LAFAME 87 MCG/5 MCG/9 MCG AEROSOL İNHALASYONU, ÇÖZELTİ (120 DOZ)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Lafame 87/5/9 mcg ne için kullanılır?
KT 1LAFAME nefes almayı kolaylaştıran ve üç etkin maddesi olan bir ilaçtır.
- Beklometazon dipropiyonat
- Formoterol fumarat dihidrat
- Glikopironyum bromür
Beklometazon dipropiyonat, kortikosteroidler olarak adlandırılan ve akciğerlerinizin şişmesini ve iltihaplanmasını azaltan ilaçlar grubuna aittir.
Formoterol ve glikopironyum, uzun etkili bronş genişletici (bronkodilatör) olarak adlandırılan ilaçlar grubuna dahildir. Bu iki etkin madde solunum yollarındaki kaslara farklı yollarla etki ederek bu kasların gevşemesini sağlamak sureti ile etki gösterir ki bu, sizin daha rahat nefes almanızı sağlar.
Bu üç etkin madde ile düzenli tedavi obstrüktif akciğer hastalığı olan yetişkin hastalarda nefes darlığı, hırıltılı solunum ve öksürük gibi belirtilerinin hafifletilmesi ve önlenmesine yardımcı olur. LAFAME düzenli olarak aşağıdaki hastalıkların tedavisinde kullanılır;
- yetişkinlerde kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
- yetişkinlerde astım.
LAFAME, KOAH ve astım semptomlarının alevlenmelerini azaltabilir.
KOAH, solunum yollarının tıkandığı ve akciğer içerisindeki hava keselerinin hasar gördüğü, nefes almayı güçleştiren, ciddi, uzun süreli bir hastalıktır.
Astım, solunum yollarını çevreleyen kasların gerginleştiği (bronkokonstriksiyon), şiştiği ve tahriş olduğu (iltihap) ciddi, uzun süreli bir hastalıktır. Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve öksürüğü içeren semptomlar gelir ve gider.
LAFAME'i sadece solunum problemleriniz veya diğer astım semptomlarınız olduğunda değil, her gün kullanmalısınız. Bu, astımınızın düzgün bir şekilde kontrol edilmesini sağlayacaktır.
Bu ilacı ani bir nefes darlığı veya hırıltılı solunum krizini gidermek için kullanmayınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- LAFAME'in içerdiği beklometazon dipropiyonat, formoterol fumarat dihidrat ve glikopironyum bromüre veya içerisinde yer alan yardımcı maddelere alerjiniz varsa bu ilacı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir. astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez. Uzun etkili beta agonistler astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında eğer mümkünse kullanımları durdurulmalıdır. Sonrasında hastaların kontrol edici bir tedaviyle idamesi sağlanmalıdır. İnhale kortikosteroide ek olarak uzun etkili beta agonist kullanan pediyatrik ve adölesan hastalarda, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için, hem inhale kortikosteroid hem de uzun etkili beta agonist içeren bir kombinasyon preparatı kullanılması önerilir. Hastalar alevlenme dönemlerinde ise ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleri varsa, uzun etkili beta agonistlerle tedaviye başlanmamalıdır. Formoterol, astımlı hastalarda tek başına monoterapi olarak kullanılmamalıdır. Akut kullanım için değildir Bu tıbbi ürün akut bronkospazm atakları veya akut hastalık alevlenmelerinin tedavisinde (kurtarıcı tedavi olarak) endike değildir. Aşırı duyarlılık Uygulamadan sonra ani aşırı duyarlılık reaksiyonlarının görüldüğü bildirilmiştir. Özellikle anjiyoödem (nefes alma veya yutmada zorluk, dil, dudak ve yüzde şişme), ürtiker ve deri döküntüsü gibi alerjik reaksiyonları düşündüren belirtiler ortaya çıkarsa, ile tedavi derhal durdurulmalı ve alternatif bir tedavi belirlenmelidir. Paradoksal bronkospazm Doz alımı sonrasında hırıltılı solunum, ve nefes darlığında ani bir artışla beraber paradoksal bronkospazm gelişebilir Bu durumda, hızlı etkili bir inhale bronkodilatör (kurtarıcı) uygulanmalıdır. alımı hemen kesilmeli, hasta değerlendirilmeli ve gerekirse alternatif bir tedaviye başlanmalıdır. Hastalığın kötüleşmesi tedavisinin ani olarak kesilmemesi önerilmektedir. Hasta tedaviyi etkisiz buluyorsa, tedaviye devam edilmeli ancak tıbbi olarak