PANADOL MIGRESTOP 250 MG /250 MG /65 MG FİLM TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Panadol Migrestop 250/250/65 mg ne için kullanılır?
KT 1- PANADOL MİGRESTOP etkin madde olarak parasetamol, asetilsalisilik asit ve kafein kombinasyonunu içeren film kaplı tablet formunda bir ilaçtır.
- PANADOL MİGRESTOP, “diğer analjezikler ve antipiretikler” denilen bir ilaç grubuna dahil olan ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. Parasetamol hem ağrı kesici hem ateş düşürücü etki sağlarken, asetilsalisilik asit ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap giderici etki sağlar. Kafein ise hafif bir uyarıcıdır ve asetilsalisilik asit ve parasetamolün etkisini arttırır.
- PANADOL MİGRESTOP, 18 yaş ve üstü yetişkinlerde baş ağrısı, diş ağrısı, akut migren atakları, sinir ağrısı (nevralji), kas-iskelet sistem ağrıları, adet ağrısı (dismenore) gibi hafif ve orta şiddetli ağrılar ve soğuk algınlığı gibi ağrının eşlik ettiği durumlarda endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Parasetamol, asetil salisilik asit veya kafeine veya PANADOL MİGRESTOP'un bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı (yardımcı maddeler listesine bakınız) alerjiniz varsa,
- Ölümcül olabilen mide veya bağırsakta kanama, ülser (yara) ya da perforasyon (delinme), önceden ciddi öyküsü bulunmayan hastalarda uyarıcı belirtilerle birlikte ya da belirtiler görülmeden, bütün NSAİİ'lerin (steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar) kullanımı sırasında aniden ortaya çıkabilir. Yaşlılarda genellikle daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Mide veya bağırsakta kanama riski alkol, kortikosteroidler ve NSAİİ'lerle artabilir.
- Bu ilaç içinde bulunan asetil salisilik asit trombosit agregasyonu (kan pıhtısının oluşumunda görev alan kan hücrelerinin kümeleşmesi) üzerindeki inhibitör (baskılayıcı) etkisi sonucu cerrahi operasyonlar (küçük cerrahi girişimler de dahil, diş çekimi gibi.) sırasında ve sonrasında kanama eğilimini arttırabilir.
- Daha önceden asetil salisilik asit veya diklofenak ya da ibuprofen gibi diğer bir nonsteroidal antiinflamatuvar (NSAİ) ağrı kesici ya da ateş düşürücü ilaç aldıktan sonra hırıltı ya da nefes darlığı belirtileri, kurdeşen, yüz ya da dilde şişme ya da ani nezle hali gibi alerjik reaksiyon geçirdiyseniz
- Mide ya da onikiparmak barsağınızda aktif yaralarınız (ülser) ya da mide-barsak kanaması ya da delinme ve peptik ülser öykünüz varsa
- Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz eksikliği) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuza danışınız
- Dışkıda kan ya da siyahlık fark ederseniz (gastrointestinal kanama ya da delinme belirtisi)
- Kanama bozukluklarınız (hemofili gibi) varsa
- Şiddetli karaciğer hastalığınız varsa
- Şiddetli böbrek hastalığınız varsa
- Şiddetli kalp yetmezliğiniz varsa
- Yüksek kan basıncı (tansiyon), tansiyon düşürücü ilaç veya düzensiz kalp aktivitesi (aritmi) varsa
- Disülfiram ile alkol bağımlılığı tedavisinde
- Depresyon (lityum karbonat dahil) ilaçları, anksiyete giderici ilaç (klozapin dahil) ve sakinleştirici ilaç kullanımı ya da kaygı (anksiyete) bozukluğu varsa
- Efedrin (hava yollarındaki tıkanıklıkların giderilmesi için kullanılır) kullanımı varsa
- Teofilin (solunum rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır) kullanımı varsa
- Haftada 15 mg ya da üzeri metotreksat tedavisi alıyorsanız
- Gebeyseniz (son üç aylık dönemde)
- Bebeğinizi emziriyorsanız
- Yakın zamanda cerrahi operasyon (diş operasyonu gibi küçük işlemler dahil) geçirdiyseniz ya da 7 gün içinde bir operasyon geçirecekseniz
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel: asetilsalisilik asit veya parasetamol içeren diğer ürünlerle birlikte alınmamalıdır. Diğer akut migren tedavilerinde olduğu gibi, daha önce migren tanısı almayan hastalarda şüphe edilen bir migreni tedavi etmeden önce ve atipik semptomlarla gelen migren hastalarında diğer potansiyel ciddi nörolojik sorunların olmadığından emin olunmalıdır. Migren ataklarının >%20’sinde kustuğunu veya >%50’sinde yatak istirahatine ihtiyaç duyduğunu bildiren hastalar kullanmamalıdır. 