NIVESTIM 48 MU/0,5 ML SC/IV ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Nivestim 48 MU/0,5 mL ne için kullanılır?
KT 1Başkklan yer almaktadır.
1. NİVESTİM nedir ve ne için kullanıkr?
- Diğer maddeler asetik asit glasiyel, sodyum hidroksit, sorbitol (E420), polisorbat 80 ve enjeksiyonluk sudur.
- NİVESTİM bir beyaz kan hücresi (akyuvar) büyüme faktörüdür (granülosit koloni uyarıcı faktörü) ve sitokinler adı verilen bir ilaç grubuna aittir. Bu bir biyobenzer üründür. Büyüme faktörleri vücut tarafından doğal olarak üretilen maddelerdir ancak ilaç olarak kullanılmak üzere de üretilebilirler. NİVESTİM kemik iliğini daha fazla beyaz kan hücresi üretmesi için uyarır.
- Beyaz kan hücrelerinin (akyuvarların) sayısındaki düşüş (nötropeni), birçok sebepten dolayı olabilir ve vücudunuzun enfeksiyonla savaşım zayıflatır. NİVESTİM kemik iliğini hızlı bir şekilde yeni beyaz kan hücreleri üretmesi için uyarır.
- NİVESTİM şu durumlarda kullanılabilir:
- Enfeksiyonların önlenmesi amacıyla, kemoterapi (kanser tedavisi) ile tedavi sonrasında beyaz kan hücrelerinin sayısının artırılması için;
- Enfeksiyonların önlenmesi amacıyla, kemik iliği nakli sonrasında beyaz kan hücrelerinin sayısının artırılması için;
- Yüksek dozda uygulanacak kemoterapi öncesinde, tedavinizin sonrasında toplanmak ve size yeniden nakledilmek üzere, kemik iliğinin fazla sayıda kök hücre üretmesini sağlamak için. Bu hücreler sizden veya bir vericiden (donör) alınabilirler. Bu kök hücreleri vücuda verildikten sonra kemik iliğine gider ve kan hücreleri üretirler.
- Eğer ciddi kronik nötropeniniz varsa (Uzun süreli, beyaz kan hücresi azlığı), enfeksiyonların önlenmesi amacıyla beyaz: kan hücrelerinin (akyuvarların) sayısının artırılması için;
- İlerlemiş HIV enfeksiyonu (HTV virüsünün etkisiyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan hastalık, AIDS) bulunan hastalara enfeksiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olması için.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- E.coli (bir bakteri) kaynaklı proteinlere, filgrastime veya NİVESTİM'in diğer bileşenlerine karşı aşın duyarlı (aleıjik) iseniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSitotoksik kemoterapi dozunu bilinen dozaj rejimlerinin ötesine artırmakta kullanılmamalıdır. lösemi gelişen veya lösemi başlangıcına dair kanıt olan şiddetli konjenital nötropeni hastalarında kullanılmamalıdır. Filgrastim ile tedavi gören hastalarda anaflaktik reaksiyonlar dahil olmak üzere ilk ya da daha sonraki tedavilerde aşın duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Klinik bakımdan Önemli aşırı duyarlılığı olan hastalarda filgrastim tedavisini daimi olarak durdurunuz. Filgrastim ya dapegfilgrastime aşırı duyarlılık hikayesi olan hastalara uygulamayınız. Diğer tüm proteinlerde olduğu gibi için de potansiyel immünojenisite riski söz konusudur. Filgrastime karşı antikor oluşma oranı genellikle düşüktür. Tüm biyolojik ajanlarda oluşması beklenilen bağlayıcı antikor oluşabilir, ancak bu nötralize edici aktivite ile ilişkilendirilmemiştir. 6 Sağlıklı kişilerde ve kanser hastalarında G-CSF uygulanmasından sonra aortit rapor edilmiştir. Deneyimlenen belirtiler, ateş, karın ağrısı, kırıklık, sırt ağrısı ve artmış enflamasyon göstergeleridir (C-reaktif protein ve beyaz kan hücresi sayımı). Çoğu vakada aortit bilgisayarlı tomografi (CT scan) ile teşhis edilmiştir ve genellikle G-CSF durdurulduktan sonra düzelmiştir. Malign hücre gelişmesi Granülosit koloni-uyancı faktör miyeloid hücrelerin gelişmesini in vitro artırabilir ve bazı non-miyeloid hücrelerde de in vitro benzer etkiler görülebilir. Filgrastimin miyelodisplastik sendromda veya kronik miyeloid lösemide etkililik ve güvenliliği tespit edilmemiştir. NÎVESTİM bu durumlarda endike değildir. Kronik miyeloid löseminin blast transformasyonunun tanısını akut miyeloid lösemiden ayırt etmek için özel dikkat gösterilmelidir. Sekonder AML hastalarında güvenlilik ve etkililik verilerinin kısıtlı olması nedeniyle, NÎVESTİM dikkatle uygulanmalıdır. 55 yaşından küçük ve sitogenetik profili iyi (t(8;21), t(15;17), ve inv (16)) olan yeni AML hastalarında, NÎVESTİM uygulamasının güvenlilik ve etkililiği tespit edilmemiştir. Diğer Özel Önlemler Altı aydan fazla NÎVESTİM tedavisi gören osteoporotik kemik hastalıkları olan hastalarda kemik yoğunluğunun izlenmesi tavsiye edilir. G-CSF uygulaması sonrasında pulmoner advers etkiler, özellikle de interstisyel akciğer hastalığı bildirilmiştir. Akciğer infıltratları veya pnömoni hikayesi olan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Bazı olgularda, fatal olabilen solunum yetmezliği ya da erişkin respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel pnömoni, pulmoner ödem ve pulmoner infıltratlar dahil seyrek pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Öksürük, ateş gibi pulmoner belirtilerin başlangıcı ve dispne ile birlikte pulmoner infıltrasyonun radyolojik bulgularının ortaya çıkması ve pulmoner fonksiyonda bozulma, yetişkin solunum güçlüğü sendromunun (ARDS) ön işaretleri olabilir. NÎVESTİM tedavisi sonlandınlmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Granülosit koloni uyarıcı faktör uygulamasından sonra kapiler kaçış sendromu (KKS) hastalığı bildirilmiştir ve hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterizedir. Kapiler kaçış sendromu hastalığını semptomlarım sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği, standart semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Filgrastim ve pegfılgrastim alan hastalarda glomerulonefrit rapor edilmiştir. Genellikle doz azaltıldıktan sonra veya filgrastim ve pegfilgrastim tedavisi durdurulduktan sonra glomerulonefrit düzelmiştir. 