LEPONEX 100 MG TABLET, 50 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Leponex 100 mg ne için kullanılır?
KT 1LEPONEX, antipsikotikler olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir.
LEPONEX diğer antipsikotik ilaçları denemiş ve bu ilaçlardan yeterince fayda sağlayamamış ya da yan etkileri nedeniyle diğer antipsikotik ilaçları tolere edemeyen şizofreni hastalarının tedavisinde kullanılır.
LEPONEX ayrıca, aksi takdirde intihar girişiminde bulunabilecek şizofreni ya da şizoafektif bozukluk (duygu-durum bozukluklarının gözlendiği şizofreni) gözlenen hastaların tedavisinde de kullanılır.
Şizofreni düşünce, duygu ve davranış bozuklukların gözlendiği ruhsal bir bozukluktur.
Ayrıca, LEPONEX standart tedavi başarısız olduğunda Parkinson hastalarındaki düşünce, duygu ve davranış bozukluklarının tedavisinde de kullanılır. Parkinson hastalığı kronik (kalıcı) bir beyin hastalığıdır. Bu hastalık başlıca, beynin vücudun değişik bölümlerindeki kasların hareketlerini koordine etme şeklini etkiler.
LEPONEX yalnızca doktor reçetesi ile kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Klozapine ya da LEPONEX'in bu kullanma talimatının başında listelenen yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa,
- Düzenli olarak kan testi yaptıramıyorsanız,
- Kanser tedavisini takiben hariç olmak üzere, daha önce size düşük beyaz kan hücresi teşhisi konmuş ise,
- Daha önce kemik iliği hastalığı yaşadıysanız ya da şu anda yaşıyorsanız,
- Kemik iliğinizin uygun şekilde çalışmasını engelleyen ilaçlar kullanıyorsanız,
- Kanınızdaki beyaz hücre sayısını azaltan ilaçlar kullanıyorsanız,
- Daha önce şiddetli yan etkilerden ötürü (örn., agranülatoz veya kalp problemleri) LEPONEX kullanımını bıraktıysanız,
- Karaciğer, böbrek ya da kalp problemleriniz varsa,
- Kontrolsüz nöbetleriniz varsa,
- Alkol ya da ilaç suiistimali sorununuz varsa,
- Alkol veya ilaçların neden olduğu akut bir zihinsel hastalığınız varsa (örn., narkotikler),
- Kalp kasında iltihap varsa (miyokardit)
- Başka bir şiddetli kalp hastalığınız varsa,
- Şiddetli böbrek hastalığınız varsa,
- Sarılık gibi (deri ve gözlerde sararma, hasta hissetme ve iştah kaybı) aktif karaciğer hastalığı belirtileriniz varsa,
- Başka bir şiddetli karaciğer hastalığınız varsa,
- Azalmış bilinç ve şiddetli baş dönmesi yaşıyorsanız,
- Şiddetli bir şok sonucunda görülebilecek dolaşım çökmesi yaşıyorsanız,
- Uzun etkili depo antipsikotik enjeksiyonları ile tedavi ediliyorsanız veya daha önce edildiyseniz,
- Daha önce şiddetli kabızlık, barsak tıkanması ya da kalın barsağınızı etkileyen diğer bir durum yaşadıysanız.
LEPONEX'e (klozapin) alerjik olduğunuzu düşünüyorsanız LEPONEX almadan önce doktorunuza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Nezle, grip, ateş, boğaz ağrısı ya da diğer herhangi bir enfeksiyona ilişkin ilk belirtide hemen doktorunuza danışın. LEPONEX kanınızdaki beyaz hücrelerin sayısını azaltarak enfeksiyona karşı olan hassasiyetinizin artmasına neden olabilir. Doktorunuz kan hücresi sayımınızı kontrol edip, gerektiğinde ilave önlemler alabilir.
- Dinlenirken bile kalp atışlarınız hızlı ve düzensiz ise; çarpıntı, nefes alma sorunları, göğüs ağrısı ya da açıklanamayan yorgunluk yaşadığınız takdirde, doktorunuza danışın. Bu etkiler özellikle tedavinin başlangıcında meydana gelebilir ve doktorunuzun ek önlemler alması gerekebilir.
- Prostat büyümesi, konvülsiyon (nöbet), glokom (gözdeki sıvı basıncının genellikle çok yüksek olduğu bir durum), diyabet (şeker) ya da diğer herhangi ciddi bir tıbbi durumunuz varsa, bunu doktorunuza ya da eczacınıza bildirin.
- Eğer inme veya kalp hastalığı geçirdiyseniz veya aile geçmişinizde “QT aralığının uzaması” adı verilen kalpte ileti sorunu mevcutsa bu durumu doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
- Eğer normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerini yavaşlatıyorsa (depresanlar) bu durumu doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
- LEPONEX seyrek olarak toplar damarda kan pıhtısı oluşumuna yol açan bir olaya (Venöz tromboembolik olay) neden olabilir.
- LEPONEX kullanırken, özellikle tedavinin başlangıcında baş dönmesi ya da bayılma yaşayabilirsiniz. Bunun nedeni kan basıncınızın düşmesidir.
- Vücut sıcaklığında ani hızlı bir artış, kaslarda bilinç kaybına neden olabilecek bir katılık (nöroleptik malign sendrom) yaşıyorsanız; acil tedavi gerektiren ciddi bir yan etki yaşıyor olabilirsiniz.
- Şiddetli kabızlık yaşıyorsanız. Doktorunuz ilave komplikasyonları önlemek üzere bu durumu tedavi edecektir.
- Eğer şeker (diyabet) hastalığınız varsa doktorunuz kanınızdaki şeker düzeyini düzenli olarak kontrol edebilir. LEPONEX kan lipitlerinde değişikliğe neden olabilir. LEPONEX kilo artışına neden olabilir. Doktorunuz kilonuzu ve kan lipid düzeylerinizi izleyebilir.
- LEPONEX ile ölüme neden olabilen kalp krizleri bildirilmiştir.
- LEPONEX bazı hastalarda kilo artışına ve uyku haline neden olabilir ve yatakta daha uzun süre kalmanıza yol açabilir. Bu durum kan pıhtılaşmasına yol açabilir.
