KORDEXA 4 MG TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Kordexa 4 mg ne için kullanılır?
KT 1KORDEXA, kortikosteroid grubuna dahil bir ilaç olan deksametazon içeren tablettir.
Kortikosteroidler vücutta doğal olarak oluşur ve sağlığı korumaya ve sağlıklı olmaya yardım eder.
Vücudunuzu ekstra kortikosteroid (deksametazon gibi) ile desteklemek, vücuttaki iltihabı kapsayan çeşitli hastalıkları tedavi etmek için etkili bir yoldur.
Deksametazon bu iltihabı azaltır, aksi takdirde durumunuz daha da kötüleştirmeye devam edebilir. Maksimum fayda elde etmek için bu ilacı düzenli olarak almalısınız.
KORDEXA, aşağıdaki hastalıklarda kullanılır:
- Şiddetli alerjik durumlar (aşırı duyarlılık reaksiyonları, alerjik nezle vb.)
- Hekimin uygun gördüğü kortikosteroide yanıt veren deri hastalıklarının tedavisinde
- Hormonal hastalıklar (primer ve sekonder adrenokortikal yetmezlikler vb.)
- Kan hastalıkları (hemolitik anemi gibi kan hastalıkları (kırmızı kan hücrelerinde azalma, cildi soluk sarı yapıp güçsüzlüğe veya nefes darlığına neden olabilir idiyopatik trombositopenik purpura vb.)
- Kanser (lösemi (kan kanseri) ve lenfomanın (lenf kanseri) geçici tedavisinde), akut lenfoblastik lösemi (bir çeşit kan ve kemik iliği kanseri), semptomatik multipl miyelom tedavisi (bağışıklık sistemimizin plazma hücrelerini etkileyen bir kanser türü), Hodgkin hastalığı (bir çeşit lenf kanseri) ve diğer tıbbi ürünlerle kombinasyon halinde Hodgkin olmayan lenfoma
- Sinir sistemi hastalıkları (beyin tümörü, beyin ödemi vb.)
- Göz hastalıkları (topikal kortikosteroidlere yanıt vermeyen göz iltihaplarında)
- Solunum yolu hastalıkları (astım krizi, krup)
- Sistemik romatizmal ve otoimmün (bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasıyla meydana gelen) hastalıklar (Lupus gibi iç organları ilgilendiren romatizmal hastalıklar) ve ciddi, ilerleyici aktif romatoid artritte (örneğin hızlı ilerleyen eklem hasarı yapan formlarında ve/veya eklem dışı bulgularla seyrettiğinde), panarteritis nodoza gibi sistemik vaskulit (damar iltihabı), juvenil idiyopatik artrit (çocukluk romatizması), romatizmal eklem iltihabı
- Kemoterapiye bağlı bulantı-kusmaların tedavi ve korumasında tek başına ya da kombine olarak
- Sinir sistemi ya da kalp kası ile ilişkili trişinöz (trişinella parazitinin neden olduğu enfeksiyon)
- Tüberküloz menenjiti sadece anti-efektif tedavi ile bağlantılı olarak (uygun kemoterapi ile birlikte)
- Vücutta aşırı kalsiyum ve D vitamini seviyelerine yol açabilen bir bağışıklık hastalığı olan sarkoidoz
- Kalp krizi veya kalp ameliyatı ile bağlantılı olarak kalpte iltihap
- Bağırsak hastalıkları, ör. Crohn hastalığı, ülseratif kolit
- Bazı iltihaplı cilt ve kas bozuklukları
- Neoplastik hastalıkların (kanser) palyatif tedavisi (yaşam kalitesini arttırmayı amaçlayan tedavi yöntemleri bütünü)
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Deksametazon'a veya KORDEXA'nın bileşimindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığınız var ise
- Tüm vücudu etkileyen bir enfeksiyonunuz var ise (tedavi görmediğiniz sürece),
- Mide ülseri ya da duodenal ülseriniz var ise,
- Canlı aşılarla aşılama yapılacak ise.
- Tüm vücudu etkileyen bir mantar enfeksiyonunuz varsa (örn. pamukçuk).
