LEUCOSTIM 15 MIU SC/IV KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 1 adet | 8699769950262 | 1.540,65 TL | ≈ 1.540,65 TL/adet |
| 5 adet | 8699769950279 | 7.548,02 TL | ≈ 1.509,60 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Leucostim 15 MIU ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonSitotoksik kemoterapi, kronik miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendromlar dışındaki malign hastalık nedeniyle sitotoksik kemoterapi gören hastalarda febril nötropeni oluşma sıklığının ve nötropeni süresinin azaltılmasında ve miyeloablatif tedaviden sonra kemik iliği nakli uygulanan uzun süreli ciddi nötropeni riskinin artmış olduğu düşünülen hastalarda nötropeni süresinin azaltılmasında ve klinik komplikasyonlarında endikedir. Periferik kan progenitör hücre (PKPH) mobilizasyonu, allojeneik periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla sağlıklı gönüllü donörlerde tek başına veya otolog periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla veya kemik iliği baskılayıcı kemoterapiyi takip eden periferik kan progenitör hücre infüzyonu ile sağlanan hematopoetik iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik uygulamalar için endikedir. Ciddi kronik nötropeni Uzun dönem kullanımı, mutlak nötrofil sayısı (MNS) ≤ 0.5 x 109/L olan ciddi konjenital, siklik veya idiyopatik nötropenisi olan çocuk veya erişkin hastalarda, ciddi veya tekrarlayan enfeksiyon hikayesi olan hastalarda nötrofil sayısının artırılması ve enfeksiyonlara bağlı olayların sıklık ve süresinin azaltılmasında endikedir. HIV enfeksiyonu, ilerlemiş HIV enfeksiyonu olan hastalarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmak için, kalıcı nötropeninin (MNS ≤ 1.0 x 109/L) tedavisinde endikedir. Akut miyeloid lösemi (AML), indüksiyon veya konsolidasyon kemoterapisi gören hastalarda nötropeni süresinin ve ilgili klinik sekelin azaltılmasında endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- E.coli (Bir bakteri) kaynaklı proteinlere, filgrastime veya LEUCOSTIM'in diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlı (Alerjik) iseniz
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Orak hücreli kansızlık (Anemi) hastalığınız varsa (LEUCOSTIM orak hücre krizlerine neden olabilir),
- Kemik erimesi (Osteoporoz) rahatsızlığınız varsa,
- LEUCOSTIM veya diğer miyeloid büyüme faktörlerinin kök hücre nakli için sağlıklı vericilerde kullanılması ile ilgili yeterli uzun dönem güvenlilik verisi bulunmamaktadır.
Vericilerin takip edilmesine devam edilmektedir. Tedavi merkezinin, uzun dönem güvenliliğin izlenmesini sağlamak amacıyla, en az 10 yıl boyunca kök hücre vericilerinin sistematik bir kaydını tutması ve takip etmesi tavsiye edilmektedir.
Eğer ciddi kronik nötropeniniz varsa kan kanseri olma riskiniz vardır (lösemi, miyelodisplastik sendrom (MDS)). Doktorunuzla kan kanseri olma riskiniz ve hangi testlerin yapılacağı hakkında konuşunuz. Eğer kan kanseri olma riskiniz varsa veya kan kanseri olduysanız doktorunuz tarafından söylenmediği takdirde LEUCOSTIM kullanmayınız.
Eğer kök hücre vericisiyseniz, yaşınızın 16-60 yaş aralığında olması gerekmektedir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Beyaz kan hücrelerini uyaran diğer ürünlerle birlikte kullanırken dikkat ediniz.
LEUCOSTIM beyaz kan hücrelerinin üretilmesini uyaran ürün grubuna dahildir. Doktorunuz kullanmakta olduğunuz ürünü her zaman doğru kaydetmelidir.