- Karaciğer hastalığı stabil olan kişiler LEPONEX kullanabilir, ancak karaciğer fonksiyon testlerinin düzenli değerlendirilmesi gereklidir. LEPONEX tedavisi sırasında bulantı, kusma ve/veya anoreksi gibi semptomlar yaşıyorsanız bunu doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
- Hafif ila orta şiddette böbrek hastalığınız varsa doktorunuz doz ayarlamasına karar verecektir.
- 60 yaş ve üzerinde iseniz, doktorunuzun tedavinizi düzenlemesi gerekebilir.
- LEPONEX'in aniden kesilmesini takiben akut yoksunluk belirtileri bildirildiğinden doktorunuz dozu aşamalı olarak azaltacaktır. Ani kesme gerekli olur ise (örn., lökopeni nedeniyle) doktorunuz psikotik semptomlar ve aşırı terleme, baş ağrısı, bulantı, kusma ve diyare gibi kolinerjik geri tepme ile ilişkili semptomlar açısından gözlem yapabilir. LEPONEX ile tedaviye başlamadan önce, tedavi sırasında ve LEPONEX ile tedaviyi bıraktıktan sonra düzenli kan testleri olduğunuzdan emin olunuz.
- Bu testleri tam olarak ne zaman ve nerede olmanız gerektiğini doktorunuz size söyleyecektir. LEPONEX sadece kan sayımınız normalse alınabilir.
- LEPONEX, kanınızdaki beyaz hücrelerin sayısında ciddi bir düşüşe neden olabilir (agranülositoz). Sadece düzenli kan testleri, agranülositoz geliştirme riski altında olup olmadığınızı doktorunuza gösterebilir.
- Tedavinin ilk 18 haftası süresince testler haftada bir gereklidir. Sonrasında ayda en az bir kez testler gerekir.
- Eğer beyaz kan hücrelerinizin sayısında bir düşüş varsa, LEPONEX tedavisini derhal durdurmanız gerekecektir. Sonrasında beyaz kan hücrelerinizin normale dönmesi gerekir.
- LEPONEX tedavisi sona erdikten sonra 4 hafta daha kan testleri olmanız gerecektir.
Doktorunuz ayrıca tedaviye başlamadan önce bir fizik muayene de yapacaktır. Doktorunuz, kalbinize bakmak için bir elektrokardiyogram (EKG) de yapabilir fakat bunu sadece sizin için gerekli ise veya özel endişeleriniz varsa yapacaktır.
Eğer bir karaciğer hastalığınız varsa, LEPONEX almaya devam ettiğiniz sürece düzenli karaciğer fonksiyon testleri olacaksınız. Eğer kanınızdaki şeker düzeyi yüksekse (şeker hastalığı, diyabet), doktorunuz kanınızdaki kan şekerini düzenli olarak ölçebilir.
LEPONEX kan lipitlerinde farklılaşmaya neden olabilir. LEPONEX kilo artışına neden olabilir.
Doktorunuz kilonuzu ve kan lipit düzeyinizi takip edecektir.
Eğer LEPONEX sizde baş dönmesine, sersemlik haline veya baygınlığa yol açıyorsa, oturur veya yatar vaziyetteyken ayağa kalkarken dikkatli olunuz.
Eğer ameliyat olmanız gerekiyorsa veya herhangi bir nedenle uzun bir süre yürüyemeyecekseniz, LEPONEX almakta olduğunuz konusunda doktorunuzla görüşünüz. Tromboz (bir damar içerisinde kan pıhtısı) açısından risk altında olabilirsiniz.
Çocuklar ve 16 yaş altı ergenler Eğer 16 yaşın altındaysanız LEPONEX kullanmamanız gerekir çünkü bu yaş grubunda kullanımı ile yeterli bilgi mevcut değildir.
Yaşlı kişiler (60 yaş ve üzeri) Yaşlı kişilerin (60 yaş ve üzeri), LEPONEX ile tedavi sırasında aşağıdaki yan etkileri yaşama olasılığı daha fazladır: pozisyon değiştirdikten sonra baygınlık veya baş dönmesi, sersemlik hali, hızlı nabız, idrara çıkmakta zorlanma ve kabızlık.
Demans (bunama) adlı bir durumdan muzdaripseniz bunu doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi LEPONEX'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
LEPONEX'in kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Sıklığı bilinmeyen :Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, LEPONEX'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Soğuk algınlığı, ateş, grip benzeri semptomlar, boğaz ağrısı veya herhangi bir başka enfeksiyona ilişkin belirtiler gösterirseniz bu belirtilerin ilacınızla ilişkili olup olmadığını değerlendirmek üzere acil kan testi yaptırmanız gerekecektir.
- Acil tedavi gerektiren ciddi bir yan etki yaşıyor olabileceğinizden dolayı bilinç kaybına yol açabilecek vücut sıcaklığında ani hızlı artış, kaslarda katılık (nöroleptik malign sendrom) yaşarsanız.
- Ezici göğüs ağrısı, göğüs darlığı, basılması veya sıkışması hissi (göğüs ağrısı sol kol, çene, boyun ve üst karın bölgesine yayılabilir), nefes darlığı, terleme, güçsüzlük, baş dönmesi, bulantı, kusma ve çarpıntı (kalp krizi semptomları) yaşarsanız. Derhal acil tıbbi tedavi görebileceğiniz bir yere gitmelisiniz.
- Dinlenirken bile hızlı ve düzensiz kalp atımı, çarpıntı, solunum problemleri, göğüs ağrısı veya açıklanamayan yorgunluk yaşıyorsanız. Doktorunuz kalbinizi kontrol edecek ve acilen bir kardiyoloğa görünmeniz gerekip gerekmediğini değerlendirecektir.
- Göğüste baskı, ağırlık, sıkışma, darlık, yanma veya boğulma hissi yaşarsanız (kalp kasına yetersiz kan akışı ve oksijen erişimi belirtileri). Doktorunuzun kalbinizi kontrol etmesi gerekecektir.
- Bulantı (kusma hissi), kusma ve/veya iştah kaybı yaşarsanız. Doktorunuzun karaciğerinizi kontrol etmesi gerekecektir.
