PROPYCIL 50 MG 50 TABLET
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| paket | 8699559010046 | 152,62 TL | |
| 20 adet | 8699559010039 | 114,03 TL | ≈ 5,70 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Propycil 50 mg ne için kullanılır?
KT 1- PROPYCİL etkin madde olarak antitiroid ilaçlar sınıfına dahil olan propiltiourasil içerir.
- Bu ilaç tiroid bezlerinden (bu bezler boğazda ses tellerinin arkasında yer alır ve büyümeyi, metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olan tiroid hormonu üretir) salgılanan tiroksin hormonunun üretimini düşürerek çalışır.
PROPYCİL;
- Aşırı çalışan tiroid bezlerinin (hipertiroidizm) düzenlenmesinde
- Basedow-Graves hastalığında (tiroid bezinin aşırı büyümesi ile karakterize toksik guatr)
- Ameliyattan önce tiroidin normale getirilmesinde
- Ameliyat sonrası nükslerde (tekrarlarda), tiroid krizlerinde kullanılır.
Çocuklarda propiltiourasil ancak, diğer alternatif tedavilerin bulunmadığı durumlarda kullanılmalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPropiltiourasil veya tablet bileşiminde yer alan yardımcı maddelerden herhangi birine duyarlılığı olan hastalarda Diğer antitiroid ilaçlara aşırı duyarlılığı olan hastalarda Substernal guatrı olan hastalarda Eğer daha önceden propiltiourasil kullanılarak uygulanan tedavinin hasta üzerinde olumsuz etkileri mevcutsa (özellikle agranülositoz ve hepatitin neden olduğu ağır hepatik lezyondan sonra) kontrendikedir. kan hücreleri sayımında sapma görülen, transaminaz veya kolestaz varlığını gösteren enzim seviyesinde artış olan hastalarda doktor kontrolünde dikkatli olarak verilmelidir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Karaciğer yetmezliğiniz varsa
- Böbrek yetmezliğiniz varsa
- Guatr hastası iseniz,
- Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız (bkz. Hamilelik)
- Bebeğinizi emziriyorsanız (bkz. Emzirme)
- Ameliyat olacaksanız
Propiltiourasil tedavisi sırasında çocuk ve erişkin hastalarda fatal (ölümcül) veya karaciğer nakli gerektirebilen vakaları da kapsayan bazı ciddi karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir.
Eğer; bulantı, kusma, ishal, ciltte ya da gözlerde sararma, koyu renkli idrar, dışkının soluk renkli olması, kolay kanama, kaşıntı ve üşüme gibi karaciğer hastalığı belirtileri sizde gelişirse konu ile ilgili doktorunuzu derhal bilgilendiriniz.
Agranülositoz (kanda akyuvar sayısının azalması) propiltiourasil tedavisinin potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir yan etkisidir ve hastaların yaklaşık %0,3 - %0,6'sında görülür.
Agranülositoz tipik olarak tedavinin ilk 3 ayında ortaya çıkar. Ateş veya boğaz ağrısı gibi belirtileriniz varsa derhal doktorunuza bildirmelisiniz. Agranülositoz şüphesi varsa PROPYCİL kullanımı derhal durdurulmalıdır.
Propycil çocuklarda yalnızca tiroid fonksiyonunu kontrol etmek için mevcut diğer tüm önlemler başarısızsa kullanılmalıdır.
