MULTIFLEX 200/8 MG SR KAPSUL, 14 ADET
flurbiprofen pellet ve tiyokolşikosid — CELTİS İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.
ATCM03BX55
✗ SGK Kapsamı Dışında
232,17 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
232,17 TL
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Multiflex 200/8 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonOsteoartrit, vertebral kolonun ağrılı sendromları, eklem dışı romatizmal ağrılı kas e spazmlarının semptomatik tedavisinde, travma sonrası ve postoperatif ağrı tedavisinde endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarV e Flurbiprofen ve tiyokolşikoside ya da SR’ın içerisindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Aspirin veya diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlara karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları (örn. astım, anjiyoödem, rinit, ürtiker), astımı, ürtikeri olan hastalarda kullanılmamalıdır. Bu gibi hastalarda NSAİİ’lere karşı şiddetli, nadiren fatal, anafilaktik benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir. SR aşpirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak, aspirin veya diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçları aldıktan sonra nazal polipli veya polipsizrinit veya şiddetli, potansiyel olarak fatal bronkospazm geçiren astımlı hastalarda meydana gelir. 2 e Aktif peptik ülseri olan veya peptik ülser hikayesi olan hastalarda, Crohn hastalığı, gastrointestinal kanama, Ağır kalp yetmezliği, hepatik yetmezlik ve renal yetmezliği olan hastalarda, Gevşek paralizinde; adale hipotonisinde, Kanama problemleri olan ve antikoagülan kullanan hastalarda, Gebelik ve laktasyon e Koroner arter by pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları c Yaygın olmayan: Aplastik anemi** (agranülositoz ve pansitopeni dahil), hemoglobin ve hematokrit değerlerinde düşme**, ekimoz/purpura**, eozinofili**, hemolitik anemi**, demir eksikliği anemisi**, lökopeni**, trombositopeni**, Bilinmiyor: Lenfadenopati** Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı*, sinirlilik* ve merkezi sinir sisteminin (MSS) uyarıldığının diğer belirtileri* (örneğin, anksiyete, uykusuzluk, reflekslerde artma, tremor) MSS inhibisyonundan kaynaklanan semptomlar* (örneğin amnezi, asteni, depresyon, halsizlik, somnolans), baş dönmesi/vertigo* Yaygın olmayan: Ataksi**, serebrovasküler iskemi**, konfüzyon**, parestezi**, seğirme** 13 Bilinmiyor: Konvülsiyon**, serebrovasküler kazalar**, duygusal değişkenlik**, hipertoni **, menenjit**, miyasteni **, subaraknoid kanama** Göz hastalıkları Yaygın: Görme bozuklukları* Yaygın olmayan: Konjunktivit**, Bilimmiyor: Korneal opasite**, glokom**, retinal kanama**, retrobulbar nörit** Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Tinnitus* Yaygın olmayan: Geçici işitme kaybı** Kardiyak hastalıklar C Yaygın olmayan: Konjestif kalp yetmezliği**, hipertansiyon**, Bilinmiyor: Anjina pektoris**, aritmi**, miyokard enfarktüsü** Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Vasküler hastalıklar**, vazodilatasyon** Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Rinit* Yaygın olmayan: Astım**, epitaksis**, parosmi** Bilinmiyor: Bronşit**, dispne**, hiperventilasyon**, larenjit**, pulmoner emboli**, pulmoner enfarktüs** i Gastrointestinal hastalıklar e Yaygın: Abdominal ağrı*, kabızlık*, ishal*, dispepsi/mide ekşimesi*, karaciğer enzimlerinde yükselme*, mide gazı*, GI kanama, bulantı*, kusma* Yaygın olmayan: Kanlı ishal**, özofagus hastalığı**, gastrik/peptik ülser**, gastrit**, sarılık** (kolestatik nonkolestatik), hematemez**, hepatit**, stomatit/glossit**, Bilinmiyor: İştahta değişiklikler**, kolesistit**, kolit**, ağızda kuruluk**, inflamatuvar**, barsak hastalıklarında şiddetlenme**, periodontal abse,** ince barsakta kan ve protein kayıplı inflamasyon** Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü* 14 Yaygın olmayan: Anjiyoödem**, egzema**, eksfoliyatif dermatit**, fotosensitivite**, kaşıntı**, toksik