PİMREVA 200 MG FİLM KAPLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Pimreva 200 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonHormon reseptörü (HR) pozitif, insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 (HER2) negatif, PIK3CA mutasyonlu ileri evre veya metastatik meme kanseri olan, kontrolsüz diyabeti olmayan, metastatik hastalık için kemoterapi almamış olan, metastatik hastalık için bir basamak endokrin tedavi alan ve sonrasında progresyon gelişen postmenopozal kadın ve erkek hastalarda fulvestrant ile kombinasyon halinde endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızEğer etkin madde alpelisibe veya PİMREVA'nın içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine alerjiniz varsa. Alerjiniz olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuzun tavsiyesini isteyiniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse, PİMREVA'yı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz:
- Eğer kanınızda şeker seviyesi yüksekse veya daha önce bu durumu yaşadıysanız ya da diyabet hastası iseniz (veya aşırı susuzluk ve ağız kuruluğu, normalden daha sık idrara çıkma ihtiyacı, normalden daha fazla miktarlarda idrar üretmek, yorgunluk, bulantı, kilo kaybıyla birlikte iştah artışı gibi artmış şeker seviyelerinin belirtileri).
- Daha önce Stevens Johnson sendromu (SJS), eritema multiforme (EM), eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) veya toksik epidermal nekroliz (TEN) yaşadıysanız (olası belirtiler arasında deri kızarıklığı, dudaklarda, gözlerde veya ağızda kabarcıklanma, deri soyulması, ateşli veya ateşsiz deri döküntüsü yer alır).
- Çeneyi etkileyen ciddi bir kemik hastalığınız varsa (çene osteonekrozu, ONJ) Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
PİMREVA ile tedaviniz öncesi ve sırasında kan testleri Doktorunuz, kan şekerinizi izlemek için PİMREVA ile tedaviden önce ve tedavi sırasında düzenli olarak kan testleri yapacaktır. Doktorunuz, bu sonuçlara dayanarak, bir anti-diyabetik ilaç reçetelemek gibi gerekli tüm işlemleri yapacaktır. Gerekirse, doktorunuz kan şekerinizin normale dönmesini sağlamak için tedavinizi geçici olarak kesmeye veya PİMREVA dozunuzu düşürmeye karar verebilir. Doktorunuz ayrıca tedaviyi kalıcı olarak durdurmaya karar verebilir.
PİMREVA ile tedaviye başlamadan önce, tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonra kan şekerinizi düzenli olarak test ettiğinizden emin olunuz.
- Doktorunuz size tam olarak ne zaman ve nerede kan testi yaptırılacağını söyleyecektir. PİMREVA ile tedavi sadece testler kanınızda doğru şeker seviyesine sahip olduğunuzu gösteriyorsa başlatılabilir. Bunun nedeni PİMREVA'nın kanınızdaki şekeri artırabilmesidir (hiperglisemi) ve bu durum ciddi olabilir ve tedavi gerektirebilir. Doktorunuz hiperglisemi geliştirip geliştirmediğinizi sadece düzenli açlık kan testlerine bakarak anlayabilir.
- Doktorunuz size tam olarak kan şekerinizi ne zaman ve nerede test edeceğinizi söyleyecektir. Bu tedavinin ilk 4 haftasında ve özellikle PİMREVA ile tedavinin ilk 2 haftasında daha sık gerekecektir. Daha sonra, kan şekeri seviyenize bağlı olarak ayda en az bir kez kan testlerine ihtiyaç duyulacaktır.
Eğer PİMREVA ile tedaviniz sırasında aşağıdakilerden biri olursa DERHAL doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz:
- Döküntü, kaşıntı, kurdeşen, nefes darlığı, nefes almada zorluk, hırıltı, öksürük, baş dönmesi, sersemlik hali, bilinç seviyelerde değişiklikler, düşük tansiyon, derinin kızarması, yüzün ve/veya boğazın şişmesi, dudaklarda, dilde veya deride mavi renk değişikliği (ciddi alerjik reaksiyonlarının olası belirtileri)
- Zor veya ağrılı solunum, öksürük, hızlı nefes alma, dudaklarda, dilde veya deride mavi renk değişikliği, hıçkırık gibi yeni veya değişen solunum problemleri (iltihabı olmayan zatürre veya zatürrenin olası belirtileri) dahil solunum problemleri
- Susuzluk hissi ve ağız kuruluğunda artış, normalden daha sık idrara çıkma veya normalden daha fazla miktarda idrar yapma, yorgunluk, kilo kaybının eşlik ettiği iştah artışı, kafa karışıklığı, mide bulantısı, kusma, nefeste meyvemsi koku, nefes almada zorluk, kuru veya kızarmış deri (hiperglisemi olarak da adlandırılan yüksek kan şekeri seviyesinin muhtemel belirtileri) ve komplikasyonları
- Döküntü, derinin kızarması, dudaklarda, gözlerde veya ağızda kabarcıklanma, deri soyulması (bazen ateş ile) (Steven Johnson Sendromu (SJS), eritema multiforme (EM), eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) yada toksik epidermal nekroz (TEN) gibi deri rahatsızlıklarının olası belirtileri)
- Diş kaybı, ağrı veya şişlik, iyileşmeyen ağız yaraları veya bir dişin gevşemesi gibi ağzı etkileyen yeni veya kötüleşen belirtiler.