2 tablet kullanımından sonra migren ağrısında azalma olmayan hastalar, doktora danışmalıdır. Baş ağrısı için herhangi bir ağrı kesici tipinin uzun süre kullanımı durumu kötüleştirebilir. Böyle bir durum yaşanıyorsa veya durumdan şüpheleniliyorsa, tedavi durdurulmalı ve doktora danışılmalıdır. İlacın aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı tanısından, 3 aydan daha uzun süre aşırı ilaç kullanımı olan kronik baş ağrısı (ayda 15 gün veya daha fazla) durumunda şüphelenilmelidir. Bu nedenle, bu ürün 3 aydan daha uzun süre ve ayda 10 günden daha fazla kullanılmamalıdır. Dehidratasyon riski olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır (hastalık, diyare, büyük cerrahi operasyonlarda önce veya sonra), farmakodinamik özellikleri nedeni ile enfeksiyon semptomlarını gizleyebilir. Asetilsalisilik asite bağlı: Asetilsalisilik asitin, selektif siklooksijenaz-2 inhibitörleri de dahil olmak üzere diğer sistemik NSAID'lerle birlikte kullanımından, ilave istenmeyen etki potansiyeli nedeniyle kaçınılmalıdır. Düşük dozlarda asetilsalisilik asit ürik asit atılımını azaltır. Bu nedenle ürik asit atılımı azalmış olan hastalarda gut atakları yaşanabilir. Gut, böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu, dehidrasyon, kontrol edilemeyen hipertansiyon ve diabetes mellitus hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Asetilsalisilik asidin, hipertansiyonu, konjestif kalp yetmezliğini ve böbrek yetmezliğini şiddetlendirebilecek sodyum ve su tutulumuna neden olduğu bilinmektedir. Asetilsalisilik asit hemoliz veya hemolitik anemiye sebep olabileceğinden, şiddetli glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek doz kullanım, ateş veya akut enfeksiyon gibi faktörler hemoliz riskini artırabilir. Uygulamadan sonra yaklaşık 4-8 gün boyunca asetilsalisilik asidin trombosit agregasyonu üzerindeki inhibitör etkisi devam ettiği için, cerrahi operasyonlar (küçük cerrahi operasyonlar, örneğin diş çekilmesi gibi) sırasında ve sonrasında artmış kanama eğilimine neden olabilir. Doktor gözetiminde olmadan antikoagülan veya trombosit agregasyonunu inhibe eden diğer ilaçlarla birlikte alınmamalıdır Hemostaz sorunu olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Metroraji veya menoraji durumunda dikkatli olunmalıdır. alan hastalarda gastrointestinal (GI) kanama veya ülser ortaya çıkarsa kullanım derhal sonlandırılmalıdır. Ölümcül olabilecek GI kanama, ülser veya perforasyon, tüm NSAID'ler ile bildirilmiştir. Ciddi GI olay öyküsü veya uyarı semptomları olsun ya da olmasın, tedavinin herhangi bir zamanında gelişebilir. Genellikle yaşlılarda daha ciddi sonuçlar doğurmaktadır. GI kanaması riski, alkol, kortikosteroidler ve NSAID'ler ile artabilir. Bronkospazmı artırabilir ve astım alevlenmelerini (analjezik intoleransı / analjezik-astımı) veya diğer aşırı duyarlılık reaksiyonları tetikleyebilir. Risk faktörleri bronşiyal astım, mevsimsel alerjik rinit, burun polipleri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı veya solunum yolunun kronik enfeksiyonlarıdır (özellikle alerjik rinit benzeri semptomlarla bağlantılı ise). Bu aynı zamanda diğer maddelere alerjik reaksiyonlar (örneğin deri reaksiyonları, kaşıntı, ürtiker) gösteren hastalar için de geçerlidir. Bu hastalarda özel önlemlerin alınması önerilmektedir (acil duruma hazırlık). Asetilsalisilik asit ürtiker, yüzde şişme, astım (hırıltı) ya da şok dahil şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Asetilsalisilik asit ile Reye sendromu arasında muhtemel bir ilişki olduğu için, özellikle belirtilmediği sürece, 18 yaşın altındaki çocuklara ve ergenlere verilmemelidir. Reye sendromu, beyini ve karaciğeri etkileyen, ölümcül olabilen, çok nadir görülen bir hastalıktır. Bu nedenle su çiçeği veya grip benzeri belirtiler gösteren çocuklar bu ürünü kullanmamalıdırlar. Bu ürünü kullanırken bulantı ve kusma ile birlikte davranış değişiklikleri gelişirse hasta doktora başvurmalıdır; çünkü bu belirtiler seyrek görülen ama ciddi bir hastalık olan Reye sendromunun erken belirtileri olabilir. Asetilsalisilik asit, levotiroksin (T4) veya tri-iodotironin (T3) konsantrasyonlarını etkileyebildiği için, tiroit fonksiyon testlerinin yanlış bir şekilde düşük çıkmasına sebep olabilir. Parasetamole bağlı: renal veya hepatik fonksiyon bozukluğu veya alkol bağımlılığı olan hastalara dikkatli kullanılmalıdır. Parasetamolün toksisite riski, diğer potansiyel hepatotoksik veya karaciğer mikrozomal enzimlerini indükleyen ilaçlar (örn., Rifampisin, izoniazid, kloramfenikol, hipnotikler ve fenobarbital, fenitoin ve karbamazepin dahil antiepileptikler) kullanan hastalarda artabilir. Alkol bağımlılığı öyküsü olan hastalar, hepatik hasar açısından özellikle risk taşımaktadır. Hastalar, parasetamol doz aşımına bağlı şiddetli karaciğer hasarı riski nedeniyle, parasetamol içeren diğer ürünleri aynı anda almamaları yönünde uyarılmalıdır. kullanırken alkollü içecek kullanımında kaçınılmalıdır, çünkü alkol kullanımı parasetamol ile kombine olarak karaciğer hasarına neden olabilir. Parasetamol alkol bağımlılığı olan hastalara dikkatli kullanılmalıdır. Anemisi olanlar, akciğer