NUVIGIL 150 MG TABLET
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 30 adet | 8699638014026 | 2.201,04 TL | ≈ 73,37 TL/adet |
| 7 adet | 8699638014132 | 646,69 TL | ≈ 92,38 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Nuvigil 150 mg ne için kullanılır?
KT 1NUVIGIL® aşağıdaki tanısı konulmuş uyku bozukluklarından birinin yol açtığı aşırı uyku eğilimli yetişkin hastalarda uyanıklığı artırmak için kullanılır.
- Narkolepsi (uyku hastalığı)
- Obstrüktif uyku apnesi; bu uyku bozukluğu için NUVIGIL® diğer medikal tedaviler ile birlikte kullanılır. NUVIGIL® , CPAP (sürekli pozitif hava yolu basıncı) makinesinin ya da doktorunuzun reçete ettiği diğer tedavilerin yerini almaz. Doktorunuzun reçete ettiği şekilde bu tedavileri almaya devam etmeniz önemlidir.
- Vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozukluğu
NUVIGIL® bu uyku bozukluklarını iyileştirmeyecektir. NUVIGIL® bu uyku bozukluklarının neden olduğu uyku eğilimine yardımcı olacaktır, ancak uykululuk durumunuzu tamamen durduramayabilir. NUVIGIL® , yeterli uykunun yerine geçmez. İyi bir uyku alışkanlığı ve diğer tedavilerin uygulanması konusunda doktorunuzun tavsiyelerini takip ediniz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İlacın içeriğindeki maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa
- Armodafinile (NUVIGIL ® ) ya da modafinile karşı daha önceden döküntü ya da alerjik reaksiyon göstermişseniz. Bu ilaçlar çok benzerdir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEğer aşağıdaki durumlardan herhangi birine sahipseniz, doktorunuzu bilgilendiriniz;
- Psikoz dahil ruhsal sağlık problemi geçmişiniz varsa
- Kalp probleminiz varsa veya kalp krizi geçirmişseniz
- Yüksek kan basıncınız varsa. NUVIGIL ® kullanımınız sırasında kan basıncınızın daha sık kontrol edilmesi gerekebilir.
- Karaciğer ya da böbrek probleminiz varsa
- Geçmişte ilaç kötüye kullanımı ya da alkol bağımlılığı ile ilgili deneyimleriniz varsa Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse, lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, NUVIGIL® 'in içerisinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, NUVIGIL ® 'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ciddi döküntü ve ciddi alerjik reaksiyon
- Deride döküntü, kurdeşen, ağızda yara, deride kabarcıklar ve soyulmalar
- Yüzde, gözlerde, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme
- Yutma ve nefes almada sorun
- Ateş, nefes darlığı, ayaklarda şişme, deride veya göz beyazlarında sararma veya koyu idrar
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin NUVIGIL® 'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
- Ruhsal belirtiler
- Depresyon, anksiyete (endişe), mevcut olmayan şeyleri duyma, görme, hissetme veya algılama (halüsinasyon), hareketlilikte ve konuşmada aşırı artış (mani), intihar düşüncesi, saldırganlık ve diğer mental problemleri içeren mental (psikiyatrik) semptomlar
- Kalp problemlerine ait belirtiler
- Göğüs ağrısı, anormal kalp atımları ve nefes alma sorununu içeren kalp problemleri Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın yan etkiler:
- Baş ağrısı
Yaygın yan etkiler:
- Döküntü
- Bulantı ve ishal
- Baş dönmesi
- Uykusuzluk
- İştah azalması
- Ağız kuruluğu
- Anksiyete (endişe)
- Hazımsızlık (Dispepsi)
- Kabızlık
- Yorgunluk
- Susama
- Grip benzeri hastalık
- Ağrı
- Ateş
- Mevsimsel alerji
- Karaciğer enzim seviyelerinde artış
- Kalp atım hızında artış
- Anormal kalp atımları
- Dikkat dağınıklığı
- Titreme (Tremor)
- El ve ayaklarda uyuşma (Parastezi)
- Depresyon
- Ajitasyon (taşkınlık/huzursuzluk)
- Sinirlilik
- Poliüri (aşırı miktarda idrar yapma)
- Nefes darlığı (Dispne)
- Migren
- Karın Ağrısı
- İştahsızlık (Anoreksi)
- Kontakt dermatit (egzema)
- Hiperhidroz (aşırı terleme)
Bunlar NUVIGIL® 'in hafif yan etkileridir.