- Şiddetli kabızlık yaşarsanız. Doktorunuzun ilave komplikasyonlardan kaçınmak üzere bunu tedavi etmesi gerekecektir.
- Ateş, öksürük, solunum güçlüğü, hırıltı gibi pnömoni veya solunum sistemi enfeksiyonu belirtileriniz varsa.
- Özellikle bacaklarda kan damarlarından akciğerlere ilerleyerek göğüs ağrısı veya solunum güçlüğüne yol açabilecek damarlarda kan pıhtıları belirtileriniz varsa (semptomlar bacakta şişlik, ağrı ve kızarıklığı içerir).
- Şiddetli terleme, baş ağrısı, bulantı, kusma ve diyare yaşıyorsanız (kolinerjik sendrom semptomları).
- Şiddetli ölçüde azalmış idrar çıkışı yaşıyorsanız (böbrek yetmezliği belirtisi).
- Nöbetler yaşıyorsanız.
- Alerjik reaksiyon yaşarsanız (özellikle yüz, ağız, boğazın yanı sıra dilde kaşıntılı ya da ağrılı olabilen şişme).
- Erkekseniz ve kalıcı ağrılı penis ereksiyonu yaşıyorsanız. Bu durum priapizm olarak isimlendirilir.
- 4 saatten uzun süren bir ereksiyon yaşarsanız ilave komplikasyonlardan kaçınmak üzere derhal tıbbi tedaviye başvurun.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler:
Çok yaygın:
Sersemlik, baş dönmesi, hızlı kalp atımı, kabızlık, artmış salya üretimi.
Yaygın:
Düşük beyaz kan hücresi düzeyi (lökopeni), yüksek beyaz kan hücresi düzeyi (lökositoz), spesifik bir beyaz kan hücresinin yüksek düzeyi (eozinofili), kilo artışı, bulanık görme, baş ağrısı, titreme, katılık, huzursuzluk, nöbetler, titremeler, anormal hareketler, harekete başlayamama, hareketsiz kalamama, EKG değişiklikleri, yüksek kan basıncı, pozisyon değiştirdikten sonra bayılma veya baş dönmesi, ani bilinç kaybı, bulantı (kusacak gibi hissetme), kusma, iştah kaybı, ağız kuruluğu, karaciğer fonksiyon testlerinde minör anomaliler, mesane kontrolü kaybı, idrara çıkma güçlüğü, yorgunluk, ateş, artmış terleme, artmış vücut sıcaklığı, konuşma bozuklukları (örn., geveleyerek konuşma).
Yaygın olmayan:
Beyaz kan hücresi eksikliği (agranülositoz), nöroleptik malign sendrom (yüksek ateş, bozulmuş bilinç durumu ve kas katılığı ile görülen bir bozukluk), konuşma bozuklukları (örn., kekeleme).
Seyrek:
Düşük kırmızı kan hücreleri düzeyi (anemi), huzursuzluk, ajitasyon, kafa karışıklığı, hezeyan, dolaşım sisteminin çökmesi, düzensiz kalp atımı, kalp kası (miyokardit) veya kalp kasını çevreleyen membranın (perikardit) enflamasyonu, kalp etrafında sıvı tutulumu, yutkunma güçlüğü (örn., yiyeceğin yanlış yerden gitmesi), solunum yolu enfeksiyonu ve pnömoni, kanda yüksek şeker düzeyi, diyabet (şeker), akciğerlerde kan pıhtısı (tromboembolizm), karaciğer enflamasyonu (hepatit), derinin sararması/koyu idrar/kaşıntıya neden olan karaciğer hastalığı, pankreasın şiddetli üst karın ağrısına yol açan enflamasyonu, kreatinin fosfokinaz olarak adlandırılan enzimin kan düzeylerinde artış, normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi).
Çok seyrek:
Kan damarlarında olası pıhtılaşma ile kan trombositleri sayısında artış, kan trombositleri sayısında azalma, kontrol edilemez ağız/dil ve uzuv hareketleri, takıntılı düşünceler ve kompulsif tekrarlayan davranışlar (obsesif kompulsif semptomlar), deri reaksiyonları, kulağın önünde şişlik (tükürük bezlerinin büyümesi), solunum güçlüğü, kontrol edilemeyen kan şekerine bağlı komplikasyonlar (örn., koma veya ketoasidoz), kanda çok yüksek trigliserit veya kolesterol düzeyleri, kalp kası bozukluğu (kardiyomiyopati), durmuş kalp atımı (kalp durması), bağırsak tıkanıklığının neden olduğu karın ağrısı ve mide krampları ile şiddetli kabızlık (paralitik ileus), karın şişliği, karın ağrısı, şiddetli karaciğer hasarı (fulminan hepatik nekroz), böbrek iltihabı, kalıcı ağrılı penis ereksiyonu (priapizm), ani açıklanamayan ölüm.
Sıklığı bilinmeyen:
Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğer hücrelerinin ölümü, karaciğer toksisitesi/yaralanmasını içeren karaciğer bozuklukları, karaciğer yetmezliği (ölüme yol açabilen), karaciğer hasarı (karaciğer hücreleri, karaciğerde safra kanalı veya her ikisinde hasar) ve karaciğer nakli gibi yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açan karaciğer olayları dahil karaciğer fonksiyonu kaybına yol açan normal karaciğer dokusunun yerini skar dokusunun aldığı karaciğer bozuklukları, beyin dalgaları makinesinde değişiklikler (elektroensefalogram/EEG), diyare, mide rahatsızlığı, mide yanması, bir öğünden sonra mide rahatsızlığı, kas güçsüzlüğü, kas spazmları, kas ağrısı, burun tıkanıklığı, geceleri yatağı ıslatma, kan basıncında ani, kontrol edilemeyen artış (psödofeokromositom), vücudun bir tarafa doğru kontrol edilemeyen eğilmesi (plörototonus), erkekseniz semenin penisten çıkmak yerine mesaneye girdiği ejakülasyon bozukluğu (kuru orgazm veya geri ejakülasyon), döküntü, morumsu-kırmızı noktalar, kan damarında enflamasyon nedeniyle ateş veya kaşıntı, diyareye yol açan enflamasyon, karın ağrısı, ateş, deri renginde değişiklik, “kelebek” yüz döküntüsü, eklem ağrısı, kas ağrısı, ateş ve yorgunluk (lupus eritematöz), kanıtlanmış ya da yüksek düzeyde şüphelenilen enfeksiyon ile birlikte düşük vücut sıcaklığı, anormal hızlı solunum, hızlı kalp atışı, tepki verme ile birlikte dikkatte azalma ve tansiyon düşüşü (sepsis), göğüste aralıklı “vurma” “çarpma” veya “çırpınma” hissi (çarpıntı), hızlı ve düzensiz kalp atışı (atriyal fibrilasyon). Bazı durumlarda çarpıntılar, bayılma, nefes darlığı veya göğüste rahatsızlık olabilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz ya da hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, LEPONEX kullanmadan önce bunu doktorunuza bildirin. Doktorunuz sizi hamilelik sırasında bu ilacı kullanmanın potansiyel riskleri ve faydaları konusunda bilgilendirecektir.