hastaları, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Akut yüksek dozda ciddi karaciğer toksisitesine neden olur. Erişkinlerde kronik günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz riskinin artması nedeniyle, özellikle ciddi böbrek yetmezliği, sepsis, malnütrisyon ve glutatyon eksikliğinin diğer kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan ve günlük maksimum dozda parasetamol kullanan hastalarda parasetamolün flukloksasilin ile eş zamanlı uygulanması durumunda dikkatli olunması önerilir. İdrarda 5oksoprolinin ölçümü de dahil olmak üzere yakın izleme önerilir. Parasetamolü ilk kullananlarda veya daha önce kullanım hikayesi olanlarda, kullanımın ilk dozunda veya tekrarlayan dozlarında deride kızarıklık, döküntü veya bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımının bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu veya parasetamol içeren başka bir ilacı kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dahil cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir. Hepatotoksisite riskinden ötürü, parasetamol, tavsiye edilenden daha yüksek dozlarda ya da daha uzun süreli alınmamalıdır. Hafif veya orta şiddette karaciğer yetmezliği (Child-Pugh kategorisi <9) olan hastalar, parasetamolü dikkatli kullanmalıdırlar. Terapötik dozlarda parasetamol uygulaması sırasında serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeyi yükselebilir. Terapötik dozlarda parasetamol ile hepatik oksidatif stresi artıran ve hepatik glutatyon rezervini azaltan ilaçların eşzamanlı kullanımı, alkolizm, sepsis veya diabetes mellitus gibi çeşitli durumlar hepatik toksisite riskinde artışa yol açabilir. Şiddetli böbrek yetmezliği ve sepsis gibi ciddi hastalığı olan hastalarda veya uzun süre terapötik dozda parasetamol veya parasetamol ve flukloksasilin kombinasyonu ile tedavi edilen malnütrisyon ya da glutatyon eksikliğinin diğer kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan hastalarda piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklılığına sahip metabolik asidoz (HAGMA) vakaları, bildirilmiştir. Piroglutamik asidoza bağlı HAGMA şüphesi varsa, parasetamolün derhal kesilmesi ve yakın takip yapılması gerekir. İdrar 5-oksoprolin ölçümü, birden fazla risk faktörü olan hastalarda HAGMA'nın altında yatan nedenin piroglutamik asidoz olduğunu belirlemek için yararlı olabilir. Sepsis gibi glutatyon eksikliği olan hastalarda, parasetamol kullanımı metabolik asidoz riskini arttırabilir. Ciddi bir enfeksiyonunuz varsa bu metabolik asidoz riskini arttırabilir. Metabolik asidoz belirtileri şunlardır: Derin, hızlı ve zorlanarak nefes alıp vermek Uyuşukluk Mide bulantısı ve kusma İştahsızlık Yüksek dozlarda parasetamolün uzun süreli kullanılması böbrek hasarına neden olabilir. Glutatyon seviyesi azalmış, düzenli olarak alkol kullanan, anoreksik, düşük vücut kütle indeksi olan, sepsisi olan ya da beslenme yetersizliği/bozukluğu olan kişilerde karaciğer fonksiyon bozukluğu/ hasarı tespit edilmiştir. Bu durumlar mevcutsa dikkatli kullanılmalıdır. Genelde, özellikle diğer analjeziklerle kombinasyon halinde kesintisiz parasetamol kullanılması, kalıcı böbrek hasarına ve böbrek yetmezliği riskine (analjezik nefropatisi) yol açabilir. Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Seyrek olarak hemoliz vakaları görülebilir. Aşağıdaki durumlarda özel önlem alınmalıdır (dozun azaltılması ve/veya dozlar arasındaki sürenin uzatılması): Gilbert Sendromu (glukuronil transferaz eksikliğine bağlı düzensiz selim ikter) Hematopoietik disfonksiyon Hasta, doktor tarafından başka şekilde belirtilmedikçe ağrı kesicilerin düzenli olarak uzun süreli kullanılmaması gerektiği konusunda uyarılmalıdır. Baş ağrısının tedavisi amacıyla sürekli ağrı kesici kullanılması, kronik baş ağrılarına neden olabilir. Kafeine bağlı: gutu, hipertiroidisi ve aritmisi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Fazla kafein, tedirginlik, sinirlilik, uykusuzluk ve zaman hızlı kalp atımına neden olabileceğinden, hasta ile birlikte kafein içeren ürünleri sınırlı miktarda kullanmalıdır. Diğer uyarılar Hastalar önerilen dozu aşmamaları konusunda uyarılmalıdırlar…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, PANADOL MİGRESTOP'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa PANADOL MİGRESTOP'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüz, dudaklar, ağız, dil ya da boğazda şişmenin olduğu alerjik (aşırı duyarlılık) reaksiyonları
Bu durum yutma zorluğu, hırıltı, nefes almada zorluk ve göğüste sıkışma hissine (astım belirtisi) neden olabilir. Ayrıca döküntü ya da kaşınma ve fenalık hali de görülebilir.
