LENVAPEM 10 MG SERT KAPSÜL (30 ADET)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Lenvapem 10 mg ne için kullanılır?
KT 1- LENVAPEM etkin madde olarak lenvatinib içeren ve kanser tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Lenvatinib, hücrelerin büyümesi için hücrelere oksijen ve besin sağlayan yeni kan damarlarının gelişiminde rol oynayan Reseptör Tirozin Kinaz adı verilen proteinlerin etkisini engeller. Bu proteinler kanser hücrelerinde yüksek miktarda bulunabilir ve LENVAPEM bu proteinlerin etkisini engelleyerek kanser hücrelerinin çoğalma ve tümör büyüme hızını azaltır ve kanserin ihtiyaç duyduğu kan tedariğini kesmeye yardımcı olur.
- LENVAPEM, tiroidin bazı kanserlerinin, karaciğer kanserinin ve rahim duvarı kanserinin tedavisinde uzman bir doktor tarafından reçete edilir.
Farklılaşmış Tiroid Kanseri LENVAPEM, radyoaktif iyot tedavisinin hastalığı durdurmaya yetmediği durumlarda radyolojik progresyon gösteren bölgesel olarak ilerlemiş veya metastatik (diğer organlara yayılmış) evre tiroid kanserinin tedavisi için tek başına kullanılır. Hastalık ilerledikten sonra kombinasyon olarak veya tek başına kullanılamaz.
Karaciğer Kanseri (Hepatosellüler Kanser) LENVAPEM, daha önce kan akışında dolaşan başka bir antikanser ilacı ile tedavi edilmemiş olan hastalarda karaciğer hücrelerinde gelişen kanserin (hepatosellüler kanser) tedavisi için kullanılır. LENVAPEM, bölgesel tedavi yöntemlerinin uygun olmadığı ve hafif derecede karaciğer yetmezliği olan (Child-Pugh A evre), bölgesel olarak ilerlemiş veya metastatik (diğer organlara yayılmış) karaciğer hücrelerinin kanserli olguların tedavisinde kullanılır.
Rahim Duvarı Kanseri (Endometriyal Kanser) LENVAPEM, pembrolizumab adı verilen başka bir antikanser ilacı ile birlikte adjuvan veya neoadjuvan platin bazlı tedaviden sonraki 12 ay içinde hastalığı progresyon göstermiş olan ve küratif cerrahi ya da radyoterapiye uygun olmayan ileri evre, tekrarlayan veya metastatik mikrosatellit stabil rahim duvarı kanseri (endometriyal kanser) tedavisinde kullanılabilir. Karsinosarkom alt tipinde kullanılamaz.
LENVAPEM, pembrolizumab adı verilen başka bir antikanser ilacı ile birlikte adjuvan veya neoadjuvan platin bazlı tedaviden sonraki 12 aydan sonra hastalığı progresyon göstermiş olan ve küratif cerrahi ya da radyoterapiye uygun olmayan ve ilave bir basamak kemoterapi almış ileri evre, tekrarlayan veya metastatik mikrosatellit stabil rahim duvarı kanseri (endometriyal kanser) tedavisinde kullanılabilir. Karsinosarkom alt tipinde kullanılamaz.
LENVAPEM ile veya neden size verildiği ile ilgili sorularınızı doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lenvatinib veya LENVAPEM içerisindeki diğer yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz
- Emziriyorsanız LENVAPEM kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Yüksek tansiyonunuz (yüksek kan basıncı) varsa
- Gebe kalma potansiyeline sahip bir kadınsanız
- Kalp hastalığınız veya inme geçmişiniz varsa
- Karaciğer bozukluğunuz veya böbrek bozukluğunuz varsa
- Yakın zamanda ameliyat olduysanız veya radyoterapi aldıysanız
- Ameliyat olmanız gerekiyorsa
LENVAPEM yara iyileşmesini etkileyebileceğinden, doktorunuz büyük bir cerrahi prosedür öncesinde LENVAPEM'i bırakmanızı isteyebilir. LENVAPEM'e, yeterli yara iyileşmesi sağlandıktan sonra tekrar başlanabilir.
- 75 yaş üzerindeyseniz
- Beyaz veya Asyalı dışında bir etnik gruba aitseniz
- Kilonuz 60 kg'dan düşükse
- Vücuttaki farklı organlar arasında veya bir organ ve deri arasında anormal bir bağlantı (fistül olarak bilinir) geçmişiniz varsa
- Anevrizma (bir kan damarı duvarının genişlemesi veya zayıflaması) veya kan damarı duvarı yırtılması geçirdiyseniz
- Ağız, dişler ve/veya çenede ağrı, ağzın içinde şişme veya yaralar, çenede uyuşukluk veya ağırlık hissi, bir dişte gevşeme varsa veya daha önceden olduysa LENVAPEM tedavisi gören hastalarda çenede kemik hasarı (osteonekroz) bildirilmiş olduğundan, LENVAPEM'e başlamadan önce diş hekimi kontrolüne gitmeniz önerilebilir. İnvazif bir dental tedavi almanız veya dental operasyon geçirmeniz gerekiyorsa, özellikle bifosfonat enjeksiyonu (kemik hastalıklarını tedavi etmek için kullanılır) alırken veya aldıktan sonra diş hekiminize LENVAPEM kullandığınızı söyleyiniz.