dikkat gösterilmelidir. Kurtarıcı bronkodilatörlerin kullanımındaki artış, hastalığın kötüleştiğini gösterir ve tedavinin yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Semptomlarda ani veya artan seyirdeki kötüleşme potansiyel olarak yaşamı tehdit edicidir ve hasta acil tıbbi değerlendirmeden geçmelidir. Kardiyovasküler etkiler Uzun etkili bir beta2-agonist ve uzun etkili bir muskarinik antagonistin varlığından dolayı kardiyak aritmi, özellikle üçüncü derece atriyoventriküler blok ve taşiaritmiler (atriyal fibrilasyon dahil hızlı ve/veya düzensiz kalp ritmi), idiyopatik subvalvular aortik stenoz, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati, ağır kalp hastalığı (özellikle akut miyokard enfarktüsü, iskemik kalp hastalığı, konjestif kalp yetmezliği), oklüzif vasküler hastalıklar (özellikle arteriyosklerozis), arteriyel hipertansiyon ve anevrizması olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Konjenital veya ilaçla indüklenen, bilinen veya şüpheli QTc aralığı uzaması (erkekler için QTc >450 milisaniye veya kadınlar için QTc >470 milisaniye) olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Tanımlanan kardiyovasküler durumlarla teşhis edilen hastalar, beklometazon dipropiyonat/formoterol fumarat/glikopironyum kombinasyonu ile yapılan klinik çalışmalara dahil edilmemiştir. Kardiyovasküler komorbiditeleri veya risk faktörleri olan astımlı hastalardaki sınırlı veriler, bu hastaların lokal mantar enfeksiyonları veya disfoni gibi advers reaksiyon riskinin daha yüksek olduğunu düşündürmektedir. Halojenli anestezikler ile anestezi planlandığında, kardiyak aritmi riski nedeniyle anestezi başlamadan en az 12 saat öncesinde kullanılmamış olması gerekmektedir. tirotoksikoz, diabetes mellitus, feokromositoma ve tedavi edilmemiş hipokalemi görülen hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. KOAH’lı hastalarda pnömoni İnhale korikosteroid kullanan KOAH hastalarında, hastaneye yatış gerektiren pnömoni dahil pnömoni insidansında artış gözlemlenmiştir. Artan steroid dozu ile pnömoni riskinde artış kanıtları bulunmaktadır, ancak bu durum çalışmaların tamamında kesin olarak gösterilmemiştir. İnhale kortikosteroid içeren ilaçlar arasında pnömoni riskinin büyüklüğü konusunda sınıf içi farklılık bakımından kesin klinik kanıt bulunmamaktadır. Hekimler, KOAH hastalarında olası pnömoni gelişimine karşı, enfeksiyonların klinik özellikleri ile KOAH semptomlarının alevlenme durumunun karışması ihtimali dolayısıyla dikkatli olmalıdır. KOAH hastalarındaki pnömoni risk faktörleri arasında; sigara içilmesi, ileri yaş, düşük vücut kitle indeksi ve ağır KOAH bulunmaktadır. Sistemik kortikosteroid etkiler İnhale kortikosteroidlerin, özellikle uzun süreli reçete edilen yüksek dozlarında, sistemik etkileri ortaya çıkabilir. günlük dozu ortalama günlük inhale kortikosteroid dozuna denk gelir; ayrıca, bu etkilerin ortaya çıkma olasılığı oral kortikosteroidlere göre daha azdır. Olası sistemik etkiler; Cushing sendromu, Cushingoid belirtiler, adrenal supresyon, büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma, daha nadiren psikomotor hiperaktivite, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon veya agresyon (özellikle çocuklarda) dahil bir dizi psikolojik bozukluk veya davranış bozukluklarıdır. Bu nedenle, hastanın düzenli kontrolü ve inhale kortikosteroid dozunun, astımın etkin kontrolünün sağlandığı en düşük doza indirilmesi önemlidir. aktif veya latent akciğer tüberkülozu ve solunum yollarında fungal veya viral enfeksiyonu olan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Hipokalemi Ciddi hipokalemi, potansiyel olarak beta2-agonisti tedavisinden ileri gelebilir. Bu durumun advers kardiyovasküler etkiler oluşturma potansiyeli vardır. Bu etki hipoksi ile artabileceğinden ciddi hastalığı olan hastalarda bu duruma özel olarak dikkat edilmesi tavsiye edilir. Hipokaleminin şiddeti; hipokalemiyi