PREDNOL 16 MG TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Prednol 16 mg ne için kullanılır?
KT 1- PREDNOL tablet formundadır.
Kortikosteroidler adı verilen bir ilaç sınıfına dahildir. Kortikosteroidler vücudunuzda doğal olarak üretilirler ve birçok vücut fonksiyonu için önemlidirler.
- PREDNOL vücudunuzdaki kortikosteroidi arttırarak, cerrahi ameliyat sonrasında (örneğin, organ nakli gibi), multiple skleroz adlı hastalığın belirtilerinin alevlenmesinde veya diğer stres durumlarında yardımcı olabilir. Bu durumlar, vücudun aşağıdaki bölümlerini etkileyen yangı ya da alerjik reaksiyonları içerir:
- Beyin (örn. beyin zarının yangısı olan menenjit hastalığı)
- Mide ve bağırsak (örn. yangılı bağırsak hastalıkları olan Crohn hastalığı, ülseratif kolit)
- Kan ve kan damarları (örn. bir çeşit kan kanseri olan lösemi)
- Göz (örn. optik nevrit, üveit, irit adlı sırasıyla göz siniri, gözün çeşitli tabakalarının yangılı hastalıkları)
- Eklemler (örn. romatoid artrit, romatizmal ateş)
- Akciğer (örn. astım, tüberküloz)
- Kas (örn. dermatomiyozit ve polimiyozit isimli kas güçsüzlüğü ile karakterize yangılı kas hastalıkları)
- Cilt (örn. egzema)
PREDNOL yukarıda belirtilen koşullardan başka durumların tedavisinde de kullanılabilir. Bu ilacın size ne için verildiğinden emin değilseniz, doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Metilprednisolona, diğer steroid ilaçlara veya PREDNOL'ün içerdiği diğer yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz. Alerjik reaksiyon ciltte kızarıklık veya döküntüye, şişmiş yüze veya dudaklara ya da nefes darlığına neden olabilir.
- Akciğerlerinizde veya yemek borunuzdaki (ağzınızı midenize bağlayan tüp) ciddi bir mantar enfeksiyonu veya antibiyotik ya da antiviral bir ilaçla tedavi edilmeyen başka bir enfeksiyonunuz varsa.
- Yakın zamanda aşı yaptırdıysanız veya yaptırmak üzereyseniz.
Döküntü veya başka bir enfeksiyon belirtisi görürseniz derhal doktorunuza bildiriniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Suçiçeği, kızamık veya zona. Suçiçeği, kızamık veya zona hastalığı olan biriyle temas halinde olduğunuzu düşünüyorsanız ve bu hastalıkları henüz geçirmediyseniz ya da bunları geçirip geçirmediğinizden emin değilseniz.
- Vücudunuzda kurtçukların oluşması (Örneğin, kıl kurdu).
- Ağır depresyon veya manik depresyon (bipolar bozukluk). Buna, PREDNOL gibi steroid ilaçlar alırken daha önce depresyon geçirmiş veya ailesinde bu hastalıklarla ilgili geçmişe sahip olunması da dahildir.
- Şeker hastalığı (veya ailede diyabet öyküsü varsa).
- Kriz ve nöbetler.
- Glokom (gözdeki basınç artışı) veya ailede glokom öyküsü varsa veya kataraktınız varsa.
- Bulanık görme veya diğer görsel rahatsızlıklardan herhangi birini yaşarsanız doktorunuza başvurunuz.
- Gözde virüs (örneğin herpes) veya mantar enfeksiyonu.
- Son zamanlarda kalp krizi geçirdiyseniz.
- Kalp yetmezliği dahil kalp problemleri.
- Hipertansiyon (Yüksek kan basıncı).
- Hipotiroid (tiroid bezinin az çalışması).
- Hipertiroidizm (aşırı aktif tiroid bezi).
- Pankreatit (karın bölgesinde ve sırtta ciddi ağrıya neden olan pankreas iltihabı).
- Peritonit (bağırsak ve mide etrafındaki ince zarın (periton) iltihabı).
- Böbrek veya karaciğer hastalığı.
- Skleroderma (ayrıca sistemik skleroz olarak da bilinen, otoimmün bir hastalık), çünkü PREDNOL kullanımı skleroderma böbrek krizi adı verilen ciddi komplikasyon riskini arttırabilir. Skleroderma böbrek krizi belirtilerine, kan basıncında artış ve idrar üretiminde azalma dahildir.
- Kaposi sarkomu (bir tür cilt kanseri).
- Geçmişte PREDNOL gibi steroid ilaçlar alırken kas problemleri (ağrı veya güçsüzlük) meydana geldiyse.
- Myastenia gravis (yorgun ve zayıf kaslara neden olan bir durum).
- Osteoporoz (kırılgan kemikler).
- Feokromositoma (nadir bir adrenal bezi dokusu tümörü. Adrenal bezleri böbreklerin üzerinde bulunur).
- Cilt apsesi.
- Mide ülseri veya diğer ciddi mide veya bağırsak sorunları.
