LASIX 40 MG TABLET, 12 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Lasix 40 mg ne için kullanılır?
KT 1LASİX tablet, ağızdan alınır.
LASİX idrar söktürücü (diüretik) adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Bu ilaç, böbreklerinizin daha fazla idrar üretmesini sağlar ve bu sayede vücudunuzda biriken sıvının azalmasına yardımcı olur.
Doktorunuz size LASİX'i aşağıdaki nedenlerden biri veya birkaçı dolayısıyla reçetelemiş olabilir:
- Kalp veya karaciğer hastalığı yüzünden vücudunuzda fazla sıvı birikmişse (ödem)
- Böbrek hastalığı nedeniyle vücudunuzda sıvı birikimi varsa (bu durum nefrotik sendrom adı verilen ve protein kaybı, yağ metabolizması sorunları ve su birikimi ile karakterize bir hastalık olabilir; bu durumda, esas olarak altta yatan hastalığın tedavisi önemlidir)
- Yanıklar nedeniyle vücudunuzda sıvı birikimi varsa (ödem)
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon) durumunda
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İlacın içerdiği etkin madde olan furosemide veya sülfonamide (furosemid ile olası çapraz alerji) veya ilacın içerdiği diğer maddelerden birine karşı alerjiniz varsa
- Böbrekleriniz hiç idrar üretmiyorsa (anüri) ve bu durum LASİX ile tedavi edilemiyorsa,
- Bilinç bozuklukları (koma ve hepatik prekoma) ile birlikte karaciğer yetmezliğiniz varsa
- Ciddi potasyum eksikliğiniz varsa
- Ciddi bir sodyum eksikliğiniz varsa
- Kan hacminiz çok düşükse (hipovolemi) veya vücudunuzda su kaybı yaşıyorsanız (dehidrasyon)
- Bebeğinizi emziriyorsanız
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kan basıncınız çok düşükse (düşük tansiyon)
- Yaşlıysanız, kan basıncında düşüşe (düşük tansiyona) neden olabilecek başka ilaçlar kullanıyorsanız ve kan basıncında düşüş için risk faktörü olan başka sağlık sorununuz varsa,
- Şeker hastalığınız varsa (önceden var olan veya gizli), kan şekeri seviyelerinizin düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir.
- Gut hastalığınız (vücudunuzda ürik asidin (bir tür toksin) birikmesi) varsa; kanınızdaki ürik asit seviyelerini düzenli olarak takip edilmesi gereklidir.
- İdrar yapmakta zorluk çekiyorsanız (örneğin prostat büyümesi, böbrek tıkanıklığı veya böbrekten mesaneye giden borunun daralması nedeniyle)
- Kanınızdaki protein seviyesi düşmüşse, örneğin nefrotik sendromda (bu durum protein kaybı, yağ metabolizması bozuklukları ve su birikimi ile karakterizedir); doz dikkatle ayarlanmalıdır.
- Karaciğer sirozu (hepatorenal sendrom) gibi ciddi bir karaciğer hastalığına bağlı olarak hızla ilerleyen böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa
- Beyin damarlarında veya kalp damarlarında kan akış bozukluklarınız varsa; kan basıncınızda ani bir düşüş yaşarsanız, risk altında olabilirsiniz.
İdrar yapma sorunları yaşayan hastalarda (örneğin, prostat büyümesi nedeniyle), LASİX yalnızca normal idrar çıkışı sağlanabilirse kullanılmalıdır. Ani bir idrar akışı, idrar yolunda tıkanmalara (idrar birikimi) yol açabilir ve bu durum mesaneyi zorlayabilir.
LASİX sodyum ve klorür atılımını ve dolayısıyla su atılımını artırır. Diğer elektrolitlerin (özellikle potasyum, kalsiyum ve magnezyum) atılımı da artar. LASİX ile tedavi sırasında su ve elektrolit atılımının artması nedeniyle su/elektrolit dengesi bozuklukları sıklıkla görüldüğünden, kandaki bazı maddelerin seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.
Özellikle LASİX ile uzun süreli tedavi sırasında, başta potasyum, sodyum, kalsiyum, bikarbonat, kreatinin, üre ve ürik asit olmak üzere bazı kan testleri ve kan şekeri düzenli olarak yapılmalıdır.
