SABRIL 500 MG FİLM KAPLI TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Sabril 500 mg ne için kullanılır?
KT 1SABRİL, vigabatrin adı verilen etkin maddeyi içeren ve sara hastalığı (epilepsi) tedavisinde kullanılan bir ilaçtır (antiepileptik). Doktorunuz size SABRİL'i aşağıdaki durumların tedavisi amacıyla reçete etmiştir:
Kullanılan başka ilaçların yetersiz kaldığı veya bu ilaçları hastanın tolere edemediği (kullanamadığı) durumlarda, dirençli kısmi sara hastalığının tedavisi için kullanılan sara ilaçları (antiepileptik) ile kombinasyon halinde kullanılır.
Çocukluk döneminde rastlanan özel bir sara hastalığı türü olan infantil spazmda (West Sendromu) tek başına tedavi edici olarak.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Vigabatrine veya bu ilaçtaki bileşenlerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa, kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Emziriyorsanız
- Hamile iseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız
- Depresyon veya başka bir psikiyatrik hastalığınız varsa veya geçmişte bu hastalıkları geçirdiyseniz
- Böbreklerinizde problem varsa,
- Eğer gözünüzde herhangi bir problem varsa,
SABRİL ile tedaviniz süresince görme alanı kaybı (görme alanı kenarlarında görme kaybı) meydana gelebilir. Tedaviye başlamadan önce bu olasılığı doktorunuza danışmalısınız.
Görme kaybı ciddi, tünel görüşüne veya görme kaybına kadar ve geri dönüşümsüz olabileceği için erken teşhis önemlidir. Tedavinin kesilmesinden sonra görme alanı kaybı ile ilgili bozukluk da göz ardı edilemez. Görmenizde herhangi bir problemle ile karşılaşır karşılaşmaz doktorunuzu bilgilendirmeniz önemlidir. Doktorunuz durumunuzu kontrol etmek için sizi belli aralıklarla görme alanı muayenesine ve görme keskinliği testine gönderebilir.
SABRİL retina bozukluğu, bulanık görme, gözlerinizde ağrı (optik nörit) ve renk görme de dahil olmak üzere görme kaybı (optik atrofi) gibi göz problemleri nedeniyle görmenin azalmasına neden olabilir (bkz. Bölüm 4). Eğer görmeniz değişirse göz doktorunuza danışınız.
Eğer uyuklama, bilinçte ve hareketlerde azalma (stupor) veya bilinç bulanıklığı (konfüzyon) gibi belirtiler geliştirirseniz, doktorunuza danışınız. Doktorunuz dozu azaltabilir veya tedavinizi kesebilir.
Vigabatrin gibi antiepileptikler ile tedavi edilen az sayıda insan kendine zarar verme veya öldürme düşüncesine kapılmıştır. Eğer herhangi bir zamanda bu düşüncelere sahip olduysanız, hemen doktorunuza danışınız.
İnfantil spazmı (West sendromu) için tedavi edilen küçük bebeklerde hareket bozuklukları ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) beyin taramalarında anormallikler bildirilmiştir. Eğer çocuğunuzda beklenmedik hareket bozuklukları gözlemlerseniz, hemen doktorunuzu bilgilendiriniz. Doktorunuz eğer gerekli görürse tedaviyi değiştirebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi SABRİL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Olası yan etkiler, görülme sıklıklarına göre de aşağıda yer almaktadır.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilmiyor.
Epilepsi tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarda da olduğu gibi, bu ilaçla tedavi sırasında bazı hastalarda nöbet (havale) sayısında artış görülebilir. Eğer sizde veya çocuğunuzda böyle bir durum ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza başvurunuz.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüzde ve boğazda şişmeye neden olabilen ciddi alerjik reaksiyon.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Diğer yan etkiler:
- Çok yaygın yan etkiler
- SABRİL ile tedavi edilen hastaların üçte birinde (veya 100 hastadan 33'ünde) görme alanı değişiklikleri ortaya çıkabilir (görme alanında daralma). Bu “görme alanı bozukluğu”, hafiften ağıra kadar değişen derecelerde olabilir. Görme alanı değişiklikleri geri dönüşümsüz olabilir, bu nedenle erken saptanmalıdır. Eğer sizde veya çocuğunuzda görme bozukluğu ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza başvurunuz.
