MYFORTIC 180 MG ENTERİK KAPLI TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Myfortic 180 mg ne için kullanılır?
KT 1MYFORTIC gastro rezistan tablet, bağışıklık sistemini baskılayıcı (immünosüpresan) olarak bilinen bir ilaç sınıfına aittir. Bağışıklık sistemini baskılayan (immünosüpresanlar) ilaçlar, nakledilmiş organlar da dahil olmak üzere vücudunuzun yabancı olarak algıladığı unsurlara karşı verdiği reddetme yanıtını azaltır.
MYFORTIC, vücudunuzun nakledilmiş bir böbreği reddetmesini önlemek için kullanılır.
MYFORTIC siklosporin ve kortikosteroid adı verilen diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.
MYFORTIC'in nasıl etki gösterdiği veya bu ilacın size neden reçete edildiği konusundaki sorularınız için doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Mikofenolik aside, mikofenolat sodyuma, mikofenolat mofetile ya da bu ilacın içindeki diğer maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa (anafilaksi de dahil olmak üzere aşırı duyarlılık öykünüz var ise).
- Mikofenolat doğum kusurlarına ve düşüğe neden olduğundan, eğer hamile kalabilecek bir kadınsanız ve ilk reçeteden önce negatif bir hamilelik getirmediyseniz
- Hamileyseniz, hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile kalmış olabileceğinizi düşünüyorsanız
- Etkili doğum kontrolü uygulamıyorsanız (bkz. Kadınlarda ve erkeklerde doğum kontrolü)
- Emziriyorsanız (ayrıca bkz. “Hamilelik ve emzirme”).
Uyarılar ve önlemler
Aşağıdaki durumlarda MYFORTIC'i almadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz:
- Mide ülseri gibi ciddi sindirim problemleriniz varsa veya olduysa.
- Lesch-Nyhan veya Kelley-Seegmiller sendromu gibi nadir görülen kalıtsal hipoksantinguanin fosforibosil-transferaz (HGPRT) enzimi eksikliğiniz varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- MYFORTIC, cildin güneşten korunma seviyesini düşürür. Bu da cilt kanseri riskini artırır. Bu nedenle, gerekli koruyucu giysileri kullanarak ve sık sık yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu krem sürerek güneş ışığına ve UV ışınlarına maruziyetinizi sınırlamalısınız. Güneşten korunma konusunda doktorunuzdan tavsiye isteyiniz.
- Eğer önceden hepatit B veya C geçirdiyseniz, MYFORTIC bu hastalıkların tekrar ortaya çıkma riskini artırabilir. Doktorunuz düzenli kan analizleri yapabilir ve bu hastalıkların semptomlarına yönelik kontroller gerçekleştirebilir. Herhangi bir semptom yaşamanız halinde (deri ve gözlerde sarı renk, bulantı, iştah kaybı, koyu renkli idrar) derhal doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.
- Özellikle de başka bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanları alırken eğer kalıcı öksürüğünüz veya nefesinizde kesilme olursa, hemen doktorunuza söylemeniz gerekir.
- MYFORTIC ile tedaviniz sırasında, özellikle de enfeksiyonların tekrar ortaya çıktığı durumlarda ve ayrıca bağışıklık sistemini baskılayıcı başka ajanlar alıyorsanız, doktorunuz kan antikor düzeylerinizi ölçmek isteyebilir ve MYFORTIC almaya devam edip edemeyeceğinizi size söyleyecektir.
- Herhangi bir enfeksiyon (bulaşıcı hastalık) semptomu (belirtisi) (ör. ateş, boğaz ağrısı gibi), beklenmedik morarma ve/veya kanama görülmesi durumunda dikkatle kullanılmalıdır. Böyle durumlarda derhal doktorunuza başvurunuz.
- Doktorunuz MYFORTIC ile tedavi sırasında beyaz kan hücresi sayınızı kontrol etmek isteyebilir; sonrasında size MYFORTIC kullanmaya devam edip edemeyeceğinizi söyleyecektir.
- Etkin madde mikofenolik asit, mikofenolat mofetil gibi benzer söyleyişe sahip diğer ilaçlarla aynı değildir. Doktorunuz söylemediği sürece ilaçlar arasında değişiklik yapmamalısınız.
- MYFORTIC'in hamilelik sırasında kullanımı doğum kusuru ve spontan (kendiliğinden) düşük dahil hamilelik sonlanması görülme riskini artırabilir (“Hamilelik” kısmına bakınız).
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, MYFORTIC'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Yaşlı hastalar azalmış bağışıklık savunması nedeniyle daha fazla yan etki yaşayabilir.