Uyarılar ve Önlemler
KORDEXA almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız:
- Daha önce ciddi depresyon veya manik depresyon (bipolar bozukluk) geçirdiyseniz. Bu, KORDEXA gibi steroid ilaçları almadan önce veya alırken depresyon geçirmenizi içerir,
- Aile yakınlarınızdan herhangi biri bu hastalıklara sahipse,
- Kas kasılması, kas güçsüzlüğü, kafa karışıklığı, görme kaybı veya rahatsızlıkları ve nefes darlığı gibi tümör lizis sendromu belirtileriniz varsa. Hematolojik maligniteniz varsa. KORDEXA alınırken ruhsal problemler olabilir (Aşağıdaki “Olası Yan Etkiler” bölümünü okuyunuz)
- Bu hastalıklar ciddi olabilir.
- Genellikle ilaca başlandıktan birkaç gün veya hafta içinde başlarlar.
- Yüksek dozda olma olasılığı daha yüksektir.
- Doz azaltılırsa veya ilaç kesilirse bu problemlerin çoğu ortadan kalkar. Ancak, problemler ortaya çıkarsa tedaviye ihtiyaç olabilir.
Eğer siz (veya bu ilacı kullanan biri) herhangi bir ruhsal problem belirtisi gösterirseniz doktorunuza başvurunuz. Bu durum, depresyondaysanız veya intihar düşünceniz varsa özellikle önemlidir. Birkaç vakada, dozlar azaltıldığında veya durdurulduğunda ruhsal problemler olmuştur.
Bu ilacı almadan önce doktorunuzla konuşunuz, ek izleme gerekebilir:
- böbrek veya karaciğer problemleriniz var ise (karaciğer sirozu veya kronik karaciğer yetmezliği),
- hematolojik maligniteden müzdarip olmanız durumunda, kas krampları, kas güçsüzlüğü, konfüzyon, görme kaybı veya rahatsızlıklar ve nefes darlığı gibi tümör lizis sendromu semptomlarınız var ise,
- adrenal bezde bir tümör var ise (feokromositoma),
- yüksek tansiyon, kalp hastalığınız var ise veya yakın zamanda kalp krizi geçirdiniz ise (miyokardiyal rüptür rapor edilmiştir),
- diyabetiniz (şeker hastalığınız) ya da ailenizde diyabet öyküsü var ise, doktorunuzun diyabetik tedavi dozunuzu arttırması gerekebilir,
- osteoporoz iseniz (kemiklerin incelmesi), özellikle de menopozda olan bir kadın iseniz,
- geçmişte bu veya diğer steroidler ile kas zayıflığından muzdaripseniz,
- glokom (yükselmiş göz tansiyonu) var ise veya ailenizde glokom, katarakt (gözdeki merceğin bulanıklaşmasıyla görmenin azalması) öyküsü var ise,
- myastenia gravis (kasların zayıflamasına neden olan bir durum) var ise,
- bağırsak bozukluğu veya mide (peptik) ülseriniz var ise,
- psikiyatrik sorunlarınız varsa veya bu tür ilaçlarla daha da kötüleşmiş bir psikiyatrik hastalık geçirdiniz ise,
- epilepsiniz var ise (uyuşma veya konvülsiyonların (kasılmalar) tekrarladığı durumlar),
- migreniniz var ise,
- azalmış tiroid bezi fonksiyonlarınız var ise,
- parazit enfeksiyonunuz var ise,
- tüberküloz, septisemi veya gözde mantar enfeksiyonunuz var ise,
- serebral sıtma (beyni etkileyen) var ise,
- herpesiniz (olası korneal perforasyon nedeniyle soğuk yaralar veya genital herpes ve oküler herpes simpleks) var ise,
- astımınız var ise,
- kan pıhtıları (tromboembolizm) ile kan damarlarının tıkanması için tedavi ediliyorsanız,
- kornea ülserasyonları ve kornea yaralanmaları var ise.
Kortikosteroid tedavisi, vücudunuzun enfeksiyonla savaşma yeteneğini azaltabilir. Bu bazen normal şartlarda nadiren enfeksiyona neden olan mikropların neden olduğu enfeksiyonlara (fırsatçı enfeksiyonlar) yol açabilir. Bu ilaç ile tedavisi sırasında herhangi bir enfeksiyon geçirirseniz derhal doktorunuza başvurunuz. Bu, özellikle pnömoni belirtileri: öksürük, ateş, nefes darlığı ve göğüs ağrısı fark ederseniz önemlidir. Ayrıca özellikle yaşlıysanız, kafa karışıklığı olabilir.