- Yorgunluk ve belirgin uyuklama
- Eklem ağrısı
- Yaygın yan etkiler
- Baş ağrısı
- Kilo alma
- Titreme
- Ödem
- Sersemlik
- Uyuşma veya karıncalanma hissi
- Konsantrasyon ve bellek bozukluğu
Ajitasyon (huzursuzluk), saldırganlık, sinirlilik, asabiyet, depresyon, düşünce bozuklukları ve nedensiz şüphe hissi (paranoya), uykusuzluk gibi psikolojik bozukluklar ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler doz azaltıldığında ve tedavi yavaş yavaş kesildiğinde genellikle geri dönüşümlüdür.
Yine de, önce doktorunuza danışmadan aldığınız dozu azaltmayınız. Bu yan etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurunuz.
- Bulantı, kusma ve karın ağısı
- Görme bulanıklığı, çift görme ve baş dönmesine sebep olabilen, gözün kontrol edilemeyen hareketleri
- Konuşma bozukluğu
- Kırmızı kan hücresi sayısında azalma (anemi)
- Olağan dışı saç dökülmesi veya incelmesi (alopesi)
- Yaygın olmayan yan etkiler
- Hareketlerde eşgüdüm bozukluğu veya beceriksizlik
- Olağandışı davranışa neden olan coşkunluk veya kabına sığamama ve gerçeklikten ayrılma hissi gibi daha ağır psikolojik bozukluklar
- Deri döküntüsü
- Seyrek yan etkiler
- Yüzün veya boğazın şişmesine neden olan ciddi alerjik reaksiyon: Bu semptomları yaşarsanız derhal doktorunuza bildirmelisiniz.
- Kurdeşen veya ürtiker
- Belirgin uyku hali (sedasyon), uyuşukluk (stupor) ve zihin karışıklığı (konfüzyon). Bu yan etkiler doz azaltıldığında veya tedavi yavaş yavaş kesildiğinde genellikle geri dönüşümlüdür. Ancak, önce doktorunuzla konuşmadan dozunuzu azaltmayınız. Bu belirtiler sizde ortaya çıkarsa, doktorunuza başvurunuz.
- İntihar girişimi
- Retina bozukluğu gibi başka göz sorunları, örneğin geceleri görmede azalma, aydınlık alanlardan loş alanlara geçildiğinde alışmada zorlanma, ani veya açıklanamayan görme kaybı, görme alanının kenarlarında görme kaybı, ışığa hassasiyet.
Çok seyrek yan etkiler
- Diğer göz problemleri, örneğin gözlerinizde ağrı (optik nörit) ve renk görme de dahil olmak üzere görme kaybı (optik atrofi)
- Halüsinasyonlar (gerçekte olmayan şeyleri hissetme, görme veya duyma)
- Karaciğer sorunları
- Bilinmeyen yan etkiler
- Görme keskinliğinin azalması
- MRG ile çekilen beyin görüntülemelerinde anormal değişiklikler
- MRG görüntülemelerinde görüldüğü gibi beynin bir bölümünde sinir hücrelerinin koruyucu tabakasında şişme
- Çocuklarda ek yan etkiler
- Çok yaygın yan etkiler
- Heyecan veya huzursuzluk
- Bilinmiyor
- İnfantil spazm tedavisi gören küçük bebeklerde hareket bozuklukları
- Özellikle bebeklerde, MRG ile çekilen beyin görüntülemelerinde anormal değişiklikler
- Özellikle bebeklerde, MRG görüntülemelerinde görüldüğü gibi beynin bir bölümünde sinir hücrelerinin koruyucu tabakasında şişme
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Doktorunuz size söylemediği sürece hamilelik sırasında SABRİL almayınız. SABRİL, doğmamış çocuklarda problemlere neden olabilir. Ancak, annenin sağlığını ve bebeğin sağlığını riske atabileceğinden ilacı aniden kesmeyiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Vigabatrin anne sütüne geçmektedir. Emziriyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız. SABRİL ile tedavi sırasında emzirme önerilmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerSABRİL'in içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız yoksa, bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDiğer uygun ilaç kombinasyonlarının yetersiz kaldığı veya tolere edilemediği, sekonder jeneralizasyonu olan veya olmayan dirençli parsiyel epilepsisi olan hastaların tedavisinde, diğer antiepileptik ilaçlarla kombinasyon halinde kullanılır. İnfantil spazm (West Sendromu) tedavisinde monoterapi olarak kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarVigabatrin veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendike.