LANVIS 40 MG 25 TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Lanvis 40 mg ne için kullanılır?
KT 1Bu ilaç, sitotoksik ilaçlar adı verilen bir ilaç sınıfına (aynı zamanda kemoterapi olarak da bilinir) aittir. LANVİS bazı kan hastalıkları ve kan kanserlerinin tedavisinde kullanılır. Vücudunuzun ürettiği yeni kan hücresi sayısını azaltarak etki eder.
LANVİS, özellikle aşağıdakileri içeren akut lösemilerin (hızlı ilerleyen kan kanserlerinin) tedavisinde kullanılır:
- Akut miyelojenöz lösemi (aynı zamanda akut myeloid lösemi veya AML olarak da bilinir) - kemik iliğinin ürettiği beyaz kan hücrelerinin sayısında artışa neden olan hızlı ilerleyici bir hastalık. Bu durum enfeksiyonlara ve kanamaya yol açabilir.
- Akut lenfoblastik lösemi (aynı zamanda akut lenfositik lösemi veya ALL olarak da bilinir) – olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin sayısında artışa neden olan hızlı ilerleyici bir hastalık. Bu olgunlaşmamış kan hücreleri büyüyemez ve işlevlerini yerine getiremez ve sonuç olarak enfeksiyonlarla savaşamaz ve kanamaya yol açabilir.
Bu hastalıklarla ilgili ayrıntılı bilgi için doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızEğer tioguanine veya bu ilacın içeriğinde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa bu ilacı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriYalnızca sitotoksik ilaçların uygulanması konusunda deneyimli hekimlerin kontrolünde uygulanan bir aktif sitotoksik ajandır. Canlı organizma aşısı kullanarak immunizasyon, bağışıklığı bastırılmış hastalarda enfeksiyona neden olma potansiyeli taşır. Bu nedenle canlı organizma aşılarıyla immünizasyon önerilmez. Tüm olgularda, remisyondaki hastalara kemoterapi tedavileri tamamlandıktan sonra en az 3 aya kadar canlı organizma içeren aşı yapılmamalıdır. Hepatik Etkiler: Tioguaninin, vasküler endotel hasarıyla ilişkili yüksek karaciğer toksisitesi riskinden dolayı idame tedavisinde veya benzeri uzun dönem sürekli tedavilerde kullanılması önerilmez. Bu karaciğer toksisitesi akut lenfoblastik lösemi için idame tedavisinin bir parçası olarak tioguanin alan çocukların büyük bir bölümünde ve sürekli tioguanin kullanımıyla ilişkili diğer koşullarda gözlenmiştir. Bu karaciğer toksisitesi özellikle erkeklerde daha yaygındır. Karaciğer toksisitesi genellikle hepatik veno-oklüzif hastalık klinik sendromu (hiperbilirubinemi, ağrılı hepatomegali, sıvı birikmesi ve assit nedeniyle kilo artışı) veya portal hipertansiyon belirtileri (splenomegali, trombositopeni ve özofagal varisler) ile ortaya çıkar. Bu toksisite ile ilişkili histopatolojik özellikler hepatoportal skleroz, nodüler rejeneratif hiperplazi, peliosis hepatis ve periportal fibrozisi içerir. Karaciğer toksisitesine ait bulgu ve belirtilerinin tedavi sonlandırıldığında geri dönüşlü olduğu bildirildiğinden, karaciğer toksisitesi kanıtı görülen hastalarda tedavisi durdurulmalıdır. İzlem: Hastalar kan sayımları ve haftalık karaciğer fonksiyon testleri dahil olmak üzere tedavi sırasında dikkatli şekilde izlenmelidir. Karaciğer toksisitesinin erken işaretleri, nötropeni ve splenomegali ile uyumsuz olan trombositopeni gibi portal hipertansiyon ile ilişkili belirtilerdir. Karaciğer toksisitesi ile birlikte, her zaman olmasa da karaciğer enzimlerinde artış bildirilmiştir. Mutajenisite ve karsinojenisite Hücresel DNA üzerindeki etkileri dikkate alındığında tioguanin potansiyel olarak