Elektrolit bozuklukları açısından yüksek risk altındaysanız veya ciddi sıvı kaybınız varsa (örn. kusma, ishal veya aşırı terleme nedeniyle) özellikle dikkatli bir izleme gereklidir. Dolaşımdaki kan hacminde herhangi bir eksiklik, vücut suyu eksikliği, önemli elektrolit bozuklukları veya asit-baz dengesi bozuklukları düzeltilmelidir. Bu durum LASİX tedavisinin geçici olarak kesilmesini gerektirebilir.
Altta yatan hastalıklar (örneğin, karaciğer sirozu, kalp yetmezliği), birlikte kullanılan ilaçlar ve gıdalar, elektrolit dengesizliklerinin oluşmasında rol oynayabilir. Artan idrar çıkışı nedeniyle oluşan kilo kaybı, ne kadar idrar yaparsanız yapın, günde 1 kg'ı geçmemelidir.
Nefrotik sendromunuz varsa, (bu durum vücudun protein kaybına, yağ metabolizması bozukluklarına ve vücutta su birikmesine neden olan bir böbrek hastalığıdır) yan etki riskinin artması nedeniyle, bu durumda verilen doza özellikle sıkı şekilde uymanız çok önemlidir.
Risperidon (psikiyatrik bazı hastalıkların ve bunamanın tedavisinde kullanılır) ile birlikte kullanım:
Demanslı yaşlı hastalarda risperidon ile yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, furosemid ve risperidonu aynı anda alan hastalarda, sadece risperidon veya furosemid alanlara kıyasla daha yüksek ölüm oranı gözlemlenmiştir. Bu nedenle dikkatli olunması gerekir ve bu kombinasyonun veya diğer güçlü diüretiklerle (idrar söktürücüler) eş zamanlı tedavinin yarar ve riskleri doktorunuz tarafından dikkatlice değerlendirilmelidir. Vücutta su kaybından kaçınılmalıdır.
Bağışıklık sisteminin vücudun kendisine karşı yönlendirildiği bir hastalık olan sistemik lupus eritematozusun kötüleşmesi veya aktivasyonu olasılığı vardır.
Çocuklarda kullanım:
Prematüre (erken doğan) bebekler, böbrek kireçlenmesi veya böbrek taşı riski altında olduklarından bu bebeklerin özellikle dikkatli bir şekilde izlenmesi gerekir. Bu durumun izlenmesi için böbrek fonksiyon testleri ve ultrason gibi yöntemler kullanılır.
Doğduktan sonraki ilk haftalarında LASİX ile diüretik tedavi uygulanan ve solunum zorluğu yaşayan prematüre (erken doğan) bebeklerde (solunum sıkıntısı sendromu), doğumdan önce akciğer dolaşımını yönlendiren damarların açık kalma riski (patent ductus arteriosus) daha yüksek olabilir.
Doping testleri için kötüye kullanımın etkileri:
LASİX kullanımı doping testlerinde pozitif sonuç verebilir. Ayrıca LASİX'in bir doping maddesi olarak kullanılması sağlığınız için tehlikeli olabilir.