- Çenede kemik hasarı riski artabileceğinden, osteoporoz tedavisinde kullanılan bazı ilaçları (antiresorbtif ilaçlar) veya kan damarı oluşumunu etkileyen kanser ilaçları (anjiyojenesis inhibitörleri adı verilen) kullanıyorsanız veya kullandıysanız LENVAPEM kullanmaya başlamadan önce doktorunuz bazı testler yapabilir, örneğin kanınızda düşük tuz seviyesi ve yüksek tiroid stimule edici hormon seviyesi olup olmadığını görmek için kan basıncınızı ve karaciğer veya böbrek fonksiyonlarınızı kontrol edebilir.
Doktorunuz bu testlerin sonuçları hakkında sizinle görüşecek ve size LENVAPEM verilip verilmeyeceğine karar verecektir. Diğer ilaçlarla ek tedavi görmeniz, daha düşük do LENVAPEM almanız veya artan yan etki riskinden dolayı ekstra dikkat etmeniz gerekebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi LENVAPEM'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir, ancak bu etkiler herkeste ortaya çıkmayabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa LENVAPEM'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Vücudunuzun bir yanında uyuşukluk veya zayıflık, şiddetli baş ağrısı hissediyorsanız, nöbet geçiriyorsanız, kafa karışıklığı yaşıyorsanız, konuşma güçlüğü çekiyorsanız, görüş bozuklukları veya baş dönmesi varsa doktorunuza bildiriniz. Bunlar inme, beyin kanaması veya kan basıncında ciddi bir artışın beyin üzerindeki etkilerinin belirtileri olabilir.
- Göğüs ağrısı veya göğüste basınç hissi, kol, sırt, boyun veya çenede ağrı, nefes darlığı, hızlı veya düzensiz kalp atışı, öksürük, dudak veya parmaklarda morarma varsa, çok yorgun hissediyorsanız doktorunuza bildiriniz. Bunlar bir kalp problemi, akciğerlerinizde bir kan pıhtısı veya akciğerinizden göğüs boşluğuna hava sızıntısı nedeniyle akciğerinizin şişememesine dair belirtiler olabilir.
- Şiddetli karın (abdomen) ağrısı varsa doktorunuza bildiriniz. Bu belirti bağırsaklarınızda bir delik veya fistül (bağırsaktan tüp benzeri bir kanal ile vücudun başka bir yerine veya deriye açılan bir delik) nedeniyle olabilir.
- Siyah, katranlı veya kanlı dışkı veya kanlı öksürük varsa doktorunuza bildiriniz. Bunlar vücut içinde kanama belirtileri olabilir.
- Deride sarılık veya göz aklarının sararması (sarılık) varsa veya sersemlik, kafa karışıklığı, konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsanız doktorunuza bildiriniz. Bunlar karaciğer problemi belirtileri olabilir.
- İshal, mide bulantısı ve kusma yaşıyorsanız doktorunuza bildiriniz. Bu belirtiler böbrek yetmezliğine yol açabilecek şekilde su kaybına neden olursa, ciddileşebilecek çok yaygın yan etkilerdir. Doktorunuz bu yan etkileri azaltmak için size ilaç verebilir.
- Ağız, dişler ve/veya çenede ağrı, ağızda şişlik veya yaralar, çenede uyuşukluk veya ağırlık hissi, diş sallanması varsa doktorunuza bildiriniz. Bunlar çenede kemik hasarı belirtileri olabilir (osteonekroz).
Aşağıda, görülme sıklığına göre tüm yan etkiler listelenmiştir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Bu ilaç tek başına verildiğinde aşağıdaki yan etkiler oluşabilir:
Çok yaygın:
- Yüksek veya düşük tansiyon (yüksek veya düşük kan basıncı)
- İştah veya kilo kaybı
- Kusma ve mide bulantısı, kabızlık, ishal, karın ağrısı, hazımsızlık
- Yorgunluk veya güçsüzlük hissi
- Ses kısılması
- Bacaklarda şişme
- Deride döküntü
- Ağızda kuruluk, ağrı veya iltihap, tat duyusunda değişiklik
- Eklem veya kas ağrısı
- Baş dönmesi
- Saç dökülmesi
- Kanama (en yaygın olarak burun kanamaları görülür, ancak idrarda kan, morarmalar, diş eti veya bağırsak duvarı kanamaları gibi diğer kanama türleri de olabilir)
- Uykuya dalmada güçlük
- İdrar testlerinde protein açısından değişiklikler (yüksek protein seviyeleri) ve idrar yolu enfeksiyonları (daha sık idrara çıkma ve idrar yaparken ağrı)
- Baş ağrısı
- Sırt ağrısı
- El ve ayaklarda deride kızarıklık, ağrı ve şişlik (palmar-plantar eritrodisestezi)
- Tiroid bezinin az çalışması (yorgunluk, kilo artışı, kabızlık, üşüme, deride kuruluk)
- Kan testi sonuçlarında potasyum seviyeleri (düşük potasyum seviyeleri) ve kalsiyum seviyeleri (düşük kalsiyum seviyeleri) açısından değişiklikler
- Beyaz kan hücresi sayısında azalma
- Kan testi sonuçlarında karaciğer fonksiyonu bakımından değişiklikler
