LUNIVEX 60 MG FILM KAPLI TABLET (30 ADET)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Lunivex 60 mg ne için kullanılır?
KT 1LUNİVEX®, lurasidon isimli etkin maddeyi içerir ve antipsikotikler olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir. Lurasidon, beyindeki dopamin ve serotoninin bağlandığı reseptörleri bloke ederek etki gösterir. Dopamin ve serotonin, sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişimini sağlayan maddelerdir ve şizofreni belirtileriyle ilişkili olabilirler. Lurasidon, bu maddelerin reseptörlerini bloke ederek, beyindeki aktiviteyi normalleştirmeye yardımcı olup, şizofreni ve bipolar depresyon belirtilerini azaltır.
Şizofreni olmayan şeyleri işitme, görme veya var sanma, yanlış inançlar, aşırı şüphecilik, içe çekilme, uygunsuz konuşma ve davranış ile duygusal küntlük gibi semptomları olan bir bozukluktur. Bu bozukluğu olan insanlar depresif, endişeli, suçlu veya gergin hissedebilirler.
Bu ilaç şizofreni belirtilerinizi iyileştirir.
LUNİVEX®,
- Yetişkin ve ergen hastalarda (13 - 17 yaş) şizofreni tedavisinde,
- Bipolar I bozukluk (bipolar depresyon) ile ilişkili majör depresif epizodlu yetişkin ve pediyatrik hastaların (10 - 17 yaş) tedavisinde tek başına,
- Bipolar I bozukluk (bipolar depresyon) ile ilişkili majör depresif epizodlu yetişkin hastalarda lityum veya valproat ile ek tedavide kullanılır.
- Bipolar bozukluk ilişkili mani tedavisinde etkililiğine dair yeterli veri yoktur.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lurasidon'a veya ilacın içeriğinde yer alan herhangi bir maddeye karşı alerjiniz varsa,
- Kandaki lurasidon düzeyini etkileyebilen aşağıdaki ilaçları alıyorsanız:
- Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar (itrakonazol, ketokonazol, posakonazol veya vorikonazol)
- Enfeksiyonlarda antibiyotik olarak kullanılan ilaçlar (klaritromisin veya telitromisin)
- HIV enfeksiyonlarında kullanılan ilaçlar (kobisistat, indinavir, nelfinavir, ritonavir ve sakinavir)
- boseprevir ve telaprevir (kronik karaciğer iltihabı tedavisinde kullanılan ilaçlar)
- nefazodon (depresyon tedavisinde kullanılan ilaç)
- rifampisin (verem tedavisinde kullanılan ilaç)
- karbamazepin, fenobarbital ve fenitoin (nöbet tedavisinde kullanılan ilaçlar)
- sarı kantaron (Hypericum perforatum, St. John's wort) (depresyon tedavisinde kullanılan bitkisel ilaç)
- Mibefradil (yüksek kan basıncının tedavisinde kullanılan ilaç)
- Avasimib (kandaki lipid seviyelerini düzenleyici ilaç)
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızKonvansiyonel ve atipik antipisikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır.
Aşağıdaki durumlardan birine sahipseniz, bu ilacı almadan önce veya tedavi sırasında doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz:
- İntihar düşünceleri veya davranışı
- Parkinson hastalığı veya bunama
- Yüksek ateş ve kas sertliğini içeren semptomlar (nöroleptik malign sendromu), sertlik, titreme veya hareket etme problemleri (ekstrapiramidal semptomlar) ve dil veya yüzün anormal hareketleri (tardif diskinezi)
- Düşük kan basıncına yatkın hale getiren veya ailede düzensiz kalp atışı öyküsü olan kalp hastalığı veya kalp hastalığı tedavisi (QT uzaması dahil)
- Nöbet öyküsü veya sara hastalığı
- Kan pıhtısı öyküsü veya ailenizdeki başka birinde kan pıhtısı öyküsü varsa. Çünkü Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkili bulunmuştur.
- Erkeklerde genişlemiş göğüsler (jinekomasti), sütlü meme başı akıntısı (galaktore), menstrüasyonun olmaması (amenore) veya erektil disfonksiyon
- Kandaki prolaktin hormonu düzeylerinde artış
- Şeker hastalığı veya şeker hastalığına yatkınlık
- Kandaki toplam kolesterol veya trigliserid düzeylerinde artış
- Beyaz kan hücresi sayısında düşme
- Böbrek fonksiyonunda azalma
- Karaciğer fonksiyonunda azalma
- Kilo artışı
- Bayılmaya neden olabilen kan basıncında düşme
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerini yavaşlatıyorsa (depresanlar)
- Opioid bağımlılığı (buprenorfin ile tedavi edilir) veya şiddetli ağrı (opioidlerle tedavi edilir) veya depresyon ya da antidepresanlarla tedavi edilen diğer durumlar. Bu ilaçların LUNİVEX® ile birlikte kullanılması, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum olan serotonin sendromuna yol açabilir (bkz. “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”).
Hastalar lurasidonun kötüye kullanımı veya suistimali belirtileri (ör. tolerans gelişimi, ilaç arama davranışı, doz artışı) açısından dikkatle gözlenmelidir.
Lökopeni, nötropeni ve agranülositoz: Önceden var olan düşük beyaz kan hücresi sayımı (WBC) ya da lökopeni veya nötropeni öyküsü olan hastalarda tam kan sayımı (CBC) yapılmalıdır. Diğer nedensel faktörlerin yokluğunda beyaz kan hücresi sayımında klinik olarak anlamlı bir düşüş meydana gelirse LUNİVEX®'in sonlandırılması düşünülmelidir.
