Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Paxotin 33,1 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1PAXOTİN, selektif serotonin geri-alım inhibitörleri (SSRI'lar) olarak bilinen antidepresanlar ilaç grubuna aittir.
PAXOTİN , aşağıdaki tedaviler için kullanılmaktadır:
- Depresif hastalık (major depresif bozukluk)
- Obsesif kompülsif bozukluk (obsesif kompülsif düşünceler veya aksiyonlar)
- Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluk (örneğin güçlü bir şekilde evden ayrılma arzusu, mağazalara girme korkusu veya halka açık alanlarda bulunamama korkusu)
- Sosyal anksiyete bozukluğu/sosyal fobi (günlük sosyal durumlardan korkma veya kaçınma)
- Yaygın anksiyete bozukluğu (genel olarak çok heyecanlı veya sinirli hissetme)
- Post-travmatik stres bozukluğu (travmatik bir olay nedeniyle anksiyete)
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer PAXOTİN veya bu ilacın diğer içeriklerden herhangi birine alerjiniz varsa
- Eğer depresyon veya Parkinson hastalığının tedavisi için (monoamino-oksidaz inhibitörleri (MAOİ) olarak isimlendirilen belli ilaçlar alıyorsanız).
- Eğer geri dönüşümsüz MAOİ (depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar olan isokarboksazid ve fenelzin gibi) kullanmayı bıraktığınızdan beri en az 14 gün olmuşsa, sadece PAXOTİN kullanarak başlayabilirsiniz.
- Eğer geri dönüşümlü MAOİ kullanıyorsanız (depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar olan moklobemid, antibiyotik olan linezolid, dokulara yeterli oksijen gitmemesine neden olan durum olan methemoglobinemi tedavisinde kullanılan metiltiyoniniyum klorür (metilen mavisi) gibi), PAXOTİN almaya başlamadan önce en az 24 saat süreyle beklemelisiniz.
- Diğer türlü, MAOİ almaya başlamadan önce, PAXOTİN kullanmayı durdurduktan sonra en az 7 gün süreyle beklemelisiniz.
- Eğer ciddi zihinsel hastalıkların tedavisi için, örneğin psikozlar, kullanılan belli bir ilaç alıyorsanız (tiyoridazin), PAXOTİN kanda tiyoridazin miktarını artırabilir, böylece tiyoridazin'in neden olduğu yan etkilerin riski artmaktadır. Olası yan etkilerden biri düzensiz kalp atışı (ciddi ventriküler aritmi) ve ani ölümdür (Bölüm 2, Diğer ilaçların alımına da bakınız).
- Eğer psikozları tedavi etmek için kullanılan belli bir ilaç alıyorsanız (pimozid).
PAXOTİN kanda pimozid miktarını artırabilir, böylece pimozidin yan etkilerinden birini elde etme riski artmaktadır (bakınız Bölüm 2, Diğer ilaçların alımı).
Eğer bu tedavilerden birinin size uygulandığını düşünüyorsanız, doktorunuzla görüşmeden PAXOTİN kullanmayınız.
Uyarılar ve önlemler PAXOTİN almadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Eğer depresyon veya Parkinson hastalığının tedavisi için kullanılan belli ilaçlar alıyorsanız (MAOİ). Aynı zamanda PAXOTİN almamalısınız. Doktorunuz bu MAOİ ilaçlarını bıraktıktan sonra PAXOTİN ile tedaviye ne zaman başlamanız gerektiğini söyleyecektir (bakınız Bölüm 2, PAXOTİN'i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler ve bölüm 2, Diğer ilaçların alımı).
- PAXOTİN'in normal olarak 18 yaş altındaki çocuklar ve ergenler için kullanılmamalıdır.
18 yaş altı hastalar bu sınıf ilaçları aldıklarında intihar teşebbüsü, intihar düşünceleri ve düşmanca davranış (ağırlıklı olarak saldırganlık, muhalif davranış ve öfke) gibi artmış bir yan-etki riski taşımaktadır. Buna rağmen, doktor hastanın yararına olduğunu düşünürse 18 yaşından küçük hastalara PAXOTİN reçete edebilir çünkü bunun onların yararına olduğuna karar verebilir. Eğer doktorunuz 18 yaşından küçük bir hasta için PAXOTİN reçete ederse ve bunu tartışmak isterseniz, lütfen doktorunuza geri dönünüz. 18 yaşından küçük hastalar PAXOTİN alırken yukarıda listelenen belirtilerden herhangi biri gelişirse veya kötüleşirse doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. Aynı zamanda, bu yaş grubunda PAXOTİN'in büyüme, olgunlaşma ve işlevsel davranış gelişimine ilişkin uzun-dönem güvenlilik etkileri henüz gösterilmemiştir.
İntihar düşünceleri ve depresyonunuz veya anksiyete (kaygı, endişe) bozukluğunuzun kötüleşmesi Eğer depresyondaysanız veya anksiyete (kaygı, endişe) bozukluğunuz varsa, bazen kendinize zarar verme veya öldürme düşüncelerine sahip olabilirsiniz. Bu ilaçların çalışması zaman aldığından, genellikle iki hafta civarında hatta bazen daha uzun, bu antidepresanlara ilk başlandığında artabilir.