Bağımlılık, suistimal NUVIGIL® 'in beyine olan bazı etkileri “stimulanlar” denilen diğer bazı ilaçlarınki ile aynıdır.
Bu etkiler NUVIGIL® 'e bağımlılığa ya da kötüye kullanımına yol açabilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz ya da hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bilgi veriniz. NUVIGIL® 'in doğmamış çocuğunuza zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
NUVIGIL® 'in sütünüze geçip geçmediği bilinmemektedir. Eğer NUVIGIL® kullanıyorsanız bebeğinizi beslemenin en iyi yolu konusunda doktorunuzla konuşunuz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerNUVIGIL® 150 mg tablet, 107,7 mg laktoz monohidrat (sığır sütü kaynaklı) içermektedir.
Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar, formlar ve ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonObstrüktif uyku apnesi, narkolepsi veya vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozukluğu olan aşırı uyku eğilimli yetişkin hastalarda uyanıklığı artırmak için kullanılır. Kullanım sınırlamaları Obstrüktif uyku apnesinde, altta yatan obstrüksiyonun tedavisi olarak değil, aşırı uyku halinin tedavisi için endikedir. Bir hasta için devamlı pozitif hava yolu basıncı (CPAP) ile tedavi tercih edilirse, aşırı uyku hali için başlamadan önce yeterli bir süre CPAP ile tedavi için maksimum çaba gösterilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarArmodafinile, modafinile veya ilacın bileşiminde yer alan herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda ® tablet kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriStevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekrozis dahil ciddi dermatolojik reaksiyonlar (armodafinil) veya modafinil (S ve R-enantiomerlerin rasemik karışımı) kullanımı ile ilgili olarak hastaneye yatışı ve tedavinin kesilmesini gerektiren ciddi döküntü vakaları rapor edilmiştir. herhangi bir durum için pediyatrik hastalarda çalışılmamıştır ve herhangi bir endikasyon için pediyatrik hastalarda kullanımı onaylanmamıştır. Modafinilin klinik çalışmalarında, tedavinin kesilmesi ile sonuçlanan döküntü insidansı pediyatrik hastalarda (yaş <17) yaklaşık % 0,8 (1.585 hastanın 13'ü) olmuştur; bu döküntü vakaları 1 olası Stevens-Johnson Sendromu (SJS) vakasını ve 1 belirgin çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonu vakasını içermiştir. Vakaların birkaçı ateş ve diğer anormallikler (örn; kusma, lökopeni) ile ilişkili olmuştur. Tedavinin kesilmesine neden olan döküntüye kadar olan ortalama süre 13 gündür. Plasebo alan 380 pediyatrik hastanın hiçbirinde böyle vakalar gözlenmemiştir. Pazarlama sonrası deneyimde çalışmalarında modafinil ve ile cilt ve ağız yaraları, kabarma ve ülserasyon bildirilmiştir. Bazı vakalarda, yeniden maruziyet sonrasında ciddi dermatolojik reaksiyonların belirti ve semptomlarının tekrarladığı bildirilmiştir. Modafinil veya ile dünya çapındaki pazarlama sonrası deneyimde yetişkinler ve çocuklarda, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekrolizi (TEN) içeren ciddi veya hayatı tehdit eden döküntü vakası seyrek olarak rapor edilmiştir. Modafinil veya armodafinil ile ilişkili döküntü riski veya şiddetini öngörmek için tedavi süresi de dahil bilinen hiçbir faktör yoktur. Başlangıç zamanının bildirildiği vakalarda, tedavi başlangıcından 1 gün ila 2 ay sonra ciddi döküntü meydana geldi ancak semptomların uzun süreli tedaviden sonra (örn. 3 ay) başladığı izole ciddi dermatolojik reaksiyon vakaları bildirilmiştir. ile benign döküntü vakaları ortaya çıkmasına rağmen, hangi döküntü vakalarının ciddi olduğunu güvenilir şekilde öngörmek mümkün değildir. Dolayısıyla, döküntünün ilaç ilişkili olmadığı açık şekilde tespit edilmedikçe, ® döküntü, cilt veya ağız yaraları, kabarma veya ülserasyonun ilk belirtileri