- Şiddetli diyare veya şiddetli karın ağrısı ya da mukus veya kan ile dışkı gibi bağırsak enflamasyonu belirtileri (kolit).
Doktorunuz yukarıda belirtilen semptomları tedavi edebilmek için geçici olarak tedavinize ara verebilir, dozunuzu azaltabilir veya PİMREVA tedavinizi kalıcı olarak durdurabilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerDiğer tüm ilaçlarda olduğu gibi, PİMREVA ile tedavi edilen hastalar bazı yan etkiler yaşayabilir; ancak yan etkiler tüm hastalarda görülmez.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastada birden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Sıklığı bilinmeyen :Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Bazı yan etkiler ciddi olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, PİMREVA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Çok yaygın:
- Çok fazla susuzluk hissetme, ağızda kuruluk, normalden daha sık idrara çıkma veya normalden daha fazla miktarda idrar yapma, kilo kaybının eşlik ettiği iştah artışı, zihin bulanıklığı, mide bulantısı, kusma, nefeste meyvemsi koku, nefes almada zorluk, kuru veya kızarmış deri (hiperglisemi olarak da adlandırılan yüksek kan şekeri seviyesinin muhtemel belirtileri)
Doktorunuz kan şekeri seviyenizi kontrol edecektir ve PİMREVA tedavisine başlamadan önce size metformin adı verilen bir ilaç verebilir. Doktorunuz tedavi sırasında kan şekeri seviyenizi takip edecektir ve eğer Tip 2 diyabet öykünüz varsa kan şekeri seviyenizi daha sık takip edebilir.
- Ateş, öksürük, burun akıntısı, büyümüş lenf bezleri, ağrılı eklemler, döküntü, gece terlemeleri, kilo kaybı (düşük lenfosit seviyelerinin (bir tür beyaz kan hücresi) olası belirtileri)
Yaygın:
- Döküntü, kaşıntı, kurdeşen, nefes darlığı, nefes almada zorluk, hırıltı, öksürük, baş dönmesi, sersemlik hali, bilinç seviyelerde değişiklikler, düşük tansiyon, derinin kızarması, yüzün ve/veya boğazın şişmesi, dudaklarda, dilde veya deride mavi renk değişikliği (ciddi alerjik reaksiyonlarının olası belirtileri)
- Zor veya ağrılı solunum, öksürük, hızlı nefes alma, dudaklarda, dilde veya deride mavi renk değişikliği, hıçkırık (olası pnömoni semptomları veya zatürre problemleri) dahil solunum problemleri
- Normalden daha az sıklıkta idrara çıkmak veya normalden daha az miktarda idrar yapmak, bacaklarda, ayak bileklerinde ve göz çevresinde şişlik, yorgunluk, zihin karışıklığı, bulantı, nöbet, göğüs ağrısı (olası akut böbrek yetmezliği belirtileri)
- Çenede ağrı, şişlik veya uyuşukluk, çenede ağırlık hissi veya bir dişin gevşemesi (çene osteonekrozunun olası belirtileri)
- Döküntü, derinin kızarması, dudaklarda, gözlerde veya ağızda kabarcıklanma, deri soyulması (olası eritema multiforme belirtileri)
- Nefes almada zorluk, baş ağrısı, bulantı, kusma (kanda yüksek düzeyde asitle seyreden ketoasidoz denilen bir durumun olası belirtileri)
Yaygın olmayan:
- Şiddetli üst karın ağrısı (olası pankreatit belirtileri)
- Döküntü, kırmızı deri, dudaklarda, gözlerde veya ağızda kabarcıklanma, deri soyulması, ateş (Stevens Johnson sendromunun olası belirtileri)
Bilinmiyor:
- Kafa karışıklığı, ağız kuruluğu, kuru veya kızarmış cilt, bulantı, kusma, yorgunluk, sık idrara çıkma ihtiyacı, susuzluk (hiperglisemik hiperosmolar nonketotik sendromun (HHNKS) olası semptomları)
- Döküntü, ateş (eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS))
- İshal, normalden daha fazla dışkılama, dışkıda kan veya koyu renk dışkı, mide bölgenizde dışkı, ağrı veya hassasiyet (olası kolit ve bağırsak iltihabı semptomları)
- Yüzünüzün veya boğazınızın şişmesi ve nefes almada zorluk (şiddetli alerjik reaksiyon türü olan anjioödemi olası belirtileri)
- Gözde kızarıklık, göz ağrısı, ışığa duyarlılık, görüş alanınızda koyu renkli uçuşan cisimler, bulanık görme, görmede azalma, gözbebeğinin küçük olması (üveitin olası belirtileri) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer olası yan etkiler Diğer yan etkiler aşağıda listelenenleri içerir. Bu yan etkiler ağırlaşırsa, doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize bildiriniz.
