için kolelityaz ile indüklenen pankreatit bildirilmiştir. Kardiyak hastalıklar Bradikardi, somatostatin analogları kullanımı esnasında yaygın görülen bir advers reaksiyondur. Hem akromegali hem de karsinoid sendrom hastalarında, QT uzaması, eksen kaymaları, erken repolarizasyon, düşük voltaj, R/S geçiş, erken R dalgası progresyonu ve spesifik olmayan ST-T dalgası değişiklikleri gibi EKG değişiklikleri gözlenmiştir. Bu olayların oktreotid asetat ile ilişkisi, bu hastaların çoğu altta yatan kardiyak hastalıklara sahip olduğundan belirlenmemiştir. Trombositopeni pazarlama sonrası deneyimde karaciğer sirozu olan hastalarda özellikle (İ.V.) tedavisi esnasında ve tedavisi esnasında bildirilmiştir. Tedavi bırakıldıktan sonra düzelmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.