Ayrıca tüberküloza yakalandıysanız veya yuvarlak kurt enfeksiyonlarının yaygın olduğu bölgelerde kaldıysanız doktorunuza söylemelisiniz.
Bu ilacı alırken suçiçeği, zona veya kızamık olanlarla temastan kaçınmanız önemlidir.
Steroidlerle tedavi sırasında bu enfeksiyonlar daha ciddi hale gelir. Bu hastalıklardan herhangi birine maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, derhal doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca kızamık veya suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklar geçirmediyseniz ve herhangi bir aşı olmadıysanız, bu hastalıkları geçiren kişilerle temastan kaçınarak doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. KORDEXA almayı kesmeyiniz.
Bu ilaç ile tedavi, santral seröz korioretinopatiye, bulanık veya çarpık görmeye yol açan bir göz hastalığına neden olabilir. Bu genellikle gözlerden birinde olur. Birkaç gün süren bulanık görme veya diğer görsel rahatsızlıklarla karşılaşırsanız doktorunuza başvurunuz. Bu ilaç ile tedavi tendon iltihabına neden olabilir. Son derece nadir durumlarda, bir tendon kopabilir. Bu risk bazı antibiyotiklerle tedavi ve böbrek problemleri ile artar. Ağrılı, sert veya şişmiş eklem veya tendonlar fark ederseniz, doktorunuza başvurunuz.
KORDEXA ile tedavi, adrenokortikal yetersizlik olarak adlandırılan bir duruma neden olabilir.
Bu durum, stres ve travma, ameliyat, doğum veya hastalığın ardından ilacın etkinliğinde değişikliğe neden olabilir ve vücudunuz kaza, ameliyat, doğum veya hastalık gibi ağır strese normal şekilde cevap veremeyebilir.
Eğer bir kaza geçirirseniz, hastalanırsanız, başka fiziksel stres koşullarınız varsa veya herhangi bir ameliyat (dişçide bile) geçirdiyseniz ya da KORDEXA kullanmayı bitirdiğinizde veya bir aşıya (özellikle 'canlı virüs' aşıları ile) ihtiyacınız varsa, steroid alıyorsanız veya aldıysanız tedavi eden kişiye bilgi vermelisiniz.
Eğer baskılayıcı testler (vücuttaki hormon miktarı için test), alerji için deri testi veya bakteriyel enfeksiyon testi yaptıktan sonra, testi gerçekleştiren kişiye sonuçları etkileyebileceğinden KORDEXA kullandığınızı bildirmelisiniz.
Ayrıca doktorunuz diyetinizdeki tuz miktarını azaltabilir ve bu ilacı alırken size bir potasyum takviyesi de verebilir.
Yaşlılar Eğer yaşlıysanız, bu ilacın yan etkilerinden bazıları, özellikle kemiklerin (osteoporoz) incelmesi, yüksek tansiyon, düşük potasyum seviyesi, diyabet, enfeksiyona yatkınlık ve cildin incelmesi gibi daha ciddi olabilir. Doktorunuz sizi daha yakından izleyecektir.
Çocuklar Yüksek dozlarda uzun süreli steroid kullanımı çocuklarda büyümenin yavaşlamasına neden olabilir. Bir çocuk bu ilacı alıyorsa, doktorun büyüme ve gelişimini sık aralıklarla izlemesi önemlidir ve herhangi bir etki görülürse doz azaltılabilir. KORDEXA, solunum problemleri olan preterm yenidoğanlarda rutin olarak kullanılmamalıdır.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriCYP3A inhibitörleri ile artmış sistemik yan etki riski vardır. Pazarlama sonrası deneyimde, deksametazonun tek başına veya diğer kemoterapötik ajanlarla kombinasyon halinde kullanımını takiben hematolojik maligniteleri olan hastalarda tümör lizis sendromu (TLS) bildirilmiştir. Yüksek proliferatif hız, yüksek tümör yükü ve sitotoksik ajanlara duyarlılığı yüksek olan hastalar gibi yüksek TLS riski taşıyan hastalar yakından izlenmeli ve uygun önlem alınmalıdır. İstenmeyen etkiler, minimum süre boyunca en düşük etkili doz kullanılarak ve uygun şekilde günlük gereksinim tek bir sabah dozu olarak veya mümkün olduğunda alternatif günlerde tek bir sabah dozu olarak uygulanarak en aza indirilebilir. Dozun hastalık aktivitesine göre uygun şekilde titre edilmesi için hastanın sık incelemesi gereklidir. Dozda azaltma mümkün olduğunda, azaltma