- Tromboflebit - flebit (kırmızı, şişmiş ve hassas damarlar) ile sonuçlanan trombozdan (damarlardaki pıhtılaşma) dolayı meydana gelen damar problemleri.
- Tüberküloz (TB) veya geçmişte tüberküloz geçirdiyseniz.
- Cushing hastalığı (vücudunuzdaki aşırı kortizol hormonunun neden olduğu durum).
- Travma nedeniyle oluşmuş beyin hasarı (yaralanma).
- Sıra dışı stres.
Metilprednisolon kullanırken kas zayıflığı, kas ağrıları, kramplar ve sertlikler yaşarsanız derhal doktorunuzla iletişime geçin. Bunlar Tirotoksik Periyodik Paraliz adı verilen bir durumun belirtileri olabilir, metilprednisolon ile tedavi edilen aşırı aktif tiroid bezi (hipertiroidizm) olan hastalarda ortaya çıkabilir. Bu durumu hafifletmek için ek tedaviye ihtiyacınız olabilir.
Tümör lizis sendromu (TLS) (bir çeşit metabolik bozukluk), kan kanserleri veya solid tümörler gibi hızlı büyüyen bir kanserin tedavisinden sonra ortaya çıkabilir. TLS belirtileri arasında kas krampı, kas güçsüzlüğü, kafa karışıklığı, düzensiz kalp atışı, görme kaybı veya görme bozuklukları ve nefes darlığı yer alır. Doktorunuz, özellikle tümör lizis sendromu geliştirme riskiniz yüksekse sizi yakından izleyecektir.
Eğer otoimmün bir hastalık olan sistemik sklerozlu (skleroderma) bir hasta iseniz, PREDNOL kullanmadan önce doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. Skleroderma için günde 15 mg ve daha yüksek dozda prednisolon (ve eşdeğeri) ilaç kullanımı halinde, Skleroderma Renal Kriz adıyla bilinen ciddi sorunun oluşum riski artabilir. Skleroderma Renal Kriz belirtileri tansiyon artışı ve idrar miktarı azalmasıdır. Doktorunuz tansiyon ve idrar miktarı kontrolleri önerebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi PREDNOL'ün içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
PREDNOL'ün kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, PREDNOL'ü kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerjik reaksiyonlar, deri döküntüsü, yüzün kızarması veya hırıltılı ve zor nefes alma Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin PREDNOL'e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bazı tıbbi koşullarda PREDNOL (steroidler) gibi ilaçlar aniden durdurulmamalıdır.
Aşağıdaki semptomlardan herhangi birinden muzdaripseniz, HEMEN tıbbi yardım isteyiniz. Daha sonra doktorunuz ilacınızı almaya devam edip etmeyeceğinize karar verecektir:
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın:
- Mide-bağırsak ülserlerinin şiddetlenmesi veya kanaması, karın ağrısı (özellikle sırtınıza yayılıyorsa), makattan kan gelmesi, siyah veya kanlı dışkı ve/veya kan kusması gibi belirtileri olabilir.
- Enfeksiyonlar. Bu ilaç bazı enfeksiyonların belirtilerini gizleyebilir veya değiştirebilir ya da sizin enfeksiyona direncinizi azaltabilir, bu sebeple erken dönemde tanı konulması zordur. Belirtiler vücut ısısında artış ve iyi hissetmeme olabilir. Geçirilmiş bir tüberküloz enfeksiyonun alevlenmesinin belirtileri kanlı öksürük veya göğüste ağrı olabilir.
PREDNOL kullandığınızda ciddi bir enfeksiyon geçirmeniz daha olası hale gelebilir.
Bilinmiyor:
- Alerjik reaksiyonlar, deri döküntüsü, yüzün kızarması veya hırıltılı ve zor nefes alma. Bu tür bir yan etki nadir görülür ancak ciddi olabilir.
- Pankreatit, kusmayla birlikte de olabilen sırtınıza yayılan karın ağrısı, şok ve bilinç kaybı.
- Pulmoner emboli (akciğerlerde kan pıhtısı), belirtileri keskin göğüs ağrısı, nefesin kesilmesi, kan öksürme.
- Çocuklarda kafa içi basıncının artması (psödotümör serebri), belirtileri kusma ile birlikte baş ağrısı, enerji kaybı, sersemlik. Bu yan etki genellikle tedavinin kesilmesiyle ortadan kalkar.
- Tromboflebit (kan pıhtısı veya bacak damarında tromboz); belirtileri ağrılı, şişmiş, kırmızı ve hassas damarlardır.
- Skleroderma hastalarında Skleroderma Renal Kriz. Skleroderma Renal Kriz belirtileri; tansiyon artışı ve idrar miktarı azalmasıdır.
