LUTİCASS 50 MCG/5 MCG AEROSOL İNHALASYONU, SÜSPANSİYON, 120 DOZ
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Luticass 50/5 mcg ne için kullanılır?
KT 1- LUTİCASS iki etkin madde içeren bir inhalerdir:
- Steroid adı verilen bir ilaç grubuna ait olan flutikazon propiyonat. Steroidler akciğerlerde şişlik ve iltihabın azaltılmasına yardım eder.
- Uzun etkili β2 agonist adı verilen bir ilaç grubuna ait olan formoterol fumarat. Uzun etkili β2 agonistler, uzun etkili bronkodilatatörlerdir ve akciğerlerinizde bulunan hava yollarının açık kalmasına yardımcı olurlar ve nefes almanızı kolaylaştırırlar.
- Bu iki etkin madde birlikte kullanıldığında, nefes almanızın düzelmesine yardımcı olur.
Doktorunuz veya astım hemşirenizin tarif ettiği şekilde, bu ilacı her gün almanız tavsiye edilir.
Bu ilaç, astım belirtilerinin düzeltilmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kullanılır.
Doktorunuz astım gibi nefes alma ile ilişkili problemlerinin önlenmesine yardımcı olmak amacı ile size reçete etmiştir.
Ancak, halihazırda astım atağı başlamışsa (nefes darlığı ve hırıltılı nefes alıp verme varsa) yararı olmaz. Bu durumda, salbutamol gibi hızlı etkili bir “kurtarıcı” inhaler kullanmanız gerekecektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Flutikazon propiyonat, formoterol fumarat veya bu ilacın içinde bulunan herhangi bir maddeye (yardımcı maddeler bölümünde verilmiştir) karşı alerjiniz varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızBu inhaleri kullanmadan önce doktorunuz, eczacınız veya hemşirenizle konuşunuz.
Bu inhaler ile tedaviye başlamadan önce sizde aşağıdaki durumlar varsa doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize bildiriniz:
- Şimdi veya geçmişte tüberküloz (TB). Semptomlar, sıklıkla kanlı balgam, ateş, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı ve gece terlemesi ile birlikte olan inatçı öksürüğü içerir;
- Akciğerler veya göğüste enfeksiyon;
- Kalbe giden kan akımı ile ilgili problemler veya kalp kapaklarından birisinde darlık (aort kapağı), nefes darlığı veya ayak bileklerinde şişliğe neden olabilen kalp yetmezliği, kalp kasının büyüdüğü bir hastalık (hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati), düzensiz kalp atımı (kardiyak aritmiler) gibi kalp problemleri veya EKG bozuklukları (QTc aralığında uzama);
- Kan damarı duvarında anormal şişkinlik (anevrizma);
- Diyabet;
- Yüksek kan basıncı;
- İştah artışı, kilo kaybı veya terlemeye neden olabilen aşırı çalışan tiroid bezi (tirotoksikoz);
- Kas güçsüzlüğü, seğirmeler veya anormal kalp ritmine neden olabilen düşük kan potasyum düzeyleri (hipokalemi);
- Adrenal bez fonksiyonunda zayıflama (adrenal beziniz uygun çalışmıyorsa, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, karın ağrısı, iştah kaybı, kilo kaybı, baş dönmesi, çok düşük kan basıncı, ishal, bulantı veya fenalık hissi veya nöbet gibi semptomlarınız olabilir) veya adrenal bezde tümör (feokromositoma);
- Karaciğer problemleri.
- Uzun etkili beta agonist preparatlarına (formoterol, salmeterol vb.) bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir.
- LUTİCASS astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez.
- Uzun etkili beta agonist preparatları (formoterol, salmeterol vb.) astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında doktorunuz eğer mümküne kullanımınızı durduracaktır. Sonrasında doktorunuz kontrol edici bir tedaviyle sürekliliğini sağlayacaktır.
- İnhale kortikosteroide (siklesonid, flutikazon, budesonid vb.) ek olarak uzun etkili beta agonist (formoterol, salmeterol vb.) kullanan pediyatrik ve adölesan hastaysanız, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için, doktorunuz size hem inhale kortikosteroid (siklesonid, flutikazon, budesonid vb.) hem de uzun etkili beta agonist (formoterol, salmeterol vb.) içeren bir kombinasyon preparatı kullanmanızı önerecektir.