LUNİVEX® uyuklama veya baş dönmesi yapabilir, pozisyon değiştirirken kan basıncında düşüşe neden olabilir (ortostatik hipotansiyon), düşünme ve motor becerilerinizi yavaşlatabilir. Bu durum düşmelere neden olarak kırıklara veya diğer yaralanmalara yol açabilir. Bu etkileri şiddetlendirebilecek hastalıkları, durumları veya ilaçları olan hastalar için antipsikotik tedaviye başlarken ve uzun süreli antipsikotik tedavi gören hastalar için ise tekrardan düşme riski değerlendirmeleri yapılmalıdır.
Risperidon, aripiprazol ve olanzapin dahil olmak üzere bazı atipik antipsikotikler ile demanslı hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, serebrovasküler (beyin-damar) yan etki riskinin yaklaşık üç kat arttığı görülmüştür. Bu artış riskinin mekanizması bilinmemektedir.
Risk artışı diğer antipsikotikler veya diğer hasta popülasyonu için göz ardı edilemez. Felç riski olan demanslı yaşlı hastalarda lurasidon dikkatli kullanılmalıdır.
LUNİVEX® ile tedavi sırasında çok sıcağa maruz kalmayın veya susuz kalmayın.
- Çok fazla egzersiz yapmayın.
- Sıcak havalarda mümkünse serin bir yerde içeride kalın.
- Güneşten uzak durun.
- Kat kat giyinmeyin veya ağır kıyafetler giyinmeyin.
- Bol su için.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda mani veya hipomani (manik ataklar) gelişme riski artabilir. Hastalar bu tür atakların ortaya çıkması açısından takip edilmelidir. Belirtiler arasında, büyük ölçüde artan enerji, hızla akan düşünceler, olağandışı büyük fikirler, normalden daha fazla veya daha hızlı konuşma, şiddetli uyku sorunları, umursamaz davranışlar, aşırı mutluluk veya asabiyet görülebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, LUNİVEX®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ateş; ağızda, yüzde, dudakta veya dilde şişme, nefes darlığı, kaşıntı, deri döküntüsü ve bazen kan basıncında düşme şeklinde görülen ciddi allerjik reaksiyon. Bu reaksiyonlar seyrek görülür (1000 kişiden 1'ini etkileyebilen).
- Cilt, ağız, gözler ve genital bölgeleri etkileyen ciddi kabarcıklı döküntü (Stevens-Johnson sendromu).
- Demansa bağlı psikozu olan yaşlı kişilerde ölüme yol açabilen inme (serebrovasküler sorunlar).
- Ateş, terleme, kas sertliği, kafa karışıklığı, kalp atış hızı ve kan basıncında değişiklikler ve bilinç azalması. Bunlar nöroleptik malign sendromu olarak bilinen bir durumun semptomlarıdır. Bu reaksiyonlar seyrek görülür (1000 kişiden 1'ini etkileyebilen).
- Kan damarlarından akciğerlere geçerek göğüs ağrısına ve solunum zorluğuna neden olan özellikle bacaklardaki damarlarda kan pıhtıları (bacakta şişme, ağrı ve kızarıklık semptomları).
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yetişkinlerde aşağıdaki yan etkiler de görülebilir:
Çok yaygın:
- Hareketsiz oturamama (akatizi)
- Bulantı (mide bulantısı)
- Uykusuzluk
Yaygın:
- Parkinsonizm: Bu, tükürük salgısında artış veya sulu ağız, salya akması, uzuvları bükerken sarsılma, yavaş, azalmış veya bozulmuş vücut hareketleri, yüzde ifade yokluğu, kas gerginliği, boyun tutulması, kas sertliği, küçük, ayak sürüyerek acele adımlar ve yürürken normal kol hareketlerinin olmaması, alnın hafifçe vurulmasına yanıt olarak sürekli göz kırpmanın (anormal refleks) dahil olduğu birçok semptomu tanımlayan tıbbi bir terimdir.
- Konuşma problemleri, olağandışı kas hareketleri; tipik olarak olağandışı amaçsız istemsiz kas hareketlerini içerecek ekstrapiramidal semptomlar (EPS) olarak bilinen semptomların bir koleksiyonu.
