PERJETA 420 MG/14 ML KONSANTRE İNFÜZYON ÇÖZELTİSİ
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Perjeta 420 mg/14 mL ne için kullanılır?
KT 1Pertuzumab, Çin Hamster Yumurtalık hücrelerinden üretilmiştir.
PERJETA, aşağıdaki durumlarda meme kanseri olan yetişkin kişileri tedavi etmek için kullanılır:
- Meme kanserinin “HER2 pozitif” formunda olduğu belirlenmelidir - bu durum doktorunuz tarafından test edilecektir.
Kanser vücudun diğer organ ve kısımlarına yayılmışsa (metastatik hastalık) ve bunun için daha önce antikanser ilaçları (kemoterapi) veya HER2'ye bağlanan diğer ilaçlar ile tedavi edilmediyse ve ek olarak daha önceki tedavinin ardından kanser memede nüks etmişse.
Kanser vücudun diğer organlarına yayılmamışsa ve cerrahi müdahale gerçekleşmeden önce verilen tedavi (cerrahi müdahale gerçekleşmeden önceki tedaviye neoadjuvan tedavi denir) İleri evre (metastatik) meme kanseri için, PERJETA ile birlikte, trastuzumab ve bir kemoterapi ilacı olan dosetaksel kullanacaksınız. Bu ilaçlarla ilgili bilgiler bu ilaçların kullanma talimatlarında yer almaktadır. Doktorunuzdan veya hemşirenizden sizi bu ilaçlarla ilgili olarak bilgilendirmesini isteyiniz.
PERJETA, “monoklonal antikor” olarak adlandırılan ve vücudunuzdaki belirli hedeflere ve kanser hücrelerine bağlanan bir ilaç türüdür.
PERJETA, “insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2” (HER2) olarak adlandırılan bir hedefi tanır ve bağlanır. HER2, bazı kanser hücrelerinin yüzeyinde yüksek miktarlarda bulunur ve bu hücrelerin büyümesini tetikler. PERJETA HER2 kanser hücrelerine bağlandığında kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabilir veya durdurabilir ya da bu hücreleri öldürebilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızPertuzumaba veya bu ilacın diğer bileşenlerinden herhangi birine alerjiniz varsa.
PERJETA'ya maruz kalmak embriyo-fetal ölüme ve doğum kusurlarına yol açabilme riskleri taşıdığından, etkili kontrasepsiyon yoksa kullanmayınız.
Emin değilseniz, PERJETA kullanmadan önce doktorunuzla veya hemşirenizle konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda, PERJETA kullanmadan önce doktorunuzla veya hemşirenizle görüşünüz:
Kalp sorunları (örneğin: kalp yetmezliği, ciddi kalp ritmi düzensizliği için tedavi, kontrol edilemeyen yüksek kan basıncı, yakın tarihli kalp krizi) yaşadıysanız; doktorunuz kalbinizin düzgün şekilde çalışıp çalışmadığını görmek için testler yapacaktır.
Önceki trastuzumab tedavisi sırasında kalp sorunları yaşadıysanız.
Daha önce antrasiklin sınıfından bir kemoterapi ilacı (örneğin: doksorubisin veya epirubisin) kullandıysanız; bu ilaçlar kalp kasına zarar verebilir ve PERJETA ile kalp sorunlarına ilişkin riski artırabilir.
Yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse veya bu konuda emin değilseniz PERJETA kullanmadan önce doktorunuzla veya hemşirenizle görüşünüz.
İnfüzyon reaksiyonları İnfüzyon reaksiyonları, alerjik veya anafilaktik reaksiyonlar (daha şiddetli alerjik) görülebilir.
Doktorunuz veya hemşireniz, infüzyonunuz sırasında ve sonrasındaki 30 ila 60 dakika boyunca yan etkileri kontrol edecektir. Eğer herhangi bir ciddi reaksiyon yaşarsanız doktorunuz PERJETA tedavinizi durdurabilir. Çok nadir olarak, PERJETA infüzyonu sırasında görülen anafilaktik reaksiyonlara bağlı olarak hasta ölümleri olmuştur. İnfüzyon ve sonrasında dikkat etmeniz gereken infüzyon reaksiyonları konusunda daha ayrıntılı bilgi için bkz. Bölüm 4. Olası yan etkiler nelerdir?