- Morarma ve yara iyileşmesinde güçlüklere yol açabilen kanda düşük trombosit seviyesi (trombositopeni)
- Kan testlerinde magnezyum (düşük magnezyum seviyeleri), kolesterol (yüksek kolesterol seviyeleri) ve tiroid stimule edici hormon (yüksek seviyeler) açısından değişiklikler
- Kan testi sonuçlarında böbrek fonksiyonu bakımından değişiklikler ve böbrek yetmezliği
- Lipaz ve amilaz artışı (sindirimde rol alan enzimler)
Yaygın:
- Vücut sıvılarında kayıp (dehidrasyon)
- Kalp çarpıntısı
- Deride kuruluk, deride kalınlaşma ve kaşıntı
- Şişkinlik hissi veya aşırı gaz
- Kalp problemleri ya da akciğerlerde (nefes almada güçlük, göğüs ağrısı) veya diğer organlarda kan pıhtıları oluşumu
- Karaciğer yetmezliği
- Karaciğer yetmezliğinin belirtileri olabilecek uyuşukluk, kafa karışıklığı, konsantrasyon düşüklüğü, bilinç kaybı
- İyi hissetmeme
- Safra kesesi iltihabı
- İnme
- Anal fistül (anüs ve çevresindeki deri arasında oluşan küçük bir kanal)
- Mide veya bağırsaklarda delinme
Yaygın olmayan:
- Anüs yakınında ağrılı enfeksiyon veya tahriş
- Mini-inme
- Karaciğer hasarı
- Karnın (abdomen) sol üst kısmında ateş, titreme, mide bulantısı ve kusma (dalağa gelen kan akımının azalması) ile ilişkilendirilebilen şiddetli ağrı
- Pankreas iltihabı
- Yaraların iyileşmesinde problemler
- Çenede kemik hasarı (osteonekroz)
- Kalın bağırsak iltihabı (kolit)
- Böbreküstü bezi tarafından yapılan hormonlarda azalma
Bilinmiyor:
- Diğer fistül tipleri (vücuttaki farklı organlar arasında veya deri ile boğaz ve nefes borusu gibi altta yatan bir yapı arasındaki anormal bir bağlantı) Belirtiler fistülün bulunduğu yere bağlıdır. Yutkunduğunuzda öksürme gibi yeni veya olağandışı belirtiler yaşamanız durumunda doktorunuzla konuşunuz.
- Kan damarı duvarının genişlemesi ve zayıflaması veya kan damarı duvarında bir yırtık (anevrizmalar ve arter diseksiyonları).
Bu ilaç pembrolizumab ile kombinasyon halinde verildiğinde aşağıdaki yan etkiler oluşabilir:
Çok yaygın:
- İdrar testlerinde protein açısından değişiklikler (yüksek protein seviyeleri) ve idrar yolu enfeksiyonları (daha sık idrara çıkma ve idrar yaparken ağrı)
- Morarma ve yara iyileşmesinde güçlüklere yol açabilen kanda düşük trombosit seviyesi (trombositopeni)
- Beyaz kan hücresi sayısında azalma
- Kırmızı kan hücresi sayısında azalma
- Tiroid bezinin az çalışması (yorgunluk, kilo artışı, kabızlık, üşüme, deride kuruluk) ve kan testi sonuçlarında tiroid stimule edici hormon (yüksek seviyeler) açısından değişiklikler
- Tiroid bezinin çok fazla çalışması (belirtiler hızlı kap atışı, terleme ve kilo kaybını içerebilir)
- Kan testi sonuçlarında kalsiyum seviyeleri (düşük kalsiyum seviyeleri) açısından değişiklikler
- Kan testi sonuçlarında potasyum seviyeleri (düşük potasyum seviyeleri) açısından değişiklikler
- Kan testi sonuçlarında kolesterol seviyeleri (yüksek kolesterol seviyeleri) açısından değişiklikler
- Kan testi sonuçlarında magnezyum seviyeleri (düşük magnezyum seviyeleri) açısından değişiklikler
- İştah veya kilo kaybı
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Sırt ağrısı
- Ağızda kuruluk, ağrı veya iltihap, tat duyusunda değişiklik
- Kanama (en yaygın olarak burun kanamaları görülür, ancak idrarda kan, morarmalar, diş eti veya bağırsak duvarı kanamaları gibi diğer kanama türleri de olabilir)
- Yüksek tansiyon
- Ses kısılması
- Kusma ve mide bulantısı, kabızlık, ishal, karın ağrısı
- Amilaz artışı (sindirimde rol alan bir enzim)
- Lipaz artışı (sindirimde rol alan bir enzim)
- Kan testi sonuçlarında karaciğer fonksiyonu bakımından değişiklikler
- Böbrek fonksiyonu bakımından kan testi sonuçlarında değişiklikler
- El ve ayaklarda deride kızarıklık, ağrı ve şişlik (palmar-plantar eritrodisestezi)
- Deride döküntü
- Eklem veya kas ağrısı
- Yorgunluk veya güçsüzlük hissi
- Bacaklarda şişme
- Yaygın
- Vücut sıvılarında kayıp (dehidrasyon)
- Uykuya dalmada güçlük
- Kalp çarpıntısı
- Düşük tansiyon (düşük kan basıncı)
- Akciğerlerde kan pıhtısı (nefes almada güçlük, göğüs ağrısı)
- Pankreas iltihabı
- Şişkinlik hissi veya aşırı gaz
- Hazımsızlık
- Safra kesesi iltihabı
- Saç dökülmesi
- Böbrek yetmezliği
- İyi hissetmeme