- Hızlı kalp atışı (taşikardi)
- Kan basıncında artış (hipertansiyon)
- Baş dönmesi
- Kas spazmı ve sertliği
- İshal
- Kusma
- Sırt ağrısı
- Döküntü ve kaşıntı
- Hazımsızlık
- Ağız kuruluğu veya salya artışı
- Karın ağrısı
- Uyuklama, yorgunluk, endişe ve kaygı
- Kilo artışı
- Aşırı duyarlılık
- Mide rahatsızlığı
- Kan testlerinde görülen kreatininde (böbrek fonksiyonun bir belirteci) artış
- Kanda kreatinin fosfokinaz artışı
- İştah azalması
- Ajitasyon
- Anksiyete
- Huzursuzluk
Yaygın olmayan:
- Geveleyerek konuşma
- Geniz ile yutağın birleştiği bölgenin iltihaplanması (nazofarenjit)
- Hareketsizlik ve durgunluk hali (katatoni)
- Düşük tansiyon (hipotansiyon)
- Kabuslar
- Yutma zorluğu
- Midede tahriş
- Ani kaygı hissetme
- Kasılma (konvülsiyon)
- Göğüs ağrısı
- Geçici bilinç kaybı
- Baş dönmesi
- Kalpte anormal sinir uyarıları
- Yavaş kalp hızı
- Ereksiyon problemleri
- Adet periyodlarının ağrılı olması veya yokluğu
- Kırmızı kan hücrelerinin (vücutta oksijen taşıyan) düzeylerinde azalma
- Kas ağrıları
- Eklem ağrıları
- Yürüme problemleri
- Bükülmeyen duruş
- Kan testlerinde görülen prolaktin, glukoz (kan şekeri) ve bazı karaciğer enzimlerinde artışlar
- Bayılmaya neden olabilen kan basıncında düşme
- Soğuk algınlığı
- Sıcak basması
- Bulanık görme
- Terleme
- İdrar geçişinde ağrı
- Ağız, dil ve uzuvların kontrol edilemez hareketleri (tardif diskinezi)
- Yorgunluk ve kafa karışıklığı, kas çekilmesi ve komaya neden olabilen kandaki sodyum düzeylerinde azalma (hiponatremi)
- Enerji eksikliği (letarji)
- Gaz (flatulans)
- Boyun ağrısı
Seyrek:
- Kas ağrısı, kusma, kafa karışıklığı, anormal kalp hızı ve ritmi ile koyu renkli idrar ihtimali olarak görülen ve kan dolaşımına kas lifi içeriklerinin (miyoglobin) salıverilmesine yol açan kas liflerinin bozulması (rabdomiyoliz).
- Eozinofillerde artış (beyaz kan hücresinin bir tipi)
- Cilt yüzeyinin altında şişme (anjiyoödem)
- Ateş, terleme, kas sertliği ve bilinç azalması (nöroleptik malign sendrom)
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi)
- Kendine kasten zarar vermek
- Beyin damar hastalığı
- Böbrek yetmezliği
- Beyaz kan hücrelerinin (enfeksiyonla savaşan) düzeylerinde azalma
- Meme ağrısı, memelerden süt salgılanması
- Ani ölüm
Bilinmiyor:
- Beyaz kan hücrelerinin bir alt grubunun (nötrofiller) düzeylerinde azalma
- Ciddi kabarcıklı döküntü (Stevens-Johnson sendromu)
- Uyku bozukluğu
- Yenidoğan bebeklerde sıkıntı, kas gerginliğinde artma veya azalma, titreme, uyuklama, solunum veya beslenme problemleri
- Anormal meme büyümesi
Bunaması olan yaşlı insanlarda, bu ilaçları almayanlar ile karşılaştırıldığında şizofreni için ilaçları alan hastalarda ölüm sayısında küçük bir artış bildirilmiştir.
Ergenlerde aşağıdaki yan etkiler görülebilir:
Çok yaygın:
- Huzursuzluk hissi ve hareketsiz oturamama (akatizi)
- Baş ağrısı
- Uyuklama
- Bulantı
Yaygın:
- İştah azalması veya artışı
- Anormal rüyalar
- Uyumada zorluk, gerginlik, ajitasyon, endişe ve sinirlilik
- Fiziksel zayıflık, yorgunluk
- Depresyon
- Psikotik bozukluk: Bu, anormal düşünce ve algılara neden olan birçok zihinsel hastalığı tanımlayan tıbbi bir terimdir; psikozlu insanlar gerçeklikle bağlarını kaybederler.
- Şizofreni belirtileri
- Dikkat güçlüğü
- Baş dönmesi
- C-reaktif protein artışı
- Anormal istemsiz hareketler (diskinezi)
- Boyun eğriliği ve gözlerin istemsiz olarak yukarıya doğru sapması dahil anormal kas tonusu
- Parkinsonizm: Bu, tükürük salgısında artış veya sulu ağız, salya akması, uzuvları bükerken sarsılma, yavaş, azalmış veya bozulmuş vücut hareketleri, yüzde ifade yokluğu, kas gerginliği, boyun tutulması, kas sertliği, küçük, ayak sürüyerek acele adımlar ve yürürken normal kol hareketlerinin olmaması, alnın hafifçe vurulmasına yanıt olarak sürekli göz kırpmanın (anormal refleks) dahil olduğu birçok semptomu tanımlayan tıbbi bir terimdir.
