MAXİGESİC 500 MG/150 MG FİLM KAPLI TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Maxigesic 500/150 mg ne için kullanılır?
KT 1MAXİGESİC parasetamol ve ibuprofen içerir. Parasetamol beyin yoluyla gelen ağrı mesajlarının durdurulması için çalışır. Aynı zamanda ateş düşürücü etkiye sahiptir.
İbuprofen non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (veya NSAİİ) olarak adlandırılan ilaç grubunun bir üyesidir. Ağrıyı keser ve inflamasyonu (şişme, kızarıklık veya ağrı) azaltır.
MAXİGESİC aşağıdaki durumlar ile ilişkili ağrının geçici olarak iyileştirilmesi için kullanılır:
- Baş ağırısı
- Migren (bir tür baş ağrısı)
- Bel ağrısı, sırt ağrısı
- Adet ağrısı
- Diş ağrısı
- Kas ağrısı
- Soğuk algınlığı ve nezle belirtileri
- Boğaz ağrısı
- Ateş
Bu ilaçla ilgili herhangi bir sorunuz olursa doktorunuza veya eczacınıza sorunuz.
3 günden sonra kendinizi daha iyi veya daha kötü hissederseniz doktorunuzla konuşmalısınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etkin maddelere veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz (aşırı duyarlılığınız) varsa
- Rektumda (makatta) kanamanız varsa (veya daha önce olduysa), siyah yapışkan dışkınız veya kanlı ishaliniz varsa
- Peptik ülseriniz (mide veya oniki parmak bağırsağınızda yara) varsa veya daha önceden geçirdiyseniz
- Parasetamol veya ibuprofen içeren başka bir ilaç kullanıyorsanız
- Aşırı miktarda alkol tüketiyorsanız
- Ciddi kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği veya böbrek yetmezliğiniz varsa
- Serebrovasküler (beyin damarlarında) veya diğer aktif kanamanız varsa
- Kan oluşumu bozukluklarınız varsa
- Kan pıhtılaşma bozukluklarınız varsa
- Asetilsalisilik asit (genellikle hafif ağrılar için kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaç, ör; Aspirin) veya diğer NSAİİ'leri kullandıktan sonra astım (nefes darlığı göğüste sıkışma hissine neden olan bir hastalık), ürtiker (kurdeşen) veya alerji türü olaylar yaşadıysanız
- Hamileliğin son üç aylık dönemi boyunca
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyovasküler (KV) Risk NSAİİ’ler, ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Koroner arter bypass (KABG) cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir. Gastrointestinal (GI) Riskler: NSAİİ’ler, kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar, herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar. Parasetamolü ilk kullananlarda veya daha önce kullanım hikâyesi olanlarda, kullanımın ilk dozunda veya tekrarlayan dozlarında deride kızarıklık, döküntü veya bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımının bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu ilacı veya parasetamol içeren başka bir ilacı kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu (SJS), toksik epidermel nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dâhil cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir. Anemisi olanlarda, akciğer hastalarında, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer yetmezliği Akut yüksek dozda ciddi karaciğer toksisitesine neden olur. Erişkinlerde kronik günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Tavsiye edilen dozlardan daha yüksek dozlarda parasetamol kullanımı hepatotoksisiteye ve hatta karaciğer yetmezliğine ve ölüme neden olabilir. Ayrıca ibuprofenin karaciğer enzimleri üzerinde minör ve geçici etkilerinin olduğu rapor edildiği için; karaciğer fonksiyon yetmezliği veya karaciğer hastalığı hikayesi olan hastalar veya uzun dönem ibuprofen veya parasetamol terapisi alan hastaların karaciğer fonksiyonları düzenli aralıklarla takip edilmelidir. Parasetamol doz aşımının tehlikeleri, sirotik olmayan alkolik karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda daha fazladır. Doz aşımı durumunda, hasta kendini iyi hissetse dahi, ciddi karaciğer yetmezliği riski nedeniyle derhal tıbbi yardım alımalıdır. Parasetamol içeren başka ürünlerle birlikte kullanılmamalıdır. Parasetamol içeren diğer ürünlerle birlikte eşzamanlı kullanımı doz aşımına yol açabileceğinden, hasta kendini iyi hissetse dahi derhal