ORENCIA 250 MG KON.PERFUZYONLUK COZ.İÇİN TOZ İÇEREN FLAKON
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Orencia 250 mg ne için kullanılır?
KT 1- ORENCIA® Konsantre Perfüzyonluk Çözelti İçin Toz İçeren Flakon, beyaz ilâ hemen hemen beyaz renkte bir tozdur: tek parça veya küçük parçacıklar halinde olabilir ve seçici bağışıklık baskılayıcı (Selektif immünosüpresif) ajanlar grubuna dahildir.
- ORENCIA® orta ilâ şiddetli düzeydeki romatoid artriti olan yetişkin ve 6 yaş ve üzerindeki orta ila şiddetli düzeydeki aktif poliartiküler juvenil idiopatik artritli diğer hastalık modifiye edici (düzenleyici) ilaçlara ya da 'tümör nekroz faktörü (TNF) blokerleri' olarak bilinen diğer bir ilaç grubuna yeterli düzeyde yanıt vermeyen hastaların tedavisinde metotreksat adındaki ilaçla kombinasyon halinde kullanılır.
Aktif maddesi olan abatasept hücre kültürlerinde üretilen bir proteindir.
Romatoid artrit eğer tedavi edilmezse, eklem yıkımı, sakatlık ve günlük aktiviteleri yapamama gibi ciddi sonuçlara yol açabilen uzun vadeli, ilerleyici bir sistemik hastalıktır. Romatoid artriti olan insanlarda vücudun kendi bağışıklık sistemi normal vücut dokularına saldırıp eklemlerde ağrıya ve şişliğe neden olur. Bu da eklemin zarar görmesine yol açabilir. Romatoid artrit (RA) herkesi farklı şekilde etkiler. Çoğu insanda, birkaç yıl içerisinde kademeli olarak eklem semptomları görülür. Bununla birlikte, bazı kişilerde RA hızlı bir şekilde ilerlerken, diğer hastalarda RA sınırlı bir dönem içerisinde görülebilir ve ardından hastalığın görülmediği bir dönem yaşanabilir. RA genellikle kronik (uzun vadeli), ilerleyici bir hastalıktır. Yani, tedavi görüyor olsanız bile, semptom gösterip göstermediğinize bakmaksızın, RA eklemlerinize zarar vermeye devam edebilir. Sizin için en doğru tedavi planı ile, bu hastalık sürecini yavaşlatabilirsiniz, bu da uzun vadeli eklem hasarını ve hissedilen acı ve yorgunluğu azaltmanıza ve genel yaşam kalitenizi arttırmanıza yardımcı olacaktır.
Eğer aktif romatoid artritiniz varsa size önce metotreksat dahil hastalık modifiye edici ilaçlar (DMARD) verilebilir. Eğer hastalığınızın bulguları ve belirtileri hâlâ devam ediyorsa aşağıdaki nedenlerden dolayı tedavinize ORENCIA® eklenebilir:
- Hastalığın belirti ve bulgularını azaltmak
- Eklemlerinize vereceği zararı yavaşlatmak
- Fiziksel işlevlerinizi iyileştirmek
Poliartiküler Juvenil İdiopatik Artrit:
Poliartiküler Juvenil İdiopatik Artrit, çocuk ve ergenlerde (Adolesan) görülen, bir veya birden fazla eklemi etkileyebilen uzun süreli bir enflamatuvar (iltihabi) hastalıktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Abatasepte veya ORENCIA®'nın diğer bileşenlerine karşı alerjiniz (Aşırı duyarlılık) var ise (Bölüm 6'da listesi verilmiştir).
- Ciddi veya kontrol edilemeyen bir enfeksiyonunuz varsa, ORENCIA® tedavisine başlamamalısınız. Böyle bir enfeksiyon sizi ORENCIA®'nın ciddi yan etkilerine maruz kalma riski ile karşı karşıya bırakabilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Örneğin göğüste sıkışma, hırıltılı nefes alma, ciddi sersemlik ya da baş dönmesi, şişme veya deri döküntüleri gibi alerjik reaksiyonlar geliştirirseniz, derhal doktorunuza söyleyiniz.