Biyobenzer ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKanser hastalarındaki klinik çalışmalarda en yaygın istenmeyen etki hastaların % 10’unda hafif veya orta, ve % 3’ünde şiddetli olan kas-iskelet ağrısıdır. Graft versus Host Hastalığı (GvHD) da bildirilmiştir. (bakınız aşağıdaki c bölümü) Normal donörlerde PKPH mobilizasyonunda en yaygın bildirilen istenmeyen etki kas-iskelet ağrısıdır. Donörlerde filgrastim sonrasında lökositoz ve trombositopeni gözlenmiştir ve donörlerde lökoferez de gözlenmiştir. Dalak büyümesi ve dalak rüptürü de bildirilmiştir. Bazı dalak rüptürü vakaları ölümcüldür. Ciddi kronik nötropeni hastalarında, filgrastim ile ilişkilendirilebilen en yaygın istenmeyen etkiler kemik ağrısı, genel kas-iskelet ağrısı ve dalak büyümesidir. ile tedavi edilen konjenital nötropeni hastalarında miyelodisplastik sendromlar (MDS) veya lösemi gelişmiştir (Bakınız.). Tedavi gecikirse hayati tehlikesi olan kapiler kaçış sendromu hastalığı, granülosit koloniuyarıcı faktörlerin uygulanmasından sonra, kemoterapi alan kanser hastalarında ve PKPH mobilizasyonu amaçlanan sağlıklı donörlerde şekilde bildirilmiştir; bakınız. ve.’deki alt bölüm C. HIV hastalarındaki klinik çalışmalarda, filgrastim uygulaması ile ilgili olduğu tutarlı olarak düşünülen istenmeyen etkiler kas-iskelet ağrısı, kemik ağrısı ve miyaljidir. b. Advers reaksiyonların tablolu özeti Aşağıdaki veri tablolarında klinik çalışmalardan ve spontane bildirilen advers reaksiyonlar yer almaktadır. Her bir sıklık gruplamasında, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasında sunulmuştur. Veriler, kanser hastaları, normal donörlerde PKPH mobilizasyonu, ciddi kronik nötropeni hastaları ve HIV hastaları için ayrı olarak, bu popülasyondaki farklı advers reaksiyonları yansıtacak şekilde sunulmaktadır. Kanser hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile olmayan <) (≥.000 ile ile <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bağışıklık sistemi hastalıkları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sinir sistemi hastalıkları Vasküler bozukluklar <.000) Ortak hücre krizia İlaca aşırı duyarlılıka Graft versus host hastalığıb Psödo guta Hipotansiyon Veno-oklüzif hastalıkb Kan ürik asit artışı Kan laktat dehidrojenaz artışı İştahta azalmaa Baş ağrısıa Sıvı hacim bozuklukları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Orofarenjal ağrıa Öksürüka Dispne Hemoptize Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Akut respiratuar distres sendromua Solunum yetmezliğia Pulmoner ödema İnterstisyel akciğer hastalığıa Akciğer infiltrasyonu Pulmoner kanama İshala a Kusma Kabızlıka Gastrointestinal hastalıklar Hepatobiliyer hastalıklar Deri ve deri altı doku hastalıkları Bulantıa Gammaglutamil transferazda artış Kan alkalin fosfatta artış Döküntüa Sweets sendromu Alopesia Kutanöz vaskülita Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Kas-kemik ağrısıc Romatoid artritin alevlenmesi Disüri Astenia Göğüs ağrısıa İdrar anormalliği Ağrıa Yorgunluka Mukoza enflamasyonua Bölüm c’ye bakınız. allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalara GvDH ve ölümler bildirilmiştir (c bölümüne bakınız). c kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. d kemik iliği naklinden veya PKPH sonrası hastalarda pazarlama sonrası dönemde gözlenen vakalar. e klinik çalışma döneminde gözlenen vakalar. a b Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) ile <) Dalak rüptürü ile <.000) Trombositopeni Dalak Kan ve lenf büyümesi sistemi Lökositoz hastalıkları Anaflaktik Bağışıklık reaksiyon sistemi hastalıkları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sinir sistemi hastalıkları Vasküler hastalıklar Baş ağrısı Kan laktat dehidrojenaz artışı Kapiler kaçış sendromu hastalığı Pulmoner kanamaa Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne Hepatobiliyer hastalıklar Kan alkalin fosfatta artış Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hiperürisemi (kan ürik asit artışı) Hemoptiz Akciğer infiltrasyonu Kas-kemik ağrısı* Hipoksi Aspartat aminotransferazda artış Romatoid artritte kötüleşme İdrar anormalliği Disüri Bölüm c’ye bakınız. * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. a Ciddi kronik nötropeni hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak büyümesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Trombositopeni ile <) Dalak rüptürü ile <.000) Anemi Hiperürisemi Kan