mutajenik ve karsinojeniktir. Hematolojik Etkiler: tedavisi, lökopeni ve trombositopeniye yol açan kemik iliği supresyonuna neden olur. Anemi daha az sıklıkla bildirilmiştir. tedavisi zamanında bırakıldığında kemik iliği supresyonu geri dönüşlüdür. Tiyopürin metiltransferaz (TPMT) eksikliği: Kalıtımsal tiyopürin metiltransferaz (TPMT) eksikliği olan kişilerde, ile tedavi başlangıcını takiben miyelosupresif etkisine alışılmışın dışında hassasiyet ve hızlı kemik iliği depresyonuna eğilim görülebilir. Bu sorun olsalazin, mesalazin veya sülfasalazin gibi TPMT’yi inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanımda daha da kötüleşebilir. Bazı laboratuvarlar tarafından TPMT eksikliğine ilişkin testler önerilse de bu testler ile ciddi toksisite riski altında olan tüm hastaların saptandığı gösterilmemiştir. Bu nedenle kan sayımının yakın takibi yine gereklidir. NUDT15 Mutasyonu: Kalıtsal mutasyona uğramış NUDT15 geni olan hastalar, klasik tiyopürin tedavisi dozlarında, erken lökopeni ve alopesi gibi şiddetli tioguanin toksisitesi açısından yüksek risk altındadır ve genellikle doz azaltımı gerektirir. Bu hastalardan, özellikle NUDT15 varyant homozigotları olanlarda genellikle dozun azaltılması gereklidir. NUDT15 c.415.C> T’nin sıklığı Doğu Asyalılarda yaklaşık %10, Hispaniklerde % 4, Avrupalılarda % 0,2 ve Afrikalılarda % 0 olarak etnik değişkenlik göstermektedir. Her durumda kan sayımlarının yakından izlenmesi gereklidir. Özellikle Asya etnik kökenli hastalar, artan mutasyon sıklığından dolayı risk altındadır. Homozigot ve heterozigot eksikliği olan hastalarda optimal başlangıç dozu belirlenmemiştir. Tüm hastalarda (pediyatrik hastalar da dahil) tiyopurine bağlı ciddi lökositopeni ve alopesi riskini azaltmak için, özellikle Asya popülasyonlarında olmak üzere, tiyopurin tedavisine başlamadan önce NUDT15 varyantlarının genotipik ve fenotipik testleri dikkate alınmalıdır. Akut myeloid lösemide remisyon başlangıcında, hastanın sıklıkla rölatif kemik iliği aplazisi döneminden çıkması gerekebilir ve yeterli destekleyici olanakların hazır bulundurulması önemlidir. Miyelosupresif kemoterapi alan hastalar çeşitli enfeksiyonlara karşı özellikle duyarlıdır. Diğer immünosüpresif veya kemoterapötik ajanlarla kombinasyon halinde tioguanin ile tedavi edilen hastalarda, şiddetli veya atipik enfeksiyonlar da dahil olmak üzere viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı artan duyarlılık gösterilmiştir. Bu hastalarda bulaşıcı hastalık ve komplikasyonlar, tedavi edilmeyen hastalara göre daha şiddetli olabilir ve hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilir. Enfeksiyon riskini yönetmek için uygun tedavi ve destekleyici bakım sağlanmalıdır. Tedavi sırasında hasta enfekte olursa, antiviral terapi ve destekleyici tedaviyi içerebilecek uygun önlemler alınmalıdır. Remisyon indüksiyonu sırasında, özellikle de hızlı hücre lizisi meydana gelirken, hiperürisemi ve/veya hiperürikozüri ve ürik asit nefropati riskini önlemek için yeterli önlemler alınmalıdır. İzlem: Tioguanin güçlü düzeyde miyelosupresif olduğu için remisyon indüksiyonu sırasında, sık sık tam kan sayımı yapılmalıdır. Hastalar tedavi boyunca dikkatle izlenmelidir. Lökosit ve trombosit sayımı tedavi durdurulduktan sonra düşmeye devam eder; bu nedenle bu sayımlarda anormal derecede büyük bir düşüşün ilk belirtisinde, tedaviye geçici olarak ara verilmelidir. Tioguanin