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİnfantil spazm tedavisi dışında, vigabatrin ile tedaviye monoterapi olarak başlanmamalıdır. Vigabatrin alan hastalarda yüksek prevalansta (hastaların yaklaşık 'ü) görme alanı kusurları (VFD) bildirilmiştir. Açık bir klinik çalışmada bulunan görme alanı kusuru sıklıkları sunulmuştur. Vigabatrin tedavisi sırasında görme alanı kusuru başlangıcı genellikle aylar veya yıllar sonradır. Görme alanı kısıtlamasının derecesi ciddi olabilir. Perimetri ile doğrulanmış kusurları olan hastaların çoğu asemptomatiktir. Bu nedenle, bu istenmeyen etki sadece genellikle 9 yaşından büyük gelişimsel yaştaki hastalarda mümkün olan sistematik perimetri ile güvenilir bir şekilde tespit edilebilir. Alana özgü Görsel Uyarılmış Potansiyellere (VEP) dayanarak firma tarafından özel olarak geliştirilmiş olan, talep olması halinde 3 yaş ve üzerindeki çocuklarda periferik görme varlığının test edilmesine yönelik bir metot mevcuttur. Halihazırda bu metot, vigabatrin bağlantılı görme alanı kusurlarının tespitinde valide edilmemiştir. Elektroretinografi yararlı olabilir, ancak sadece perimetri kullanımı sağlanamayan hastalarda veya çok gençlerde kullanılmalıdır. Mevcut veriler, vigabatrin kesildikten sonra bile görme alanı kusurlarının geri dönüşümsüz olduğunu göstermektedir. Tedavi kesildikten sonra görme alanının bozulması göz ardı edilemez. Bu nedenle, vigabatrin sadece alternatiflerle karşılaştırıldığında fayda ve risk dengesinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinden sonra kullanılmalıdır. Vigabatrin, klinik olarak anlamlı herhangi bir görme alanı kusuru bulunan hastalarda kullanılması önerilmez. Vigabatrin tedavisine başlandığında, görme alanı kusurlarının ve görme keskinliğinin azalmasının tespiti için düzenli aralıklarla hastalara sistematik tarama muayenesi yapılmalıdır. Görme alanı testi ve görme keskinliğinin değerlendirilmesi, tüm tedavi süresi boyunca 6 aylık aralıklarla devam etmelidir. Görme alanı kusurları Var olan verilere göre, genel görünümü her iki gözün görme alanlarının eş merkezli olarak daralması şeklindedir, bu da genellikle nazal bölgede temporal bölgeye oranla daha belirgindir. Merkezi görme alanında (30 derecelik eksantrisite içinde) sıklıkla anüler nazal bozukluk görülmektedir. Bununla birlikte, vigabatrin alan hastalarda bildirilen görme alanı kusurları hafif ila şiddetli arasında değişmektedir. Şiddetli vakalar tünel görme ile karakterize edilebilir. Şiddetli vakalarda da körlük bildirilmiştir. Bozukluğu perimetre ile doğrulanmış hastaların çoğu (perimetre ile şiddetli bozukluk gözlenenler dahil), kendiliğinden daha önce semptomlarının farkına varmamışlardır. Mevcut kanıtlar, görme alanı kusurunun vigabatrinin kesilmesinden sonra bile geri dönüşümsüz olduğunu göstermektedir. Tedavi kesildikten sonra görme alanının