ürik sit artışı Sinir sistemi hastalıkları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Gastrointestinal hastalıklar Hepatobiliyer hastalıklar Deri ve deri altı doku hastalıkları Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Kan laktat dehidrojenaz artışı Baş ağrısı Epistaksis Diyare Karaciğer büyümesi Kan alkalin fosfatta artış Döküntü Kas-kemik ağrısı* Kütanöz vaskülit Alopesi Osteoporoz Atralji Hematüri Proteinüri Enjeksiyon yerinde reaksiyon * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. HIV hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) ile <) ile <.000) Dalakta Kan ve lenf büyüme sistemi hastalıkları Kas-kemik Kas-iskelet ağrısı* bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. c. Seçilmiş advers etkilerin tanımı Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (Bakınız. ve 5.1.). Granülosit koloni-uyarıcı faktör kullanımı ile pazarlama sonrası dönemde kapiler kaçış sendromu vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri seviye malign hastalıkları, sepsis geçiren ve birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir (Bakınız.). Kanser hastaları Randomize, plasebo kontrollü klinik araştırmalarda, filgrastimin, sitotoksik kemoterapiye bağlı yan etkilerin sıklığını artırmadığı saptanmıştır. Filgrastim/kemoterapi ve plasebo/kemoterapi ile tedavi edilen hastalarda eşit sıklıkta görülen istenmeyen etkiler arasında bulantı ve kusma, alopesi, ishal, yorgunluk, anoreksi (iştahta azalama), mukozal enflamasyon, baş ağrısı, öksürük, döküntü, göğüs ağrısı, asteni, farengolarenj ağrısı (orofarenj ağrısı), kabızlık ve ağrı bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde kutanöz vaskülit filgrastim ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Filgrastim alan hastalardaki vaskülitin mekanizması bilinmemektedir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Pazarlama sonrası dönemde Sweet sendromu (Akut febril dermatoz) bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde, bazı vakalarda fatal olabilen (Bakınız.) solunum yetmezliği ya da akut respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner ödem ve akciğer infiltrasyonu dahil pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde anafilaksi, döküntü, ürtiker, anjiyoödem, dispne ve hipotansiyon gibi alerjik tipte reaksiyonlar ile ilgili semptomlar tedavinin başlangıcında veya devamında bildirilmiştir. Genelde bildirimler i.v. uygulama sonrasında daha fazladır. Bazı vakalarda ilacın tekrar verilmesi ile semptomlar tekrarlanmıştır; bu da nedensel bir ilişkiyi düşündürmektedir. Ciddi alerjik reaksiyon yaşayan hastalarda tedavisi kesilmelidir. Pazarlama sonrası dönemde orak hücre hastalığı olan hastalarda izole ortak hücre krizleri bildirilmiştir (Bakınız. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Filgrastim ile tedavi edilen kanser hastalarında psödo gut bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu Hem sağlıklı donörlerde hem de hastalarda granülosit koloni-uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanmasından sonra, yaygın ancak genellikle asemptomatik dalak büyümesi ve yaygın olmayan dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir (Bakınız.). Pulmoner advers olaylar (hemoptiz, pulmoner kanama, akciğer infiltrasyonu, dispne ve hipoksi) bildirilmiştir (Bakınız.). Artrit semptomlarında alevlenmeler, yaygın olmayan şekilde gözlenmiştir. Lökositoz (BKH > 50 x 109/L) donörlerin % 41’inde gözlenmiştir ve filgrastim ve lökoferez sonrasında donörlerin % 35’inde geçici trombositopeni (Trombosit sayısı <100 x 109/L) gözlenmiştir. Ciddi kronik nötropeni hastalarında Görülen yan etkiler arasında, az sayıda vakada ilerleyici olabilen dalak büyümesi ve trombositopeni vardır. Olasılıkla filgrastim tedavisi ile ilgili olan ve tipik olarak CKN hastalarının % 2’sinden daha azında görülen istenmeyen reaksiyonlar, enjeksiyon yerinde reaksiyonlar, baş ağrısı, karaciğer büyümesi, artralji, alopesi, osteoporoz ve döküntüdür. Uzun süreli kullanım sırasında CKN hastalarının % 2’sinde kutanöz vaskülit bildirilmiştir. HIV hastalarında Hastaların % 3'ten azında, dalak büyümesinin filgrastim tedavisine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bütün olgularda bu durum, fiziksel muayenede hafif ya da orta derecelidir ve selim bir klinik seyir izlemiştir; hiçbir hastaya hipersplenizm tanısı konulmamış ve hiçbir hastada splenektomi yapılmamıştır. Dalak büyümesinin HIV enfeksiyonlu hastalarda yaygın bir bulgu olması ve AIDS hastalarının çoğunda değişen derecelerde bulunması nedeniyle, filgrastim tedavisi ile ilişkisi net değildir. d…