Propiltiourasil tedavisi sırasında ciddi komplikasyonlara (istenmeyen etki) hatta ölümcül sonuçlara neden olabilen kan damarı duvarı iltihabı (vaskülit) vakaları bildirilmiştir. Eğer döküntü, idrarda kan görülmesi (hematüri), azalmış idrar çıkışı, nefes darlığı veya kan tükürme (hemoptizi) gibi vaskülit ile ilişkili olabilecek belirtiler gelişirse, konu ile ilgili doktorunuzu derhal bilgilendiriniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın: Nötropeni (klinik açıdan önemli olmayan) Yaygın olmayan: Agranülositoz Çok seyrek: Trombositopeni, pansitopeni, eritropoezde bozukluk, hemoliz, pozitif Coombs testi, lenfadenopati, aplastik anemi, lökopeni, hemoraji Agranülositoz, olguların %0.3-0.6’sında meydana gelebilir. Tedavi başladıktan haftalar/aylar sonra da ortaya çıkabilir ve ilacın tamamen bırakılmasına sebep olabilir. Olguların çoğunda ilaç bırakıldıktan sonra agranülositoz geriler. Bir hematoloji uzmanına danışılarak granülosit koloni-uyarıcı faktörü (G-CSF) uygulanması gerekebilir. Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın: Genellikle alerjik deri döküntüleri (prurit, döküntü, ürtiker) şeklinde görülen hipersensitivite reaksiyonları. Bu rahatsızlıklar ağır şekilde seyretmez ve tedaviye devam edilmesinden sonra gerilerler. Seyrek: İlaç ateşi, karaciğer hasarı. Çok seyrek: Artralji, Antinötrofil sitoplazmik antikor (ANCA) ile ilişkili vaskülit Endokrin hastalıklar: Çok seyrek: Guatr (yeni doğanda) Bilinmiyor: Tükürük bezlerinde şişme Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Bilinmiyor: Kilo artışı Sinir sistemi hastalıkları: Seyrek: Baş dönmesi, nöromüsküler bozukluk Bilinmiyor: Sersemlik, baş ağrısı, parestezi, ateş Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: İşitme kaybı Vasküler hastalıklar: Çok seyrek: Kütanöz vaskülit, lökositoklastik vaskülit, lupus benzeri sendrom, lekeli periarterit, periferik ödem, periarteritis nodosa Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Çok seyrek: Astım, akciğerde vaskülit, interstisyel pnömonit ve alveolar hemoraji şeklinde ortaya çıkar. Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Gastrointestinal bozukluk, bulantı, mide ağrısı, kusma Yaygın olmayan: Tat ve koku bozuklukları (disguzi, agüzi) (tedavi bırakıldıktan birkaç hafta sonra iyileşen, geridönüşlü). Bilinmiyor: Konstipasyon Hepatobiliyer hastalıklar: Seyrek: Karaciğer hasarı, (doz miktarının yüksek olması durumunda). Hepatit, hepatoselüler nekroz ve geçici kolestaz reaksiyonlarını içeren raporlar bildirilmiştir. İlacın bırakılmasından sonra belirtiler kaybolur. Propiltiourasil ile tedaviye başlanmadan önce hipertiroizmin kendisinin gama glutamiltransferaz ve alkalin fosfataz seviyelerinde yükselme yapabileceği unutulmamalıdır. Çok seyrek: Şiddetli karaciğer bozukluğu Bilinmiyor: Hepatit, karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın: Pruritik döküntü, ürtiker Çok seyrek: Alopesi, periferik ödem, kutanöz vaskülit (örneğin ekzantem, purpura ve lökositoklastik vaskülit şeklinde görülen) Bilinmiyor: Eritem nodosum, eksfolyatif dermatit, Sistemik lupus eritematozus (SLE) benzeri sendrom Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Çok seyrek: Enflamasyon belirtisi görülmeyen artalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Çok seyrek: Vaskülit, izole vakalarda glomerülonefrit ve akut böbrek yetmezliği şeklinde ortaya çıkar. Bilinmiyor: Glomerulonefrit, nefrit Araştırmalar: Çok yaygın: Transaminazların geçici olarak artması Propiltiourasil