7 Kanser hastalarında özel önlemler Filgrastim uygulandıktan sonra yaygın olmayan splenomegali veya dalak rüptürü vakaları rapor edilmiştir, splenik rüptür vakalarının bazıları ölümcül olmuştur. Filgrastim kullanan kişi eğer sol üst karın bölgesinde ve/veya omuz ucunda ağn bildirirse dalak büyümesi veya rüptürü olasılığı değerlendirilmelidir. Lökositoz: 0.3 MU/kg/gün’ün (3 mikrogram/kg/gün) üzerindeki dozlarda filgrastim alan hastaların %5’inden daha azında 100 x 109/L veya daha yüksek lökosit sayısı görülmüştür. Bu lökosit sayısına bağlanabilecek direkt bir istenmeyen etki bildirilmemiştir. Bununla birlikte, ciddi lökositoz riski göz önünde bulundurularak, NÎVESTİM tedavisi sırasında düzenli aralıklarla lökosit sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50 x 109/L üzerinde ise, NÎVESTİM tedavisi derhal kesilmelidir. Öte yandan PKPH mobilizasyonu için uygulanan NÎVESTİM tedavisinin kesilmesi veya dozunun azaltılması ancak lökosit sayısının > 70 x 109/L’ye yükselmesi halinde uygundur. Yüksek doz kemoterapi ile ilgili riskler: Hastalar yüksek doz kemoterapötikler ile tedavi edilirken çok dikkatli olunmalıdır, çünkü tümör iyileşmesinin bu tedavi ile arttığı tespit edilmemiştir ve yoğunlaştın İmiş dozlarda kemoterapötık ilaçlar kardiyak, pulmoner, nörolojik ve dermatolojik etkiler dahil toksisite artışına yol açabilir (Lütfen kullanılan spesifik kemoterapi ajanlarının ürün bilgilerine bakınız). Tek başma NÎVESTİM ile tedavi, miyelosupresif kemoterapiye bağlı anemi ve trombositopeniyi Önlemez. Yüksek dozda kemoterapi alma riskinden dolayı (Örneğin, ürün bilgilerinde belirtilen ilacın tam dozu), hasta daha büyük anemi ve trombositopeni riski altında olabilir. Trombosit sayısının ve hematokritin düzenli izlenmesi tavsiye edilir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen ve tek başma veya kombine edilerek kullanılan kemoterapötik maddeler verilirken çok dikkatli olunmalıdır. NÎVESTİM ile mobilize edilen PKPH Terin kullanımı, miyelosüpresif ya da miyeloablatif kemoterapiyi takiben gelişen trombositopeninin derinliğinde ve süresinde azalma sağlamıştır. Diğer özel önlemler: Filgrastimin miyeloid progenitörün önemli düzeyde azaldığı hastalarda etkisi araştırılmamıştır. NÎVESTİM, nötrofıl sayısını artırıcı etki gösterirken, esas olarak nötrofîl prekürsörleri üzerine etki eder. Bu nedenle, prekürsörleri azalmış olan hastalarda nötrofıl cevabı düşebilir (Yoğun radyoterapi veya kemoterapi ile tedavi edilenler veya tümörle kemik iliği infiltre edilenler gibi). Yüksek doz kemoterapi ve ardından nakil uygulanan bazı vakalarda veno-oklüzif hastalık ve sıvı hacmi bozukluklarını içeren vasküler hastalıklar bildirilmiştir. Allojeneik kemik iliği naklinden sonra G-CSF alan hastalarda GvDH ve fataliteler bildirilmiştir (Bakınız 5.1). Büyüme faktörü tedavisine bağlı kemik iliğinin artan hematopoetik aktivitesi, geçici pozitif kemik görüntü değişiklikleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu, kemik görüntü sonuçlan yorumlanırken göz önünde bulundurulmalıdır. PKPH mobilizasyonu amaçlanan hastalarda özel önlemler Mobilizasyon: Önerilen iki mobilizasyon yöntemini (Tek başına ya da kemik iliğini baskılayıcı kemoterapi ile kombine filgrastim) aynı hasta grubu üzerinde karşılaştıran herhangi bir prospektif randomize çalışma yürütülememiştir. Gerek hastalar arasında, gerek CD34+ hücrelerinin laboratuvar tahlil sonuçlan arasındaki değişkenlik düzeyi, çalışmalar arasında bir karşılaştırma yapmanın güçlüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle uygun bir yöntem önermek zordur. Mobilizasyon yönteminin seçiminde, her hasta için bireysel olarak yürütülen tedavinin amaçlarıyla paralel bir yaklaşım sağlanmalıdır. Daha önce sitotoksik ilaç kullananlar: Daha önce yoğun miyelosupresif tedavi görmüş hastalarda, öngörülen minimum hücre düzeyini (> 2.0 x 106/CD34+ hücre/kg) sağlamaya ya da trombosit artışını aynı düzeyde hızlandırmaya yetecek seviyede PKPH mobilizasyonu gerçekleşmeyebilir. Bazı sitotoksik ilaçlar, özellikle hematopoetik progenitor havuzu üzeıinde toksisite yaratır ve progenitor mobilizasyonunu ters yönde etkileyebilir. Melfalan, karmustin (BCNU) ve karboplatin gibi ilaçların progenitor mobilizasyonu girişiminden önce uzun süre kullanılmış olması, tedavinin verimini düşürebilir. Öte yandan, melfalan, karboplatin ya da BCNU ile filgrastimin birlikte uygulanmasının, progenitor mobilizasyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bir hastaya PKPH nakli düşünülüyorsa, kök hücre mobilizasyonunun tedavinin erken dönemlerinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bu gibi hastalarda, yüksek doz kemoterapi uygulamasına geçilmeden önce dolaşımdaki progenitor sayısına özellikle dikkat edilmelidir. Eğer harekete geçirilen progenitor sayısı, yukanda verilen ölçüm kriterlerine göre yetersizse, progenitor desteği sağlanmasını gerektirmeyen alternatif tedavi şekilleri düşünülmelidir. Progenitor hücre miktarının ölçülmesi: NÎVESTİM tedavisi uygulanan hastalarda progenitor hücre sayısının ölçülmesi aşamasında, kullanılan kantitatif yönteme özen gösterilmelidir. CD34+ hücre sayısına ilişkin akım sitometrik analiz sonuçlan, kullanılan yönteme özgü değişkenlikler içermektedir ve başka laboratuarlarda yürütülen çalışmalara dayanarak önerilen rakamlar dikkatle yorumlanmalıdır. İstatistiksel analiz, infüzyon yoluyla geri verilen CD34+ hücrelerinin sayısı ile yüksek doz kemoterapiyi takiben trombosit sayısında görülen artış hızı arasındaki bağıntının, karmaşık ancak sürekli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Minimum artışın > 2.0 x 106 CD 3 4+hücre/kg olması önerisi, yeterli düzeyde hematolojik yeniden yapılanma sağlandığı görülen yayınlara dayanmaktadır. Daha yüksek miktarlar iyileşme hızını artırmakta, bunun altında kalan değerler ise daha yavaş bir iyileşme sağlamakta gibi görünmektedir. PKPH mobilizasyonu amaçlanan normal donörlerde özel önlemler PKPH mobilizasyonu, sağlıklı donörlerde doğrudan bir klinik yarar sağlamaz ve yalnızca allojeneik kök hücre transplantasyonu amaçlandığında düşünülmelidir. 