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
LEUCOSTIM hamile kadınlarda test edilmemiştir. Hamile iseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bunu söyleyiniz. Böylece doktorunuz bu ilacı kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir. LEUCOSTIM hamile kalma ve hamileliği sürdürme durumunuzu etkileyebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyor iseniz LEUCOSTIM kullanmamalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerLEUCOSTIM her “doz”unda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez” kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonSitotoksik kemoterapi, kronik miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendromlar dışındaki malign hastalık nedeniyle sitotoksik kemoterapi gören hastalarda febril nötropeni oluşma sıklığının ve nötropeni süresinin azaltılmasında ve miyeloablatif tedaviden sonra kemik iliği nakli uygulanan uzun süreli ciddi nötropeni riskinin artmış olduğu düşünülen hastalarda nötropeni süresinin azaltılmasında ve klinik komplikasyonlarında endikedir. Periferik kan progenitör hücre (PKPH) mobilizasyonu, allojeneik periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla sağlıklı gönüllü donörlerde tek başına veya otolog periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla veya kemik iliği baskılayıcı kemoterapiyi takip eden periferik kan progenitör hücre infüzyonu ile sağlanan hematopoetik iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik uygulamalar için endikedir. Ciddi kronik nötropeni Uzun dönem kullanımı, mutlak nötrofil sayısı (MNS) ≤ 0.5 x 109/L olan ciddi konjenital, siklik veya idiyopatik nötropenisi olan çocuk veya erişkin hastalarda, ciddi veya tekrarlayan enfeksiyon hikayesi olan hastalarda nötrofil sayısının artırılması ve enfeksiyonlara bağlı olayların sıklık ve süresinin azaltılmasında endikedir. HIV enfeksiyonu, ilerlemiş HIV enfeksiyonu olan hastalarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmak için, kalıcı nötropeninin (MNS ≤ 1.0 x 109/L) tedavisinde endikedir. Akut miyeloid lösemi (AML), indüksiyon veya konsolidasyon kemoterapisi gören hastalarda nötropeni süresinin ve ilgili klinik sekelin azaltılmasında endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarE.coli kaynaklı proteinlere, filgrastim veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSitotoksik kemoterapinin dozunu bilinen doz rejimlerinin ötesine artırmakta kullanılmamalıdır. Lösemi gelişen ve lösemi başlangıcına dair kanıt olan şiddetli konjenital nötropeni hastalarında kullanılmamalıdır. Diğer tüm terapötik proteinlerde olduğu gibi için de potansiyel immunojenesite riski söz konusudur. Filgrastime karşı antikor oluşma oranı genellikle düşüktür. Tüm biyolojik ajanlarda oluşması beklenilen bağlayıcı antikorlar oluşabilir ancak bu nötralize edici aktivite ile ilişkilendirilmemiştir. Malign hücre gelişmesi Granülosit koloni-uyarıcı faktör miyeloid hücrelerin gelişmesini in vitro artırabilir ve bazı non-miyeloid hücrelerde de in vitro benzer etkiler görülebilir. miyelodisplastik sendromda veya kronik miyeloid lösemide etkinlik ve güvenliliği tespit edilmemiştir. bu durumlarda endike değildir. Kronik miyeloid löseminin blast transformasyonunun tanısını akut miyeloid lösemiden ayırt etmek için özel dikkat gösterilmelidir. Sekonder AML hastalarında güvenlilik ve etkinlik verilerinin kısıtlı olması nedeniyle, dikkatle uygulanmalıdır. 55 yaşından küçük ve sitogenetik profili iyi (t(8;21), t(l5;17), ve inv(l6)) olan yeni AML hastalarında, uygulamasının güvenlilik ve etkinliği tespit edilmemiştir. Diğer özel önlemler Altı aydan fazla tedavisi gören osteoporotik kemik hastalıkları olan hastalarda kemik yoğunluğunun izlenmesi tavsiye edilir. G-CSF uygulaması sonrasında pulmoner advers etkiler, özellikle de interstisyel akciğer hastalığı bildirilmiştir. Akciğer infiltratları veya pnömoni hikayesi olan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Bazı olgularda, fatal olabilen solunum yetmezliği ya da erişkin respiratuyar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel pnömoni, pulmoner ödem ve pulmoner infiltratlar dahil seyrek pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Öksürük, ateş gibi pulmoner belirtilerin