Aşağıdaki durumlarda böyle düşünmeniz daha muhtemel olabilir:
- Eğer tedavi öncesinde de kendinizi öldürme veya zarar verme hakkında düşünceleriniz varsa.
- Eğer genç bir yetişkinseniz. Klinik çalışmalardan elde edilen veriler bir antidepresan ile tedavi edilen psikiyatrik durumları olan 25 yaşından küçük yetişkinlerde artmış bir intihar düşüncesi riski olduğunu göstermiştir.
Eğer herhangi bir zamanda kendinize zarar verme veya öldürme düşünceleriniz varsa, doktorunuzla iletişime geçin veya doğruca hastaneye gidin.
Bir akraba veya yakın arkadaşınıza depresyonda olduğunuzu veya bir anksiyete bozukluğunuz olduğunu söylemeniz ve bu kullanma talimatını okumalarını istemeniz faydalı olabilir. Eğer depresyonunuzun veya anksiyetenizin (kaygı, endişe durumunuzun) kötüye gittiğini düşünüyorlarsa veya eğer davranışınızdaki değişikliklerden endişeleniyorlar ise söylemelerini isteyebilirsiniz.
- Bu sendrom aşağıdaki belirtilerden bazılarının bir kombinasyonu halinde kendini göstermektedir: (aşırı) huzursuzluk, kafa karışıklığı, çabuk öfkelenme, gerçekte var olmayan şeyleri hayal etme (halüsinasyonlar), terleme, sarsılma veya titreme, artan refleksler, ani kas kasılmaları (kas seğirmesi), yükselmiş vücut sıcaklığı veya katılığı /bakınız bölüm 2, Diğer ilaçların alımı). Bu belirtilerden bazılarını birlikte fark ettiğinizde, hemen doktorunuzla iletişime geçmelisiniz ve PAXOTİN ile tedaviyi bırakmalısınız.
- Eğer alışılmadık davranışlara sebep olan aşırı sevinç veya aşırı-heyecan durumu olan mani dönemleri deneyimlemişseniz. Eğer bir manik faz (durum) oluşursa PAXOTİN ile tedavinin kesilmesi gerekebilir.
- Eğer karaciğer problemleri veya böbrekleriniz ile ciddi sorunlarınız varsa. Dozajın doktorunuz tarafından ayarlanması gerekebilir.
- Eğer diyabetiniz varsa, Bu nedenle dikkatle takip edilmesi gereken PAXOTİN ile tedavi kan şekeri düzeyinizi değiştirebilir. İnsülin ve/veya oral diyabetik ilaçlarınızın dozajlarının ayarlanması gerekebilir.
- Eğer sara veya hastalık nöbeti yaşıyorsanız veya yaşadıysanız PAXOTİN hastalık nöbetine (nöbetler) sebep olabilir, bu yüzden doktorunuzun buna ilave dikkat etmesi gerekecektir. Eğer hastalık nöbeti (nöbetler) geliştirirseniz doktorunuzla derhal iletişime geçmelisiniz. PAXOTİN tedavisinin kesilmesi gerekebilir.
- Eğer psikiyatrik rahatsızlıklar için uygulanan elektroşok/elektrokonvulsif tedavi (EKT) ile tedavi ediliyorsanız. EKT sırasında PAXOTİN kullanımı ile şimdiye kadar yeterli deneyim kazanılmamıştır, bu nedenle doktorunuzun buna ilave dikkat etmesi gerekecektir.
- Eğer göz içi yüksek basıncı (glokom) yaşıyorsanız veya daha önce yaşadıysanız. PAXOTİN artmış göz küresi basıncına yol açabilen göz bebeğinin genişlemesine (midriasis) sebep olabilir. Doktorunuzun buna ayrıca dikkat etmesi gerekecektir.
- Eğer kardiyovasküler hastalığınız varsa. PAXOTİN kullanımının güvenliliği bu durumda olan hastalarda incelenmemiştir, bu sebeple doktorunuzun ilave önlemler alması gerekecektir.
- Eğer yaşlı iseniz, başka ilaçlar kullanıyorsanız veya karaciğeriniz ile bir sorununuz varsa (siroz), bunların sonucu olarak düşük kan sodyum seviyeleriniz yüksek risk altındadır. PAXOTİN zayıflık ve bitkinlik ile sonuçlanabilen kan sodyum seviyelerinizi düşürebilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, doktorunuz ile iletişime geçmelisiniz.
- Eğer artmış bir kanama eğiliminiz varsa veya kanama riskini artırabilen ilaçlar alıyorsanız. Bunlara örnekler kan inceltmekte kullanılan belli ilaçlar (antikoagülanlar), ciddi zihinsel hastalıkları veya bulantı ve kusmayı tedavi etmek için kullanılan belli ilaçlar (fenotiazinler), şizofreniyi tedavi etmek için kullanılan belli bir ilaç (klozapin), asetilsalisilik asit, ağrı ve enflamasyon için kullanılan belli ilaçlar (ibuprofen veya COX-2 inhibitörleri gibi NSAİİ'lar). PAXOTİN anormal kanamalara sebep olabilir, bu nedenle doktorunuzun buna ilave dikkat etmesi gerekecektir (bakınız bölüm 2, Diğer ilaçların alımı).