- Hızlı kalp atışı
- Bağırsakları boşaltmada zorluk (kabızlık)
- Ağız kuruluğu veya aşırı tükürük
- Kusma
- Terleme
- Kas sertliği
- Ereksiyon problemleri
- Kan testlerinde görülen kreatin fosfokinazda (kaslardaki bir enzim) artış
- Kan testlerinde görülen prolaktinde (bir hormon) artış
- Kilo alımı veya kaybı
Yaygın olmayan:
- Aşırı duyarlılık
- Soğuk algınlığı, boğaz ve burun enfeksiyonu
- Boğaz ağrısı (orofarenjeal ağrı)
- Nefes darlığı (dispne)
- Tiroid aktivitesinde azalma, tiroid iltihabı
- Agresif davranış, dürtüsel davranış
- İlgisizlik
- Zihin karışıklığı
- Depresyon
- Normal zihinsel süreçlerin ayrılması (ayrışma)
- Halüsinasyon (işitsel veya görsel)
- Cinayet düşünceleri
- Uyumada zorluk
- Cinsel isteğin artması veya azalması
- Enerji eksikliği
- Zihinsel durum değişiklikleri
- Takıntılı düşünceler
- Akut ve engelleyici anksiyete hissi (panik atak)
- Hiçbir amaca hizmet etmeyen istemsiz hareketlerde bulunmak (psikomotor hiperaktivite)
- Vücuttaki kasların hiperaktivitesi (hiperkinezi), dinlenememe (huzursuzluk)
- Bacakları hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtü (huzursuz bacak sendromu), kontrol edilemeyen ağız, dil ve uzuv hareketleri (tardif diskinezi)
- Uyku bozukluğu
- Kasıtlı intihar düşünceleri
- Anormal düşünce
- Baş dönmesi
- Tat değişikliği
- Hafıza bozukluğu
- Anormal cilt hissi (parestezi)
- Baş çevresinde sıkı bir bant hissi (gerilim tipi baş ağrısı), migren
- Odaklanmada gözlerin zorluğu, bulanık görme
- Artan işitme hassasiyeti
- Çarpıntı, kalp ritminde değişiklikler
- Ayağa kalkarken bayılmaya neden olabilen kan basıncında düşme
- Kan basıncında artış
- Karın ağrısı veya rahatsızlık
- Tükürük salgısının yokluğu veya eksikliği
- İshal
- Hazımsızlık
- Dudak kuruluğu
- Diş ağrısı
- Kısmi veya tamamen saç yokluğu, anormal saç büyümesi
- Döküntü, ürtiker
- Kas spazmları ve sertliği, kas ağrıları
- Eklem ağrıları, kollarda ve bacaklarda ağrı, çenede ağrı
- İdrarda bilirubin varlığı, idrarda protein varlığı, böbrek fonksiyonunun bir belirteci
- İdrar yaparken ağrı veya zorluk, sık idrara çıkma, böbrek bozukluğu
- Cinsel işlev bozukluğu
- Ejakülasyonda zorluk
- Anormal meme büyümesi, meme ağrısı, memelerden süt salgılanması
- Adet yokluğu veya düzensizliği
- Kontrolsüz sesler ve hareketler yapmak (Tourette hastalığı)
- Titreme
- Yürüme problemleri
- Halsizlik
- Göğüs ağrısı
- Ateş
- Kasıtlı aşırı doz
- Kan testlerinde görülen tiroid fonksiyonu üzerindeki etkiler, kan kolesterolünde artış, kan trigliseridlerinde artış, yüksek yoğunluklu lipoproteinde azalma, düşük yoğunluklu lipoproteinde azalma
- Kan testlerinde görülen kan glukozunda (kan şekeri) artış, kan insülininde artış, bazı karaciğer enzimlerinde artış (karaciğer fonksiyonunun bir belirteci)
- Kan testlerinde görülen artmış veya azalmış kan testosteronu, kanda tiroid uyarıcı hormonun artması
- Elektrokardiyogram değişiklikleri
- Hemoglobinde azalma, kan testlerinde görülen beyaz kan hücrelerinin (enfeksiyonla savaşan) azalması
Seyrek:
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
LUNİVEX®, hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.
Lurasidonun doğmamış bebeğinize zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir. Hamilelik sırasında LUNİVEX® kullanmanız durumunda doğmamış bebeğinize yönelik riskler hakkında doktorunuzla görüşünüz.
LUNİVEX® tedavisi sırasında hamile kalırsanız veya hamile olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuza söyleyiniz.
Doktorunuz hamilelik sırasında tedavinin potansiyel faydasının doğmamış bebeğiniz için potansiyel risk oluşturacağına karar verirse, doktorunuz doğumdan sonra bebeğinizi yakından izleyecektir. Bunun nedeni, gebeliklerinin son trimesterinde (son üç ay) lurasidon kullanan annelerin yeni doğan bebeklerinde aşağıdaki belirtilerin ortaya çıkabilmesidir:
- Titreme, kas sertliği ve/veya halsizlik, uyku hali, ajitasyon, solunum problemleri ve beslenme güçlüğü.
Bebeğinizde bu belirtilerden herhangi biri gelişirse, doktorunuza başvurmalısınız.