- Eğer alevlenme döneminde iseniz ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleriniz varsa, uzun etkili beta agonistler (formoterol, salmeterol vb.) ile tedaviye başlanmamalıdır.
- Formoterol, astımlı hastalarda tek başına tek tedavi olarak kullanılmamalıdır.
Bulanık görme veya diğer görsel rahatsızlıklar yaşarsanız doktorunuza danışınız.
Cerrahi operasyon geçirecekseniz veya aşırı stres altında iseniz, lütfen doktorunuza bildiriniz, astımınızı kontrol etmek için ek steroid tedavisi gerekli olabilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi LUTİCASS'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Bütün ilaçlarda olduğu gibi, herkeste ortaya çıkmasa bile, bu inhaler yan etkilere neden olabilir. Doktorunuz veya astım hemşireniz, astımınız kontrol etmek için gerekli olan en düşük dozu reçete edecektir. Böylece, yan etki gelişme olasılığı azaltılabilir.
Asağıdakilerden biri olursa, LUTİCASS'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Göz kapakları, yüz, boğaz, dil veya dudaklarda ani şişlik, döküntü veya kaşıntı (özellikle tüm vücudu kaplayan),
- Baş dönmesi, bayılma hissi veya bayılma,
- Hırıltılı nefes alıp vermede artış veya nefes darlığı gibi solunum şeklinde ani değişiklikler ortaya çıkarsa, hemen doktorunuza bildiriniz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin LUTİCASS'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
LUTİCASS kullanırken aşağıdaki semptomlardan herhangi biri ortaya çıkarsa doktorunuza söyleyiniz, bunlar akciğer enfeksiyonunun belirtileri olabilir:
- Ateş veya titreme
- Mukus üretiminde artış, mukus renginde değişiklik
- Öksürüğün artması veya nefes alma güçlüğünün artması Diğer inhalerlerde olduğu gibi, inhalerinizi kullandıktan hemen sonra nefesiniz kötüleşebilir.
Hırıltılı nefes alıp vermede artış ve nefes darlığı hissedebilirsiniz. Bu durumda, LUTİCASS'ı kullanmayı kesiniz ve hızlı etkili “kurtarıcı” inhalerinizi kullanınız. Doktorunuz veya astım hemşirenizle hemen iletişime geçiniz. Doktorunuz veya astım hemşireniz sizi değerlendirecek ve size farklı bir tedavi kürü başlayabilecektir. “Kurtarıcı” inhalerinizi her zaman yanınızda taşımalısınız.
Aşağıdaki başlıklar yan etkileri görülme sıklığına göre sınıflandırmak için kullanılmaktadır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Yaygın:
- KOAH'lı (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) hastalarda pnömoni (akciğerde enfeksiyon)
Yaygın olmayan:
- Astımın kötüleşmesi
- Baş ağrısı
- Titreme
- Düzensiz kalp atışı veya çarpıntılar
- Baş dönmesi
- Uyumakta zorluk
- Seste değişiklikler/ses kısıklığı
- Ağız kuruluğu, boğaz ağrısı veya boğazda tahriş
- Döküntü
Seyrek:
- Kanda şeker miktarının artması. Diyabetiniz var ise, kan şekerinizi daha sık kontrol etmeniz ve olağan diyabet tedavinizi ayarlamanız gerekebilir. Doktorunuzun sizi daha yakından takip etmesi gerekebilir.
- Pamukçuk ve ağız ve boğazın diğer mantar enfeksiyonları
- Sinüslerde yangı (sinüzit)
- Hızlı kalp atışı
- Kalp hastalığı ile ilişkili göğüs ağrısı
- Kas spazmları
- Öksürük veya nefes darlığı
- İshal
- Hazımsızlık
- Tat duyusunda değişiklikler
- Baş dönmesi hissi
- Anormal rüyalar
- Huzursuzluk hali (ajitasyon)
- Ciltte kaşıntı
- Yüksek kan basıncı
- Olağandışı halsizlik hissi
- Eller, ayak bilekleri veya ayaklarda şişlik
Bilinmiyor:
- Bulanık görme
- Uyku problemleri depresyon veya endişe hissi, saldırganlık, anksiyete, huzursuzluk, sinirlilik, aşırı heyecan veya irritabilite. Bu etkilerin çocuklarda ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.