Antipsikotik ilaç kullanan bazı kadınlarda adetler düzensiz olmakta ya da hiç adet gözlenmemektedir. Eğer böyle bir durum yaşıyorsanız, ilacınızı LEPONEX'e değiştirdiğinizde yeniden adet görmeye başlayabilirsiniz. Bu tip durumlarda, güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullandığınızdan emin olmalısınız.
Gebeliğinin son üç ayında antipsikotik kullanan annelerden yeni doğan bebekler; doğumdan sonra kol ve bacaklarda katılık, titreme, huzursuzluk, kas sertliği, kas gevşekliği, uyku hali, solunum güçlüğü ve beslenme bozuklukları açısından artmış bir risk taşıyabilir.
Bu vakaların bazılarında belirtiler kendi kendine düzelme gösterebilirken, bir kısmında bebeklerin yoğun bakım ünitesi desteği almaları veya hastaneye yatırılmaları gerekebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız, bunu doktorunuza ya da eczacınıza bildirin. LEPONEX'in etkin maddesi klozapin anne sütüne geçip, bebeği etkileyebilir. LEPONEX tedavisi sırasında emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerLEPONEX tabletler laktoz içerir. Doktorunuz size bazı şekerlere (örneğin; laktoz) karşı toleransınız olmadığını söylediyse, LEPONEX kullanmaya başlamadan önce doktorunuza bunu bildiriniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Leponex 100 mg muadilleri
Leponex 100 mg ile aynı etken maddeyi (klozapin) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTedaviye dirençli şizofreni tedavisi, tedaviye dirençli şizofreni hastalarında ya da klasik antipsikotiklere yanıt vermeyen veya toleransı olmayan şizofreni hastalarında endikedir. Tedaviye yanıt vermeme, yeterli süre için reçetelendirilen atipik antipsikotik bir ajan da dahil olmak üzere, yeterli dozda en az iki farklı antipsikotik ajanın kullanımına rağmen tatminkar klinik iyileşmenin az olması olarak tanımlanmaktadır. İntolerans, ciddi ve tedavi edilemeyen nörolojik advers etkiler (ekstrapiramidal yan etkiler veya tardiv diskinezi) nedeniyle, klasik antipsikotikler ile yeterli klinik fayda sağlanmasının imkansız olması şeklinde tanımlanır. Nükseden intihar davranışı riski şizofreni hastalarında nükseden intihar davranışı riskinin azaltılmasında veya yakın zamanda veya geçmişteki klinik durum esas alınarak intihar davranışı riski taşıdığı düşünülen şizoafektif bozukluğu olan hastalarda endikedir. İntihar davranışı, hastanın yüksek düzeyde ölüm riski taşıyan eylemlerde bulunmasını ifade eder. Parkinson hastalığı süresince ortaya çıkan psikoz ayrıca, standart tedavinin başarısız olduğu vakalarda, Parkinson hastalığı süresince ortaya çıkan psikoza bağlı bozukluklarda da endikedir. Standart tedavinin başarısız olması, psikotik semptomların kontrolünün azalması ve/veya aşağıdaki önlemler alındıktan sonra ortaya çıkan fonksiyonel olarak kabul edilemez motor bozuklukların başlangıcı olarak tanımlanır: Trisiklik antidepresanları da kapsayan antikolinerjik tedavinin bırakılması Dopaminerjik etkili parkinson tedavi dozunun azaltılması girişimi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKlozapin veya diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlılık, Düzenli olarak kan testleri yapılamayan hastalar, Geçmişinde ilaca bağlı toksik ya da idyosenkratik granülositopeni / agranülositoz (önceki bir kemoterapi ile oluşmuş granülositopeni / agranülositoz dışında), Geçmişte bağlı agranülositoz oluşmuş hastalar, Bozulmuş kemik iliği fonksiyonu, Kontrol altına alınamayan epilepsi, Alkolik ve diğer toksik psikozlar, ilaç intoksikasyonu, koma durumları, Dolaşım kollapsı ve/veya herhangi bir neden ile oluşmuş MSS depresyonu, Şiddetli, renal ve kardiyak yetmezlik durumlarında (örn. miyokardit), Mide bulantısı, anoreksi ve sarılık ile birlikte seyreden aktif karaciğer hastalığı ilerleyen karaciğer hastalığı ve hepatik yetmezlik, Paralitik ileus durumlarında kontrendikedir. Agranülositoza yol açma olasılığı olduğu bilinen ilaçlar ile birlikte tedavisine başlanmamalıdır; depo antipsikotikler ile birlikte kullanımı önerilmemektedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUzun QT Sendromu/ Torsades de Pointes’e neden olabilir. Bu nedenle tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes hastalarında kullanılmamalıdır. Özel kullanım tedbirleri: Agranülositoz: agranülositoza yol açabilir. Agranülositoz sıklığı ve fatalite oranının gelişen agranülositozda azaldığı beyaz kan hücresi sayımı ve mutlak nötrofil sayısı izlenmesi ile belirlenmiştir. agranülositozla olan ilişkisi nedeniyle aşağıdaki önlemlerin alınması gereklidir: Bu risklerden dolayı belirtilen endikasyonlar ile sınırlı olarak kullanılmalıdır ve: Başlangıçta normal lökosit bulguları (beyaz kan hücresi sayısı ≥ 3500/mm3 (3.5 x 109 /L) ve mutlak nötrofil