- Cilt kızarıklığı, dudaklar, göz ya da ağızda sıvı dolu kabarcıklar, cildin soyulması
- Deri döküntüsü, kaşıntı, kurdeşen gibi deri hastalıkları
- Şiddetli karın ağrısı, kanlı ya da siyah dışkı ya da kusmanın eşlik edebildiği mide ya da bağırsakta kanama, mide ya da bağırsak yaraları (ülser).
Bu durum tüm ağrı kesicilerde ya da ateş düşürücülerde, geçmişte olmamış olsa dahi, tedavi süresince herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ve öldürücü olabilir. Bu yan etki özellikle yaşlı insanlarda ciddidir.
- Cildin ya da gözlerin sararması (karaciğer bozukluğunun belirtisi)
- Baş dönmesi ya da sersemlik (düşük kan basıncı belirtisi)
- Düzensiz kalp atışı
Kafeinin günlük 390 mg'a kadar kullanımının sağlıklı kişilerde herhangi bir istenmeyen etkiye yol açmadığı tespit edilmiştir. Ancak kafeine hassas veya kafein kullanmayan kişilerde yüksek dozlarda kullanımı bazı istenmeyen etkilere yol açabilir. Bunlar: titreme, aşırı tepki verme, uykusuzluk, sinirlilik, endişe, baş ağrısı, kulak çınlaması, kalp atım bozukluğu, idrarda artış, mide-kalınbarsak rahatsızlıkları ve hızlı solunumdur.
Bu istenmeyen etkilerin görüldüğü kişiler PANADOL MİGRESTOP veya kafein içerikli diğer ilaçların kullanımını durdurmalıdırlar.
Kafeinin düzenli kullanımı sonrası kullanımına ara verilmesi, 1 hafta sürecek bazı belirtilerin geri gelmesine sebep olabilir. Bunlar: baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmadır.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin PANADOL MİGRESTOP'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastada 1'den az, fakat 100 hastada 1'den fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastada 1'den az, fakat 1000 hastada 1'den fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastada 1'den az görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastada 1'den az görülebilir.
Bilinmeyen : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- Asabiyet, sersemlik
- Bulantı, karında rahatsızlık
- Yaygın olmayan
- Uykusuzluk, titreme, uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar, baş ağrısı
- Kulak çınlaması
- Ağız kuruluğu, ishal, kusma
- Yorgunluk, gerginlik
- Kalp atışında artış
- Seyrek
- Deri döküntüsü, kaşıntı, egzama, alerjik ödem, yüzde, dilde ve boğazda şişlik (anjiyoödem), yaygın akıntılı döküntüler (akut generalize eksantematöz püstülozis), el, yüz ve ayakta dantele benzer kızarıklık oluşturan, aşırı duyarlılık (eritema multiforme)
- Stevens-Johnson sendromu (cilt ve mukoza zarının ilaç veya enfeksiyona karşı ciddi şekilde reaksiyon gösterdiği bir rahatsızlıktır)
- Toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu) (ilaç ve çeşitli enfeksiyonlara bağlı gelişebilen deri hastalığı)
- Boğaz ağrısı, yutma zorluğu, ağız çevresinde uyuşukluk ya da karıncalanma, tükürük salgısında artış
- İştahta azalma, tat alma değişiklikleri
- Kaygı/endişe, aşırı neşeli duygu hali, gerilim
- Dikkat bozukluğu, hafıza kaybı, koordinasyon değişikliği
- Yanaklarda ve alında ağrı hissi
- Göz ağrısı, görme bozuklukları
- Sıcak basması, çevresel kan damarlarında problemler (ör.kol ya da bacaklar)
- Burun kanaması, yavaş ya da sığ nefes, burun akıntısı
- Geğirme, mide gazı
- Aşırı terleme, kaşıntı, kaşıntılı döküntü, cilt hassasiyetinin artışı
- Kas, kemik ya da eklemlerde katılık, boyun ağrısı, sırt ağrısı, kas spazmları
- Zayıflık, göğüste rahatsızlık
- Bilinmiyor
- Huzursuzluk, genel olarak iyi ya da normal hissetmeme
- Uykululuk hali, migren
- Cilt kızarıklığı, döküntü
- Kalp çarpıntısı, nefessiz kalma, ani nefes alma zorluğu ve hırıltı ya da öksürmeyle birlikte göğüs sıkışması (astım)
- Karın ağrısı, yemeklerden sonra karında rahatsızlık
- Uzamış kanama süresi, düşük kan trombosit sayısı (trombositopeni), morluk (ekimoz)
- Sıvı ve sodyum tutulumu
- Geçici işitme kaybı
- Bronş daralması (bronkospazm)
- Gastrit (mide iltihabı)
- Reye sendromu (mikrobik kökenli (enfeksiyöz) olmayan ensefalopati (beyin hastalığı) ve karaciğer yetmezliğinden oluşur ve tipik olarak ateşli bir hastalığın (suçiçeği, grip benzeri hastalık) esas belirtileri geçtikten sonra ortaya çıkar)