tıbbi yardım alınmalıdır.. Günlük maksimum dozda parasetamol kullananların yanı sıra, özellikle şiddetli böbrek yetmezliği, sepsis, yetersiz beslenme ve diğer glutatyon eksikliği kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan hastalarda yüksek anyon açıklı metabolik asidoz (HAGMA) riskinde artış nedeniyle, parasetamol flukloksasilin ile birlikte uygulandığında dikkatli olunması önerilir. Üriner 5-oksoprolin ölçümü de dahil olmak üzere yakın takibin yapılması önerilir. Nadir olmakla birlikte; diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi ibuprofen ile sarılık ve ölümcül hepatit vakaları dahil şiddetli karaciğer reaksiyonları rapor edilmiştir. Anormal karaciğer testleri devam ederse veya daha da kötüleşirse veya karaciğer hastalığı göstergesi olan klinik bulgular ve semptomlar gelişirse veya sistemik belirtiler ortaya çıkarsa (örn. eozinofili, döküntü vs.), ibuprofen tedavisi durdurulmalıdır. Her iki etkin maddenin de, özellikle parasetamolün, hepatotoksisiteye ve hatta karaciğer yetmezliğine neden olduğu rapor edilmiştir. Alkol alan kişilerde hepatotoksisite riski nedeniyle günlük alınan parasetamol dozunun 2000 mg’ı aşmaması gerekir. Sürekli olarak, önerilen miktarlardan fazla alkol kullanan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. Hepatik fonksiyonlarında kötüleşme görülen hastalarda doz azaltılması önerilir Ciddi karaciğer yetmezliği gelişen hastalarda tedavi durdurulmalıdır. Böbrek yetmezliği Parasetamol kronik böbrek hastalığı olan hastalarda dozaj ayarlaması gerektirmeden kullanılabilir. Orta şiddetli derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda parasetamol toksisitesi riski minimaldir. Ancak, bu tıbbi ürünün ibuprofen bileşeni için, dehidrasyonu olan hastalarda ibuprofen tedavisine başlanırken dikkatli olunmalıdır. İbuprofenin iki majör metaboliti başlıca idrar yoluyla atılır ve birikmesi durumunda böbrek fonksiyonlarında yetmezlik meydana gelebilir. Bunun önemi bilinmemektedir. NSAİİ’lerin farklı şekillerde nefrotoksisiteye (interstisyal nefrit, nefritik sendrom ve böbrek yetmezliği) neden olduğu rapor edilmiştir. İbuprofen kullanımından kaynaklanan böbrek yetmezliği genellikle geri dönüşümlüdür. Böbrek yetmezliği, kardiyak yetmezliği veya karaciğer yetmezliği olan, diüretikler veya ADE inhibitörleri kullanan hastalarda ve yaşlılarda, antiinflamatuvar ilaçların kullanımı böbrek fonksiyonlarının bozulması ile sonuçlandığı için, dikkatli olunmalıdır. Bu hastalarda doz mümkün olan en düşük dozda tutulmalıdır ve böbrek fonksiyonları takip edilmelidir. Ciddi böbrek yetmezliği gelişen hastalarda tedavi durdurulmalıdır. ADE inhibitörleri veya anjiyotensin reseptör antagonistleri, antiinflamatuvar ilaçlar ve tiyazid diüretiklerinin kombinasyonu ADE inhibe edici ilaçların (ADE-inhibitörü veya anjiyotensin reseptör antagonistleri), antiinflamatuvar ilaçların (NSAİİ veya COX-2 inhibitörü) ve tiyazid diüretiklerin eş zamanlı kullanımı böbrek yetmezliği riskini artırır. Bu, birden fazla ilaç sınıfı içeren sabit-doz kombinasyonu şeklindeki ürünlerin kullanımını da kapsamaktadır. Bu tıbbi ürünlerin birlikte kullanımı, özellikle kombinasyon halinde, serum kreatininin takibinde artış ile ilişkilendirilmelidir. Bu üç sınıftan ilaçların kombinasyonu, özellikle yaşlılarda veya önceden var olan böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Yaşlılar Yaşlılarda NSAİİ'lere karşı özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyona karşı artan advers reaksiyon sıklığı vardır. Belirli koşullara sahip hastalarda dikkatli olunmalıdır: Solunum bozuklukları: Bronşiyal astımı veya alerjik hastalığı olan veya öyküsü olan hastalarda NSAİİ'lerin bronkospazmı hızlandırdığı bildirilmiştir. SLE ve karışık bağ dokusu hastalığı: Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda aseptik menenjit riskinde artış olabilir. Parasetamol tedavisine ihtiyaç duyan yaşlı hastalar için belirtilen dozajda herhangi bir doz ayarlaması gerekli değildir. 