Aşağıdaki yan etkiler formoterol fumarat ile ilişkilidir, ama flutikazon propiyonat/formoterol fumarat kombinasyonu ile yapılan klinik çalışmalar esnasında bildirilmemiştir:
- Kas güçsüzlüğü, seğirmeler veya anormal kalp ritmine neden olabilen düşük kan potasyum düzeyleri.
- Potansiyel olarak anormal kalp ritmine yol açan anormal elektrokardiyogram (QTc aralığı uzaması).
- Kanda yüksek laktik asit düzeyleri
- Rahatsızlık hissi
- Kas ağrısı
- İnhale steroidler, vücudunuzdaki steroid hormonlarının normal üretimini etkileyebilir (özellikle yüksek dozları uzun süre kullanırsanız). Etkiler şunlardır:
- Kemik mineral yoğunluğunda değişiklikler (kemiklerde incelme);
- Katarakt (göz lensinde bulanıklaşma);
- Glokom (gözde basınç yükselmesi);
- Ciltte morarma veya incelme;
- Enfeksiyon kapma olasılığında artış;
- Çocuklar ve adolesanlarda büyüme hızının yavaşlaması;
- Yuvarlak yüz (ay dede yüzü);
- Adrenal bez (böbreğin yanında bulunan küçük bir bez) üzerinde etki (halsizlik, yorgunluk, stresle başa çıkmakta zorluk, iştah kaybı, kilo kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, çok düşük kan basıncı, ishal, bulantı veya fenalık hissi veya nöbetler gibi semptomlar ortaya çıkabilir).
Bu etkilerin inhale steroidlerle ortaya çıkma olasılığı, steroid tabletlerle karşılaştırıldığında çok daha düşüktür.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, inhalerinizi kullanma konusunda doktorunuz veya astım hemşirenizden tavsiye isteyiniz.
Doktorunuz veya astım hemşireniz, bu ilacı kullanıp kullanmamanız gerektiğini size söyleyecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız, inhalerinizi kullanma konusunda doktorunuz veya astım hemşirenizden tavsiye isteyiniz. Doktorunuz veya astım hemşireniz, bu ilacı kullanıp kullanmamanız gerektiğini size söyleyecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAstım semptomlarının düzeltilmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kullanılır. Astım hastalığının basamaklı tedavisinde 3. basamaktan itibaren verilir. 50 mikrogram /5 mikrogram erişkinlerde, adolesanlarda ve 5 yaş ve üzerindeki çocuklarda endikedir. 125 mikrogram flutikazon propiyonat/5 mikrogram formoterol fumarat dihidrat kombinasyonu, erişkinlerde, adolesanlarda ve 12 yaş ve üzerindeki çocuklarda endikedir. 250 mikrogram flutikazon propiyonat/10 mikrogram formoterol fumarat dihidrat kombinasyonu, sadece erişkinlerde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddelere veya sıralanmış olan yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriFormoterol, astımlı hastalarda tek başına monoterapi olarak kullanılmamalıdır. Uzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir. astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez. Uzun etkili beta agonistler astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında eğer mümkünse kullanımları durdurulmalıdır. Sonrasında hastaların kontrol edici bir tedaviyle idamesi sağlanmalıdır. İnhale kortikosteroide ek olarak uzun etkili beta agonist kullanan pediyatrik ve adölesan hastalarda, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için, hem inhale kortikosteroid hem de uzun etkili beta agonist içeren bir kombinasyon preparatı kullanılması önerilir. Hastalar alevlenme dönemlerinde ise ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleri varsa, uzun etkili beta agonistlerle tedaviye başlanmamalıdır. KOAH hastalarında pnömoni Kortikosteroid içeren inhale ilaçları alan KOAH hastalarında, hastaneye yatış gerektiren