tedavisi sırasında hipertiroididen kaynaklanan aşırı enerji kaybının azalmasından dolayı kilo artışı görülebilir. Hastalığın düzelmesinden sonra enerji kaybının normale döneceğiyle ilgili olarak hastalar bilgilendirilmelidir. Tireostatik tedavi sırasında tiroid fonksiyonu düzenli olarak izlenmelidir. Yüksek doz tireostatik tedavi guatr oluşumuna ya da var olan guatrın daha da büyümesine neden olabilir. Bu durum nefes borusuna doğru genişleme olasılığı bulunan intratorasik guatrda görülebilir. Ayrıca yüksek doz uygulanması sonucunda klinik ve subklinik hipotiroidi riski bulunmaktadır. Ötiroidi sağlandıktan veya levotiroksin uygulandıktan sonra propiltiourasil dozu azaltılmalıdır. Tiroksin tedavisi uygulandığında propiltiourasil kullanımı tamamen durdurulmamalıdır. TSH nin deprese olduğu durumlarda ve propiltiourasil tedavisi sırasında guatr oluşması hastalığın genel özelliğidir ve ek tiroid hormonlarıyla bu durum önlenemez. Endokrin orbitopatinin görülmesi ve ilerlemesi tiroid hastalıklarından bağımsız bir durumdur. Bu komplikasyon tedavinin yeniden gözden geçirilmesi için bir sebep teşkil etmemeli (tireostatik tedavi, cerrahi, radyoiyot) ve uygun tedavi yönteminin bir istenmeyen etkisi olarak değerlendirilmemelidir. Nadir olarak gecikmiş hipotiroidi görülebilir. Tiroid dokusunun inflamasyon süreciyle alakalı bu durum, tedavinin yan etkisi olarak değerlendirilmemelidir. Propiltiourasil ile tedavi sırasında kan hücrelerinin, transaminazların ve kolestaz gösterge enzimlerinin sürekli olarak takip edilmesi tavsiye edilir. Graves hastalığı olan hastalar, propiltiourasil kullandıklarında, çoğunlukla miyeloperoksidaz (MPO veya p-ANCA) ve daha az sıklıkla proteinaz 3 (PR3 veya c-ANCA) veya diğer antijenlere karşı nötrofil sitoplazma antikorları (ANCA) geliştirebilirler. Bazı hastalarda, bu antikorlar, artralji, miyalji ve grip benzeri semptomların yanı sıra, aşağıdaki organları etkileyebilecek vaskülit ile ilişkilidir: deri (örneğin, döküntü, purpura, lökositoklastik vaskülit), eklemler (artralji), böbrekler (örneğin, glomerülonefrit, izole vakalarda akut böbrek yetmezliği) ve akciğerler (örneğin, interstisyel pnömoni, alveoler kanama) ve diğerleri. Vaskülit belirtileri ortaya çıkarsa, immünolojik testler yapılmalı ve kesilmesi düşünülmelidir. Genellikle bu semptomlar tedavi kesildikten sonra geri dönüşümlüdür. Sonuç olarak ek komplikasyonların da katkısı olabileceği izole ölümcül vakalar bildirilmiştir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız PROPYCİL kullanmadan önce doktorunuza söyleyiniz.
Hamilelik döneminde kullanıldığında ya da ilaç kullanılırken hamile kalındığında annede ve bebekte istenmeyen etkiler (seyrek olarak görülen potansiyel karaciğer hasarı gibi) görülebilir. Bununla birlikte, bildirilen münferit vakalara dayanarak, propiltiourasil tedavisi sırasında konjenital anomali (doğumda mevcut olan yapısal veya işlevsel bir bozukluk) riski göz ardı edilemez.
Bazı çalışmalar, hamilelik sırasında propiltiourasil ile tedavi edilen hipertiroidi hastası kadınlardan doğan bebeklerde, hipertiroidi olmayan kadınlardan doğan bebeklere kıyasla doğum kusurları riskinde hafif bir artış olabileceğini öne sürerken, diğer çalışmalar ise risk artışına işaret etmemektedir. Bu risk, hamilelik sırasında tedavi edilmeyen açık hipertiroidi hastası kadınlardan doğan bebeklerdeki riskten daha yüksek değildir.
PROPYCİL'i hamilelikte sadece doktorunuz kesin gereklilik olduğuna karar verirse kullanabilirsiniz.