10 günden fazla tedavi gereken hastalar koşulların takibi için hekime danışmalıdır; ancak tavsiye edilen dozun azaltılması gerekli değildir. Bununla birlikte, 65 yaş üstü yetişkinlerde, özellikle de kalp yetmezliği, gastrointestinal ülser ve böbrek yetmezliği ilişkili advers etki riski artışı nedeniyle, eşlik eden hastalık ve kombine ilaç kullanımına bakılmaksızın ibuprofen alınmaması gerektiğinden, ibuprofen kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Hematolojik etkiler Kan diskrazileri seyrek olarak rapor edilmiştir. İbuprofen ile uzun dönem tedavi alan hastalar hematolojik açıdan düzenli olarak takip edilmelidir. Koagülasyon problemleri Diğer NSAİİ’ler gibi, ibuprofen platelet agregasyonunu inhibe edebilir. İbuprofenin normal kişilerde kanama süresini uzattığı (fakat normal aralıkta) gösterilmiştir. Altta yatan hemostatik problemleri olan hastalarda bu uzun kanama etkisi aşırı olabileceği için; ibuprofen içeren ilaçlar intrinsik koagülasyon problemleri olan ve antikoagülan tedavisi alan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Gastrointestinal olaylar NSAİİ’ler, gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalara, bu koşullar daha da kötüleşeceğinden, dikkatli verilmelidir. Tedavi sırasında herhangi bir zamanda, uyarıcı semptomlar olsun veya olmasın veya önceden gastrointestinal hastalık geçmişi olanlarda tüm NSAİİ’ler ile ölümcül olabilen gastrointestinal (GI) kanama, ülserasyon ve perforasyon bildirilmiştir. NSAİİ’ler ile üst gastrointestinal ülserler, yoğun kanama veya perforasyon tanımlanmıştır. Riskler doz ve tedavinin süresi ile artar ve 65 yaş üzeri hastalarda daha yaygındır. Bazı hastalar dispepsi, mide yanması, mide bulantısı, karın ağrısı veya diyare yaşayabilir. Bu riskler, bu tıbbi ürün reçete edilen dozda birkaç gün kullanıldığında, minimal seviyededir. İbuprofen içeren tıbbi ürünler gastrointestinal hemoraji veya ülser hikayesi olan hastalarda, koşullar alevlenebileceği için, en kısa süre ile etkili en düşük dozda ve dikkatli kullanılmalıdır. İbuprofen bileşeni nedeniyle, porfiri veya suçiçeği olan hastaların yanı sıra, gastrointestinal hastalığı (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Herhangi bir gastrointestinal kanama belirtisi varsa, bu ürün kesilmelidir. Asetilsalisilik asit ve NSAİİ’lerin eş zamanlı kullanımı ayrıca şiddetli gastrointestinal advers olay riskini artırır. Gastrointestinal advers olay görülme riski yüksek hastalarda koruyucu ajanlarla kombinasyon tedavisi (mesela mizoprostol veya proton pompası inhibitörleri) düşünülmelidir Gastrointestinal kanama riskini artıran diğer faktörler arasında oral kortikosteroidlerle ve antikoagülanlarla eş zamanlı tedavi, seçici serotonin geri alım inhibitörleri veya asetilsalisilik asit gibi antiplatelet ajanlar, NSAİİ ilaçlarla tedavinin uzaması, sigara içmek, alkol kullanımı, ilerlemiş yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması gibi faktörler yer almaktadır. Ölümcül gastrointestinal olaylar hakkındaki spontan raporların çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarda görülmektedir; bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir. Kardiyovasküler trombotik olaylar NSAİİ tedavisi ile bağlantılı olarak sıvı tutulması, hipertansiyon ve ödem rapor edildiğinden, hipertansiyon öyküsü ve/veya hafif ila orta derecede konjestif kalp yetmezliği olan hastalar için uygun izleme ve tıbbi tavsiye gereklidir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkiler5 En çok gözlenen advers olaylar doğası gereği gastrointestinal olaylardır. Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Hematopoetik bozukluklar Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Ürtiker ve prüritin eşlik ettiği hipersensitivite reaksiyonları 2. Çok seyrek: Şiddetli hipersensitivite reaksiyonları. Semptomlar; yüz, dil ve boğazda şişme, dispne, taşikardi, hipotansiyon (anafilaksi, anjiyoödem veya şiddetli şok)2 olabilir. Psikiyatrik hastalıklar: Çok seyrek: Konfüzyon, depresyon ve halüsinasyonlar Sinir Sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Baş ağrısı ve baş dönmesi Çok seyrek: Aseptik menenjit, parestezi, optik nörit ve somnolans Göz hastalıkları: Çok