epidermal nekroliz**, ürtiker**, Bilinmiyor: Alopesi**, ciltte kuruluk**, herpes simpleks/zoster**, tırnakta bozulmalar**, terleme** Hepatobilier hastalıklar Yaygın: Karaciğer enzimlerinde yükselme* Yaygın olmayan: Sarılık **(kolestatik ve kolestatik dışı), hepatit** Ürogenital sistem hastalıkları Yaygın: İdrar yolu enfeksiyonu belirti ve bulguları* Yaygın olmayan: Hematüri**, intersitisyel nefrit**, böbrek yetmezliği**, Bilinmiyor: Menstruel düzensizlikler**, prostat hastalığı**, vajinal ve üterin kanama,** c vulvovajinit** Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ödem* : Yaygın olmayan: Anafilaktik reaksiyon**, ürperme**, ateş**, parozmi**, Bilinmiyor: Tat alma bozuklukları** * klinik çalışmalardan ** klinik çalışmalar, pazarlama sonrası deneyim veya literatürden elde edilen veriler Bununla birlikte flurbiprofen uygulamasına bağlı olarak bildirilen diğer istenmeyen etkiler; flatulans, Crohn hastalığı alevlenmesi, nötropeni, optik nörit, sersemlik, nefrotik sendromdur. s Tiyokolşikosid Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Kaşıntı, ürtiker, anjiyonörotik ödem gibi anaflaktik reaksiyonlar Çok seyrek: Anaflaktik şok Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Somnolans, vazovagal senkop, geçici bilinç bulanıklığı veya eksitasyon Kardiyovasküler sistem hastalıklar Seyrek: hipotansiyon 15 Gastrointestinal hastalıklar Seyrek: Diyare, gastralji, bulantı, kusma Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Alerjik deri reaksiyonu.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİ Flurbiprofen ile ilişkili; Kısa sürede semptomları kontrol altına alınırken gözlenen istenmeyen etkiler etkili en düşük doz kullanılarak en aza indirilebilir. Olası yan etkiler nedeni ile siklooksijenaz-2 seçici inhibitörü içeren NSAİ ilaçlarla birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Hipertansiyon: Diğer tüm NSAİİ olduğu gibi, flurbiprofen de hipertansiyon oluşumuna veya daha önce mevcut hipertansiyonun kötüleşmesine ve bu iki durum da kardiyovaskuler olaylar riskinin artmasına neden olabilir. Flurbiprofen de dahil, NSAii’ler hipertansiyonlu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Flurbiprofen tedavisi başlangıcında ve tedavi seyri boyunca kan basıncı yakından izlenmelidir.. Tüm nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar gibi flurbiprofen de aşırı duyarlılık ve alerji v reaksiyonlarına, nadiren de olsa anaflaksi reaksiyonlarına neden olabilir. Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlara karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları, sıklıkla, önceden astım veya alerjik hastalıkları olan bireylerde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda flurbiprofen dikkatle kullanılmalıdır. Gastrointestinal kanama, ülserasyon ve perforasyon: Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç uygulanan hastalarda, tedavinin herhangi bir döneminde, semptomlu veya semptomsuz olarak mide, ince barsak veya kalın barsakta enflamasyon, kanama, ülserasyon veya perforasyon gibi ciddi GI toksisite meydana gelebilir. Dispepsi gibi hafif üst GI sorunlar yaygındır ve tedavinin herhangi bir döneminde yaşanabilir. Bu yüzden önceden GI semptomlar yaşanmamış olsa bile hekim ve hastalar ülserasyon veya kanama 3 durumuna karşı dikkatli olmalıdır. Hastalara, ciddi GI toksisitesinin belirti ve/veya semptomları ve meydana geldikleri takdirde yapmaları gerekenler hakkında bilgi verilmelidir. Periyodik olarak yapılan laboratuvar gözlemlerinin yararı henüz kanıtlanmamış olmakla birlikte yeterli değerlendirme de yapılmamıştır. Nonsteroidal antiinflamatuvar bir ilaçla tedavi sırasında ciddi bir GI advers olay yaşayan her beş hastadan yalnızca biri semptomatiktir. Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar nedeniyle üst GI ülser, şiddetli kanama veya perforasyonların, 3 ila 6 ay süreyle tedavi edilen hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl tedavi gören hastalarınsa yaklaşık %2 ila %4’ü arasında meydana geldiği görülmektedir. Bu eğilimlerin zaman içinde sürmesi, hastanın tedavinin herhangi bir safhasında ciddi bir GI olay seelistirme olasılığını artırmaktadır. Ne var ki, kısa süreli tedavi dahi risksiz değildir. ‘Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar, önceden ülser hastalığı veya GI kanaması hikayesine Q sahip hastalara reçetelenirken son derece dikkatli olunmalıdır. Ölümcül Gİ olaylar hakkında spontan raporların çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarda görülmektedir, bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir. Advers bir GI olayın potansiyel riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Yüksek risk grubundaki hastalarda, nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar içermeyen alternatif tedaviler dikkate alınmalıdır. Yapılan çalışmalar nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç kullanan, önceden peptik ülser ve/veya GI kanama hikayesine sahip hastaların, bu risk faktörlerine sahip olmayan hastalara kıyasla GI kanama geliştirme riskinin 10 kat fazla olduğunu göstermiştir. Ülser hikayesine ek olarak, yapılan farmakoepidemiyolojik çalışmalarda, GI kanama riskini arttırabilecek aşağıdakiler Gibi çok sayıda başka, birlikte tedavi ve komorbiditeye yol açabilecek durum tanımlanmıştır: C Oral kortikosteroidlerle tedavi, antikoagülanlarla tedavi, nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarla tedavinin uzaması, sigara içmek, alkol bağımlılığı, ilerlemiş yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar gastrointestinal hastalık anamnezi bulunan hastalara yakın takip altında verilmelidir. Bütün nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarda, ilaç dozunun artmasıyla bağlantılı olabilecek yan etki artışı görülebilir. Önceden var olan astım: Astım hastalarının yaklaşık %10’unun aspirine duyarlı astımı vardır. Aspirine duyarlı astım hastalarında aspirin kullanımı, ölümcül olabilecek derecede şiddetli bronkospazma yol açabilir. Aspirine duyarlı hastalarda aspirin ve diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar arasında bronkospazm da dahil olmak üzere çapraz reaksiyonlar bildirildiği için, aspirine bu 4 çeşit bir duyarlılığa sahip hastalar SR kullanmamalı ve önceden var olan astımı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem: Prostoglandin sentezini inhibe ettiği bilinen diğer ilaçlarla olduğu gibi, flurbiprofen dahil NSAİİ alan bazı hastalarda, sıvı retansiyonu ve ödem gözlenmiştir, bu nedenle sıvı retansiyonu, kalp yetmezliği ve/veya hipertansiyon olan hastalarda, flurbiprofen dikkatle kullanılmalıdır. Kardiyovasküler (KV) trombotik etkiler: Bazı selektif COX-2 inhibitörü ya da non-selektif nonsteroid antiinflamatuvarlarla, 3 yıla varan klinik araştırmalar, ölümcül olabilecek derecede ciddi kardiyovaskuler trombotik olaylarda, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabileceğini göstermiştir. C Bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalar daha büyük risk altında olabilir. Flurbiprofen ile tedavi edilen hastalarda kardiyovaskuler advers olay riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa sureyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Daha önce kardiyovaskuler semptomlar yaşanmamış olsa bile, hekimler ve hastalar bu tür olayların ortaya çıkmasına karşı tetikte olmalıdır. Hastalara, ciddi kardiyovasküler toksisite belirti ve/veya semptomları hakkında ve meydana geldikleri takdirde yapılması gerekenler hakkında bilgi verilmelidir Eşzamanlı aspirin kullanımının NSAİİ kullanımıyla ilişkili artmış ciddi KV trombotik olay riskini azalttığını gösteren tutarlı bir kanıt yoktur. Aspirin ve flurbiprofenin eşzamanlı c kullanımı ciddi gastrointestinal olay riskini artırmaktadır etkiler — Gİ ülserasyon, kanama ve perforasyon riski) Yapılan iki büyük kontrollü klinik araştırma sonucuna göre, koroner arter bypass greft uygulamasını takiben 10-14 gün arasında ağrı tedavisi için bir COX-2 