Çok yaygın:
- Ağrılı idrar yapma ve sık idrara çıkma (olası idrar yolu enfeksiyonu belirtileri)
- Yorgunluk, soluk deri (düşük kan hücreleri sayısını içeren bir durum olan aneminin olası belirtileri)
- Anemi (kansızlık)
- Kendiliğinden kanama veya morarma (kanda kan pulcuğu olarak da adlandırılan düşük trombosit seviyelerinin belirtileri)
- Lenfosit (beyaz kan hücreleri) sayısında azalma
- Trombosit (kan pulcukları) sayısında azalma
- Plazma glukoz artışı
- Plazma glukoz azalması
- İştah kaybı
- Baş ağrısı
- Ağızda tuhaf tat (disguzi)
- İshal
- Mide bulantısı
- Kusma
- Ağız yaraları veya diş eti iltihabıyla seyreden ülser (stomatit)
- Karın ağrısı
- Mide bozulması, hazımsızlık (dispepsi)
- Döküntü
- Saç dökülmesi veya saç incelmesi (alopesi)
- Kaşıntı
- Kuru deri
- Yorgunluk (bitkinlik)
- Solunum yollarında veya yiyecek borusunda veya genital mukozada ağrı, kızarıklık ve şişme (mukoza iltihabı)
- Şişmiş eller, ayak bilekleri veya ayaklar (periferik ödem)
- Ateş (pireksi), yüksek ateş
- Mukozalarda (sümüksü dokularda) kuruluk
- Kilo kaybı
- Kanda kalsiyum seviyesinin azalması (hipokalsemi); bazen kramplara yol açabilir
- Kanda potasyum seviyesinin azalması; kas zayıflığı, kas spazmları ve/veya anormal kalp ritmi (hipokalemi) ile ilişkilidir
- Magnezyum azalması
- Kanda yüksek kreatinin (böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan kan testinde artış)
- Gama-glutamiltransferaz artışı (karaciğer fonksiyonlarını izlemek için kullanılan kan testinde artış)
- Alanin aminotransferaz artışı (karaciğer fonksiyonlarını izlemek için kullanılan kan testinde artış)
- Lipaz artışı (pankreas fonksiyonlarını izlemek için kullanılan kan testinde artış)
- Albümin azalması (kanda düşük albümin seviyesi)
- Baş ağrısı, baş dönmesi (yüksek tansiyonun olası belirtileri)
Yaygın:
- Dehidrasyon (vücutta sıvı kaybı)
- Uykuya dalma problemleri (uykusuzluk)
- Göz kuruluğu
- Bulanık görme
- Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
- Kolunuzun bir kısmının veya tamamının (parmaklar dahil) veya bacağınızın bir kısmının veya tamamının (ayak parmakları dahil) şişmesi, ağırlık hissi, kısıtlı hareket, rahatsızlık, cildin kalınlaşması ve tekrarlayan enfeksiyonlar (lenfödemin olası belirtileri)
- Diş ağrısı
- Dişetinde kanama, hassasiyet veya büyüme (dişeti iltihabının belirtileri)
- Çatlamış, yarılmış dudaklar (keilit)
- Dişeti ağrısı
- Eritem (kılcal damarlarda kan toplanması sonucunda derinin kızarması)
- Döküntülü deri iltihabı (dermatit)
- Karıncalanma hissi ve yanıcı ağrının (el ayak sendromu belirtileri) eşlik edebildiği, el avuçlarında ve ayak tabanlarında kızarma ve/veya şişme ve muhtemelen soyulma
- Kas spazmları
- Kas ağrısı (miyalji)
- Çene osteonekrozu (çenede kemik hasarı)
- Genele yayılmış şişme (ödem)
- Aşırı duyarlılık
- Pnömonit (zatürre, akciğer iltihabı)
- Eritema multiforme (deri ve mukozalarda çoklu döküntü)
- Akut böbrek hasarı (böbreklerin aniden düzgün çalışmayı bıraktığı durum)
- Glikolize hemoglobin artışı
Yaygın olmayan:
- Ketoasidoz (insülin eksikliğinin olduğu ve bunu kan şekeri yüksekliği (hiperglisemi), sıvı kaybı (dehidratasyon) ve kan asitlik düzeylerine artışın (asidoz) izlediği, acil müdahale gerektiren, çok ciddi bir klinik durum)
- Pankreatit (pankreas bezi iltihabı)
- Stevens-Johnson sendromu (ciddi ya da yaşamı tehdit eden deri döküntüleri ve kabartıları)
Bilinmiyor:
- Hiperglisemik hiperosmolar nonketotik sendrom (HHNKS) (diyabet hastalığına bağlı gelişen yaşamı tehdit eden durum)
- DRESS sendromu olarak bilinen şiddetli bir cilt reaksiyonu ortaya çıkabilir. DRESS'in semptomları şunlardır: döküntü, ateş, lenf düğümlerinin şişmesi ve eozinofillerin (bir çeşit beyaz kan hücresi) artışı.
- Kolit
- Anjiyoödem
- Gözde kızarıklık, göz ağrısı, ışığa duyarlılık, görüş alanınızda koyu renkli uçuşan cisimler, bulanık görme, görmede azalma, gözbebeğinin küçük olması (üveitin olası belirtileri) PİMREVA tedavisi sırasında, bazı kan testlerinin sonuçları aşağıdaki gibi anormal olabilir:
Çok yaygın:
- Aşağıdaki enzimlerin yüksek kan seviyeleri: gama glutamil transferaz, alanin aminotransferaz, lipaz
- Yüksek kan şekeri
- Kanda yüksek kreatinin (böbrek fonksiyonu göstergelerinden biri) ve/veya kalsiyum seviyesi
- Kanda düşük lenfosit, trombosit, şeker, hemoglobin ve/veya albümin seviyesi
- Aktive parsiyel tromboplastin süresinde artış (kan pıhtılaşma yeterliliğinin bir ölçümü)
Yaygın:
- Yüksek glikolize hemoglobin seviyesi (önceki 8 ila 12 hafta boyunca kan şekeri seviyesinin göstergesi olan bir parametre)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabilecek bir kadınsanız veya emziriyorsanız PİMREVA'yı kullanmamalısınız. PİMREVA, anne karnındaki çocuğa zarar verebilir. Hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Doktorunuz hamilelik veya emzirme döneminde PİMREVA almanın olası riskleri konusunda sizinle konuşacaktır.