Başka ilaçlar ve LASİX Eğer başka ilaçlar kullanıyorsanız, yakın zamanda kullandıysanız veya kullanmayı planlıyorsanız, doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Hemokonsantrasyon (aşırı diürez yoluyla) Yaygın olmayan: Trombositopeni Seyrek: Lökopeni, eozinofili Çok seyrek: Agranülositoz, aplastik anemi veya hemolitik anemi Agranülositoz belirtileri titreme ile birlikte ateş, mukoza değişiklikleri ve boğaz ağrısını içerebilir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Alerjik deri ve mukoza reaksiyonları Seyrek: Anafilaktik şok gibi şiddetli anafilaktik veya anafilaktoid reaksiyonlar (tedavi için.9) Şokun ilk belirtileri arasında kızarma veya ürtiker gibi deri reaksiyonları, huzursuzluk, baş ağrısı, terleme, bulantı, siyanoz yer alır. Bilinmiyor: Sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktif hale gelmesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Elektrolit bozuklukları (semptomatik olanlar dahil), hipovolemi ve dehidratasyon (özellikle yaşlı hastalarda), yüksek trigliserit seviyeleri Yaygın: Hiponatremi, hipokloremi (özellikle kısıtlı sodyum klorür alımında), hipokalemi (özellikle potasyum alımının eş zamanlı olarak azalması ve/veya potasyum kaybının artması, örn. kusma veya kronik diyare nedeniyle); kan kolesterolünde artış, serum ürik asit artışı ve gut atakları Yaygın olmayan: Glukoz toleransında azalma ve hiperglisemi. Açık diabetes mellituslu hastalarda bu durum metabolik durumun kötüleşmesine yol açabilir. Gizli diabetes mellitus belirgin hale gelebilir. Bilinmiyor: Hipokalsemi, hipomagnezemi, metabolik alkalozis, furosemidin kötüye kullanımı ve/veya uzun süreli kullanımı çerçevesinde Pseudo-Barter sendromu. Sodyum eksikliğinin yaygın olarak gözlenen belirtileri arasında ilgisizlik, baldır krampları, iştahsızlık, halsizlik, uyuşukluk, kusma ve kafa karışıklığı yer alır. Hipokalemi nöromüsküler belirtiler (kas güçsüzlüğü, parestezi, parezi), bağırsak belirtileri (kusma, kabızlık, meteorizm), böbrek belirtileri (poliüri, polidipsi) ve kardiyak belirtiler (impuls oluşumu ve iletimi bozuklukları) şeklinde ortaya çıkabilir. Şiddetli potasyum tükenmesi paralitik ileus, bilinç bozuklukları ve hatta koma ile sonuçlanabilir. Hipokalsemi nadir durumlarda tetaniye neden olabilir. Hipomagnezeminin bir sonucu olarak nadir vakalarda tetani veya kardiyak aritmi gelişimi gözlenmiştir. Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Karaciğer yetmezliği olan hastalarda hepatik ensefalopati Seyrek: Parestezi Bilinmiyor: Baş dönmesi, bayılma ve bilinç kaybı, baş ağrısı Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Özellikle de böbrek yetmezliği veya hipoproteinemisi olan hastalarda (örn. nefrotik sendromda) ve/veya çok hızlı intravenöz enjeksiyon durumunda, işitme kaybı (bazı zamanlarda geri dönüşümsüz) Seyrek: Tinnitus (kulak çınlaması) Vasküler hastalıkları Çok yaygın (intravenöz infüzyon sırasında): Ortostatik disregülasyon dahil hipotansiyon Seyrek: Vaskülit Bilinmiyor: Tromboz (özellikle yaşlı hastalarda) Aşırı diürezde, özellikle çocuklarda ve yaşlı hastalarda, baş ağrısı, baş dönmesi, görme bozuklukları, ağız kuruluğu ve susuzluk, hipotansiyon ve ortostatik disregülasyon şeklinde kendini gösteren dolaşım bozuklukları (hatta dolaşım kollapsı) ortaya çıkabilir. Gastrointestinal hastalıkları Yaygın olmayan: Bulantı Seyrek: Kusma, diyare Çok seyrek: Akut pankreatit Hepato-bilier hastalıkları Çok seyrek: İntrahepatik kolestaz, transaminaz seviyelerinde yükselme Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Kaşıntı, ürtiker, döküntüler, büllöz dermatit, eritema multiforme, pemfigoid, eksfolyatif dermatit, purpura, fotosensitivite Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, AJEP (akut jeneralize ekzantem püstülöz), DRESS (Eozinofili ve sistemik semptomlar ile birlikte ilaç döküntüsü) ve likenoid reaksiyonlar Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Genellikle şiddetli hipokalemi bağlamında rabdomiyoliz vakaları bildirilmiştir. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Kan kreatinininde yükselme Yaygın: İdrar miktarında artış Seyrek: Tübülointerstisyel nefrit Bilinmiyor: İdrarda sodyum artışı, idrarda klorür artışı, idrarda kan üre artışı, idrar yapma bozukluğu belirtileri (örneğin prostat hipertrofisi, hidronefroz, üreter darlığı olan hastalarda), idrar retansiyonuna bağlı ikincil komplikasyonlar, prematüre bebeklerde nefrokalsinoz ve/veya nefrolitiyazis, böbrek yetmezliği Konjenital ve kalıtımsal/genetik hastalıkları Bilinmiyor: Furosemidin prematüre bebeklere yaşamın ilk haftası içinde uygulanması halinde, patent ductus arteriosusun devam etme riski artar. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Seyrek: Ateş
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İlacın etkin maddesi olan furosemid, plasentadan geçebildiği için LASİX'i hamilelik sırasında doktorunuz gerekli görmedikçe kesinlikle kullanmayınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Furosemid anne sütüne geçmektedir ve üretilen süt miktarını azaltmaktadır. Bu nedenle emzirme sırasında LASİX'i kullanmamanız gerekir. LASİX ile tedavi edilmeniz gerekiyorsa, bebeği anne sütüne geçen ilaçtan korumak için, süt vermeyi bırakmanız gerekir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Lasix 40 mg muadilleri
Lasix 40 mg ile aynı etken maddeyi (furosemid) içeren 4 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon− Kalp veya karaciğer hastalığından kaynaklanan ödem − Böbrek hastalığına bağlı ödem (nefrotik sendromda altta yatan hastalığın tedavisi öncelikli olmalıdır) − Yanıklara bağlı ödem − Arteriyel hipertansiyon.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Furosemide ya da herhangi bir yardımcı maddesine aşırı duyarlılığı olan hastalarda. Sulfonamidlere (örn. sulfonamid antibiyotikler veya sulfonilüreler) alerjik olan hastalar furosemide çapraz duyarlılık gösterebilir. Hipovolemi veya dehidratasyonu olan hastalarda Furosemide yanıt vermeyen anürik böbrek yetmezliği olan hastalarda Şiddetli hipokalemisi olan hastalarda Şiddetli hiponatremisi olan hastalarda Hepatik ensefalopatiyle bağıntılı pre-komatöz ve komatöz durumları olan hastalarda Emziren kadınlarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİdrar çıkışından emin olunmalıdır. Kısmi idrar çıkışı obstrüksiyonu olan hastalar (örn. Mesane boşalma bozukluğu, prostat hiperplazisi veya üretra daralması olan hastalarda) artan idrar üretimi şikayetlere neden olabilir ya da şiddetlendirebilir. Dolayısıyla bu hastalar özellikle tedavinin başlangıç evreleri sırasında dikkatli izleme gerektirir. ile tedavi düzenli tıbbi gözetimi gerekli kılmaktadır. Aşağıdaki durumlarda dikkatli takip gereklidir: Hipotansiyonu olan hastalarda, Latent veya manifest diabetes mellitusu olan hastalarda (kan şekeri seviyelerinin düzenli olarak izlenmesi), Gut hastalarında (serum ürik asidinin düzenli olarak izlenmesi), İdrar yapma bozukluğu (örneğin, prostat büyümesi, hidronefroz, üreter stenozu), Hipoproteinemisi olan hastalarda,örneğin nefrotik sendromda (dozun dikkatli bir şekilde ayarlanması) Hepatorenal sendromu olan hastalarda (hızla ilerleyen böbrek yetmezliği ile birlikte şiddetli karaciğer hastalığı, örneğin karaciğer sirozu) Kan basıncında istenmeyen belirgin bir düşüş riski taşıyan, örneğin, serebrovasküler dolaşım bozuklukları veya koroner kalp hastalığı olan hastalar, Prematüre bebeklerde (nefrokalsinoz/nefrolitiazis riski; böbrek fonksiyonlarının izlenmesi, böbrek ultrasonu). Solunum sıkıntısı sendromu olan prematüre bebeklerde, yaşamın ilk haftalarında furosemid ile diüretik tedavisi patent duktus arteriosusun devam etme riskini artırabilir. Furosemid ile tedavi edilen hastalarda, özellikle yaşlılarda, hipotansiyona neden olabilen diğer ilaçları kullanan hastalarda ve hipotansiyon için risk oluşturan diğer tıbbi durumları