MYFORTIC gibi immünosupresanlar vücudunuzun savunma mekanizmalarının nakledilmiş organı reddetmesini önler. Sonuç olarak vücudunuz enfeksiyonlarla normalde olduğu kadar iyi savaşamayacaktır. MYFORTIC kullanıyorsanız, normalden daha fazla beyin, deri, ağız, mide ve bağırsak, akciğer ve idrar yolu enfeksiyonları gibi enfeksiyonlara yakalanabilirsiniz.
Doktorunuz kan hücre sayınızdaki ve kanınızda taşınan diğer maddelerin (ör. şeker, yağ ve kolesterol gibi) seviyelerindeki değişiklikleri izlemek için düzenli olarak kan testi yapacaktır.
MYFORTIC'in kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, MYFORTIC'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Deri döküntüsü, kaşıntı, kurdeşen, nefes darlığı veya zor nefes alma, hırıltılı solunum veya öksürük, baş dönmesi, sersemlik, bilinç düzeylerinde değişiklikler, hipotansiyon, hafif yaygın kaşıntı ile veya kaşıntı olmaksızın, ciltte kızarıklık ve yüz/boğaz şişmesi (şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri)
- Eğer ateş, titreme, terleme, yorgunluk hissi, sersemlik ve enerjisizlik dahil olmak üzere enfeksiyon semptomları varsa. MYFORTIC kullanıyorsanız viral, bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarına karşı normalden daha duyarlı olabilirsiniz. Bu enfeksiyonlar vücudunuzdaki değişik sistemleri etkileyebilir. En sık etkilenenler mesane, üst ve/veya alt solunum yolları ve böbrektir.
- Bezlerde büyüme, yeni ve büyüyen deri oluşumları veya var olan bir bende değişiklik. İmmünosupresif ilaç kullanan hastalarda görülebildiği üzere, MYFORTIC alan hastaların çok az bir kısmında lenf bezesi veya deri kanseri gelişimi görülmüştür.
- Kan kusma, siyah veya kanlı dışkı, mide veya bağırsak ülseri.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Görülen diğer yan etkiler, aşağıdaki sıklıklara göre sıralanmışlardır:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Kanınızdaki beyaz hücre düzeyinin düşmesi
- Kanınızdaki kalsiyum düzeyinin düşmesi (hipokalsemi)
- Kanınızdaki potasyum düzeyinin düşmesi (hipokalemi)
- Kanınızda yüksek ürik asit düzeyi (hiperürisemi)
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Anksiyete
- İshal
- Eklemlerde ağrı (artralji)
- Viral, bakteriyel ve mantar enfeksiyonları
Yaygın:
- Kanda düşük kırmızı kan hücresi düzeyi; yorgunluk, nefessizlik ve solgunluğa neden olabilir (anemi)
- Kanda düşük trombosit düzeyi; beklenmedik kanama ve morarmaya neden olabilir (trombositopeni)
- Kanda yüksek potasyum düzeyi (hiperkalemi)
- Kanda düşük magnezyum düzeyi (hipomagnezemi)
- Sersemlik hali
- Baş ağrısı
- Öksürük
- Düşük tansiyon (hipotansiyon)
- Nefes darlığı (dispne)
- Karın veya mide ağrısı, mide zarının iltihaplanması, karın şişliği, kabızlık, hazımsızlık, gaz, gevşek dışkı, bulantı, kusma
- Yorgunluk, ateş
- Üst solunum yolu enfeksiyonu, pnömoni
- Anormal böbrek veya karaciğer fonksiyon testi sonuçları
- Solunum yolu enfeksiyonları
- Akne
- Güçsüzlük (asteni)
- Kas ağrısı (miyalji)
- Ellerde, ayak bileklerinde ve ayaklarda şişlik (periferik ödem)
- Kaşıntı
- Kan kreatinin düzeyinde artış
Yaygın olmayan:
- Hızlı nabız (taşikardi) veya düzensiz nabız (ventriküler ekstrasistoller), akciğerlerde sıvı (pulmoner ödem)
- Sıvı içeren bir keseye (kist) benzeyen oluşum (lenf) (lenfosel)
- Kandaki lenfosit ve nötrofil hücrelerinde azalma (lenfopeni, nötropeni)
- Lenf bezlerinde büyüme (lenfadenopati)
- Titreme, uyuma güçlüğü
- Gözlerde kızarıklık ve şişlik (konjonktivit), bulanık görme
- Hırıltılı solunum