Kalp problemleri PERJETA ile tedavi kalbi etkileyebilir. Bu nedenle, kalp işleviniz PERJETA ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında kontrol edilecektir. Dikkat etmeniz gereken kalp sorunu belirtileri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Bölüm 4. Olası yan etkiler nelerdir?
Febril nötropeni (ateş ile beraber beyaz kan hücrelerinin sayısının düşmesi) PERJETA diğer kanser tedavileri (trastuzumab ve dosetaksel) ile beraber verildiğinde beyaz kan hücrelerinin sayısı düşebilir ve ateş (yüksek vücut ısısı) oluşabilir. Eğer sindirim kanalınızda iltihap varsa (örneğin: ağız yaraları veya ishal) siz bu yan etkinin görülmesine daha yatkın olabilirsiniz.
İshal PERJETA tedavisi sırasında şiddetli ishal görülebilir. 65 yaş üzerindeki hastalarda 65 yaş altındaki hastalara göre ishal görülme riski daha fazladır. İshal, vücudun normalden daha sulu dışkı üretmesi durumudur. Kanser tedaviniz sırasında şiddetli ishal yaşarsanız, doktorunuz bu duruma karşı tedaviye başlayabilir veya ishaliniz kontrol altına alınana kadar PERJETA tedavinizi kesebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Biyoteknolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari adı ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi PERJETA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, PERJETA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Çok şiddetli ve devam eden ishal (günde 7 veya daha fazla kere dışkılama).
Beyaz kan hücrelerinin sayısında ya da miktarında azalma (kan testinde görülür).
İnfüzyon reaksiyonu bulguları. Bunlar, mide bulantısı, ateş, ürperme, yorgunluk hissi, baş ağrısı, iştah kaybı, eklem ve kas ağrıları ve sıcak basmasını içeren orta veya daha şiddetli bulgular olabilir.
Alerjik ve anaflaktik (alerjik daha şiddetli) reaksiyon bulguları. Bunlar yüzünüzün ve boğazınızın şişmesini ve solunum güçlüğünü kapsayabilir. Çok nadir olarak, PERJETA infüzyonu sırasında görülen anafilaktik reaksiyonlara bağlı olarak hasta ölümleri olmuştur.
Kalp sorunu bulguları (kalp yetmezliği). Bunlar öksürme, nefes darlığı ve bacak veya kollarda şişkinliği (sıvı tutulması) kapsayabilir.
Tümör lizis sendromu (kanser hücreleri hızla öldüğünde ortaya çıkabilecek bir durum; kan testlerinde görülecek şekilde mineral ve metabolitlerin kan düzeylerinde değişikliklere neden olur). Belirtiler, böbrek problemleri (halsizlik, nefes darlığı, yorgunluk ve kafa karışıklığı), kalp problemleri (daha hızlı veya daha yavaş kalp atışı ile kalpte çarpıntı), nöbet, kusma ya da ishal ve ağızda, ellerde veya ayaklarda karıncalanmayı içerir.