- Siz, eşiniz veya bakıcınız, genel kas güçsüzlüğü, görme bozukluğu, konuşma zorluğu, yürüme şeklinizde bir değişiklik veya dengenizle ilgili bir sorun, kafa karışıklığına ve kişilik değişikliklerine yol açan düşünme, hafıza ve yönelim değişiklikleri dahil olmak üzere nörolojik semptomların yeni başladığını veya kötüleştiğini fark ederseniz, derhal doktorunuza başvurun, çünkü bunlar çok nadir görülen belirtiler olabilir ve progresif multifokal lökoensefalopati (PML) adı verilen ciddi ve potansiyel olarak ölümcül beyin enfeksiyonudur. Uzun vadeli ya da bölgesel (lokalize) enfeksiyon dahil, herhangi bir enfeksiyonunuz varsa ya da sık sık enfeksiyon geliştiriyorsanız ve enfeksiyon belirtileriniz olursa doktorunuza söylemelisiniz (Örn., ateş, halsizlik, diş problemleri). ORENCIA® ayrıca vücudunuzun enfeksiyonlar ile savaşma yeteneğini düşürebilir ve tedavi enfeksiyon eğiliminizi arttırabilir veya var olan enfeksiyonunuzu kötüleştirebilir.
- Tüberküloz (verem) geçirdiyseniz veya tüberküloz belirtileriniz varsa (İnatçı öksürük, kilo kaybı, kayıtsızlık-ilgisizlik, hafif ateş) doktorunuza söyleyiniz. ORENCIA®'yı kullanmaya başlamadan önce, doktorunuz tüberküloz olup olmadığınızı anlamak için sizi muayene edebilir ya da size bir deri testi yapabilir.
- Viral hepatitiniz varsa doktorunuza söyleyiniz. ORENCIA®'yı kullanmaya başlamadan önce, doktorunuz hepatit olup olmadığınızı anlamak için sizi muayene edebilir.
- Kanseriniz var ise, doktorunuz size ORENCIA® verip veremeyeceğini belirlemelidir.
- Tüm hastalarda özellikle deri kanseri riski olanlarda periyodik deri muayenesi önerilir.
- Yakın zamanda aşı olduysanız ya da olacaksanız, ORENCIA® alınırken bazı aşıların yapılmaması gerektiğini unutmayınız. Aşı olmadan önce doktorunuza danışınız. Juvenil idiyopatik artrit hastalığı olan kişilerde, ORENCIA® tedavisine başlamadan önce eğer mümkünse güncel aşılama kılavuzları doğrultusunda o tarihe kadar olan tüm aşıların yapılması önerilmektedir. Bazı aşılar aşı kaynaklı enfeksiyon gelişmesine neden olabilir. Hamileyken ORENCIA® kullandıysanız, bebeğinizde enfeksiyon gelişme riski hamileyken almış olduğunuz son ORENCIA® dozundan yaklaşık 14 hafta sonrasına kadar artabilir. Bebeğinizi takip eden doktora ve diğer doktorlarınıza hamileyken ORENCIA® kullandığınızı söylemeniz doktorunuzun bebeğinize ne zaman aşı yapılabileceğine karar vermesi açısından önemlidir.
- Kanınızdaki glukoz düzeyini kontrol etmek için bir kan glukoz monitörü kullanıyorsanız, ORENCIA®'nın bazı kan glukoz monitörlerinin glukoz sonuçlarını hatalı olarak yüksek göstermesine sebebiyet verebilecek bir şeker tipi olan maltoz içerdiğini bilmenizde fayda vardır.
Doktorunuz kanınızdaki glukoz düzeylerinin izlenmesi için farklı bir yöntem önerebilir.
ORENCIA®'nın takip edilebilirliğinin sağlanması için ilacınızın ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyanızda kaydedilmelidir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ORENCIA®'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. ORENCIA® ile tedavi edilen hastalarda en sık görülen yan etkiler aşağıda listelendiği gibi üst solunum yolu enfeksiyonları (burun ve boğaz enfeksiyonları dahil), baş ağrısı ve bulantı olmuştur.
Bağışıklık sisteminizi etkileyen bütün ilaçlar gibi, ORENCIA® tedavi gerektirebilen deri kanseri dahil maligniteler ve alerjik reaksiyonlar gibi ciddi yan etkilere neden olabilir.
Doktorunuz ayrıca kan değerlerinizi incelemek için testler yapabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa ORENCIA®'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Şiddetli döküntü
- Kurdeşen (ürtiker)
- Alerjik yanıt bulguları
- Yüz, eller ve ayaklarda şişkinlik
- Nefes alma veya yutmada zorlanma
- Şiddetli enfeksiyon
- Ateş, inatçı öksürük, kilo kaybı, hissizlik
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ORENCIA®'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Genel iyi hissetmeme, diş problemleri, idrar yaparken yanma hissi, ağrılı deri döküntüsü, ağrılı cilt kabarcıkları, öksürük
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Yukarıda tanımlanan semptomlar, tümü yetişkin hastalarda yürütülen ORENCIA® klinik çalışmalarında gözlenen yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az görülebilir, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Çok yaygın:
- Üst solunum yolu enfeksiyonları (Burun, boğaz ve sinüs enfeksiyonları dahil).