- Kalın bağırsak iltihabı (kolit)
- Böbreküstü bezi tarafından yapılan hormonlarda azalma
- Mide veya bağırsaklarda delinme
- Yaygın olmayan
- Baş ağrısı, kafa karışıklığı, nöbetler ve görüş bozuklukları
- Vücudunuzun bir yanında uyuşukluk veya zayıflık, şiddetli baş ağrısı, nöbet, kafa karışıklığı, konuşma güçlüğü, görüş bozuklukları veya baş dönmesi dahil inme belirtileri
- Mini-inme
- Göğüs ağrısı veya göğüste basınç hissi, kol, sırt, boyun veya çenede ağrı, nefes darlığı, hızlı veya düzensiz kalp atışı, öksürük, dudak veya parmaklarda morarma, çok yorgun hissetme dahil kalp problemi belirtileri
- Akciğerinizden göğüs boşluğuna hava sızıntısı nedeniyle akciğerinizin şişememesine bağlı şiddetli nefes darlığı ve göğüs ağrısı
- Anüs yakınında ağrılı enfeksiyon veya tahriş
- Anal fistül (anüs ve çevresindeki deri arasında oluşan küçük bir kanal)
- Karaciğer yetmezliği veya deride sarılık veya göz aklarının sararması (sarılık) veya sersemlik, kafa karışıklığı, konsantrasyon bozukluğu dahil karaciğer hasarı belirtileri
- Deride kuruluk, deride kalınlaşma ve kaşıntı
- Yaraların iyileşmesinde problemler
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyor ya da bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
Hamile kalabiliyorsanız, bu ilacı kullanırken ve tedaviniz bittikten sonra en az bir ay boyunca etkili doğrum kontrolü kullanmalısınız. Lenvatinibin oral kontraseptif hapların etkisini azaltıp azaltmadığı bilinmediğinden, bu olağan doğum kontrol yönteminizse, LENVAPEM ile tedaviniz sırasında cinsel ilişkiye girmeniz halinde prezervatif gibi bir bariyer yöntemi de kullanmalısınız.
Tedaviniz sırasında hamile kalmayı planlıyorsanız, LENVAPEM'i kullanmayınız. Bu, bebeğinize ciddi şekilde zarar verebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız, LENVAPEM'i kullanmayınız. Bu ilaç süte geçtiğinden, emzirdiğiniz bebeğinize ciddi şekilde zarar verebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerLENVAPEM içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız yoksa, bu maddelere bağlı olumsuz bir etki meydana gelmez.
Bu ilaç her bir kapsülde (a/a'lık olarak %0,03'e eşdeğer) 0,04 mg dehidrate alkol içerir. Bu ilaçtaki doz miktarı 0,00001 mL bira veya 0,000004 mL şaraba eşdeğerdir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDiferansiye Tiroid Karsinomu (DTC); radyoaktif iyota (RAI) refrakter olup, RAI sonrası radyolojik progresyon gösteren lokal ileri veya metastatik evre, diferensiye (papiller/foliküler/Hürthle hücreli) tiroid karsinomu (DTC) tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Progresyon sonrası kombinasyon veya monoterapi olarak kullanılamaz. Hepatosellüler Karsinom (HSK), daha önce sistemik tedavi almamış, lokal tedavi yöntemlerinin uygun olmadığı ve fonksiyonel karaciğer rezervinin Child Pugh A evresinde olduğu klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirtilen, lokal ileri veya metastatik hepatosellüler kanserli olguların tedavisinde endikedir. Endometriyal Karsinom (EC); pembrolizumab ile kombinasyon halinde, adjuvan veya neoadjuvan platin bazlı tedaviden sonraki 12 ay içinde hastalığı progresyon göstermiş olan ve küratif cerrahi ya da radyoterapiye uygun olmayan ileri evre, tekrarlayan veya metastatik mikrosatellit stabil (MMR proficient) endometriyal karsinom (EC) tedavisinde endikedir. Karsinosarkom alt tipinde kullanılamaz.; pembrolizumab ile kombinasyon halinde, adjuvan veya neoadjuvan platin bazlı tedaviden sonraki 12 aydan sonra hastalığı progresyon göstermiş olan ve küratif cerrahi ya da radyoterapiye uygun olmayan ve ilave bir basamak kemoterapi almış ileri evre, tekrarlayan veya metastatik mikrosatellit stabil (MMR proficient) endometriyal karsinom (EC) tedavisinde endikedir. Karsinosarkom alt tipinde kullanılamaz.