PERJETA'ya maruz kalmak embriyo-fetal ölüme ve doğum kusurlarına neden olabileceği için, hastalar, bu riske maruz kalabilecek kişiler etkili kontrasepsiyon kullanmıyorsa, tedavi durdurulmalı veya önlem alınmalıdır.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin PERJETA'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
- Çok yaygın
- Yaygın
Yaygın olmayan : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir. : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor : 1.000 hastanın birinden az, 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir. : 10.000 hastanın birinden az görülebilir. : Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Çok yaygın
- İshal
- Kusma
- Bulantı
- Karın ağrısı
- Saç dökülmesi
- Hasta hissetme veya yorgun olma, bitkinlik
- Döküntü
- Sindirim yolu iltihaplanması (örneğin: ağız yarası) Kırmızı kan hücresi sayısında azalma; kan testinde görülür Eklem veya kas ağrısı, kas zayıflığı, kol ve bacaklarda ağrı Kabızlık
- İştah azalması
- Tat kaybı veya tat alma duyusunda değişiklik
- Ateş
- Vücudun çok fazla su tutması nedeniyle bileklerin veya vücudun diğer kısımlarının şişmesi Uyuyamama
- Sıcak basması
- Temel olarak ayakları ve bacakları etkileyen zayıflık, uyuşukluk, karıncalanma veya batma hissi
- Baş ağrısı
- Burun kanaması
- Öksürük
- Mide yanması
- Kuru, kaşıntılı ya da akneli cilt
- Tırnak sorunları
- Boğaz ağrısı, burunda kızarıklık, ağrı veya akıntı, grip benzeri belirtiler ve ateş Fazla terleme
- Bir tür beyaz kan hücresi (nötrofil) seviyesinin tehlikeli derecede düşüşüne bağlı ateş Ağrı (kemik, boyun, göğüs, karın ağrısı)
- Nefes darlığı
- Baş dönmesi
- İnfüzyon reaksiyonları
- Artmış gözyaşı salgılanması
- Yaygın
- Ellerde ya da ayaklarda uyuşukluk, karıncalanma ya da sızlama hissi, keskin dürtme, zonklama, donma ya da yanma ağrısı, ağrı yapmayacak şekilde hafif dokunuşlarda ağrı hissetme, sıcak veya soğuk değişikliklerinde daha az hissetme, denge ve koordinasyon bozukluğu
- Tırnak ve derinin birleştiği noktadaki tırnak yatağının iltihaplanması Kulak, burun veya boğaz enfeksiyonu
- Kalbin sol ventrikülünün işlevinin belirtili veya belirtisiz bozukluğu Üst solunum yolu enfeksiyonu
- Aşırı duyarlılık
- İlaç aşırı duyarlılığı
- Ödem
- Üşüme
- Yaygın olmayan
- Kuru öksürük veya nefes darlığı gibi göğüs şikayetleri (interstiyal akciğer hastalığının (akciğerlerdeki hava keselerinin etrafındaki dokuların hasar görmesi durumu) olası belirtileri)
- Akciğer etrafında solunum güçlüğüne yol açacak şekilde sıvı birikmesi Konjestif kalp yetmezliği
- Anaflaktik reaksiyon
- Seyrek
- Sitokin salıverilme sendromu (Sitokinin (bir tür protein) bağışıklık hücrelerinden kan dolaşımına yüksek miktarda ve hızlı bir şekilde salınması ile oluşan hayatı tehdit eden bir durum)
- Tümör lizis sendromu
Bunlar PERJETA'nın hafif yan etkileridir.
PERJETA ile tedavi kesildikten sonra yukarıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, derhal doktorunuza danışmalı ve daha önce PERJETA ile tedavi edildiğinizi doktorunuza bildirmelisiniz.
Yaşadığınız bazı yan etkiler meme kanserinizden kaynaklanıyor olabilir. Size PERJETA, trastuzumab ve dosetaksel ile aynı zamanda veriliyorsa bazı yan etkiler bu ilaçlardan da kaynaklanıyor olabilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PERJETA gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Gebeyseniz veya gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız veya çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız tedaviye başlamadan önce bunu doktorunuza veya hemşirenize bildirmek zorundasınız. Sizi gebelik sırasında PERJETA kullanımının siz ve bebeğiniz açısından faydaları ve riskleri konusunda bilgilendireceklerdir.
PERJETA tedavi sırasında veya tedaviyi bıraktıktan sonraki 6 ay içinde gebe kalırsanız doktorunuzu derhal bilgilendiriniz.
PERJETA doğmamış çocuğunuza zarar verebilir. PERJETA tedavisi sırasında ve tedaviyi durdurduktan sonraki 6 ay süreyle etkili doğum kontrol yöntemleri kullanmalısınız. Sizin için en uygun doğum kontrol yöntemi konusunda doktorunuza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İnsan immunoglobulin G (bir çeşit antikor) olan pertuzumabın emilimi ile bebeğe zarar potansiyeli bilinmemektedir. Bebeğin emzirilmesinin faydası ile anneye yönelik PERJETA tedavisinin faydaları dikkate alınarak emzirmenin veya tedavinin kesilmesi konusunda doktorunuz bir karar verecektir.
Emziriyorsanız tedaviye başlamadan önce bunu doktorunuza veya hemşirenize bildirmek zorundasınız.