Hamilelik sırasında, düşükten ve fetüste (cenin) hipotiroidizm (tiroid hormonlarının normalden az üretilmesi) ve guatrdan kaçınmak için PROPYCİL dozu mümkün olduğunca düşük olmalı ve tiroid fonksiyonunuz her dört ila altı haftada bir kontrol edilmelidir. Bu dönemde dikkatli bir gözetim yapılması zorunludur. Fetal (cenin ile ilgili olan) hormon üretimi gebeliğin 10. ve 14. haftaları arasında başlar.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PROPYCİL etkin maddesi anne sütüne geçer. Bu nedenle emziriyorsanız, PROPYCİL'i emzirme döneminde sadece doktorunuz tarafından önerilen etkili en düşük dozu kullanabilirsiniz. Bu dönemde bebeğin gelişimi ve tiroid fonksiyonu izlenmelidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerPROPYCİL laktoz monohidrat ve pudra şekeri (sukroz) ihtiva eder. Eğer daha önceden doktorununuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertiroidi Basedow-Graves hastalığı Ameliyattan önce hastanın ötiroid hale getirilmesi Ameliyat sonrası nükslerde, Tiroid krizlerinde kullanılır. Çocuklarda propiltiourasil, metimazol ve diğer alternatif tedavilerin bulunmadığı durumlarda kullanılmalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPropiltiourasil veya tablet bileşiminde yer alan yardımcı maddelerden herhangi birine duyarlılığı olan hastalarda Diğer antitiroid ilaçlara aşırı duyarlılığı olan hastalarda Substernal guatrı olan hastalarda Eğer daha önceden propiltiourasil kullanılarak uygulanan tedavinin hasta üzerinde olumsuz etkileri mevcutsa (özellikle agranülositoz ve hepatitin neden olduğu ağır hepatik lezyondan sonra) kontrendikedir. kan hücreleri sayımında sapma görülen, transaminaz veya kolestaz varlığını gösteren enzim seviyesinde artış olan hastalarda doktor kontrolünde dikkatli olarak verilmelidir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKaraciğer toksisitesi: Propiltiourasil tedavisi sırasında çocuk ve erişkin hastalarda fatal ve karaciğer transplantasyonu gerektirebilen vakaları da kapsayan bazı ciddi karaciğer reaksiyonları rapor edilmiştir. İyileşme süreci değişiklik göstermektedir, vakaların çoğunda hepatik reaksiyon 6 ay içerisinde görülmüştür. Propiltiourasil tedavisi sırasında hepatik enzimlerde belirgin derecede anomali görülürse ilaç tedavisi derhal kesilmelidir. Hastalar özellikle tedavinin ilk 6 ayında, karaciğer fonksiyon bozukluğu semptomlarını (anoreksi, prurit, sağ üst kadranda ağrı) bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır. Bu semptomların görülmesi durumunda ilacın bırakılması ve karaciğer fonksiyon testleri ile ALT, AST değerlerinin elde edilmesi gerekmektedir. Propiltiourasil gebelikte kullanıldığında ya da hasta propiltiourasil kullanırken gebe kaldığında, hasta, ilacın seyrek de olsa annede ve fetüste karaciğer hasarı yapma potansiyeli hakkında uyarılmalıdır. Agranülositoz: Agranülositoz propiltiourasil tedavisinin potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir yan etkisidir ve hastaların yaklaşık %0,3 %0,6'sında görülür. Agranülositoz tipik olarak tedavinin ilk 3 ayında ortaya çıkar. Hastalara ateş veya boğaz ağrısı gibi agranülositozu düşündüren semptomları derhal bildirmeleri söylenmelidir. Agranülositoz birkaç saat içerisinde oluşabilir. Birçok durumda oluşma olasılığının düşüklüğüne karşın hastanın agranülositozun klinik belirtilerine (ateş, halsizlik, tonsiler anjin, stomatit) ve kan hücrelerinin acil olarak sayımının gerekliliği konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Klinik veya laboratuvar bulguları ile doğrulanan nötropeni varlığında tedavi derhal kesilmelidir. ile tedaviye başlanmadan önce tam kan sayımının yapılması gerekmektedir. Ayrıca tedavi sırasında da bu sayım gerçekleştirilmelidir. Agranülositoz şüphesi varsa kullanımı derhal durdurulmalıdır. Ayrıca bir hematoloğun görüşünün alınmasından sonra bir granülosit koloni-uyarıcı faktörü (G-CSF) uygulanması düşünülebilir. Aynı zamanda lökopeni, trombositopeni