seyrek: Görme bozuklukları Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: Tinnitus ve vertigo Kardiyak hastalıkları: Çok seyrek: Kalp yetmezliği ve ödem 4 Vasküler hastalıklar: Çok seyrek: Hipertansiyon Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıklar: Çok seyrek: Astım, astımın alevlenmesi, bronkospazm ve dispne dahil solunum reaktivitesi Gastrointestinal hastalıkları: Yaygın: Karın ağrısı, diyare, dispepsi, mide bulantısı, mide rahatsızlığı 5 ve kusma Yaygın olmayan: Peptik ülser, gastrointestinal perforasyon veya gastrointestinal kanama, melena, hematemez, ağız ülserasyonu, kolit ve Crohn hastalığının alevlenmesi 7, gastrit, pankreatit, şişkinlik ve kabızlık Hepatobiliyer hastalıklar: Çok seyrek: Anormal karaciğer fonksiyonu, hepatit ve sarılık. Deri ve deri-altı doku hastalıkları: Yaygın: Hiperhidroz Yaygın olmayan: Çeşitli deri döküntüleri 2 Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme ve toksik epidermalnekroliz dahil büllöz reaksiyonlar, eksfolyatif dermatozlar, purpura, fotosensitivite Bilinmiyor: Eozinofili ve sistemik semptomlar ile ilaç reaksiyonu (DRESS sendromu), akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP), fotosensitivite reaksiyonları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Çok seyrek: İnterstisyel nefrit, nefrotik sendrom ve akut ile kronik böbrek yetmezliği 9 dahil çeşitli formlarda nefrotoksisite. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları: Çok seyrek: Yorgunluk ve halsizlik Araştırmalar Yaygın: Parasetamol ile alanin aminotrenasferaz artışı, gamma-glutamiltransferaz artışı ve karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik. Kanda kreatinin ve üre artışı. Yaygın olmayan: Aspartat aminotrenasferaz artışı, kanda alkalin fosfataz artışı, kanda kreatin fosfokinaz artışı, hemoglobinde azalma ve trombosit sayısında artış. Seçilmiş olan İstenmeyen Etkilerin Tanımı 1 Örneklerin arasında agranülositoz, anemi, aplastik anemi, hemolitik anemi, lökopeni, nötropeni, pansitopeni ve trombositopeni yer almaktadır. İlk belirtiler ateş, boğaz ağrısı, yüzeysel ağız ülserleri, grip benzeri belirtiler, şiddetli yorgunluk, açıklanamayan kanama ve morarmalar ve burun kanamasıdır. 2 Hipersensitivite reaksiyonları bildirilmiştir. Bunlar (a) spesifik olmayan alerjik reaksiyonlar ve anafilaksi, (b) örneğin astım, ağırlaştırılmış astım, bronkospazm veya dispne olmak üzere solunum yolu aktivitesi veya (c) çeşitli döküntü türleri, prurit, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfoliyatif ve büllöz dermatit (toksik epidermal nekroliz, Stevens Johnson Sendromu ve eritema multiforme dahil) dahil çeşitli deri reaksiyonlarından oluşabilir. 3 İlaca bağlı aseptik menenjitin patojenik mekanizması tam olarak anlaşılmamaktadır. Ancak NSAİİ ile ilişkili aseptik menenjit ile ilgili mevcut veriler (ilaç alımı ile geçici bir ilişki ve ilacın bırakılmasından sonra belirtilerin kaybolması nedeniyle) hipersensitivite reaksiyonuna işaret etmektedir. Dikkate değer şekilde, ibuprofen ile tedavi sırasında ense sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş ve oryantasyon bozukluğu gibi belirtileri olan, mevcut otoimmün hastalıkları (sistemik lupus eritematozus ve karışık bağ doku hastalığı gibi) olan hastalarda izole aseptik menenjit vakaları gözlenmiştir. 4 Klinik çalışmalar, özellikle yüksek bir dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olay (örneğin miyokard infarktüsü veya inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. 6 Özellikle yaşlılarda bazen ölümcül olabilir. 7.4. 8 Doz aşımı durumunda parasetamol akut karaciğer yetmezliği, karaciğer yetmezliği, hepatik nekroz ve karaciğer hasarına neden olabilir. 9 Özellikle uzun dönem kullanımda serum üre ve ödemde artış ile ilişkilendirilmiştir. Ayrı papiler nekrozu da içerir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
MAXİGESİC'in bileşiminde bulunan İbuprofen etkin maddesinin hamilelik süreci ve/veya bebek üzerinde zararlı farmakolojik etkileri bulunmaktadır ve hamilelik döneminde uygulandığı takdirde ciddi doğum kusurlarına yol açmaktadır.