sayısı ≥ 2000/mm3 (2.0 x 109 /L)) olanlarda ve Beyaz kan hücresi sayısı ve mutlak nötrofil sayısı düzenli olanlarda uygulama şekli şöyledir: Tedavinin ilk 18 haftası boyunca haftalık olarak, daha sonra tüm tedavi boyunca en az her 4 haftada bir kez. Hastanın izlenmesine tedavi süresince ve tedavisi tamamen kesildikten sonraki 4 hafta boyunca devam edilmelidir. Klozapin tedavisine başlamadan önce hastalara kan testi ve fizik muayene yapılmalı ve anamnez alınmalıdır. Geçmişte kalp hastalığı olan veya fizik muayenede anormal kardiyak bulgular saptanan hastalar EKG de içine alan diğer kontroller için bir uzmana sevk edilmelidirler ve ancak beklenen fayda, risklerden daha ağır basıyorsa tedaviye başlanmalıdır. Tedavi eden hekim tedavi öncesi EKG uygulamasını göz önünde bulundurmalıdır. reçete eden hekimler uyarılara tamamen uymalıdırlar. Tedaviye başlamadan önce hekimler, hastanın daha önce klozapine karşı tedavinin kesilmesini gerektirecek bir advers hematolojik reaksiyon gösterip göstermediğini bilmek zorundadırlar. Reçeteler, iki kan sayımı arasındaki zamandan daha uzun peryotları kapsamamalıdır. tedavisi süresince herhangi bir zamanda beyaz kan hücresi sayısı 3000/mm3 (3.0 x 109 /L)'den daha az ise veya mutlak nötrofil sayısı 1500/mm3 (1.5 x 109 /L) daha az ise tedavisinin derhal durdurulması zorunludur. alan hastalara, herhangi bir infeksiyon durumunda hekim ile derhal temas kurması her konsültasyonda hatırlatılmalıdır. Nötropeni belirtisi olabilecek, nezle benzeri ateş, boğaz ağrısı benzeri herhangi bir infeksiyon durumuna özellikle dikkat edilmelidir. Hastalar ve yakınları, bu semptomlardan herhangi birisi ortaya çıktığında derhal kan sayımı yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidirler. Reçeteyi veren hekimler hastaların kan sayımına dair tüm kayıtları saklamalıdırlar. Reçete eden hekimlerin, gelecekte herhangi bir aşamada bu verilerden faydalanmak üzere, hastaların tüm kan sonuçlarını kaydetmeleri ve gelecekte hastanın tehlikeye atılmaması için gerekli her tür önlemi almaları gerekmektedir. Kemik iliğini baskılama potansiyeli olan ilaçlar, ile birlikte kullanılmamalıdır. Ayrıca, miyelosupresif potansiyeli olan uzun etkili depo antipsikotikler, granülositopeni gibi, uzun etkili depo antipsikotiklerin vücuttan hızla uzaklaştırılması gereken durumlarda, uzaklaştırılmalarının imkansız oluşundan dolayı birlikte kullanılmamalıdır. Geçmişte primer kemik iliği problemi olmuş hastalarda tedavisi hastaya yararı muhtemel riskten daha fazla ise uygulanmalıdır. ile tedaviye başlanmadan önce hastalar bir hematolog tarafından dikkatle kontrol edilmelidir. İyi huylu etnik nötropeni nedeniyle düşük lökosit sayısı olan hastalara özel dikkat gösterilmeli ve tedavisi ancak bir hematoloğun onayından sonra başlatılmalıdır. Lökosit sayımı ve mutlak nötrofil granülosit izlenmesi: Sadece normal lökosit sayımı ve normal mutlak nötrofil sayımı (lökosit sayımı 3500/mm3 ve mutlak nötrofil sayımı 2000/mm3) olan hastaların tedaviye başlamalarını sağlamak amacıyla tedavisine başlamadan 10 gün önce hastalarda lökosit sayımı ve lökosit formülü yapılmalıdır. tedavisine başladıktan sonra 18 hafta boyunca her hafta ve daha sonra en az dört haftada bir lökosit ve mümkünse mutlak nötrofil sayımı yapılmalıdır. Daha sonraki tedavi süresince ve tedavisinin tümüyle kesilmesinden 4 hafta sonrasına kadar veya hematolojik iyileşme sağlanıncaya kadar devam edilmelidir. Reçete yazan hekimler gerekli güvenlilik önlemlerine tam uyum göstermelidir. Her bir konsültasyonda, hastaya, herhangi bir tip enfeksiyon gelişmeye başladığında derhal kendilerini tedavi eden hekime başvurmaları hatırlatılmalıdır. Ateş veya boğaz ağrısı gibi grip benzeri yakınmalara ve nötropeni göstergesi olabilecek diğer enfeksiyon belirtilerine özel dikkat gösterilmelidir. Bir infeksiyonun semptomu ya da belirtisi ortaya çıktığında hemen diferansiyel kan sayımı yapılmalıdır. Düşük lökosit ve/veya mutlak nötrofil sayısı: tedavisi süresince lökosit sayımı 3500/mm3 ve 3000/mm3 arasında bir değere veya mutlak nötrofil sayısı 2000/mm3 ve 1500/mm3 arasında bir değere düşerse, hastanın lökosit sayımı 3000/mm3-3500/mm3 (3.0-3.5 x 109/L) arasında bir değere ve mutlak nötrofil sayısı 1500/mm3-2000/mm3 (1.5-2.0 x 109/L) arasında bir değere veya üzerinde bir değere stabilize oluncaya kadar, en az iki haftada bir hematolojik değerlendirme yapılmalıdır. 