Yaygın:
- Akciğer enfeksiyonu,
- Üriner (idrar yolu ile ilgili) enfeksiyonlar,
- Deride ağrılı sıvı dolu kabarcıklar (Herpes),
- Grip,
- Baş ağrısı,
- Sersemlik,
- Yüksek kan basıncı,
- Öksürük,
- Karın ağrısı,
- Diyare (ishal),
- Bulantı,
- Mide rahatsızlığı,
- Ağız yaraları,
- Kusma,
- Döküntü,
- Yorgunluk,
- Zayıflık,
- Anormal karaciğer fonksiyonu testleri.
Yaygın olmayan:
- Diş enfeksiyonu,
- Mantar kaynaklı tırnak enfeksiyonu,
- Kas enfeksiyonu,
- Kanda enfeksiyon varlığı,
- Deri altı iltihabı,
- Böbrek enfeksiyonu,
- Kulak iltihabı,
- Düşük beyaz kan hücresi sayımı
- Cilt kanseri, cilt siğilleri,
- Kanda düşük trombosit (kan pulcuğu) sayımı,
- Alerjik reaksiyonlar,
- Depresyon,
- Endişe,
- Uuyku bozukluğu,
- Migren,
- Uyuşukluk,
- Gözde kuruluk,
- Görüşte azalma,
- Gözde enflamasyon,
- Çarpıntı,
- Hızlı kalp atışı,
- Yavaş kalp atışı,
- Düşük kan basıncı,
- Sıcak basması,
- Kan damarlarında enflamasyon,
- Yüzde kızarma,
- Nefes almada zorluk,
- Hırıltı, nefes darlığı,
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) denilen hastalık durumunda ani kötüleşme,
- Boğaz sıkışma,
- Rinit,
- Çürük eğiliminde artış,
- Kuru cilt,
- Sedef hastalığı,
- Cilt kızarıklığı,
- Aşırı terleme,
- Akne,
- Saç dökülmesi,
- Kaşıntı,
- Kurdeşen,
- Eklemlerde ağrı,
- Kol ve bacaklarda ağrı,
- Adet olmama, aşırı adet görme,
- Grip benzeri hastalık,
- Kilo artışı,
- İnfüzyon (damar yoluyla uygulama) ile ilgili reaksiyonlar
Seyrek:
- Tüberküloz (verem),
- Uterusta,
- Fallop tüplerinde veya yumurtalıklarda enflamasyon,
- Gastrointestinal (mide, bağırsak) enfeksiyon,
- Beyaz kan hücreleri kanseri,
- Akciğer kanseri,
- Poliartiküler juvenil idiopatik romatoid artriti olan çocuk ve ergenlerde (Adolesan) sıklıkla görülen yan etkiler aşağıda listelenmiştir:
Poliartiküler juvenil idiopatik artrit görülen çocukların yaşadığı yan etkiler, aşağıdaki istisnalar ile birlikte romatoid artrit görülen yetişkinlerin yaşadığı yan etkiler ile benzerdir:
Yaygın:
- Üst solunum yolu enfeksiyonu (Burun, sinüs ve boğaz enfeksiyonları dahil),
- Ateş
Yaygın olmayan:
- Kulak enfeksiyonu,
- İdrarda kan
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ORENCIA®'nın hamilelikteki etkileri bilinmemektedir. ORENCIA®, kesinlikle gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. ORENCIA® kullanılırken gebelikten korunmak gerekir.
Doktorunuz sizi ORENCIA® kullanırken ve son dozdan itibaren 14 hafta süreyle ihtiyacınız olabilecek uygun korunma yöntemleri konusunda bilgilendirecektir.
Hamileyken ORENCIA® kullandıysanız, bebeğinizde enfeksiyon gelişme riski artabilir.
