ONTIRAN 2 GR ORAL SÜSPANSİYON İÇİN GRANUL 28 POSET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ontiran ne için kullanılır?
KT 1- ONTİRAN kemik hastalıklarını tedavi eden ilaç grubuna aittir. Kemik yıkımını azaltarak kemik oluşumunu hareketlendirir, böylece kırık riskini azaltır. Yeni oluşan kemik normal kalitededir.
- ONTİRAN kemik erimesi tedavisi için diğer ilaçlan kullanamayan yüksek kırık riski bulunan menopoz sonrasındaki kadın hastalarda ve yetişkin erkek hastalarda ciddi kemik erimesinin tedavisinde kullamlır.
ONTIRAN, menopoz sonrası evrede bulunan kadın hastalarda omurga ve kalça kınkları riskini azaltmaktadır.
Kemik erimesi hakkında:
Vücudunuz devamlı olarak eski kemik dokularını tüketip yerine yeni dokular üretmektedir. Eğer kemik erimesi hastalığımz varsa vücudunuz ürettiğinden daha fazla kemik dokusu harcamaktadır.
Böylece, yavaş yavaş kemik kaybı oluşur ve kemikleriniz daha ince ve kınigan olur. Bu durum özellikle kadınlarda menopoz sonrası görülmektedir.
Kemik erimesi olan pek çok insan herhangi bir belirti hissetmemektedir ve durumdan haberdar değillerdir. Ancak, kemik erimesi olan hastalarda, özellikle omurga, kalça ve el bileğinde kemik kırılma olasılığı yüksektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAktif madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Derin ven trombozu ve pulmoner embolizm dahil şu anda ya da daha önceden venöz tromboembolik (VTE) olaylara ilişkin öyküsü olan hastalarda. Geçici ya da kalıcı olarak immobilize hastalarda örn. ameliyat sonrası iyileşme ya da uzatılmış yatak istirahati gibi. Şu anda veya geçmişte iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı bulunan veya bu hastalıkların teşhis edildiği kişiler.. Kontrol edilemeyen hipertansiyon.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBilinen kalp ve dolaşım problemi olanlarda, kontrolsüz hipertansiyon veya anjinası olan hastalarda ya da tedavi sırasında bu problemlerle karşılaşan hastalarda kullanılmamalı ve kullanan hastalarda tedaviye son verilmelidir (bakınız). Kardiyak iskemik olaylar Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya göre anlamlı derecede artmıştır (bakınız). Tedaviye başlanmadan önce ve düzenli aralıklarla hastalar kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmelidir. _ Kardiyovasküler olaylar açısından anlamlı risk faktörlerine sahip olan hastalar (örn. hipertasiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) yalnızca dikkatli bir incelemeden u sonra stronsiyum ranelat ile tedavi edilmelidir (bakınız 4.8). Kardiyovasküler hastalık gelişim riski olan hastalar tedavi başlamadan önce değerlendirilmeli ve tedavi süresince genel olarak her 6 ile 12 ay düzenli olarak izlenmelidir. Eğer hastada iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı, serebrovasküler hastalık gelişirse veya hipertansiyon kontrol altına alınamazsa tedaviye son verilmelidir (bknz). n Venöz tromboembolizm: Faz III plasebo kontrollü çalışmalarda, stronsiyum ranelat tedavisi pulmoner embolizmi de içeren, venöz tromboembolizm (VTE) vakalarının yıllık görülme sıklığında artış ile ilişkilendirilmiştir. Bu bulgunun nedeni bilinmemektedir. Venöz tromboembolik olaylara ilişkin geçmiş öyküsü olan hastalarda kontrendikedir ve VTE riski olan hastalarda dikkatli şekilde kullanılmalıdır. s RJ, C VIE riski olan 80 yaşın üzerindeki hastalar tedavi edilirken, ile süreBli tedavi gerekip gerekmediği tekrar değerlendirilmelidir. İmmobilizasyona yol açan bir hastalık veya durum oluşması halinde mümkün olan en kısa sürede kesilmelidir ve uygun önleyici tedbirler alınmalıdır. Ortaya çıkan durum kaybolmadan ve hasta tam anlamıyla hareketli hale gelmeden, tedavi tekrar başlatılmamalıdır. VTE oluşması durumunda tedavisi sonlandırılmalıdır. Böbrek yetmezliği: Stronsiyum ranelat ile tedavi edilen ve ileri derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda kemik güvenliği verisinin yetersiz olması nedeniyle, kreatinin klirensi 30 ml/dak’ın altında olan hastalara önerilmemektedir. İyi medikal uygulamalar (GMP) gereğince, kronik böbrek rahatsızlığı olan hastalarda renal fonksiyonların periyodik takibi önerilmektedir. İleri derece böbrek‘ yetmezliği gelişen hastalarda ile tedaviye devam edilmesi, kişisel bazda düşünülmelidir. Deri reaksiyonları: Stronsiyum ranelat kullanımıyla, yaşamı tehdit edici kütanöz reaksiyonlar (Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS)) bildirilmiştir. Hastalara belirti ve semptomlar konusunda öneride bulunulmalı ve hastalar, deri reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. SJS veya TEN oluşumu açısından risk, tedavinin ilk haftasında ve DRESS için genellikle 3-6 haftada en yüksektir. SJS veya TEN (örn. sıklıkla su toplaması veya mukozal lezyonlar ile birlikte progresif deri döküntüsü) ya da DRESS (örn. döküntü, ateş, eozinofili ve sistemik semptomlar [örn. adenopati, hepatit, interstisiyel nefropati, interstisiyel akciğer hastalığı] veya belirtileri) mevcutsa, tedavisi derhal sonlandırılmalıdır. SJS, TEN veya DRESS’in kontrol altına alınmasında en iyi sonuçlar, erken tanıyla ve (7 şüphelenilen ilacın derhal sonlandırılmasıyla elde edilir. Bu vakalarda erken tanı ve şüpheli ilacın kesilmesi iyi prognoz sağlamaktadır. Çoğu vakada, kesilmesi ve gerektiğinde kortikosteroid tedavisine başlanmasından sonra DRESS için klinik tablo düzelir. İyileşme yavaş olabilir ve bazı vakalarda kortikosteroid tedavisi sonlandırıldıktan sonra sendromun yinelediği bildirilmiştir. kullanımıyla SJS, TEN veya DRESS gelişen hastalarda tedavisi herhangi bir zamanda tekrar başlatılmamalıdır. Asya kökenli hastalarda seyrek olmasına rağmen ciltte döküntü, SJS ve TEN gibi hipersensitivite reaksiyonlarının görülme sıklığı daha yüksektir. Laboratuvar testleri:. Stronsiyum, kan ve idrar kalsiyum konsantrasyonlarının tayininde kullanılan kolorimetrik D, metodlar ile etkileşmektedir. Bu durumda doğru kan ve idrar kalsiyum seviyelerini o belirlemek için tıbben plazma atomik emisyon spektrometri veya atomik emilim spektometri metodları kullanılmalıdır. Yardımcı maddeler: her poşette 0.963 g mannitol içermektedir. Mannitol, 10 g’ın üzerindeki dozlarda hafif derecede laksatif etkiye neden olabilir. içerdiği fenilalanin sebebiyle, fenilketonürisi olan hastalara zararlı olabilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık görülen advers etki bulantı ve ishal olup genellikle tedavinin başında başlayıp, tedavinin ilerleyen safhalarında iki grup arasında fark gözlemlenmemiştir. Tedavinin durdurulma sebebi genellikle bulantıdır (Plasebo grubunda %1,3 ve stronsiyum ranelat grubunda %2,2 oranındadır). `" Faz III çalışmaları sırasında 5 yıl süresince gözlenen yıllık venöz tromboembolizm vakaları (VTE), stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya karşı 1,4 mutlak riskle (CI %95,) yaklaşık %0,7’dir. Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya : göre anlamlı derecede artmıştır (%1,1 karşısında %1,7) ve göreceli risk 1,6 (%95 GA = ro `) olarak saptanmıştır. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi: Klinik çalışmalar ve/veya pazarlama sonrasında stronsiyum ranelat ile aşağıdaki advers olaylar bildirilmiştir. Faz III klinik çalışmalarda stronsiyum ranelat tedavisiyle ilişkilendirilebilecek advers olaylar, istenmeyen etkiler olarak listelenmiştir (sıklık plaseboya karşı değerlendirilmiştir): Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Lenfadenopati (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Seyrek: Kemik iliği yetmezliği" Eozinofili (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Metabolik ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hiperkolesterolemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: İnsomnia Yaygın olmayan: Konfüzyon durumu Sinir sistemi hastalıkları l |; Yaygın: ` Başağrısı Bilinçte rahatsızlıklar Hafıza kaybı Baş dönmesi Parastezi Yaygın olmayan: Nöbet ” Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo Kardiyak hastalıklar CE Yaygın: "a l Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın: Venöz tromboembolizm (VTE) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın: ` Bronşiyal hiperreaktivite Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı İshal ve gevşek dışkı Kusma Karın ağrısı Gastrointestinal ağrı Gastroözofajeal reflü Dispepsi Kabızlık Flatulans Yaygın olmayan: Oral mukozal