NAGLAZYME 1 MG/ML İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇIN KONSANTRE, 1 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Naglazyme 1 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1Kullanılmadan önce seyreltilmelidir.
NAGLAZYME, Mukopolisakkaridoz VI (MPS VI) adı verilen hastalığın tedavisi için kullanılır.
MPS VI hastalarında, N-asetilgalaktozamin 4-sülfat denilen enzim ya az miktarda bulunur veya hiç bulunmaz. Bu enzim vücutta belirli maddelerin (glikozaminoglikanlar) yıkılmasından sorumludur. Sonuç olarak bu maddeler yıkılamaz ve vücut tarafından işlenmeleri gerektiği şekilde işlenemez. Böylece, bu madde vücutta birçok dokuda birikerek MPS VI hastalığı belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur.
Bu ilaç nasıl etki gösterir?
NAGLAZYME, galsülfaz isimli bir rekombinant enzim içerir. Bu enzim, MPS VI hastalarında bulunmayan veya eksik olan doğal enzimin yerine geçer. NAGLAZYME tedavisinin, yürüme ve merdiven çıkma becerisini geliştirdiği ve glikozaminoglikanların vücuttaki düzeylerini düşürdüğü gösterilmiştir. Bu ilaç MPS VI hastalığı belirtilerinde iyileşme sağlayabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Sizde galsülfaza veya NAGLAZYME formülündeki diğer maddelerden herhangi birine karşı şiddetli veya hayati tehdit edici bir alerjik reaksiyon(aşırı duyarlılık) ortaya çıktı ise ve ilacın yeniden uygulanması başarılı olmadı ise.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Nefes almakta zorluk çekiyorsanız veya boğazınızda sıkışma hissediyorsanız derhal doktorunuza haber veriniz. NAGLAZYME infüzyonunun durdurulması ve uygun tedavi önlemlerinin alınması gerekebilir.
- NAGLAZYME ile tedavi edilirseniz, sizde infüzyonla ilişkili reaksiyonlar ortaya çıkabilir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyon, ilacın size uygulanması sırasında veya uygulama gününün sonuna kadar ortaya çıkan herhangi bir yan etkidir (bkz. Bölüm 4, “Olası yan etkiler”). Böyle bir reaksiyon ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza başvurunuz.
- Alerjik bir reaksiyon yaşarsanız, doktorunuz ilacınızın uygulama hızını yavaşlatabilir veya ilacınızın uygulanmasını durdurabilir. Doktorunuz, aynı zamanda, alerjik etkilerin tedavisi için size ek ilaçlar da verebilir.
- Bu ilaç size verilmeden önce ateşiniz varsa veya nefes almakta güçlük çekiyorsanız, doktorunuz ile NAGLAZYME uygulamasının ertelenmesi için konuşunuz.
- Altta yatan bir kalp rahatsızlığınız varsa, NAGLAZYME ile tedavi edilirken herhangi bir noktada lütfen doktorunuzu bilgilendirin. Bu bilgiye göre ilacınızın uygulamasını ayarlayabilirler.
- Bu ilaç, karaciğer veya böbreklerinde sorunu olan hastalarda test edilmemiştir. Karaciğer veya böbrek yetmezliğiniz varsa doktorunuzla konuşunuz.
- Kas ağrılarınız, kol veya bacaklarınızda hissizlik veya herhangi bir bağırsak veya mesane probleminiz varsa, doktorunuzla konuşunuz, çünkü bu belirtiler omuriliğiniz üzerindeki basınçtan kaynaklanabilir.
Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, NAGLAZYME'in içeriğinde bulunan maddelere karşı hassasiyeti olan kişilerde yan etkiler olabilir. Ancak bu etkiler ilacı kullanan her kişide görülmeyebilir.
Yan etkiler, çoğunlukla ilacın uygulandığı sırada veya hemen sonrasında görülmüştür (infüzyonla ilişkili reaksiyonlar).
Aşağıdakilerden biri olursa, NAGLAZYME'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
En ciddi yan etkiler yüzde şişme ve ateş (çok yaygın), soluk alıp verirken aradaki boşlukların süresinde uzama, nefes almakta güçlük, astım, kurdeşen (yaygın) ile dilde ve boğazda şişme (sıklığı bilinmiyor) bu ilaca karşı ciddi alerjik reaksiyondur. Doktorunuz, alerjik reaksiyonu önlemek için (örneğin, antihistaminikler ve/veya kortikosteroidler) veya ateşinizi düşürmek için (ateş düşürücüler) ek bazı ilaçları kullanmanızı isteyebilir.