- Eğer görme bozukluğunuz varsa. Doktorunuz bu ilacı görmeniz azaldığında kendi kendinize uygulamamanızın daha iyi olacağını söyleyecektir. Lütfen bakıcınız veya bir arkadaşınızdan ihtiyacınız olan dozu saymasını rica edin.
- Eğer PAXOTİN almayı durdurmak istiyorsanız. Özellikle tedavi ani durdurulursa, yoksunluk etkileri yaşayabilirsiniz (bakınız bölüm 3, PAXOTİN almayı durdurursanız).
PAXOTİN tedavisini durdurmadan önce doktorunuza danışınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Deri ve mukoz membranlarda anormal kanama, (çoğunlukla ekimoz). Çok seyrek: Trombositopeni. Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaktoid reaksiyonlar ve anjiyoödem dahil). Endokrin hastalıklar Çok seyrek: Uygun olmayan antidiüretik hormon salınım sendromu. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Kolesterol seviyesinde artış, iştah azalması. Yaygın olmayan: Değişmiş glisemik kontrol diyabet hastalarında bildirilmiştir (bakınız). Seyrek: Hiponatremi. Hiponatremi ağırlıklı olarak yaşlı hastalarda bildirilmiştir ve zaman uygun olmayan antidiüretik hormon salınım sendromu (SIADH) nedeniyle olmaktadır. Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uyuklama hali, uykusuzluk, ajitasyon, anormal rüyalar (kabus dahil) Yaygın olmayan: Kafa karışıklığı, halüsinasyonlar. Seyrek: Manik reaksiyonlar, anksiyete, depersonalizasyon, panik ataklar, akatizi. Bilinmiyor: Saldırganlık, intihar fikirleri ve intihar davranışı. İntihar düşüncesi ve intihar davranışları vakaları paroksetin tedavisi boyunca veya tedavi kesildikten sonra erken dönemde bildirilmiştir. Saldırganlık vakaları pazarlama sonrası deneyimde gözlenmiştir. Bu belirtiler aynı zamanda altta yatan hastalık nedeniyle olabilir. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Konsantrasyon bozukluğu. Yaygın: Sersemlik hali, titreme, baş ağrısı. Yaygın olmayan: Ekstrapiramidal bozukluklar. Seyrek: Konvulsiyonlar, huzursuz bacak sendromu (RLS). Çok seyrek: Serotonin sendromu (belirtiler ajitasyon, kafa karışıklığı, terleme, halüsinasyonlar, hiperrefleksi, miyoklonus (kas seğirmesi), vücut titremesi, taşikardi ve titreme’yi içerebilir). Altta yatan hareket bozukluğu olan hastaların veya nöroleptik ilaçlar kullanan hastalarda bazen orofasiyal distoniyi de içeren ekstrapiramidal bozukluklar bildirilmiştir. Göz hastalıkları Yaygın: Bulanık görme. Yaygın Olmayan: midriyazis. Çok seyrek: Akut glokom. Kulak ve İç kulak hastalıkları Bilinmiyor : Kulak çınlaması. Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Sinüs taşikardisi. Seyrek: Bradikardi. Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Postural hipotansiyon, kan basıncında geçici artışlar veya düşmeler. Genellikle önceden hipertansiyon veya anksiyetesi olan hastalarda paroksetin ile tedavinin ardından kan basıncının geçici artışları veya düşmeleri bildirilmiştir. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıkları Yaygın: Esneme Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Bulantı Yaygın: Konstipasyon, diyare, kusma, ağız kuruluğu Çok seyrek: Gastrointestinal kanama Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Karaciğer enzimlerinin artışı. Çok seyrek: Hepatik olaylar (örneğin hepatit, bazen sarılık ve/veya karaciğer yetmezliği ile ilişkili olan). Karaciğer enzimlerinde artış bildirilmiştir. Pazarlama sonrası elde edilen raporlarda da çok seyrek olarak hepatik olaylar (örn. bazen sarılık ve/veya karaciğer yetmezliği ile ilişkili olan hepatit) bildirilmiştir. Karaciğer fonksiyon test sonuçlarında uzun süreli bir yükselme durumunda tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. Deri ve deri altı doku hastalıklar Yaygın: Terleme Yaygın olmayan: Deri döküntüleri, kaşıntı Çok seyrek: Şiddetli cilt advers reaksiyonları (eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi), ürtiker, fotosensitivite reaksiyonları. Böbrek ve idrar hastalıklar Yaygın olmayan: İdrar retansiyonu, idrar tutamama. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok yaygın: Cinsel disfonksiyon. Seyrek: Hiperprolaktinemi/galaktore. Çok seyrek: priapizm. Kas iskelet, bağ, doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Artralji, miyalji. Epidemiyolojik çalışmalar, çoğunlukla 50 yaş ve üstün hastalarda yürütülen, SSRI’lar ve TCA’lar alan hastalarda artmış bir kemik kırıkları riski göstermektedir. Bu riske neden olan mekanizma bilinmemektedir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Halsizlik, vücut ağırlığı artışı. Çok seyrek: Periferal ödem. tedavisinin kesilmesi ile görülen semptomlar Yaygın: Sersemlik hali, duysal bozukluklar, uyku bozuklukları, anksiyete, baş ağrısı. Yaygın olmayan: Ajitasyon, bulantı, titreme, kafa karışıklığı, terleme, duygusal dengesizlik, görme bozuklukları, çarpıntılar, diyare, sinirlilik. Paroksetin’in kesilmesi (özellikle ani olduğunda) yaygın olarak yoksunluk sendromuna yol açmaktadır. Sersemlik hali, duysal bozukluklar (paraestezi, elektrik şoku hissi ve kulak çınlaması), uyku bozuklukları (yoğun rüyalar dahil), ajitasyon veya anksiyete, bulantı, titreme, kafa karışıklığı, terleme, baş ağrısı, diyare, çarpıntılar, duygusal dengesizlik, sinirlilik ve görme bozuklukları bildirilmiştir. Genel olarak bu olaylar hafif orta olmaktadır ve kendi-kendini sınırlamaktadır, ancak, bazı hastalarda şiddetli ve/veya uzamış olabilmektedir. Bundan dolayı paroksetin tedavisi artık gerekmediğinde, doz düşürerek kademeli bırakma uygulanmalıdır. PEDİYATRİK KLİNİK ÇALIŞMALARDAN ELDE EDİLEN ADVERS OLAYLAR Aşağıdaki advers olaylar gözlenmiştir: Artmış intihar ilişkili davranışlar (intihar teşebbüsleri ve intihar düşünceleri dahil), kendine-zarar verme davranışları ve artmış düşmanca davranış. Çoğunlukla Majör Depresif Bozukluğu olan ergenlerin klinik çalışmalarında intihar düşünceleri ve intihar girişimleri gözlenmiştir. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuklarda ve özellikle 12 yaşından küçük genç çocuklarda artmış düşmanca davranış oluşmuştur. Bildirilen ilave advers etkiler: iştah azalması, titreme, terleme, hiperkinezi, ajitasyon, duygusal değişkenlik (ağlama ve huy dalgalanmaları), ağırlıklı olarak deri ve mukoz membranların kanama ilişkili advers olaylar. Paroksetinin kesilmesi/azaltılmasından sonra görülen advers etkiler: duygusal değişkenlik (ağlama, huy dalgalanmaları, kendi-kendine zarar verme, intihar düşünceleri ve intihar teşebbüsü dahil), sinirlilik, baş dönmesi, bulantı ve karın ağrısı (bakınız Kullanım için Özel Uyarılar ve Özel Önlemler).
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile kalmış olma ihtimaliniz varsa veya hamile kalmayı planlıyorsanız en kısa sürede doktorunuzla konuşun.
- Bazı çalışmalarda hamileliğin ilk birkaç ayında PAXOTİN alan annelerin bebeklerinde kalp kusurları riskinde küçük bir artış olduğu düşünülmektedir. Siz ve doktorunuz başka bir tedavi ile değiştirmenin veya hamile iken PAXOTİN almayı kademeli olarak durdurmanın sizin için daha iyi olacağına karar verebilirsiniz. Ancak, durumunuza bağlı olarak, doktorunuz PAXOTİN almaya devam etmenizin sizin için daha iyi olacağını önerebilir.
- Gebelik sırasında alındığında, özellikle gebeliğin son dönemlerinde , PAXOTİN gibi ilaçlar yenidoğanın kalıcı pulmoner hipertansiyonu (PPHN) olarak isimlendirilen bebeklerde ciddi bir durumun riskini artırabilir. PPHN'de bebeğin kalbi ve akciğerleri arasındaki kan damarlarındaki kan basıncı çok yüksektir. Eğer gebeliğin son 3 ayında PAXOTİN alıyorsanız, doğduğunda bebeğinizde bazı belirtiler olabileceğinden doktorunuza veya hemşirenize bildirin. Bu belirtiler genellikle bebek doğduktan sonra ilk 24 saat içinde başlamaktadır. Bunlar;
Düzenli olarak uyuyamama veya beslenememe, nefes almada güçlük, mavimsi veya çok sıcak veya soğuk bir cilt, hasta olma, çok ağlama, sert veya gevşek kaslar, uyuşukluk, titreme, sinirlilik veya hastalık nöbetini içermektedir. Eğer bebeğiniz doğduğunda bu belirtilerden herhangi biri varsa ve endişeleniyorsanız, size tavsiyede bulunabilecek olan doktorunuz veya hemşireniz ile iletişime geçin.
PAXOTİNin hayvan çalışmalarında sperm kalitesini düşürdüğü gösterilmiştir. Teorik olarak, bu doğurganlığı etkileyebilir, fakat insan doğurganlığı üzerindeki etkisi şimdiye kadar gözlenmemiştir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PAXOTİN çok küçük miktarlarda anne sütüne geçebilir. PAXOTİN alıyorsanız, emzirmeye başlamadan önce doktorunuzla konuşun. Siz ve doktorunuz PAXOTİN alırken emzirebileceğinize karar verebilirsiniz.