kademeli olmalıdır. Kortikosteroidler, sistemik mantar enfeksiyonlarını şiddetlendirebilir ve amfoterisine bağlı yaşamı tehdit eden ilaç reaksiyonlarını kontrol etmek için gerekmedikçe bu tür enfeksiyonların varlığında kullanılmamalıdır. Ayrıca, amfoterisin ve hidrokortizonun eşzamanlı kullanımının ardından kalp büyümesi ve kalp yetmezliğinin izlendiği vakalar da bildirilmiştir. Bir rapor, serebral sıtmada kortikosteroid kullanımının uzamış bir koma ve artan pnömoni ve gastrointestinal kanama insidansı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Uzun süreli tedaviden sonra kortikosteroidlerin kesilmesi ateş, miyalji, artralji ve halsizlik gibi yoksunluk semptomlarına neden olabilir. Bu, adrenal yetmezlik kanıtı olmasa bile hastalarda ortaya çıkabilir. Aktif tüberkülozda deksametazonun kullanımı, kortikosteroidin uygun bir antitüberküloz rejimiyle birlikte hastalığın tedavisinde kullanıldığı fulminan veya yaygın tüberküloz vakalarıyla sınırlandırılmalıdır. Latent tüberküloz veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kortikosteroidler endike ise, reaktivasyon meydana gelebileceğinden hastalığın yakından izlenmesi gerekir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi sırasında hastalara profilaktik kemoterapi uygulanmalıdır. Kortikosteroidler, latent amibiyaz veya strongiloidiyazı aktive edebilir veya aktif hastalığı alevlendirebilir. Bu nedenle, risk altında olan veya herhangi bir durumu düşündüren semptomları olan herhangi bir hastada kortikosteroid tedavisine başlamadan önce latent veya aktif amibiyaz ve strongiloidiyazın ekarte edilmesi önerilir. Steroidler, spermlerin hareketliliğini ve sayısını artırabilir veya azaltabilir. Özel önlemler: Aşağıdaki rahatsızlıkları olan hastalarda sistemik kortikosteroid kullanımı düşünülürken özel dikkat gereklidir ve sık hasta takibi gereklidir: böbrek yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya ailesinde diyabet öyküsü olanlarda, konjestif kalp yetmezliği, osteoporoz, önceki steroid miyopati, glokom (veya ailede glokom öyküsü), miyasteni gravis, spesifik olmayan ülseratif kolit, divertikülit, taze bağırsak anastomozu, aktif veya gizli peptik ülser, mevcut veya önceki şiddetli afektif bozukluk öyküsü (özellikle önceki steroid psikozu), karaciğer yetmezliği ve epilepsi. Büyük dozda kortikosteroid alan hastalarda gastrointestinal perforasyonu takiben peritoneal iritasyon belirtileri minimal olabilir veya hiç olmayabilir. Yağ embolisi, hiperkortizonizmin olası bir komplikasyonu olarak bildirilmiştir. Adrenokortikal yetmezlik Glukokortikoid tedavisinin neden olduğu adrenokortikal yetmezlik, tedavi dozuna ve süresine bağlı olarak, tedavinin kesilmesinden sonra birkaç ay ve bazı durumlarda bir yıldan uzun sürebilir. Deksametazon ile tedavi sırasında belirli fiziksel stres koşullar (travma, cerrahi işlem, doğum, vb.) için dozda geçici bir artış gerekebilir. Stresli durumlarda olası riskten dolayı, uzun süreli tedavi gören hastalar için bir kortikosteroid tanımlaması yapılmalıdır. Tedavinin kesilmesinden sonra bile uzamış adrenokortikal yetmezlik durumunda, fiziksel stresli durumlarda glukokortikoidlerin uygulanması gerekli olabilir. Akut tedavi ile indüklenen adrenokortikal yetmezlik, planlı bir bırakma süresine dozun yavaş yavaş azaltılması ile minimize edilebilir, ancak tedavinin kesilmesinden sonra bir yıla kadar devam edebilir. Bu dönemdeki herhangi bir stresli durumda, kortikosteroid tedavisi yeniden başlatılmalıdır. Hasta halihazırda kortikosteroid alıyorsa, mevcut dozajın geçici olarak artırılması gerekebilir. Mineralokortikoid sekresyonu bozulabileceğinden, aynı anda tuz ve / veya bir mineralokortikoid verilmelidir. Hipotiroidizm veya karaciğer sirozu olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisi artar. Deksametazon ile tedavi sadece en güçlü endikasyon durumlarında uygulanmalıdır ve gerekirse, aşağıdaki hastalıklar için hedefe yönelik ek anti-infektif tedavi uygulanmalıdır: Akut viral enfeksiyonlar (Herpes zoster, Herpes simpleks, Varicella, herpetik keratit) HBsAG-pozitif kronik aktif hepatit Yaklaşık 8 hafta önceki canlı aşılarla aşılamadan sonra 2 hafta boyunca Sistemik mikozlar ve parazitoz (ör. Nematodlar) Çocuk felci BCG aşısından sonra lenfadenit (lenf bezi iltihabı) Akut ve kronik bakteriyel enfeksiyonlar Tüberküloz öyküsü ile (reaktivasyon riski) sadece tüberkülostatik koruma altında kullanım Bilinen veya şüphelenilen strongiloidiyaz (askarit enfestasyon). Glukokortikoidlerle tedavi, Strongiloides hiperenfeksiyonuna ve yaygın larva geçişi ile yayılmaya yol açabilir. Ek olarak, deksametazon ile tedavi sadece güçlü endikasyonlar altında uygulanmalı ve gerekirse ek spesifik tedavi uygulanmalıdır: Gastrointestinal ülserler Şiddetli osteoporoz (kortikosteroidlerin kalsiyum dengesi üzerinde olumsuz bir etkisi vardır) Yüksek kan basıncının düzenlenmesinde zorluk Diyabetes mellitus'un düzene sokulmasında zorluk Psikiyatrik bozukluklar (geçmiş dahil) Açı kapanması glokomu ve geniş açılı glokom Kornea ülserasyonları ve korneal yaralanmalar Şiddetli kalp yetmezliği. Anafilaktik reaksiyon Ciddi anafilaktik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Tendinit Glukokortikoidler ve florokinolonlarla eşzamanlı olarak tedavi edilen hastalarda tendinit ve tendon rüptürü riski artmaktadır. Myasthenia gravis Önceden mevcut myasthenia gravis deksametazon tedavisinin başlangıcında bozulabilir. Oküler bozukluklar Glukokortikoidlerle sistemik tedavi, korioretinopatiye neden olabilir ve bu da görme kaybı dahil görme bozukluğuna neden olabilir. Kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımı; posterior subkapsüler katarakta, glokomun optik sinire zarar vermesine ve mantar veya virüslere bağlı sekonder oküler enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir. Kortikosteroidler, olası korneal perforasyon nedeniyle oküler herpes simpleks olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. İntestinal perforasyon İntestinal perforasyon riski nedeniyle, deksametazon sadece acil endikasyon altında ve uygun izleme altında kullanılmalıdır: Tehlikeli perforasyon ile şiddetli ülseratif kolit Divertikülit Entero-anastomoz (acilen ameliyat sonrası) Gastrointestinal perforasyon sonrası peritoneal irritasyon belirtileri, yüksek dozda glukokortikoid alan hastalarda minimum olabilir veya olmayabilir. Diyabet Diyabetiklere deksametazon uygulandığında insülin veya oral antidiyabetiklere olan daha yüksek bir ihtiyaç göz önünde bulundurulmalıdır. Kardiyovasküler bozukluklar Özellikle yüksek dozların uygulanması sırasında ve yüksek tansiyonunun düzenlenmesi zor olan hastalarda deksametazon tedavisi sırasında kan basıncının düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir. Bozulma riski nedeniyle, ciddi kardiyak yetmezliği olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Yüksek dozda deksametazon ile tedavi edilen hastalarda bradikardi oluşabilir. Literatürdeki raporlar, kortikosteroid kullanımı ile yakın tarihli bir miyokard enfarktüsünden sonra sol ventrikül serbest duvar rüptürü arasında açık bir ilişki olduğunu göstermektedir; bu nedenle kortikosteroidler bu hastalarda çok dikkatli kullanılmalıdır. Son zamanlarda miyokardiyal rüptür olduğu bildirilen miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda kortikosteroid kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Enfeksiyonlar Kortikosteroidler bazı enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir ve kullanımları sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Enflamatuar