pnömoni dahil pnömoni insidansında artış gözlemlenmiştir. Artan steroid dozu ile pnömoni riskinde artış kanıtları bulunmaktadır, ancak bu durum çalışmaların tamamında kesin olarak gösterilmemiştir. Kortikosteroid içeren inhale ilaçlarının pnömoni riskinin büyüklüğü konusunda sınıf içi farklılık için kesin klinik kanıt bulunmamaktadır. Hekimler, KOAH hastalarında olası pnömoni gelişimine karşı, enfeksiyonların klinik özellikleri ile KOAH semptomlarının alevlenme durumunun karışması ihtimali dolayısıyla dikkatli olmalıdırlar. KOAH hastalarındaki pnömoni risk faktörleri arasında; sigara içimi, ileri yaş, düşük vücut kitle indeksi ve şiddetli KOAH bulunmaktadır. Salmeterol ve formoterol gibi uzun etkili β2 agonistler kullanılırken, özellikle astım ile ilgili advers olaylar bakımından, bu ilaç başlandıktan sonra ilk üç ay hastalar yakından takip edilmelidir. Astım yönetimi için normalde aşamalı bir program takip edilmelidir ve hastaların yanıtları klinik olarak ve akciğer fonksiyon testleri ile izlenmelidir. Hızlı ve kısa etkili bir bronkodilatatörün gerekli olduğu akut astım semptomlarının tedavisi için kullanılmamalıdır. Hastalara, akut bir astım atağı esnasında kullanılmak üzere ilaçlarını her zaman yanlarında bulundurmaları tavsiye edilmelidir. Egzersize bağlı astımda profilaktik kullanımı üzerinde çalışma yapılmamıştır. Böyle bir durumda, ayrı bir hızlı etkili bronkodilatatör kullanılması düşünülmelidir. Semptomları olmasa bile, hastalara idame dozunu reçete edildiği şekilde almaları hatırlatılmalıdır. Alevlenme esnasında ya da astımda önemli derecede kötüleşme veya akut olarak kötüye giden astım söz konusu olduğunda, hastalara başlanmamalıdır. ile tedavi esnasında, astımla ilişkili ciddi advers olaylar ve alevlenmeler ortaya çıkabilir. başlandıktan sonra astım semptomları kontrol edilemiyorsa veya kötüleşiyorsa, hastalardan tedaviye devam etmeleri, ama doktora başvurmaları istenir. astımda birinci seçenek tedavi olarak kullanılmamalıdır. Astım semptomlarını rahatlatmak için kısa etkili bronkodilatatörlerin kullanımının artırılması gerekiyorsa, kısa etkili bronkodilatatörler daha az etkili hale geliyorsa veya etkisiz kalıyorsa ya da astım semptomları devam ediyorsa, hasta doktoru tarafından en kısa sürede tekrar muayene edilmelidir, çünkü bunlardan herhangi birisi astımın kötüye gitmesinin göstergesi olabilir ve tedavinin değiştirilmesi gerekebilir. Astım kontrolünde ani ve ilerleyici kötüleşme, potansiyel olarak yaşamı tehdit eder ve hasta acil tıbbi muayeneden geçirilmelidir. Kortikosteroid tedavisinin artırılması düşünülmelidir. güncel dozajının yeterli astım kontrolü sağlayamadığı durumlarda da, hasta tıbbi olarak değerlendirilmelidir. Ek kortikosteroid tedavisi düşünülmelidir. Astım semptomları kontrol edilince, dozunun yavaş yavaş azaltılması düşünülebilir. Tedavi dozu düşürüldükçe, hastaların düzenli olarak takip edilmesi önemlidir. en düşük etkili dozu kullanılmalıdır. Astımı olan hastalarda, alevlenme riski nedeni ile ile tedavi ani olarak kesilmemelidir. Tedavi dozu, doktor gözetiminde düşürülmelidir. Astımın klinik semptomlarının alevlenmesi, akut respiratuar bakteriyel enfeksiyona bağlı olabilir ve tedavi için uygun antibiyotikler, dozu yükseltilmiş inhale kortikosteroidler ve kısa süreli oral kortikosteroid gerekebilir. Kurtarıcı ilaç olarak hızlı etkili bir inhale bronkodilatatör kullanılmalıdır. Kortikosteroid içeren bütün inhale ilaçlarda olduğu gibi, akciğer tüberkülozu ve pasif tüberkülozu