Bebeğinizi takip eden doktora ve diğer doktorlarınıza hamileyken ORENCIA® kullandığınızı söylemeniz doktorunuzun bebeğinize ne zaman aşı yapılabileceğine karar vermesi açısından önemlidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Etkin madde olan abataseptin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. ORENCIA® tedavisi esnasında ve son dozun üzerinden 14 hafta geçene kadar emzirmeyi kesmelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her “doz”unda 0,375 mmol (ya da 8,625 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonRomatoid artrit, erişkinlerde metotreksat ile kombinasyon halinde, metotreksat da dahil olmak üzere modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD) veya TNF-alfa antagonisti ilaç ile kontrol altına alınamayan aktif (DAS 28>5,1 olan) romatoid artrit tedavisinde endikedir. Poliartriküler juvenil idiyopatik artrit, 6 yaş ve üzeri pediatrik hastalarda metotreksat ile kombine halinde, modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD) veya TNF-alfa antagonisti ilaç ile kontrol altına alınamayan orta ile şiddetli düzeydeki aktif poliartriküler juvenil idiyopatik artritli hastalarda endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAbatasepte veya diğer bileşenlerine karşı alerjisi olanlarda; sepsis veya fırsatçı enfeksiyonlar gibi şiddetli ve kontrol edilemeyen enfeksiyonlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKlinik önemi olan etkileşmeler: TNF-antagonistleri ile kombinasyon Abataseptin TNF-antagonistleri ile kombinasyonu konusundaki deneyimler sınırlıdır. Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, TNF-antagonistleri ve plasebo ile tedavi edilen hastalar ile karşılaştırıldığında, TNF-antagonistleri ve abatasept kombinasyonu alan hastalarda genel enfeksiyon ve şiddetli enfeksiyon insidansı artmıştır. ve TNF-antagonistleri ile eşzamanlı tedavi önerilmez. TNF-antagonistleri tedavisinden tedavisine geçen hastalar enfeksiyon bulguları açısından gözlenmelidir. Özel gruplar: Plasebo ile karşılaştırıldığında, abatasept ile tedavi edilen 65 yaşın üzerindeki hastalarda ciddi enfeksiyon ve malignite sıklığı 65 yaşın altında olanlardakinden daha yüksek bulunmuştur. Yaşlı popülasyondaki enfeksiyon ve malign tümör insidansı genelde daha yüksek olduğundan, yaşlılar dikkatle tedavi edilmelidir. Önemli advers ilaç reaksiyonları: Alerjik reaksiyonlar: Klinik çalışmalarda abatasept uygulaması ile nadiren alerjik reaksiyon bildirilmiş, hastaların alerjik reaksiyonları önlemek için herhangi bir öntedavi görmeleri gerekmemiştir. Anaflaksi ya da anaflaktik reaksiyonlar ilk infüzyondan sonra görülebilir ve yaşamı tehdit edici olabilir. Pazarlama sonrası deneyimlerde ilk infüzyonunu takiben bir fatal anafilaksi vakası raporlanmıştır. Eğer herhangi bir ciddi alerjik ya da anafilaktik reaksiyon ortaya çıkarsa, IV veya SC tedavisi derhal kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır; ayrıca kullanımı kalıcı olarak kesilmelidir. İmmun sistem üzerindeki etkileri: dahil immun sistemi etkileyen tıbbi ürünler enfeksiyonlara ve malignitelere karşı konak savunmalarını ve aşılara verilen yanıtları etkileyebilir. biyolojik immunosupresif ya da immunomodülatör ajanlar ile eşzamanlı uygulanması immun sistem üzerindeki etkilerini güçlendirebilir. Enfeksiyonlar: ile sepsis ve pnömani dahil ciddi enfeksiyonlar rapor edilmiştir. Bu enfeksiyonlardan bazıları ölümcüldür. Ciddi enfeksiyonların çoğu, altta 65 yaş üstü hastalarda ölümle sonuçlanabilecek ciddi enfeksiyon riski 65 yaş altındakilere göre daha yüksektir. yatan hastalığa ek olarak onları enfeksiyona daha duyarlı hale getirebilen eşzamanlı immunosuppresif tedavi gören hastalarda ortaya çıkmıştır. Aktif enfeksiyonları olan hastalarda, enfeksiyonlar kontrol altına alınana kadar, tedavisine başlanmamalıdır. Doktorlar tekrarlayan enfeksiyon hikayesi veya enfeksiyonlara yol açabilecek altta yatan nedenleri olan hastalarda kullanmayı düşünürken dikkatli olmalıdırlar. tedavisi