Aşağıdaki yan etkilerden herhangi birini yaşarsanız veya bu kullanma talimatında belirtilmeyen diğer olağandışı etkilerden herhangi birini fark ederseniz, derhal doktorunuza bildiriniz:
- Kan, kalp ve dolaşım yaygın
- Belirtileri baş ağrısı ya da genellikle kendini iyi hissetmeme olan yüksek tansiyon bilinmiyor
- Belirtileri şişmiş ayak bilekleri, nefes almada zorluk ve çarpıntı (kalp atışının farkındalığı) veya kalbin düzensiz atımı, düzensiz veya çok hızlı ya da yavaş nabız problemleri olan kalbin pompalama problemleri (kalp yetmezliği)
- Beyaz kan hücrelerinin sayısında artış (lökositoz)
- Ciltte sıcaklık ve kızarıklık
- Düşük kan basıncı.
Vücut sıvısı ve tuzları yaygın
- Vücuttaki su ve tuz miktarının artması nedeniyle şişkinlik ve yüksek kan basıncı
- Vücudunuzdaki potasyum kaybından dolayı kramp ve spazmlar. Nadir durumlarda, bu konjestif kalp yetmezliğine yol açabilir (kalp uygun şekilde pompalamadığında). bilinmiyor
- Kanda üre seviyelerinin artışı
- Sindirim sistemi bilinmiyor
- Mide bulantısı (hasta hissetme) veya kusma (hasta olma)
- Yutmada rahatsızlığa neden olabilecek, yemek borusunda (ağzınızı midenize bağlayan tüp) ülser, iltihap veya pamukçuk.
- Bağırsak ve midenin etrafındaki ince zarın (periton) iltihaplanması
- Hazımsızlık
- Şişmiş mide
- Karın ağrısı
- İshal
- Özellikle yüksek dozlarda alındığında, sürekli hıçkırıklar Gözler yaygın
- Optik sinir hasarı veya kataraktlar (Görme yetersizliği ile gösterilir) seyrek
- Bulanık görme bilinmiyor
- Glokom (Göz ve baş ağrısına neden olan gözün içinde basıncın artması)
- Şişmiş optik sinir (görme bozukluğu ile tanımlanan papilloödem)
- Gözün önündeki saydam tabakanın (kornea) veya gözün beyaz kısmının (sklera) incelmesi
- Gözde Virüs veya mantar enfeksiyonlarının kötüleşmesi
- Göz kapaklarının dışarı çıkması (egzoftalmi)
- Bulanık veya bozuk görme (korioretinopati adı verilen bir hastalık nedeniyle) Hepatobiliyer hastalıklar bilinmiyor
- Karaciğer enzimlerinin artması
- Hormon ve metabolik sistem yaygın
- Kalıcı olabilen; bebeklerde, çocuklarda ve ergenlerde normal gelişiminin yavaşlaması
- Yuvarlak veya ay şeklindeki yüz (Cushingoid yüz) bilinmiyor
- Kadınlarda adet kanamalarının düzensizliğ veya hiç olmaması
- Kadınlarda vücutta ve yüzde kıl artışı (hirsutizm)
- İştah artışı ve kilo alma
- Kanda anormal yağ seviyeleri (örneğin, kolesterol ve /veya yağ)
- Diyabet veya var olan diyabetin kötüleşmesi
- Uzun süreli tedavi düşük kan basıncı veya sersemliğe neden olabilecek bazı hormon seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Bu etki aylar sürebilir.
- Vücudunuzdaki ilaçları ve diğer maddeleri sindirmenize yardımcı olan alanin transaminaz, aspartat transaminaz ve alkalin fosfataz olarak adlandırılan belirli kimyasalların (enzimler) miktarları kortikosteroid tedavisinden sonra artabilir. Değişiklik genellikle küçüktür ve ilacınız sisteminizden doğal yollarla temizlendikten sonra enzim seviyeleri normale döner. Bu meydana gelirse herhangi bir semptom fark etmeyeceksiniz, ancak kan tahlilinizde ortaya çıkacaktır.
- Vücudun lokalize bölgelerinde yağ dokusunun birikmesi, örneğin sırt ağrısı veya zayıflık (epidural lipomatozdan dolayı) gibi farklı şekillerde olarak ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi bilinmiyor
- Tüberküloz için olduğu gibi cilt testlerine normal reaksiyonları gizleyebilen veya değiştirebilen enfeksiyonlara daha fazla duyarlılık Kaslar ve kemikler yaygın
- Kas zayıflığı veya kaybı bilinmiyor
- Kırılgan kemikler (kolayca kırılan kemikler)
- Kırık kemikler veya kırıklar
- Zayıflamış kan dolaşımına bağlı kemik sağlığının bozulması nedeniyle kalçada meydana gelen ağrı
- Eklem ağrısı veya eklem problemleri
- Ağrıya ve/veya şişmeye neden olan yırtık kas tendonları
- Kas ağrısı, kramplar ve spazmlar
- Sinir sistemi
Metilprednizolonda dahil olmak üzere steroidler ciddi zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
Bunlar hem yetişkinlerde hem de çocuklarda yaygındır. Metilprednizolon gibi ilaçlar alan her 100 kişinin yaklaşık 5'ini etkileyebilirler.