Bu nedenle MAXİGESİC gerekli olmadıkça (anneye olan potansiyel yararı bebeğe olan potansiyel zararından fazla olmadığı sürece) hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
MAXİGESİC hamilelik döneminin son 3 ayında (özellikle doğumdan önceki son birkaç gün boyunca) kesinlikle kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm: MAXİGESİC'i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ).
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkili doğum kontrolü uygulamak zorundadırlar.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız ancak doktorunuz gerekli olduğuna karar verirse MAXİGESİC kullanılabilirsiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerMAXİGESİC, süt şekeri (laktoz) adı verilen bir madde içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlerin sindirimi ile ilgili bir probleminiz olduğu söylenmişse bu ilacı kullanmadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 10 adet | 8699783091484 | ||
| 16 adet | 8699783091491 | ||
| 20 adet | 8699783091507 | ||
| 24 adet | 8699783091514 | ||
| 30 adet | 8699783091521 | ||
| 32 adet | 8699783091538 | ||
| 8 adet | 8699783091477 |
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTablet baş ağrısı, migren, sırt ağrısı, adet ağrısı, diş ağrısı, kas ağrısı, soğuk algınlığı ve nezle semptomları, boğaz ağrısı ve ateş ile ilişkili ağrıların geçici olarak rahatlamasında endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarParasetamol, ibuprofen, diğer NSAİİ’lere veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda Kronik aşırı alkol tüketimi hepatotoksisiteye zemin hazırlayabileceği için, aktif alkol tüketen hastalarda (parasetamol bileşeni nedeni ile) Asetilsalisilik asit veya diğer NSAİİ’leri kullandıktan sonra astım, ürtiker veya alerji türü reaksiyonlar yaşayan hastalarda (Bu gibi hastalarda NSAİİ’lere karşı şiddetli, nadiren ölümcül, anafilaktik benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir) Aktif olarak veya daha önceden gastrointestinal kanama veya peptik ülserasyonu olan hastalarda Şiddetli kalp yetmezliği (NYHA Sınıf IV), karaciğer yetmezliği veya böbrek yetmezliği olan hastalarda Serebrovasküler veya diğer aktif kanaması olan hastalarda Kan oluşumu bozuklukları olan hastalarda Pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda Gebeliğin üçüncü trimesterinde kontrendikedir. Bu tıbbi ürün, bir doktor talimatı olmadıkça, parasetamol, ibuprofen, asetilsalisilik asit, salisilatlar veya siklooksijenaz-2 (COX-2) spesifik inhibitörleri dahil olmak üzere diğer antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) ile birlikte kullanılmamalıdır koroner arter by-pass greft operasyonu (KABG) geçirenlerde ameliyat öncesi ya da sonrası ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyovasküler (KV) Risk NSAİİ’ler, ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Koroner arter bypass (KABG) cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir. Gastrointestinal (GI) Riskler: NSAİİ’ler, kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar, herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar. Parasetamolü ilk kullananlarda veya daha önce kullanım hikâyesi olanlarda, kullanımın ilk dozunda veya tekrarlayan dozlarında deride kızarıklık, döküntü veya bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımının bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu ilacı veya parasetamol içeren başka bir ilacı kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu (SJS), toksik epidermel nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dâhil cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir. Anemisi olanlarda, akciğer hastalarında, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer yetmezliği Akut yüksek dozda ciddi karaciğer toksisitesine neden olur. Erişkinlerde kronik günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Tavsiye edilen dozlardan daha yüksek dozlarda parasetamol kullanımı hepatotoksisiteye ve hatta karaciğer yetmezliğine ve ölüme neden olabilir. Ayrıca ibuprofenin karaciğer enzimleri üzerinde minör ve geçici etkilerinin olduğu rapor edildiği için; karaciğer fonksiyon yetmezliği veya karaciğer hastalığı hikayesi olan hastalar veya uzun