Lurasidon doğum kontrol ilaçları (oral kontraseptifler) ile birlikte kullanılabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Lurasidon'un anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Eğer emziriyorsanız doktorunuza söyleyiniz. LUNİVEX® ile tedavi sırasında bebeğinizi beslemenin en iyi yolu hakkında doktorunuzla konuşunuz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerLUNİVEX ® laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu ilaç her tablet başına 1 mmol sodyum (23 mg) dan daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Lunivex 60 mg muadilleri
Lunivex 60 mg ile aynı etken maddeyi (lurasidon hidroklorür) içeren 4 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonYetişkin ve adolesan hastalarda (13 17 yaş) şizofreni tedavisinde, Bipolar I bozukluk (bipolar depresyon) ile ilişkili majör depresif epizodlu yetişkin ve pediyatrik hastaların (10 17 yaş) tedavisinde monoterapi olarak, Bipolar I bozukluk (bipolar depresyon) ile ilişkili majör depresif epizodlu yetişkin hastalarda lityum veya valproat ile ek tedavide endikedir. Bipolar bozukluk ilişkili mani tedavisinde etkililiğine dair yeterli veri yoktur.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya bileşimindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Güçlü CYP3A4 inhibitörler (örneğin; boseprevir, klaritromisin, kobisistat, indinavir, itrakonazol, ketokonazol, nefazodon, nelfinavir, posakonazol, ritonavir, sakinavir, telaprevir, telitromisin, vorikonazol, mibefradil) ve güçlü CYP3A4 indükleyiciler (örneğin; karbamazepin, fenobarbital, fenitoin, rifampisin, avasimib, sarı kantaron (Hypericum perforatum) ile birlikte uygulanması kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntipsikotik tedavisi süresince hastanın klinik durumundaki iyileşme birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Hastalar bu periyot süresince yakından izlenmelidir. Konvansiyonel ve atipik antipisikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır. İlacın suistimali ve bağımlılık: Kontrollü madde: Lurasidon kontrollü madde değildir. Suistimal: Lurasidonun insanlarda kötüye kullanım veya fiziksel bağımlılık potansiyeli veya tolerans oluşturma özelliği sistematik olarak incelenmemiştir. Lurasidon ile yapılan klinik çalışmalar ilaç arama davranışına yönelik herhangi bir eğilim ortaya koymamış olsa da, bu gözlemler sistematik değildir ve CNS-aktif bir ilacın piyasaya sürüldükten sonra ne ölçüde kötüye kullanılacağını, amacından saptırılacağını ve/veya suistimal edileceğini tahmin etmek mümkün değildir. Hastalar ilaç kötüye kullanımı öyküsü açısından dikkatle değerlendirilmeli ve bu hastalar lurasidonun kötüye kullanımı veya suistimali belirtileri (ör. tolerans gelişimi, ilaç arama davranışı, doz artışı) açısından dikkatle gözlenmelidir. İntihar eğilimi: İntihar eğiliminin ortaya çıkması, psikotik bozuklukların doğasında vardır ve antipsikotik tedavi başlangıcından ya da ilaç değişikliğini takiben bazı durumlarda erken olarak bildirilmiştir. Yüksek riskli hastaların yakından gözlenmesi antipsikotik tedaviyle birlikte olmalıdır. Pediyatrik ve genç yetişkin hastalarda intihar düşünceleri ve davranışları: Yaklaşık 77.000 yetişkin ve 4.400'den fazla pediyatrik hasta ile yapılan plasebo kontrollü antidepresan ilaç (SSRI'lar ve diğer antidepresan sınıfları) çalışmalarının birleştirilmiş analizlerinde, pediyatrik ve genç yetişkin hastalarda intihar düşünceleri ve davranışlarının insidansı, plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla antidepresan ile tedavi edilen hastalarda daha yüksek bulunmuştur. Tedavi edilen 1000 hasta başına intihar düşüncesi ve davranışı vakalarının sayısındaki ilaç-plasebo farklılıkları Tablo 1'de gösterilmiştir. Pediyatrik çalışmaların herhangi birinde intihar meydana gelmemiştir. Yetişkinlerde yapılan çalışmalarda intihar vakaları görülmüş, ancak sayısı antidepresan ilaçların intihar üzerindeki etkisi hakkında bir sonuca varmak için yeterli olmamıştır. Tablo 1: Pediyatrik ve yetişkin hastalarda antidepresanların birleştirilmiş plasebo kontrollü çalışmalarında intihar düşüncesi veya davranışı vakalarının sayısına ilişkin risk farklılıkları Yaş Aralığı Tedavi edilen 1000 hasta başına intihar düşüncesi veya davranışı görülen hasta sayısında ilaç-plasebo farkı Plaseboya kıyasla artış <18 14 hasta daha fazla 18-24 5 hasta daha fazla Plaseboya kıyasla azalma 25-64 1 hasta daha az ≥65 6 hasta daha az Pediyatrik ve genç yetişkin hastalarda intihar düşünceleri ve davranışları riskinin, daha uzun yani dört aydan fazla süreli kullanımda da devam edip etmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte, MDD'li yetişkinlerde yapılan plasebo kontrollü idame çalışmalarında antidepresanların depresyonun tekrarlamasını geciktirdiğine dair önemli kanıtlar vardır. Antidepresanla tedavi edilen tüm hastalar, özellikle ilaç tedavisinin ilk birkaç ayında ve dozaj değişiklikleri sırasında klinik kötüleşme ve intihar düşünceleri ve davranışlarının ortaya çıkması açısından izlenmelidir. Hastaların aile üyelerine veya bakıcılarına