tedavisi ile ilişkili olarak nadiren gebelik kolestazı bildirilmiştir. Gebelik kolestazı meydana gelirse, ürünün risk-yarar profili (potansiyel sonlandırma/doz azaltma) dikkate alınarak vaka bazında değerlendirme gereklidir. Lesch-Nyhan sendromu: Hipoksantin guanin fosforibosil transferaz enzimi tioguanini aktif metabolitine dönüştürmekten sorumlu olduğu için, Lesch-Nyhan Sendromunda olduğu gibi bu enzim eksikliği bulunan hastalarda ilaç direnci gelişebilir. Lesch-Nyhan sendromu bulunan iki çocukta, tioguaninle aynı aktif metabolitlerden birine sahip olan azatioprine (Imuran) direnç gösterilmiştir. UV maruziyeti: tedavisi alan hastalar güneşe daha fazla duyarlıdır. Güneş ışığına ve IV ışığına maruziyet kısıtlanmalıdır ve hastalara koruyucu kıyafet giymeleri ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmaları önerilmelidir. Laktoz: Laktoz intoleransı olan hastalara az miktarda laktoz içerdiği belirtilmelidir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, LANVİS'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmeyen : Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, LANVİS'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Herhangi bir ateş veya enfeksiyon belirtisi (boğaz ağrısı, ağız yarası veya idrar problemleri)
- Beklenmeyen morarma veya kanama; belirli tipteki kan hücrelerinin çok düşük sayıda üretildiğinin belirtisi olabilir,
- Aniden kötü hissederseniz (normal ateşle bile)
- Göz beyazlarının veya cildin sararması (sarılık).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin LANVİS' e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Çok yaygın:
- Beyaz kan hücrelerinin sayısında azalma (lökopeni)
- trombositlerin (kan pulcukları (kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan hücreler)) sayısında düşüş, kemik iliği yetmezliği
- Veno-oklüzif karaciğer hastalığı (karaciğer toplardamarlarının tıkanması):
Hiperbilirubinemi (kanda bilirübin miktarının çok artması), hepatomegali (karaciğer büyümesi), sıvı birikmesi ve assit (karında sıvı toplanması) nedeniyle kilo artışı.
- Portal hipertansiyon (portal damar sisteminde kan basıncının artması): Splenomegali (dalak büyümesi), özefagal varisler (yemek borusunda genişlemeler) ve trombositopeni (kandaki trombosit sayısının azalması).
- Karaciğer enzimlerinde artış, kanda alkalin fosfatazda (ALP) (vücutta üretilen bir enzim) artış ve gama glutamiltransferazda (GGT) (vücutta üretilen bir enzim) artış, sarılık (cilt ve göz akının sararması), portal fibrozis (karaciğerde bağ dokusu birikimi), nodüler rejeneratif hiperplazi (karaciğerde nadiren görülen bir damar hastalığı) , peliosis (karaciğerde nadiren görülen bir damar hastalığı), hepatit (karaciğer iltihabı)
- Sarılık (cilt ve göz akının sararması) veya şiddetli karaciğer hasarı (belirtileri yorgunluk ve bulantı ve bunu takiben kaşıntı, koyu renk idrarı içerir ve döküntü ve ateş de görülebilir) – uzun süreli veya yüksek doz LANVİS kullanımı ile – bu durum kan testlerinizde de ortaya çıkabilir.
Bu karaciğer toksisitesi (zarar verme derecesi) bulgu ve belirtilerinin, kısa süreli veya uzun süreli sürekli tedavinin sonlandırılmasını takiben geri dönüşlü olduğu bildirilmiştir.
Yaygın:
- Sarılığa yol açan karaciğer hasarı (cilt ve göz akının sararması) veya karaciğer büyümesi (göğüs kafesinizin altında şişme) – kısa süreli LANVİS kullanımı ile- bu durum kan testlerinizde de ortaya çıkabilir.