görmekteyken yeni bir enfeksiyon geliştiren hastalar yakından gözlemlenmelidir. Hasta ciddi bir enfeksiyon geliştirirse tedavisi kesilmelidir. Plasebo kontrollü pivot çalışmalarda tüberküloz vakalarında artış gözlemlenmemiştir; ancak, tüm hastaları tüberküloz açısından taranmalıdır. Latent tüberkülozlu bireylerde güvenliliği bilinmemektedir. alan hastaların bazılarında tüberküloz bildirilmiştir. Plasebo kontrollü klinik çalışmalardaki hastalarda olduğu gibi; dahil olmak üzere immünomodülatör tedavilere başlamadan önce, hastalar tüberkülin deri testi ile latent tüberküloz açısından taranmalıdır. Tüberküloz taraması pozitif olan hastalarda çalışılmamıştır ve latent tüberkülozu olan hastalarda güvenilirliği bilinmemektedir. kullanan hastalarda raporlanan tüberküloz vakaları mevcuttur. Tüberküloz tarama testi pozitif olan hastalar, tedavisine başlamadan önce standart tıbbi yaklaşım ile tedavi edilmelidir. Ayrıca mevcut kılavuzların da dikkate alınması gerekir. kullanımında aşağıdaki akış şemasının izlenmesi önerilmektedir; kullanım endikasyonu olan hasta Akciğer grafisi ve PPD yapıldıktan sonra Göğüs Hastalıkları uzmanına gönderilir. Göğüs hastalıkları uzmanı tarafından aktif tüberküloz hastalığı dışlanır. PPD 5 mm ve üzeri olan reaksiyonlarda en az 9 ay süreyle INH ile latent TB enfeksiyon tedavisi başlanır. 1 ay sonra kullanılabilir. PPD 0-4 mm reaksiyonu olan hastalarda 7-10 gün sonra ikinci PPD uygulaması yapılır. 5 mm ve üzeri çıkanlara INH ile latent TB enfeksiyon tedavisi başlanır. 1 ay sonra kullanılabilir. İkinci PPD uygulamasında yine 0-4 mm reaksiyon saptanırsa hastaya IGRA testi (QuantiFERON TB Gold ya da T-SPOT.TB) uygulanır. Pozitif saptananlara INH ile latent TB enfeksiyon tedavisi başlanır. 1 ay sonra kullanılabilir. IGRA testi (QuantiFERON TB Gold ya da T-SPOT.TB) negatif çıkan hastalarda tüberküloz teması da yoksa 3 aylık periyotlarda PPD ve akciğer filmi ile kontrol edilmek üzere koruyucu tedavi verilmeden kullanılabilir. PPD (+) hastalarda, tüberküloz hastalığının dışlanması ve ilaç kullanımından 1 ay önce başlanıp en az 9 ay sürecek INH tedavisi verilmesi şartı ile kullanılabilir. Antiromatizmal tedaviler hepatit B reaktivasyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bundan dolayı, tedavisine başlanmadan önce, yayınlanan kılavuzlara uygun olarak viral hepatit taraması yapılmalıdır. Progresif multifokal lökoensefalopati (PML): Abatasept alan hastalarda çoğunlukla diğer immünsüpresif ilaçlarla kombinasyon halinde progresif multifokal lökoensefalopati (PML) vakaları bildirilmiştir. PML ölümcül olabilir ve yeni başlayan veya kötüleşen nörolojik, psikiyatrik ve bilişsel semptomları olan immünsüprese hastalarda ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Tedavi sırasında PML’yi düşündüren semptomların oluşması durumunda, tedavi kesilmeli ve uygun tanısal önlemler alınmalıdır. Maligniteler: Plasebo kontrollü klinik çalışmalardaki malignite sıklığı abatasept ve plasebo ile tedavi edilen hastalarda sırasıyla %1,2 ve %0,9 olmuştur. Maligniteleri olduğu bilinen hastalar bu klinik çalışmalara alınmamışlardır. Farelerde yapılan karsinojenisite çalışmalarında lenfomalarda ve meme tümörlerinde artış görülmüştür. Bu gözlemin klinik önemi bilinmemektedir. lenfoma dahil insanlarda malignite gelişimindeki potansiyel rolü bilinmemektedir. kullanan hastalarda deri kanseri dahil malignite bildirimleri yapılmıştır. Bütün hastalara, özellikle de deri kanseri risk faktörü olan hastalara periyodik cilt kontrolleri tavsiye edilir. Aşılar: ile tedavi edilmekte olan hastalarda canlı aşılar haricindeki aşılar uygulanabilir. Canlı aşılar ile eşzamanlı olarak ya da tedavi tamamlandıktan sonraki 3 ay içinde uygulanmamalıdır. Canlı aşı yapılmış insanlardan alan hastalara sekonder enfeksiyon bulaşması konusunda herhangi bir veri yoktur. dahil immün sistemi etkileyen tıbbi ürünler bazı aşıların etkilerini zayıflatabilir. tedavisine başlamadan önce güncel aşılama kılavuzları doğrultusunda