görüldüğünde kesilmelidir. Tedavinin kesilmesi, döküntünün hayatı tehdit edici veya kalıcı sakatlık veya şekil bozukluğu bırakacak hale gelmesini önleyemeyebilir. Eosinofili ve sistemik semptomlar ile ilaç reaksiyonu (DRESS)/Çoklu organ aşırı duyarlılığı ile çoklu organ aşırı duyarlılığı olarak da bilinen DRESS bildirilmiştir. DRESS, tek başına olmasa da tipik olarak ateş, döküntü, lenfadenopati ve/veya yüzde şişme ile birlikte hepatit, nefrit, hematolojik anormallikler, miyokardit veya miyozit gibi diğer organ sistemi tutulumları ile ortaya çıkar ve bazen akut viral enfeksiyonu andırır. Sıklıkla eozinofili mevcuttur. Bu bozukluk farklı şekillerde ortaya çıkar ve burada belirtilmeyen diğer organ sistemlerini de etkileyebilir. Belirgin döküntü olmasa bile erken aşırı duyarlılık belirtilerinin (örn. ateş, lenfadenopati) mevcut olabileceğine dikkat edilmelidir. Pazarlama sonrası deneyimde, tedavisinin başlamasıyla yakın zamansal ilişkili (3 hafta) bir ölümcül DRESS vakası bildirilmiştir. Ayrıca, pazarlama sonrası deneyim, modafinile başlanmasıyla yakın zamansal ilişkili (ortalama tespit süresi 13 gün; 4-33 gün aralığı) en az bir fatalite içeren çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları göstermiştir. Sınırlı sayıda rapor olmasına rağmen, çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları hastaneye yatışa veya hayatı tehdit edici bir duruma yol açabilir. Eğer bir çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonundan şüphe ediliyorsa, ® kullanımı kesilmelidir. Bu sendromu ortaya çıkaracak diğer ilaçlarla bir çapraz-duyarlılığı gösteren hiç bir vaka raporu olmamasına rağmen, çoklu organ aşırı duyarlılığı ile ilişkili ilaçlar ile deneyimler bunun da bir olasılık olabileceğini göstermiştir. Anjiyoödem ve anaflaksi reaksiyonları ile anjiyoödem ve aşırı duyarlılık (döküntü, disfaji ve bronkospazm ile) gözlenmiştir. Hastalara, anjiyoödem veya anafilaksiyi işaret eden belirti veya semptomlar (yüz, göz, dudaklar, dil ve boğazda şişme; yutma ve nefes alma zorlukları; ses kısılması) görüldüğünde, tedaviyi kesmeleri ve vakit geçirmeksizin doktorlarına bildirmeleri tavsiye edilmelidir. Sürekli uyku hali alan, anormal uykululuk seviyeleri olan hastalar, uyanıklık seviyelerinin normale dönemeyebileceği konusunda uyarılmalıdır. alanları kapsayan, aşırı uyku hali olan hastalar, uyku dereceleri için sıklıkla yeniden değerlendirilmeli ve mümkün olduğunca, araç kullanımı ve diğer potansiyel tehlikeli aktiviteleri yapmaktan kaçınmaları konusunda uyarılmalıdırlar. Doktorlar, hastaların spesifik aktiviteler sırasında uyku hali ve uyuşukluk durumları hakkında doğrudan soru sorulana kadar bu durumlarını kabul edemeyebilecekleri konusunda da bilinçli olmalıdırlar. Psikiyatrik semptomlar onay öncesi narkolepsi, obstrüktif uyku apnesi ve vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozukluğu kontrollü çalışmalarında, plasebo kullananlara göre kullananlarda, tedavinin kesilmesinde anksiyete, ajitasyon, sinirlilik hali ve iritabilite daha sık görülen nedenler olmuştur (® % 1,2 ve plasebo % 0,3). Ayrıca depresyon nedeniyle tedavinin kesilmesi de plasebo kullananlara göre kullananlarda daha sık olmuştur (% 0,6 ve plasebo % 0,2). Klinik çalışmalarda intihar düşüncesi vakaları gözlenmiştir. Psikoz, depresyon ve mani geçmişi olan hastalara verilirken dikkat edilmelidir. uygulaması ile ilişkili psikiyatrik semptomlar gelişirse, kesilmesi düşünülmelidir. Modafinil ile tedavi edilen hastalarda psikiyatrik advers reaksiyonlar rapor edilmiştir. Modafinil ve armodafinil yakından ilişkilidir. Bundan dolayı, ile ilişkili psikiyatrik semptomların insidans ve tipinin, modafinil ile gözlenen psikiyatrik semptomların insidans ve tipine benzer olması beklenir. Modafinil ile ilişkili pazarlama sonrası