dönem ibuprofen veya parasetamol terapisi alan hastaların karaciğer fonksiyonları düzenli aralıklarla takip edilmelidir. Parasetamol doz aşımının tehlikeleri, sirotik olmayan alkolik karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda daha fazladır. Doz aşımı durumunda, hasta kendini iyi hissetse dahi, ciddi karaciğer yetmezliği riski nedeniyle derhal tıbbi yardım alımalıdır. Parasetamol içeren başka ürünlerle birlikte kullanılmamalıdır. Parasetamol içeren diğer ürünlerle birlikte eşzamanlı kullanımı doz aşımına yol açabileceğinden, hasta kendini iyi hissetse dahi derhal tıbbi yardım alınmalıdır.. Günlük maksimum dozda parasetamol kullananların yanı sıra, özellikle şiddetli böbrek yetmezliği, sepsis, yetersiz beslenme ve diğer glutatyon eksikliği kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan hastalarda yüksek anyon açıklı metabolik asidoz (HAGMA) riskinde artış nedeniyle, parasetamol flukloksasilin ile birlikte uygulandığında dikkatli olunması önerilir. Üriner 5-oksoprolin ölçümü de dahil olmak üzere yakın takibin yapılması önerilir. Nadir olmakla birlikte; diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi ibuprofen ile sarılık ve ölümcül hepatit vakaları dahil şiddetli karaciğer reaksiyonları rapor edilmiştir. Anormal karaciğer testleri devam ederse veya daha da kötüleşirse veya karaciğer hastalığı göstergesi olan klinik bulgular ve semptomlar gelişirse veya sistemik belirtiler ortaya çıkarsa (örn. eozinofili, döküntü vs.), ibuprofen tedavisi durdurulmalıdır. Her iki etkin maddenin de, özellikle parasetamolün, hepatotoksisiteye ve hatta karaciğer yetmezliğine neden olduğu rapor edilmiştir. Alkol alan kişilerde hepatotoksisite riski nedeniyle günlük alınan parasetamol dozunun 2000 mg’ı aşmaması gerekir. Sürekli olarak, önerilen miktarlardan fazla alkol kullanan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. Hepatik fonksiyonlarında kötüleşme görülen hastalarda doz azaltılması önerilir Ciddi karaciğer yetmezliği gelişen hastalarda tedavi durdurulmalıdır. Böbrek yetmezliği Parasetamol kronik böbrek hastalığı olan hastalarda dozaj ayarlaması gerektirmeden kullanılabilir. Orta şiddetli derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda parasetamol toksisitesi riski minimaldir. Ancak, bu tıbbi ürünün ibuprofen bileşeni için, dehidrasyonu olan hastalarda ibuprofen tedavisine başlanırken dikkatli olunmalıdır. İbuprofenin iki majör metaboliti başlıca idrar yoluyla atılır ve birikmesi durumunda böbrek fonksiyonlarında yetmezlik meydana gelebilir. Bunun önemi bilinmemektedir. NSAİİ’lerin farklı şekillerde nefrotoksisiteye (interstisyal nefrit, nefritik sendrom ve böbrek yetmezliği) neden olduğu rapor edilmiştir. İbuprofen kullanımından kaynaklanan böbrek yetmezliği genellikle geri dönüşümlüdür. Böbrek yetmezliği, kardiyak yetmezliği veya karaciğer yetmezliği olan, diüretikler veya ADE inhibitörleri kullanan hastalarda ve yaşlılarda, antiinflamatuvar ilaçların kullanımı böbrek fonksiyonlarının bozulması ile sonuçlandığı için, dikkatli olunmalıdır. Bu hastalarda doz mümkün olan en düşük dozda tutulmalıdır ve böbrek fonksiyonları takip edilmelidir. Ciddi böbrek yetmezliği gelişen hastalarda tedavi durdurulmalıdır. ADE inhibitörleri veya anjiyotensin reseptör antagonistleri, antiinflamatuvar ilaçlar ve tiyazid diüretiklerinin kombinasyonu ADE inhibe edici ilaçların (ADE-inhibitörü veya anjiyotensin reseptör antagonistleri), antiinflamatuvar ilaçların (NSAİİ veya COX-2 inhibitörü) ve tiyazid diüretiklerin eş zamanlı kullanımı böbrek yetmezliği riskini artırır. Bu, birden fazla ilaç sınıfı içeren sabit-doz kombinasyonu şeklindeki ürünlerin kullanımını da kapsamaktadır. Bu tıbbi ürünlerin birlikte kullanımı, özellikle kombinasyon halinde, serum kreatininin takibinde artış ile ilişkilendirilmelidir. Bu üç sınıftan ilaçların kombinasyonu, özellikle yaşlılarda veya önceden var olan böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Yaşlılar Yaşlılarda NSAİİ'lere karşı özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyona karşı artan advers reaksiyon sıklığı vardır. Belirli koşullara sahip hastalarda dikkatli olunmalıdır: Solunum bozuklukları: Bronşiyal astımı veya alerjik hastalığı olan veya öyküsü olan hastalarda NSAİİ'lerin bronkospazmı hızlandırdığı bildirilmiştir. SLE ve karışık bağ dokusu hastalığı: Sistemik lupus eritematozus (SLE) ve karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda aseptik menenjit riskinde artış olabilir. Parasetamol tedavisine ihtiyaç duyan yaşlı hastalar için belirtilen dozajda herhangi bir doz ayarlaması gerekli değildir. 