- Renal bozukluk (Uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar), kanda yükselmiş ürik asit seviyeleri
- Aşırı duyarlılık (nezle de dahil)
- Ağır hastalığı olan ve parasetamol kullanan hastalarda kanı daha asidik hale getirebilen ciddi bir durum (metabolik asidoz) (bkz. Bölüm 2)
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- PANADOL MİGRESTOP gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
- Hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, PANADOL MİGRESTOP'u doktorunuz tarafından kesin gereklilik görülmedikçe, özellikle gebeliğin son 3 ayında kullanmayınız.
- Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar, tedavi süresince tıbben etkili olduğu kabul edilen doğum kontrol yöntemleri kullanmalıdır.
- PANADOL MİGRESTOP, kadınlarda doğurganlığı bozabilecek bir ilaç grubuna (NSAID'ler) aittir. Bu etki, ilacın kesilmesiyle geri dönüşümlüdür.
- Kafeinin spontan (kendiliğinden) düşük riskini artırma olasılığı nedeniyle gebelerde kullanılması önerilmez.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Bebeğinizi emziriyorsanız, PANADOL MİGRESTOP kullanmayınız.
- Kafein anne sütüne geçer ve emen bebeklerde istenmeyen etkilere (huzursuzluk, ağlama, uykusuzluk vs.) neden olabilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddeler- PANADOL MİGRESTOP'un içeriğinde bulunan maddelere karşı aşırı duyarlılığınız yoksa bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
- PANADOL MİGRESTOP, tablet başına 0,03 mg benzoik asit içerir. Benzoik asit yeni doğan bebeklerde (4 haftaya kadar) sarılığı artırabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon18 yaş ve üstü yetişkinlerde baş ağrısı, diş ağrısı, akut migren atakları, nevralji, kas-iskelet sistem ağrıları, dismenore gibi hafif ve orta şiddetli ağrılar ve soğuk algınlığı gibi ağrının eşlik ettiği durumlarda endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarParasetamol, asetil salisilik asit veya kafeine veya listenen içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen kişilerde, Asetil salisilik asit ya da diklofenak ya da ibuprofen gibi diğer bir nonsteroidal antiinflamatuvar verildikten sonra astım, ürtiker ya da akut rinit gelişmiş olan hastalarda Şiddetli karaciğer yetmezliği Şiddetli böbrek yetmezliği Şiddetli kalp yetmezliği Hipertansiyon, antihipertansif ilaç kullanımı ya da kardiyak aritmi Disülfiram ile kronik alkolizm tedavisi Antidepresan (lityum karbonat dahil), anksiyolitik (klozapin dahil) ve sedatif ilaç kullanımı ya da anksiyete bozukluğu Efedrin kullanımı Teofilin kullanımı Aktif gastrik ya da intestinal ülser, gastrointestinal kanama ya da perforasyon ve peptik ülser öyküsü olan hastalarda Hemofili ya da diğer hemorajik bozukluklar Yakın zamanda cerrahi operasyon (diş operasyonu gibi küçük işlemler dahil) geçirdiyseniz ya da 7 gün içinde bir operasyon geçirecekseniz Haftada 15 mg ya da üzeri dozlarda metotreksat tedavisi Gebelik (üçüncü trimester) ve laktasyonda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel: asetilsalisilik asit veya parasetamol içeren diğer ürünlerle birlikte alınmamalıdır. Diğer akut migren tedavilerinde olduğu gibi, daha önce migren tanısı almayan hastalarda şüphe edilen bir migreni tedavi etmeden önce ve atipik semptomlarla gelen migren hastalarında diğer potansiyel ciddi nörolojik sorunların olmadığından emin olunmalıdır. Migren ataklarının >%20’sinde kustuğunu veya >%50’sinde yatak istirahatine ihtiyaç duyduğunu bildiren hastalar kullanmamalıdır. 