9 PKPH mobilizasyonu yalnızca, kök hücresi bağışı için normal klinik ve laboratuar elverişlilik kriterlerine sahip donörlerde, hematolojik değerler ve enfeksiyöz hastalık konularına özel bir dikkat gösterilerek düşünülmelidir. 16 yaşın altında veya 60 yaşın üzerinde normal donörlerde fılgrastimin güvenliği ve etkinliği değerlendirilmemiştir. İncelenen kişilerin % 35’inde, filgrastim uygulaması ve lökoferezden sonra geçici trombositopeni (Trombosıtler <100 x 109/L) gözlenmiştir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKanser hastalarındaki klinik çalışmalarda en yaygın istenmeyen etki hastaların % 10’unda hafif veya orta, ve %3’ünde şiddetli olan kas iskelet ağrısıdır. Graft versus Host Hastalığı (GvHD) da bildirilmiştir (bakınız aşağıdaki c bölümü). Normal donörlerde PKPH mobilizasyonunda en yaygın bildirilen istenmeyen etki kasiskelet ağrısıdır. Donörlerde filgrastim sonrasında lökositoz ve trombositopeni gözlenmiştir ve donörlerde lökoferez de gözlenmiştir. Dalak büyümesi ve dalak rüptürü de bildirilmiştir. Bazı dalak rüptürü vakaları ölümcüldür. Ciddi kronik notropeni hastalarında, filgrastim ile ilişkilendirilebilen en yaygın istenmeyen etkiler kemik ağrısı, genel kas-iskelet ağrısı ve dalak büyümesidir. Filgrastim ile tedavi edilen konjenital notropeni hastalarında miyelodisplastik sendromlar (MDS) veya lösemi gelişmiştir (Bakınız). Tedavi gecikirse hayati tehlikesi olan kapiler kaçış sendromu hastalığı, granülosit koloniuyancı faktörlerin uygulanmasından sonra, kemoterapi alan kanser hastalarında ve PKPH mobilizasyonu amaçlanan sağlıklı donörlerde yaygm olmayan şekilde bildirilmiştir; bakınız. ve alt bölüm C. HIV hastalarındaki klinik çalışmalarda, filgrastim uygulaması ile ilgili olduğu tutarlı olarak düşünülen istenmeyen etkiler kas-iskelet ağrısı, kemik ağrısı ve miyaljidir. b. Advers reaksiyonların tablolu özeti Aşağıdaki veri tablolarında klinik çalışmalardan ve spontane bildirimlerde bildirilen advers reaksiyonlar yer almaktadır. Her bir sıklık gruplamasmda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasında sunulmuştur. Veriler, kanser hastalan, normal donörlerde PKPH mobilizasyonu, ciddi kronik notropeni hastalan ve HIV hastalan için ayn olarak, bu popülasyonlardaki farklı advers reaksiyonlan yansıtacak şekilde sunulmaktadır. 14 Kanser hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak rüptürüa Splenomegalia,e Orak hücre krizia Bağışıklık sistemi hastalıkları ilaca aşırı duyarlılık Graft versus host hastalığıb Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kan ürik asit artışı Kan laktat dehidrojenaz artışı İştahta azalma veya artma Psödo gut* Sinir sistemi hastalıkları Baş ağnsıa Vasküler hastalıklar Hipotansiyon Veno-okluzif hastalıkd Sıvı hacmi bozuklukları Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Orofarenjal ağrıa Öksürüka Dispne Hemoptizie Akut respiratuar dıstres sendromua Solunum yetmezliğia Pulmoner ödema İnterstisyel akciğer hastalı ğıa Akciğer infıltrasyonu 15 Pulmoner kanama Gastrointestinal kanama Ishala Kusma Kabızlıka Bulantıa Hepatobiliyer hastalıklar Gammaglutamil trans ferazda artış Kan alkalin fosfatta artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntüa Alopesia Sweets sendromu Kutanöz vaskülit Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağrısı Romatoid artritin alevlenmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Disüri İdrar anormalliği Glomerülonefrit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Astenia Yorgunluka Mukoza Enflamasyonu Ağna Göğüs ağnsıa aBölüm c’ye bakınız b Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (c bölümüne bakınız) c Kemik ağrısı, sırt ağrısı, artralji, mıyalji, uzuvlarda ağrı, kas-ıskelet ağnsı, kas iskelet göğüs ağnsı, boyun ağrısını içermektedir. d Kemik iliği naklinden veya PKPH sonrası hastalarda pazarlama sonrası dönemde gözlenen vakalar e Klinik çalışma döneminde gözlenen vakalar 16 Normal donörlerde PKJPH mobilizasyonu MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Trombositopenia Lökositoza Dalak büyümesia Dalak rüptürüa Orak hücre krizi Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyon Şiddetli alerjik reaksiyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kan laktat dehidrojenaz artışı Hiperürisemi (kan ürik asit artışı) Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne Pulmoner kanama Hemoptiz Akciğer infıltrasyonu Hipoksi Hepatobiliyer hastalıklar Kan alkalin fosfatta artış Aspartat aminotransferazda artış Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağnsıb Romatoid artritte kötüleşme Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Disüri Glomerülonefrit a Bolüm c’ye bakınız b Kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağn, kas-iskelet