juvenil idiyopatik artrit hastalarına o tarihe kadar olan tüm aşıların yapılması önerilmektedir. Geriyatrik popülasyon: 75 yaş ve üstü olmak üzere 67 hastanın, 65 yaş ve üstü toplam 404 hastaya, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda abatasept uygulanmıştır. Bu hastalarda ve daha genç hastalarda benzer etki gözlemlenmiştir. Abataseptle tedavi edilen 65 yaş üstü hastalarda ciddi enfeksiyon ve malignite frekansı 65 yaş altı hastalarda plasebo tedavisine kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Yaşlılarda enfeksiyon ve malignite insidansı genel olarak daha yüksek olduğundan yaşlıları tedavi ederken dikkatli olunmalıdır. Otoimmün süreçler: tedavisinin, yetişkinlerde ve çocuklarda, multipl sklerozun kötüleşmesi gibi otoimmün proseslere yönelik riski artırabileceğine ilişkin teorik bir endişe bulunmaktadır. Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, abatasept tedavisi, plasebo tedavisine kıyasla antinükleer ve anti-ds DNA antikorları gibi otoantikor oluşumunda artışa neden olmamıştır. Kan glukoz testi: Maltoz içeren parenteral ilaç ürünleri glukoz dehidrojenaz pirrolokinolinekinonlu (GDH-PQQ) test çubuklarının kullanıldığı kan glukoz monitörlerinin yorumlarını etkileyebilir. GDH-PQQ bazlı glukoz monitorizasyon sistemleri maltoz ile reaksiyona girip infüzyon gününde kan glukozunun yanlış olarak yüksek görünmesine yol açabilirler. Kandaki glukozun monitorizasyonu gereken hastalara alırken örneğin glukoz dehidrojenaz nikotin adenin dinukleotid (GDH-NAD), glukoz oksidaz ya da glukoz heksokinaz test metodları gibi maltoz ile reaksiyona girmeyen metodları tercih etmeleri önerilmelidir. Kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar: Bu tıbbi ürün, en yüksek doz olan 4 flakon için 1,5 mmol (Ya da 34,5 mg) sodyum içermektedir (Her flakonda 0,375 mmol ya da 8,625 mg). Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için gözününde bulundurulmalıdır. İzlenilebilirlik: Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedimelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkiler409 pJIA hastasında intravenöz ve subkütan ile 4 aylık tedavi dönemi sırasında en sık advers reaksiyonlar nazofarenjit (hastaların %3,7’si) ve üst solum yolu enfeksiyonu (hastaların %2,9’u) olmuştur. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Üst solunum yolu enfeksiyonu (Trakeit nazofarenjit ve sinüzit dahil) Yaygın: Alt solunum yolu enfeksiyonu (Bronşit dahil), üriner sistem enfeksiyonu, herpes enfeksiyonları (herpes simpleks, oral herpes ve herpes zoster dahil), pnömoni, influenza, Yaygın olmayan: Diş enfeksiyonu, onikomikoz, sepsis, muskuloskeletal enfeksiyonlar, deri apsesi, piyelonefrit, rinit, kulak enfeksiyonu Seyrek: Tüberküloz, bakteremi, gastrointestinal enfeksiyon, pelvik enflamatuvar hastalık İyi huylu ve kötü huylu ve tanımlanmamış neoplazmlar (kistler ve polipler dahil) Yaygın olmayan: Bazal hücreli karsinom, deride papilloma Seyrek: Lenfoma, malign akciğer neoplazması, skuamöz hücreli karsinoma Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Trombositopeni, lökopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu (İnsomnia dahil) Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Başağrısı, sersemlik, Yaygın olmayan: Migren, parestezi Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Konjunktivit, Görüş netliğinde azalma, göz kuruluğu Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Vertigo Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Taşikardi, bradikardi, çarpıntılar Vasküler hastalıklar Yaygın: Hipertansiyon, kan basıncında artış Yaygın olmayan: Hipotansiyon, ateş basması, yüzde ve boyunda kızarma, vaskulit, kan basıncında azalış Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıkları Yaygın: Öksürük Yaygın olmayan: Şiddetli kronik obstrüktif pulmoner hastalık, hırıltı, dispne, boğazda sıkışma Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Karın ağrısı, diyare, bulantı, dispepsi, ağız içi ülser, aftöz stomatit, kusma Yaygın