selektif nonsteroid antiinflamatuvar kullanımının miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler NSAİ ilaç kullanımının (özellikle yüksek doz ve uzun süreli tedavilerde), miyokart enfarktüsü veya inme gibi arteriyel trombotik olayların hafif derecede artan riski ile ilişkili olabileceği desteklenmiştir. Flurbiprofen, kontrol edilemeyen hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, iskemik kalp hastalığı, periferal arteriyel hastalık ve/veya serebrovasküler hastalık tanısı konulmuş 5 hastalarda dikkatli karar verildikten sonra kullanılmalıdır. Aynı önem, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerini (hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) taşıyan hastalarda uzun süreli tedaviye başlamadan önce de gösterilmelidir. Renal etkiler: Diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarda olduğu gibi flurbiprofenin uzun süreli uygulanması renal papiller nekroz ve renal medullada diğer değişikliklere yol açmıştır. Renal prostaglandinlerin renal perfüzyonun korunmasında telafi edici bir rol oynadığı hastalarda, ikinci bir renal toksisite şekli görülmüştür. Bu hastalarda bir nonsteroidal antiinflamatuvar ilacın uygulanması, prostaglandin oluşumunda ve ikincil olarak renal kan akımında açık renal dekompansasyonu tetikleyebilecek doza bağımlı bir düşmeye neden olabilir. Bu reaksiyon açısından en büyük risk altında bulunan hastalar böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği veya O karaciğer yetmezliği olanların yanı sıra diüretik veya ADE inhibitörleri kullananlar ve yaşlılardır. Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç tedavisinin kesilmesinden sonra, genelde tedavi öncesi duruma geri dönülür. Klinik çalışmalarda, böbrek yetmezliği olan hastalarda flurbiprofen eliminasyon yarı ömründe değişiklik olmamıştır. Flurbiprofen metabolitlerinin başlıca eliminasyon yolu böbreklerdir. 4° hidroksi-flurbiprofenin eliminasyonunda, orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda azalma meydana gelmiştir. Bu nedenle böbrek fonksiyonlarında önemli derecede azalma olan hastalarda, flurbiprofen metabolitlerinin birikmesini önlemek için doz azaltımı gerekebilir. Bu : gibi hastalar yakından izlenmelidir. İlerlemiş böbrek hastalığı: İlerlemiş böbrek hastalığına sahip hastalarda SR tedavisi önerilmez. Ancak, v nonsteroid antiinflamatuvar bir ilaçla tedaviye başlamak zorunluysa, hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından takip edilmesi tavsiye edilir. Önemli derecede dehidrasyonu olan hastalarda SR tedavisine başlarken dikkatli olunmalıdır. Hastalara önce rehidrasyon uygulanması, SR tedavisine bundan sonra başlanması tavsiye edilir. Önceden böbrek hastalığı olan hastalarda da dikkatli olunması tavsiye edilir. Hepatik etkiler: SR’da dahil olmak üzere nonsteroidal antiinflamatuvar ilaç alan hastaların %15 kadarında bir veya daha fazla karaciğer testinde sınır seviyede yükselmeler meydana gelebilir. 6 Bu laboratuvar anomalileri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedaviye devam edildiğinde kendiliğinden geçebilir. Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarla yapılan ilk klinik çalışmalarda, hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST’de anlamlı yükselmeler (normalin üst limitinin yaklaşık üç veya daha fazla katında) bildirilmiştir. Ayrıca bazıları ölümle sonuçlanmak üzere sarılık, fulminant hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliği de dahil şiddetli karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliğine işaret eden belirti ve/veya semptomlar gösteren veya karaciğer test değerleri anormal olan hasta, SR tedavisi sırasında daha şiddetli bir karaciğer reaksiyonun gelişmesine karşı değerlendirilmelidir. Karaciğer hastalığına işaret eden klinik belirti ve semptomların gelişmesi veya sistemik belirtilerin (örneğin, eozinofilis döküntü, vb.) meydana gelmesi halinde, SR tedavisi kesilmelidir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.