- İntihar hakkında düşünme de dahil olmak üzere depresif hissetmek
- Yüksek (manik) ruh halinde veya inişli çıkışlı seyreden ruh halini hissetmek
- Endişeli hissetmek, uyumakta sorun yaşamak, düşünmede zorluk veya kafa karışıklığı ve hafızanızı kaybetmek
- Var olmayan şeyleri hissetmek, görmek veya duymak. Davranış şeklinizi değiştiren veya yalnız olduğunuzu hissetmenize yol açan garip ve korkutucu düşüncelere sahip olmak bilinmiyor
- Sinirlilik
- Krizler
- Sersemlik, sersemlik veya dönüyormuş gibi his
- Baş ağrısı
- Deri yaygın
- Sivilce
- Yaranın yavaş iyileşmesi
- Derinin incelmesi bilinmiyor
- Gerilme izleri
- Morarma
- Terleme
- Kaşıntılı cilt
- Ciltte döküntü veya kızarıklık
- Kurdeşen (kırmızı kaşıntılı şişlikler)
- Cilt yüzeyinde küçük kan damarlarının şişmesi (kırmızı örümcek damarları)
- Kırmızı, kahverengi veya mor, iğne ucu, yuvarlak noktalar
- Deride veya ağzın içinde kahverengi / mor / kırmızı kabarık lekeler (Kaposi sarkoması) Damar ile ilgili bozukluklar bilinmiyor
- Artmış kan pıhtılaşması
- Diğer yan etkiler bilinmiyor
- Kötü hissetme
- Yorgun hissetme
- Vücutta, özellikle de alt ekstremitelerde şişmeye neden olan sıvının birikmesi
- Deri testlerine verilen reaksiyonların baskılanması Kan testi yaptıracaksanız doktorunuza veya hemşirenize PREDNOL aldığınızı bildiriniz.
Yukarıda listelenen yan etkilerden herhangi birini yaşarsanız, derhal doktorunuza bildiriniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilaç bebeğinizin gelişimini yavaşlatabileceğinden, hamile iseniz, PREDNOL tedavisi sırasında hamile kalırsanız ya da yakın gelecekte hamile kalmayı planlıyorsanız, doktorunuzu bu durumdan haberdar ediniz. Bebeğin düşük doğum ağırlığı riski vardır; Bu risk, kortikosteroidlerin en düşük etkili dozunu alarak en aza indirilebilir.
Hamilelikte uzun süreli kortikosteroid tedavisi gören annelerden doğan bebeklerde katarakt gözlenmiştir.
PREDNOL'ü hamileyken kullanıp kullanamayacağınıza doktorunuz karar verecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PREDNOL'ün etkin maddesi anne sütüne geçmektedir. Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da PREDNOL tedavisinin durdurulup durdurulmayacağına ilişkin doktorunuz tarafından karar verilecektir. Karar verilirken emzirmenin çocuk açısından faydası ve PREDNOL tedavisinin emziren anne açısından faydası dikkate alınacaktır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerPREDNOL'ün içeriğinde yaklaşık 91,5 mg laktoz monohidrat bulunur. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere intoleransınız olduğu söylenmişse PREDNOL'ü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu ilaç inek sütünden elde edilen laktoz içerir. Eser miktarda süt bileşenleri içerebileceğinden, inek sütüne veya bileşenlerine veya diğer süt ürünlerine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen veya şüphelenilen hastalarda dikkatli olunmalıdır. İnek sütüne alerjiniz varsa, önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz.
PREDNOL her dozunda (16 mg) 1 mmol (23 mg)'dan az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Prednol 16 mg muadilleri
Prednol 16 mg ile aynı etken maddeyi (metilprednisolon sodyum süksinat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonGlukokortikoid etkinliğin istendiği şu gibi durumlarda endikedir: Endokrin hastalıklar: Primer ve sekonder adrenal yetmezlik (hidro-kortizon veya kortizon ilk seçenektir; gerekli hallerde sentetik analoglar mineralokortikoidler ile birlikte kullanılabilirler; bebeklerde mineralokortikoid takviyesi özel önem taşır), akut adrenokortikal yetmezlik, konjenital adrenal hiperplazi, kanserle ilişkili hiperkalsemi, nonsüpuratif tiroidit. Romatizmal hastalıklar: Kısa süre için yardımcı tedavi olarak verilmek üzere (hastanın akut bir olayı veya alevlenmeyi atlatabilmesi için): Romatoid artrit (düşük doz uygulamaları ile jüvenil romatoid artrit dahil), psöriatik artrit, ankilozan spondilit, akut gut artriti, posttravmatik osteoartrit, akut nonspesifik tenosinovit, akut ve subakut bursit ve epikondilit, osteoartrit sinoviti. Kollajen doku hastalıkları: Bir alevlenme esnasında veya seçilmiş vakalarda idame tedavisi olarak: Sistemik lupus eritematosus, sistemik dermatomiyozit (polimiyozit), akut romatoid kardit. Deri