indükleyen ksantin türevleri, steroidler ve diüretikler gibi diğer ilaçlarla yapılan eş zamanlı tedavi ile de artabilir. Birden fazla sayıda kurtarıcı bronkodilatörün kullanıldığı durumlarda da dikkatli olunması tavsiye edilir. Bu gibi durumlarda hastanın serum potasyum düzeyleri düzenli olarak izlenmelidir. Hiperglisemi Formoterol inhalasyonu, kan glukoz düzeylerinde yükselmeye neden olabilir. Bu nedenle, tedavi sırasında diyabet hastalarında kan glukozu belirlenen kılavuzlara uygun olarak yakından izlenmelidir. Antikolinerjik etki Glikopironyum, dar açılı glokom, prostatik hiperplazi veya üriner retensiyonu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Hastalar, akut dar açılı glokom belirti ve semptomları hakkında bilgilendirilmeli ve eğer bu belirti ve semptomlar gelişirse kullanımını durdurmaları ve hemen doktorlarına danışmaları önerilmelidir. Ayrıca, glikopironyumun antikolinerjik etkisi nedeniyle, diğer antikolinerjik içeren tıbbi ürünler ile uzun süreli eş zamanlı kullanımı önerilmez. Şiddetli böbrek yetmezliği bulunan hastalar Özellikle ciddi kilo kaybı ile ilgili olan şiddetli böbrek yetmezliği ve diyaliz gerektiren son evre böbrek yetmezliği olan hastalarda, yalnızca beklenen faydaları, potansiyel risklerine ağır basıyorsa kullanılmalıdır. Bu hastalar, potansiyel advers reaksiyonlar açısından izlenmelidir. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda, yalnızca beklenen faydalar potansiyel risklerden fazla ise kullanılmalıdır. Bu hastalar, potansiyel advers reaksiyonlar açısından izlenmelidir. Orofarengeal enfeksiyonların önlenmesi Hastalara, orofaringeal kandida enfeksiyonu riskini minimum düzeye indirmek için, reçete edilen dozu inhale ettikten sonra ağızlarını su ile yıkamaları ya da gargara yapmaları veya dişlerini fırçalamaları tavsiye edilmelidir. Görme bozukluğu Sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımına bağlı görme bozuklukları bildirilebilir. Eğer hastada bulanık görme veya diğer görme bozuklukları meydana gelirse hasta; katarakt, glokom veya sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımdan sonra bildirilen santral seröz korioretinopati (SSKR) gibi nadir hastalıkları da içerebilen olası nedenleri değerlendirmek üzere bir göz doktoruna yönlendirilmelidir. Aşamalı tedavi Hastalar, beklometazon/formoterol/glikopironyum dozlarının optimal düzeyde kalması ve yalnızca tıbbi tavsiye üzerine değiştirilmesi için bir doktor tarafından düzenli olarak yeniden değerlendirilmelidir. Dozlar, astım semptomlarının etkin kontrolünün sağlandığı en düşük dozlara ayarlanmalıdır. Yardımcı madde Bu ilaç, her bir püskürtmede 8,856 mg alkol (etanol) içerir. Bu ilaçtaki her bir püskürtmedeki miktarı, yaklaşık 1 mL bira veya 1 mL şaraba eşdeğerdir. Bu ilaçtaki az miktarda alkolün fark edilir bir etkisi olmayacaktır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi bu ilaç da yan etkilere neden olabilir, ancak bu yan etkiler herkeste ortaya çıkmamaktadır.
LAFAME'i kullandıktan hemen sonra nefes darlığı ve hırıltılı solunumun kötüleşme riski bulunmaktadır ve bu durum paradoksal bronkospazm olarak bilinir. (1.000 kişiden 1'inde görülebilir). Böyle bir durumda LAFAME'i kullanmayı derhal bırakmalı ve belirtileri tedavi etmek için hemen hızlı etkili “kurtarıcı” inhalerinizi kullanmalısınız. Doktorunuzla derhal irtibat kurmalısınız.
Aşağıdakilerden biri olursa LAFAME'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Cilt alerjileri, kurdeşen, deri kaşıntısı, deri döküntüsü (100 kişiden 1'inde görülebilir), derinin kızarması, deride ya da muköz membranlarda (zarlarda) özellikle göz, yüz, dudak ve boğazda şişlik (1.000 kişiden 1'inde görülebilir) gibi alerjik reaksiyonlar,
- Göz ağrısı veya rahatsızlık, görmede geçici bulanıklık, gözlerin kızarması ile bağlantılı görsel haleler veya renkli görüntüler. Bunlar akut dar açılı glokom atağı belirtileri olabilir (1.000 kişiden 1'inde görülebilir).