Hamile olabilecek bir kadınsanız, doktorunuz, PİMREVA ile tedaviye başlamadan önce halihazırda hamile olma olasılığınızı ekarte edecektir. Bu hamilelik testi yapmayı içerebilir.
Hamile kalabilen kadınlar, tedavi sırasında ve PİMREVA'yı durdurduktan sonra en az 1 hafta boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Doktorunuza kullanabileceğiniz uygun yöntemleri sorunuz. PİMREVA ile tedaviye başladıktan sonra hamile kalmış olabileceğinizi düşünüyorsanız, derhal doktorunuza söyleyiniz.
Erkek hastalar, tedavi sırasında ve tedaviyi durdurduktan sonra en az 1 hafta boyunca, hamile veya hamile kalabilecek kadın partnerleriyle ilişkiye girerken prezervatif kullanmalıdır. Erkek bir hastanın partneri bu süre içinde hamile kaldığından şüpheleniyorsa, derhal bir doktora bildirmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PİMREVA'nın anne sütüne geçip geçmediği ve bebeğe zarar verip vermediği bilinmemektedir.
PİMREVA tedavisi sırasında ve son dozu takip eden 1 hafta boyunca emzirmeyiniz.
Doktorunuz hamilelik veya emzirme döneminde PİMREVA almanın olası riskleri konusunda sizinle konuşacaktır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHormon reseptörü (HR) pozitif, insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 (HER2) negatif, PIK3CA mutasyonlu ileri evre veya metastatik meme kanseri olan, kontrolsüz diyabeti olmayan, metastatik hastalık için kemoterapi almamış olan, metastatik hastalık için bir basamak endokrin tedavi alan ve sonrasında progresyon gelişen postmenopozal kadın ve erkek hastalarda fulvestrant ile kombinasyon halinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya 6.1 bölümünde listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşılık aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriFulvestrant Daha önce fulvestrant kullanan hastalardaki sınırlı veriler nedeniyle (n=39, CBYL719X2101 çalışması), bu popülasyonda etkililiğin yerleşik olduğu kabul edilmemektedir. Aşırı duyarlılık (anafilaktik reaksiyonları içeren) ile tedavi edilen hastalarda dispne, kızarma, döküntü, ateş veya taşikardi dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere semptomlarla kendini gösteren aşırı duyarlılık reaksiyonları (anafilaktik reaksiyon, anafilaktik şok ve anjiyoödemi içeren) bildirilmiştir. Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları olan hastalarda tamamen kesilmeli ve tekrar kullanılmamalıdır. Derhal uygun tedaviye başlanmalıdır. Şiddetli kutanöz reaksiyonlar ile tedavi edilen hastalarda şiddetli kutanöz reaksiyonlar bildirilmiştir. Faz III klinik çalışmada, Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve eritema multiforme (EM) sırasıyla 1 (% 0,4) ve 3 (% 1,1) hastada bildirilmiştir. ile tedavi edilen hastalarda, pazarlama sonrası deneyimde eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) bildirilmiştir. Şiddetli kutanöz reaksiyon öyküsü olan hastalarda tedavisi başlatılmamalıdır. Hastalar, şiddetli deri reaksiyonlarının belirti ve semptomları (örn. ateş prodromu, grip benzeri semptomlar, mukozal lezyonlar veya progresif deri döküntüsü) hakkında bilgilendirilmelidir. Şiddetli kutanöz reaksiyonların belirtileri veya semptomları ortaya çıkarsa, reaksiyonun etiyolojisi belirlenene kadar tedavisi kesilmelidir. Dermatoloğa danışılması önerilir. Şiddetli kutanöz reaksiyon doğrulanırsa, bir daha başlanmamak üzere kesilmelidir. Daha önce tedavisi sırasında şiddetli kutanöz reaksiyonlar yaşayan hastalarda tekrar kullanılmaya başlanmamalıdır. Şiddetli kutanöz reaksiyon doğrulanmadıysa, için Tablo 3’te tarif edildiği gibi tedaviye ara verilmesi, doz azaltılması veya tedavinin kesilmesi gerekebilir. Hiperglisemi ile tedavi edilen hastalarda şiddetli hiperglisemi,bazı durumlarda hiperglisemik hiperosmolar nonketotik sendrom (HHNKS) ya da ketoasidoz ile ilişkili, bildirilmiştir. Pazarlama sonrası deneyimde, bazı ölümle sonuçlanan ketoasidoz vakaları bildirilmiştir. Faz III klinik çalışmada, diyabetik hastalarda (12 hastanın 0’ında derece 1-2 ve 12 hastanın 10’unda derece 3-4), pre-diyabetik hastalarda (159 hastanın 43’ünde derece 1-2 ve 159 hastanın 77’sinde derece 3-4), taramada VKİ’si ≥30 olan hastalarda (74 hastanın 14’ünde derece 1-2 ve 74 hastanın 38’inde derece 3-4) veya ≥75 yaşında olan