- Hasta hissetme veya olma (bulantı veya kusma), ishal, stomatit ve ağız yaraları (aftlar).
- Kanda artan ürik asit konsantrasyonları (hiperürisemi); zaman zaman azalan böbrek fonksiyonuna da yol açabilir.
- Hiperürikozüri (idrarda aşırı miktarda ürik asit birikmesi) ve ürat nefropatisi (kristallerin böbrek içerisinde birikmesi ve çökmesi sonucu oluşan böbrek hasarı)
Yaygın olmayan:
- Özellikle ellerde ve ayaklarda yoğun kaşıntıya neden olabilen gebelik kolestazı
Seyrek:
- Nekrotizan kolit adı verilen ve şiddetli mide ağrısı, hasta olma, ishal, kusma ve ateşe neden olabilen bir bağırsak hastalığı,
- Diğer kemoterapi ilaçları, doğum kontrol hapları ve alkolle birlikte alındığında hepatik nekroz (şiddetli karaciğer hasarı)
Bilinmiyor:
- Işığa karşı hassasiyet
- Enfeksiyonlar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
LANVİS'in doğmamış bebek üzerinde zararlı etkileri olabilir. Bu nedenle gebelik sırasında özellikle de ilk üç ayda kullanılmamalıdır. Doktorunuz hastalığınızın ciddiyetine göre ilacı kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
Hamileliğiniz sırasında döküntü olmadan yoğun kaşıntı yaşarsanız derhal doktorunuzla konuşunuz. Kaşıntıyla birlikte mide bulantısı ve iştahsızlık da yaşayabilirsiniz, bu da gebelik kolestazı (gebelikte karaciğeri etkileyen durum) adı verilen bir rahatsızlığınız olduğunu gösterir.
Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız LANVİS'i kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Bu uyarı hem kadın hem de erkek hastalar için geçerlidir. LANVİS sperm veya yumurtalarınıza zarar verebilir. Siz veya partneriniz, tedavi sırasında güvenilir doğum kontrol yöntemleri uygulamalısınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
LANVİS kullanırken bebeğinizi emzirmemeniz önerilmektedir. Bebeğinizi emziriyorsanız, LANVİS'i kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerLANVİS laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonÖzellikle akut myeloid lösemi ve akut lenfoblastik lösemi olmak üzere akut lösemilerin tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTioguanine veya verilmiş yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda kontrendikedir. Endikasyonlar ciddiyetleri açısından değerlendirildiğinde başka mutlak kontrendikasyonları bulunmamaktadır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriYalnızca sitotoksik ilaçların uygulanması konusunda deneyimli hekimlerin kontrolünde uygulanan bir aktif sitotoksik ajandır. Canlı organizma aşısı kullanarak immunizasyon, bağışıklığı bastırılmış hastalarda enfeksiyona neden olma potansiyeli taşır. Bu nedenle canlı organizma aşılarıyla immünizasyon önerilmez. Tüm olgularda, remisyondaki hastalara kemoterapi tedavileri tamamlandıktan sonra en az 3 aya kadar canlı organizma içeren aşı yapılmamalıdır. Hepatik Etkiler: Tioguaninin, vasküler endotel hasarıyla ilişkili yüksek karaciğer toksisitesi riskinden dolayı idame tedavisinde veya benzeri uzun dönem sürekli tedavilerde kullanılması önerilmez. Bu karaciğer toksisitesi akut lenfoblastik lösemi için idame tedavisinin bir parçası olarak tioguanin alan çocukların büyük bir bölümünde ve sürekli tioguanin kullanımıyla ilişkili diğer koşullarda gözlenmiştir. Bu karaciğer toksisitesi özellikle erkeklerde daha yaygındır. Karaciğer toksisitesi genellikle hepatik veno-oklüzif hastalık klinik sendromu (hiperbilirubinemi, ağrılı hepatomegali, sıvı birikmesi ve assit nedeniyle kilo artışı) veya portal hipertansiyon