başlangıcı ve dispne ile birlikte pulmoner infiltrasyonun radyolojik bulgularının ortaya çıkması ve pulmoner fonksiyonda bozulma, yetişkin solunum güçlüğü sendromunun (ARDS) ön işaretleri olabilir. tedavisi sonlandırılmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Granülosit koloni uyarıcı faktör uygulamasından sonra kapiler kaçış sendromu (KKS) hastalığı bildirilmiştir ve hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterizedir. Kapiler kaçış sendromu semptomlarını sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği standart semptomik tedavi uygulanmalıdır. Kanser hastalarında özel önlemler Lökositoz 0.3 MIU/kg/gün'ün (3 mikrogram/kg/gün) üzerindeki dozlarda alan hastaların % 5'inden daha azında 100 x 109/L veya daha yüksek lökosit sayısı görülmüştür. Bu lökosit sayısına bağlanabilecek direkt bir istenmeyen etki bildirilmemiştir. Bununla birlikte, ciddi lökositoz riski göz önünde bulundurularak, tedavisi sırasında düzenli aralıklarla lökosit sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50 x 109/L üzerinde ise, tedavisi derhal kesilmelidir. Öte yandan PKPH mobilizasyonu için uygulanan tedavisinin kesilmesi veya dozunun azaltılması ancak lökosit sayısının >70 x 109/L'ye yükselmesi halinde uygundur. Yüksek doz kemoterapi ile ilgili riskler Hastalar yüksek doz kemoterapötikler ile tedavi edilirken çok dikkatli olunmalıdır, çünkü tümör iyileşmesinin bu tedavi ile arttığı tespit edilmemiştir ve yoğunlaştırılmış dozlarda kemoterapötik ilaçlar kardiyak, pulmoner, nörolojik ve dermatolojik etkiler dahil toksisite artışına yol açabilir (Lütfen kullanılan spesifik kemoterapi ajanlarının ürün bilgilerine bakınız.). Tek başına ile tedavi, miyelosupresif kemoterapiye bağlı anemi ve trombositopeniyi önlemez. Yüksek dozda kemoterapi alma riskinden dolayı (Örneğin, ürün bilgilerinde belirtilen ilacın tam dozu), hasta daha büyük anemi ve trombositopeni riski altında olabilir. Trombosit sayısının ve hematokritin düzenli izlenmesi tavsiye edilir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen ve tek başına veya kombine edilerek kullanılan kemoterapötik maddeler verilirken çok dikkatli olunmalıdır. ile mobilize edilen PKPH'lerin kullanımı, miyelosüpresif ya da miyeloablatif kemoterapiyi takiben gelişen trombositopeninin derinliğinde ve süresinde azalma sağlamıştır. Diğer özel önlemler miyeloid progenitörün önemli düzeyde azaldığı hastalarda etkisi araştırılmamıştır. Nötrofil sayısını artırıcı etki gösterirken, esas olarak nötrofil prekürsörleri üzerine etki eder. Bu nedenle, prekürsörleri azalmış olan hastalarda nötrofil cevabı düşebilir (Yoğun radyoterapi veya kemoterapi ile tedavi edilenler veya tümörle kemik iliği infiltre edilenler gibi). Yüksek doz kemoterapi ve ardından nakil uygulanan bazı vakalarda veno-oklüzif hastalık ve sıvı hacmi bozukluklarını içeren vasküler hastalıklar bildirilmiştir. Allojeneik kemik iliği naklinden sonra G-CSF alan hastlarda GvDH ve fataliteler bildirilmiştir. Büyüme faktörü tedavisine bağlı kemik iliğinin artan hematopoetik aktivitesi, geçici pozitif kemik görüntü değişiklikleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu, kemik görüntü sonuçları yorumlanırken göz önünde bulundurulmalıdır. PKPH mobilizasyonu amaçlanan hastalarda özel önlemler Mobilizasyon Önerilen iki mobilizasyon yöntemini (tek başına ya da kemik iliğini baskılayıcı kemoterapi ile kombine) aynı hasta grubu üzerinde karşılaştıran herhangi bir prospektif randomize çalışma yürütülmemiştir. Gerek hastalar arasında, gerek CD34+ hücrelerinin laboratuvar tahlil sonuçları arasındaki değişkenlik düzeyi, çalışmalar arasında bir karşılaştırma yapmanın güçlüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle uygun bir yöntem önermek zordur. Mobilizasyon yönteminin seçiminde, her hasta için bireysel olarak yürütülen tedavinin amaçlarıyla paralel bir yaklaşım sağlanmalıdır. Daha önce sitotoksik ilaç kullananlar Daha önce yoğun miyelosüpresif tedavi görmüş hastalarda, öngörülen minimum hücre düzeyini (≥2.0 x 106/CD34+ hücre/kg) sağlamaya ya da trombosit artışını aynı düzeyde hızlandırmaya yetecek seviyede PKPH mobilizasyonu gerçekleşmeyebilir. Bazı sitotoksik ilaçlar, özellikle hematopoetik progenitör havuzu üzerinde toksisite yaratır ve progenitör mobilizasyonunu ters yönde etkileyebilir. Melfalan, karmustin (BCNU) ve karboplatin gibi ilaçların progenitör mobilizasyonu girişiminden önce uzun süre