davranış değişikliklerini izlemeleri ve durumu hekime bildirmeleri konusunda bilgi verilmelidir. Depresyonu sürekli olarak kötüleşen veya ani intihar düşünceleri veya davranışları gösteren hastalarda, muhtemelen lurasidonun kesilmesi de dahil olmak üzere, terapötik rejimin değiştirilmesi düşünülmelidir. Parkinson hastalığı: Hastalarda Parkinson hastalığı saptanıyorsa, antipsikotik tıbbi ürünler parkinsonizmin altında yatan semptomları şiddetlendirebilir. Bu nedenle, hekimler Parkinson hastalığı olan hastalarda lurasidon reçete ederken yararlara karşı riskleri değerlendirmelidirler. Ekstrapiramidal semptomları: Dopamin reseptör antagonisti özelliğine sahip tıbbi ürünler; rijidite, titreme, maske yüzü, kas gevşekliği, salya artışı, vücut pozisyonunda eğilme ve anormal yürüme dahil ekstrapiramidal advers reaksiyonlar ile ilişkilendirilmiştir. Yetişkin şizofreni hastalarının plasebo kontrollü klinik çalışmalarında, lurasidonla tedavi plasebo ile karşılaştırıldığında, ekstrapiramidal semptomlarında artış meydana gelmiştir. Tardif diskinezi: Dopamin reseptör antagonisti özelliğine sahip tıbbi ürünler, özellikle dil ve/veya yüzün ritmik istemsiz hareketleri ile karakterize edilen tardif diskinezi indüksiyonu ile ilişkilendirilmiştir. Eğer tardif diskinezi belirtileri ve semptomları görülürse, lurasidon dahil tüm antipsikotiklerin kesilmesi düşünülmelidir. Tardif diskinezi, antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen hastalarda gelişebilen, potansiyel olarak reverzibl olmayan, istemsiz diskinetik hareketlerin görüldüğü bir sendromdur. Sendromun prevalansı, özellikle yaşlı kadınlar olmak üzere yaşlılar arasında en yüksek gibi görünse de, antipsikotik tedavinin başlangıcında hangi hastaların sendrom geliştirme olasılığının yüksek olduğunu öngörmek için prevalans tahminlerine başvurmak mümkün değildir. Antipsikotik tıbbi ürünlerin tardif diskineziye neden olma potansiyelleri açısından farklılık gösterip göstermediği bilinmemektedir. Tedavi süresi ve hastaya uygulanan antipsikotik ilaçların toplam kümülatif dozu arttıkça tardif diskinezi gelişme riskinin ve bunun irreverzibl hale gelme olasılığının arttığı düşünülmektedir. Bununla birlikte, sendrom, çok daha az yaygın olmakla birlikte, düşük dozlarda nispeten kısa tedavi dönemlerinden sonra gelişebilir veya tedavinin kesilmesinden sonra bile ortaya çıkabilir. Antipsikotik tedavi kesildiğinde sendrom kısmen veya tamamen düzelebilmektedir. Ancak antipsikotik tedavinin kendisi, sendromun belirti ve semptomlarını tamamen veya kısmen bastırabilir ve dolayısıyla altta yatan süreci maskeleyebilir. Semptomatik baskılamanın sendromun uzun dönemli seyrine olan etkisi bilinmemektedir. Bu hususlar göz önüne alındığında, lurasidon tardif diskinezi oluşumunu en aza indirecek şekilde reçete edilmelidir. Kronik antipsikotik tedavi genellikle (1) antipsikotik ilaçlara yanıt verdiği bilinen ve (2) alternatif, eşit derecede etkili, ancak potansiyel olarak daha az zararlı tedavilerin mevcut veya uygun olmadığı kronik bir hastalığı olan hastalar için düşünülmelidir. Kronik tedaviye ihtiyaç duyan hastalarda, yeterli klinik yanıt sağlayan en küçük doz ve en kısa tedavi süresi hedeflenmelidir. Tedaviye devam etme ihtiyacı periyodik olarak yeniden değerlendirilmelidir. Lurasidon kullanan bir hastada tardif diskinezi belirti ve semptomlarının ortaya çıkması durumunda ilacın kesilmesi düşünülmelidir. Ancak bazı hastalarda sendromun varlığına rağmen lurasidon tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Kardiyovasküler hastalıklar/QT uzaması: Bilinen kardiyovasküler hastalığı veya QT uzamasının aile öyküsü, hipokalemi olan hastalarda ve QT aralığını uzattığı düşünülen diğer tıbbi ürünlerle birlikte kullanımında lurasidon reçete edilirken dikkat edilmelidir. Nöbet: Diğer antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi, lurasidon da nöbet öyküsü olan veya Alzheimer tipi demans gibi nöbet eşiğini düşüren durumları olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Nöbet eşiğini düşüren durumlar 65 yaş ve üzeri hastalarda daha sık görülebilir. Şizofreni Yetişkinlerde yapılan kısa süreli, plasebo kontrollü şizofreni çalışmalarında, lurasidon ile tedavi edilen hastaların %0,1'inde, plasebo ile tedavi edilen hastaların %0,1'ine kıyasla nöbetler/konvülsiyonlar meydana gelmiştir. Bipolar depresyon Monoterapi Yetişkin ve pediyatrik hastalarla yapılan 6 haftalık, esnek dozlu, plasebo kontrollü bipolar depresyon monoterapi çalışmalarında hiçbir hastada nöbet/konvülsiyon görülmemiştir. Lityum veya valproat ile ek tedavi Yetişkinlerde yapılan kısa süreli, esnek dozlu, plasebo kontrollü bipolar depresyon ek tedavi çalışmalarında hiçbir hastada nöbet/konvülsiyon görülmemiştir. Düşme: Lurasidon somnolans, postüral hipotansiyon, motor ve duyusal instabiliteye neden olduğu için düşmeye ve dolayısıyla kırıklara veya diğer yaralanmalara yol açabilir. Bu etkileri şiddetlendirebilecek hastalıkları, durumları veya ilaçları olan hastalar için antipsikotik tedaviye başlarken ve uzun süreli antipsikotik tedavi gören