- Geğirme, ağız kokusu, bağırsak tıkanması (ileus), dudak ülserleri, mide ekşimesi, dilde renk değişikliği, ağız kuruluğu, diş etlerinde iltihaplanma, şiddetli üst mide ağrısına neden olan pankreas iltihabı (pankreatit), tükürük bezlerinin tıkanması, karın iç zarının iltihaplanması (peritonit), özofajit (yemek borusu iltihaplanması), gastro-özefageal reflu (mideden yemek borusuna kaçak olması), peptik ülser (mide ve ince bağırsakta aside bağlı ülser), karın bölgesinde hassasiyet, mide-bağırsak yollarında kanama ve tam olmayan bağırsak tıkanması (subileus)
- Kemik, kan ve yara enfeksiyonu
- İdrarda kan, böbrek hasarı, idrara çıkarken ağrı ve zorluk, idrar yollarında darlık
- Saç dökülmesi, deride morarma
- Eklem iltihabı (artrit), sırt ağrısı, kas krampları
- İştah kaybı, yüksek lipit düzeyi (hiperlipidemi), şeker (diyabet), kolesterol (hiperkolesterolemi) veya kanda düşük fosfat düzeyi (hipofosfatemi)
- Grip belirtileri (yorgunluk, üşüme hissi, boğaz ağrısı, eklem ve kas sızlaması gibi), ayak bileklerinde ve ayaklarda şişlik, ağrı, sertleşme, susuz veya güçsüz hissetme
- Tuhaf rüyalar, doğru olmayan şeylere inanma (hayal görme)
- Ereksiyon olamama veya ereksiyonu sürdürememe
- Öksürük, solunum güçlüğü, ağrılı solunum (interstisyel akciğer hastalığının olası belirtileri)
- Siğil
- Bir cilt kanseri türü olan bazal hücreli karsinom
- Bir damar tümörü olan kaposi sarkomu
- Lenf üretim sistemi bozukluklar
- Yaygın bir cilt kanseri olan skuamöz hücreli karsinom
- Aşırı zayıflama, iştahsızlık (anoreksi), kolestrol (hiperlipidemi), şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon, kanda fosfat düzeyi düşüklüğü
- Yumuşak doku yaralanması (kontüzyon)
Bilinmiyor:
- Deri döküntüsü
- Ateş, boğaz ağrısı, sık enfeksiyonlar (kanda beyaz küre eksikliğinin olası belirtileri) (agranülositoz)
MYFORTIC'in ait olduğu ilaç sınıfı için bildirilen diğer yan etkiler:
- Kalın bağırsak iltihabı
- Sitomegalovirüsün neden olduğu mide zarı iltihabı
- Bağırsak duvarında bir delik oluşması sonucunda, olası kanamayla birlikte şiddetli karın ağrısına yol açması
- Mide veya oniki parmak bağırsağı ülserleri
- Kanlı veya siyah dışkı ile birlikte ya da bunlar olmaksızın görülen şiddetli mide ağrısı
- Özel beyaz kan hücrelerinin veya tüm kan hücrelerinin düşük seviyede olması
- Kalp ve kalp kapakçıklarının ve beyni ve omuriliği kaplayan zarın iltihaplanması gibi ciddi enfeksiyonlar
- Bağırsak tıkanıklığı
- Bronşektaziye (akciğerdeki hava yollarının anormal genişlediği bir hastalık) bağlı olabilecek nefes darlığı, öksürük
- Seyrek görülen akciğerde ciddi hastalığa yol açan bakteriyel enfeksiyonlar (tüberküloz ve atipik mikobakteriyel enfeksiyon)
- İnatçı bir öksürük veya nefes darlığı yaşarsanız doktorunuza başvurunuz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza sorunuz. Doktorunuz, hamilelik durumundaki riskler ve aşağıdaki durumlar söz konusu olduğunda nakledilen organınızın reddini önlemek için alabileceğiniz alternatif ilaçlar hakkında sizinle konuşacaktır:
- Hamile kalmayı planlıyorsanız.
- Adet görmediyseniz veya görmediğinizi düşünüyorsanız ya da normalin dışında bir adet kanamanız varsa veya hamile olduğunuzdan şüphe ediyorsanız.
- Etkili bir doğum kontrolü uygulamadan cinsel ilişkide bulunduysanız.
Mikofenolat ile tedavi sırasında hamile kalırsanız, derhal doktorunuza haber vermelisiniz.
Fakat doktorunuzu görene kadar mikofenolat kullanmaya devam ediniz.
Mikofenolat çok yüksek sıklıkta düşüğe (%50) ve doğmamış bebekte ağır doğum kusurlarına (%23-27) neden olur. Bildirilen doğum kusurları kulak, göz, yüz (yarık dudak/damak) anormalliklerini, parmak gelişim anormalliklerini, kalp, yemek borusu (boğazı mideye bağlayan tüp), böbrek ve sinir sistemi (örn., omurga kemiklerinin gerektiği gibi gelişmediği bir hastalık olan spina bifida) anormalliklerini içerir. Bebeğiniz bunlardan biri veya birkaçından etkilenmiş olabilir.