Herhangi bir ilaç almadan önce tavsiye için doktorunuza veya eczacınıza danışın.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerPAXOTİN içeriğindeki bulunan yardımcı maddelere karşı bir duyarlılığınız yoksa bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
PAXOTİN her dozda 114.00 mg etanol içermektedir. Alkol bağımlılığı olanlar için zararlı olabilir. Hamile veya emziren kadınlar, çocuklar ve karaciğer hastalığı ya da epilepsi gibi yüksek risk grubundaki hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
PAXOTİN her dozunda 1 mmol (23 mg)'den daha az sodyum (7.5 mg sodyum sakarin) ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMajör Depresif Bozukluk Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) Agarofobili ve agarofobisiz Panik Bozukluk. Sosyal Anksiyete Bozukluğu/Sosyal Fobi. Yaygın Anksiyete Bozukluğu. Post-travmatik Stres Bozukluğu.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarParoksetine veya ilacın bileşimindeki maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır. Monoaminooksidaz inhibitörleri (MAOI) ile kombinasyonu kontrendikedir. İstisnai durumlarda, linezolid (seçici olmayan geri dönüşlü MAO inhibitörü bir antibiyotik) serotonin sendromu semptomları ve kan basıncının yakından izlenmesi için kolaylık olması koşulu ile paroksetin ile birlikte verilebilir. ile tedavi başlanabilir: Geri dönüşümsüz bir MAOİ’nin MAOİ’nin kesilmesinden iki hafta sonra, veya bir geri dönüşümlü MAOİ’nin MAOİ’nin kesilmesinden en az 24 saat sonra (örneğin, moklobemid, linezolid, metil tiyonin klorür (metilen mavisi; geri dönüşümlü seçici-olmayan bir MAOİ olan bir preoperatif görüntüleme ajanı)). Paroksetinin kesilmesi ve herhangi bir MAOİ ile tedavinin başlanması arasında en az bir hafta olmalıdır. tiyoridazin ile birlikte kullanılmamalıdır, çünkü karaciğer enzimi CYP2D6’yı inhibe eden diğer ilaçlarda olduğu gibi, paroksetin tiyoridazinin plazma düzeylerini artırabilir. Tiyoridazin tek başına kullanıldığında, ‘torsades de pointes’ gibi ciddi ventriküler aritminin eşlik ettiği QT aralığının uzamasına ve ani ölüme yol açabilir. pimozid ile birlikte kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir. çocuklar ve 18 yaş altındaki adolesanlarda kullanımı endike değildir. Paroksetin ile tedaviye bir geri dönüşümsüz MAOİ ile tedavinin sonlandırılmasından iki hafta sonra veya bir geri dönüşebilen MAOİ ile tedavinin sonlandırılmasından 24 saat sonra dikkatlice başlanmalıdır. Paroksetin dozajı en uygun bir yanıta ulaşıncaya kadar kademeli olarak artırılmalıdır. Çocuklar ve adolesanlar (18 yaş altı): çocuklar ve 18 yaş altı ergenlerin tedavisinde kullanılmamalıdır. Klinik çalışmalarda plasebo ile tedavi edilenlerle kıyaslandığında intihar-ilişkili davranışlar (intihar girişimi ve intihar düşünceleri) ve düşmanca davranış (ağırlıklı olarak saldırganlık, muhalif davranış ve öfke) antidepresanlar ile tedavi edilen çocuklar ve ergenler arasında daha fazla gözlenmiştir. Eğer, klinik ihtiyaca dayanarak, buna rağmen tedavi etme kararı alınırsa, intihar belirtileri nedeniyle hasta dikkatli bir şekilde izlenmelidir. Ayrıca, büyüme, olgunlaşma ve bilişsel ve davranışsal gelişme açısından çocuklar ve ergenlerde uzun-dönem güvenlilik verileri eksiktir. İntihar/intihar düşünceleri veya klinik kötüleşme Artan intihar düşünceleri riskine bağlı depresyon, kendine zarar verme ve intihar (intihar-ilişkili olaylar) riski ile ilişkilidir. Anlamlı bir iyileşme gerçekleşene kadar bu risk devam eder. İyileşme tedavinin ilk birkaç haftasında veya daha sonrasında hemen oluşamayabileceği için, hastalar, iyileşme oluşuncaya kadar yakından izlenmelidir. İntihar riskinin iyileşmenin başlangıç evrelerinde artabildiği genel bir klinik deneyimdir. reçete edildiği diğer psikiyatrik durumlar için de intihar-ilişkili olayların artma riski paroksetin ile bağlantılı olabilir. İlave olarak, bu durumlar majör depresif bozukluk ile komorbid olabilir. Majör depresif bozukluğu olan hastalar tedavi edilirken alınan önlemlere bundan dolayı diğer psikiyatrik bozuklukları olan hastaları tedavi ederken de uyulmalıdır. İntihar-ilişkili olay öyküsü olan hastaların veya tedaviye başlamadan önce önemli oranda intihar etme fikirleri olanların daha büyük intihar düşüncesi veya intihar girişimleri riski oldukları bilindiğinden tedavi boyunca dikkatle takip edilmelidir. Psikiyatrik bozukluğu olan yetişkin hastalarda antidepresan ilaçların plasebo-kontrollü klinik çalışmalarının meta-analizi 