10 günden fazla tedavi gereken hastalar koşulların takibi için hekime danışmalıdır; ancak tavsiye edilen dozun azaltılması gerekli değildir. Bununla birlikte, 65 yaş üstü yetişkinlerde, özellikle de kalp yetmezliği, gastrointestinal ülser ve böbrek yetmezliği ilişkili advers etki riski artışı nedeniyle, eşlik eden hastalık ve kombine ilaç kullanımına bakılmaksızın ibuprofen alınmaması gerektiğinden, ibuprofen kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Hematolojik etkiler Kan diskrazileri seyrek olarak rapor edilmiştir. İbuprofen ile uzun dönem tedavi alan hastalar hematolojik açıdan düzenli olarak takip edilmelidir. Koagülasyon problemleri Diğer NSAİİ’ler gibi, ibuprofen platelet agregasyonunu inhibe edebilir. İbuprofenin normal kişilerde kanama süresini uzattığı (fakat normal aralıkta) gösterilmiştir. Altta yatan hemostatik problemleri olan hastalarda bu uzun kanama etkisi aşırı olabileceği için; ibuprofen içeren ilaçlar intrinsik koagülasyon problemleri olan ve antikoagülan tedavisi alan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Gastrointestinal olaylar NSAİİ’ler, gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalara, bu koşullar daha da kötüleşeceğinden, dikkatli verilmelidir. Tedavi sırasında herhangi bir zamanda, uyarıcı semptomlar olsun veya olmasın veya önceden gastrointestinal hastalık geçmişi olanlarda tüm NSAİİ’ler ile ölümcül olabilen gastrointestinal (GI) kanama, ülserasyon ve perforasyon bildirilmiştir. NSAİİ’ler ile üst gastrointestinal ülserler, yoğun kanama veya perforasyon tanımlanmıştır. Riskler doz ve tedavinin süresi ile artar ve 65 yaş üzeri hastalarda daha yaygındır. Bazı hastalar dispepsi, mide yanması, mide bulantısı, karın ağrısı veya diyare yaşayabilir. Bu riskler, bu tıbbi ürün reçete edilen dozda birkaç gün kullanıldığında, minimal seviyededir. İbuprofen içeren tıbbi ürünler gastrointestinal hemoraji veya ülser hikayesi olan hastalarda, koşullar alevlenebileceği için, en kısa süre ile etkili en düşük dozda ve dikkatli kullanılmalıdır. İbuprofen bileşeni nedeniyle, porfiri veya suçiçeği olan hastaların yanı sıra, gastrointestinal hastalığı (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Herhangi bir gastrointestinal kanama belirtisi varsa, bu ürün kesilmelidir. Asetilsalisilik asit ve NSAİİ’lerin eş zamanlı kullanımı ayrıca şiddetli gastrointestinal advers olay riskini artırır. Gastrointestinal advers olay görülme riski yüksek hastalarda koruyucu ajanlarla kombinasyon tedavisi (mesela mizoprostol veya proton pompası inhibitörleri) düşünülmelidir Gastrointestinal kanama riskini artıran diğer faktörler arasında oral kortikosteroidlerle ve antikoagülanlarla eş zamanlı tedavi, seçici serotonin geri alım inhibitörleri veya asetilsalisilik asit gibi antiplatelet ajanlar, NSAİİ ilaçlarla tedavinin uzaması, sigara içmek, alkol kullanımı, ilerlemiş yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması gibi faktörler yer almaktadır. Ölümcül gastrointestinal olaylar hakkındaki spontan raporların çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarda görülmektedir; bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir. Kardiyovasküler trombotik olaylar NSAİİ tedavisi ile bağlantılı olarak sıvı tutulması, hipertansiyon ve ödem rapor edildiğinden, hipertansiyon öyküsü ve/veya hafif ila orta derecede konjestif kalp yetmezliği olan hastalar için uygun izleme ve tıbbi tavsiye gereklidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkiler5 En çok gözlenen advers olaylar doğası gereği gastrointestinal olaylardır. Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Hematopoetik bozukluklar Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Ürtiker ve prüritin eşlik ettiği hipersensitivite reaksiyonları 2. Çok seyrek: Şiddetli hipersensitivite reaksiyonları. Semptomlar; yüz, dil ve boğazda şişme, dispne, taşikardi, hipotansiyon (anafilaksi, anjiyoödem veya şiddetli şok)2 olabilir. Psikiyatrik hastalıklar: Çok seyrek: Konfüzyon, depresyon ve halüsinasyonlar Sinir Sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Baş ağrısı ve baş dönmesi Çok seyrek: Aseptik menenjit, parestezi, optik nörit ve somnolans Göz hastalıkları: Çok seyrek: Görme bozuklukları Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: Tinnitus ve vertigo Kardiyak hastalıkları: Çok seyrek: Kalp yetmezliği ve ödem 4 Vasküler hastalıklar: Çok seyrek: Hipertansiyon Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıklar: Çok seyrek: Astım, astımın alevlenmesi, bronkospazm ve dispne dahil solunum reaktivitesi Gastrointestinal hastalıkları: Yaygın: Karın ağrısı, diyare, dispepsi, mide bulantısı, mide rahatsızlığı 5 ve kusma Yaygın olmayan: Peptik ülser, gastrointestinal perforasyon veya gastrointestinal kanama, melena, hematemez, ağız ülserasyonu, kolit ve Crohn hastalığının alevlenmesi 7, gastrit, pankreatit, şişkinlik ve kabızlık Hepatobiliyer hastalıklar: Çok seyrek: Anormal karaciğer fonksiyonu, hepatit ve sarılık. Deri ve deri-altı doku hastalıkları: Yaygın: Hiperhidroz Yaygın olmayan: Çeşitli deri döküntüleri 2 Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme ve toksik epidermalnekroliz dahil büllöz reaksiyonlar, eksfolyatif dermatozlar, purpura, fotosensitivite Bilinmiyor: Eozinofili ve sistemik semptomlar ile ilaç reaksiyonu (DRESS sendromu), akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP), fotosensitivite reaksiyonları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Çok seyrek: İnterstisyel nefrit, nefrotik sendrom ve akut ile kronik böbrek yetmezliği 9 dahil çeşitli formlarda nefrotoksisite. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları: Çok seyrek: Yorgunluk ve halsizlik Araştırmalar Yaygın: Parasetamol ile alanin aminotrenasferaz artışı, gamma-glutamiltransferaz artışı ve karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik. Kanda kreatinin ve üre artışı. Yaygın olmayan: Aspartat aminotrenasferaz artışı, kanda alkalin fosfataz artışı, kanda kreatin fosfokinaz artışı, hemoglobinde azalma ve trombosit sayısında artış. Seçilmiş olan İstenmeyen Etkilerin Tanımı 1 Örneklerin arasında agranülositoz, anemi, aplastik anemi, hemolitik anemi, lökopeni, nötropeni, pansitopeni ve trombositopeni yer almaktadır. İlk belirtiler ateş, boğaz ağrısı, yüzeysel ağız ülserleri, grip benzeri belirtiler, şiddetli yorgunluk, açıklanamayan kanama ve morarmalar ve burun kanamasıdır. 2 Hipersensitivite reaksiyonları bildirilmiştir. Bunlar (a) spesifik olmayan alerjik reaksiyonlar ve anafilaksi, (b) örneğin astım, ağırlaştırılmış astım, bronkospazm veya dispne olmak üzere solunum yolu aktivitesi veya (c) çeşitli döküntü türleri, prurit, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfoliyatif ve büllöz dermatit (toksik epidermal nekroliz, Stevens Johnson Sendromu ve eritema multiforme dahil) dahil çeşitli deri reaksiyonlarından oluşabilir. 3 İlaca bağlı aseptik menenjitin patojenik mekanizması tam olarak anlaşılmamaktadır. Ancak NSAİİ ile ilişkili aseptik menenjit ile ilgili mevcut veriler (ilaç alımı ile geçici bir ilişki ve ilacın bırakılmasından sonra belirtilerin kaybolması nedeniyle) hipersensitivite reaksiyonuna işaret etmektedir. Dikkate değer şekilde, ibuprofen ile tedavi sırasında ense sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş ve oryantasyon bozukluğu gibi belirtileri olan, mevcut otoimmün hastalıkları (sistemik lupus eritematozus ve karışık bağ doku hastalığı gibi) olan hastalarda izole aseptik menenjit vakaları gözlenmiştir. 4 Klinik çalışmalar, özellikle yüksek bir dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olay (örneğin miyokard infarktüsü veya inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. 6 Özellikle yaşlılarda bazen ölümcül olabilir. 7.4. 8 Doz aşımı durumunda parasetamol akut karaciğer yetmezliği, karaciğer yetmezliği, hepatik nekroz ve karaciğer hasarına neden olabilir. 9 Özellikle uzun dönem kullanımda serum üre ve ödemde artış ile ilişkilendirilmiştir. Ayrı papiler nekrozu da içerir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.