Eğer hamile kalabilecek bir kadınsanız, tedaviye başlamadan önce negatif bir hamilelik testi getirmelisiniz ve doktorunuzdan tarafından size verilen doğum kontrolü tavsiyesine uymalısınız. Doktorunuz, hamile olmadığınızdan emin olmak için tedaviye başlamadan önce birden fazla test isteyebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız MYFORTIC kullanmayınız. Bunun sebebi, ilacın düşük miktarlarının anne sütüne geçebiliyor olmasıdır.
Eğer bebeğinizi emziriyorsanız bunu doktorunuza bildiriniz. MYFORTIC tedavisi süresince ve MYFORTIC almaya son vermenizi takip eden 6 hafta boyunca emzirmeyiniz.
MYFORTIC kullanan kadınlarda doğum kontrolü Eğer hamile kalabilecek bir kadınsanız, MYFORTIC ile birlikte etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmak zorundasınız. Her zaman etkili iki doğum kontrol yöntemi kullanmanız gereken durumlar:
- MYFORTIC kullanmaya başlamadan önce
- MYFORTIC ile tedaviniz boyunca
- MYFORTIC almayı bıraktıktan sonra 6 hafta süreyle.
Sizin için en uygun doğum kontrolü hakkında doktorunuzla konuşunuz. En uygun doğum kontrolü sizin kişisel durumunuza bağlı olacaktır. İstenmeyen hamilelik riskini azaltacağından, iki tür doğum kontrol yöntemi tercih edilir. Eğer doğum kontrolünüzün etkili olmamış olabileceğini düşünüyorsanız ya da doğum kontrolü hapınızı almayı unuttuysanız, mümkün olan en kısa süre içinde doktorunuzla iletişime geçiniz.
Eğer aşağıdakilerden herhangi biri sizin için geçerli ise, hamile kalamayacak bir kadınsınız:
- Menopoz sonrası dönemdeyseniz, yani en az 50 yaşındaysanız ve son adetiniz en az bir yıl önce idiyse (eğer adetleriniz kanser tedavisi gördüğünüz için kesildiyse, hamile kalmak için hala küçük bir olasılık vardır)
- Fallop tüpleriniz ve her iki yumurtalığınız ameliyat ile alındıysa (bilateral salpingoooforektomi)
- Rahminiz (uterus) ameliyat ile alındıysa (histerektomi)
- Yumurtalıklarınız artık işlevsiz ise (uzman bir jinekolog tarafından doğrulanmış prematür ovaryan yetmezlik)
- Hamileliği imkansız kılan aşağıdaki nadir hastalıklardan biriyle doğduysanız: XY genotipi, Turner sendromu veya uterin agenezi
- Adet görmeye başlamamış bir çocuk veya ergenseniz.
MYFORTIC kullanan erkeklerde doğum kontrolü Mevcut kanıtlar, baba mikofenolat alırsa artmış malformasyon veya düşük riski olacağına işaret etmez. Bununla birlikte, risk tamamen hariç tutulamaz. Bir önlem olarak, siz veya bayan partnerinizin tedavi sırasında güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız ve MYFORTIC'i kullanmayı bıraktıktan sonra da 90 gün boyunca doğum kontrolü uygulamanız önerilir.
Eğer çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız doktorunuzla potansiyel riskler hakkında konuşunuz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerMYFORTIC tabletler laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intoleransınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu ilaç her bir MYFORTIC 180 mg tablette 13 mg sodyum (yemek/sofra tuzunun ana bileşeni) içerir. Bu, bir yetişkin için önerilen maksimum günlük yemekle sodyum alımının %0.65'ine eşdeğerdir. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Myfortic 180 mg muadilleri
Myfortic 180 mg ile aynı etken maddeyi (mikofenolik) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAllojenik böbrek transplantasyonu yapılmış olan hastalarda akut transplant ret olayının önlenmesi amacıyla, kortikosteroidlerle ve mikroemülsiyon şeklinde verilen siklosporinle birlikte kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarMikofenolat sodyuma, mikofenolik aside veya mikofenolat mofetile ya da listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı anafilaksi de dahil olmak üzere aşırı duyarlılık öyküsü olan hastalara uygulanmamalıdır. Yüksek derecede etkili doğum kontrol yöntemleri uygulamayan çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda kullanılmamalıdır. tedavisi, gebelikte plansız kullanımı ekarte edecek bir gebelik testi sonucu verilmeden çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda başlatılmamalıdır. Transplant reddini önleyecek uygun alternatif tedavinin olmadığı durumlar haricinde gebelikte