LAFAME kullanırken aşağıdakilerden biri olursa, hemen doktorunuza bildiriniz, bunlar akciğer enfeksiyonu belirtileri olabilir (10 kişiden 1'inde görülebilir):
- Ateş ya da titreme
- Mukus (balgam) üretiminde artış, mukus renginde değişme
- Öksürükte artış veya nefes almanın güçleşmesi
Olası yan etkiler sıklıklarına göre aşağıda listelenmiştir.
İstenmeyen olaylar aşağıda belirtilen sıklıklara göre sınıflandırılmıştır:
- Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir
Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın 1'inden az, fakat 1.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Yaygın:
- Boğaz ağrısı
- Burun tıkanıklığı veya akması ve hapşırma
- Ağızda mantar enfeksiyonları. Bu yan etkileri önlemek için, inhalasyon sonrasında ağzınızı su ile çalkalayınız veya dişlerinizi fırçalayınız
- Ses kısıklığı
- Baş ağrısı
- İdrar yolu enfeksiyonu
- KOAH'lı hastalarda pnömoni (akciğerlerde enfeksiyon, zatürre)
Yaygın olmayan:
- Grip
- Sinüs iltihaplanması
- Burunda kaşıntı, akma veya tıkanıklık
- Boğazda veya yemek borusunda (özofagus) mantar enfeksiyonları
- Vajinal mantar enfeksiyonları
- Huzursuzluk
- Titreme
- Baş dönmesi
- Tat almada bozukluk veya azalma
- Hissizlik
- Kulakta iltihaplanma
- Düzensiz kalp atışı
- Elektrokardiyogramda (EKG) değişmeler
- Anormal hızlı kap atışı ve kalp ritminde bozukluklar
- Çarpıntılar (kalbin anormal çarpması hissi)
- Yüzde kızarma
- Vücudun bazı dokularında kan akışının hızlanması
- Astım atağı
- Öksürük ve balgamlı öksürük
- Boğaz tahrişi
- Burun kanaması
- Yutağın (farenks) kızarıklığı
- Ağızda kuruluk
- İshal
- Yutkunmada güçlük
- Hasta hissetme
- Mide bulantısı
- Öğünlerden sonra midede rahatsızlık
- Dudaklarda yanma hissi
- Diş çürükleri
- Deri döküntüsü, kurdeşen, cilt kaşıntısı
- Ülserli veya ülsersiz ağız mukozasının iltihabı
- Artmış terleme
- Kas krampları ve kaslarda ağrı
- Kol veya bacaklarda ağrı
- Göğüs kaslarında, kemiklerinde veya eklemlerinde ağrı
- Yorgunluk
- Kan basıncında artış (hipertansiyon)
- Bazı kan değerlerinde düşüş: Granülosit denilen beyaz kan hücreleri, potasyum veya kortizol
- Bazı kan değerlerinde artış: Glukoz, C-reaktif protein, trombosit (pıhtılaşmadan sorumlu kan bileşeni) sayısı, insülin, serbest yağ asitleri veya ketonlar.
Seyrek:
- Akciğerde mantar enfeksiyonları
- İştah azalması
- Uyku bozuklukları (çok fazla veya çok az uyuma)
- Göğüste daralma hissi
- Kaçırılmış kalp atımı veya ekstra kalp atımı hissi, normalden yavaş kalp atımı
- Astımın kötüleşmesi
- Bir kan damarından etrafındaki dokulara kan sızıntısı
- Kan basıncında düşüş (hipotansiyon)
- Ağzın ve boğazın arka kısmında ağrı
- Bitkinlik
- Boğazda iltihap
- Boğazda kuruluk
- Ağrılı ve sık idrar yapma
- İdrar yaparken zorluk ve ağrı
- Böbreklerde iltihaplanma
Çok seyrek:
- Trombosit adı verilen kan hücrelerinin seviyesinde azalma
- Nefes darlığı veya nefes kesilmesi
- Ellerde ve ayaklarda şişme
- Çocuk ve ergenlerde büyüme geriliği
Bilinmiyor:
- Bulanık görme
Bunlar LAFAME'in hafif yan etkileridir.