ağnsı, kas iskelet göğüs ağnsı, boyun ağnsım içermektedir. Ciddi kronik nötropeni hastalan MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar 17 Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak büyümesia Anemi Trombositopenia Dalak rap türü Orak hücre krizia Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hiperürisemi Kan şekeri düşüşü Kan laktat dehidrojenaz artışı Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Diyare Hepatobilier hastalıklar Karaciğer büyümesi Kan alkalin fosfatta artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Kutanöz vaskülit Alopesi Kas-iskelet, bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağrısıb Artralji Osteoporoz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hematüri Glomerülonefnt Proteinüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Enjeksiyon yerinde reaksiyon aBölüm c’ye bakınız bKemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. 18 HIV hastalan MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Ha <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalakta büyüme Orak hücre krizia Kas-iskelet bozuklukları ve bağ dokusu ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağnsıb Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Glomerülonefrit a Bölüm c’ye bakınız bKemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. c. Seçilmiş advers etkilerin tanımlanması Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (bakınız. ve 5.1) Granülosit koloni-uyancı faktör kullanımı ile pazarlama sonrası dönemde kapiler kaçış sendromu hastalığı vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri malign hastalıkları, sepsis geçiren ve birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir (bakınız). Kanser hastaları: Randomize, plasebo kontrollü klinik araştırmalarda, fılgrastimin sitotoksik kemoterapiye bağlı yan etkilerin sıklığım artırmadığı saptanmıştır. Filgrastim/kemoterapi ve plasebo/kemoterapi ile tedavi edilen hastalarda eşit sıklıkta görülen istenmeyen etkiler arasında bulantı ve kusma, alopesi, ishal, yorgunluk, anoreksi (iştahta azalma), mukozal enflamasyon, baş ağrısı, Öksürük, döküntü, göğüs ağrısı, asteni, faıengolarengial ağn (orofarenj ağrısı), kabızlık ve ağn bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde kutan öz vaskülit filgrastim ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Filgrastim alan hastalardaki vaskülitin mekanizması bilinmemektedir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Pazarlama sonrası dönemde Sweet sendromu (Akut febril dermatoz) bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. 19 Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde, bazı vakalarda fatal olabilen (bakınız) solunum yetmezliği ya da akut respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner ödem ve akciğer infıltrasyonu dahil pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Filgrastim uygulamasını takiben yaygm olmayan splenomegali ve dalak rüptürü bildirilmiştir. Bazı rüptür vakaları ölümcül olmuştur. Klinik çalışmalarda ve pazarlama soması dönemde anafîlaksi, döküntü, ürtiker, anjiyoödem, dispne ve hipotansiyon gibi alerjik tipte reaksiyonlar ile ilgili semptomlar tedavinin başlangıcında veya devamında bildirilmiştir. Genelde bildirimler i.v. uygulama sonrasında daha fazladır. Bazı vakalarda ilacın tekrar verilmesi ile semptomlar tekrarlamıştır; bu da nedensel bir ilişkiyi düşündürmektedir. Ciddi alerjik reaksiyon yaşayan hastalarda filgrastim tedavisi kesilmelidir. Pazarlama sonrası dönemde orak hücre hastalığı olan hastalarda izole orak hücre krizleri bildirilmiştir (bakınız). Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygm olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Filgrastim ile tedavi edilen kanser hastalannda psödo gut bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygm olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu: Hem sağlıklı donörlerde hem de hastalarda granülosit koloni-uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanmasından sonra, yaygm ancak genellikle asemptomatik dalak büyümesi ve yaygm olmayan dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir (bakınız). Pulmoner advers olaylar (hemoptiz, pulmoner kanama, akciğer infıltrasyonu, dispne ve hipoksi) bildirilmiştir (bakınız). Artrit semptomlarında alevlenmeler, yaygın olmayan şekilde gözlenmiştir. Lökositoz (BKH > 50 x 109/L) donörlerin % 41 gözlenmiştir ve filgrastim ve lökoferez sonrasında donörlerin % 3 5’inde geçici trombositopeni (Trombosit sayısı <100 x 109/L) gözlenmiştir. Ciddi kronik nötropeni hastalarında: Görülen yan etkiler arasında az sayıda vakada ilerleyici olabilen dalak büyümesi ve trombositopeni vardır. Olasılıkla filgrastim tedavisi ile ilgili olan ve tipik olarak CKN hastalarının % 2’sinden daha azında görülen istenmeyen reaksiyonlar, enjeksiyon yerindeki reaksiyonlar, baş ağrısı, karaciğer büyümesi, artralji, alopesi, osteoporoz ve döküntüdür. Uzun süreli kullanım sırasında CKN hastalarının % 2 kutanoz vaskülit bildirilmiştir. HIV hastalannda: Hastaların % 3’ten azında dalak büyümesinin filgrastim tedavisine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bütün olgularda bu durum, fiziksel muayenede hafif ya da orta derecelidir ve selim bir klinik seyir izlemiştir; hiçbir hastaya hipersplenizm tanısı konulmamış ve hiçbir 20 hastada splenektomi yapılmamıştır…
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Filgrastim hamile kadınlarda test edilmemiştir.