18 haftalık bir tedavisinden sonra, lökosit sayısı 3000/mm3 ve 2500/mm3, mutlak nötrofil sayısı ise 1500/mm3 ve 1000/mm3 arasındaki bir değere düşerse, en az iki haftada bir hematolojik değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca, tedavisi süresince lökosit sayımı, alt sınırın önemli miktarda altına düşmüş bulunursa, lökosit sayımı ve diferansiyel kan sayımı tekrar yapılmalıdır. Alt sınırın önemli miktarda altına düşüş, lökosit sayımında üç hafta içinde 3000/mm3 veya daha fazla bir tek düşüş veya 3000/mm3 veya daha fazla kümülatif düşüş olarak tanımlanır. Tedavinin ilk 18 haftası süresince lökosit sayısı 3000/mm3 daha az, mutlak nötrofil sayısı 1500/mm3 daha az ise veya tedavinin ilk 18 haftasından sonra lökosit sayısı 2500/mm3'den daha az, mutlak nötrofil sayısı 1000/mm3'den daha az ise tedavisinin derhal durdurulması zorunludur. Lökosit sayımı ve diferansiyal kan sayımı her gün yapılmalı ve hastalar nezleye benzeyen semptomlar veya infeksiyona benzeyen diğer semptomlar için dikkatle takip edilmelidir. kesilmesini takiben hematolojik düzelme görülene kadar hematolojik inceleme yapılması gereklidir. Eğer kullanımı bırakılmışsa ve lökosit sayımı 2000/mm3 altında ise ve/veya nötrofil granülosit 1000/mm3 altına düşmüşse tecrübeli bir hematolog öncülüğünde durum kontrol altına alınmalıdır. Eğer mümkünse, hasta koruyucu bir izolasyon sağlanabilen veya GMCSF (granülosit-makrofaj kolon stimüle edici faktör) ya da G-CSF (granülosit kolon stimüle edici faktör) uygulanabilen hematoloji konusunda uzmanlaşmış bir birime yönlendirilmelidir. Nötrofil sayısının 1000/mm3 seviyesinin üzerine çıktığı zaman kolon stimüle edici faktör tedavisinin kesilmesi önerilir. Lökosit sayısı veya mutlak nötrofil sayısı eksikliği nedeniyle tedavisi kesilen hastalar, bir daha maruz kalmamalıdırlar. Hematolojik bulguların arka arkaya 2 gün uygulanan iki kan sayımı ile doğrulanması gereklidir. Ancak ilk kan sayımından sonra tedavisi kesilmelidir. tedavisinin ilk 18 haftasında kan değerleri takibi: Kan hücre sayımı Gereken tedavi Lökosit sayısı /mm³ (/L) Mutlak nötrofil /mm³ (/L) ≥ 3500 (≥ 3.5 x 109) ≥ 2000 (≥ 2.0 x 109) tedavisine devam ≥ 3000 ve < 3500 (≥ 3.0 x 109 ve < 3.5 x 109) ≥ 1500 ve < 2000 (≥ 1.5 x 109 ve < 2.0 x 109) tedavisine devam. Değerler stabil oluncaya veya yükselinceye kadar haftada 2 defa kan sayımı yapılmalı. < 3000 (< 3.0 x 109) < 1500 (< 1.5 x 109) tedavisi derhal kesilmeli. Hematolojik bozukluk düzelinceye kadar günlük kan sayımı yapılmalı ve infeksiyonlar gözlenmelidir. Hastaya tekrar tedavisi başlanmamalıdır. tedavisinin 18. haftasından sonra kan değerleri takibi: Kan hücre sayımı Gereken tedavi Lökosit sayısı /mm³ (/L) Mutlak nötrofil /mm³ (/L) ≥ 3000 (≥ 3.0 x 109) ≥ 1500 (≥ 1.5 x 109) tedavisine devam ≥ 2500 ve < 3000 (≥ 2.5 x 109 ve < 3.0 x 109) ≥ 1000 ve < 1500 (≥ 1.0 x 109 ve <1.5 x 109) tedavisine devam. Değerler stabil oluncaya veya yükselinceye kadar haftada 2 defa kan sayımı yapılmalı. < 2500 (< 2.5 x 109) < 1000 (< 1.0 x 109) tedavisi derhal kesilmeli. Hematolojik bozukluk düzelinceye kadar günlük kan sayımı yapılmalı ve infeksiyonlar gözlenmelidir. Hastaya tekrardan tedavisi başlanmamalıdır. Hematolojik olmayan nedenlerden dolayı tedaviye ara verilmesi durumunda: 18 haftadan daha uzun süreyle kullanan ve tedavileri 3 günden fazla ama 4 haftadan daha kısa süreyle kesilen hastalar haftalık lökosit sayımlarını ve mümkünse mutlak nötrofil sayımlarını 6 hafta daha sürdürmelidirler. Eğer hematolojik bir anormallik oluşmazsa, 4 haftayı geçmeyen aralarla izlemeye geçilebilir. Eğer tedavisi 4 hafta veya daha uzun bir süreyle kesintiye uğramışsa, yeniden başlayan tedavinin ilk 18 haftası boyunca haftalık kontrollerin yapılması gerekmektedir. Diğer önlemler: Eozinofili: Eozinofili durumunda eozinofil sayısı 3000/mm3 üstüne çıkarsa kesilmesi ve ancak eozinofil sayısı 1000/mm3 altına inince tedaviye yeniden başlanması önerilir. Trombositopeni: Trombositopeni durumunda, trombosit sayısı 50000/mm3 altına düştüğünde tedavisinin kesilmesi önerilir. Kardiyovasküler bozukluklar: Kardiyovasküler bozuklukları olan hastalarda (not: şiddetli kardiyovasküler bozukluklar kontrendikasyondur) başlangıç dozu ilk günde bir kez verilen 12.5 mg olup, dozaj artışı yavaş ve küçük oranlarda olmalıdır. Ortostatik hipotansiyon: tedavisi sırasında senkop ile birlikte olan veya olmayan ortostatik hipotansiyon görülebilir. Seyrek olarak (tedavisi gören hastaların yaklaşık 3000’de 1 vakasında) kollaps derinleşebilir ve kardiyak ve/veya respiratuvar arrest, kollapsa eşlik edebilir. Böyle durumlar benzodiazepin veya diğer psikotrop ajanların birlikte kullanılması ve başlangıç titrasyon dönemi sırasında hızlı doz artışıyla beraber oluşur; çok ender durumlarda ilk dozdan sonra bile ortaya çıkar. Bu nedenlerle, alan hastaların tedaviye tıbbi denetim altında başlamaları gerekir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın istenmeyen etkiler sersemlik/sedasyon, baş dönmesi, taşikardi, kabızlık