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLenvatinib veya kapsülleri bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Laktasyon döneminde olan kadınlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriHipertansiyon Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda, genellikle tedavi sürecinin erken dönemlerinde ortaya çıkan hipertansiyon bildirilmiştir. Kan basıncı (KB), tedavisinden önce kapsamlı bir şekilde kontrol edilmeli ve hastaların hipertansif olduklarının bilinmesi durumunda, hastalara tedavisinden önce en az 1 hafta boyunca stabil dozda anti-hipertansif tedavi uygulanmalıdır. Aort diseksiyonu dahil olmak üzere yeterli düzeyde kontrol altına alınamayan hipertansiyon ile ilişkili ciddi komplikasyonlar bildirilmiştir. Hipertansiyonun erken saptanması ve etkili bir şekilde yönetilmesi, tedavisine ara verilmesi ya da doz azaltma ihtiyacının en aza indirilmesi açısından önemlidir. Kan basıncının (KB) yükseldiği doğrulanır doğrulanmaz antihipertansif ajanlara başlanmalıdır. tedavisine başlandıktan 1 hafta sonra, daha sonra ilk 2 ay boyunca 2 haftada bir kez ve sonrasında aylık olarak KB izlemi yapılmalıdır. Antihipertansif tedavi seçimi hastanın klinik durumuna göre kişiye özel hale getirilmeli ve standart tıbbi uygulamalara uygun olmalıdır. Önceden normotansif olan gönüllülerde KB'nin yükseldiği gözlemlendiğinde anti-hipertansif ilaç sınıfından bir ilaçla monoterapiye başlanmalıdır. Halihazırda anti-hipertansif bir tıbbi ürün kullanmakta olan hastalar için, uygun olması halinde, mevcut ajanın dozu arttırılabilir ya da farklı bir antihipertansif ilaç sınıfından bir veya daha fazla ajan eklenmelidir. Gerekli durumlarda, hipertansiyon Tablo 5'te önerildiği şekilde yönetilir. Tablo 5: Önerilen Hipertansiyon Yönetimi Kan Basıncı (KB) Düzeyi Önerilen İşlem ≥140 mmHg ila <160 mmHg arası sistolik KB veya ≥90 mmHg ila <100 mmHg arası diyastolik KB Lenvatinibe devam edilir ve halihazırda alınmıyorsa anti-hipertansif tedaviye başlanır VEYA Lenvatinibe devam edilir ve mevcut antihipertansif tedavinin dozu arttırılır veya ek antihipertansif tedaviye başlanır Optimum anti-hipertansif tedaviye rağmen ≥160 mmHg sistolik KB veya ≥100 mmHg diyastolik KB 1. tedavisi durdurulur 2. Sistolik KB ≤150 mmHg, diyastolik KB ≤95 mmHg olduğunda ve hasta en az 48 saat boyunca stabil dozda anti-hipertansif tedavi aldığında, lenvatinibe daha düşük bir doz düzeyinde devam edilir. Yaşamı tehdit edici sonuçlar (malign hipertansiyon, nörolojik defisit veya hipertansif kriz) Acil müdahale endikedir. tedavisi durdurulur ve uygun tıbbi müdahale yapılır Anevrizmalar ve arter diseksiyonları Hipertansiyonu olan veya olmayan hastalarda VEGF yolağı inhibitörlerinin kullanılması, anevrizmaların ve/veya arteriyel diseksiyonların oluşumuna katkıda bulunabilir. tedavisine başlamadan önce, hipertansiyon veya anevrizma öyküsü gibi risk faktörleri bulunan hastalarda bu risk dikkatle değerlendirilmelidir. Proteinüri Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda, genellikle tedavi sürecinin erken dönemlerinde ortaya çıkan proteinüri bildirilmiştir. İdrar proteini düzenli olarak izlenmelidir. İdrar ölçüm çubuğu ile proteinürinin ≥2+ olarak saptanması halinde doza ara verilmesi, dozun ayarlanması veya tedavinin durdurulması gerekebilir. Lenvatinib kullanan hastalarda nefrotik sendrom olguları bildirilmiştir. Nefrotik sendrom söz konusu olduğunda tedavisi durdurulmalıdır. Hepatotoksisite DTC'de, Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda en yaygın olarak bildirilen karaciğer ile ilişkili advers reaksiyonlar alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST) ve kandaki bilirubin düzeylerinde görülen artışları içermiştir. Lenvatinib ile tedavi edilen DTC hastalarında karaciğer yetmezliği ve akut hepatit (<1%;.8, Seçilen advers reaksiyonların tanımı) bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliği olguları genellikle progresif metastatik karaciğer hastalığı olan hastalarda bildirilmiştir. REFLECT araştırmasında Lenvatinib ile tedavi edilen HSK hastalarında, hepatik ensefalopati ve karaciğer fonksiyon yetmezliği dahil olmak üzere karaciğer ile ilişkili advers reaksiyonlar (ölümcül reaksiyonlar dahil), sorafenib ile tedavi edilen hastalara kıyasla daha yüksek bir sıklıkta bildirilmiştir. Başlangıçta daha şiddetli karaciğer disfonksiyonu ve/veya daha yüksek karaciğer tümör yükü olan hastalarda, hepatik ensefalopati ve karaciğer yetmezliği gelişme riski daha yüksek olmuştur. Hepatik ensefalopati ayrıca 75 yaş ve üzeri hastalarda daha sık meydana gelmiştir. Karaciğer yetmezliği olaylarının