olan hastalarda veya hava yollarında fungal, viral veya diğer enfeksiyonları olan hastalarda dikkatli uygulanmalıdır. İnhaler kullanılıyorsa, bu tür enfeksiyonlar uygun şekilde tedavi edilmelidir. tirotoksikoz, feokromositoma, diabetes mellitus ve düzeltilmemiş hipokalemisi olan veya düşük serum sodyum düzeyi seyri gösteren hastalarda ve hipertrofik obstüktif kardiyomiyopati, idiyopatik subvalvüler aort stenozu, ciddi hipertansiyon, anevrizma veya diğer kardiyovasküler bozuklukları (iskemik kalp hastalığı, kardiyak aritmiler veya ciddi kalp yetmezliği) olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Yüksek dozlarda β2 agonist kullanımı potansiyel olarak ciddi hipokalemi ile sonuçlanabilir. β2 agonistlerin hipokalemiyi indükleyebilen veya hipokalemik etkiyi potansiyalize eden ilaçlarla (ör. ksantin türevleri, steroidler ve diüretikler) birlikte eş zamanlı kullanılması, β2 agonistlerin olası hipokalemik etkisini artırabilir. Kurtarıcı bronkodilatatörlerinin değişken şekilde kullanıldığı stabil olmayan astımda, akut ciddi astımda (söz konusu risk hipoksi ile daha da artabileceği için) ve hipokaleminin advers etkilerinin olasılığının arttığı diğer durumlarda özellikle dikkat edilmesi önerilir. Bu gibi durumlarda, serum potasyum düzeylerinin takip edilmesi önerilir. Halihazırda QTc aralığında uzama olan hastaları tedavi ederken dikkatli olmak gerekir. Formoterolün kendisi, QTc aralığında uzamayı indükleyebilir. Bütün β2 agonistlerde olduğu gibi, diyabetik hastalarda ek kan şekeri kontrollerinin yapılması düşünülmelidir. Özellikle daha önceki sistemik steroid tedavisine bağlı olarak adrenal fonksiyonun bozuk olduğunu düşündürecek bir neden varsa, hastaları tedavisine geçirirken dikkatli olmak gerekir. Diğer inhalasyon tedavilerinde olduğu gibi, doz uygulamasından sonra hırıltılı solunumda hızlı artış ve nefes darlığı ile birlikte paradoksal bronkospazm ortaya çıkabilir. Paradoksal bronkospazm, hızlı etkili bir inhale bronkodilatatöre yanıt verir ve hemen tedavi edilmelidir. hemen kesilmelidir, hasta değerlendirilmelidir ve gerekirse alternatif tedavi başlatılmalıdır. Sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımıyla görme bozukluğu bildirilebilir. Hasta sistemik ve topikal kortikosteroidlerin kullanımından sonra bulanık görme veya diğer görme bozuklukları semptomları gösterirse; katarakt, glokom veya santral seröz koryoretinopati (SSK) gibi nadir görülen hastalıklar gibi olası nedenlerin değerlendirilmesi için hasta bir göz doktoruna başvurmalıdır. Özellikle yüksek dozlarda ve uzun süreli uygulandığında, herhangi bir inhale kortikosteroid ile sistemik etkiler ortaya çıkabilir. Bu etkiler, oral kortikosteroidlerle karşılaştırıldığında çok daha düşük olasılıkla ortaya çıkar. Olası sistemik etkiler Cushing sendromu, Cushingoid özellikler, adrenal baskılanma, çocuklarda ve adolesanlarda büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma, katarakt, glokom ve daha nadiren bir dizi psikolojik veya davranışsal etkilerdir (psikomotor hiperaktivite, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon veya agresyon (özellikle çocuklarda)). Bu nedenle, hastanın düzenli olarak muayene edilmesi ve inhale kortikosteroid dozunun, astımın etkin şekilde kontrol edilebildiği en düşük doza indirilmesi önemlidir. Yüksek doz inhale kortikosteroidlerle uzun süreli tedavi, adrenal baskılanma ve akut adrenal krizle sonuçlanabilir. Yüksek doz flutikazon propiyonat (tipik olarak ≥ 1000 mikrogram/gün) alan çocuk ve 16 yaş altındaki adolesanlar özellikle risk taşırlar. 