ve aşırı salya üretimidir. Klinik çalışma verilerine göre klozapin ile tedavi edilen hastalar değişken oranlarda klozapin ile ilişkili olabilecek herhangi bir advers olay nedeniyle ilacı bırakmıştır. Bırakma nedeni olarak dikkate alınan en yaygın olaylar lökopeni; somnolans; baş dönmesi (vertigo haricinde) ve psikotik bozukluktur. Spontan ve klinik çalışma raporlarından alınan tedavi sırasında ortaya çıkan advers deneyim sıklığı tahmini: Advers reaksiyonlar, en sık görülenler en önce belirtilmek üzere aşağıdaki başlıklar altında sıralanmıştır: Kan ve lenf sistemi bozuklukları Yaygın: Lökopeni/azalan beyaz kan hücresi sayısı /nötropeni, eozinofili, lökositoz Yaygın olmayan: Agranülositoz Granülositopeni ve agranülositoz gelişimi, tedavisinde var olan bir risktir. Her ne kadar ilacın kesilmesi ile genellikle geri dönüşümlü olsa da, agranülositoz sepsise yol açabilmekte ve öldürücü olabilmektedir. Hayatı tehdit edici agranülositoz gelişimini önlemek için ilacı kesmek gerektiğinden lökosit ölçümlerinin düzenli olarak yapılması zorunludur. Seyrek: Anemi Çok seyrek: Trombositopeni, trombositemi. Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın: Kilo artışı Seyrek: Bozulmuş glikoz toleransı, yeni gelişen diyabet, şiddetlenmiş diyabet Çok seyrek: Ketoasidoz, hiperosmolar koma, ciddi hiperglisemi, hipertrigliseridemi, hiperkolesterolemi Klozapin ile tedavi sırasında nadiren bozulmuş glukoz toleransı ve/veya diyabet gelişimi ya da alevlenmesi bildirilmiştir. Çok nadir durumlarda, tedavisi görmekte olan ve öncesinde herhangi bir hiperglisemi öyküsü bulunmayan hastalarda, bazen ketoasidoz/hiperosmolar komaya yol açan şiddetli hiperglisemi bildirilmiştir. Glukoz düzeyleri çoğu hastada tedavisi bırakıldıktan sonra normale dönmüş ve az sayıda olguda tedaviye tekrar başlandığında hiperglisemi nüksetmiştir. Çoğu hastada insüline bağımlı olmayan diyabet için risk faktörleri olmakla birlikte, bilinen risk faktörleri bulunmayan hastalarda da hiperglisemi belgelenmiştir. Psikiyatrik bozukluklar Yaygın: Dizartri Yaygın olmayan: Disfemi Seyrek: Huzursuzluk, ajitasyon Sinir sistemi bozuklukları Çok yaygın: Uyku hali/sedasyon, sersemlik Yaygın: Başağrısı, tremor, rijidite, akatizi, ekstrapiramidal semptomlar, epilepsi nöbeti/konvülziyon/myoklonik kasılmalar, diken ve dalga komplekslerinin oluşumunu da içeren EEG değişikliklerine neden olabilir. Doza bağımlı olarak epilepsi eşiğini düşürür ve miyoklonik kasılmalara ya da jeneralize konvülsiyonlara neden olabilir. Bu semptomlar daha çok hızlı doz artırımında ve daha önceden epilepsisi olan hastalarda görülür. Bu durumda doz düşürülmeli ve gerekirse antikonvülsan tedavi başlatılmalıdır. Kemik iliği fonksiyonunu baskılama potansiyeli nedeniyle karbamazepinden kaçınılmalıdır ve diğer antikonvülsanlar ile farmakokinetik etkileşim olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Nadir vakalarda ile tedavi edilen hastalar deliryum deneyimleyebilir. Çok seyrek olarak tedavisi görmekte olan ve önceden başka antipsikotik ajanlarla tedavi edilmiş olan hastalarda tardiv diskinezi bildirilmiştir. Başka antipsikotik ilaçlarla tardiv diskinezi geliştiren hastalar, ile düzelme yaşamıştır. Yaygın olmayan: Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) Seyrek: Konfüzyon, delirium Çok seyrek: Tardiv diskinezi, obsesif kompalsif bozukluk Daha önceden diğer antipsikotiklerle tedavi görmüş olan ve tedavisi gören hastalarda çok seyrek olarak tardiv diskinezi bildirilmiştir. Diğer antipsikotikleri kullanırken tardiv diskinezi gelişen hastalarda kullanımı sırasında bu durum hafiflemiştir. Göz bozuklukları Yaygın: Bulanık görme Kardiyak bozukluklar Çok yaygın: Taşikardi Özellikle tedavinin ilk haftalarında senkop ile beraber veya senkop olmadan taşikardi ve postural hipotansiyon görülebilir. Yaygın: EKG değişiklikleri tedavisi gören hastaların küçük bir bölümünde diğer antipsikotik ilaçları kullananlardakine benzer olarak, S-T segment çökmesi ve düzleşmesi veya T dalgalarının değişmesini kapsayan ve tedavinin kesilmesini takiben normale dönen EKG değişiklikleri ortaya çıkmıştır. Bu değişikliklerin klinik önemi bilinmemektedir. Bununla birlikte, miyokardit hastalarında gözlenen bu tip anormaliler dikkate alınmalıdır. Bazıları fatal olabilen kardiyak aritmiler, perikardit/perikardiyal efüzyon ve miyokardit izole vakaları bildirilmiştir. Miyokardit vakalarının büyük çoğunluğu tedavisine başlangıcın ilk 2 ayı içinde ortaya çıkmıştır. Kardiyomiyopati genellikle tedaviden sonra ortaya çıkmıştır. Seyrek: Dolaşım kollapsı, aritmiler, miyokardit, perikardit/perikardial efuzyon Hipotansiyonun sıklığı ve ciddiyeti doz titrasyonunun oranı ve büyüklünden