2 tablet kullanımından sonra migren ağrısında azalma olmayan hastalar, doktora danışmalıdır. Baş ağrısı için herhangi bir ağrı kesici tipinin uzun süre kullanımı durumu kötüleştirebilir. Böyle bir durum yaşanıyorsa veya durumdan şüpheleniliyorsa, tedavi durdurulmalı ve doktora danışılmalıdır. İlacın aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı tanısından, 3 aydan daha uzun süre aşırı ilaç kullanımı olan kronik baş ağrısı (ayda 15 gün veya daha fazla) durumunda şüphelenilmelidir. Bu nedenle, bu ürün 3 aydan daha uzun süre ve ayda 10 günden daha fazla kullanılmamalıdır. Dehidratasyon riski olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır (hastalık, diyare, büyük cerrahi operasyonlarda önce veya sonra), farmakodinamik özellikleri nedeni ile enfeksiyon semptomlarını gizleyebilir. Asetilsalisilik asite bağlı: Asetilsalisilik asitin, selektif siklooksijenaz-2 inhibitörleri de dahil olmak üzere diğer sistemik NSAID'lerle birlikte kullanımından, ilave istenmeyen etki potansiyeli nedeniyle kaçınılmalıdır. Düşük dozlarda asetilsalisilik asit ürik asit atılımını azaltır. Bu nedenle ürik asit atılımı azalmış olan hastalarda gut atakları yaşanabilir. Gut, böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu, dehidrasyon, kontrol edilemeyen hipertansiyon ve diabetes mellitus hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Asetilsalisilik asidin, hipertansiyonu, konjestif kalp yetmezliğini ve böbrek yetmezliğini şiddetlendirebilecek sodyum ve su tutulumuna neden olduğu bilinmektedir. Asetilsalisilik asit hemoliz veya hemolitik anemiye sebep olabileceğinden, şiddetli glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek doz kullanım, ateş veya akut enfeksiyon gibi faktörler hemoliz riskini artırabilir. Uygulamadan sonra yaklaşık 4-8 gün boyunca asetilsalisilik asidin trombosit agregasyonu üzerindeki inhibitör etkisi devam ettiği için, cerrahi operasyonlar (küçük cerrahi operasyonlar, örneğin diş çekilmesi gibi) sırasında ve sonrasında artmış kanama eğilimine neden olabilir. Doktor gözetiminde olmadan antikoagülan veya trombosit agregasyonunu inhibe eden diğer ilaçlarla birlikte alınmamalıdır Hemostaz sorunu olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Metroraji veya menoraji durumunda dikkatli olunmalıdır. alan hastalarda gastrointestinal (GI) kanama veya ülser ortaya çıkarsa kullanım derhal sonlandırılmalıdır. Ölümcül olabilecek GI kanama, ülser veya perforasyon, tüm NSAID'ler ile bildirilmiştir. Ciddi GI olay öyküsü veya uyarı semptomları olsun ya da olmasın, tedavinin herhangi bir zamanında gelişebilir. Genellikle yaşlılarda daha ciddi sonuçlar doğurmaktadır. GI kanaması riski, alkol, kortikosteroidler ve NSAID'ler ile artabilir. Bronkospazmı artırabilir ve astım alevlenmelerini (analjezik intoleransı / analjezik-astımı) veya diğer aşırı duyarlılık reaksiyonları tetikleyebilir. Risk faktörleri bronşiyal astım, mevsimsel alerjik rinit, burun polipleri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı veya solunum yolunun kronik enfeksiyonlarıdır (özellikle alerjik rinit benzeri semptomlarla bağlantılı ise). Bu aynı zamanda diğer maddelere alerjik reaksiyonlar (örneğin deri reaksiyonları, kaşıntı, ürtiker) gösteren hastalar için de geçerlidir. Bu hastalarda özel önlemlerin alınması önerilmektedir (acil duruma hazırlık). Asetilsalisilik asit ürtiker, yüzde şişme, astım (hırıltı) ya da şok dahil şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Asetilsalisilik asit ile Reye sendromu arasında muhtemel bir ilişki olduğu için, özellikle belirtilmediği sürece, 18 yaşın altındaki çocuklara ve ergenlere verilmemelidir. Reye sendromu, beyini ve karaciğeri etkileyen, ölümcül olabilen, çok nadir görülen bir hastalıktır. Bu nedenle su çiçeği veya grip benzeri belirtiler gösteren çocuklar bu ürünü kullanmamalıdırlar. Bu ürünü kullanırken bulantı ve kusma ile birlikte davranış değişiklikleri gelişirse hasta doktora başvurmalıdır; çünkü bu belirtiler seyrek görülen ama ciddi bir hastalık olan Reye sendromunun erken belirtileri olabilir. Asetilsalisilik asit, levotiroksin (T4) veya tri-iodotironin (T3) konsantrasyonlarını etkileyebildiği için, tiroit fonksiyon testlerinin yanlış bir şekilde düşük çıkmasına sebep olabilir. Parasetamole bağlı: renal veya hepatik fonksiyon bozukluğu veya alkol bağımlılığı olan hastalara dikkatli kullanılmalıdır. Parasetamolün toksisite riski, diğer potansiyel hepatotoksik veya karaciğer mikrozomal enzimlerini indükleyen ilaçlar (örn., Rifampisin, izoniazid, kloramfenikol, hipnotikler ve fenobarbital, fenitoin ve karbamazepin dahil antiepileptikler) kullanan