kullanılmamalıdır. Emziren kadınlara verilmemelidir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİmmünosupresyon, enfeksiyona yatkınlığın artmasına ve lenfoma ve diğer neoplazmaların gelişimine neden olabilir. (mikofenolik asit) yalnızca immünosupresif tedavide ve organ nakli yapılan hastaların kontrolünde deneyimli olan hekimlerin gözetiminde kullanılmalıdır. alan hastalar yeterli laboratuvar donanımı ve destekleyici tıbbi kaynağı bulunan hastanelerde takip edilmelidir. İdame tedavisinden sorumlu hekim hastanın takibi için gerekli bütün bilgilere sahip olmalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadın hastalar doğum kontrolü uygulamalıdır. gebelik sırasında kullanımı düşük ve konjenital malformasyon riskinde artış ile ilişkilidir. Kalıtsal hipoksantin-guanin fosforibozil-transferaz (HGPRT) eksikliği olan hastalar: IMPDH (inozin monofosfat dehidrogenaz) inhibitörüdür. Bu nedenle de nadir görülen kalıtsal hipoksantin-guanin fosforibozil-transferaz (HGPRT) eksikliği olan hastalarda, örneğin Lesch-Nyhan sendromu ve Kelley-Seegmiller sendromu olanlarda, teorik olarak kullanılmamalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, hamilelik ve emzirme dönemi: Hamilelik süresince kullanımı yüksek oranda spontan düşük dahil gebelik kaybı ve konjenital malformasyon gelişimi riski ile ilişkilendirilmiştir. Hamilelik durumunun negatif olduğunun ispat edilmesi koşuluyla kadın hastalarda kullanılabilir. kullanan hastalarda hamilelik testi negatif olduğu gösterildikten sonra ilaç kullanımı süresince etkili doğum kontrol yöntemleri uygulanması önerilir. İlaç kesildikten sonra altı hafta süre ile hamile kalınmamalıdır ve emzirilmemelidir. (Gebelik sırasındaki kullanım ve doğum kontrol önlemi ihtiyacı konularında bilgi edinmek için Pozoloji ve uygulama şekli / 4.6 Gebelik ve laktasyon bkz.). Malign hastalıklar: de içeren ilaç kombinasyonları şeklinde immünosüpresif tedavi görmekte olan hastalarda; lenfoma ve özellikle deride görülenler olmak üzere, diğer habis hastalıkların gelişme riski artar. Bu risk, kullanılan immünosüpresif ilacın özgüllüğünden çok sağlanan immünosüpresyonun süresine ve yoğunluğuna bağlı gözükmektedir. Deri kanseri riskini mümkün olduğunca azaltmak amacıyla, koruyucu giysiler giyilerek ve koruma faktörü yüksek bir preparat kullanılarak güneş ışığına ve ultraviyole ışınlara maruziyetin sınırlandırılması gibi genel öneriler geçerlidir. Enfeksiyonlar: kullanan hastalara; herhangi bir enfeksiyon kanıtı, beklenmedik ekimoz, kanama veya kemik iliği depresyonunu haber veren herhangi bir diğer belirti geliştiğinde bunu hemen doktora bildirmeleri tembih edilmelidir. dahil immünosüpresanlarla tedavi edilen hastalar, fırsatçı enfeksiyonlar (bakteriyel, fungal, viral ve protozoal), ölümcül enfeksiyonlar ve sepsis açısından yüksek risk altındadır. Fırsatçı enfeksiyonlar arasında BK virüsü ile ilişkili nefropati ve JC virüsü ile ilişkili progresif multifokal lökoensefalopati (PML) yer alır. Bu enfeksiyonlar genellikle yüksek bir toplam immün baskılayıcı yük ile ilişkilidir ve kötüleşen böbrek fonksiyonu veya nörolojik semptomları olan immün sistemi baskılanmış hastalarda doktorların ayırıcı tanıda göz önünde bulundurması gereken ciddi veya ölümcül durumlara yol açabilir. Mikofenolik asidin B ve T-lenfositleri üzerinde sitostatik etkisi vardır, bu nedenle COVID-19’un ciddiyeti artabilir ve uygun klinik eylem düşünülmelidir. Mikofenolik asit (MPA) türevleri ve mikofenolat mofetil (MMF) dahil olmak üzere immünosüpresanlar ile tedavi edilen hastalarda hepatit B (HBV) ya da hepatit C (HCV) reaktivasyonu bildirilmiştir. Enfekte hastaların aktif HBV veya HCV enfeksiyonunun klinik ve laboratuvar belirtileri açısından izlenmesi önerilir. diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda tekrarlayan enfeksiyonlar ile ilişkili hipogamaglobülinemi bildirimleri olmuştur. Bazı olgularda MPA türevlerinden alternatif bir bağışıklık sistemini baskılayıcı ajana geçiş, serum IgG düzeylerinin normale dönmesi ile sonuçlanmıştır. tedavisi gören ve tekrarlayan enfeksiyonlar görülen hastalar serum immünoglobülin düzeylerini