etkilenebilir. tedavisinde derin hipotansiyonun bir sonucu olarak dolaşım kollapsı, özellikle ilacın agresif titrasyonuna bağlı olarak, kardiyak veya pulmoner durma olası ciddi sonuçları ile birlikte bildirilmiştir. Eozinofili bazı miyokardit vakalarında (yaklaşık %14'ünde) ve perikardit/perikardiyal efüzyon vakalarında bildirilmiştir; bununla birlikte eozinofilinin karditin güvenilir bir habercisi olup olmadığı bilinmemektedir. Miyokardit veya kardiyomiyopatinin belirti ve semptomları, istirahat esnasında kalıcı taşikardi, palpitasyonlar, aritmiler, göğüs ağrısı ve kalp yetmezliğinin diğer belirti ve semptomları (örn. açıklanamayan yorgunluk, dispne, taşipne) veya miyokard enfarktüsündekine benzer semptomları kapsar. Bu semptomlara ilaveten bulunabilecek diğer semptomlar nezleye benzer semptomları kapsar. Konvansiyonel antipsikotik tedavisi gören psikiyatri hastaları arasında açıklanamayan ani ölümler bildirilmiş olmakla birlikte, tedavi edilmeyen psikiyatri hastalarında da ani ölümler bildirilmiştir. tedavisi gören hastalarda ani ölümler çok seyrek olarak bildirilmiştir. Çok seyrek: Kardiyomiyopati, kalp durması Vasküler bozukluklar Yaygın: Hipertansiyon, postural hipotansiyon, senkop Seyrek: Tromboembolizm Bilinmiyor: Venöz tromboembolizm Solunum sistemi bozuklukları Seyrek: Vücuda alınan yiyeceklerin aspirasyonu, ölümcül olabilen pnömoni ve alt solunum yolu enfeksiyonu, uyku apnesi sendromu Çok seyrek: Solunum depresyonu / durması İzole vakalarda dolaşım kollapsı ile birlikte olan veya olmayan solunum depresyonu veya durması görülmüştür. Gastrointestinal bozukluklar Çok yaygın: Kabızlık, hipersalivasyon Yaygın: Bulantı, kusma, anoreksi, ağız kuruluğu Seyrek: Disfaji Disfajisi olan hastalarda veya akut doz aşımının bir sonucu olarak vücuda alınan yiyeceklerin aspirasyonu görülebilir. Çok seyrek: Parotis bezi büyümesi, intestinal tıkanma/paralitik ileus/fekal katılaşma Hepato-bilier bozukluklar Yaygın: Karaciğer enzimlerinde yükselme Seyrek: Hepatit, kolestatik sarılık, pankreatit Çok seyrek: Fulminan hepatik nekroz Sarılık gelişirse klozapin tedavisi kesilmelidir. Deri ve deri altı doku bozuklukları Çok seyrek: Cilt reaksiyonları Böbrek ve idrar yolu bozuklukları Yaygın: İdrar tutamama, idrar retansiyonu Çok seyrek: İnterstisyel nefrit Üreme sistemi bozuklukları Çok seyrek: Priapizm Bilinmiyor: Retrograd ejakülasyon Genel ve uygulama bölgesine ilişkin bozukluklar Yaygın: Yorgunluk, selim hipertermi, terleme/ısı regülasyonunda bozukluk Çok seyrek: Ani açıklanamayan ölüm Araştırmalar Seyrek: Artan CPK Bu ilacın kullanımıyla kesin bir nedensel ilişki olmamakla birlikte, Torsades De Pointes’le ilişkilendirilebilecek çok nadir ventriküler taşikardi, kardiyak arrest ve QT uzaması olayları gözlenmiştir. Spontan raporlar ve literatürden istenmeyen etkiler (sıklık bilinmiyor) Aşağıdaki istenmeyen etkiler ile pazarlama sonrası deneyimden spontan vaka raporları ve literatür vakaları aracılığıyla alınmış ve MedDRA sistem organ sınıfına göre kategorize edilmiştir. Bu etkiler boyutu bilinmeyen bir popülasyondan gönüllü olarak bildirildiğinden ve karışıklık faktörlerine maruz kaldığından, bu pazarlama sonrası istenmeyen etkiler, sıklıklarını güvenilir bir şekilde hesaplamak mümkün olmayacağı için “bilinmeyen” sıklığa sahip olarak sınıflandırılmıştır. İstenmeyen etkiler MedDRA’da sistem organ sınıflarına göre listelidir. Her bir sistem organ sınıfı içinde, istenmeyen etkiler azalan ciddiyetlerine göre sunulmaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Sepsis Bağışıklık sistemi hastalıkları Anjiyoödem, lökositoklastik vaskülit Endokrin bozuklukları Psödofeokromasitoma Sinir sistemi bozuklukları Kolinerjik sendrom (ani geri çekme), EEG değişiklikleri, plörototonus Kardiyak bozukluklar Ölümcül olabilecek miyokard enfarktüsü, göğüs ağrısı/angina pektoris, çarpıntılar, atriyal fibrilasyon, ile ilişkili kardiyomiyopatiye bağlı mitral kapak yetmezliği Vasküler bozukluklar Hipotansiyon Solunum bozuklukları Burun tıkanıklığı Gastrointestinal bozukluklar Diyare, Abdominal rahatsızlık/mide yanması/dispepsi, kolit Hepato-bilier bozukluklar Hepatik steatoz, hepatik nekroz, hepatotoksisite, hepatik fibroz, hepatik siroz, karaciğer yaralanması (hepatik, kolestatik ve mikst), ölümcül olabilecek karaciğer yetmezliği ve karaciğer nakli gibi hepatik olaylar dahil olmak üzere karaciğer bozuklukları Deri ve deri altı doku hastalıkları Pigmentasyon bozuklukları Kas-iskelet ve bağ dokusu bozuklukları Kas güçsüzlüğü, kas spazmları, kas ağrısı, sistemik lupus eritematöz Renal ve üriner bozukluklar Renal yetmezlik, gece işemesi (enürezis noktürna).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.