hastalıkları: Pemfigus, şiddetli eritema multiforme (Stevens-Johnsons sendromu), eksfoliyatif dermatit, büllöz dermatitis herpetiformis, şiddetli psöriyazis, şiddetli seboreik dermatit ve mikozis fungoides. Alerjik reaksiyonlar: Geleneksel tedavinin yeterli miktarına rağmen geçmeyen şiddetli veya faaliyeti engelleyen alerjik durumları kontrol altına almak için: Bronşiyal astım, kontakt dermatit, atopik dermatit, serum hastalığı, mevsimsel veya perennial alerjik rinit, ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonları, ürtikeriyal transfüzyon reaksiyonları ve akut noninfeksiyöz larenks ödemi. Göz hastalıkları: Göz ve etrafındaki dokuların şiddetli, akut veya kronik, alerjik veya enflamatuvar rahatsızlıkları: Herpes zoster oftalmikus, iritis, iridosiklitis, korioretinitis yaygın posterior uveit ve koroidit, optik nevrit, sempatetik oftalmi, ön segment enflamasyonu, alerjik konjonktivit, alerjik korneal marjinal ülser ve keratit. Solunum sistemi hastalıkları: Semptomatik sarkoidoz, berillioz, diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen Löffler sendromu, aspirasyon pnömonisi ve gerekli antitüberküloz tedavi ile birlikte fulminan ya da dissemine pulmoner tüberküloz, Hematolojik hastalıklar: Kazanılmış (otoimmün) hemolitik anemi, yetişkinlerdeki sekonder trombositopeni, eritroblastopeni (kırmızı kan hücresi anemisi), konjenital (eritroid) hipoplastik anemi, yetişkinlerde idiyopatik trombositopenik purpura. Neoplastik hastalıklar: Palyatif tedaviler için, yetişkinlerde lösemi ve lenfoma, çocukluk çağında akut lösemi. Ödem durumları: Üremisiz idiyopatik tip veya lupus eritematoz nedeniyle oluşan nefrotik sendromdaki proteinürinin azaltılması veya diürezin arttırılması. Sinir sistemi hastalıkları: Multipl sklerozun akut alevlenmesi. Gastrointestinal hastalıklar: Hastanın, hastalığın kritik bir dönemini atlatabilmesi için: Ülseratif kolit (sistemik tedavi) ve rejyonel enterit (sistemik tedavi). Diğer: Uygun antitüberküloz kemoterapi ile beraber kullanıldığında, subaraknoid blok ya da gelişmesi muhtemel blok ile tüberküloz menenjiti, nörolojik veya miyokardiyal semptomlar içeren trişinoz.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSistemik fungal enfeksiyonu olan, Belirli bir antiinfektif tedavi uygulanmayan sistemik enfeksiyonu olan, Metilprednisolona, diğer glukokortikoidlere veya formülasyondaki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kullanılmamalıdır. Canlı veya zayıflatılmış aşıların verilmesi, immünosüpresif dozda kortikosteroid alan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİmmünosüpresif Etkiler / Enfeksiyonlara Artan Duyarlılık Kortikosteroidler enfeksiyona yatkınlığı artırabilir, bazı enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir ve kullanımları sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. İnflamatuvar yanıtın ve bağışıklık fonksiyonunun baskılanması, mantar, viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı duyarlılığı ve şiddetini arttırır. Klinik tablo sıklıkla atipik olabilir ve farkına varılamadan ileri bir aşamaya ulaşabilir. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanan kişiler, enfeksiyonlara karşı sağlıklı bireylerden daha hassastır. Örneğin suçiçeği ve kızamık, bağışıklık sistemi olmayan kortikosteroid tedavisi alan çocuklarda veya yetişkinlerde daha ciddi veya hatta ölümcül seyredebilir. Normalde zararları az bir hastalık olan suçiçeği, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda ölümcül olabileceğinden ciddi bir endişe kaynağıdır. Suçiçeği geçirmediği kesin olarak bilinen hastalara (veya çocukların ebeveynlerine) suçiçeği veya herpes zoster ile yakın kişisel temastan kaçınmaları ve maruz kalmaları durumunda acil tıbbi yardım almaları önerilmelidir. Sistemik kortikosteroid alan veya daha önceki 3 ay içerisinde bunları kullanan bağışıklığı olmayan hastalara, Varisella/zoster immünoglobulin (VZIG) ile pasif immünizasyonu yapılması gerekmektedir; bu, su çiçeği maruziyetinden sonraki 10 gün içinde yapılmalıdır. Suçiçeği tanısı doğrulanırsa, hastalık uzman bakımı ve acil tedavi gerektirir. Kortikosteroidler durdurulmamalıdır ve dozun arttırılması gerekebilir. Kızamığa maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Maruz kalma durumunda derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Normal intramüsküler immünoglobulinli profilaksi gerekebilir. Benzer şekilde, kortikosteroidler, Strongyloides hiperenfeksiyon ve genellikle şiddetli enterokolit ile potansiyel olarak ölümcül gram-negatif septiseminin eşlik ettiği yaygın larva göçü ile yayılmalarına neden olabilecek Strongyloides (kıl kurdu) enfesyonu gibi bilinen veya şüpheli parazitik enfeksiyonları olan hastalarda çok dikkatli kullanılmalıdır. Canlı veya zayıflatılmış aşıların verilmesi, immünosüpresif dozda kortikosteroid alan hastalarda kontrendikedir. Diğer aşılara karşı antikor yanıtı azaltılabilir. Aktif tüberkülozda kortikosteroid kullanımı, kortikosteroidin uygun bir antitüberküloz rejim ile birlikte hastalığın tedavisi için kullanıldığı, aniden başlayan veya yayılmış tüberküloz için sınırlandırılmalıdır. Latent tüberküloz veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kortikosteroidler kullanılıyorsa, hastalığın reaktivasyonu görülebileceğinden yakın gözlem gereklidir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi sırasında, bu hastalar kemoprofilaksi almalıdır. Kaposi sarkomunun kortikosteroid tedavisi alan hastalarda ortaya çıktığı bildirilmiştir. Kortikosteroidlerin kesilmesi klinik remisyona neden olabilir. Septik şokta kortikosteroidlerin rolü, hem yararlı hem de zararlı etkileri bildiren erken çalışmalarla tartışmaya açıktır. Daha yakın zamanlarda, tamamlayıcı kortikosteroidlerin, adrenal yetmezlik gösteren septik şoklu hastalarda yararlı olduğu öne sürülmüştür. Ancak septik şokta rutin kullanım önerilmez. Kısa süreli, yüksek doz kortikosteroidlerin kullanımı ile ilgili yapılan sistematik bir derleme, kullanımını desteklememiştir. Bununla birlikte, meta-analizler ve bir derleme, daha uzun süreli (5-11 gün) düşük doz kortikosteroidlerin mortaliteyi azaltabileceğini göstermiştir. Bağışıklık Sistemi Kortikosteroid tedavisi alan hastalarda nadir görülen cilt reaksiyonları ve anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar meydana geldiğinden, uygulamadan önce, özellikle de hastanın herhangi bir ilaca alerjisi varsa, uygun ihtiyati önlemler alınmalıdır. Bu ilaç inek sütünden elde edilen laktoz içerir. Eser miktarda süt bileşenleri içerebileceğinden, inek sütüne veya bileşenlerine veya diğer süt ürünlerine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen veya şüphelenilen aşırı duyarlılığı olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Endokrin Etkiler Olağandışı strese maruz kalan kortikosteroid tedavisi alan hastalarda, stresli durum öncesinde, sırasında ve sonrasında hızlı etki eden kortikosteroid dozunda artış görülmüştür. Adrenal kortikal atrofi, uzun süreli tedavi sırasında gelişir ve tedaviyi bıraktıktan sonra aylarca sürebilir. 3 haftadan daha fazla bir süre için sistemik kortikosteroidin fizyolojik dozlarından daha fazlasını alan hastalarda (yaklaşık 6 mg metilprednizolon) ilaç kesinlikle aniden kesilmemelidir. Doz azaltma işleminin nasıl yapılması gerektiği, büyük ölçüde sistemik kortikosteroidlerin dozu azaldıkça hastalığın nüksetme ihtimalinin olup olmadığına bağlıdır. Kesilme sırasında hastalık aktivitesinin klinik değerlendirmesi gerekebilir. Hastalığın sistemik kortikosteroidlerin kesilmesi üzerine nüks etmesi muhtemel değilse, ancak HPA (Hipotalomus Hipofiz-Adrenal) aksın baskılanması konusunda belirsizlik varsa, sistemik kortikosteroid dozu fizyolojik dozlara hızla azaltılabilir. Günlük 6 mg metilprednizolon dozuna ulaşıldığında, HPA aksın çalışmasını tekrar sağlamak için doz daha yavaş azaltılmalıdır. Hastalığın tekrarlama ihtimalinin düşük olduğu durumlarda 3 haftaya kadar süren sistemik kortikosteroid tedavisinin aniden kesilmesi uygundur. 