PERJETA ile tedavi sırasında veya tedavi sonrasında emzirip emziremeyeceğinizi doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerPERJETA uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonNeoadjuvan erken evre meme kanseri: trastuzumab ve kemoterapi ile kombine olarak HER2-pozitif, lokal ilerlemiş, enflamatuvar ya da lokal ileri evre meme kanseri (T3-4 ve/veya Nod pozitif) olan hastaların neoadjuvan tedavisinde endikedir. Neoadjuvan tedavisi 4 kürle sınırlıdır. Metastatik meme kanseri: daha önce metastatik hastalığı için sistemik kemoterapi veya trastuzumab tedavisi almamış, ECOG performans skoru 0-1 olan, HER-2/neu pozitif olan metastatik meme kanserinde ilk seri tedavide trastuzumab ve dosetaksel kemoterapisi ile kombine olarak progresyona kadar kullanımı endikedir. tedavisi alırken progresyon gösteren hastalarda bir daha monoterapi veya kombinasyon tedavisinin bir parçası olarak devam edilemez. Adjuvan veya neoadjuvan trastuzumab kullanmış hastalarda trastuzumab tedavisinin tamamlanmasından sonraki ilk 12 ay içinde veya tedavi sırasında gelişen hastalık nüksü veya progresyonunda kullanılamaz. Adjuvan veya neoadjuvan trastuzumab tedavisinin tamamlanmasından sonraki 12 aydan sonra gelişen hastalık nüksü veya progresyonunda trastuzumab ve dosetaksel kemoterapisi ile kombine olarak progresyona kadar kullanımı endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPertuzumaba veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriEmbriyo-fetal ölüm: maruz kalmak embriyo-fetal ölüme ve doğum kusurlarına neden olabileceği için, hastalar, tedavisi alırken ve son dozundan sonra 6 ay süresince etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Etkili kontrasepsiyon kullanmıyorsa, tedavi durdurulmalı veya önlem alınmalıdır. Sol ventrikül disfonksiyonu (konjestif kalp yetmezliği dahil): dahil olmak üzere, HER2 aktivitesini bloke eden tıbbi ürünlerle ilgili olarak LVEF’de düşüş bildirilmiştir. Semptomatik sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu (LVD) insidansı, trastuzumab ve kemoterapi ile birlikte kullanıldığı hastalarda, trastuzumab ve kemoterapi ile tedavi edilen hastalara göre daha yüksektir. Daha önce antrasiklin veya göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış hastalarda LVEF düşüşü riski daha yüksek olabilir. Adjuvan tedavide semptomatik kalp yetmezliği gelişen olguların çoğu antrasiklin bazlı tedavi alan hastalarda bildirilmiştir. Tedavi öncesi LVEF değeri <%50; geçmiş konjestif kalp yetmezliği (KKY) hikayesi; önceki trastuzumab adjuvan tedavisinde LVEF değerinin <%50’ye düşmesi; veya kontrol edilemeyen hipertansiyon, yakın tarihli miyokard enfarktüsü, tedavi gerektiren ciddi kardiyak aritmi gibi sol ventrikül fonksiyonunu etkileyebilecek rahatsızlıklar veya önceden kümülatif >360 mg/m2 doksorubisine veya eşdeğeri antrasiklin maruziyeti olan hastalarda incelenmemiştir. LVEF düzeyinin normal limitler dahilinde olduğundan emin olmak için, LVEF düzeyi, kullanımına başlamadan önce ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla (örneğin; neoadjuvan tedavisi sırasında bir kez ve metastatik durumda adjuvan tedavide her 12 haftada bir) değerlendirilir. LVEF iyileşme göstermezse ve belirtildiği gibi daha da düşerse ya da sonraki değerlendirmelerde daha fazla düşerse, söz konusu hasta için faydalar risklerden ağır basmadığı takdirde ve trastuzumabın kesilmesi kesinlikle düşünülmelidir. bir antrasiklin ile birlikte kullanılmadan önce her hastada kardiyak risk