hastalarda (34 hastanın 6’sında derece 1-2 ve 34 hastanın 19’unda derece 3-4) hiperglisemi daha sık görülmüştür. Tedaviye başladıktan sonra hiperglisemi hızlı bir başlangıçla meydana gelebileceğinden, ilk 4 haftada ve özellikle tedavinin ilk 2 haftasında hastanın sık sık ve klinik durumun gerektirdiği şekilde kendi kendine izlem yapması önerilir. Tablo 6’da açlık glukoz izlemi için özel bir program önerilmektedir. Faz III klinik çalışmada diyabet öyküsü olan hastalar, tedavisi sırasında antidiyabetik tıbbi ürünlerin kullanımını yoğunlaştırmıştır. Tüm hastalar hiperglisemiyi azaltabilecek yaşam tarzı değişiklikleri (örn. diyet kısıtlamaları ve fiziksel aktivite) konusunda bilgilendirilmelidir. Tablo 6 Açlık glukoz izleme programı ile tedavi edilen tüm hastalarda açlık glukoz ve HbA1c’nin izlemi için önerilen program ile tedavi edilen diyabetik, prediyabetik, vücut kitle indeksi ≥30 olan veya 75 yaş ve üstü hastalarda açlık glukozu ve HbA1c düzeylerinin izlemi için önerilen program Tarama zamanında, tedavisine başlanmadan önce Açlık plazma glukozu (APG), HbA1c için test yapılır ve hastanın kan glukoz düzeyi optimize edilir tedavisine başlandıktan sonra Tedavi başladıktan sonraki 1,2,4,6 ve 8. haftalarda ve sonrasında aylık olarak APG izlenir. İlk 4 haftada daha sık olmak üzere ve özellikle de tedavinin ilk 2 haftasında bir sağlık profesyonelinin talimatları doğrultusunda açlık glukozu izlenir/özizlenir*. Tedavinin ilk 2 haftasında açlık glukozu haftada en az iki kez veya glukoz değerlerine göre klinik durumun gerektirdiği şekilde daha sık izlenir/özizlenir. Daha sonra bir sağlık profesyonelinin talimatlarına göre hiperglisemiyi yönetmek için açlık glukozu gerekli sıklıkla izlenmeye devam edilir*. HbA1c, 4 haftalık tedaviden sonra ve daha sonra her 3 ayda bir izlenmelidir. tedavisine başlandıktan sonra hiperglisemi ortaya çıkarsa Açlık glukozu lokal tedavi standardına göre ve en azından açlık glukozu normal seviyelere düşene kadar düzenli olarak izlenir. Antidiyabetik ilaçlarla tedavi sırasında, açlık glukozu 8 hafta boyunca haftada en az bir kez, ardından 2 haftada bir takip edilmeye devam edilir ve açlık glukozu, hipergliseminin tedavisi konusunda uzmanlığı olan bir sağlık profesyonelinin talimatlarına göre izlenir. *Tüm glukoz izlemeleri, hekimin takdirinde klinik durumun gerektirdiği şekilde gerçekleştirilmelidir. Hastalara hiperglisemi belirtileri ve semptomları konusunda bilgi verilmelidir (örn. aşırı susama, normalden daha sık idrara çıkma veya normalden daha fazla idrar, kilo kaybı birlikte iştah artışı). Hiperglisemili 191 hastanın %86,9’u antidiyabetik ilaçla tedavi edilmiştir ve %75,9’u metforminin tek ajan olarak veya diğer antidiyabetik ilaçlar (örn. insülin, dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörleri, SGLT2 inhibitörleri ve sülfonilüreler) ile kombine kullanıldığını bildirmiştir. 154 hastada, oral antidiyabetik ilaç tedavisi kullanılmıştır. Bu 154 hastadan, 17’si (%11,0) hiperglisemiye bağlı olarak çalışma tedavisini bırakmıştır. 56 hastada eşlik eden insülin ilacı kullanılmıştır; bunlar arasında 13 hastada (%23,2) hiperglisemiye bağlı olarak çalışma tedavisi kesilmiştir. Derece ≥2 hiperglisemisi olan 164 hastadan 157’sinde en az 1 derece iyileşme mevcuttur. İlk olaydan itibaren geçen medyan iyileşme süresi 8 gündür (% 95 GA: 8 ila 10 gün). bıraktıktan sonra fulvestrant tedavisine devam eden yüksek APG’li hastaların (n = 61) %93,4’ünde (n = 57) APG seviyeleri başlangıç seviyesine (normal) geri dönmüştür. Tip 1 ve kontrolsüz Tip 2 diyabetli hastalarda güvenliliği belirlenmemiştir çünkü bu hastalar faz III klinik çalışmaya dahil edilmemiştir. Tip 2 diyabet öyküsü olan hastalar dahil edilmiştir. Diyabet öyküsü olan hastalarda yoğun diyabetik tedavi gerekebilir ve bu hastalar yakından izlenmelidir. fulvestrant ile kombinasyon tedavisine başlamadan önce, hastanın hiperglisemi için risk faktörlerine, gastrointestinal tolerabilitesine ve klinik durumuna bağlı olarak metformin ile premedikasyonunu düşünebilirsiniz. METALLICA çalışmasında, başlanmasından 7 gün önce başlayan metformin kullanımının hiperglisemi olaylarının insidansını ve şiddetini azalttığı, ancak bulantı, kusma ve diyare advers reaksiyonlarının insidansını ve