olmayan: Gastrit Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik (Transaminazların yükselmesi dahil) Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü (Dermatit dahil), Yaygın olmayan: Çürük eğiliminde artış, kuru cilt, alopesi, prurit, hiperhidroz, eritem, psöriazis, akne, ürtiker Kas-iskelet hastalıkları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Artralji, ekstremitelerde ağrı Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: Amenore, menoraji Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk, asteni Seyrek: Gribe benzer hastalık, vücut ağırlığında artış Ek bilgi: Enfeksiyonlar Plasebo kontrollü çalışmalarda abatasept alan hastaların %22,7’sinde ve plasebo alan hastaların %20,5’inde tedaviyle ilişki olasılığı en az olan enfeksiyonlar rapor edilmiştir. Abatasept ile tedavi edilen hastaların,5’inde ve plasebo hastalarının %1,1’inde tedaviyle ilişki olasılığı en az olan ciddi enfeksiyonlar bildirilmiştir.. Ciddi enfeksiyonların tipi abatasept ve plasebo tedavisi gruplarında benzerlik sergilemiştir. Çift kör çalışmalarda ciddi enfeksiyonlara ilişkin insidans oranları abatasept uygulanan hastalarda 100 hasta yılında (%95 CI) 3, plasebo uygulanan hastalarda ise 100 hasta yılında 2,3 olarak belirlenmiştir. 7.044 hastanın 20,510 hasta yılı boyunca abatasept ile tedavi gördüğü klinik çalışmalarda kümülatif periyodda ciddi enfeksiyonlara ilişkin insidans oranı 100 hasta yılında 2,4 olarak hesaplanmıştır ve yıllık insidans oranı stabil kalmıştır. Maligniteler Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda abatasept uygulanan hastaların %1,2’sinde, plasebo uygulanan hastaların ise %0,9’unda maligniteler bildirilmiştir. Malignitelere ilişkin insidans oranları abatasept uygulanan hastalarda 100 hasta yılında 1,3, plasebo uygulanan hastalarda ise 100 hasta yılında 1,1 olarak belirlenmiştir. Kümülatif periyodda 7.044 hasta 21,011 hasta yılı boyunca abatasept ile tedavi görmüştür (bunların 1000’den fazlasına 5 yıldan uzun süre abatasept tedavisi uygulanmıştır), maligniteye ilişkin insidans oranı 100 hasta yılında 1,2 olarak hesaplanmıştır ve yıllık insidans oranı stabil kalmıştır. Plasebo kontrollü çalışmalarda en sık bildirilen deri kanseri dahil malignite olmuştur; abatasept uygulanan hastalarda 100 hasta yılında 0,6, plasebo uygulanan hastalarda 100 hasta yılında 0,4, kümülatif periyodda ise 100 hasta yılında 0,5 sıklığında gözlemlenmiştir. Plasebo kontrollü çalışmalarda en sık bildirilen organ kanseri; akciğer kanseri olmuştur; abatasept uygulanan hastalarda 100 hasta yılında 0,17, plasebo uygulanan hastalarda 0, kümülatif periyodda ise 100 hasta yılında 0,12 sıklığında gözlemlenmiştir. En yaygın hematolojik malignite lenfoma olmuştur; abatasept uygulanan hastalarda 100 hasta yılında 0,04, plasebo uygulanan hastalarda 0, kümülatif periyodda ise 100 hasta yılında 0,06 sıklığında gözlemlenmiştir. İnfüzyona bağlı reaksiyonlar Yedi birleştirilmiş intravenöz çalışmada (Çalışma II, III, IV ve V için.1) infüzyonla ilişkili akut olaylar (infüzyonun başlangıcını takip eden 1 saat içinde ortaya çıkan advers reaksiyonlar) abatasept uygulanan hastalarda plasebo uygulanan hastalardakine kıyasla daha yaygın şekilde ortaya çıkmıştır (abatasept için %5,2, plasebo için %3,7). Abatasept ile en sık bildirilen olay (%1 2) sersemlik hissiydi. Abatasept ile tedavi edilen hastaların >%0,1’inde ve ≤%1’inde rapor edilen infüzyona bağlı akut olaylar örneğin hipotansiyon, kan basıncında azalma, taşikardi, bronkospazm ve dispne gibi kardiyopulmoner semptomlardır; diğer semptomlar ise kas ağrısı, bulantı, ciltte kızarıklık, yüzde ve boyunda kızarıklık, ürtiker, hipersensitivite, prurit, boğazda sıkışma, göğüste rahatsızlık, titreme, infüzyon yerinde ekstravazasyon, infüzyon yerinde ağrı, infüzyon yerinde şişlik, infüzyonla ilişkili reaksiyon,ve döküntüdür. Bu reaksiyonların çoğu hafif ilâ orta şiddette seyretmiştir. Çift kör ve kümülatif periyotta anafilaksinin ortaya çıkış sıklığı seyrek olarak kalmıştır. Hipersensitivite reaksiyonları nadiren ortaya çıkmıştır. infüzyonunu takiben 24 saat içerisinde meydana gelen hipotansiyon, ürtiker ve dispne gibi, potansiyel olarak ilaca karşı aşırı duyarlılık ile ilişkilendirilen diğer olaylar yaygın değildir. İnfüzyona bağlı akut reaksiyon nedeniyle tedavinin sonlandırılması oranı abatasept alan grupta %0,3 iken plasebo grubunda %0,1 olmuştur. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan hastalarda advers ilaç reaksiyonları Çalışma IV’te abatasept ile tedavi edilen 37, plasebo ile tedavi edilen 17 KOAH hastası vardı. Abatasept ile tedavi edilen KOAH hastaları plasebo ile tedavi edilenlerden daha sık advers ilaç reaksiyonu geliştirmiştir (Sırasıyla %51,4 ve %47,1). Abatasept ile tedavi edilen hastalarda plasebo ile tedavi edilen hastalardan daha sık solunum bozuklukları görülmüştür (Sırasıyla %10,8 ve %5,9); bunlara KOAH alevlenmesi ve dispne dahildir. Abatasept ile tedavi edilip KOAH alevlenmesi (37 hastanın 1’i) ve bronşit (37 hastanın 1’i) dahil ciddi advers reaksiyon geliştiren KOAH hastası yüzdesi plasebo ile tedavi edilen KOAH hastası yüzdesinden daha fazladır (%5,4 ve %0). Otoimmün süreçler Abatasept tedavisi, plasebo ile karşılaştırıldığında, otoantikor oluşumunda artışa yol açmamıştır. Çift kör periyod sırasında abatasept uygulanan hastalarda otoimmün bozukluklara ilişkin insidans oranı 100 hasta yılında 8,8, plasebo uygulanan hastalarda ise 100 hasta yılında 9,6 olarak belirlenmiştir. Kümülatif period sırasında abatasept uygulanan hastalarda insidans oranı 100 hasta yılında 3,8 olarak belirlenmiştir. Kümülatif periyod sırasında araştırılmakta olan endikasyon dışında en sık bildirilen otoimmün bağlantılı bozukluklar psöriasis, romatoid nodül ve Sjogren sendromu olmuştur. İmmunojenisite 8 yıla kadar abatasept ile tedavi edilen 3985 romatoid artrit hastasında ELISA tayinleri ile abatasept molekülüne yönelik antikorlar değerlendirilmiştir. 3877 hastanın 187’si (%4,8) tedavi esnasında anti-abatasept antikor geliştirmişlerdir. Abatasept kesildikten en az 42 gün sonra antiabatasept antikor değerlendirmesi yapılan 1888 hastanın 103’ü (%5,5) seropozitif bulunmuştur. CTLA-4’e bağlanma aktivitesi konfirme edilen örneklerde nötralize edici antikor varlığı değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirilebilen 48 hastanın yirmi ikisinde belirgin nötralize edici aktivite gösterilmiştir. Nötralize edici antikor gelişiminin potansiyel klinik anlamı bilinmemektedir. Genel olarak, antikor gelişimi ile klinik yanıt veya advers olay arasında bariz bir korelasyon yoktur. Ancak, antikor geliştiren hasta sayısı kesin bir değerlendirme yapmak için çok az olmuştur. İmmünojenisite analizleri ürüne özgü olduğundan, antikor oranlarının diğer ürünlerle karşılaştırılması uygun değildir. Farmakolojik sınıf ile ilgili güvenlilik bilgileri Abatacept ilk seçici ko-stimülasyon modülatörüdür. Klinik bir çalışmadaki infliksimab'a göre göreceli güvenliliği hakkında bilgi özetlenmiştir. Poliartiküler juvenil idiopatik artrit tanısı konulan pediatrik hastalarda istenmeyen etkiler yaşları 6 ila 17 arasında olan ve poliartiküler juvenil idiyopatik artrit (JIA) bulunan 190 pediatrik hastada incelenmiştir. Çalışmanın 4 aylık açık etiketli döneminde, 409 pediatrik hastanın ortalama güvenlilik profili aşağıdaki yan etkiler dışında erişkinlerde görülene benzer tip ve sıklıktadır. Yaygın: pireksi Yaygın olmayan: hematüri ve kulak iltihabı (iç kulak-dış kulak), Seçili istenmeyen etkiler; Enfeksiyonların tipi ayaktan tedavi gören pediatrik popülasyonda yaygın şekilde görülenle uyumluydu. ile ilk 4 aylık tedavi sırasında iki ciddi enfeksiyon (varicella ve sepsis) bildirilmiştir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar Bu çalışmada, tedavisi gören JIA tanılı 190 hastadan birinde (%0,5) bronkospazm ve ürtikeri içeren ardışık nitelikte olmayan infüzyon reaksiyonları nedeniyle tedavi kesilmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.