3 hafta süreyle günde 32 mg metilprednizolon dozunun aniden kesilmesinin, hastaların çoğunda klinik olarak HPA aksın baskılanmasına yol açma olasılığı düşüktür. Aşağıdaki hasta gruplarında, 3 hafta veya daha az süren tedaviden sonra bile sistemik kortikosteroid tedavisinin kademeli olarak kesilmesi düşünülmelidir: Özellikle 3 haftadan daha uzun süren, tekrarlanan sistemik kortikosteroid tedavisi almış hastalar. Uzun süreli tedavinin kesilmesinden sonra bir ay içinde kısa bir süre verildiğinde (ay veya yıl) Eksojen kortikosteroid tedavisinden başka adrenokortikal yetmezlik nedeni olabilecek hastalar. Ayrıca, glukokortikoidler aniden kesildiğinde ölümcül sonuçlara yol açan akut adrenal yetmezlik oluşabilir. Günde 32 mg metilprednizolondan daha fazla sistemik kortikosteroid dozu alan hastalar. Tekrarlayan dozu akşam alan hastalar. Adrenokortikal yetmezlikle ilişkili olmayan bir steroid “yoksunluk sendromu” da glukokortikoidlerin aniden kesilmesinin ardından ortaya çıkabilir. Bu sendrom, anoreksi, bulantı, kusma, letarji, baş ağrısı, ateş, eklem ağrısı, deskuamasyon, kas ağrısı, kilo kaybı ve /veya hipotansiyon gibi semptomları içerir. Bu etkilerin, düşük kortikosteroid seviyelerinden ziyade glukokortikoid konsantrasyonundaki ani değişimden kaynaklandığı düşünülmektedir. Glukokortikoidler, Cushing sendromuna neden olabilir veya ağırlaştırabilir, bu nedenle Cushing hastalığı olan hastalarda glukokortikoidlerden kaçınılmalıdır. Hipotiroidli hastalarda sistemik kortikosteroid kullanımı göz önüne alındığında özellikle özen gösterilmeli ve sık hasta takibi gereklidir. Tirotoksik Periyodik Paraliz (TPP), hipertiroidizmli ve metilprednizolonun neden olduğu hipokalemisi olan hastalarda ortaya çıkabilir. Metilprednizolon ile tedavi edilen, özellikle hipertiroidizmi olan kas zayıflığı belirti veya semptomları gösteren hastalarda TPP’den şüphelenilmelidir. TPP'den şüpheleniliyorsa, kan potasyum seviyeleri derhal izlenmeli ve normal kan potasyum seviyelerinin düzenlenmesini sağlamak için yeterli şekilde yönetilmelidir. Metabolizma ve Beslenme Bozuklukları Metilprednizolon dahil olmak üzere kortikosteroidler kan glukozunu artırabilir, önceden var olan diyabetleri kötüleştirebilir ve uzun süreli kortikosteroid tedavisi alan hastaları diabetes mellitusa yatkın kılabilir. Diabetes mellitusu (veya ailede diyabet öyküsü) bulunan hastalarda sistemik kortikosteroid kullanımı göz önüne alındığında özel dikkat ve sıklıkla hasta takibi gerekir. Psikiyatrik Etkiler Hastalar ve/veya bakıcılar, sistemik steroidlerle potansiyel olarak ciddi psikiyatrik advers reaksiyonların ortaya çıkabileceği konusunda uyarılmalıdır. Belirtiler tipik olarak tedavi başlangıcından sonra birkaç gün veya hafta içinde ortaya çıkar. Doz seviyeleri reaksiyonun başlangıç, tip, şiddet veya sürelerinin tahmin edilmesine izin vermemesine rağmen, riskler, yüksek dozlarda / sistemik maruz kalma durumunda daha yüksek olabilir (ayrıca.5). Spesifik tedavi gerekli olabilir ancak, çoğu reaksiyon dozun azaltılmasından veya kesilmesinden sonra iyileşir. Hastalar/bakıcılar, özellikle depresif bir ruh hali veya intihar düşüncesi olduğundan şüpheleniliyorsa endişe verici psikolojik semptomlar ortaya çıkarsa tıbbi yardım almaya teşvik edilmelidir. Hastalar / bakıcılar, bu tür reaksiyonların nadiren rapor edilmesine rağmen, sistemik steroidlerin dozların alınması sırasında veya azaltılması/kesilmesinin hemen sonrasında meydana gelebilecek olası psikiyatrik bozukluklara karşı uyanık olmalıdır. Kendileri veya birinci derece akrabalarında mevcut olan veya daha önce şiddetli duygulanım bozukluğu öyküsü olan hastalarda sistemik kortikosteroid kullanılmasına özellikle dikkat edilmelidir. Bunlar, depresif veya manik-depresif hastalıkları ve önceden geçirilen steroid psikozunu içerir. Sinir Sistemi Etkileri Nöbet bozukluğu ve myastenia gravis hastalarında (Kas-İskelet Etkileri bölümünde miyopati açıklamasına bakınız) sistemik kortikosteroid kullanımı dikkate alındığında hastaların sık gözetilmesi gerektiğine özellikle dikkat edilmelidir. Tipik olarak yüksek dozlarda, uzun süreli kortikosteroid alan hastalarda, epidural lipomatoz bildirilmiştir. Oküler Etkiler Sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımıyla görme bozukluğu bildirilebilir. Hasta bulanık görme veya diğer görme bozuklukları gibi semptomlar gösterirse; hastanın, sistemik ve topikal kortikosteroidlerin kullanımından sonra bildirilen katarakt, glokom veya santral seröz koryoretinopati (SSKR) gibi nadir hastalıkları içerebilecek olası nedenlerin değerlendirilmesi için bir göz doktoruna yönlendirilmesi düşünülmelidir. Santral seröz koryoretinopati, retinanın ayrılmasına yol açabilir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın Enfeksiyon (klinik semptom ve bulguların