şiddetini artırdığı görülmüştür. Hipergliseminin şiddetine bağlı olarak, için, Tablo 2’de tarif edildiği gibi tedaviye ara verme, doz azaltımı veya tedavinin kesilmesini gerekebilir. Pnömonit Klinik çalışmalarda ile tedavi edilen hastalarda ciddi pnömonit ve akut interstisyel akciğer hastalığı vakaları dahil olmak üzere pnömonit vakaları bildirilmiştir. Hastalar, yeni veya kötüleşen solunum yolu semptomlarını derhal bildirmeleri konusunda bilgilendirilmelidir. Yeni veya kötüleşen solunum yolu semptomları olan veya pnömonit geliştiğinden şüphelenilen hastalarda tedavisi derhal kesilmeli ve hasta pnömonit açısından değerlendirilmelidir. Hipoksi, öksürük, dispne veya radyolojik muayenede interstisyel infiltrasyonlar gibi spesifik olmayan solunum bulguları ve semptomları olan ve uygun incelemeler ile enfeksiyöz, neoplastik nedenlerin ve diğer nedenlerin dışlandığı hastalarda enfeksiyöz olmayan pnömonit tanısı düşünülmelidir. Pnömoniti doğrulanan tüm hastalarda bir daha başlanmamak üzere kesilmelidir. İshal veya kolit Diyare veya karın ağrısı ve dışkıda mukus veya kan gibi kolitin diğer semptomları için hastalar izlenmelidir. ile tedavi sırasında şiddetli ishal ve klinik sonuçları, dehidratasyon ve akut böbrek hasarı olan vakalar bildirilmiştir ve uygun müdahale ile giderilmiştir. Hastaların %59,9’unda (n=170) tedavisi sırasında ishal görülmüştür. Hastaların %7,4’ünde (n = 21) derece 3 ishal meydana gelmiştir ve derece 4 ishal raporlanmamıştır. Derece 2 veya 3 ishal (n = 79) olan hastalarda olay başlangıcına kadar geçen medyan süre 54 gündür (aralık: 1 ila 1731 gün). İshal nedeniyle hastaların %6,3’ünde dozunun azaltılması gerekmiştir ve hastaların %2,8’inde tedavisi bir daha başlanmamak üzere kesilmiştir. İshal geçiren 170 hastada, semptom kontrolü için %65,3 oranında antidiyare ilaçları (örn., loperamid) gerekmiştir. İshalin veya kolitin ciddiyetine bağlı olarak, için Tablo 4’te tarif edildiği gibi doza ara verilmesi, dozun azaltılması veya kesilmesi gerekebilir. Hastalar, alırken ishal veya kolitin diğer semptomları meydana gelirse antidiyare tedavisine başlaması, oral sıvıları arttırması ve doktoruna bildirmesi konusunda bilgilendirilmelidir. Kolit görülmesi halinde, steroid gibi ilave tedaviler klinik durum gerektirdiği sürece düşünülebilir. Çene Osteonekrozu ve bifosfonatlar veya RANK-ligand inhibitörleri (örn., denosumab) aynı anda veya arka arkaya kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Bifosfonatlar veya denosumab ile önceki veya eşzamanlı tedaviden kaynaklanan çene osteonekrozu tedavisi devam eden hastalarda başlatılmamalıdır. Hastalar, tedavisi sırasında yeni veya kötüleşen oral semptomları (diş hareketliliği, ağrı ve şişlik, iyileşmeyen ağız yaraları veya akıntı gibi) derhal bildirilmeleri konusunda bilgilendirilmelidir. ile tedavi sırasında çene osteonekrozu gelişen hastalarda, standart tıbbi tedavi başlatılmalıdır. Semptomatik viseral hastalık Semptomatik viseral hastalığa sahip hastalarda bu tıbbi ürünün etkililiği ve güvenliliği çalışılmamıştır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En yaygın advers reaksiyonlar (kombine mutant ve mutant olmayan çalışma popülasyonunda >%20 sıklıkla bildirilmiştir) plazma glukoz artışı (%79,2), kreatinin artışı (%68,0), ishal (%59,9), lenfosit sayısı azalması (%55,6), gama-glutamiltransferaz artışı (%54,2), döküntü (%52,1), bulantı (%46,8), anemi (%45,4), alanin aminotransferaz artışı (%45,1), yorgunluk (%44,0), lipaz artışı (%43,3), iştah azalması (%37,0), stomatit (%30,6), kusma (%29,6), kilo kaybı (%28,2), hipokalsemi (%27,8), plazma glukozu azalması (%27,5), aktive parsiyel tromboplastin süresi (aPTT) uzaması (%23,9) ve alopesi (%20,4) olmuştur. En yaygın derece 3 veya 4 advers reaksiyonlar (≥%2 sıklıkla bildirilmiştir) plazma glukoz artışı (%39,4), döküntü (%19,4), gama-glutamiltransferaz artışı (%12,3), lenfosit sayısında azalma (%9,9), ishal (%7,4), lipaz artışı (%7,0), hipokalemi (%6,7), kilo azalması (%6,0), yorgunluk (%5,6), anemi (%5,3), hipertansiyon (%5,3), alanin aminotransferaz artışı (%4,6), kreatinin artışı (%3,2), bulantı (%2,8), çene osteonekrozu (%2,8), stomatit (%2,5), hipokalsemi (%2,1), akut böbrek hasarı (%2,1) ve mukozal enflamasyon (%2,1) olmuştur. Tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın advers reaksiyonlar hiperglisemi (%6,3), döküntü (%4,2), ishal (%2,8) ve yorgunluktur (%2,5). Her bir sıklık grubunda, advers ilaç reaksiyonları azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Ek olarak, her advers ilaç reaksiyonu için karşılık gelen sıklık kategorisi, aşağıdaki sisteme dayanmaktadır: Tablo 7 Faz III klinik çalışmada gözlenen ve pazarlama sonrası tecrübe edilen advers reaksiyonlar Advers ilaç reaksiyonu Sıklık Herhangi bir derece 3 ya da 4 Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar İdrar yolu enfeksiyonu Çok yaygın * Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Anemi Çok yaygın * Lenfosit sayısında azalma Çok yaygın Trombosit sayısında azalma Çok yaygın * Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Yaygın * Metabolizma ve beslenme hastalıkları Plazma glukoz artışı Çok yaygın Plazma glukoz azalması Çok yaygın İştah azalması Çok yaygın * Hipokalemi Çok yaygın Hipokalsemi Çok yaygın Magnezyum azalması Çok yaygın * Dehidrasyon Yaygın * Ketoasidoz Yaygın Hiperglisemik hiperosmolar nonketotik sendrom (HHNKS)# Bilinmiyor Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk Yaygın 22 Sinir sistemi bozuklukları Baş ağrısı Çok yaygın * Disguzi Çok yaygın * Göz hastalıkları Bulanık görme Yaygın * Kuru göz Yaygın 10 Üveit Bilinmiyor Vasküler hastalıkları Hipertansiyon Çok yaygın Lenfödem Yaygın 17 Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Pnömonit Yaygın * Gastrointestinal hastalıkları İshal Çok yaygın * Mide bulantısı Çok yaygın * Stomatit Çok yaygın * Kusma Çok yaygın * Karın ağrısı Çok yaygın * Hazımsızlık Çok yaygın 33 Diş ağrısı Yaygın * Dişeti iltihabı Yaygın * Dişeti ağrısı Yaygın 11 Keilit Yaygın 8 Pankreatit Yaygın olmayan Kolit# Bilinmiyor Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Çok yaygın * Alopesi Çok yaygın 58 Kaşıntı Çok yaygın * Kuru cilt Çok yaygın * Eritem Yaygın Dermatit Yaygın * Palmar-plantareritrodisestezi sendromu Yaygın 5 Eritema multiforme Yaygın * Stevens-Johnson sendromu Yaygın olmayan * Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS)# Bilinmiyor Anjiyoödem# Bilinmiyor Kas-iskelet, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Kas spazmları Yaygın 23 Kas ağrısı Yaygın * Çene osteonekrozu Yaygın * Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Akut böbrek hasarı Yaygın Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin durumlar Yorgunluk Çok yaygın * Mukozal enflamasyon Çok yaygın * Periferik ödem Çok yaygın 48 Yüksek ateş Çok yaygın Mukozal kuruluk Çok yaygın Ödem Yaygın 20 İncelemeler Kilo kaybı Çok yaygın * Kan kreatinin artışı Çok yaygın * Gama-glutamiltransferaz artışı Çok yaygın Alanin aminotransferaz artışı Çok yaygın * Lipaz artışı Çok yaygın Aktive parsiyel tromboplastin süresi (aPTT) uzaması Çok yaygın * Albümin azalması Çok yaygın * Glikozile hemoglobin artışı Yaygın 9 * Derece 4 advers ilaç reaksiyonu gözlenmemiştir # Pazarlama sonrası deneyim sırasında bildirilen advers reaksiyonlar. Bunlar, tıbbi ürüne maruziyet ile sıklık veya nedensellik ilişkisi kurmanın her zaman mümkün olmadığı spontan raporlardan elde edilmiştir. 1. İdrar yolu enfeksiyonu: ayrıca tek bir ürosepsis vakasını da içerir 2. Hipersensitivite: ayrıca alerjik dermatiti de içerir 3. Ketoasidoz: ayrıca diyabetik ketoasidozu da içerir 4. Disguzi: ayrıca aguzi, hipoguziyi de içerir 5. Pnömonit: ayrıca interstisyel akciğer hastalığını da içerir 6. Stomatit: ayrıca aftöz ülser ve ağız ülserini de içerir 7. Döküntü: ayrıca makulopapüler döküntü, maküler döküntü, yaygın döküntü, papüler döküntü, kaşıntılı döküntüyü de içerir 8. Kuru deri: ayrıca deri çatlakları, kseroz, kserodermayı da içerir 9. Eritem: ayrıca yaygın eritemi de içerir 10. Dermatit: ayrıca dermatit akneiformu da içerir 11. Yorgunluk: asteniyi de içerir 12. Mukozal kuruluk: ayrıca ağız kuruluğu, vulvovajinal kuruluğu da içerir 13. Ödem: ayrıca yüz şişmesi, yüz ödemi, göz kapağı ödemini de içerir Seçilen advers reaksiyonların tanımı Hiperglisemi 191 (%67,3) hastada hiperglisemi bildirilmiştir; derece 2 (APG 160-250 mg/dl), 3 (APG> 250500 mg/dl) ve 4 (APG> 500 mg/dl) olaylar sırasıyla hastaların %15,8, %34,5 ve %4,6’sında rapor edilmiştir. Başlangıç APG ve