olan hastalarda baş dönmesi, bayılma veya bilinç kaybına yol açan semptomatik hipotansiyon meydana gelebilir. İdrar yapma bozukluğu olan hastalarda (örn. prostat hipertrofisi) furosemid, ani idrar üretimi mesanenin aşırı gerilmesiyle idrar retansiyonuna yol açabileceğinden, yalnızca idrarın serbest akışı sağlanmışsa kullanılmalıdır. Furosemid, sodyum ve klorürün ve dolayısıyla suyun eliminasyonunun artmasına yol açar. Diğer elektrolitlerin (özellikle potasyum, kalsiyum ve magnezyum) eliminasyonu da artar. ile tedavi sırasında artan elektrolit eliminasyonuna bağlı olarak sıvı-elektrolit dengesi bozuklukları sıklıkla gözlendiğinden, serum elektrolitleri düzenli olarak izlenmelidir. Özellikle ile uzun süreli tedavi sırasında, serum elektrolitleri (özellikle potasyum, sodyum, kalsiyum) bikarbonat, kreatinin, üre ve ürik asit ile kan şekeri düzenli olarak izlenmelidir. Özellikle elektrolit bozuklukları oluşma riski yüksek olan hastalarda veya ciddi sıvı azalması durumunda (örn. kusma, ishal veya yoğun terleme nedeniyle) yakın izleme gereklidir. Hipovolemi veya dehidratasyon ve belirgin elektrolit bozuklukları veya asit-baz dengesinin bozulması düzeltilmelidir. Bu durum furosemid ile tedavinin geçici olarak kesilmesini gerektirebilir. Elektrolit bozukluklarının olası gelişimi, altta yatan hastalık (örn. karaciğer sirozu, kalp yetmezliği), eşlik eden ilaçlar ve diyetten etkilenir. İdrar atılımının artmasından kaynaklanan kilo kaybı, idrar atılımının derecesine bakılmaksızın 1 kg/gün'ü geçmemelidir. Nefrotik sendromda, istenmeyen etkilerin artması riski nedeniyle doz dikkatle ayarlanmalıdır. Risperidon ile birlikte kullanım: Demansı olan yaşlı hastalarda yapılan risperidon plasebo-kontrollü çalışmalarda, sadece furosemid ile tedavi edilen hastalar (67-90 yaşları arası, ortalama 80 yaş; % 4,1) veya sadece risperidon ile tedavi edilen hastalara (70-96 yaşları arası, ortalama 84 yaş; % 3,1) kıyasla, furosemid ve risperidon ile tedavi edilen hastalardaki (75-97 yaşları arası, ortalama 89 yaş; % 7,3) mortalite insidansında artış gözlenmiştir. Diğer diüretikler (özellikle düşük dozlardaki tiyazid diüretikleri) ile birlikte risperidon kullanımı benzer bulgular ile ilişkili değildir. Bu bulguyu açıklayan hiç bir patolojik mekanizma ve ölüme sebep olan tutarlı bir sebep bulunmamaktadır. Bununla birlikte, gerekli tedbirler alınmalı ve bu kombinasyonun veya diğer etkili diüretikler ile bir arada tedavinin risk ve yararı, kullanıma karar verileceği zaman öncelikli olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Risperidon ile diğer diüretiklerin birlikte kullanımı sonucu hastalardaki mortalite insidansında hiç bir artış görülmemiştir. Tedaviye bakmaksızın, dehidratasyon mortalite için yüksek bir risk faktörüdür ve bu yüzden demansı olan yaşlı hastalarda kaçınılmalıdır. Sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktivasyonu olasılığı vardır. kullanımı doping testlerinde pozitif sonuç verebilir. Ayrıca, bir doping maddesi olarak kötüye kullanılması sağlığı tehlikeye atabilir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Diyabet hastaları için not: 1 tablet, 0,01 ekmek biriminden daha az karbonhidrat içerir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Hemokonsantrasyon (aşırı diürez yoluyla) Yaygın olmayan: Trombositopeni Seyrek: Lökopeni, eozinofili Çok seyrek: Agranülositoz, aplastik anemi veya hemolitik anemi Agranülositoz belirtileri titreme ile birlikte ateş, mukoza değişiklikleri ve boğaz ağrısını içerebilir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Alerjik deri ve mukoza reaksiyonları Seyrek: Anafilaktik şok gibi şiddetli anafilaktik veya anafilaktoid reaksiyonlar (tedavi için.9) Şokun ilk belirtileri arasında kızarma veya ürtiker gibi deri reaksiyonları, huzursuzluk, baş ağrısı, terleme, bulantı, siyanoz yer alır. Bilinmiyor: Sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktif hale gelmesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Elektrolit bozuklukları (semptomatik olanlar dahil), hipovolemi ve dehidratasyon (özellikle yaşlı hastalarda), yüksek trigliserit seviyeleri Yaygın: Hiponatremi, hipokloremi (özellikle kısıtlı sodyum klorür alımında), hipokalemi (özellikle potasyum alımının eş zamanlı olarak azalması ve/veya potasyum kaybının artması, örn. kusma veya kronik diyare nedeniyle); kan kolesterolünde artış, serum ürik asit artışı ve gut atakları Yaygın olmayan: Glukoz toleransında azalma ve hiperglisemi. Açık diabetes mellituslu hastalarda bu durum metabolik durumun kötüleşmesine yol açabilir. Gizli diabetes mellitus belirgin hale gelebilir. Bilinmiyor: Hipokalsemi, hipomagnezemi, metabolik alkalozis, furosemidin kötüye kullanımı ve/veya uzun süreli kullanımı çerçevesinde Pseudo-Barter sendromu. Sodyum eksikliğinin yaygın olarak gözlenen belirtileri arasında ilgisizlik, baldır krampları, iştahsızlık, halsizlik, uyuşukluk, kusma ve kafa karışıklığı yer alır. Hipokalemi nöromüsküler belirtiler (kas güçsüzlüğü, parestezi, parezi), bağırsak belirtileri (kusma, kabızlık, meteorizm), böbrek belirtileri (poliüri, polidipsi) ve kardiyak belirtiler (impuls oluşumu ve iletimi bozuklukları) şeklinde ortaya çıkabilir. Şiddetli potasyum tükenmesi paralitik ileus, bilinç bozuklukları ve hatta koma ile sonuçlanabilir. Hipokalsemi nadir durumlarda tetaniye neden olabilir. Hipomagnezeminin bir sonucu olarak nadir vakalarda tetani veya kardiyak aritmi gelişimi gözlenmiştir. Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Karaciğer yetmezliği olan hastalarda hepatik ensefalopati Seyrek: Parestezi Bilinmiyor: Baş dönmesi, bayılma ve bilinç kaybı, baş ağrısı Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Özellikle de böbrek yetmezliği veya hipoproteinemisi olan hastalarda (örn. nefrotik sendromda) ve/veya çok hızlı intravenöz enjeksiyon durumunda, işitme kaybı (bazı zamanlarda geri dönüşümsüz) Seyrek: Tinnitus (kulak çınlaması) Vasküler hastalıkları Çok yaygın (intravenöz infüzyon sırasında): Ortostatik disregülasyon dahil hipotansiyon Seyrek: Vaskülit Bilinmiyor: Tromboz (özellikle yaşlı hastalarda) Aşırı diürezde, özellikle çocuklarda ve yaşlı hastalarda, baş ağrısı, baş dönmesi, görme bozuklukları, ağız kuruluğu ve susuzluk, hipotansiyon ve ortostatik disregülasyon şeklinde kendini gösteren dolaşım bozuklukları (hatta dolaşım kollapsı) ortaya çıkabilir. Gastrointestinal hastalıkları Yaygın olmayan: Bulantı Seyrek: Kusma, diyare Çok seyrek: Akut pankreatit Hepato-bilier hastalıkları Çok seyrek: İntrahepatik kolestaz, transaminaz seviyelerinde yükselme Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Kaşıntı, ürtiker, döküntüler, büllöz dermatit, eritema multiforme, pemfigoid, eksfolyatif dermatit, purpura, fotosensitivite Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, AJEP (akut jeneralize ekzantem püstülöz), DRESS (Eozinofili ve sistemik semptomlar ile birlikte ilaç döküntüsü) ve likenoid reaksiyonlar Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Genellikle şiddetli hipokalemi bağlamında rabdomiyoliz vakaları bildirilmiştir. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Kan kreatinininde yükselme Yaygın: İdrar miktarında artış Seyrek: Tübülointerstisyel nefrit Bilinmiyor: İdrarda sodyum artışı, idrarda klorür artışı, idrarda kan üre artışı, idrar yapma bozukluğu belirtileri (örneğin prostat hipertrofisi, hidronefroz, üreter darlığı olan hastalarda), idrar retansiyonuna bağlı ikincil komplikasyonlar, prematüre bebeklerde nefrokalsinoz ve/veya nefrolitiyazis, böbrek yetmezliği Konjenital ve kalıtımsal/genetik hastalıkları Bilinmiyor: Furosemidin prematüre bebeklere yaşamın ilk haftası içinde uygulanması halinde, patent ductus arteriosusun devam etme riski artar. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Seyrek: Ateş
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.