advers reaksiyonlar, bazıları hastaneye yatışa neden olan, mani, sanrılar, halüsinasyonlar, intihar düşüncesi ve saldırganlık gibi semptomları kapsamıştır. Bu hastaların hepsi değil ama çoğu psikiyatrik geçmişe sahiptir. Bu vakalarda, bildirilen toplam günlük dozları, önerilen dozların altındaki ve üstündeki dozları içerecek şekilde 50 mg ila 450 mg arasında olmuştur. Kardiyovasküler olaylar Modafinil klinik çalışmalarında, üç denekte mitral kapak prolapsusu veya sol ventrikül hipertrofisi ile ilişkili, göğüs ağrısı, palpitasyon, dispne ve EKG'de geçici iskemik T-dalgası değişikliklerini kapsayan kardiyovasküler advers reaksiyonlar gözlenmiştir. ® tabletlerin, sol ventrikül hipertrofisi geçmişi olan veya daha önceden merkezi sinir sistemi uyarıcıları kullandığında mitral kapak prolapsusu sendromu yaşayan, mitral kapak prolapsusu olan hastalarda kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Mitral kapak prolapsusu sendromunu gösteren bulgular, yalnızca bunlarla sınırlı olmamakla birlikte, iskemik EKG değişiklikleri, göğüs ağrısı veya aritmiyi kapsamaktadır. Bu bulguların herhangi biri yeni ortaya çıktığında, kardiyak değerlendirme düşünülmelidir. Narkolepsi, obstrüktif uyku apnesi ve vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozukluğunun kısa süreli (≤ 3 ay) onay öncesi çalışmalarında, kan basıncı izlemesi, plasebo alanlara göre alan hastaların ortalama sistolik ve diyastolik kan basıncında küçük bir artış olduğunu göstermiştir (değişik çalışma gruplarında 1,2 ila 4,3 mmHg). Plasebo alan hastalarla (% 1,8) karşılaştırıldığında yeni veya artan antihipertansif tedaviye ihtiyaç duyan hastaların oranı alan hastalarda (% 2,9) hafif şekilde daha fazla olmuştur. Onay öncesi çalışmalarda, kalp atım hızında plaseboya nazaran küçük fakat sürekli bir ortalama artış olmuştur. Bu artış 0,9 ila 3,5 atım/dak. arasında değişiklik göstermiştir. ® alan hastalarda kalp hızı ve kan basıncı izlemelerinin artırılması faydalı olabilir. ® bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalara reçete edilirken dikkatli olunmalıdır. Suistimal ile tedavi edilen hastalarda suistimali bildirilmiştir. Suistimal şekilleri öforik ruh hali ve istenen etki için giderek artan dozlarda kullanım veya tekrarlı kullanımını içermiştir. İlacın yasa dışı kullanımı da tespit edilmiştir. Pazarlama sonrası deneyimde, kötüye kullanımı da gözlenmiştir (örn. bir doktorun tavsiyesine karşı almak ve birden fazla doktordan ® temin etmek). etkin maddesi olan armodafinilin suistimali, modafinil için görülene benzer şekilde taşikardi, uykusuzluk, ajitasyon, baş dönmesi, anksiyete, bulantı, baş ağrısı, distoni, tremor, göğüs ağrısı, hipertansiyon, nöbetler, hezeyan veya halüsinasyonlara yol açabilecek bir doz aşımı riski taşır. Merkezi sinir sistemi uyarıcılarının suistimalinin diğer belirti ve semptomları çok hızlı solunum, terleme, göz bebeklerinin büyümesi, hiperaktivite, huzursuzluk, iştah azalması, koordinasyon kaybı, ciltte kızarıklık, kusma ve karın ağrısını içerir. Modafinil, insanlarda diğer merkezi sinir sistemi uyarıcılarında olduğu gibi, psikoaktif ve öforik etkiler, ruh halinde, algı, düşünce ve duyguda değişiklikler oluşturmaktadır. In vitro bağlanma çalışmalarında, modafinil dopamin geri alım bölgesine bağlanmış ve ekstrasellüler dopamin seviyesinde bir artışa neden olmuş fakat dopamin salınımında artışa neden olmamıştır. Özellikle ilaç ve/veya uyarıcı (örn; metilfenidat, amfetamin veya kokain) bağımlılığı geçmişi olan hastalar yakından izlenmelidir. Hastalar bağımlılık veya yanlış kullanım belirtileri (örn, doz artımı veya ilaç arama davranışları) için gözlenmelidir. Modafinilin (200, 400 ve 800 mg) bağımlılık yapma potansiyeli, daha önce ilaç bağımlılığı olan yatarak tedavi gören hastalardaki bir çalışmada