- Hamile iseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bunu söyleyiniz. Böylece doktorunuz bu ilacı kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
- NİVESTÎM hamile kalma ve hamileliği sürdürme durumunuzu etkileyebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeHacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Emziriyor iseniz NİVESTİM kullanmamalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerNİVESTİM sorbitol (E420) içerir, eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse bu ilacı almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
NİVESTİM her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez” kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Nivestim 48 MU/0,5 mL muadilleri
Nivestim 48 MU/0,5 mL ile aynı etken maddeyi (filgrastim) içeren 4 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 1 adet | 8699643950050 | ||
| 10 adet | 8699643950098 | ||
| 5 adet | 8699643950067 |
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonSitotoksik kemoterapi: kronik miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendromlar dışındaki malign hastalık nedeniyle sitotoksik kemoterapi gören hastalarda febril nötropeni oluşma sıklığının ve nötropeni süresinin azaltılmasında ve miyeloablatif tedaviden sonra kemik iliği nakli uygulanan uzun süreli ciddi nötropeni riskinin artmış olduğu düşünülen hastalarda nötropeni süresinin azaltılmasında ve klinik komplikasyonlarda endikedir. Sitotoksik kemoterapi alan erişkinlerde ve çocuklarda filgrastimin güvenliliği ve etkililiği benzerdir. Periferik kan progenitor hücre (PKPH) mobilizasyonu: NİVESTÎM, allojenik periferik kan progenitor hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla sağlıklı gönüllü donörlerde tek başına veya otolog periferik kan progenitor hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla veya kemik iliği baskılayıcı kemoterapiyi takip eden periferik kan projenitör hücre infiizyonu ile sağlanan hematopoietik iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik uygulamalar için endikedir. Ciddi kronik nötropeni: 1 Uzun dönem kullanımı, mutlak nötrofıl sayısı (MNS)< 0.5 x 109/L olan ciddi konjenital, siklik veya idiyopatik nötropenisi olan çocuk veya erişkin hastalarda, ciddi veya tekrarlayan enfeksiyon hikayesi olan hastalarda nötrofıl sayısının artırılması ve enfeksiyonlara bağlı olayların sıklık ve süresinin azaltılmasında endikedir. HIV enfeksiyonu : ilerlemiş HIV enfeksiyonu olan hastalarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmak için, kalıcı nötropeninin (MNS <1.0 x 109/L) tedavisinde endikedir. Akut miyeloid lösemi (AML): indüksiyon veya konsolidasyon kemoterapisi gören hastalarda nötropeni süresinin ve ilgili klinik sekelin azaltılmasında endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarE.coli kaynaklı proteinlere, filgrastim veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşın duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSitotoksik kemoterapi dozunu bilinen dozaj rejimlerinin ötesine artırmakta kullanılmamalıdır. lösemi gelişen veya lösemi başlangıcına dair kanıt olan şiddetli konjenital nötropeni hastalarında kullanılmamalıdır. Filgrastim ile tedavi gören hastalarda anaflaktik reaksiyonlar dahil olmak üzere ilk ya da daha sonraki tedavilerde aşın duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Klinik bakımdan Önemli aşırı duyarlılığı olan hastalarda filgrastim tedavisini daimi olarak durdurunuz. Filgrastim ya dapegfilgrastime aşırı duyarlılık hikayesi olan hastalara uygulamayınız. Diğer tüm proteinlerde olduğu gibi için de potansiyel immünojenisite riski söz konusudur. Filgrastime karşı antikor oluşma oranı genellikle düşüktür. Tüm biyolojik ajanlarda oluşması beklenilen bağlayıcı antikor oluşabilir, ancak bu nötralize edici aktivite ile ilişkilendirilmemiştir. 6 Sağlıklı kişilerde ve kanser hastalarında G-CSF uygulanmasından sonra aortit rapor edilmiştir. Deneyimlenen belirtiler, ateş, karın ağrısı, kırıklık, sırt ağrısı ve artmış enflamasyon göstergeleridir (C-reaktif protein ve beyaz kan hücresi sayımı). Çoğu vakada aortit bilgisayarlı tomografi (CT scan) ile teşhis edilmiştir ve genellikle G-CSF durdurulduktan sonra düzelmiştir. Malign hücre gelişmesi Granülosit koloni-uyancı faktör miyeloid hücrelerin gelişmesini in vitro artırabilir ve bazı non-miyeloid hücrelerde de in vitro benzer etkiler görülebilir. Filgrastimin miyelodisplastik sendromda veya kronik miyeloid lösemide etkililik ve güvenliliği tespit edilmemiştir. NÎVESTİM bu durumlarda endike değildir. Kronik miyeloid löseminin blast transformasyonunun tanısını akut miyeloid lösemiden ayırt etmek için özel dikkat gösterilmelidir. Sekonder AML hastalarında güvenlilik ve etkililik verilerinin kısıtlı olması nedeniyle, NÎVESTİM dikkatle uygulanmalıdır. 55 yaşından küçük ve sitogenetik profili iyi (t(8;21), t(15;17), ve inv (16)) olan yeni AML hastalarında, NÎVESTİM uygulamasının güvenlilik ve etkililiği tespit edilmemiştir. Diğer Özel Önlemler Altı aydan fazla NÎVESTİM tedavisi gören osteoporotik kemik hastalıkları olan hastalarda kemik yoğunluğunun izlenmesi tavsiye edilir. G-CSF uygulaması sonrasında pulmoner advers etkiler, özellikle de interstisyel akciğer hastalığı bildirilmiştir. Akciğer infıltratları veya pnömoni hikayesi olan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Bazı olgularda, fatal olabilen solunum yetmezliği ya da erişkin respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel pnömoni, pulmoner ödem ve pulmoner infıltratlar dahil seyrek pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Öksürük, ateş gibi pulmoner belirtilerin başlangıcı ve dispne ile birlikte pulmoner infıltrasyonun radyolojik bulgularının ortaya çıkması ve pulmoner fonksiyonda bozulma, yetişkin solunum güçlüğü sendromunun (ARDS) ön işaretleri olabilir. NÎVESTİM tedavisi sonlandınlmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Granülosit koloni uyarıcı faktör uygulamasından sonra kapiler kaçış sendromu (KKS) hastalığı bildirilmiştir ve hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterizedir. Kapiler kaçış sendromu hastalığını semptomlarım sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği, standart semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Filgrastim ve pegfılgrastim alan hastalarda glomerulonefrit rapor edilmiştir. Genellikle doz azaltıldıktan sonra veya filgrastim ve pegfilgrastim tedavisi durdurulduktan sonra glomerulonefrit düzelmiştir. 