bozulması göz ardı edilemez. Prevalans anketlerinden elde edilen veriler, vigabatrin tedavisi alan hastaların görme alanı kusuru olduğunu göstermektedir. Erkekler kadınlardan daha büyük risk altında olabilir. Açık bir klinik çalışmada bulunan görme alanı kusuru sıklıkları sunulmuştur. Hem günlük doz (1 gram ile 3 gramdan fazla) hem de tedavi süresi (ilk üç yıl boyunca maksimum) açısından vigabatrin maruziyetinin derecesi ve görme alanı kusuru riski arasında olası bir ilişki olduğu bu çalışmada gösterilmiştir. Vigabatrin tedavisine başlanmadan önce hastaların tümüne görme alanı muayenesiyle birlikte oftalmolojik konsültasyon yapılmalıdır. Mümkünse tedaviye başlanmadan önce ve altı aylık periyotlarla uygun bir görme alanı testi (perimetri) uygulanmalıdır. Standart statik perimetri (Humphrey veya Octopus) veya kinetik perimetri (Goldmann) testleri kullanılabilir. Statik perimetri, vigabatrine bağlı görme alanı bozukluklarının belirlenmesinde tercih edilen bir yöntemdir. Elektroretinografi yararlı olabilir ancak yalnızca perimetri kullanımı sağlanamayan yetişkinlerde kullanılmalıdır. Var olan verilere göre, elektroretinogramın ilk salınım potansiyeli ve 30 Hz titreşim yanıtları ile vigabatrine bağlı görme alanı kusuru arasında korelasyon görülmektedir. Bu yanıtlardaki gecikme ve azalma normal sınırların ötesindedir. Vigabatrin tedavisi gören ama görme alanı kusuru olmayan hastalarda bu tür değişiklikler görülmemiştir. Vigabatrin tedavisi sırasında görme alanı kusuru sıklığı ve neden olacağı karışıklıklar hakkında hastaya ve/veya bakıcıya kapsamlı bir açıklama yapılmalıdır. Hasta, ortaya çıkabilecek yeni görme sorunları, görme alanın daralmasıyla ilgili olabilecek semptomlar hakkında ve doktorunu bilgilendirmesi konusunda uyarılmalıdır. Görme bozukluklarının ortaya çıkması halinde hasta bir göz doktoruna sevk edilmelidir. Takip sırasında görme alanı daralması görülürse, vigabatrinin kademeli olarak sonlandırılması değerlendirilmelidir. Tedaviye devam etme kararı verilirse, görmeyi tehdit eden kusurları veya bunların ilerlemesini tespit etmek için daha sık takip (perimetri) dikkate alınmalıdır. Vigabatrin, diğer retinotoksik ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Pediyatrik popülasyon Perimetri, gelişim yaşı 9 yaşından küçük çocuklarda nadiren uygulanabilir. Tedavi riskleri, çocuklarda olası yararlara karşı çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Mevcut koşullarda, standart bir perimetri yapılamayan çocuklarda görme alanı kusurlarını teşhis etmek veya hariç tutmak için belirlenmiş bir yöntem bulunmamaktadır. Alana özgü Görsel Uyarılmış Potansiyellere (VEP) dayanarak firma tarafından özel olarak geliştirilmiş olan, talep olması halinde 3 yaş ve üzerindeki çocuklarda periferik görme varlığının test edilmesine yönelik bir metot mevcuttur. Halihazırda bu metot, vigabatrin bağlantılı görme alanı kusurlarının tespitinde valide edilmemiştir. Eğer metot normal merkezi görme alanı yanıtı gösterirken, periferik yanıt göstermezse, vigabatrinin fayda/risk değerlendirmesi gözden geçirilmeli ve kademli olarak sonlandırılması değerlendirilmelidir. Periferik görme varlığı, görme alanı kusurlarının (VFD) gelişme olasılığını dışlamaz. Elektroretinografi yararlı olabilir, ancak sadece 3 yaşından küçük çocuklarda kullanılmalıdır. Görme keskinliği