hastalarda artabilir. Alkol bağımlılığı öyküsü olan hastalar, hepatik hasar açısından özellikle risk taşımaktadır. Hastalar, parasetamol doz aşımına bağlı şiddetli karaciğer hasarı riski nedeniyle, parasetamol içeren diğer ürünleri aynı anda almamaları yönünde uyarılmalıdır. kullanırken alkollü içecek kullanımında kaçınılmalıdır, çünkü alkol kullanımı parasetamol ile kombine olarak karaciğer hasarına neden olabilir. Parasetamol alkol bağımlılığı olan hastalara dikkatli kullanılmalıdır. Anemisi olanlar, akciğer hastaları, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Akut yüksek dozda ciddi karaciğer toksisitesine neden olur. Erişkinlerde kronik günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz riskinin artması nedeniyle, özellikle ciddi böbrek yetmezliği, sepsis, malnütrisyon ve glutatyon eksikliğinin diğer kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan ve günlük maksimum dozda parasetamol kullanan hastalarda parasetamolün flukloksasilin ile eş zamanlı uygulanması durumunda dikkatli olunması önerilir. İdrarda 5oksoprolinin ölçümü de dahil olmak üzere yakın izleme önerilir. Parasetamolü ilk kullananlarda veya daha önce kullanım hikayesi olanlarda, kullanımın ilk dozunda veya tekrarlayan dozlarında deride kızarıklık, döküntü veya bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımının bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu veya parasetamol içeren başka bir ilacı kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dahil cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir. Hepatotoksisite riskinden ötürü, parasetamol, tavsiye edilenden daha yüksek dozlarda ya da daha uzun süreli alınmamalıdır. Hafif veya orta şiddette karaciğer yetmezliği (Child-Pugh kategorisi <9) olan hastalar, parasetamolü dikkatli kullanmalıdırlar. Terapötik dozlarda parasetamol uygulaması sırasında serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeyi yükselebilir. Terapötik dozlarda parasetamol ile hepatik oksidatif stresi artıran ve hepatik glutatyon rezervini azaltan ilaçların eşzamanlı kullanımı, alkolizm, sepsis veya diabetes mellitus gibi çeşitli durumlar hepatik toksisite riskinde artışa yol açabilir. Şiddetli böbrek yetmezliği ve sepsis gibi ciddi hastalığı olan hastalarda veya uzun süre terapötik dozda parasetamol veya parasetamol ve flukloksasilin kombinasyonu ile tedavi edilen malnütrisyon ya da glutatyon eksikliğinin diğer kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan hastalarda piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklılığına sahip metabolik asidoz (HAGMA) vakaları, bildirilmiştir. Piroglutamik asidoza bağlı HAGMA şüphesi varsa, parasetamolün derhal kesilmesi ve yakın takip yapılması gerekir. İdrar 5-oksoprolin ölçümü, birden fazla risk faktörü olan hastalarda HAGMA'nın altında yatan nedenin piroglutamik asidoz olduğunu belirlemek için yararlı olabilir. Sepsis gibi glutatyon eksikliği olan hastalarda, parasetamol kullanımı metabolik asidoz riskini arttırabilir. Ciddi bir enfeksiyonunuz varsa bu metabolik asidoz riskini arttırabilir. Metabolik asidoz belirtileri şunlardır: Derin, hızlı ve zorlanarak nefes alıp vermek Uyuşukluk Mide bulantısı ve kusma İştahsızlık Yüksek dozlarda parasetamolün uzun süreli kullanılması böbrek hasarına neden olabilir. Glutatyon seviyesi azalmış, düzenli olarak alkol kullanan, anoreksik, düşük vücut kütle indeksi olan, sepsisi olan ya da beslenme yetersizliği/bozukluğu olan kişilerde karaciğer fonksiyon bozukluğu/ hasarı tespit edilmiştir. Bu durumlar mevcutsa dikkatli kullanılmalıdır. Genelde, özellikle diğer analjeziklerle kombinasyon halinde kesintisiz parasetamol kullanılması, kalıcı böbrek hasarına ve böbrek yetmezliği riskine (analjezik nefropatisi) yol açabilir. Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Seyrek olarak hemoliz vakaları görülebilir. Aşağıdaki durumlarda özel önlem alınmalıdır (dozun azaltılması ve/veya dozlar arasındaki sürenin uzatılması): Gilbert Sendromu (glukuronil transferaz eksikliğine bağlı düzensiz selim ikter) Hematopoietik disfonksiyon Hasta, doktor tarafından başka şekilde belirtilmedikçe ağrı kesicilerin düzenli olarak uzun süreli kullanılmaması gerektiği konusunda uyarılmalıdır. Baş ağrısının tedavisi amacıyla sürekli ağrı kesici kullanılması, kronik baş ağrılarına neden olabilir. Kafeine bağlı: gutu, hipertiroidisi ve aritmisi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Fazla kafein, tedirginlik, sinirlilik, uykusuzluk ve zaman hızlı kalp atımına neden olabileceğinden, hasta ile birlikte kafein içeren ürünleri sınırlı miktarda kullanmalıdır. Diğer uyarılar Hastalar önerilen dozu aşmamaları konusunda uyarılmalıdırlar…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Seyrek: Farenjit Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık*, anaflaktik reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Uzamış kanama süresi, trombositopeni, ekimoz Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek: İştahta azalma Bilinmiyor: Sıvı ve sodyum retansiyonu, yüksek anyon açıklı metabolik asidoz Parasetamol kullanan risk faktörleri olan hastalarda piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklığına sahip metabolik asidoz vakaları gözlemlenmiştir. Bu hastalarda düşük glutatyon düzeylerinin bir sonucu olarak piroglutamik asidoz meydana gelebilir. Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Sinirlilik Yaygın olmayan: Uykusuzluk Seyrek: Anksiyete, öforik ruh hali, gerginlik Bilinmiyor: Huzursuzluk Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sersemlik Yaygın olmayan: Tremor, parestezi, baş ağrısı Seyrek: Disgezi, dikkat bozukluğu, amnezi, koordinasyon bozukluğu, hiperestezi, sinüs baş ağrısı Bilinmiyor: Migren, uykululuk hali Göz hastalıkları Seyrek: Göz ağrısı, görüş bozukluğu Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Kulak çınlaması Bilinmiyor: Geçici işitme kaybı Kardiyak hastalıkları Yaygın olmayan: Aritmi Bilinmiyor: Palpitasyon Vasküler hastalıkları Seyrek: Al basması (flushing), periferal vasküler bozukluklar Bilinmiyor: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Seyrek: Epitaksi, hipoventilasyon, burun akıntısı Bilinmiyor: Dispne, astım, bronkospazm Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Mide bulantısı, karında rahatsızlık Yaygın olmayan: Ağız kuruluğu, diyare, kusma Seyrek: Geğirme, gaza bağlı şişkinlik, disfaji, oral parestezi, tükrük artışı Bilinmiyor: Üst karın ağrısı, dispepsi, karın ağrısı, GI hemoraji (üst GI hemoraji, gastrik hemoraji, gastrik ülser hemoraji, duodenal ülser hemoraji, rektal hemoraji dahil), GI ülser (gastrik ülser, duodenal ülser, kalın barsak ülseri, peptik ülser dahil), gastrit Hepato-bilier hastalıkları Bilinmiyor: Hepatik yetmezlik, karaciğer enzimlerinde artış, Reye sendromu Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Hiperhidroz, deri döküntüsü, kaşıntı, ürtiker, alerjik ödem, akut generalize eksantematöz püstülozis, eritema multiform, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (fatal sonuçlar dahil) Bilinmiyor: Eritem, döküntü (rash), anjiyoödem, Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Kas-iskelette sertlik, boyun ağrısı, sırt ağrısı, kas spazmları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Bilinmiyor: Renal bozukluk, kanda yükselmiş ürik asit seviyeleri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın olmayan: Yorgunluk, gerginlik Seyrek: Asteni, göğüs rahatsızlığı Bilinmiyor: Malazi, anormal hissetme Araştırmalar Yaygın olmayan: Kalp atış hızı artışı *Rinit de dahil Çok seyrek olarak ciddi cilt reaksiyonları bildirilmiştir. Kombinasyon ürününün belirlendiği gibi kullanıldığında, her bir hammaddeye göre advers olayın derecesi ve tipinin arttığı ya da spektrumun genişlediğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. 4-8 gün sonrasında asetil salisilik asit alımı kanama riskinin artmasına neden olabilir. Çok nadir olarak tedavi edilmemiş hipertansiyon ve/veya eş zamanlı antikoagülan tedavisi gören hastalarda şiddetli kanama (ör. intraserebral kanama) raporlanmıştır. Bu vakalar için hayatı tehdit edici olabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.