7 Kanser hastalarında özel önlemler Filgrastim uygulandıktan sonra yaygın olmayan splenomegali veya dalak rüptürü vakaları rapor edilmiştir, splenik rüptür vakalarının bazıları ölümcül olmuştur. Filgrastim kullanan kişi eğer sol üst karın bölgesinde ve/veya omuz ucunda ağn bildirirse dalak büyümesi veya rüptürü olasılığı değerlendirilmelidir. Lökositoz: 0.3 MU/kg/gün’ün (3 mikrogram/kg/gün) üzerindeki dozlarda filgrastim alan hastaların %5’inden daha azında 100 x 109/L veya daha yüksek lökosit sayısı görülmüştür. Bu lökosit sayısına bağlanabilecek direkt bir istenmeyen etki bildirilmemiştir. Bununla birlikte, ciddi lökositoz riski göz önünde bulundurularak, NÎVESTİM tedavisi sırasında düzenli aralıklarla lökosit sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50 x 109/L üzerinde ise, NÎVESTİM tedavisi derhal kesilmelidir. Öte yandan PKPH mobilizasyonu için uygulanan NÎVESTİM tedavisinin kesilmesi veya dozunun azaltılması ancak lökosit sayısının > 70 x 109/L’ye yükselmesi halinde uygundur. Yüksek doz kemoterapi ile ilgili riskler: Hastalar yüksek doz kemoterapötikler ile tedavi edilirken çok dikkatli olunmalıdır, çünkü tümör iyileşmesinin bu tedavi ile arttığı tespit edilmemiştir ve yoğunlaştın İmiş dozlarda kemoterapötık ilaçlar kardiyak, pulmoner, nörolojik ve dermatolojik etkiler dahil toksisite artışına yol açabilir (Lütfen kullanılan spesifik kemoterapi ajanlarının ürün bilgilerine bakınız). Tek başma NÎVESTİM ile tedavi, miyelosupresif kemoterapiye bağlı anemi ve trombositopeniyi Önlemez. Yüksek dozda kemoterapi alma riskinden dolayı (Örneğin, ürün bilgilerinde belirtilen ilacın tam dozu), hasta daha büyük anemi ve trombositopeni riski altında olabilir. Trombosit sayısının ve hematokritin düzenli izlenmesi tavsiye edilir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen ve tek başma veya kombine edilerek kullanılan kemoterapötik maddeler verilirken çok dikkatli olunmalıdır. NÎVESTİM ile mobilize edilen PKPH Terin kullanımı, miyelosüpresif ya da miyeloablatif kemoterapiyi takiben gelişen trombositopeninin derinliğinde ve süresinde azalma sağlamıştır. Diğer özel önlemler: Filgrastimin miyeloid progenitörün önemli düzeyde azaldığı hastalarda etkisi araştırılmamıştır. NÎVESTİM, nötrofıl sayısını artırıcı etki gösterirken, esas olarak nötrofîl prekürsörleri üzerine etki eder. Bu nedenle, prekürsörleri azalmış olan hastalarda nötrofıl cevabı düşebilir (Yoğun radyoterapi veya kemoterapi ile tedavi edilenler veya tümörle kemik iliği infiltre edilenler gibi). Yüksek doz kemoterapi ve ardından nakil uygulanan bazı vakalarda veno-oklüzif hastalık ve sıvı hacmi bozukluklarını içeren vasküler hastalıklar bildirilmiştir. Allojeneik kemik iliği naklinden sonra G-CSF alan hastalarda GvDH ve fataliteler bildirilmiştir (Bakınız 5.1). Büyüme faktörü tedavisine bağlı kemik iliğinin artan hematopoetik aktivitesi, geçici pozitif kemik görüntü değişiklikleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu, kemik görüntü sonuçlan yorumlanırken göz önünde bulundurulmalıdır. PKPH mobilizasyonu amaçlanan hastalarda özel önlemler Mobilizasyon: Önerilen iki mobilizasyon yöntemini (Tek başına ya da kemik iliğini baskılayıcı kemoterapi ile kombine filgrastim) aynı hasta grubu üzerinde karşılaştıran herhangi bir prospektif randomize çalışma yürütülememiştir. Gerek hastalar arasında, gerek CD34+ hücrelerinin laboratuvar tahlil sonuçlan arasındaki değişkenlik düzeyi, çalışmalar arasında bir karşılaştırma yapmanın güçlüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle uygun bir yöntem önermek zordur. Mobilizasyon yönteminin seçiminde, her hasta için bireysel olarak yürütülen tedavinin amaçlarıyla paralel bir yaklaşım sağlanmalıdır. Daha önce sitotoksik ilaç kullananlar: Daha önce yoğun miyelosupresif tedavi görmüş hastalarda, öngörülen minimum hücre düzeyini (> 2.0 x 106/CD34+ hücre/kg) sağlamaya ya da trombosit artışını aynı düzeyde hızlandırmaya yetecek seviyede PKPH mobilizasyonu gerçekleşmeyebilir. Bazı sitotoksik ilaçlar, özellikle hematopoetik progenitor havuzu üzeıinde toksisite yaratır ve progenitor mobilizasyonunu ters yönde etkileyebilir. Melfalan, karmustin (BCNU) ve karboplatin gibi ilaçların progenitor mobilizasyonu girişiminden önce uzun süre kullanılmış olması, tedavinin verimini düşürebilir. Öte yandan, melfalan, karboplatin ya da BCNU ile filgrastimin birlikte uygulanmasının, progenitor mobilizasyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bir hastaya PKPH nakli düşünülüyorsa, kök hücre mobilizasyonunun tedavinin erken dönemlerinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bu gibi hastalarda, yüksek doz kemoterapi uygulamasına geçilmeden önce dolaşımdaki progenitor sayısına özellikle dikkat edilmelidir. Eğer harekete geçirilen progenitor sayısı, yukanda verilen ölçüm kriterlerine göre yetersizse, progenitor desteği sağlanmasını