dikkatle değerlendirilmeli ve hastanın medikal ihtiyacı karşısında dengelenmelidir. HER2-hedefli ajanlar ve antrasiklinlerin farmakolojik etkilerine dayanılarak, ve antrasiklinlerin ardışık kullanımı ile karşılaştırıldığında bu ajanların eşzamanlı kullanımında kardiyak riskte bir artış beklenebilir. APHINITY ve BERENICE çalışmalarında bir çok antrasiklin bazlı rejimin epirubisin yada doksorubisin komponentinin ardından trastuzumab ve bir taksanla kombine olarak ardışık kullanımı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, ve bir antrasiklinin birlikte kullanımı ile ilgili mevcut güvenlilik verileri sınırlıdır. TRYPHAENA çalışmasında, FEC rejiminin (5-florourasil, epirubisin, siklofosfamid) bir parçası olarak epirubisin ile eşzamanlı verilmiştir.. Sadece önceden kemoterapi almamış hastalar tedavi edilmiş ve bu hastalar düşük kümülatif dozlarda epirubisin (300 mg/m2’ye kadar) almışlardır. Bu çalışmadaki kardiyak güvenlilik aynı rejimde fakat FEC kemoterapisinin ardından ardışık verildiği hastalarda gözlemlenen ile benzerdir. İnfüzyon reaksiyonları: ölümle sonuçlanan vakaları içeren infüzyon reaksiyonlarıyla ilişkilendirilmiştir. İlk infüzyon sırasında ve infüzyondan sonra 60 dakika süreyle ve sonraki infüzyonları sırasında ve infüzyonlardan sonra 3060 dakika süreyle hastanın yakından gözlenmesi önerilir. Belirgin bir infüzyon reaksiyonu görülürse, infüzyon yavaşlatılmalı veya kesilmelidir ve uygun tıbbi tedaviler uygulanmalıdır. Hastalar değerlendirilmelidir ve belirtiler ve bulgular tamamen düzelene kadar dikkatle izlenmelidir. Şiddetli infüzyon reaksiyonları olan hastalarda infüzyonun kalıcı olarak sonlandırılması düşünülmelidir. Bu klinik değerlendirmede, önceki reaksiyonun şiddeti ve istenmeyen etki için uygulanan tedaviye yanıt temel alınmalıdır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları/anafilaksi: Hastalar, aşırı duyarlılık reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. ile anafilaksi ve ölümle sonuçlanan vakalar dahil şiddetli aşırı duyarlılık gözlenmiştir. Acil durumda kullanılmak üzere, bu tip reaksiyonların tedavisine yönelik ilaçlar yanısıra, acil ekipmanı hazır bulunmalıdır. Ulusal Kanser Enstitüsü Advers Olaylar için Ortak Terminoloji Kriterleri (NCI-CTCAE) Derece 4 aşırı duyarlılık reaksiyonları (anafilaksi), bronkospazm veya akut solunum güçlüğü sendromu oluşması durumunda kalıcı olarak sonlandırılmalıdır. Febril nötropeni: trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen hastalar, özellikle tedavinin ilk 3 siklusu süresince, plasebo, trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen hastalara oranla daha fazla febril nötropeni riski altındadır. Metastatik meme kanserinde CLEOPATRA çalışmasında, ile ve plasebo ile tedavi edilen hastalarda benzer şekilde en düşük nötrofil sayıları gözlenmiştir. ile tedavi edilen hastalarda daha yüksek febril nötropeni insidansı bu hastalardaki daha yüksek mukozit ve ishal insidansıyla ilişkilendirilebilir. Semptomatik mukozit ve ishal tedavisi düşünülmelidir. Dosetaksel uygulamasının kesilmesinin ardından febril nötropeni vakası bildirilmemiştir. Diyare: Pertuzumab şiddetli diyareye sebep olabilir. Diyare en sık taksan tedavi ile eş zamanlı uygulamada görülür. Genç hastalar (<60) ile karşılaştırıldığında yaşlı hastalarda (≥65) diyare riski daha yüksektir. Diyare standart uygulama ve kılavuzlara göre tedavi edilmelidir. Özellikle yaşlı hastalarda ve şiddetli veya devam eden diyare durumunda loperamid ile erken