belirtileri (splenomegali, trombositopeni ve özofagal varisler) ile ortaya çıkar. Bu toksisite ile ilişkili histopatolojik özellikler hepatoportal skleroz, nodüler rejeneratif hiperplazi, peliosis hepatis ve periportal fibrozisi içerir. Karaciğer toksisitesine ait bulgu ve belirtilerinin tedavi sonlandırıldığında geri dönüşlü olduğu bildirildiğinden, karaciğer toksisitesi kanıtı görülen hastalarda tedavisi durdurulmalıdır. İzlem: Hastalar kan sayımları ve haftalık karaciğer fonksiyon testleri dahil olmak üzere tedavi sırasında dikkatli şekilde izlenmelidir. Karaciğer toksisitesinin erken işaretleri, nötropeni ve splenomegali ile uyumsuz olan trombositopeni gibi portal hipertansiyon ile ilişkili belirtilerdir. Karaciğer toksisitesi ile birlikte, her zaman olmasa da karaciğer enzimlerinde artış bildirilmiştir. Mutajenisite ve karsinojenisite Hücresel DNA üzerindeki etkileri dikkate alındığında tioguanin potansiyel olarak mutajenik ve karsinojeniktir. Hematolojik Etkiler: tedavisi, lökopeni ve trombositopeniye yol açan kemik iliği supresyonuna neden olur. Anemi daha az sıklıkla bildirilmiştir. tedavisi zamanında bırakıldığında kemik iliği supresyonu geri dönüşlüdür. Tiyopürin metiltransferaz (TPMT) eksikliği: Kalıtımsal tiyopürin metiltransferaz (TPMT) eksikliği olan kişilerde, ile tedavi başlangıcını takiben miyelosupresif etkisine alışılmışın dışında hassasiyet ve hızlı kemik iliği depresyonuna eğilim görülebilir. Bu sorun olsalazin, mesalazin veya sülfasalazin gibi TPMT’yi inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanımda daha da kötüleşebilir. Bazı laboratuvarlar tarafından TPMT eksikliğine ilişkin testler önerilse de bu testler ile ciddi toksisite riski altında olan tüm hastaların saptandığı gösterilmemiştir. Bu nedenle kan sayımının yakın takibi yine gereklidir. NUDT15 Mutasyonu: Kalıtsal mutasyona uğramış NUDT15 geni olan hastalar, klasik tiyopürin tedavisi dozlarında, erken lökopeni ve alopesi gibi şiddetli tioguanin toksisitesi açısından yüksek risk altındadır ve genellikle doz azaltımı gerektirir. Bu hastalardan, özellikle NUDT15 varyant homozigotları olanlarda genellikle dozun azaltılması gereklidir. NUDT15 c.415.C> T’nin sıklığı Doğu Asyalılarda yaklaşık %10, Hispaniklerde % 4, Avrupalılarda % 0,2 ve Afrikalılarda % 0 olarak etnik değişkenlik göstermektedir. Her durumda kan sayımlarının yakından izlenmesi gereklidir. Özellikle Asya etnik kökenli hastalar, artan mutasyon sıklığından dolayı risk altındadır. Homozigot ve heterozigot eksikliği olan hastalarda optimal başlangıç dozu belirlenmemiştir. Tüm hastalarda (pediyatrik hastalar da dahil) tiyopurine bağlı ciddi lökositopeni ve alopesi riskini azaltmak için, özellikle Asya popülasyonlarında olmak üzere, tiyopurin tedavisine başlamadan önce NUDT15 varyantlarının genotipik ve fenotipik testleri dikkate alınmalıdır. Akut myeloid lösemide remisyon başlangıcında, hastanın sıklıkla rölatif kemik iliği aplazisi döneminden çıkması gerekebilir ve yeterli destekleyici olanakların hazır bulundurulması önemlidir. Miyelosupresif kemoterapi alan hastalar çeşitli enfeksiyonlara karşı özellikle duyarlıdır. Diğer immünosüpresif veya kemoterapötik ajanlarla kombinasyon halinde tioguanin ile tedavi edilen hastalarda, şiddetli veya atipik enfeksiyonlar da dahil olmak üzere viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı artan duyarlılık gösterilmiştir. Bu hastalarda bulaşıcı hastalık ve komplikasyonlar, tedavi edilmeyen