500 ile 1000 mikrogram arasındaki dozlarda kullanılan flutikazon propiyonat ile çok nadir adrenal baskılanma ve akut adrenal kriz vakaları da bildirilmiştir. Akut adrenal krizi potansiyel olarak tetikleyebilecek durumlar, travma, cerrahi, enfeksiyon veya dozun ani olarak düşürülmesidir. Mevcut semptomlar genellikle belirsizdir ve iştahsızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, yorgunluk, baş ağrısı, bulantı, kusma, hipotansiyon, bilinç düzeyinde düşüklük, hipoglisemi ve nöbetleri içerebilir. Stres dönemleri veya elektif cerrahi söz konusu ise, ek sistemik kortikosteroid tedavi düşünülmelidir. İnhale flutikazon propiyonat tedavisinin yararları, oral steroid gereksinimini en aza düşürür, ama oral steroidden inhale steroide geçen hastalarda, adrenal rezervde bozulma açısından risk önemli bir süre boyunca devam eder. Geçmişte yüksek doz acil kortikosteroid tedavi gereksinimi olmuş olan hastalar da risk altında olabilir. Bu rezidüel bozukluk olasılığı, acil durumlarda ve stres oluşturma olasılığı olan elektif durumlarda akılda tutulmalıdır ve uygun kortikosteroid tedavi göz önünde bulundurulmalıdır. Adrenal bozukluğun derecesi, elektif işlemler öncesinde uzman tavsiyesi gerektirebilir. Olası adrenal fonksiyon bozukluğu durumlarında, hipotalamo-hipofiz-adrenokortikal (HPA) aks fonksiyonu düzenli olarak takip edilmelidir. Flutikazon propiyonat güçlü CYP3A4 inhibitörleri ile kombine edildiğinde, sistemik yan etki riski artar. Hastaya, bu sabit dozlu kombinasyon inhalerinin profilaktik bir tedavi olduğu ve bu nedenle, optimum yarar için, semptom bulunmasa bile düzenli olarak kullanılması gerektiği anlatılmalıdır. Ara kamara (spacer) kullanımı, akciğerde birikimde artışa ve sistemik emilim ve sistemik advers etkilerde potansiyel olarak artışa yol açabilir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Pnömoni (KOAH’lı hastalarda) Seyrek: Oral kandidiazis, oral mantar enfeksiyonları, sinüzit Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek: Hiperglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: İnsomnia gibi uyku bozuklukları Seyrek: Anormal rüyalar, ajitasyon Bilinmiyor: Psikomotor hiperaktivite, anksiyete, depresyon, agresyon, davranış değişiklikleri (ön planda çocuklarda) Sinir sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Baş ağrısı, tremor, baş dönmesi Seyrek: Disgözi Göz hastalıkları: Bilinmiyor: Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları: Seyrek: Vertigo Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Çarpıntılar, ventriküler ekstrasistoller Seyrek: Anjina pektoris, taşikardi Vasküler hastalıklar Seyrek: Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Astım alevlenmesi, disfoni, boğaz iritasyonu Seyrek: Dispne, öksürük Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Ağız kuruluğu Seyrek: Diyare, dispepsi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü Seyrek: Kaşıntı Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Kas spazmları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Seyrek: Periferik ödem, asteni Diğer inhalasyon tedavilerinde olduğu gibi, doz uygulamasını takiben hırıltılı solunumda hızlı bir artış ve nefes darlığı ile birlikte paradoksal bronkospazm ortaya çıkabilir. Paradoksal bronkospazm, hızlı etkili bir inhale bronkodilatatöre yanıt verir ve hemen tedavi edilmelidir. hemen kesilmelidir, hasta değerlendirilmelidir ve gerekirse alternatif tedavi başlatılmalıdır. Hem