ve aplastik anemi de meydana gelebilir. Aplastik anemi, ANCA-pozitif vaskülit, hepatit, interstisyal pnömonit, açıklanamayan ateş veya eksfolyatif dermatit durumunda bırakılmalıdır. Vaskülit: Propiltiourasil ile tedavi gören hastalarda ciddi komplikasyonlar ve ölüm raporlanmıştır. Vaskülit vakaları glomerülonefrit, lökositoklastik kütanöz vaskülit, alveolar/pulmoner hemoraji, serebral anjeit ve iskemik koliti kapsamaktadır. Pek çok vaka anti-nötrofil sitoplazmik antikor (ANCA)-pozitif vaskülit ile ilişkili olmuştur. Bazı vakalarda vaskülit ilacın bırakılması ile iyileşme göstermiştir. Ancak daha şiddetli olgularda kortikosteroidler, immün baskılayıcılar ve plazmaferez gibi tedavilerin uygulanması gerekli olmuştur. Eğer hastada vaskülitten şüphe ediliyorsa, tedavi bırakılmalı ve uygun tedaviye başlanmalıdır. Hastalar, propiltiourasil kullanımı ile ciddi komplikasyonlar ve hatta ölümle sonuçlanabilen vaskülit vakaları hakkında uyarılmalıdır. Döküntü, hematüri veya azalmış idrar çıkışı, dispne veya hemoptizi dahil olmak üzere vaskülit ile ilişkili olabilecek semptomların derhal rapor etmeleri konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Propiltiourasil plasentaya geçmektedir. Propiltiourasilin maternal uygulanmasını takiben fetal guatr ve kretenizm raporlanmıştır. 6 yaşından küçük çocuklarda ilacın güvenlilik ve etkililiği bilinmemektedir. Pediyatrik hastalarda propiltiourasil tedavisi ancak, metimazolün tolere edilemediği durumlar ile radyoaktif iyot ve cerrahi tedavilerin uygun olmadığı durumlarda önerilir. Guatrlı hastaların bir kısmında guatr büyüyebilir. Propiltiourasil ötiroidi durumunun sağlanması için TSH ve serbest T4 seviyelerinin doz ayarlamaları ile rutin izlenmesini gerektiren hipotiroidizme neden olabilir. Hipoprotrombinemi ve hemoraji ihtimallerinin kontrol altına alınabilmesi için tedavide; özellikle ameliyat öncesi protrombin zamanı tayinleri yapılmalıdır. Propiltiourasil karaciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer nekrozu gelişmesinin fatal sonuçları olabilir.; laktoz monohidrat ihtiva eder. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.; pudra şekeri (sukroz) ihtiva eder. Nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı, glukozgalaktoz malabsorbsiyon veya sukraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın: Nötropeni (klinik açıdan önemli olmayan) Yaygın olmayan: Agranülositoz Çok seyrek: Trombositopeni, pansitopeni, eritropoezde bozukluk, hemoliz, pozitif Coombs testi, lenfadenopati, aplastik anemi, lökopeni, hemoraji Agranülositoz, olguların %0.3-0.6’sında meydana gelebilir. Tedavi başladıktan haftalar/aylar sonra da ortaya çıkabilir ve ilacın tamamen bırakılmasına sebep olabilir. Olguların çoğunda ilaç bırakıldıktan sonra agranülositoz geriler. Bir hematoloji uzmanına danışılarak granülosit koloni-uyarıcı faktörü (G-CSF) uygulanması gerekebilir. Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın: Genellikle alerjik deri döküntüleri (prurit, döküntü, ürtiker) şeklinde görülen hipersensitivite reaksiyonları. Bu rahatsızlıklar ağır şekilde seyretmez ve tedaviye devam edilmesinden sonra gerilerler. Seyrek: İlaç ateşi, karaciğer hasarı. Çok seyrek: Artralji, Antinötrofil sitoplazmik antikor (ANCA) ile ilişkili vaskülit Endokrin hastalıklar: Çok seyrek: Guatr (yeni doğanda) Bilinmiyor: Tükürük bezlerinde şişme Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Bilinmiyor: Kilo artışı Sinir sistemi hastalıkları: Seyrek: Baş dönmesi, nöromüsküler bozukluk Bilinmiyor: Sersemlik, baş ağrısı, parestezi, ateş Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: İşitme kaybı Vasküler hastalıklar: Çok seyrek: Kütanöz vaskülit, lökositoklastik vaskülit, lupus benzeri sendrom, lekeli periarterit, periferik ödem, periarteritis nodosa Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Çok seyrek: Astım, akciğerde vaskülit, interstisyel pnömonit ve alveolar hemoraji şeklinde ortaya çıkar. Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Gastrointestinal bozukluk, bulantı, mide ağrısı, kusma Yaygın olmayan: Tat ve koku bozuklukları (disguzi, agüzi) (tedavi bırakıldıktan birkaç hafta sonra iyileşen, geridönüşlü). Bilinmiyor: Konstipasyon Hepatobiliyer hastalıklar: Seyrek: Karaciğer hasarı, (doz miktarının yüksek olması durumunda). Hepatit, hepatoselüler nekroz ve geçici kolestaz reaksiyonlarını içeren raporlar bildirilmiştir. İlacın bırakılmasından sonra belirtiler kaybolur. Propiltiourasil ile tedaviye başlanmadan önce hipertiroizmin kendisinin gama glutamiltransferaz ve alkalin fosfataz seviyelerinde yükselme yapabileceği unutulmamalıdır. Çok seyrek: Şiddetli karaciğer bozukluğu Bilinmiyor: Hepatit, karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın: Pruritik döküntü, ürtiker Çok seyrek: Alopesi, periferik ödem, kutanöz vaskülit (örneğin ekzantem, purpura ve lökositoklastik vaskülit şeklinde görülen) Bilinmiyor: Eritem nodosum, eksfolyatif dermatit, Sistemik lupus eritematozus (SLE) benzeri sendrom Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Çok seyrek: Enflamasyon belirtisi görülmeyen artalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Çok seyrek: Vaskülit, izole vakalarda glomerülonefrit ve akut böbrek yetmezliği şeklinde ortaya çıkar. Bilinmiyor: Glomerulonefrit, nefrit Araştırmalar: Çok yaygın: Transaminazların geçici olarak artması Propiltiourasil tedavisi sırasında hipertiroididen kaynaklanan aşırı enerji kaybının azalmasından dolayı kilo artışı görülebilir. Hastalığın düzelmesinden sonra enerji kaybının normale döneceğiyle ilgili olarak hastalar bilgilendirilmelidir. Tireostatik tedavi sırasında tiroid fonksiyonu düzenli olarak izlenmelidir. Yüksek doz tireostatik tedavi guatr oluşumuna ya da var olan guatrın daha da büyümesine neden olabilir. Bu durum nefes borusuna doğru genişleme olasılığı bulunan intratorasik guatrda görülebilir. Ayrıca yüksek doz uygulanması sonucunda klinik ve subklinik hipotiroidi riski bulunmaktadır. Ötiroidi sağlandıktan veya levotiroksin uygulandıktan sonra propiltiourasil dozu azaltılmalıdır. Tiroksin tedavisi uygulandığında propiltiourasil kullanımı tamamen durdurulmamalıdır. TSH nin deprese olduğu durumlarda ve propiltiourasil tedavisi sırasında guatr oluşması hastalığın genel özelliğidir ve ek tiroid hormonlarıyla bu durum önlenemez. Endokrin orbitopatinin görülmesi ve ilerlemesi tiroid hastalıklarından bağımsız bir durumdur. Bu komplikasyon tedavinin yeniden gözden geçirilmesi için bir sebep teşkil etmemeli (tireostatik tedavi, cerrahi, radyoiyot) ve uygun tedavi yönteminin bir istenmeyen etkisi olarak değerlendirilmemelidir. Nadir olarak gecikmiş hipotiroidi görülebilir. Tiroid dokusunun inflamasyon süreciyle alakalı bu durum, tedavinin yan etkisi olarak değerlendirilmemelidir. Propiltiourasil ile tedavi sırasında kan hücrelerinin, transaminazların ve kolestaz gösterge enzimlerinin sürekli olarak takip edilmesi tavsiye edilir. Graves hastalığı olan hastalar, propiltiourasil kullandıklarında, çoğunlukla miyeloperoksidaz (MPO veya p-ANCA) ve daha az sıklıkla proteinaz 3 (PR3 veya c-ANCA) veya diğer antijenlere karşı nötrofil sitoplazma antikorları (ANCA) geliştirebilirler. Bazı hastalarda, bu antikorlar, artralji, miyalji ve grip benzeri semptomların yanı sıra, aşağıdaki organları etkileyebilecek vaskülit ile ilişkilidir: deri (örneğin, döküntü, purpura, lökositoklastik vaskülit), eklemler (artralji), böbrekler (örneğin, glomerülonefrit, izole vakalarda akut böbrek yetmezliği) ve akciğerler (örneğin, interstisyel pnömoni, alveoler kanama) ve diğerleri. Vaskülit belirtileri ortaya çıkarsa, immünolojik testler yapılmalı ve kesilmesi düşünülmelidir. Genellikle bu semptomlar tedavi kesildikten sonra geri dönüşümlüdür. Sonuç olarak ek komplikasyonların da katkısı olabileceği izole ölümcül vakalar bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.