Vigabatrin ile tedavi edilen hastalarda görme keskinliğinde azalma prevalansı bilinmemektedir. Retina bozukluğu, bulanık görme, optik atrofi veya optik nevrit görme keskinliğinde azalmaya neden olabilir. Görme keskinliği oftalmolojik konsültasyonlar sırasında, vigabatrin tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında 6 aylık aralıklarla değerlendirilmelidir. Nörolojik ve psikiyatrik durumlar Hayvanlarda gerçekleştirilen güvenlilik çalışmalarının sonuçları ışığında, vigabatrin ile tedavi edilen hastaların nörolojik fonksiyon üzerindeki advers etkiler açısından yakından gözlenmesi tavsiye edilmektedir. Vigabatrin tedavisine başlandıktan hemen sonra, elektroensefalogram üzerinde spesifik olmayan yavaş dalga aktivitesi ile bağlantılı olarak, ender olmakla birlikte belirgin uyuşukluk, sersemlik, şaşkınlık gibi ensefalopatik semptomlar görülmüştür. Bu reaksiyonlara neden olan risk faktörleri arasında, başlangıç dozunun önerilen başlangıç dozundan daha yüksek olması, dozun önerilenden daha hızlı artırılması ve böbrek yetmezliği yer almaktadır. Bu etkiler, dozun azaltılmasıyla veya vigabatrinin kesilmesiyle ortadan kalkmıştır. İnfantil spazm tedavisinde yüksek doz vigabatrin kullanımı sonucu özellikle küçük bebeklerde anormal beyin MRG (manyetik rezonans görüntüleme) vakaları bildirilmiştir. Bu vakaların klinik önemi bilinmemektedir. Ek olarak, özellikle infantil spazm tedavisi gören bebeklerde intramiyelinik ödem (İMÖ) vakaları bildirilmiştir. İlacın kesilmesinin ardından İMÖ’nün geri dönüşümlü olduğu rapor edilmiştir ve bu nedenle İMÖ gözlemlendiğinde vigabatrinin aşamalı olarak kesilmesi önerilir. İnfantil spazm tedavisi gören hastalarda distoni, diskinezi ve hipertoni dahil hareket bozuklukları bildirilmiştir. Vigabatrinin yarar/risk durumu hasta bazında tek tek değerlendirilmelidir. Eğer vigabatrin ile tedavi süresince yeni hareket bozuklukları ortaya çıkarsa, doz azaltılması ve kademeli olarak tedavinin kesilmesi dikkate alınmalıdır. Diğer antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi bazı hastalar vigabatrin ile nöbetlerin sıklığında veya yeni tip nöbetlerin başlamasında artış yaşayabilir. Bu durum, bir doz aşımı, eş zamanlı antiepileptik tedavinin plazma konsantrasyonlarında düşüş, veya bir paradoksal etkinin sonucu olabilir. Diğer antiepileptik ilaçlarda olduğu gibi, tedavinin aniden kesilmesi rebound etkiye (nöbetlerin tekrar başlamasına) neden olabilir. Eğer hasta için vigabatrin tedavisinden vazgeçilecek ise, bunun 2 ile 4 haftalık süreye yayılan kademeli doz azaltımı ile yapılması önerilmektedir. Vigabatrin, öyküsünde psikoz, depresyon veya davranış problemleri bulunan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Vigabatrin tedavisi sırasında ajitasyon, depresyon, anormal düşünme, paranoid reaksiyonlar gibi psikiyatrik bozukluklar görülmüştür. Bu tür bozukluklar psikiyatrik öyküsü olan ya da olmayan hastalarda ortaya çıkabilmekte ve genellikle vigabatrin dozunun azaltılmasıyla veya kademeli olarak kesilmesiyle eski haline dönebilmektedir. İntihar düşüncesi ve davranışı Çeşitli endikasyonlara sahip antiepileptik ilaçlar ile tedavi edilmiş hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı bildirilmiştir. Anti-epileptik ilaçlar ile yapılmış randomize plasebo-kontrollü çalışmaların meta-analizi intihar düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artma göstermektedir. Bu etkinin mekanizması bilinmemektedir ve mevcut veriler vigabatrin için artan risk olasılığını hesaba katmamaktadır.. Bu nedenle, hastalar intihar düşüncesi ve davranışı belirtileri açısından izlenmeli ve uygun tedavi düşünülmelidir. Hastalar (ve hastaya bakanlar) intihar düşüncesi veya davranışı gibi belirtiler ortaya çıktığında derhal medikal tavsiye almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Yaşlı ve böbrek yetmezliği olan hastalar Vigabatrin böbrekler yoluyla atıldığından, kreatinin klirensi 60 mL/dk’dan az olan hastalarda ve yaşlılarda dikkatli olunmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Anemi Psikiyatrik hastalıkları * Yaygın: Ajitasyon, agresyon, sinirlilik, depresyon, paranoid reaksiyon, uykusuzluk Yaygın olmayan: Hipomani, mani, psikotik bozukluklar Seyrek: İntihar girişimi Çok seyrek: Halüsinasyon Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Somnolans Yaygın: Konuşma bozukluğu, baş ağrısı, sersemlik, paresteziler, dikkati toplayamama ve hafıza bozukluğu, mental bozukluk (düşünce karışıklığı), tremor Yaygın olmayan: Koordinasyon bozukluğu (ataksi) Seyrek: Ensefalopati** Çok seyrek: Optik nörit Bilinmiyor: Sitotoksik ödem göstergesi olabilen anormal beyin MRG vakaları bildirilmiştir, intramiyelinik ödem (özellikle bebeklerde). Manyetik rezonans görüntülemesinde tespit edilen anormalliklerle ilişkili veya tek başına olmak üzere distoni, diskinezi ve hipertoniyi içeren hareket bozukluğu. Göz hastalıkları Çok yaygın: Görme alanı bozukluğu Yaygın: Bulanık görme, diplopi, nistagmus Seyrek: Retinal bozukluklar (çoğunlukla periferik) Çok seyrek: Optik atrofi Bilinmiyor: Görme keskinliğinin azalması Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Bulantı, kusma, karın ağrısı Hepato-bilier hastalıkları Çok seyrek: Hepatit Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Alopesi Yaygın olmayan: Döküntü Seyrek: Anjiyoödem, ürtiker Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Artralji Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Çok yaygın: Yorgunluk Yaygın: Ödem, irritabilite Araştırmalar*** Yaygın: Kilo artışı Pediyatrik popülasyon: Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın: Eksitasyon, ajitasyon * Vigabatrin tedavisi uygulanan hastalarda psikiyatrik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar psikiyatrik geçmişi olan ve olmayan hastalarda gözlenmiştir ve genellikle vigabatrin dozu azaltıldığında veya tedavi kademeli olarak kesildiğinde geriye dönmüştür. Depresyon, klinik çalışmalarda yaygın gözlenmiş olan bir psikiyatrik reaksiyondur; ancak yalnızca nadir durumlarda vigabatrin tedavisinin kesilmesini gerektirmiştir. ** Belirgin sedasyon, stupor ve konfüzyon tipindeki ve elektroensefalogramda non-spesifik yavaş dalgalarla ilişkili ensefalopati semptomları nadir olgularda vigabatrin tedavisinin başlangıcından hemen sonra gözlemlenmiştir. Vigabatrin dozu azaltıldığında veya kesildiğinde bu reaksiyonların tamamen geriye döndüğü görülmüştür. *** Laboratuvar verileri vigabatrin tedavisinin böbrek toksisitesine yol açmadığını göstermektedir. Bu aminotransferazların vigabatrin tarafından inhibisyonunun bir sonucu olduğu düşünülen ALT ve AST'de azalma gözlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.