kullanılmış olması, tedavinin verimini düşürebilir. Öte yandan, melfalan, karboplatin ya da BCNU ile filgrastimin birlikte uygulanmasının, progenitör mobilizasyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bir hastaya PKPH nakli düşünülüyorsa, kök hücre mobilizasyonunun tedavinin erken dönemlerinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bu gibi hastalarda, yüksek doz kemoterapi uygulamasına geçilmeden önce dolaşımdaki progenitör sayısına özellikle dikkat edilmelidir. Eğer harekete geçirilen progenitör sayısı yukarıda verilen ölçüm kriterlerine göre yetersizse, progenitör desteği sağlanmasını gerektirmeyen alternatif tedavi şekilleri düşünülmelidir. Progenitör hücre miktarının ölçülmesi tedavisi uygulanan hastalarda progenitör hücre sayısının ölçülmesi aşamasında, kullanılan kantitatif yönteme özen gösterilmelidir. CD34+ hücre sayısına ilişkin akım sitometrik analiz sonuçları, kullanılan yönteme özgü değişkenlikler içermektedir ve başka laboratuvarlarda yürütülen çalışmalara dayanarak önerilen rakamlar dikkatle yorumlanmalıdır. İstatistiksel analiz, infüzyon yoluyla geri verilen CD34+ hücrelerinin sayısı ile yüksek doz kemoterapiyi takiben trombosit sayısında görülen artış hızı arasındaki bağıntının, karmaşık, ancak sürekli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Minimum artışın ≥2.0 × 106/CD34+ hücre/kg olması önerisi, yeterli düzeyde hematolojik yeniden yapılanma sağladığı görülen yayınlara dayanmaktadır. Daha yüksek miktarlar iyileşme hızını arttırmakta, bunun altında kalan değerler ise daha yavaş bir iyileşme sağlamakta gibi görünmektedir. PKPH mobilizasyonu amaçlanan normal donörlerde özel önlemler PKPH mobilizasyonu, sağlıklı donörlerde yarar sağlamaz doğrudan bir klinik ve yalnızca allojeneik kök hücre transplantasyonu amaçlandığında düşünülmelidir. PKPH mobilizasyonu yalnızca, kök hücresi bağışı için normal klinik ve laboratuvar elverişlilik kriterlerine sahip donörlerde, hematolojik değerler ve enfeksiyöz hastalık konularına özel bir dikkat gösterilerek düşünülmelidir. 16 yaşın altında veya 60 yaşın üzerinde normal donörlerde güvenliği ve etkinliği değerlendirilmemiştir. İncelenen kişilerin % 35’inde filgrastim uygulaması ve lökoferezden sonra geçici trombositopeni (Trombositler <100 × 109/L) gözlenmiştir. Bunların arasında, trombositlerin <50 × 109/L olduğu iki olgu bildirilmiş ve bu durum lökoferez yöntemine bağlanmıştır. Eğer birden fazla lökoferez gerekiyorsa, lökoferez öncesinde trombositleri <100 x 109 /L olan donörlere özel bir dikkat gösterilmelidir; genel olarak, eğer trombositler <75 x 109 /L ise aferez uygulanmamalıdır. Antikoagüle edilen veya hemostaz defektleri olduğu bilinen donörlerde lökoferez uygulanmamalıdır. Eğer lökosit sayıları >70 x 109/L düzeyine yükselirse, uygulaması durdurulmalı ya da dozu azaltılmalıdır. PKPH mobilizasyonu amacıyla G-CSF'ler alan donörler, hematolojik göstergeler normale dönünceye kadar izlenmelidirler. Normal donörlerde G-CSF kullanılmasının ardından, geçici sitogenetik modifikasyonlar gözlemlenmiştir. Bu değişikliklerin anlamlılığı bilinmemektedir. Yine de, malign miyeloid bir klona dönüşme riski göz ardı edilemez. Uzun dönem güvenliliğin izlenmesini sağlamak amacıyla aferez merkezinin en az 10 yıl boyunca kök hücre donörlerinin sistematik bir kaydını tutması ve takip etmesi tavsiye edilmektedir. Hem sağlıklı donörlerde (ve hastalarda) granülosit koloni-uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanmasından sonra, yaygın ancak genellikle asemptomatik dalak büyümesi ve yaygın olmayan dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir. Bazı dalak rüptürü vakaları ölümcüldür. Dolayısıyla dalak boyu dikkatle izlenmelidir (ör., klinik inceleme, ultrason). Donörlerde ve/veya hastalarda sol üst abdominal ağrı ve omuz başı ağrısı görüldüğünde vakalar dalak rüptürü tanısı düşünülmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKanser hastalarındaki klinik çalışmalarda en yaygın istenmeyen etki hastaların % 10’unda hafif veya orta, ve % 3’ünde şiddetli olan kas-iskelet ağrısıdır. Graft versus Host Hastalığı (GvHD) da bildirilmiştir. (bakınız aşağıdaki c bölümü) Normal donörlerde PKPH mobilizasyonunda en yaygın bildirilen istenmeyen etki kas-iskelet ağrısıdır. Donörlerde filgrastim sonrasında lökositoz ve trombositopeni gözlenmiştir ve donörlerde lökoferez de gözlenmiştir. Dalak büyümesi ve dalak rüptürü de