25 yaş altı hastalarda plaseboya göre antidepresanlar ile artmış bir intihar davranışı riski göstermiştir. Hastaların ve bilhassa yüksek riskli olanların yakın gözetimi özellikle tedavinin başlangıcında ve takip eden doz değişikliklerinde ilaç tedavisine eşlik etmelidir. Hastalar (ve hastalara bakanlar) herhangi klinik kötüleşme, intihar davranışı veya düşünceleri ve alışılmadık davranış değişiklikleri için izlenmesi ve bu belirtiler olursa acil tıbbi tavsiye almaları konusunda uyarılmalıdır. Akatisi/psikomotor rahatsızlık Paroksetin kullanımı genellikle sübjektif sıkıntı ile ilişkili oturmak veya sabit kalmakta yetersizlik gibi bir rahatsızlık ve psikomotor kışkırtma iç duygusu ile karakterize olan akatisi gelişimi ile ilişkilidir. Bu büyük ihtimalle tedavinin ilk birkaç haftası içinde oluşabilir. Bu belirtilerin geliştiği hastalarda, doz artışı zararlı olabilir. Serotonin Sendromu/Nöroleptik Habis Sendrom Özellikle diğer serotonerjik ve/veya nöroleptik ilaçlarla birlikte verildiğinde ender durumlarda paroksetin tedavisi ile bağlantılı olarak serotonin sendromu veya nöroleptik malign sendrombenzeri olayların gelişimi, oluşabilir. Bu sendromlar potansiyel olarak yaşamı-tehdit edici durumlara yol açabileceğinden, eğer bu gibi durumlar (hipertermi, rijidite, myoklonüs, vital bulguların olası hızlı dalgalanmalarıyla birlikte seyreden otonomik dengesizlik, konfüzyon, irritabilite, deliryum ve komaya ilerleyen aşırı ajitasyonu içeren mental durum değişiklikleri gibi semptom kümeleriyle karakterize) oluşursa paroksetin ile tedavi kesilmeli, destekleyici semptomatik tedavi başlanmalıdır. Paroksetin serotonerjik sendrom riski nedeniyle serotoninöncüleri (L-triptofan, oksitriptan gibi) ile birlikte kullanılmamalıdır.. Mani Tüm antidepresanlar ile olduğu gibi, paroksetin mani hikayesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Bir mani fazına giren herhangi bir hastada paroksetin kesilmelidir. Böbrek/karaciğer yetmezliği Şiddetli böbrek yetmezliği veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır.. Diyabet hastalarında, seçici bir serotonin geri alım inhibitörü (SSRI) ile tedavi glisemik kontrolü değiştirebilir. İnsülin ve/veya oral hipoglisemik dozajın ayarlanması gerekebilir. Bundan başka, paroksetin ve pravastatin’in birlikte uygulandığında kan glukoz seviyelerindeki bir artış oluşabileceğini düşündüren çalışmalar bulunmaktadır.. Epilepsi Diğer antidepresanlarda olduğu gibi, paroksetin epilepsi hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Nöbetler ile tedavi edilen hastalarda nöbetlerin meydana gelme sıklığı %0.1’den azdır. Nöbet gelişen herhangi bir hastada kullanımına devam edilmemelidir. Elektrokonvulsif tedavi (EKT) Eş zamanlı EKT ile uygulanmasının çok az klinik deneyimi bulunmaktadır. Glakom Diğer SSRI’lar ile olduğu gibi, nadiren midriyazise sebep olmakta ve dar açılı glakom veya glakom öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kardiyak Durumlar Genel önlemlere kalp rahatsızlığı olan hastalarda da uyulmalıdır. Hiponatremi ağırlıklı olarak yaşlılarda olmak üzere nadiren bildirilmiştir. Eşlik eden ilaçlar ve siroz gibi hiponatremi riski taşıyan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hiponatremi genellikle paroksetinin kesilmesinden sonra geri dönmektedir. Hemoraji SSRI ile ekimozlar ve purpura gibi kütanöz kanama anormallikleri bildirilmiştir. Diğer hemoraji belirtileri örneğin gastrointestinal hemoraji raporlanmıştır. Yaşlı hastalar artan risk altında olabilir. Kanama bozukluğu veya kanamaya yol açabilen durum öyküsü olan hastaların yanı sıra oral antikoagülanlar, platelet işlevini etkilediği bilinen tıbbi ürünler veya kanama riskine yatkınlık kazandıran diğer tıbbi ürünler (örneğin, klozapin gibi atipik antipsikotikler, fenotiazinler, trisiklik antidepresanların çoğu (TSA), asetilsalisilik asid, steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAİİ), COX-2 inhibitörleri) ile eş zamanlı SSRI alan hastalarda dikkatli olunması tavsiye edilmektedir. Tamoksifen ile etkileşim Bazı çalışmalar tamoksifenin etkinliğinin, meme kanseri nüksü / mortalite açısından değerlendirildiğinde, paroksetin ile birlikte reçetelendirildiğinde paroksetinin irreversibl CYP2D6 inhibisyonunun bir sonucu olarak azalabileceğini göstermiştir (bakınız). Meme kanserinin tedavisi veya önlenmesi için tamoksifen kullanımı boyunca mümkün olduğunca paroksetin kullanımından kaçınılmalıdır. Gastrik pH’ı etkileyen ilaçlar Oral süspansiyon