Uzun süre yüksek dozda inhale kortikosteroid kullanımı, çok seyrek durumlarda sistemik etkilere neden olabilir. Bunlar:
- Böbrek üstü bezlerinin çalışmasında aksaklık (adenosupresyon)
- Kemik mineral yoğunluğunda azalma (kemik incelmesi)
- Gözlerinizde bulunan lensin bulanıklaşması (katarakt) LAFAME, yüksek dozda inhale kortikosteroid içermez, ancak doktorunuz ara sıra kan kortizol seviyelerinizi ölçmek isteyebilir.
Uzun süre yüksek dozda inhale kortikosteroid kullanımı aşağıdaki yan etkilere neden olabilir, ancak sıklıkları bilinmemektedir (eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor):
- Depresyon
- Tedirginlik, kaygı, aşırı uyarılma veya sinirlilik hissi Bu etkiler daha çok çocuklarda görülmektedir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyor veya bebek istiyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce tavsiye için doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileliğiniz sırasında yalnızca doktorunuzun tavsiyesiyle LAFAME kullanmalısınız.
Formoterolün rahim kasılmalarını engelleyici etkisinden dolayı, doğum esnasında LAFAME kullanımından uzak durulmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken LAFAME kullanmamalısınız. Emzirmeyi bırakma ya da LAFAME tedavisini durdurma/tedaviden kaçınma kararı, anne sütü ile beslenmenin çocuk için sağladığı yarar ve tedavinin anne için sağladığı yarar göz önünde bulundurularak doktorunuz tarafından verilecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç, her bir püskürtmede 8,856 mg alkol (etanol) içerir. Bu ilaçtaki her bir püskürtmedeki miktarı, yaklaşık 1 mL bira veya 1 mL şaraba eşdeğerdir. Bu ilaçtaki az miktarda alkolün fark edilir bir etkisi olmayacaktır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) İnhale kortikosteroid ve uzun etkili beta2-agonist kombinasyonu ile ya da uzun etkili muskarinik antagonist ve uzun etkili beta2-agonist kombinasyonu ile yeterince tedavi edilemeyen, orta-ağır kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan erişkin hastaların idame tedavisinde endikedir (semptom kontrolü ve alevlenmelerin önlenmesi açısından sağladığı etkiler için bakınız). Astım Uzun etkili beta2-agonist ve orta doz inhale kortikosteroidin idame kombinasyonu ile yeterince kontrol edilemeyen ve önceki yıl bir veya daha fazla astım alevlenmesi yaşayan erişkinlerde astımın idame tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddelere veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık varsa.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir. astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez. Uzun etkili beta agonistler astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında eğer mümkünse kullanımları durdurulmalıdır. Sonrasında hastaların kontrol edici bir tedaviyle idamesi sağlanmalıdır. İnhale kortikosteroide ek olarak uzun etkili beta agonist kullanan pediyatrik ve adölesan hastalarda, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için, hem inhale kortikosteroid hem de uzun etkili beta agonist içeren bir kombinasyon preparatı kullanılması önerilir. Hastalar alevlenme dönemlerinde ise ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleri varsa, uzun etkili beta agonistlerle tedaviye başlanmamalıdır. Formoterol, astımlı hastalarda tek başına monoterapi olarak kullanılmamalıdır. Akut kullanım için değildir Bu tıbbi ürün akut bronkospazm atakları veya akut hastalık alevlenmelerinin tedavisinde (kurtarıcı tedavi olarak) endike değildir. Aşırı duyarlılık Uygulamadan sonra ani aşırı duyarlılık reaksiyonlarının görüldüğü bildirilmiştir. Özellikle anjiyoödem (nefes alma veya yutmada zorluk, dil, dudak ve yüzde şişme), ürtiker ve deri döküntüsü gibi alerjik reaksiyonları düşündüren belirtiler ortaya çıkarsa, ile tedavi derhal durdurulmalı ve alternatif bir tedavi belirlenmelidir. Paradoksal bronkospazm Doz alımı sonrasında hırıltılı solunum, ve nefes