ölçtürmelidir. Devam eden, klinik olarak anlamlı hipogamaglobülinemi durumunda, mikofenolik asidin T ve B lenfositleri üzerindeki kuvvetli sitotoksik etkileri göz önünde bulundurularak uygun klinik önlem düşünülmelidir. diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda bronşektazi bildirimleri olmuştur. Bazı olgularda MPA türevlerinden başka bir bağışıklık sistemini baskılayıcı ajana geçiş, respiratuvar semptomlarda düzelme ile sonuçlanmıştır. Bronşektazi riski hipogamaglobülinemi ya da akciğer üzerinde doğrudan bir etki ile ilişkili olabilir. Ayrıca münferit interstisyel akciğer hastalığı bildirimleri de olmuştur. Öksürük ve dispne gibi inatçı pulmoner semptomlar geliştiren hastaların altta yatan interstisyel akciğer hastalığı göstergeleri açısından ek incelemeye tabi tutulması önerilir. Kan diskrazileri: kullanan hastalar mikofenolik asidin bizzat kendisinden, birlikte kullanılan diğer ilaçlardan, viral enfeksiyonlardan veya bu nedenlerin çeşitli kombinasyonlarından kaynaklanabilecek kan diskrazileri (örn. nötropeni ya da anemi.8 İstenmeyen etkiler) açısından izlenmelidir. kullanan hastalar ilk ay her hafta, ikinci ve üçüncü ay her 2 haftada bir ve daha sonra da ilk yıl boyunca her ay tam kan sayımı yaptırmalıdır. Eğer kan diskrazileri (örn., mutlak nötrofil sayısı < 1,5 x 103 / mikro L ile birlikte nötropeni ya da anemi), tedavisine ara vermek veya bu tedaviyi sona erdirmek uygun olabilir. Diğer immünosüpresif ajanlarla kombinasyon halindeki mikofenolik asit (MPA) türevleri (mikofenolat mofetil ve mikofenolat sodyum dahil) ile tedavi edilen hastalarda saf kırmızı kan hücresi aplazisi (PRCA) vakaları bildirilmiştir. Mikofenolik asit (MPA) türevleri tarafından indüklenen PRCA’nın mekanizması bilinmemektedir. PRCA, dozun azaltılması veya tedavinin kesilmesi ile çözülebilir. tedavisindeki değişiklikler, nakil alıcılarında greft reddi riskini en aza indirmek için yalnızca uygun gözetim altında yapılmalıdır Aşılar: Mikofenolik asit tedavisi altında olan hastalara, bu sırada yaptıracakları aşıların daha az etkili olacağı ve canlı, zayıflatılmış enfeksiyon etkeni içeren canlı aşıların yapılmaması gerektiği bildirilmelidir. Grip aşısı, faydalı olabilir. Grip aşısını reçete eden doktor, bunun için ulusal kılavuza uygun hareket etmelidir. Gastrointestinal bozukluklar: Mikofenolik asit türevlerinin kullanılması, sindirim sisteminde gelişen advers olayların insidansında yükselme ve bu arada seyrek de olsa gastrointestinal kanal ülserasyonu, kanaması ve perforasyonu ile ilişkili olduğundan, ciddi, aktif sindirim sistemi hastalıkları olan hastalarda ihtiyatla kullanılmalıdır. Teratojenik etkiler Mikofenolat insan için güçlü bir teratojendir. Gebelik sırasında mikofenolat mofetil maruziyetinden sonra spontan düşük (oran: %45’ten-49’a) ve konjenital malformasyonlar (tahmini oran: %23’ten-27’ye) bildirilmiştir. Bu nedenle, transplant reddini önleyecek uygun alternatif tedavinin olmadığı durumlar haricinde gebelikte kontrendikedir. Çocuk sahibi olma potansiyeli bulunan kadın hastaların risk konusunda bilgi sahibi olmaları ve ile tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında önerilere uymaları sağlanmalıdır.(örn. doğum kontrol yöntemleri, gebelik testi). Hekimler, mikofenolat kullanan kadınların bebeğin zarar görme riskini, daha etkili doğum kontrolü gerekliliğini ve eğer gebelik olasılığı varsa derhal hekimlerine danışmaları gerektiğini anlamalarını sağlamalıdır. Doğum kontrolü Gebelikte mikofenolat mofetil kullanıldığında düşük ve konjenital malformasyon riskinin yüksek olduğunu gösteren güçlü klinik kanıtlar nedeniyle, tedavi sırasında gebeliği önlemek için her türlü çaba gösterilmelidir. Bu nedenle çocuk sahibi olma potansiyeline sahip kadınlar, doğum kontrol yöntemi olarak kaçınma seçilmemişse, tedavisine başlamadan önce, tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonra altı hafta boyunca en az bir güvenilir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdırlar. Kontraseptif başarısızlık ve istenmeyen gebelik potansiyelini en aza indirmek için iki tamamlayıcı doğum kontrol yönteminin eşzamanlı olarak kullanılması tercih edilmektedir. Erkeklere yönelik doğum kontrol önerileri için.6. Eğitim materyalleri Mikofenolata fetal maruziyetten kaçınmada hastalara yardımcı olmak ve ek önemli güvenlilik bilgisi sağlamak için Ruhsat Sahibi, sağlık mesleği mensuplarına eğitim materyalleri sağlayacaktır. Bu eğitim materyalleri mikofenolatın teratojenisitesi ile ilgili uyarıları pekiştirecek, tedaviye başlanmadan önce doğrum kontrolü hakkında tavsiyede bulunacak ve gebelik testinin gerekliliği ile kılavuzluk sağlayacaktır. Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlara ve uygun durumlarda erkek hastalara hekim tarafından teratojenik risk ve gebelik önleme tedbirleri ile ilgili eksiksiz hasta bilgisi verilmelidir. Ek önlemler Hastalar tedavi sırasında ve mikofenolat kesildikten sonra en az 6 hafta süreyle kan bağışında bulunmamalıdır. Erkek hastalar tedavi sırasında ve mikofenolat kesildikten sonra en az 90 gün süreyle sperm bağışında bulunmamalıdır. Negatif bir gebelik testi alınmadıkça tedavisine başlanmamalıdır. tedavisine başlamadan önce, tedavi sırasında ve tedavinin kesilmesini takip eden altı hafta boyunca etkili kontrasepsiyon kullanılmalıdır. Diğer ilaçlarla birlikte kullanım: siklosporin ve kortikosteroidler ile kombinasyon halinde uygulanmıştır. Anti-T-lenfosit globulin veya basiliksimab gibi indüksiyon tedavileriyle birlikte kullanımına ilişkin deneyim sınırlıdır. bağışıklığı baskı altına alan (immünosüpresif) diğer ilaçlarla (örn. takrolimus) birlikte kullanılmasının etkililiği ve güvenliliği incelenmemiştir. Birlikte uygulanmaları değerlendirilmediğinden, azatioprin ile eşzamanlı olarak uygulanması önerilmemektedir. Mikofenolik asit (sodyum tuzu olarak) ve mikofenolat mofetil, farklı farmakokinetik profillerinden dolayı, rastgele birbiriyle değiştirilmemeli ya da birbirinin yerine kullanılmamalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Viral, bakteriyel ve fungal enfeksiyonlar Yaygın: Üst solunum yolu enfeksiyonu, pnömoni Yaygın olmayan:Yara enfeksiyonu, sepsis*, osteomiyelit* İyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar (Kist ve polipler de dahil olmak üzere) Yaygın olmayan: Deri papillomu*, bazal hücreli karsinom*, Kaposi sarkomu*, lenfoproliferatif bozukluklar, skuamöz hücreli karsinom* Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Lökopeni Yaygın: Anemi, trombositopeni Yaygın olmayan: Lenfopeni*, nötropeni*, lenfadenopati* Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hipokalsemi, hipokalemi, hiperürisemi Yaygın: Hiperkalemi, hipomagnezemi Yaygın olmayan: Anoreksi, hiperlipidemi, diabetes mellitus*, hiperkolesterolemi*, hipofosfatemi Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın: Anksiyete Yaygın olmayan: Anormal rüyalar*, delüzyonel algı*, uykusuzluk* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sersemlik hali, başağrısı Yaygın olmayan: Tremor Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Konjonktivit*, görme bulanıklığı* Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Taşikardi, ventriküler ekstrasistoller Vasküler hastalıkları Çok yaygın: Hipertansiyon Yaygın: Hipotansiyon Yaygın olmayan: Lenfosel* Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük, dispne Yaygın olmayan: İnterstisyel akciğer hastalığı, pulmoner konjesyon*, hırıltılı solunum*, pulmoner ödem* Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Diyare Yaygın: Karında şişkinlik, karın ağrısı, kabızlık, dispepsi, barsakta aşırı gaz, gastrit, gevşek dışkı, bulantı, kusma Yaygın olmayan: Abdominal hassasiyet, pankreatit, geğirme, kötü ağız kokusu*, ileus*, özofajit*, peptik ülser*, subileus*, gastrointestinal kanama, ağız kuruluğu*, dudak ülserasyonu*, parotis kanalı tıkanması*, gastro-özefageal reflu hastalığı*, jinjival hiperplazi*, peritonit*, dilde renk değişikliği* Hepato-biliyer hastalıklar Yaygın: Anormal karaciğer fonksiyon testleri Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Akne, kaşıntı Yaygın olmayan: Alopesi Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Artralji Yaygın: Miyalji Yaygın olmayan: Artrit*, sırt ağrısı*, kas krampları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Kan