hastalar için ise tekrardan düşme riski değerlendirmeleri yapılmalıdır. Nöroleptik malign sendrom: Lurasidon dahil olmak üzere antipsikotik ilaçların uygulanmasıyla ilişkili olarak bazen Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) olarak da adlandırılan potansiyel olarak ölümcül bir semptom kompleksi bildirilmiştir. NMS'nin klinik bulguları hiperpireksi, kas sertliği, mental durum değişikliği ve otonomik instabilitedir. Diğer belirtiler arasında yüksek kreatin fosfokinaz, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği sayılabilir. NMS şüphesi halinde, lurasidon derhal kesilmeli ve yoğun semptomatik tedavi uygulanmalı ve hasta gözlemlenmelidir. Demanslı yaşlı hastalar: Lurasidon, demanslı yaşlı hastalarda çalışılmamıştır. Demansa bağlı psikozu olan ve antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen yaşlı hastalarda ölüm riski artmaktadır. Çoğunlukla atipik antipsikotik ilaç kullanan hastalarda yapılan 17 plasebo kontrollü çalışmanın (ortalama süre 10 hafta) analizleri, ilaçla tedavi edilen hastalarda ölüm riskinin, plasebo ile tedavi edilen hastaların ölüm riskinin 1,6 ila 1,7 katı arasında olduğunu ortaya koymuştur. On haftalık tipik bir kontrollü çalışma süresince, ilaçla tedavi edilen hastalarda ölüm oranı yaklaşık %4,5 iken, plasebo grubunda bu oran yaklaşık %2,6'dır. Ölüm nedenleri çeşitlilik göstermiş olsa da, ölümlerin çoğunun kardiyovasküler (ör. kalp yetmezliği, ani ölüm) veya enfeksiyöz (ör. pnömoni) olduğu görülmüştür. Lurasidon demansa bağlı psikozu olan hastaların tedavisi için onaylı değildir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Günlük 120 mg doz ile bildirilen en yaygın advers reaksiyonlar (ADRs) akatizi, bulantı ve uykusuzluktur. Advers reaksiyonların tablo özeti: Toplanan verilere bağlı olarak görülen advers ilaç reaksiyonları (ADRs); sistem ve organ sınıfına göre aşağıda listelenmiştir. Klinik çalışmalarda bildirilen advers ilaç reaksiyonları (ADRs) sıklık kategorisine göre tablolanmıştır. Aşağıdaki şartlar ve sıklıklar uygulanır: Her sıklık grubunda advers reaksiyonlar ciddiyetteki azalmaya göre sunulmuştur. Tablo 18: Yetişkinler için advers ilaç reaksiyonları Sistem organ sınıfı Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Nazofarenjit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Anemi Eozinofili Lökopeni Nötropeni **** Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kilo artışı İştah azalması Kan şekeri artışı Hiponatremi Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk Ajitasyon Anksiyete Huzursuzluk Kabus Katatoni Panik atak İntihar eğilimi Uyku bozukluğu** ** Sinir sistemi hastalıkları Akatizi Somnolans* Parkinsonizm ** Baş dönmesi Distoni*** Diskinezi Letarji Dizartri Tardif diskinezi Senkop Konvülsiyon Nöroleptik malign sendrom (NMS) Serebrovask üler olay Göz hastalıkları Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Vertigo Kardiyak hastalıklar Taşikardi Anjina pektoris Birinci dereceden Atrioventriküle r blok Bradikardi Vasküler hastalıklar Hipertansiyon Hipotansiyon Ortostatik hipotansiyon Ani ateş basması Kan basıncı artışı Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Uyku apnesi sendromu Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Diyare Kusma Hazımsızlık Tükürük salgısında artış Ağız kuruluğu Üst karın ağrısı Mide rahatsızlığı Flatulans Disfaji Gastrit Hepatobilyer hastalık Alanin aminotransferaz artışı Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Kaşıntı Aşırı terleme Anjiyoödem Stevens-Johnson sendromu Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Sırt ağrısı Kas-iskelet sertliği Eklem sertliği Kas ağrısı Boyun ağrısı Rabdomiyoliz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Serum kreatinin artışı Dizüri Böbrek yetmezliği Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıklar Neonatal ilaç yoksunluk sendromu Üreme sistemi ve meme hastalıkları Kanda prolaktin artışı Erektil disfonksiyon Amenore Dismenore Meme ağrısı Galaktore Göğüs büyü mesi* *** Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yorgunluk Yürüme bozukluğu Ani ölüm Araştırmalar Kanda kreatinin fosfokinaz artışı * Somnolansın içerdiği adves reaksiyon terimleri: hipersomni, hipersomnolans, sedasyon ve somnolans ** Parkinsonizmin içerdiği advers reaksiyon terimleri: bradikinezi, kas gerginliği, salya artışı, ekstrapiramidal bozukluk, hipokinezi, kas sertliği, parkinsonizm, psikomotor gerileme ve titreme *** Distonin içerdiği advers reaksiyon terimleri: distoni, okulojirik kriz, oromandibüler distoni, dil spazmı, boyun eğriliği ve trismus **** Kontrollü ve kontrolsüz Faz 2 ve 3 çalışmalarındaki advers ilaç reaksiyonları; Bunlar için oluşum sıklığı çok düşüktür. Tablo 19: Adolesanlar için advers ilaç reaksiyonları Sistem organ sınıfı Çok yaygın olmayan Seyrek Bilin miyor Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Nazofarenjit Rinit Üst solunum yolu enfeksiyonu Kan ve lenf sistemi hastalıkları Nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Endokrin hastalıkları Hiperprolaktinemi (kanda prolaktin artışı dahil) Otoimmun