iritasyon (stomatit ve/veya ağızda ülserasyon) Ağız kuruluğu Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Hepatit Yaygın olmayan: Serum transaminazlarında artış (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Deri ve derialtı doku hastalıkları Çok yaygın: Ciltte duyarlılık reaksiyonları (döküntü, kaşıntı, ürtiker, anjiyoödem)’ Yaygın: Ekzema Seyrek: Yaygın olmayan: ” Dermatit Alopesi Seyrek: Eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS) (bakınız). Çok seyrek: Ciddi kütanoz advers reaksiyonlar (SCAR): Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal O nekroliz* (bakınız) “a Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Kas-iskelet sistemi ağrıları (kas spazmı, miyalji, kemik ağrısı, artralji ve ekstremitelerde ağrı)" Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: Pireksi (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Kırgınlık. Araştırmalar Yaygın: Kreatin fosfokinaz (CK) aktivitesinde artış° $Klinik çalışmalardaki ilaç ve plasebo grubunda benzer görülme sıklığı. *Asya ülkelerinde seyrek olarak ile rapor edilmiştir. "Klinik çalışmalarda gözlemlenmeyen advers reaksiyonlar, %95 güven aralığının üst sınırı olan 3/X den daha yüksek değildir. X tüm ilgili klinik çalışmalardan toplanmış olan, toplam örneklem büyüklüğünü temsil etmektedir. “Kas-iskelet bozuklukları bölümünde normal dağılımın üst limitinin 3 katından fazla. Pek çok vakada, bu değerler tedavide bir değişiklik yapılmaksızın normale dönmüştür. Bazı advers reaksiyonların tanımı Venöz tromboembolism -Faz 3 çalışmalarında 5 yıl boyunca gözlenmiş olan venöz tromboembolizm olaylarının yıllık insidansı stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya kıyasla 1,4 relatif risk ile yaklaşık % 0,7’dir (%95 CI =).. Miyokard infarktüsü ` Postmenapozal osteoporotik hastalarda yapılmış plasebo-kontrollü çalışmaların havuz verilerine göre, stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya göre 1,6 relatif risk ile miyokard infarktüsünde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir (Plasebo grubunda %1.1’e karşılık, stronsiyum ranelat grubunda % 1,7), (%95 CI =).
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ONTİRAN sadece menopoz sonrası kemik erimesi tedavisinde kullanı lır. Bu durumda ONTİRAN hamilelikte kullanılmaz. Hamile iken yanlışlıkla bu ilacı kullanm ışsanız hemen ilacı almayı bırakınız ve doktorunuza bilgi veriniz.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu farkederseniz hemen doktorunuza danışın ız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ONTİRAN emzirirken kullanılmaz. Emzirirken yanlışlıkla bu ilacı kullanmışsanız hemen ilacı almayı bırakınız ve doktorunuza bilgi veriniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Ontiran muadilleri
Ontiran ile aynı etken maddeyi (stronsiyum ranelat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDiğer osteoporoz ilaçlarını kontrendikasyon veya intolerans nedeniyle kullanamayan yüksek kırık riski bulunan post-menopszal kadın hastalarda ve C yetişkin erkek hastalarda ciddi osteoporoz tedavisinde endikedir. Stronsiyum ranelat, menopoz sonrası evrede bulunan kadın hastalarda vertebral ve kalça kırıklarına dair riski azaltmaktadır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAktif madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Derin ven trombozu ve pulmoner embolizm dahil şu anda ya da daha önceden venöz tromboembolik (VTE) olaylara ilişkin öyküsü olan hastalarda. Geçici ya da kalıcı olarak immobilize hastalarda örn. ameliyat sonrası iyileşme ya da uzatılmış yatak istirahati gibi. Şu anda veya geçmişte iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı bulunan veya bu hastalıkların teşhis edildiği kişiler.. Kontrol edilemeyen hipertansiyon.