HbA1c değerlerine dayanarak, hastaların %56’sı prediyabetik (APG> 100-125 mg/dl ve/veya HbA1c %5,7-6,4) ve %4,2’si diyabetik (APG ≥126 mg/dl ve/veya HbA1c ≥%6,5) kabul edilmiştir. Başlangıçta diyabetik olan hastaların %75,5’inde alpelisib ile tedavi edildiğinde hiperglisemi (herhangi bir derece) görülmüştür. ≥2 derece hiperglisemi (APG >160 mg/dl) olan tüm hastalar arasında, olayın ilk ortaya çıkma süresi medyan 15 gün olmuştur (aralık: 5 gün ila 1458 gün) (laboratuvar bulgularına göre). Derece 2 hiperglisemi medyan süresi 10 gün olmuştur (%95 GA: 8 ila 13 gün). Derece 2 hiperglisemisi olan hastalarda, medyan iyileşme süresi (ilk olaydan en az bir derece) 8 gün olmuştur (%95 GA: 8 ila 10 gün). bıraktıktan sonra fulvestrant kullanmaya devam eden hastaların %93,4’ünde APG seviyeleri başlangıç seviyesine (normal) dönmüştür. Hiperglisemi, antidiyabetik tıbbi ürünlerle tedavi edilmiştir Hiperglisemi Advers Reaksiyonları için Metformin Premedikasyonu Metformin premedikasyonu ve artı endokrin tedavisinin güvenliliği, PIK3CA mutasyonu/mutasyonları taşıyan HR-pozitif, HER2-negatif ileri evre meme kanseri olan 68 hastadaki tek kollu, iki kohortlu bir çalışma olan METALLICA’da (NCT04300790) değerlendirilmiştir. Hastaların çoğunluğu (%93) çalışma sırasında endokrin tedavisi olarak fulvestrant almıştır. Kohort A’ya glisemik durumu normal olan hastalar (FPG < 100 mg/dl ve HbA1c < %5.7) ve Kohort B’ye glisemik durumu bozuk olan hastalar (FPG 100-140 mg/dL veya HbA1c %5.7-%6.4) dahil edilmiştir. Metformin, ile tedaviden 7 gün önce başlatılarak uygulanmıştır. Metformin 1. günden 3. güne kadar günde iki kez 500 mg oral olarak uygulanmış ve daha sonra tolerabiliteye bağlı olarak günde iki kez 1000 mg’a kadar artırılmıştır. Hiperglisemi advers reaksiyonları Kohort A ve Kohort B’de sırasıyla %33 ve %70 (hasta) oranında görülmüştür. Derece 3-4 hiperglisemi Kohort A’daki hastaların %2.1’inde ve Kohort B’deki hastaların %15’inde meydana gelmiştir. Bulantı, kusma ve Derece 3 diyare dahil diyare advers reaksiyonlarının insidansı metformin premedikasyonu ile artmaktadır. METALLICA çalışmasında hastaların %22’sinde ciddi advers reaksiyonlar meydana gelmiş ve ≥ %2 ciddi advers reaksiyonlar arasında diyare (%3), döküntü (%3) ve kusma (%3) yer almıştır. En yaygın Derece 3-4 advers reaksiyonlar döküntü (%16), diyare (%13) ve hiperglisemi (%6) olmuştur. METALLICA çalışmasında advers reaksiyonlar nedeniyle bir daha başlanmamak üzere durdurulması hastaların %19’unda görülmüştür ve advers reaksiyonlar nedeniyle için doz değişikliği yapılması veya ilacın durdurulması, %28’i doz azaltımı olmak üzere hastaların %56’sında meydana gelmiştir. METALLICA çalışmasında en sık görülen advers reaksiyonlar; diyare (%68), bulantı (%68), yorgunluk (%46), hiperglisemi (%44), döküntü (%38) ve kusma (%34) olmuştur. Döküntü 154 hastada (%54,2) döküntü olayları (makulopapüler, maküler, jeneralize, papüler ve kaşıntılı döküntü, dermatit ve dermatit akneiform dahil) bildirilmiştir. Döküntü ağırlıklı olarak hafif veya orta şiddetli olmuş (derece 1 veya 2) ve tedaviye yanıt vermiştir ve bazı durumlarda döküntüye kaşıntı ve kuru cilt eşlik etmiştir. Hastaların sırasıyla %13,7 ve %20,1’inde maksimum derece 2 ve 3 döküntü olayı bildirilmiş olup başlangıca kadar geçen medyan süre 12 gündür (Aralık:2 gün ila 220 gün). Antihistaminikler de dahil olmak üzere profilaktik döküntü tedavisi alan hastalar arasında döküntü genel popülasyona göre daha az bildirilmiştir; tüm dereceler için %25,8’e karşı %54,2, derece 3 için %11,2’ye karşı %20,1 ve kalıcı olarak kesilmesine yol açan döküntü için %3,4’e karşı %4,2. Buna göre, antihistaminikler, ile tedavinin başlaması sırasında profilaktik olarak başlatılabilir. Gastrointestinal toksisite (bulantı, ishal, kusma) Hastaların sırasıyla %59,9, %46,8 ve %29,6’sında ishal, bulantı ve kusma bildirilmiştir. Hastaların sırasıyla %20,4 ve %7,4’ünde derece 2 ve 3 ishal olayları bildirilmiş olup derece ≥2 ishal başlangıcına kadar medyan süre ortalama 54 gündür (aralık: 1 gün ila 1731 gün). ile tedavi sırasında şiddetli ishal ve dehidrasyon ve akut böbrek hasarı gibi klinik sonuçlar bildirilmiştir ve uygun müdahale ile bunlar gideri.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.