bildirilmiştir. Bazı dalak rüptürü vakaları ölümcüldür. Ciddi kronik nötropeni hastalarında, filgrastim ile ilişkilendirilebilen en yaygın istenmeyen etkiler kemik ağrısı, genel kas-iskelet ağrısı ve dalak büyümesidir. ile tedavi edilen konjenital nötropeni hastalarında miyelodisplastik sendromlar (MDS) veya lösemi gelişmiştir (Bakınız.). Tedavi gecikirse hayati tehlikesi olan kapiler kaçış sendromu hastalığı, granülosit koloniuyarıcı faktörlerin uygulanmasından sonra, kemoterapi alan kanser hastalarında ve PKPH mobilizasyonu amaçlanan sağlıklı donörlerde şekilde bildirilmiştir; bakınız. ve.’deki alt bölüm C. HIV hastalarındaki klinik çalışmalarda, filgrastim uygulaması ile ilgili olduğu tutarlı olarak düşünülen istenmeyen etkiler kas-iskelet ağrısı, kemik ağrısı ve miyaljidir. b. Advers reaksiyonların tablolu özeti Aşağıdaki veri tablolarında klinik çalışmalardan ve spontane bildirilen advers reaksiyonlar yer almaktadır. Her bir sıklık gruplamasında, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasında sunulmuştur. Veriler, kanser hastaları, normal donörlerde PKPH mobilizasyonu, ciddi kronik nötropeni hastaları ve HIV hastaları için ayrı olarak, bu popülasyondaki farklı advers reaksiyonları yansıtacak şekilde sunulmaktadır. Kanser hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile olmayan <) (≥.000 ile ile <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bağışıklık sistemi hastalıkları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sinir sistemi hastalıkları Vasküler bozukluklar <.000) Ortak hücre krizia İlaca aşırı duyarlılıka Graft versus host hastalığıb Psödo guta Hipotansiyon Veno-oklüzif hastalıkb Kan ürik asit artışı Kan laktat dehidrojenaz artışı İştahta azalmaa Baş ağrısıa Sıvı hacim bozuklukları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Orofarenjal ağrıa Öksürüka Dispne Hemoptize Kapiler kaçış sendromu hastalığıa Akut respiratuar distres sendromua Solunum yetmezliğia Pulmoner ödema İnterstisyel akciğer hastalığıa Akciğer infiltrasyonu Pulmoner kanama İshala a Kusma Kabızlıka Gastrointestinal hastalıklar Hepatobiliyer hastalıklar Deri ve deri altı doku hastalıkları Bulantıa Gammaglutamil transferazda artış Kan alkalin fosfatta artış Döküntüa Sweets sendromu Alopesia Kutanöz vaskülita Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Kas-kemik ağrısıc Romatoid artritin alevlenmesi Disüri Astenia Göğüs ağrısıa İdrar anormalliği Ağrıa Yorgunluka Mukoza enflamasyonua Bölüm c’ye bakınız. allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalara GvDH ve ölümler bildirilmiştir (c bölümüne bakınız). c kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. d kemik iliği naklinden veya PKPH sonrası hastalarda pazarlama sonrası dönemde gözlenen vakalar. e klinik çalışma döneminde gözlenen vakalar. a b Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) ile <) Dalak rüptürü ile <.000) Trombositopeni Dalak Kan ve lenf büyümesi sistemi Lökositoz hastalıkları Anaflaktik Bağışıklık reaksiyon sistemi hastalıkları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sinir sistemi hastalıkları Vasküler hastalıklar Baş ağrısı Kan laktat dehidrojenaz artışı Kapiler kaçış sendromu hastalığı Pulmoner kanamaa Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne Hepatobiliyer hastalıklar Kan alkalin fosfatta artış Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hiperürisemi (kan ürik asit artışı) Hemoptiz Akciğer infiltrasyonu Kas-kemik ağrısı* Hipoksi Aspartat aminotransferazda artış Romatoid artritte kötüleşme İdrar anormalliği Disüri Bölüm c’ye bakınız. * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. a Ciddi kronik nötropeni hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak büyümesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Trombositopeni ile <) Dalak rüptürü ile <.000) Anemi Hiperürisemi Kan ürik sit artışı Sinir sistemi hastalıkları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Gastrointestinal hastalıklar Hepatobiliyer hastalıklar Deri ve deri altı doku hastalıkları Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Kan laktat dehidrojenaz artışı Baş ağrısı Epistaksis Diyare Karaciğer büyümesi Kan alkalin fosfatta artış Döküntü Kas-kemik ağrısı* Kütanöz vaskülit Alopesi Osteoporoz Atralji Hematüri Proteinüri Enjeksiyon yerinde reaksiyon * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. HIV hastaları MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Çok