darlığında ani bir artışla beraber paradoksal bronkospazm gelişebilir Bu durumda, hızlı etkili bir inhale bronkodilatör (kurtarıcı) uygulanmalıdır. alımı hemen kesilmeli, hasta değerlendirilmeli ve gerekirse alternatif bir tedaviye başlanmalıdır. Hastalığın kötüleşmesi tedavisinin ani olarak kesilmemesi önerilmektedir. Hasta tedaviyi etkisiz buluyorsa, tedaviye devam edilmeli ancak tıbbi olarak dikkat gösterilmelidir. Kurtarıcı bronkodilatörlerin kullanımındaki artış, hastalığın kötüleştiğini gösterir ve tedavinin yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Semptomlarda ani veya artan seyirdeki kötüleşme potansiyel olarak yaşamı tehdit edicidir ve hasta acil tıbbi değerlendirmeden geçmelidir. Kardiyovasküler etkiler Uzun etkili bir beta2-agonist ve uzun etkili bir muskarinik antagonistin varlığından dolayı kardiyak aritmi, özellikle üçüncü derece atriyoventriküler blok ve taşiaritmiler (atriyal fibrilasyon dahil hızlı ve/veya düzensiz kalp ritmi), idiyopatik subvalvular aortik stenoz, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati, ağır kalp hastalığı (özellikle akut miyokard enfarktüsü, iskemik kalp hastalığı, konjestif kalp yetmezliği), oklüzif vasküler hastalıklar (özellikle arteriyosklerozis), arteriyel hipertansiyon ve anevrizması olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Konjenital veya ilaçla indüklenen, bilinen veya şüpheli QTc aralığı uzaması (erkekler için QTc >450 milisaniye veya kadınlar için QTc >470 milisaniye) olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Tanımlanan kardiyovasküler durumlarla teşhis edilen hastalar, beklometazon dipropiyonat/formoterol fumarat/glikopironyum kombinasyonu ile yapılan klinik çalışmalara dahil edilmemiştir. Kardiyovasküler komorbiditeleri veya risk faktörleri olan astımlı hastalardaki sınırlı veriler, bu hastaların lokal mantar enfeksiyonları veya disfoni gibi advers reaksiyon riskinin daha yüksek olduğunu düşündürmektedir. Halojenli anestezikler ile anestezi planlandığında, kardiyak aritmi riski nedeniyle anestezi başlamadan en az 12 saat öncesinde kullanılmamış olması gerekmektedir. tirotoksikoz, diabetes mellitus, feokromositoma ve tedavi edilmemiş hipokalemi görülen hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. KOAH’lı hastalarda pnömoni İnhale korikosteroid kullanan KOAH hastalarında, hastaneye yatış gerektiren pnömoni dahil pnömoni insidansında artış gözlemlenmiştir. Artan steroid dozu ile pnömoni riskinde artış kanıtları bulunmaktadır, ancak bu durum çalışmaların tamamında kesin olarak gösterilmemiştir. İnhale kortikosteroid içeren ilaçlar arasında pnömoni riskinin büyüklüğü konusunda sınıf içi farklılık bakımından kesin klinik kanıt bulunmamaktadır. Hekimler, KOAH hastalarında olası pnömoni gelişimine karşı, enfeksiyonların klinik özellikleri ile KOAH semptomlarının alevlenme durumunun karışması ihtimali dolayısıyla dikkatli olmalıdır. KOAH hastalarındaki pnömoni risk faktörleri arasında; sigara içilmesi, ileri yaş, düşük vücut kitle indeksi ve ağır KOAH bulunmaktadır. Sistemik kortikosteroid etkiler İnhale kortikosteroidlerin, özellikle uzun süreli reçete edilen yüksek dozlarında, sistemik etkileri ortaya çıkabilir. günlük dozu ortalama günlük inhale kortikosteroid dozuna denk gelir; ayrıca, bu etkilerin ortaya çıkma olasılığı oral kortikosteroidlere göre daha azdır. Olası sistemik etkiler; Cushing sendromu, Cushingoid belirtiler, adrenal supresyon, büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma, daha nadiren psikomotor hiperaktivite, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon veya agresyon (özellikle çocuklarda) dahil bir dizi psikolojik bozukluk veya davranış bozukluklarıdır. Bu nedenle, hastanın düzenli kontrolü ve inhale kortikosteroid dozunun, astımın etkin kontrolünün sağlandığı en düşük doza indirilmesi önemlidir. aktif veya latent akciğer tüberkülozu ve solunum