gerektirmeyen alternatif tedavi şekilleri düşünülmelidir. Progenitor hücre miktarının ölçülmesi: NÎVESTİM tedavisi uygulanan hastalarda progenitor hücre sayısının ölçülmesi aşamasında, kullanılan kantitatif yönteme özen gösterilmelidir. CD34+ hücre sayısına ilişkin akım sitometrik analiz sonuçlan, kullanılan yönteme özgü değişkenlikler içermektedir ve başka laboratuarlarda yürütülen çalışmalara dayanarak önerilen rakamlar dikkatle yorumlanmalıdır. İstatistiksel analiz, infüzyon yoluyla geri verilen CD34+ hücrelerinin sayısı ile yüksek doz kemoterapiyi takiben trombosit sayısında görülen artış hızı arasındaki bağıntının, karmaşık ancak sürekli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Minimum artışın > 2.0 x 106 CD 3 4+hücre/kg olması önerisi, yeterli düzeyde hematolojik yeniden yapılanma sağlandığı görülen yayınlara dayanmaktadır. Daha yüksek miktarlar iyileşme hızını artırmakta, bunun altında kalan değerler ise daha yavaş bir iyileşme sağlamakta gibi görünmektedir. PKPH mobilizasyonu amaçlanan normal donörlerde özel önlemler PKPH mobilizasyonu, sağlıklı donörlerde doğrudan bir klinik yarar sağlamaz ve yalnızca allojeneik kök hücre transplantasyonu amaçlandığında düşünülmelidir. 9 PKPH mobilizasyonu yalnızca, kök hücresi bağışı için normal klinik ve laboratuar elverişlilik kriterlerine sahip donörlerde, hematolojik değerler ve enfeksiyöz hastalık konularına özel bir dikkat gösterilerek düşünülmelidir. 16 yaşın altında veya 60 yaşın üzerinde normal donörlerde fılgrastimin güvenliği ve etkinliği değerlendirilmemiştir. İncelenen kişilerin % 35’inde, filgrastim uygulaması ve lökoferezden sonra geçici trombositopeni (Trombosıtler <100 x 109/L) gözlenmiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKanser hastalarındaki klinik çalışmalarda en yaygın istenmeyen etki hastaların % 10’unda hafif veya orta, ve %3’ünde şiddetli olan kas iskelet ağrısıdır. Graft versus Host Hastalığı (GvHD) da bildirilmiştir (bakınız aşağıdaki c bölümü). Normal donörlerde PKPH mobilizasyonunda en yaygın bildirilen istenmeyen etki kasiskelet ağrısıdır. Donörlerde filgrastim sonrasında lökositoz ve trombositopeni gözlenmiştir ve donörlerde lökoferez de gözlenmiştir. Dalak büyümesi ve dalak rüptürü de bildirilmiştir. Bazı dalak rüptürü vakaları ölümcüldür. Ciddi kronik notropeni hastalarında, filgrastim ile ilişkilendirilebilen en yaygın istenmeyen etkiler kemik ağrısı, genel kas-iskelet ağrısı ve dalak büyümesidir. Filgrastim ile tedavi edilen konjenital notropeni hastalarında miyelodisplastik sendromlar (MDS) veya lösemi gelişmiştir (Bakınız). Tedavi gecikirse hayati tehlikesi olan kapiler kaçış sendromu hastalığı, granülosit koloniuyancı faktörlerin uygulanmasından sonra, kemoterapi alan kanser hastalarında ve PKPH mobilizasyonu amaçlanan sağlıklı donörlerde yaygm olmayan şekilde bildirilmiştir; bakınız. ve alt bölüm C. HIV hastalarındaki klinik çalışmalarda, filgrastim uygulaması ile ilgili olduğu tutarlı olarak düşünülen istenmeyen etkiler kas-iskelet ağrısı, kemik ağrısı ve miyaljidir. b. Advers reaksiyonların tablolu özeti Aşağıdaki veri tablolarında klinik çalışmalardan ve spontane bildirimlerde bildirilen advers reaksiyonlar yer almaktadır. Her bir sıklık gruplamasmda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasında sunulmuştur. Veriler, kanser hastalan, normal donörlerde PKPH mobilizasyonu, ciddi kronik notropeni hastalan ve HIV hastalan için ayn olarak, bu popülasyonlardaki farklı advers reaksiyonlan yansıtacak şekilde sunulmaktadır. 14 Kanser hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak rüptürüa Splenomegalia,e Orak hücre krizia Bağışıklık sistemi hastalıkları ilaca aşırı duyarlılık Graft versus host hastalığıb Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kan ürik asit artışı Kan laktat dehidrojenaz artışı İştahta azalma veya artma Psödo gut* Sinir sistemi hastalıkları Baş ağnsıa Vasküler hastalıklar Hipotansiyon Veno-okluzif hastalıkd Sıvı hacmi bozuklukları Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Orofarenjal ağrıa Öksürüka Dispne Hemoptizie Akut respiratuar dıstres sendromua Solunum yetmezliğia Pulmoner ödema İnterstisyel akciğer hastalı ğıa Akciğer infıltrasyonu 15 Pulmoner kanama Gastrointestinal kanama Ishala Kusma Kabızlıka Bulantıa Hepatobiliyer hastalıklar Gammaglutamil trans ferazda artış Kan alkalin fosfatta artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntüa Alopesia Sweets sendromu Kutanöz vaskülit Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağrısı Romatoid artritin alevlenmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Disüri İdrar anormalliği Glomerülonefrit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Astenia Yorgunluka Mukoza Enflamasyonu Ağna Göğüs ağnsıa aBölüm c’ye bakınız b Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (c bölümüne bakınız) c Kemik ağrısı, sırt ağrısı, artralji, mıyalji, uzuvlarda ağrı, kas-ıskelet ağnsı, kas iskelet göğüs ağnsı, boyun ağrısını içermektedir. d Kemik iliği naklinden veya PKPH sonrası hastalarda pazarlama sonrası dönemde gözlenen vakalar e Klinik çalışma döneminde gözlenen vakalar 16 Normal donörlerde PKJPH mobilizasyonu MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Trombositopenia Lökositoza Dalak büyümesia Dalak rüptürüa Orak hücre krizi Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyon Şiddetli alerjik reaksiyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kan laktat dehidrojenaz artışı Hiperürisemi (kan ürik asit artışı) Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne Pulmoner kanama Hemoptiz Akciğer infıltrasyonu Hipoksi Hepatobiliyer hastalıklar Kan alkalin fosfatta artış Aspartat