müdahale, sıvı ve elektrolit replasmanı düşünülmelidir. Hastanın durumunda bir düzelme olmaması halinde pertuzumab tedavisinin durdurulması düşünülmelidir. Diyare kontrol altına alındığında pertuzumab tedavisine devam edilebilir. Biyoteknolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari adı ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Bu veri havuzunda en yaygın görülen istenmeyen etkiler, diyare, saç dökülmesi, bulantı, yorgunluk, nötropeni ve kusmadır. En yaygın NCI-CTCAE Derece 3-4 istenmeyen etki nötropeni ve febril nötropenidir. Tablo 2: ile tedavi edilen hastalarda klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası görülen istenmeyen etkilerin özeti Sistem organ sınıfı Çok Yaygın Olmayan Seyrek Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Nazofarenjit Paronişi (dolama) Üst solunum yolu enfeksiyonu Kan ve lenf sistemi hastalıkları Febril nötropeni* Nötropeni Lökopeni Anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları İnfüzyon reaksiyonları∞* Aşırı duyarlılıko* İlaç aşırı duyarlılığıo* Anafilaktik reaksiyono* Sitokin salıverilme sendromu∞ Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştah azalması Tümör lizis sendromu† Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk Sinir sistemi hastalıkları Periferal nöropati Baş ağrısı Tat alma duyusunda bozukluk Periferal duyusal nöropati Baş dönmesi Parestezi Göz hastalıkları Lakrimasyon artışı Kardiyak hastalıklar Sol ventrikül disfonksiyonu** Konjestif kalp yetmezliği ** Vasküler hastalıklar Sıcak basması Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Öksürük Dispne Burun kanaması İnterstisyel akciğer hastalığı Plevral efüzyon Gastrointestinal hastalıklar Diyare Kusma Stomatit Bulantı Konstipasyon Dispepsi Abdominal ağrı Sistem organ sınıfı Çok Yaygın Olmayan Seyrek Deri ve deri altı doku hastalıkları Alopesi Döküntü Tırnak bozukluğu Kaşıntı Cilt kuruluğu Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Miyalji Artralji Ekstremitelerde ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Mukozal inflamasyon Periferik ödem Pireksi Yorgunluk Asteni Üşüme Ağrı Ödem Tablo 2; CLEOPATRA’nın tüm tedavi periyodundan (veri kesim tarihi 11 Şubat 2014; medyan siklus sayısı 24’tür), NEOSPHERE (tüm tedavi kollarında medyan siklus sayısı 4’tür) ve TRYPHAENA’daki (tüm tedavi kollarında medyan siklus sayısı 3-6’dır) neoadjuvan tedavi periyodundan ve APHINITY (medyan siklus sayısı 18’dir) tedavi periyodundan elde edilen veri havuzunu göstermektedir. * Ölümle sonuçlanan istenmeyen etkiler raporlanmıştır. ** 4 çalışma boyunca genel tedavi süresi için. Sol ventriküler disfonksiyonu ve konjestif kalp yetmezliği tekli çalışmalarda kayıtlı olan MedDRA önerilen terimlerini yansıtmaktadır. Aşırı duyarlılık/anafilaktik reaksiyon bir terim grubuna dayanmaktadır. °° İnfüzyon reaksiyonları bir zaman çerçevesi içerisindeki farklı terimleri içermektedir. Aşağıdaki “Seçilmiş istenmeyen etkiler hakkında açıklama” başlığına bakınız. † Pazarlama sonrası bildirilen istenmeyen etkiler Seçilmiş istenmeyen etkiler hakkında açıklama Sol ventrikül disfonksiyonu (LVD) Metastatik meme kanseri için CLEOPATRA pivotal çalışmasında, plasebo uygulanan grupta çalışma tedavisi sırasında LVD insidansı uygulanan gruba göre daha yüksek olmuştur (sırasıyla %8,6 ve %6,6). Semptomatik LVD insidansı da uygulanan grupta daha düşük bulunmuştur (plasebo uygulanan grupta %1,8’e karşı uygulanan grupta %1,5). Hastaların neoadjuvan tedavi olarak 4 siklus aldıkları neoadjuvan