alan hastalarda, paroksetin plazma konsantrasyonu gastrik pH tarafından etkilenebilir. İn vitro veriler bir asidik ortamın süspansiyondan aktif ilacın salınımı için gerektiğini göstermiştir, bu nedenle emilim belli ilaçların kullanımından sonra (antasit ilaçlar, histamine H2reseptör antagonistleri, proton pompa inhibitörleri), belli hastalık durumlarında (örneğin, atrofik gastrik, pernisiyöz anemi, kronik Helikobakter enfeksiyonu) ve cerrahiden sonrası (vagotomi, gastrektomi) gibi yüksek bir gastrik pH veya aklorhidri olan hastalarda azalabilmektedir. pH bağımlılığı paroksetin formülasyonunu değiştirirken dikkate alınmalıdır (örneğin, yüksek bir gastrik pH’sı olan hastalarda plazma paroksetin konsantrasyonu tabletten oral süspansiyona geçilince azalabilir). Bu nedenle hastalarda gastrik pH değerini artıran ilaçlar ile tedaviye başlarken veya bitirirken dikkatli olmaları tavsiye edilmektedir. Doz ayarlamaları böyle durumlarda gereklidir. Paroksetin tedavisinin kesilmesinde görülen yoksunluk belirtileri Özellikle tedavinin ani kesildiği durumlar başta olmak üzere tedavi kesildiğinde yoksunluk belirtileri yaygındır (bakınız). Klinik çalışmalarda tedavi kelimesinde görülen advers olaylar plasebo ile tedavi edilen hastaların %20’si ile kıyaslandığında paroksetin ile tedavi edilen hastaların %30’unda oluşmuştur. Yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması bağımlılık yapan tıbbi ürünlerdeki ile aynı değildir. Yoksunluk belirtileri riski, tedavinin süresi ve dozu ve doz düşürme hızı dahil birçok etkene bağlı olabilir. Sersemlik hali, duysal rahatsızlıklar (parestezi, elektrik şoku hissi ve kulak çınlaması dahil), uyku bozuklukları (yoğun rüyalar dahil), ajitasyon veya anksiyete, bulantı, titreme, kafa karışıklığı, terleme, baş ağrısı, diyare, çarpıntılar, duygusal değişkenlik, çabuk öfkelenme ve görme bozuklukları bildirilmiştir. Genellikle bu belirtiler hafif orta şiddettedir, ancak, bazı hastalarda şiddetli olabilir. Genellikle tedavinin kesilmesinden sonraki ilk birkaç gün içinde ortaya çıkmaktadır, fakat bir dozu farkında olmadan atlayan hastalarda bu tür belirtilerin çok nadir bildirimleri bulunmaktadır. Bazı bireylerde bu belirtiler uzayabilmesine rağmen (2-3 ay veya daha fazla), genellikle kendi kendini-kısıtlamakta ve genel olarak 2 hafta içinde çözülmektedir. Bu nedenle paroksetin tedavisi kesilirken doz, yavaş yavaş, hastanın gereksinimine göre birkaç hafta veya aylık sürelerde azaltılmalıdır. Görme bozukluğu olan hastalara bu tıbbi ürünü kendi kendilerine uygulamamaları söylenmelidir. Gerekli olduğunda, bakanlar veya diğer kişiler hasta için gerekli dozajları sayabilirler. Yardımcı maddeler için uyarılar Bu tıbbi ürün etanol içermektedir. 60 mg/60 damla uygulaması yaklaşık olarak 200 mg etanole karşılık gelirken 20 mg/20 damla uygulaması 65 mg etanole denk gelmektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Deri ve mukoz membranlarda anormal kanama, (çoğunlukla ekimoz). Çok seyrek: Trombositopeni. Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaktoid reaksiyonlar ve anjiyoödem dahil). Endokrin hastalıklar Çok seyrek: Uygun olmayan antidiüretik hormon salınım sendromu. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Kolesterol seviyesinde artış, iştah azalması. Yaygın olmayan: Değişmiş glisemik kontrol diyabet hastalarında bildirilmiştir (bakınız). Seyrek: Hiponatremi. Hiponatremi ağırlıklı olarak yaşlı hastalarda bildirilmiştir ve zaman uygun olmayan antidiüretik hormon salınım sendromu (SIADH) nedeniyle olmaktadır. Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uyuklama hali, uykusuzluk, ajitasyon, anormal rüyalar (kabus dahil) Yaygın olmayan: Kafa karışıklığı, halüsinasyonlar. Seyrek: Manik reaksiyonlar, anksiyete, depersonalizasyon, panik ataklar, akatizi. Bilinmiyor: Saldırganlık, intihar fikirleri ve intihar davranışı. İntihar düşüncesi ve intihar davranışları vakaları paroksetin tedavisi boyunca veya tedavi kesildikten sonra erken dönemde bildirilmiştir. Saldırganlık vakaları pazarlama sonrası deneyimde gözlenmiştir. Bu belirtiler aynı zamanda altta yatan hastalık nedeniyle olabilir. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Konsantrasyon bozukluğu. Yaygın: Sersemlik hali, titreme, baş ağrısı. Yaygın olmayan: Ekstrapiramidal bozukluklar. Seyrek: Konvulsiyonlar, huzursuz bacak sendromu (RLS). Çok seyrek: Serotonin sendromu (belirtiler ajitasyon, kafa karışıklığı, terleme, halüsinasyonlar, hiperrefleksi, miyoklonus (kas seğirmesi), vücut titremesi, taşikardi ve titreme’yi içerebilir). Altta yatan hareket bozukluğu olan hastaların veya nöroleptik ilaçlar kullanan hastalarda bazen orofasiyal distoniyi de içeren ekstrapiramidal bozukluklar bildirilmiştir. Göz hastalıkları Yaygın: Bulanık görme. Yaygın Olmayan: midriyazis. Çok seyrek: Akut glokom. Kulak ve İç kulak hastalıkları Bilinmiyor : Kulak çınlaması. Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Sinüs taşikardisi. Seyrek: Bradikardi. Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Postural hipotansiyon, kan basıncında geçici artışlar veya düşmeler. Genellikle önceden hipertansiyon veya anksiyetesi olan hastalarda paroksetin ile tedavinin ardından kan basıncının geçici artışları veya düşmeleri bildirilmiştir. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıkları Yaygın: Esneme Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Bulantı Yaygın: Konstipasyon, diyare, kusma, ağız kuruluğu Çok seyrek: Gastrointestinal kanama Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Karaciğer enzimlerinin artışı. Çok seyrek: Hepatik olaylar (örneğin hepatit, bazen sarılık ve/veya karaciğer yetmezliği ile ilişkili olan). Karaciğer enzimlerinde artış bildirilmiştir. Pazarlama sonrası elde edilen raporlarda da çok seyrek olarak hepatik olaylar (örn. bazen sarılık ve/veya karaciğer yetmezliği ile ilişkili olan hepatit) bildirilmiştir. Karaciğer fonksiyon test sonuçlarında uzun süreli bir yükselme durumunda tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. Deri ve deri altı doku hastalıklar Yaygın: Terleme Yaygın olmayan: Deri döküntüleri, kaşıntı Çok seyrek: Şiddetli cilt advers reaksiyonları (eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi), ürtiker, fotosensitivite reaksiyonları. Böbrek ve idrar hastalıklar Yaygın olmayan: İdrar retansiyonu, idrar tutamama. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok yaygın: Cinsel disfonksiyon. Seyrek: Hiperprolaktinemi/galaktore. Çok seyrek: priapizm. Kas iskelet, bağ, doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Artralji, miyalji. Epidemiyolojik çalışmalar, çoğunlukla 50 yaş ve üstün hastalarda yürütülen, SSRI’lar ve TCA’lar alan hastalarda artmış bir kemik kırıkları riski göstermektedir. Bu riske neden olan mekanizma bilinmemektedir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Halsizlik, vücut ağırlığı artışı. Çok seyrek: Periferal ödem. tedavisinin kesilmesi ile görülen semptomlar Yaygın: Sersemlik hali, duysal bozukluklar, uyku bozuklukları, anksiyete, baş ağrısı. Yaygın olmayan: Ajitasyon, bulantı, titreme, kafa karışıklığı, terleme, duygusal dengesizlik, görme bozuklukları, çarpıntılar, diyare, sinirlilik. Paroksetin’in kesilmesi (özellikle ani olduğunda) yaygın olarak yoksunluk sendromuna yol açmaktadır. Sersemlik hali, duysal bozukluklar (paraestezi, elektrik şoku hissi ve kulak çınlaması), uyku bozuklukları (yoğun rüyalar dahil), ajitasyon veya anksiyete, bulantı, titreme, kafa karışıklığı, terleme, baş ağrısı, diyare, çarpıntılar, duygusal dengesizlik, sinirlilik ve görme bozuklukları bildirilmiştir. Genel olarak bu olaylar hafif orta olmaktadır ve kendi-kendini sınırlamaktadır, ancak, bazı hastalarda şiddetli ve/veya uzamış olabilmektedir. Bundan dolayı paroksetin tedavisi artık gerekmediğinde, doz düşürerek kademeli bırakma uygulanmalıdır. PEDİYATRİK KLİNİK ÇALIŞMALARDAN ELDE EDİLEN ADVERS OLAYLAR Aşağıdaki advers olaylar gözlenmiştir: Artmış intihar ilişkili davranışlar (intihar teşebbüsleri ve intihar düşünceleri dahil), kendine-zarar verme davranışları ve artmış düşmanca davranış. Çoğunlukla Majör Depresif Bozukluğu olan ergenlerin klinik çalışmalarında intihar düşünceleri ve intihar girişimleri gözlenmiştir. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuklarda ve özellikle 12 yaşından küçük genç çocuklarda artmış düşmanca davranış oluşmuştur. Bildirilen ilave advers etkiler: iştah azalması, titreme, terleme, hiperkinezi, ajitasyon, duygusal değişkenlik (ağlama ve huy dalgalanmaları), ağırlıklı olarak deri ve mukoz membranların kanama ilişkili advers olaylar. Paroksetinin kesilmesi/azaltılmasından sonra görülen advers etkiler: duygusal değişkenlik (ağlama, huy dalgalanmaları, kendi-kendine zarar verme, intihar düşünceleri ve intihar teşebbüsü dahil), sinirlilik, baş dönmesi, bulantı ve karın ağrısı (bakınız Kullanım için Özel Uyarılar ve Özel Önlemler).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.