yaklaşık olarak yarısı ve hepatik ensefalopati olaylarının üçte biri hastalık progresyonu görülen hastalarda bildirilmiştir. Orta şiddetli karaciğer disfonksiyonu (Child Pugh B) olan HSK hastalarındaki veriler sınırlıdır ve mevcut durumda şiddetli karaciğer disfonksiyonu (Child Pugh C) olan HSK hastalarıyla ilgili herhangi bir veri bulunmamaktadır. Lenvatinib esas olarak karaciğer metabolizması yoluyla elimine edildiğinden, orta ila şiddetli düzeyde karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda maruziyet düzeyinde artış beklenir. EC'de, pembrolizumab ile kombinasyon halinde Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda en yaygın olarak bildirilen karaciğer ile ilişkili advers reaksiyonlar alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) düzeylerinde görülen artışları içermiştir. Lenvatinib ve pembrolizumab ile tedavi edilen EC hastalarında karaciğer yetmezliği ve hepatit (<1%;.8) bildirilmiştir. Hafif veya orta şiddetli karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda genel güvenliliğin yakından izlenmesi önerilir (ayrıca.2 ve 5.2). Karaciğer fonksiyon testleri tedaviye başlanmadan önce, daha sonra ilk 2 ay boyunca 2 haftada bir kez, sonrasında ise ayda bir kez izlenmelidir. HSK hastaları hepatik ensefalopati dahil olmak üzere kötüleşen karaciğer fonksiyonları açısından izlenmelidir. Hepatotoksisite durumunda doza ara verilmesi, dozun ayarlanması ya da tedavinin durdurulması gerekebilir. Böbrek yetmezliği ve böbrek disfonksiyonu Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda böbrek disfonksiyonu ve böbrek yetmezliği bildirilmiştir. Tanımlanan primer risk faktörü gastrointestinal toksisite kaynaklı dehidrasyon ve/veya hipovolemi olmuştur. Böbrek disfonksiyonu veya böbrek yetmezliği gelişme riskinin azaltılması için gastrointestinal toksisite aktif olarak yönetilmelidir. Doza ara verilmesi, dozun ayarlanması ya da tedavinin durdurulması gerekebilir. Hastalarda şiddetli böbrek disfonksiyonu olması halinde başlangıç dozu ayarlanmalıdır. Diyare Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda, genellikle tedavi sürecinin erken dönemlerinde ortaya çıkan diyare sıklıkla bildirilmiştir. Dehidrasyonu önlemek için diyareye karşı derhal tıbbi tedavi uygulanmalıdır. Tıbbi tedaviye rağmen Derece 4 diyarenin devam etmesi halinde tedavisi durdurulmalıdır. Kardiyak disfonksiyon Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda kardiyak disfonksiyon (<%1) ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda azalma bildirilmiştir. Doza ara verilmesi, dozun ayarlanması ya da tedavinin durdurulması gerekebileceğinden, hastalar kardiyak dekompansasyonun klinik belirti ve bulguları açısından izlenmelidir. Posterior Reversibl Ensefalopati Sendromu (PRES) / Posterior Reversibl Lökoensefalopati Sendromu (RPLS) Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda RPLS olarak da bilinen PRES (<%1;.8, Seçilen advers reaksiyonların tanımı) bildirilmiştir. PRES; baş ağrısı, nöbet, letarji, konfüzyon, mental fonksiyon değişikliği, körlük ve diğer görsel ya da nörolojik sorunlarla ortaya çıkabilen nörolojik bir hastalıktır. Hafif ila şiddetli düzeyde hipertansiyon meydana gelebilir. PRES tanısının doğrulanması için manyetik rezonans görüntüleme gereklidir. Kan basıncının kontrol altında tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır. PRES bulguları veya belirtileri olan hastalarda doza ara verilmesi, dozun ayarlanması ya da tedavinin durdurulması gerekebilir. Arteriyel tromboembolizmler Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda arteriyel tromboembolizmler (serebrovasküler olay, geçici iskemik atak ve miyokard enfarktüsü) bildirilmiştir. Lenvatinib önceki 6 ay içinde arteriyel tromboembolizm meydana gelen hastalarda araştırılmamıştır; dolayısıyla, bu hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Tedaviye, hastaların bireysel yarar/risk değerlendirmelerine göre karar verilmelidir. Arteriyel trombotik olay sonrasında tedavisi durdurulmalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, tedavisi sırasında ve tedavi sonlandırıldıktan sonra bir ay boyunca yüksek etkili kontraseptifler kullanmalıdır. Lenvatinib’in oral