kreatinin düzeyinde artış Yaygın olmayan: Hematüri*, renal tübüler nekroz*, üretral striktür Üreme ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: İmpotans* Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Asteni, yorgunluk, periferik ödem, pireksi Yaygın olmayan: Grip benzeri rahatsızlık, alt ekstremite ödemi*, ağrı, sertlik*, susuzluk*, güçsüzlük* Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Yaygın olmayan: Kontüzyon* * Sadece tek hastada (372 hasta arasından) rapor edilen olay Not: Böbrek nakledilen hastalar, 1 yıla varan süreler boyunca günde 1440 mg kullanmıştır. Yeni böbrek nakledilen ve idame tedavisi gören hastalarda, ikinci gruptaki insidansın daha düşük olma eğilimi göstermesine rağmen, benzer advers etki profilleri gözlenmiştir. Pazarlama sonrası deneyimde gözlenen advers ilaç reaksiyonları Aşağıdaki advers ilaç reaksiyonları, pazarlama sonrası deneyimden ile spontan vaka raporları ve literatür vakalarından çıkarılmıştır. Bu reaksiyonlar, büyüklüğü kesin olmayan bir popülasyondan gönüllü olarak bildirildiği için, bunların sıklığını güvenilir bir şekilde hesaplamak mümkün değildir ve bu nedenle “bilinmiyor” olarak sınıflandırılmaktadır. Her sistem organ sınıfı içerisinde advers ilaç reaksiyonları (ADR’ler) azalan ciddiyet sırasına göre listelenmektedir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Agranülositoz Bağışıklık sistemi hastalıkları: Aşırı duyarlılık reaksiyonları (anafilaksi dahil) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin durumlar: Pazarlama sonrası deneyimlerde de novo pürin sentezi inhibitörleri ile ilişkili akut enflamatuar sendrom, yaygın olmayan sıklıkla, mikofenolat mofetil ve mikofenolik asit ile ilişkili, ateş, artralji, artrit, kas ağrısı ve yüksek enflamatuar belirteçler ile karakterize, paradoksal bir proinflamatuar reaksiyon olarak tanımlanmıştır. Literatür vaka raporları, tıbbi ürünün kesilmesinin ardından hızlı bir iyileşmenin olduğunu göstermiştir. Deri ve deri altı doku hastalıkları: deri döküntüsü Aşağıdaki ek advers reaksiyonlar, MPA türevlerinin sınıf etkisi olarak nitelendirilmiştir: Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar: Ciddi, bazen yaşamı tehdit eden menenjit, infeksiyöz endokardit, tüberküloz ve atipik mikobakteriyel enfeksiyonu dahil enfeksiyonlar. İmmünosüpresanlar ile tedavi edilen hastalarda BK virüsü ile ilişkili nefropati vakalarının yanı sıra JC virüsü ile ilişkili progresif multifokal lökoensefalopati (PML) vakaları bildirilmiştir, de bu ilaçlar arasındadır. Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Nötropeni, pansitopeni. Diğer immünosüpresif ajanlarla kombinasyon halindeki MPA türevleri ile tedavi edilen hastalarda saf kırmızı kan hücresi aplazisi (PRCA) vakaları bildirilmiştir. Bağışıklık sistemi hastalıkları: diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda hipogamaglobulinemi bildirilmiştir. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda münferit interstisyel akciğer hastalığı bildirimleri olmuştur. Ayrıca diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda bronşektazi bildirimleri de olmuştur. MPA türevleri ile tedavi edilen hastalarda edinilmiş Pelger-Huet anomalisi dahil anormal nötrofil morfolojisi yönünde münferit olgular gözlenmiştir. Bu değişiklikler nötrofil işlevinde bozulma ile ilişkili değildir. Bu değişiklikler, hematolojik incelemelerde nötrofil matüritesinde, kullanan bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda enfeksiyon belirtisi şeklinde yanlış yorumlanabilecek bir kaymayı’ gösteriyor olabilir. Gastrointestinal hastalıklar: Kolit, CMV gastrit, intestinal perforasyon, gastrik ülserler, duodenal ülserler. Gebelik, puerperiyum durumları ve perinatal durumlar: Ağırlıklı olarak ilk üç aylık dönemde olmak üzere mikofenolata maruz kalan hastalar arasında spontan düşük olguları bildirilmiştir. Konjenital bozukluklar: Diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile kombinasyon halinde mikofenolata maruz kalan hastaların çocuklarında, pazarlama sonrasında çoklu konjenital malformasyonlar gözlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.