yaygın (≥ ile <) ile <) ile <.000) Dalakta Kan ve lenf büyüme sistemi hastalıkları Kas-kemik Kas-iskelet ağrısı* bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları * kemik ağrısı, sırt ağrısı, atralji, miyalji, uzuvlarda ağrı, kas-iskelet ağrısı, kas iskelet göğüs ağrısı, boyun ağrısını içermektedir. c. Seçilmiş advers etkilerin tanımı Allojenik kemik iliği naklinden sonra hastalarda GvDH ve ölümler bildirilmiştir (Bakınız. ve 5.1.). Granülosit koloni-uyarıcı faktör kullanımı ile pazarlama sonrası dönemde kapiler kaçış sendromu vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri seviye malign hastalıkları, sepsis geçiren ve birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir (Bakınız.). Kanser hastaları Randomize, plasebo kontrollü klinik araştırmalarda, filgrastimin, sitotoksik kemoterapiye bağlı yan etkilerin sıklığını artırmadığı saptanmıştır. Filgrastim/kemoterapi ve plasebo/kemoterapi ile tedavi edilen hastalarda eşit sıklıkta görülen istenmeyen etkiler arasında bulantı ve kusma, alopesi, ishal, yorgunluk, anoreksi (iştahta azalama), mukozal enflamasyon, baş ağrısı, öksürük, döküntü, göğüs ağrısı, asteni, farengolarenj ağrısı (orofarenj ağrısı), kabızlık ve ağrı bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde kutanöz vaskülit filgrastim ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Filgrastim alan hastalardaki vaskülitin mekanizması bilinmemektedir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Pazarlama sonrası dönemde Sweet sendromu (Akut febril dermatoz) bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde, bazı vakalarda fatal olabilen (Bakınız.) solunum yetmezliği ya da akut respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner ödem ve akciğer infiltrasyonu dahil pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası dönemde anafilaksi, döküntü, ürtiker, anjiyoödem, dispne ve hipotansiyon gibi alerjik tipte reaksiyonlar ile ilgili semptomlar tedavinin başlangıcında veya devamında bildirilmiştir. Genelde bildirimler i.v. uygulama sonrasında daha fazladır. Bazı vakalarda ilacın tekrar verilmesi ile semptomlar tekrarlanmıştır; bu da nedensel bir ilişkiyi düşündürmektedir. Ciddi alerjik reaksiyon yaşayan hastalarda tedavisi kesilmelidir. Pazarlama sonrası dönemde orak hücre hastalığı olan hastalarda izole ortak hücre krizleri bildirilmiştir (Bakınız. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Filgrastim ile tedavi edilen kanser hastalarında psödo gut bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerinden görülme sıklığının yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmektedir. Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu Hem sağlıklı donörlerde hem de hastalarda granülosit koloni-uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanmasından sonra, yaygın ancak genellikle asemptomatik dalak büyümesi ve yaygın olmayan dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir (Bakınız.). Pulmoner advers olaylar (hemoptiz, pulmoner kanama, akciğer infiltrasyonu, dispne ve hipoksi) bildirilmiştir (Bakınız.). Artrit semptomlarında alevlenmeler, yaygın olmayan şekilde gözlenmiştir. Lökositoz (BKH > 50 x 109/L) donörlerin % 41’inde gözlenmiştir ve filgrastim ve lökoferez sonrasında donörlerin % 35’inde geçici trombositopeni (Trombosit sayısı <100 x 109/L) gözlenmiştir. Ciddi kronik nötropeni hastalarında Görülen yan etkiler arasında, az sayıda vakada ilerleyici olabilen dalak büyümesi ve trombositopeni vardır. Olasılıkla filgrastim tedavisi ile ilgili olan ve tipik olarak CKN hastalarının % 2’sinden daha azında görülen istenmeyen reaksiyonlar, enjeksiyon yerinde reaksiyonlar, baş ağrısı, karaciğer büyümesi, artralji, alopesi, osteoporoz ve döküntüdür. Uzun süreli kullanım sırasında CKN hastalarının % 2’sinde kutanöz vaskülit bildirilmiştir. HIV hastalarında Hastaların % 3'ten azında, dalak büyümesinin filgrastim tedavisine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bütün olgularda bu durum, fiziksel muayenede hafif ya da orta derecelidir ve selim bir klinik seyir izlemiştir; hiçbir hastaya hipersplenizm tanısı konulmamış ve hiçbir hastada splenektomi yapılmamıştır. Dalak büyümesinin HIV enfeksiyonlu hastalarda yaygın bir bulgu olması ve AIDS hastalarının çoğunda değişen derecelerde bulunması nedeniyle, filgrastim tedavisi ile ilişkisi net değildir. d…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.