yollarında fungal veya viral enfeksiyonu olan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Hipokalemi Ciddi hipokalemi, potansiyel olarak beta2-agonisti tedavisinden ileri gelebilir. Bu durumun advers kardiyovasküler etkiler oluşturma potansiyeli vardır. Bu etki hipoksi ile artabileceğinden ciddi hastalığı olan hastalarda bu duruma özel olarak dikkat edilmesi tavsiye edilir. Hipokaleminin şiddeti; hipokalemiyi indükleyen ksantin türevleri, steroidler ve diüretikler gibi diğer ilaçlarla yapılan eş zamanlı tedavi ile de artabilir. Birden fazla sayıda kurtarıcı bronkodilatörün kullanıldığı durumlarda da dikkatli olunması tavsiye edilir. Bu gibi durumlarda hastanın serum potasyum düzeyleri düzenli olarak izlenmelidir. Hiperglisemi Formoterol inhalasyonu, kan glukoz düzeylerinde yükselmeye neden olabilir. Bu nedenle, tedavi sırasında diyabet hastalarında kan glukozu belirlenen kılavuzlara uygun olarak yakından izlenmelidir. Antikolinerjik etki Glikopironyum, dar açılı glokom, prostatik hiperplazi veya üriner retensiyonu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Hastalar, akut dar açılı glokom belirti ve semptomları hakkında bilgilendirilmeli ve eğer bu belirti ve semptomlar gelişirse kullanımını durdurmaları ve hemen doktorlarına danışmaları önerilmelidir. Ayrıca, glikopironyumun antikolinerjik etkisi nedeniyle, diğer antikolinerjik içeren tıbbi ürünler ile uzun süreli eş zamanlı kullanımı önerilmez. Şiddetli böbrek yetmezliği bulunan hastalar Özellikle ciddi kilo kaybı ile ilgili olan şiddetli böbrek yetmezliği ve diyaliz gerektiren son evre böbrek yetmezliği olan hastalarda, yalnızca beklenen faydaları, potansiyel risklerine ağır basıyorsa kullanılmalıdır. Bu hastalar, potansiyel advers reaksiyonlar açısından izlenmelidir. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda, yalnızca beklenen faydalar potansiyel risklerden fazla ise kullanılmalıdır. Bu hastalar, potansiyel advers reaksiyonlar açısından izlenmelidir. Orofarengeal enfeksiyonların önlenmesi Hastalara, orofaringeal kandida enfeksiyonu riskini minimum düzeye indirmek için, reçete edilen dozu inhale ettikten sonra ağızlarını su ile yıkamaları ya da gargara yapmaları veya dişlerini fırçalamaları tavsiye edilmelidir. Görme bozukluğu Sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımına bağlı görme bozuklukları bildirilebilir. Eğer hastada bulanık görme veya diğer görme bozuklukları meydana gelirse hasta; katarakt, glokom veya sistemik ve topikal kortikosteroid kullanımdan sonra bildirilen santral seröz korioretinopati (SSKR) gibi nadir hastalıkları da içerebilen olası nedenleri değerlendirmek üzere bir göz doktoruna yönlendirilmelidir. Aşamalı tedavi Hastalar, beklometazon/formoterol/glikopironyum dozlarının optimal düzeyde kalması ve yalnızca tıbbi tavsiye üzerine değiştirilmesi için bir doktor tarafından düzenli olarak yeniden değerlendirilmelidir. Dozlar, astım semptomlarının etkin kontrolünün sağlandığı en düşük dozlara ayarlanmalıdır. Yardımcı madde Bu ilaç, her bir püskürtmede 8,856 mg alkol (etanol) içerir. Bu ilaçtaki her bir püskürtmedeki miktarı, yaklaşık 1 mL bira veya 1 mL şaraba eşdeğerdir. Bu ilaçtaki az miktarda alkolün fark edilir bir etkisi olmayacaktır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKOAH ve astımlı hastalarda en çok bildirilen advers reaksiyonlar sırasıyla: Normalde inhale kortikosteroidler ile bağlantılı olan disfoni (%0,3 ve %1,5) ve oral kandidiyazis (%0,8 ve %0,3); uzun etkili beta2-agonist içeriği ile bağlantılı olan kas krampları (%0,4 ve %0,2) ve tipik bir antikolinerjik etki olan ağız kuruluğudur (%0,4 ve %0,5). Astımlı hastalarda advers reaksiyonlar, tedavinin başlamasını takip eden ilk 3 ayda yoğunlaşma eğilimindedir ve daha uzun süreli kullanımla (6 aylık tedaviden sonra) daha az sıklıkta görülür. MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyon Sıklık Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Pnömoni (KOAH’lı hastalarda), farenjit, oral kandidiyazis, idrar yolu enfeksiyonu, nazofarenjit Yaygın İnfluenza, oral mantar enfeksiyonu, orofaringeal kandidiyazis, özofageal kandidiyazis, fungal (oro) farenjit, sinüzit, rinit, gastroenterit, vulvovajinal kandidiyazis Yaygın olmayan Alt solunum yolu enfeksiyonu (fungal) Seyrek Kan ve lenf sistemi hastalıkları Granülositopeni Yaygın olmayan Trombositopeni Çok seyrek Bağışıklık sistemi hastalıkları Alerjik dermatit Yaygın olmayan Eritem, dudaklarda, yüzde, gözde ve faringeal ödemi içeren hipersensitivite reaksiyonları Seyrek Endokrin hastalıklar Adrenal supresyon Çok seyrek Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipokalemi, hiperglisemi Yaygın olmayan İştahta azalma Seyrek Psikiyatrik hastalıklar Huzursuzluk Yaygın olmayan Psikomotor hiperaktivite, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon, agresyon, davranış değişiklikleri (daha çok çocuklarda)1 Bilinmiyor İnsomnia Seyrek Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Yaygın Tremor, baş dönmesi, disguzi, hipoestezi Yaygın olmayan Hipersomnia Seyrek Göz hastalıkları Bulanık görme Bilinmiyor Glokom, katarakt Çok seyrek Kulak ve iç kulak hastalıkları Otosalpenjit Yaygın olmayan Kardiyak hastalıklar Atriyal fibrilasyon, EKG’de QT uzaması, taşikardi, taşiaritmi, çarpıntılar Yaygın olmayan Anjina pektoris (stabil ve stabil olmayan), ekstrasistoller (ventriküler ve supraventriküler), nodal ritim, sinüs bradikardisi Seyrek MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyon Sıklık Vasküler hastalıklar Hiperemi, ciltte kızarma, hipertansiyon Yaygın olmayan Kan ekstravazasyonu Seyrek Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Disfoni Yaygın Astım krizi, öksürük, prodüktif öksürük, boğazda iritasyon, burun kanaması, faringeal eritem Yaygın olmayan Paradoksal bronkospazm, astımın alevlenmesi, orofaringeal ağrı, faringeal enflamasyon, boğaz kuruluğu Seyrek Dispne Çok seyrek Gastrointestinal hastalıklar Diyare, ağız kuruluğu, disfaji, bulantı, dispepsi, dudaklarda yanma hissi, diş çürükleri, stomatit (aftöz ülser) Yaygın olmayan Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü, ürtiker, kaşıntı, hiperhidroz Yaygın olmayan Anjiyoödem Seyrek Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas spazmı, miyalji, ekstremitelerde ağrı, muskuloskeletal göğüs ağrısı Yaygın olmayan Büyüme geriliği Çok seyrek Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Disüri, üriner retansiyon, nefrit Seyrek Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yorgunluk Yaygın olmayan Asteni Seyrek Periferik ödem Çok seyrek Araştırmalar C-reaktif proteinde artma, trombosit sayısında artma, serbest yağ asidinde artma, plazma insülin düzeyinde artış, kan keton cisimlerinde artma, kortizolde azalma Yaygın olmayan Kan basıncında artma, kan basıncında azalma Seyrek Kemik yoğunluğunda azalma Çok seyrek 1Ayrı ayrı bileşenlerden dolayı oluşan advers reaksiyondur, beklometazon dipropiyonat/formoterol fumarat/glikopironyum kombinasyonu klinik geliştirmesi sırasında advers reaksiyon olarak görülmemiştir. Gözlemlenen advers reaksiyonlar tipik olarak aşağıdakiler ile ilgilidir: Beklometazon dipropiyonat: Pnömoni, oral mantar enfeksiyonları, alt solunum yolları mantar enfeksiyonu, disfoni, boğazda iritasyon, hiperglisemi, psikiyatrik hastalıklar, kortizolde azalma, bulanık görme. Formoterol: Hipokalemi, hiperglisemi, tremor, çarpıntılar, kas spazmları, EKG’da QT aralığı uzaması, kan basıncında artma, kan basıncında azalma, atriyal fibrilasyon, taşikardi, taşiartimi, angina pektoris (stabil ve stabil olmayan), ventriküler ekstrasistol, nodal ritim. Glikopironyum: Glokom, atriyal fibrilasyon, taşikardi, çarpıntılar, ağız kuruluğu, diş çürükleri, disüri, üriner retansiyon, idrar yolu enfeksiyonu.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.