baskılanması ile enfeksiyonların ciddiyeti ve hassasiyetinin artması dahil) Bilinmiyor Fırsatçı enfeksiyon; uyuyan tüberkülozun nüksü, Peritonit† Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor Lökositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor İlaç aşırı duyarlılığı Anafilaktik reaksiyon Anafilaktoid reaksiyon Endokrin hastalıkları Yaygın Cushingoid Bilinmiyor Hipotalamik hipofiz adrenal eksen baskılanması Neoplazmalar iyi huylu, kötü huylu ve belirtilmemiş (kistler ve polipler dahil) Bilinmiyor Kaposi sarkoması Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın Sodyum retansiyonu, sıvı retansiyonu Bilinmiyor Metabolik asidoz, Alkaloz hipokalemik; Dislipidemi; Glukoz toleransının bozulması; insülin için (veya şeker hastalarında oral hipoglisemik ajanlar için) artan gereksinimler; Lipomatoz; İştah artışı (bu, kilo artışına neden olabilir); Epidural lipomatoz. Psikiyatrik hastalıklar Yaygın Affektif bozukluk (depresif ve öforik ruh hali dahil) Bilinmiyor Psikotik bozukluk (mani, delüzyon, halüsinasyon ve şizofreni (şiddetlenmesi), psikotik davranış, affektif bozukluk (afekt labilite, psikolojik bağımlılık, intihar düşüncesi dahil), mental bozukluk, kişilik değişikliği, ruh halinin değişken olması, bilinç bulanıklığı, anormal davranış, anksiyete, uykusuzluk, iritabilite. Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor Artmış intrakranyal basınç (papilloödem ile birlikte (benign intrakranyal hipertansiyon)), nöbet, amnezi, kognitif bozukluk, sersemlik, baş ağrısı Göz hastalıkları Yaygın Katarakt Seyrek Görme bulanıklığı (ayrıca.4) Bilinmiyor Glokom, ekzoftalmi, korneanın incelmesi, skleranın incelmesi, koriyoretinopati Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor Vertigo Kardiyak hastalıklar Bilinmiyor Konjestif kalp yetmezliği (duyarlı hastalarda), miyokard infarktüsü takiben miyokardın yırtılması Vasküler hastalıklar Yaygın Hipertansiyon Bilinmiyor Hipotansiyon, arteriyel emboli, trombotik olaylar, kızarma Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor Pulmoner emboli, hıçkırıklar Gastrointestinal hastalıklar Yaygın Peptik ülser (olası peptik ülser perforasyonu ve peptik ülser hemorajisi ile birlikte) Bilinmiyor Bağırsak perforasyonu, mide kanaması, pankreatit, özofajit ülseratif, özofajit, karın şişkinliği, karın ağrısı, ishal, dispepsi, mide bulantısı Hepatobiliyer hastalıklar Bilinmiyor Karaciğer enzimlerinin artışı (örneğin, alanin aminotransferaz artışı, aspartat aminotransferaz artışı) Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın Deri atrofisi, akne Bilinmiyor Anjiyoödem, hirsutizm, peteşi, ekimoz, eritema, hiperhidroz, cilt çizgileri; döküntü, ürtiker, telenjiektazi Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın Kas zayıflığı, büyüme geriliği Bilinmiyor Patolojik fraktür, osteonekroz, kas atrofisi, nöropatik artropati, miyopati, osteoporoz, artralji, miyalji. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Bilinmiyor Menstrüasyon düzensizliği Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Bilinmiyor Skleroderma Renal Kriz* *Skleroderma Renal Kriz: Farklı alt popülasyonlar arasında Skleroderma Renal Kriz oluşumu çeşitlenir. En yüksek risk, yaygın sistemik sklerozlu hastalarda rapor edilmiştir. En düşük risk ise sınırlı skleroderma (%2) ve çocukluk çağı skleroderma (%1) hastalarında rapor edilmiştir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın İyileşme bozukluğu Bilinmiyor Periferik ödem, yorgunluk, halsizlik Geri çekilme semptomları Uzun süreli tedaviden sonra kortikosteroid dozunun çok hızlı bir şekilde azaltılması akut adrenal yetmezlik, hipotansiyon ve ölüme neden olabilir. Araştırmalar Yaygın Kandaki potasyum düzeyinde azalma Bilinmiyor Artmış intraoküler basınç, azalmış karbonhidrat toleransı, idrarda kalsiyum artışı, kan alkalin fosfataz artışı, kanda üre artışı, deri testlerine verilen reaksiyonların baskılanması * Yaralanma, zehirlenme ve yöntemsel komplikasyonlar Bilinmiyor Tendon yırtılması (özellikle aşil tendonu), spinal kompresyon kırığı * MedDRA’da tercih edilen bir terim değil † Peritonit perforasyon, obstrüksiyon veya pankreatit gibi gastrointestinal bir bozukluğun birincil belirtisi veya semptomu olabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.