aminotransferazda artış Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağnsıb Romatoid artritte kötüleşme Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Disüri Glomerülonefrit a Bolüm c’ye bakınız b Kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağn, kas-iskelet ağnsı, kas iskelet göğüs ağnsı, boyun ağnsım içermektedir. Ciddi kronik nötropeni hastalan MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar 17 Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak büyümesia Anemi Trombositopenia Dalak rap türü Orak hücre krizia Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hiperürisemi Kan şekeri düşüşü Kan laktat dehidrojenaz artışı Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Diyare Hepatobilier hastalıklar Karaciğer büyümesi Kan alkalin fosfatta artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Kutanöz vaskülit Alopesi Kas-iskelet, bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağrısıb Artralji Osteoporoz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hematüri Glomerülonefnt Proteinüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Enjeksiyon yerinde reaksiyon aBölüm c’ye bakınız bKemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. 18 HIV hastalan MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Ha <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalakta büyüme Orak hücre krizia Kas-iskelet bozuklukları ve bağ dokusu ve kemik hastalıkları Kas-kemik ağnsıb Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Glomerülonefrit a Bölüm c’ye bakınız bKemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. c. Seçilmiş advers etkilerin tanımlanması Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (bakınız. ve 5.1) Granülosit koloni-uyancı faktör kullanımı ile pazarlama sonrası dönemde kapiler kaçış sendromu hastalığı vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri malign hastalıkları, sepsis geçiren ve birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir (bakınız). Kanser hastaları: Randomize, plasebo kontrollü klinik araştırmalarda, fılgrastimin sitotoksik kemoterapiye bağlı yan etkilerin sıklığım artırmadığı saptanmıştır. Filgrastim/kemoterapi ve plasebo/kemoterapi ile tedavi edilen hastalarda eşit sıklıkta görülen istenmeyen etkiler arasında bulantı ve kusma, alopesi, ishal, yorgunluk, anoreksi (iştahta azalma), mukozal enflamasyon, baş ağrısı, Öksürük, döküntü, göğüs ağrısı, asteni, faıengolarengial ağn (orofarenj ağrısı), kabızlık ve ağn bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde kutan öz vaskülit filgrastim ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Filgrastim alan hastalardaki vaskülitin mekanizması bilinmemektedir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Pazarlama sonrası dönemde Sweet sendromu (Akut febril dermatoz) bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. 19 Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde, bazı vakalarda fatal olabilen (bakınız) solunum yetmezliği ya da akut respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner ödem ve akciğer infıltrasyonu dahil pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Filgrastim uygulamasını takiben yaygm olmayan splenomegali ve dalak rüptürü bildirilmiştir. Bazı rüptür vakaları ölümcül olmuştur. Klinik çalışmalarda ve pazarlama soması dönemde anafîlaksi, döküntü, ürtiker, anjiyoödem, dispne ve hipotansiyon gibi alerjik tipte reaksiyonlar ile ilgili semptomlar tedavinin başlangıcında veya devamında bildirilmiştir. Genelde bildirimler i.v. uygulama sonrasında daha fazladır. Bazı vakalarda ilacın tekrar verilmesi ile semptomlar tekrarlamıştır; bu da nedensel bir ilişkiyi düşündürmektedir. Ciddi alerjik reaksiyon yaşayan hastalarda filgrastim tedavisi kesilmelidir. Pazarlama sonrası dönemde orak hücre hastalığı olan hastalarda izole orak hücre krizleri bildirilmiştir (bakınız). Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygm olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Filgrastim ile tedavi edilen kanser hastalannda psödo gut bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygm olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu: Hem sağlıklı donörlerde hem de hastalarda granülosit koloni-uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanmasından sonra, yaygm ancak genellikle asemptomatik dalak büyümesi ve yaygm olmayan dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir (bakınız). Pulmoner advers olaylar (hemoptiz, pulmoner kanama, akciğer infıltrasyonu, dispne ve hipoksi) bildirilmiştir (bakınız). Artrit semptomlarında alevlenmeler, yaygın olmayan şekilde gözlenmiştir. Lökositoz (BKH > 50 x 109/L) donörlerin % 41 gözlenmiştir ve filgrastim ve lökoferez sonrasında donörlerin % 3 5’inde geçici trombositopeni (Trombosit sayısı <100 x 109/L) gözlenmiştir. Ciddi kronik nötropeni hastalarında: Görülen yan etkiler arasında az sayıda vakada ilerleyici olabilen dalak büyümesi ve trombositopeni vardır. Olasılıkla filgrastim tedavisi ile ilgili olan ve tipik olarak CKN hastalarının % 2’sinden daha azında görülen istenmeyen reaksiyonlar, enjeksiyon yerindeki reaksiyonlar, baş ağrısı, karaciğer büyümesi, artralji, alopesi, osteoporoz ve döküntüdür. Uzun süreli kullanım sırasında CKN hastalarının % 2 kutanoz vaskülit bildirilmiştir. HIV hastalannda: Hastaların % 3’ten azında dalak büyümesinin filgrastim tedavisine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bütün olgularda bu durum, fiziksel muayenede hafif ya da orta derecelidir ve selim bir klinik seyir izlemiştir; hiçbir hastaya hipersplenizm tanısı konulmamış ve hiçbir 20 hastada splenektomi yapılmamıştır…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.