metilfenidata (45 ve 90 mg) göre değerlendirilmiştir. Bu klinik çalışmanın sonuçları modafinilin yarattığı psikoaktif ve öforik etkiler ve duyguların belirlenen diğer merkezi sinir sistemi uyarıcılarıyla uyumlu olduğunu göstermiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En yaygın advers reaksiyonlar Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla kullanımıyla daha sık görülen en yaygın advers reaksiyonlar baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi ve uykusuzluk olmuştur. Advers reaksiyon profili çalışmalar arasında benzer olmuştur. Tablo 1. Sıklıklarına göre istenmeyen etkiler: Seyrek Yaygın Çok yaygın Bağışıklık sistemi hastalıkları Mevsimsel alerji ✓ Çoklu organ aşırı duyarlılık reaksiyonları ✓ Metabolizma ve beslenme hastalıkları Anoreksi ✓ İştah azalması ✓ Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk ✓ Anksiyete ✓ Depresyon ✓ Ajitasyon ✓ Sinirlilik ✓ Depresif ruh hali ✓ Sürekli uyku hali ✓ İntihar düşüncesi ✓ Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler (muhakeme, düşünme veya motor becerilerde değişik) ✓ Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı ✓ Baş dönmesi ✓ Dikkat dağınıklığı ✓ Tremor ✓ Migren ✓ Parestezi ✓ Kardiyak hastalıkları Palpitasyonlar ✓ Anjiyoödem ve anaflaksi reaksiyonları ✓ Kardiyovasküler olaylar (mitral kapak prolapsusu veya sol ventrikül hipertrofisi ile ilişkili, göğüs ağrısı, palpitasyon, dispne ve EKG'de geçici iskemik T-dalgası değişiklikleri) ✓ Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne ✓ Gastrointestinal hastalıklar Bulantı ✓ Diyare ✓ Ağız kuruluğu ✓ Dispepsi ✓ Üst abdominal ağrı ✓ Konstipasyon ✓ Kusma ✓ Yumuşak dışkı ✓ Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü ✓ Kontakt dermatit ✓ Hiperhidroz ✓ Stevens-Johnson Sendromunu içeren ciddi döküntü ✓ Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Poliüri ✓ Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yorgunluk ✓ Susama ✓ İnfluenza benzeri hastalık ✓ Ağrı ✓ Pireksi ✓ Araştırmalar Gamma-Glutamiltransferaz Artışı ✓ Kalp atım hızında artış ✓ Doza bağlı advers reaksiyonlar 150 mg/gün ve 250 mg/gün dozları ile plasebonun karşılaştırıldığı plasebokontrollü klinik çalışmalarda doz ile ilişkili advers etkiler: baş ağrısı, döküntü, depresyon, ağız kuruluğu, uykusuzluk ve bulantıdır. Tedavinin kesilmesini gerektiren advers reaksiyonlar Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, plasebo alan 445 hastanın 16’sı (%4) ile kıyaslandığında alan 645 hastadan 44’ü (% 7) advers reaksiyonlardan dolayı ilacı kesmiştir. Tedaviyi bırakmadaki en sık sebep baş ağrısı olmuştur (% 1). Laboratuvar anormallikleri Çalışmalarda klinik kimya, hematoloji ve idrar parametreleri gözlenmiştir. ® uygulanmasını takiben gamma glutamiltransferaz (GGT) ve alkalin fosfatazın (AP) ortalama plazma seviyeleri plaseboya göre daha yüksek bulunmuştur. Her ne kadar AST ve/veya ALT’’nin izole yükselme vakaları seyrek olsa da alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), total protein, albumin, veya total bilirubinde belirgin farklılık görülmemiştir. Tedaviden 35 gün sonra tek bir hafif pansitopeni vakası gözlenmiştir ve ilacın kesilmesi ile düzelmiştir. Klinik çalışmalarda plaseboya kıyasla serum ürik asitte başlangıçtan az bir ortalama düşüş gözlenmiştir. Bu bulgunun klinik önemi bilinmemektedir. Pazarlama sonrası deneyim onay sonrası kullanımı boyunca aşağıdaki advers reaksiyonlar tespit edilmiştir. Bu reaksiyonlar büyüklüğü belirsiz bir popülasyon tarafından gönüllü olarak bildirildiği için, sıklıklarını güvenilir bir şekilde tahmin etmek veya ilaca maruziyet ile nedensel bir ilişki kurmak her zaman mümkün değildir Gastrointestinal bozukluklar: Ağız yaraları (ağızda kabarma ve ülserasyon dahil).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.