hastalara göre daha şiddetli olabilir ve hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilir. Enfeksiyon riskini yönetmek için uygun tedavi ve destekleyici bakım sağlanmalıdır. Tedavi sırasında hasta enfekte olursa, antiviral terapi ve destekleyici tedaviyi içerebilecek uygun önlemler alınmalıdır. Remisyon indüksiyonu sırasında, özellikle de hızlı hücre lizisi meydana gelirken, hiperürisemi ve/veya hiperürikozüri ve ürik asit nefropati riskini önlemek için yeterli önlemler alınmalıdır. İzlem: Tioguanin güçlü düzeyde miyelosupresif olduğu için remisyon indüksiyonu sırasında, sık sık tam kan sayımı yapılmalıdır. Hastalar tedavi boyunca dikkatle izlenmelidir. Lökosit ve trombosit sayımı tedavi durdurulduktan sonra düşmeye devam eder; bu nedenle bu sayımlarda anormal derecede büyük bir düşüşün ilk belirtisinde, tedaviye geçici olarak ara verilmelidir. Tioguanin tedavisi ile ilişkili olarak nadiren gebelik kolestazı bildirilmiştir. Gebelik kolestazı meydana gelirse, ürünün risk-yarar profili (potansiyel sonlandırma/doz azaltma) dikkate alınarak vaka bazında değerlendirme gereklidir. Lesch-Nyhan sendromu: Hipoksantin guanin fosforibosil transferaz enzimi tioguanini aktif metabolitine dönüştürmekten sorumlu olduğu için, Lesch-Nyhan Sendromunda olduğu gibi bu enzim eksikliği bulunan hastalarda ilaç direnci gelişebilir. Lesch-Nyhan sendromu bulunan iki çocukta, tioguaninle aynı aktif metabolitlerden birine sahip olan azatioprine (Imuran) direnç gösterilmiştir. UV maruziyeti: tedavisi alan hastalar güneşe daha fazla duyarlıdır. Güneş ışığına ve IV ışığına maruziyet kısıtlanmalıdır ve hastalara koruyucu kıyafet giymeleri ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmaları önerilmelidir. Laktoz: Laktoz intoleransı olan hastalara az miktarda laktoz içerdiği belirtilmelidir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Bilinmiyor Enfeksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın Kemik iliği yetmezliği. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın Hiperürisemi. Gastrointestinal hastalıklar Yaygın Stomatit, gastrointestinal hastalık, Seyrek Nekrotizan kolit. Hepatobiliyer hastalıklara Çok yaygın Venookluzif karaciğer hastalığı: hiperbilirubinemi, hepatomegali, sıvı birikmesi ve assit nedeniyle kilo artışı. Portal hipertansiyon: splenomegali, özofageal varisler ve trombositopeni. Karaciğer enzimlerinde artış, kanda alkalin fosfatazda artış ve gama glutamiltransferazda artış, sarılık, portal fibrozis, nodüler rejeneratif hiperplazi, peliosis, hepatit. Yaygın Kısa dönemli siklik tedavide venooklüzif karaciğer hastalığı. Yaygın olmayan Gebelik kolestazı Seyrek Hepatik nekroz. Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Bilinmiyor Fotosensitivite Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın Hiperürikozüri ve ürat nefropatisi. aSeçili advers reaksiyonların tanımı Hepato-biliyer hastalıklar, önerilemeyen şekilde idame tedavisinde veya benzer uzun dönem sürekli tedavinin bir parçası olarak kullanıldığında vasküler endotelyal hasarla ilişkili karaciğer toksisitesi çok yaygın sıklıkta görülmektedir. Bu karaciğer toksisitesi bulgu ve belirtilerinin, kısa süreli veya uzun süreli sürekli tedavinin sonlandırılmasını takiben geri dönüşlü olduğu bildirilmiştir. Seyrek: Kombinasyon kemoterapisi, oral kontraseptifler, yüksek doz tioguanin ve alkol alan hastalar dahil az sayıda olguda sentrilobular hepatik nekroz bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.