flutikazon propiyonat, hem de formoterol fumarat içerdiği için, bu maddeler için bildirilen aynı istenmeyen etki tablosu ortaya çıkabilir. Aşağıdaki istenmeyen etkiler flutikazon propiyonat ve formoterol fumarat ile ilişkilidir, ama flutikazon propiyonat/formoterol fumarat dihidrat kombinasyonunun klinik ilaç geliştirilme süreci esnasında gözlenmemiştir: Flutikazon propiyonat: Ürtiker, kaşıntı, anjioödem (esas olarak yüz ve orofarenkste), anafilaktik reaksiyonlar gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları. Özellikle uzun süreler için reçete edilen yüksek dozlarda inhale steroidlerin sistemik etkileri ortaya çıkabilir. Bunlar Cushing sendromu, Cushingoid özellikler, adrenal baskılanma, çocuk ve adolesanlarda büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma, katarakt ve glokom, kontüzyon, cilt atrofisi ve enfeksiyonlara karşı duyarlılığı içerebilir. Strese adapte olabilme becerisi bozulabilir. Ancak, tarif edilen sistemik etkilerin ortaya çıkma olasılığı oral kortikosteroidlerle karşılaştırıldığında, inhale kortikosteroidlerde çok daha düşüktür. Yüksek doz inhale kortikosteroid ile uzun süreli tedavi, klinik olarak önemli adrenal baskılanma ve akut adrenal kriz ile sonuçlanabilir. Stres dönemlerinde (travma, cerrahi, enfeksiyon) ek sistemik kortikosteroid tedavi gerekli olabilir. Formoterol fumarat: Aşırı duyarlılık reaksiyonları (hipotansiyon, ürtiker, anjiyonörotik ödem, kaşıntı, ekzantem), QTc aralığında uzama, hipokalemi, bulantı, miyalji, yüksek kan laktat düzeyleri. Formoterol gibi β2 agonistlerle tedavi kanda insülin, serbest yağ asitleri, gliserol ve keton cisimciklerinin düzeylerinde artışla sonuçlanabilir. Etkin madde olarak sodyum kromoglikat kullanan hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. karşı nadir olarak aşırı duyarlılık reaksiyonu ortaya çıkarsa, tedavi, herhangi bir aşırı duyarlılık reaksiyonunda olduğu gibi standart tedaviye uygun şekilde başlatılmalıdır (antihistaminikler ve gerektiğinde diğer tedaviler). hemen kesilmesi gerekli olabilir ve gerekirse, alternatif astım tedavisinin başlatılması gerekli olabilir. Disfoni ve kandidiazis, ürün kullanıldıktan sonra gargara yaparak veya ağız su ile çalkalanarak veya dişler fırçalanarak hafifletilebilir. Semptomatik kandidiazis, ile tedaviye devam ederken, topikal anti-fungal tedavi ile tedavi edilebilir. Pediyatrik popülasyon Flutikazon propiyonat/formoterol fumarat dihidrat bireysel bileşenleri için rapor edilen olası sistemik etkiler; Cushing sendromu, Cushingoid özellikleri, adrenal supresyon ve çocuklarda ve ergenlerde büyüme geriliğidir. Çocuklar ayrıca hiperaktivite ve huzursuzluk dahil olmak üzere anksiyete, uyku bozuklukları ve davranışsal değişiklikler yaşayabilir. Flutikazon propiyonat/formoterol fumarat dihidrat ile yapılan çalışmalar, 5-12 yaş arası çocuklarda flutikazon monoterapisi ve 4-12 yaş arası çocuklarda flutikazon/salmeterol ile karşılaştırıldığında benzer güvenlik ve tolere edilebilirlik profili göstermiştir. 208 çocukta 24 hafta boyunca flutikazon propiyonat/formoterol fumarat dihidrat ile uzun süreli tedavi herhangi bir büyüme geriliği veya adrenal supresyon belirtisi göstermemiştir. 5-12 yaşları arasındaki çocuklarda yapılan başka bir farmakodinamik çalışma, flutikazon propiyonat/formoterol fumarat dihidrat ile tedaviden sonra, 2 hafta boyunca flutikazon monoterapisine kıyasla, benzer düşük bacak büyüme hızını göstermiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.