kontraseptiflerle birlikte kullanıldığında tromboembolik olay riskini arttırıp arttırmadığı henüz bilinmemektedir. Hemoraji Klinik araştırmalarda ölümcül hemorajik olaylar dahil olmak üzere tümör ile ilişkili ciddi kanamalar meydana gelmiş ve bu olaylar pazarlama sonrası deneyimlerde de bildirilmiştir. Pazarlama sonrası gözetim döneminde, ciddi ve ölümcül karotid arter hemorajileri, anaplastik tiroid karsinomlu (ATC) hastalarda DTC veya diğer tümör tipleri olan hastalara kıyasla daha sık görülmüştür. tedavisini takiben gerçekleşen tümör küçülmesi/nekrozuyla ilişkili olası şiddetli hemoraji riski nedeniyle, majör kan damarlarının (ör. karotid arter) tümör invazyonu/infiltrasyon derecesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı kanama olguları, tümör küçülmesine ve fistül oluşumuna (ör. trakeoözofageal fistüller) sekonder olarak meydana gelmiştir. Beyin metastazları olan veya olmayan bazı hastalarda ölümcül intrakraniyal hemoraji olguları bildirilmiştir. Beyin dışındaki bölgelerde de kanama (ör. trake, batın içi, akciğer) meydana gelmiştir. Bir HSK hastasında ölümcül karaciğer tümörü hemorajisi bildirilmiştir. Karaciğer sirozu olan hastalarda tedavisine başlamadan önce bakım standardına göre özofageal varisler için tarama yapılmalı ve daha sonra tedavi uygulanmalıdır. Kanama durumunda doza ara verilmesi, dozun ayarlanması ya da tedavinin durdurulması gerekebilir. Gastrointestinal perforasyon ve fistül oluşumu Lenvatinib ile tedavi edilen hastalarda gastrointestinal perforasyon ya da fistüller bildirilmiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerDTC DTC için en sık bildirilen advers reaksiyonlar (hastaların ≥%30'unda meydana gelen) hipertansiyon (%68,6), diyare (%62,8), iştahta azalma (%51,5), kilo kaybı (%49,1), yorgunluk (%45,8), mide bulantısı (%44,5), proteinüri (%36,9), stomatit (%35,8), kusma (%34,5), disfoni (%34,1), baş ağrısı (%34,1) ve palmar plantar eritrodizestezi sendromu (PPE) (%32,7) olmuştur. Hipertansiyon ve proteinüri Lenvatinib tedavisinin erken dönemlerinde meydana gelme eğilimindedir. Tedavi boyunca meydana gelen diyare ve zaman içinde kümülatif olarak görülme eğiliminde olan kilo kaybı dışındaki Derece 3 ila 4 advers reaksiyonların çoğu tedavinin ilk 6 ayında meydana gelmiştir. En önemli ciddi advers reaksiyonlar böbrek yetmezliği ve disfonksiyonu (%2,4), arteriyel tromboembolizm (%3,9), kalp yetmezliği (%0,7), intrakraniyal tümör hemorajisi (%0,7), PRES / RPLS (%0,2), karaciğer yetmezliği (%0,2) ve arteriyel tromboembolizmler (serebrovasküler olay (%1,1), geçici iskemik atak (%0,7) ve miyokard enfarktüsü (%0,9)) olmuştur. RAI tedavisine refrakter olan 452 DTC hastasında, hastaların sırasıyla %63,1'inde ve %19,5'inde advers reaksiyonlara karşı alınan önlemler dozun azaltılması ve tedavinin durdurulması olmuştur. Doz azaltımına neden olan en yaygın advers reaksiyonlar (hastaların %≥5'inde meydana gelen) hipertansiyon, proteinüri, diyare, yorgunluk, PPE, kilo kaybı ve iştahta azalma olarak belirlenmiştir. Lenvatinib tedavisinin kesilmesine neden olan en yaygın advers reaksiyonlar proteinüri, asteni, hipertansiyon, serebrovasküler olay, diyare ve pulmoner emboli olmuştur. HSK HSK için en sık bildirilen advers reaksiyonlar (hastaların %≥30'unda meydana gelen) hipertansiyon (%44), diyare (%38,1), iştahta azalma (%34,9), yorgunluk (%30,6) ve kilo kaybı (%30,4) olmuştur. En önemli ciddi advers reaksiyonlar karaciğer yetmezliği (%2,8), hepatik ensefalopati (%4,6), özofageal varis hemorajisi (%1,4), serebral hemoraji (%0,6); miyokard enfarktüsü (%0,8), serebral enfarktüs (%0,4) ve serebrovasküler olay (%0,4) dahil olmak üzere arteriyel tromboembolik olaylar (%2) ve böbrek yetmezliği/disfonksiyonu (%1,4) olarak belirlenmiştir. HSK hastalarında, enfeksiyon, sepsis veya bakteriyel peritonit ile ilişkili olmayan nötrofil sayısında azalma insidansının daha yüksek olduğu saptanmıştır (diğer HSK dışı tümör tiplerindekine kıyasla (%1,4) Lenvatinib tedavisiyle %8,7). HSK'si olan 496 hastada, hastaların sırasıyla %62,3'ünde ve %20,2'sinde advers reaksiyonlara karşı alınan önlemler doz değişiklikleri (doza ara verilmesi veya dozun azaltılması) ve tedavinin durdurulması