İnfüzyonla ilişkili reaksiyonların en yaygın görülen belirtileri arasında, ateş, titreme, döküntü, kurdeşen ve nefes darlığı bulunur.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin NAGLAZYME'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki veriler ile tahmin edilemiyor.
Diğer yan etkiler
Çok yaygın:
- Boğaz ağrısı
- Mide-ince bağırsak iltihabı (ani ortaya çıkan karın ağrısı, ishal, kramp, ateş ve kusma ile belirgindir)
- Reflekslerde zayıflama
- Baş ağrısı
- Gözde iltihaplanma
- Gözün saydamlığını kaybetmesi
- İşitme güçlüğü
- Kan basıncında yükselme
- Burun tıkanıklığı
- Göbekte fıtık
- Kusma
- Bulantı
- Kaşıntı
- Ağrı (kulak, karın, eklem ve göğüs ağrısı dahil)
- Kırıklık
Yaygın:
- Titreme
- Kan basıncında düşme
- Öksürük
- Hırıltılı nefes
- Ciltte kızarıklık
Bilinmiyor:
- Şok
- Karıncalanma
- Kalp hızının yavaşlaması
- Kalp hızının artması
- Ciltte mavimtrak renk
- Ciltte solukluk
- Kan oksijen değerinin düşmesi
- Hızlı soluma
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Mutlaka gerekli olmadıkça gebelik sırasında NAGLAZYME kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Galsülfazın süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle NAGLAZYME tedavisi sırasında emzirme durdurulmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç her bir flakonda 0,8 mmol (18,4 mg) sodyum içerir ve sodyum klorür 9 mg / ml enjeksiyonluk çözelti içinde uygulanır. Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDoğrulanmış Mukopolisakkaridoz VI tanısı (MPS VI; N-asetilgalaktozamin 4-sülfataz eksikliği; Maroteaux-Lamy sendromu) konmuş hastalarda, uzun süreli enzim replasman tedavisi için endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarGalsülfaza veya listelenen yardımcı maddelere karşı kontrol edilemeyen şiddetli v eya hayatı tehdit edici bir alerjik reaksiyonu olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSolunum yolu bozukluklarının yönetimi Solunum yolu bozuklukları olan hastaların yönetimi ve tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Bu hastalarda, antihistaminik ve diğer sedatif ilaçların kullanımı sınırlandırılmalı veya dikkatle izlenmelidir. Klinik olarak gerekli durumlarda, uyku sırasında pozitif solunum yolu basıncının sağlanması ile birlikte potansiyel bir trakeostomi uygulaması da düşünülmelidir. Akut febril veya respiratuvar hastalık gösteren hastalarda infüzyonunun ertelenmesi gerekebilir. İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonların yönetimi ile tedavi edilen hastalarda infüzyon ile ilişkili reaksiyonlar gelişmiştir. İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar, zyon sırasında veya infüzyonun yapıldığı günün sonuna kadar ortaya çıkan advers reaksiyonlar’ olarak tanımlanmıştır. ile yürütülen klinik çalışmalarda elde edilen verilere dayanarak, hastaların büyük çoğunluğunun, tedavinin başlamasından sonraki 4-8 hafta içinde galsülfaza karşı IgG antikorları geliştirmesi beklenir. ile yapılan klinik çalışmalarlarda, infüzyona bağlı reaksiyonlar, infüzyon hızının yavaşlatılması veya infüzyona ara verilmesiyle ve hastalara antihistaminik ve/veya antipiretik ilaçlarla (parasetamol) ön tedavi yapılmasıyla genellikle kontrol edilebilir. Böylece hastaların tedaviye devam etmesi sağlanabilir. Tedaviye uzun bir süre ara verilmesinin ardından tedaviye yeniden başlanması durumu ile ilgili deneyim az olduğundan, bu durumda, teorik olarak hipersensitivite reaksiyonu riski artacağından, uygulamada dikkatli olunmalıdır. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonların ortaya çıkma potansiyelini en aza indirmek için, infüzyonunun başlamasından yaklaşık 30-60 dakika önce, hastalara ön tedavi ilaçlarının (antipiretiklerle birlikte veya tek başına antihistaminikler) uygulanması önerilmektedir. Hafif veya orta dereceli bir infüzyonla ilişkili reaksiyon oluşması halinde, antihistaminikler ve parasetamol ile tedavi düşünülmeli ve/veya infüzyon hızı, reaksiyonun görüldüğü zamandaki hızın yarısına düşürülmelidir. İnfüzyonla ilişkili tek bir şiddetli reaksiyon ortaya çıkması halinde, semptomlar düzelinceye kadar infüzyon durdurulmalı ve antihistaminikler ve parasetamol ile tedavi düşünülmelidir. İnfüzyon hızı, reaksiyonun görüldüğü andaki infüzyon hızının %50-%25’ine düşürülerek, tedaviye tekrar başlanabilir. Eğer, orta dereceli tekrarlayan bir infüzyonla ilişkili reaksiyon ortaya çıkar veya tek bir şiddetli infüzyonla ilişkili reaksiyon sonrasında yeniden uygulama ile aynı reaksiyon yeniden görülürse, ön tedavi (antihistaminikler ve parasetamol ve/veya kortikosteroidler) düşünülmeli ve infüzyon hızı, bir önceki reaksiyonun ortaya çıktığı andaki infüzyon hızının %50-%25’ine düşürülmelidir. İntravenöz yolla kullanılan diğer protein ürünlerinde olduğu gibi, şiddetli alerjik tipte hipersensitivite reaksiyonlarının ortaya çıkması mümkündür. Eğer bu reaksiyonlar ortaya çıkarsa, tedavisinin derhal durdurulması ve uygun tıbbi tedavinin başlatılması önerilir. Acil tedavi için geçerli tıbbi standartlar dikkate alınmalıdır. infüzyonu sırasında alerjik reaksiyon gösteren hastalarda, ilacın yeniden verilmesi sırasında aynı reaksiyonların tekrarlaması olasılığına karşı dikkatli olunmalı, infüzyonlar sırasında uygun şekilde eğitilmiş personel ve acil resüsitasyon için gerekli olabilecek ilaç (epinefrin dahil) ve gereçler hazır bulundurulmalıdır. Hipersensitivite reaksiyonları kontrol altına alınamaz ise, şiddetli veya hayati tehlike oluşturabilecek hipersensitivite reaksiyonları, ilacın yeniden uygulanması açısından kontrendikasyon oluşturur. Spinal veya servikal kord basısı Miyelopati ile sonuçlanan spinal/servikal kord basısı (SSB), MPS VI hastalığına bağlı olabilen, ciddi ve bilinen bir komplikasyondur. Pazarlama sonrası dönemde, ile tedavi edilen hastalarda dekompresyon ameliyatı gerektiren spinal/servikal kord basısı ortaya çıkan veya kötüleşen durumlar bildirilmiştir. Hastalar spinal/servikal kord basısı (sırt ağrısı, kompresyon düzeyinin altında kalan ekstremitelerde paralizi, idrar ve fekal inkontinans dahil) açısından dikkatle izlenmeli ve uygun klinik takip yapılmalıdır. Akut kardiyorespiratuvar yetmezliği riski; aşırı sıvı hacmine duyarlı (örneğin 20 kg veya daha hafif hastalarda, akut altta yatan solunum hastalığı olan veya kalp ve/veya solunum fonksiyonlarında bozulma olan) hastalarda konjestif kalp yetmezliğine sebep olabileceği için uygulanırken dikkatli olunmalıdır. infüzyonu sırasında uygun tıbbi destek ve izleme önlemleri hazır bulundurulmalıdır. Bazı hastalar için bireysel ihtiyaçlarından kaynaklı uzun süreli gözlem gerekebilir. İmmun sistem aracılı reaksiyonlar ile membranöz glomerülonefrit dahil olmak üzere Tip III immün kompleks aracılı reaksiyonlar gözlenmiştir. İmmün sistem aracılı reaksiyonlar meydana gelirse, uygulamasının kesilmesi düşünülmeli ve uygun tıbbi tedavi başlatılmalıdır. İmmün sistem aracılı bir reaksiyonu takiben yeniden uygulanmasının riskleri ve faydaları dikkate alınmalıdır. Sodyum kısıtlı diyet Bu ilaç, her bir flakonda 0,8 mmol (18,4 mg) sodyum içerir ve 9 mg/ml sodyum klorür enjeksiyonluk çözeltisinde uygulanır. Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır. Takip edilebilirlik: Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın advers reaksiyonlar, ateş, döküntü, kaşıntı, ürtiker, titreme/rigor, bulantı, baş ağrısı, abdominal ağrı, kusma ve dispnedir. Bildirilen ciddi advers reaksiyonlar arasında larinks ödemi, apne, ateş, ürtiker, respiratuvar distres, anjiyoödem, astım ve anaflaktoid reaksiyon da bulunmaktadır. Yapılan 5 klinik çalışmada ile tedavi edilen 59 hastanın 33’ünde (%56) infüzyon sırasında veya infüzyon gününün sonuna kadar, advers reaksiyonlar olarak tanımlanan infüzyon reaksiyonları gözlenmiştir. İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar, tedavisinin 1. haftası gibi çok erken bir dönemde ortaya çıktığı gibi, 146. haftası gibi geç bir dönemde de gözlenmiş ve her zaman birbirini izleyen haftalarda olmasa da, çoklu infüzyonlar sırasında görülmüştür. Bu infüzyon reaksiyonlarının çok yaygın sıklıkta görülenleri, ateş, titreme/rigor, döküntü, ürtiker ve dispnedir. Yaygın sıklıkta olanları, prurit, kusma, abdominal ağrı, bulantı, hipertansiyon, baş ağrısı, göğüs ağrısı, eritem, öksürük, hipotansiyon, anjiyoödem, respiratuvar distres, tremor, konjunktivit, kırıklık, bronkospazm ve artraljidir. Advers reaksiyonlar Sistem Organ Sınıflamasına göre Tablo 1’de listelenmiştir. Hasta popülasyonunun düşük olmasına bağlı olarak, tek bir hastada görülen advers reaksiyon “yaygın” olarak sınıflandırılmıştır. Her sıklık grubunda advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırası ile sunulmuştur. Pazarlama sonrası dönemde bildirilen advers reaksiyonlar, “bilinmiyor” sıklık kategorisine dahil edilmiştir. Yürütülmüş bulunan tüm klinik çalışmalar genelinde, bir uyku apnesi vakası görülmüştür. Tablo 1: ile advers ilaç reaksiyon sıklığı MedDRA Sistem organ sınıfı MedDRA Tercih edilen terim Sıklık Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Farenjit Gastroenterit Çok yaygın Bağışıklık sistemi hastalıkları Anaflaksi Şok Bilinmiyor Sinir sistemi hastalıkları Arefleksi Başağrısı Çok yaygın Tremor Yaygın Parestezi Bilinmiyor Göz hastalıkları Konjunktivit, Korneal opasite Çok yaygın Kulak ve iç kulak hastalıkları Kulak ağrısı İşitme bozukluğu Çok yaygın Kardiyak hastalıklar Bradikardi Taşikardi Siyanoz Bilinmiyor Vasküler hastalıklar Hipertansiyon Çok yaygın Hipotansiyon Yaygın Solukluk Bilinmiyor Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Dispne Nazal konjesyon Çok yaygın Apne, Öksürük Respiratuvar distres Astım Bronkospazm Yaygın Larenjiyal ödem Hipoksi Takipne Bilinmiyor Gastrointestinal hastalıkları Abdominal ağrı Umblikal herni Kusma Bulantı Çok yaygın Deri ve deri altı doku hastalıkları Anjiyoödem Döküntü Ürtiker Prurit Çok yaygın Eritem Yaygın Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Artralji Çok yaygın Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ağrı Göğüs ağrısı Rigor Kırıklık Ateş Çok yaygın 1Reaksiyonlar, plasebo kontrollü çalışmada plasebo koluna göre aktif kolda daha sık bildirilmiştir. Sıklık, körlenmiş Faz 3 çalışmasındaki 39 hastadan tespit edilmiştir. Sıklığı bilinen diğer reaksiyonlar, 5 klinik çalışmanın tümünde ile tedavi edilen 59 hastadan bildirilmiştir. Sıklığı bilinmeyen reaksiyonlar pazarlama sonrası aşamada bildirilmiştir. 1 yaşın altındaki 4 hastada, daha yüksek bir dozun (2 mg/kg/hafta) genel güvenlilik profili, önerilen 1 mg/kg/hafta dozuna göre klinik olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir ve daha büyük çocuklardaki güvenlilik profili ile uyumludur. İmmünojenisite Klinik çalışmalarda ile tedavi edilen 59 hastanın 54’ünde IgG antikor testi yapılmıştır. hasta (%98), galsülfaza karşı IgG antikorları için pozitif bulunmuştur. 48 hastada, 3 klinik çalışmadan elde edilen verilere dayanan ayrıntılı bir antikor analizi yürütülmüştür. Her ne kadar, total antikor titresi yüksek olan hastaların daha büyük bir oranı tekrarlayan infüzyon reaksiyonlarına maruz kalmışsa da, ne reaksiyonların sıklığı ne de şiddeti antigalsülfaz antikor titresine dayanarak tahmin edilemez. Benzer şekilde, her ne kadar dayanıklılık parametrelerinde veya idrar aminoglikan düzeylerinde sınırlı yanıt veren kişiler, iyi yanıt verenlere oranla, daha yüksek pik anti-galsülfaz titrelerine sahip olma eğilimi göstermişse de, antikor gelişmesi, etkililikteki azalmayı göstermez.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.