tiroidit Hiperandrojenizm Hipotiroidizm Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştah azalması İştah artışı Hiperinsülinemi Psikiyatrik hastalıklar Anormal rüyalar Ajitasyon Anksiyete Depresyon Uykusuzluk Psikotik bozukluk Şizofreni Gerginlik Saldırganlık İlgisizlik Zihin karışıklığı Depresyon Ayrışma Halüsinasyon (işitsel) Halüsinasyon (görsel) Cinayet düşüncesi Dürtüsel davranış İlk uykusuzluk Libido azalması Libido artışı Halsizlik Ruhsal durum değişiklikleri Obsesif düşünceler Panik atak Psikomotor hiperaktivite Huzursuzluk Uyku bozukluğu İntihar düşüncesi Terminal uykusuzluk Anormal düşünme Sinir sistemi hastalıkları Akatizi Baş ağrısı Somnolans* Dikkat dağınıklığı Baş dönmesi Diskinezi Distoni*** Parkinsonizm ** Postural baş dönmesi Disguzi Hiperkinezi Hafıza bozukluğu Migren Parestezi Psikomotor hiperaktivite Huzursuz bacak sendromu Tardif diskinezi Gerilim tipi baş ağrısı Göz hastalıkları Akomodasyon bozukluğu Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Hiperakuzis Kardiyak hastalıklar Taşikardi Palpitasyonlar Supraventriküler ekstrasistoller Vasküler hastalıklar Ortostatik hipotansiyon Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Orofarenjeal ağrı Dispne Uyku apnesi sendromu Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Konstipasyon Ağız kuruluğu Tükürük salgısında artış Kusma Karında rahatsızlık Üst karın ağrısı Aptyalizm Diyare Dispepsi Dudak kuruluğu Diş ağrısı Deri ve deri altı doku hastalıkları Hiperhidrozis Alopesi Anormal saç büyümesi Döküntü Ürtiker Kas-iskelet bozulukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas sertliği Artralji Kas gerginliği Kas-iskelet sisteminde sertlik Miyalji Ekstremitede ağrı Çene ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Bilirubinüri Dizüri Miktürisyon bozukluğu Poliüri Proteinüri Böbrek bozukluğu Üreme sistemi ve meme hastalıkları Erektil disfonksiyon Amenore Meme ağrısı Ejakülasyon bozukluğu Galaktore Jinekomasti Düzensiz menstrüasyon Oligomenore Cinsel işlev bozukluğu Doğuştan, ailesel ve genetik hastalıklar Tourette hastalığı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Asteni Yorgunluk Sinirlilik Titreme Yürüme bozukluğu Halsizlik Kardiyak olmayan göğüs ağrısı Pireksi Araştırmalar Kanda kreatin fosfokinaz artışı C-reaktif protein artışı Kilo kaybı Kilo artışı Alanin aminotransferaz artışı Anti-tiroid antikoru pozitif Aspartat aminotransferaz artışı Kanda alkalin fosfataz azalması Kanda alkalin fosfokinaz artışı Kanda kolesterol artışı Kanda glukoz artışı Kanda insülin artışı Kanda testosteron azalması Kanda tiroid uyarıcı hormon artışı Kanda trigliseridlerin artışı Elektrokardiyogram PR kısalması Hemoglobin azalması Yüksek yoğunluklu lipoprotein azalması Düşük yoğunluklu lipoprotein azalması Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Kasıtlı doz aşımı * Somnolans, adolesanlarda gözlenen şu advers reaksiyonları içerir: Hipersomni, sedasyon ve somnolans. ** Parkinsonizm, adolesanlarda gözlenen şu advers reaksiyonları içerir: Ekstrapiramidal bozukluk, hipokinezi, parkinsonizm ve titreme. *** Distoni, adolesanlarda gözlenen şu advers reaksiyonları içerir: Distoni, okülojirik kriz ve tortikollis. Seçilen advers reaksiyonların tanımı: Lurasidon tedavisi ile ilişkili olarak, Stevens-Johnson sendromunun bazı raporları da dahil olmak üzere, klinik olarak ciddi deri vakalarının ve diğer aşırı duyarlılık reaksiyonlarının pazarlama sonrası raporları bildirilmiştir. Sınıfı ilgilendiren olaylar Ekstrapiramidal semptomlar (EPS): Yetişkinlerdeki kısa süreli plasebo kontrollü çalışmalarda, akatizi ve huzursuzluk hariç EPS ile ilgili bildirilen olayların sıklığı lurasidon ile tedavi edilen deneklerde %13.5 iken, plasebo ile tedavi edilen deneklerde %5.8 olmuştur. Lurasidon ile tedavi edilen denekler için akatizi sıklığı, %12.9 iken plasebo ile tedavi edilen denekler için % 3.0 olmuştur. Adolesana yönelik kısa süreli plasebo kontrollü çalışmada, akatizi hariç EPS ile ilgili bildirilen olayların sıklığı lurasidon ile tedavi edilen deneklerde %5.1 iken, plasebo ile tedavi edilen deneklerde %1.8 olmuştur. Lurasidon ile tedavi edilen denekler için akatizi sıklığı, %8.9 iken plasebo ile tedavi edilen denekler için % 1.8 olmuştur. Distoni: Distoni semptomları, kas gruplarının uzamış anormal kasılmaları, tedavinin ilk birkaç gününde duyarlı bireylerde ortaya çıkabilir. Distonik semptomlar şunları içerir: Boyun kaslarının spazmı, bazen boğazın sıkılığında ilerleme, yutma zorluğu, nefes almada zorluk ve/veya dilin çıkıntısı. Bu semptomlar düşük dozlarda oluşabilirken, daha sık ve daha fazla şiddette, daha yüksek potens ve daha yüksek dozlarda birinci jenerasyon antipsikotik tıbbi ürünler ile ortaya çıkar. Erkeklerde ve genç yaş gruplarında yüksek akut distoni riski gözlenir. Venöz tromboembolizm: Antipsikotik ilaçlar ile pulmoner embolizm ve derin ven trombozu vakaları dahil olmak üzere venöz tromboembolizm vakaları bildirilmiş olup, sıklığı bilinmemektedir. Şüpheli advers reaksyionların raporlanması.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.