olmuştur. Doz değişikliklerine neden olan en yaygın advers reaksiyonlar (hastaların %≥5'inde meydana gelen) iştahta azalma, diyare, proteinüri, hipertansiyon, yorgunluk, PPE ve trombosit sayısında azalma olarak belirlenmiştir. Lenvatinib tedavisinin kesilmesine neden olan en yaygın advers reaksiyonlar hepatik ensefalopati, yorgunluk, kandaki bilirubin düzeyinde artış, proteinüri ve karaciğer yetmezliği olmuştur. EC EC için Lenvatinibin pembrolizumab ile kombinasyon halinde kullanıldığında sergilediği güvenlilik profili, günde bir kez 20 mg Lenvatinib ve 3 haftada bir kez 200 mg pembrolizumab alan 530 ileri evre EC hastasında değerlendirilmiştir. En yaygın olarak görülen (hastaların ≥%20'sinde meydana gelen) advers reaksiyonlar hipertansiyon (%63), diyare (%57), hipotiroidizm (%56), mide bulantısı (%51), iştahta azalma (%47), kusma (%39), yorgunluk (%38), kilo kaybı (%35), artralji (%33), proteinüri (%29), konstipasyon (%27), baş ağrısı (%27), idrar yolu enfeksiyonu (%27), disfoni (%25), abdominal ağrı (%23), asteni (%23), palmar plantar eritrodizestezi sendromu (%23), stomatit (%23), anemi (%22) ve hipomagnezemi (%20) olmuştur. En yaygın olarak görülen (hastaların ≥%5'inde meydana gelen) şiddetli (Derece≥3) advers reaksiyonlar ise hipertansiyon (%37,2), kilo kaybı (%9,1), diyare (%8,1), lipaz artışı (%7,7), iştahta azalma (%6,4), asteni (%6), yorgunluk (%6), hipokalemi (%5,7), anemi (%5,3) ve proteinüri (%5,1) olarak belirlenmiştir. Advers reaksiyon nedeniyle hastaların %30,6'sında Lenvatinib tedavisi ve %15,3'ünde hem Lenvatinib hem de pembrolizumab tedavisi kesilmiştir. Lenvatinib tedavisinin kesilmesine neden olan en yaygın (hastaların %≥1'inde meydana gelen) advers reaksiyonlar hipertansiyon (%1,9), diyare (%1,3), asteni (%1,3), iştahta azalma (%1,3), proteinüri (%1,3) ve kilo kaybı (%1,1) olmuştur. Advers reaksiyon nedeniyle hastaların %63,2'sinde Lenvatinib tedavisine ara verilmiştir. Advers reaksiyon nedeniyle hastaların %34,3'ünde Lenvatinib ve pembrolizumab dozuna ara verilmiştir. Lenvatinib tedavisine ara verilmesine neden olan en yaygın (hastaların %≥5'inde meydana gelen) advers reaksiyonlar hipertansiyon (%12,6), diyare (%11,5), proteinüri (%7,2), kusma (%7), yorgunluk (%5,7) ve iştahta azalma (%5,7) olmuştur. Advers reaksiyonlar nedeniyle hastaların %67'sinde Lenvatinib dozu azaltılmıştır. Lenvatinib dozunun azaltılmasıyla sonuçlanan en yaygın (hastaların ≥%5'inde meydana gelen) advers reaksiyonlar hipertansiyon (%16,2), diyare (%12,5), palmar plantar eritrodizestezi sendromu (%9,1), yorgunluk (%8,7), proteinüri (%7,7), iştahta azalma (%6,6), mide bulantısı (%5,5), asteni (%5,1) ve kilo kaybı (%5,1) olmuştur. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi Monoterapi olarak Lenvatinibin güvenlilik profili 452 DTC hastasından ve 496 HSK hastasından elde edilen verilere dayanmaktadır, böylece DTC ve HSK hastalarında yalnızca yaygın olan advers ilaç reaksiyonlarının karakterize edilmesi mümkün olmuştur. Bu bölümde sunulan advers reaksiyonlar hem DTC hem de HSK hastalarından elde edilen güvenlilik verilerine dayanmaktadır. Lenvatinibin kombinasyon tedavisi olarak uygulandığında sergilediği güvenlilik profili, pembrolizumab ile kombinasyon halinde Lenvatinib ile tedavi edilen 530 EC hastasından elde edilen verilere dayanmaktadır. DTC, HSK ve EC klinik araştırmalarında gözlemlenen ve Lenvatinibin pazarlama sonrası kullanımı sırasında bildirilen advers reaksiyonlar Tablo 6'da listelenmiştir. Advers reaksiyonların sıklık kategorisi, bireysel popülasyonlardan elde edilen en konservatif sıklık tahminlerini temsil etmektedir. Tek başına verilen Lenvatinib veya kombinasyon tedavisi bileşenleri ile meydana geldiği bilinen advers reaksiyonlar, kombinasyon tedavisinin incelendiği klinik çalışmalarda bildirilmemiş olsa da, bu tıbbi ürünlerle kombinasyon halinde uygulanan tedavi sırasında da meydana gelebilir. Lenvatinibin kombinasyon tedavisi olarak kullanıldığında sergilediği güvenliliğe dair ek bilgiler ve ilgili kombinasyon tedavisi bileşeni (pembrolizumab) için KÜB'e başvurunuz. Sıklık düzeyleri, olarak tanımlanmaktadır…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.