NEOSPHERE çalışmasında, LVD insidansı (toplam tedavi süresi boyunca) trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grup (%1,9) ile karşılaştırıldığında, trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta (%7,5) daha yüksek olmuştur. ve trastuzumab ile tedavi edilen grupta bir semptomatik LVD vakası ortaya çıkmıştır. Neoadjuvan TRYPHAENA çalışmasında, LVD insidansı (toplam tedavi süresi boyunca) artı trastuzumab ve FEC (5-florourasil, epirubisin, siklofosfamid) ardından artı trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta %8,3; FEC sonrasında artı trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta %9,3; ve TCH (dosetaksel, karboplatin ve trastuzumab) ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen grupta %6,6 bulunmuştur. Semptomatik LVD (konjestif kalp yetmezliği) insidansı, FEC sonrasında artı trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta %1,3 olmuş (artı trastuzumab ve dosetaksel almadan önce FEC tedavisi sırasında semptomatik LVD yaşamış olan bir hasta bu değerin dışında tutulmuştur), TCH ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen grupta yine %1,3 olarak bulunmuştur. artı trastuzumab ve FEC ile tedavi edilen ve ardından artı trastuzumab ve dosetaksel uygulanan hiçbir hastada semptomatik LVD gözlenmemiştir. BERENICE çalışmasının neoadjuvan periyodunda New York Kalp Derneği (NYHA) Sınıf III/IV semptomatik LVD (Ulusal Kanser Enstitüsü Yan Etkiler için Genel Terminoloji Kriterleri (NCI-CTCAE) v.4’e göre konjestif kalp yetmezliği) insidansı, yoğun doz doksorubisin ve siklofosfamid (AC) ardından artı trastuzumab ve paklitaksel ile tedavi edilen grupta %1,5 olmuştur ve FEC ve ardından trastuzumab ve dosetaksel ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen hiçbir hasta (%0) semptomatik LVD yaşamamıştır. Asemptomatik LVD (NCI-CTCAE v.4’e göre ejeksiyon fraksiyonu azalması) yoğun doz AC ardından artı trastuzumab ve paklitaksel ile tedavi edilen grupta %7 ve FEC ardından artı trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta %3,5 olmuştur. APHINITY çalışmasında, başlangıç noktasından en az %10’luk azalma ile < %50’ye kadar bir LVEF düşüşüne sahip semptomatik kalp yetmezliği insidansı (NYHA Sınıf III ya da IV) < %1’dir (ile tedavi edilen hastaların %0,6’sına karşı plasebo ile tedavi edilen hastaların %0,3’ü). Kalp yetmezliği yaşayan, tedavisi alan hastaların %46,7’si ve plasebo tedavisi almış hastaların %57,1’i veri kesiminde düzelmiştir. Olayların çoğunluğu antrasiklin tedavisi alan hastalarda bildirilmiştir. tedavisi almış hastaların %2,7’si ve plasebo tedavisi almış hastaların %2,8’inde başlangıç noktasından en az %10’luk azalma ile < %50’ye kadar asemptomatik veya hafif semptomatik bir LVEF düşüşü bildirilmiştir. Bu hastalardan, almış hastaların %79,7’si ve plasebo almış hastaların %80,6’sı veri kesiminde düzelmiştir. İnfüzyon reaksiyonları Metastatik meme kanseri için infüzyon reaksiyonu; infüzyonla aynı günde ya da infüzyon sırasında meydana gelen aşırı duyarlılık, anafilaktik reaksiyon, akut infüzyon reaksiyonu veya sitokin salınım sendromu olarak bildirilen herhangi bir olay olarak tanımlanmıştır. CLEOPATRA pivotal çalışmasında, ile ilişkili reaksiyonların incelenmesine olanak tanımak için başlangıç dozu, trastuzumab ve dosetakselden bir gün önce verilmiştir. Yalnızca uygulanan ilk günde, infüzyonla ilişkili reaksiyonların genel sıklığı, plaseboyla tedavi uygulanan grup için %9,8 ve tedavisi uygulanan grupta %13,2’dir; infüzyonla