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBilinen kalp ve dolaşım problemi olanlarda, kontrolsüz hipertansiyon veya anjinası olan hastalarda ya da tedavi sırasında bu problemlerle karşılaşan hastalarda kullanılmamalı ve kullanan hastalarda tedaviye son verilmelidir (bakınız). Kardiyak iskemik olaylar Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya göre anlamlı derecede artmıştır (bakınız). Tedaviye başlanmadan önce ve düzenli aralıklarla hastalar kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmelidir. _ Kardiyovasküler olaylar açısından anlamlı risk faktörlerine sahip olan hastalar (örn. hipertasiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) yalnızca dikkatli bir incelemeden u sonra stronsiyum ranelat ile tedavi edilmelidir (bakınız 4.8). Kardiyovasküler hastalık gelişim riski olan hastalar tedavi başlamadan önce değerlendirilmeli ve tedavi süresince genel olarak her 6 ile 12 ay düzenli olarak izlenmelidir. Eğer hastada iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı, serebrovasküler hastalık gelişirse veya hipertansiyon kontrol altına alınamazsa tedaviye son verilmelidir (bknz). n Venöz tromboembolizm: Faz III plasebo kontrollü çalışmalarda, stronsiyum ranelat tedavisi pulmoner embolizmi de içeren, venöz tromboembolizm (VTE) vakalarının yıllık görülme sıklığında artış ile ilişkilendirilmiştir. Bu bulgunun nedeni bilinmemektedir. Venöz tromboembolik olaylara ilişkin geçmiş öyküsü olan hastalarda kontrendikedir ve VTE riski olan hastalarda dikkatli şekilde kullanılmalıdır. s RJ, C VIE riski olan 80 yaşın üzerindeki hastalar tedavi edilirken, ile süreBli tedavi gerekip gerekmediği tekrar değerlendirilmelidir. İmmobilizasyona yol açan bir hastalık veya durum oluşması halinde mümkün olan en kısa sürede kesilmelidir ve uygun önleyici tedbirler alınmalıdır. Ortaya çıkan durum kaybolmadan ve hasta tam anlamıyla hareketli hale gelmeden, tedavi tekrar başlatılmamalıdır. VTE oluşması durumunda tedavisi sonlandırılmalıdır. Böbrek yetmezliği: Stronsiyum ranelat ile tedavi edilen ve ileri derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda kemik güvenliği verisinin yetersiz olması nedeniyle, kreatinin klirensi 30 ml/dak’ın altında olan hastalara önerilmemektedir. İyi medikal uygulamalar (GMP) gereğince, kronik böbrek rahatsızlığı olan hastalarda renal fonksiyonların periyodik takibi önerilmektedir. İleri derece böbrek‘ yetmezliği gelişen hastalarda ile tedaviye devam edilmesi, kişisel bazda düşünülmelidir. Deri reaksiyonları: Stronsiyum ranelat kullanımıyla, yaşamı tehdit edici kütanöz reaksiyonlar (Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS)) bildirilmiştir. Hastalara belirti ve semptomlar konusunda öneride bulunulmalı ve hastalar, deri reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. SJS veya TEN oluşumu açısından risk, tedavinin ilk haftasında ve DRESS için genellikle 3-6 haftada en yüksektir. SJS veya TEN (örn. sıklıkla su toplaması veya mukozal lezyonlar ile birlikte progresif deri döküntüsü) ya da DRESS (örn. döküntü, ateş, eozinofili ve sistemik semptomlar [örn. adenopati, hepatit, interstisiyel nefropati, interstisiyel akciğer hastalığı] veya belirtileri) mevcutsa, tedavisi derhal sonlandırılmalıdır. SJS, TEN veya DRESS’in kontrol altına alınmasında en iyi sonuçlar, erken tanıyla ve (7 şüphelenilen ilacın derhal sonlandırılmasıyla elde edilir. Bu vakalarda erken tanı ve şüpheli ilacın kesilmesi iyi prognoz sağlamaktadır. Çoğu vakada, kesilmesi ve gerektiğinde kortikosteroid tedavisine başlanmasından sonra DRESS için klinik tablo düzelir. İyileşme yavaş olabilir ve bazı vakalarda kortikosteroid tedavisi sonlandırıldıktan sonra sendromun yinelediği bildirilmiştir. kullanımıyla SJS, TEN veya DRESS gelişen hastalarda tedavisi herhangi bir zamanda tekrar başlatılmamalıdır. Asya kökenli hastalarda seyrek olmasına rağmen ciltte döküntü, SJS ve TEN gibi hipersensitivite reaksiyonlarının görülme sıklığı daha yüksektir. Laboratuvar testleri:. Stronsiyum, kan ve idrar kalsiyum konsantrasyonlarının tayininde kullanılan kolorimetrik D, metodlar ile etkileşmektedir. Bu durumda doğru kan ve idrar kalsiyum seviyelerini o belirlemek için tıbben plazma atomik emisyon spektrometri veya atomik emilim spektometri metodları kullanılmalıdır. Yardımcı maddeler: her poşette 0.963 g mannitol içermektedir. Mannitol, 10 g’ın üzerindeki dozlarda hafif derecede laksatif etkiye neden olabilir. içerdiği fenilalanin sebebiyle, fenilketonürisi olan hastalara zararlı olabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık görülen advers etki bulantı ve ishal olup genellikle tedavinin başında başlayıp, tedavinin ilerleyen safhalarında iki grup arasında fark gözlemlenmemiştir. Tedavinin durdurulma sebebi genellikle bulantıdır (Plasebo grubunda %1,3 ve stronsiyum ranelat grubunda %2,2 oranındadır). `" Faz III çalışmaları sırasında 5 yıl süresince gözlenen yıllık venöz tromboembolizm vakaları (VTE), stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya karşı 1,4 mutlak riskle (CI %95,) yaklaşık %0,7’dir. Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya : göre anlamlı derecede artmıştır (%1,1 karşısında %1,7) ve göreceli risk 1,6 (%95 GA = ro `) olarak saptanmıştır. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi: Klinik çalışmalar ve/veya pazarlama sonrasında stronsiyum ranelat ile aşağıdaki advers olaylar bildirilmiştir. Faz III klinik çalışmalarda stronsiyum ranelat tedavisiyle ilişkilendirilebilecek advers olaylar, istenmeyen etkiler olarak listelenmiştir (sıklık plaseboya karşı değerlendirilmiştir): Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Lenfadenopati (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Seyrek: Kemik iliği yetmezliği" Eozinofili (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Metabolik ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hiperkolesterolemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: İnsomnia Yaygın olmayan: Konfüzyon durumu Sinir sistemi hastalıkları l |; Yaygın: ` Başağrısı Bilinçte rahatsızlıklar Hafıza kaybı Baş dönmesi Parastezi Yaygın olmayan: Nöbet ” Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo Kardiyak hastalıklar CE Yaygın: "a l Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın: Venöz tromboembolizm (VTE) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın: ` Bronşiyal hiperreaktivite Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı İshal ve gevşek dışkı Kusma Karın ağrısı Gastrointestinal ağrı Gastroözofajeal reflü Dispepsi Kabızlık Flatulans Yaygın olmayan: Oral mukozal iritasyon (stomatit ve/veya ağızda ülserasyon) Ağız kuruluğu Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Hepatit Yaygın olmayan: Serum transaminazlarında artış (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Deri ve derialtı doku hastalıkları Çok yaygın: Ciltte duyarlılık reaksiyonları (döküntü, kaşıntı, ürtiker, anjiyoödem)’ Yaygın: Ekzema Seyrek: Yaygın olmayan: ” Dermatit Alopesi Seyrek: Eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS) (bakınız). Çok seyrek: Ciddi kütanoz advers reaksiyonlar (SCAR): Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal O nekroliz* (bakınız) “a Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Kas-iskelet sistemi ağrıları (kas spazmı, miyalji, kemik ağrısı, artralji ve ekstremitelerde ağrı)" Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: Pireksi (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Kırgınlık. Araştırmalar Yaygın: Kreatin fosfokinaz (CK) aktivitesinde artış° $Klinik çalışmalardaki ilaç ve plasebo grubunda benzer görülme sıklığı. *Asya ülkelerinde seyrek olarak ile rapor edilmiştir. "Klinik çalışmalarda gözlemlenmeyen advers reaksiyonlar, %95 güven aralığının üst sınırı olan 3/X den daha yüksek değildir. X tüm ilgili klinik çalışmalardan toplanmış olan, toplam örneklem büyüklüğünü temsil etmektedir. “Kas-iskelet bozuklukları bölümünde normal dağılımın üst limitinin 3 katından fazla. Pek çok vakada, bu değerler tedavide bir değişiklik yapılmaksızın normale dönmüştür. Bazı advers reaksiyonların tanımı Venöz tromboembolism -Faz 3 çalışmalarında 5 yıl boyunca gözlenmiş olan venöz tromboembolizm olaylarının yıllık insidansı stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya kıyasla 1,4 relatif risk ile yaklaşık % 0,7’dir (%95 CI =).. Miyokard infarktüsü ` Postmenapozal osteoporotik hastalarda yapılmış plasebo-kontrollü çalışmaların havuz verilerine göre, stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya göre 1,6 relatif risk ile miyokard infarktüsünde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir (Plasebo grubunda %1.1’e karşılık, stronsiyum ranelat grubunda % 1,7), (%95 CI =).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.