ilişkili reaksiyonların büyük kısmı hafif veya orta şiddetlidir. tedavisi uygulanan gruptaki en yaygın infüzyon reaksiyonları pireksi, üşüme, yorgunluk, baş ağrısı, asteni, aşırı duyarlılık ve kusmadır. Tüm tıbbi ürünlerin aynı gün uygulandığı ikinci siklus sırasında, tedavisi uygulanan gruptaki en yaygın infüzyon reaksiyonları bitkinlik, tat alma duyusunda bozukluk, aşırı duyarlılık, miyalji ve kusmadır. Neoadjuvan ve adjuvan çalışmalarında, tüm sikluslarda diğer çalışma ilaçları ile aynı günde uygulanmıştır. uygulamasının ilk gününde hastaların %18,6-%25’inde infüzyon reaksiyonu oluşmuştur. Olayların cinsi ve şiddeti trastuzumab ve dosetaksel ile aynı günde verildiği CLEOPATRA çalışmasında gözlenenler ile uyumlu olmuş, reaksiyonların çoğunluğunun hafif ile orta şiddetli olduğu görülmüştür. Aşırı duyarlılık reaksiyonları/anafilaksi Metastatik meme kanseri için yürütülen CLEOPATRA pivotal çalışmasında, tedavi periyodunun tamamı süresince meydana gelen ve araştırıcı tarafından raporlanan aşırı duyarlılık/anafilaksi olaylarının genel sıklığı plasebo tedavisi uygulanan hastalarda %9,3 iken tedavisi uygulanan hastalarda %11,3’tür ve bu olayların sırasıyla %2,5 ve %2’si Derece 3-4 NCI-CTCAE’dir. Genel olarak, plasebo tedavisi uygulanan grupta 2 hastada ve tedavisi uygulanan grupta 4 hastada, araştırıcılar tarafından anafilaksi olarak tanımlanan olaylar yaşamıştır. Genel olarak, aşırı duyarlılık reaksiyonlarının büyük kısmı hafif veya orta şiddetlidir ve tedavi ile düzelmiştir. Çalışma tedavisinde yapılan değişikliklere dayanarak, reaksiyonların büyük kısmı dosetaksel infüzyonlarına sekonder olarak değerlendirilmiştir. Neoadjuvan ve adjuvan çalışmalarında aşırı duyarlılık/anafilaksi vakaları, CLEOPATRA çalışmasında gözlenenler ile uyumlu olmuştur. NEOSPHERE çalışmasında, ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta iki hasta anafilaksi yaşamıştır. TRYPHAENA ve APHINITY çalışmalarında aşırı duyarlılık/anafilaksi için genel sıklık ve TCH ile tedavi edilen grupta en yüksek gözlenmiş olup (%13,2 ve %7,6) bunların sırasıyla %2,6’sı ve %1,3’ü Derece 3-4 NCI-CTCAE’tür. Febril nötropeni CLEOPATRA pivotal çalışmasında, her iki tedavi grubundaki hastaların büyük bölümünde, çoğunu nötropeni olayların oluşturduğu en az bir lökopeni vakası meydana gelmiştir (ile tedavi edilen hastaların %63’ü, plasebo ile tedavi edilen hastaların %58,3’ü). ile tedavi edilen hastaların %13,7’sinde, plasebo ile tedavi edilen hastaların ise %7,6’sında febril nötropeni meydana gelmiştir. Her iki tedavi grubunda, febril nötropeni oluşan hastaların oranı tedavinin ilk siklusunda en yüksek seviyede olmuş, devamında ise adım gerilemiştir. Her iki tedavi grubundaki Asyalı hastalarda, diğer ırklardan olan ve başka coğrafi bölgelerden hastalara oranla daha yüksek oranda febril nötropeni meydana geldiği gözlenmiştir. Asyalı hastalar arasında, ile tedavi edilen grupta febril nötropeninin görülme oranı (%25,8), plasebo ile tedavi edilen gruba (%11,3) göre daha yüksektir. NEOSPHERE çalışmasında, neoadjuvan, trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen hastaların %8,4’ü febril nötropeni yaşarken bu oran trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen grupta %7,5 olmuştur. TRYPHAENA çalışmasında febril nötropeni, neoadjuvan + TCH ile tedavi edilen hastaların %17,1’inde ve FEC sonrası neoadjuvan, trastuzumab ve dosetaksel ile tedavi edilen hastaların %9,3’ünde görülmüştür…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.