cevabın ve bağışıklık fonksiyonunun baskılanması enfeksiyonlara yatkınlığı ve enfeksiyonların şiddetini arttırır. Klinik görünüm genellikle atipik olabilir ve septisemi ve tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar, fark edilmeden önce ileri bir aşamada maskelenebilir ve her aşamada olabilir. Kortikosteroid kullanan hastalarda direnç azalması ve enfeksiyonun lokalize edilememesi gibi durumlar olabilir. Küçük miktarlarda bile deksametazonun uzun süreli kullanımı, enfeksiyonlara, hatta nadiren de enfeksiyonlara neden olan mikroorganizmalar tarafından yüksek bir enfeksiyon riskine yol açar (fırsatçı enfeksiyonlar). Aşılama İnaktive aşı ile aşılama her zaman mümkündür. Bununla birlikte, bağışıklık reaksiyonunun ve dolayısıyla inokülasyonun başarısının, yüksek doz kortikoidlerden etkilenebileceği bilinmelidir. Deksametazon ile uzun süreli tedavi sırasında doktorlar tarafından düzenli kontrollerin (üç aylık aralıklarla görme kontrolleri dahil) yapılması önerilmektedir. Canlı virüs aşılarının uygulanması, immünosupresif dozlarda kortikosteroid alan bireylerde kontrendikedir. İnaktive edilmiş viral veya bakteriyel aşılar, immünosüpresif kortikosteroid dozları alan kişilere uygulanırsa, beklenen serum antikor yanıtı elde edilemeyebilir. Bununla birlikte, örn. Addison hastalığı için replasman tedavisi olarak kortikosteroid alan hastalarda aşılama prosedürleri gerçekleştirilebilir. Metabolik bozukluklar Yüksek dozlarda, yeterli kalsiyum alımı ve sodyum kısıtlaması yanı sıra serum potasyum seviyeleri izlenmelidir. Tedavinin uzunluğuna ve dozuna bağlı olarak, kalsiyum metabolizması üzerinde olumsuz bir etki beklenebilir, bu nedenle osteoporoz profilaksisi tavsiye edilir. Bu, her şeyden önce, ailesel eğilim, artan yaş, menopoz sonrası yetersiz protein ve kalsiyum alımı, aşırı sigara kullanımı, aşırı alkol alımı ve yetersiz egzersiz gibi risk faktörleri için geçerlidir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, KORDEXA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Ciddi ruhsat sağlık sorunlarınız varsa hemen bir doktora bildiriniz. KORDEXA gibi ilaçları alan her 100 kişiden 5'ini etkileyebilirler. Bu sorunlar şunları içerir:
- intiharı düşünmek de dahil olmak üzere depresif hissetmek,
- yüksek (mani) veya yukarı ve aşağıya doğru seyreden ruh hallerini hissetmek,
- endişeli hissetmek, uyumakta zorlanmak, düşünmekte zorlanmak veya kafa karışıklığı ve hafıza kaybı,
- var olmayan şeyleri hissetmek, görmek veya duymak
- garip ve korkutucu düşüncelere sahip olmak, nasıl davrandığını değiştirmek ya da yalnız olma duyguları hissetmek.
Eğer aşağıdakilerden birini fark ederseniz hemen doktorunuza bildiriniz:
- ciddi, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyonlar da dahil olmak üzere ilaca karşı alerjik bir reaksiyon (boğaz, dil veya yüzde şişlik ve şiddetli vakalarda nefes alma, yutma veya baş dönmesi güçlükleri), kırmızı döküntüler veya kabarıklarla birlikte deride şiddetli kaşıntı, şiddetli karın ağrıları, bulantı, kusma, ishal, derin kas zayıflığı ve yorgunluk, aşırı düşük tansiyon, kilo kaybı ve ateş gibi adrenokortikal yetersizlik belirtileri olabilir,
- ani karın ağrısı, hassasiyet, bulantı, kusma, ateş ve dışkıda kan, özellikle bağırsak hastalığınız varsa veya geçirdiyseniz bağırsakta yırtılma belirtileri olabilir.
Bu ilaç mevcut kalp probleminizi daha da kötüleştirebilir. Nefes darlığı veya ayak bileği şişmesi hissederseniz, hemen doktorunuza danışınız.
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler şu şekilde sınıflandırılır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan:100 hastanın birinden az fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Bilinmiyor:
- viral ve fungal enfeksiyonlar (örn. pamukçuk; tüberkülozun tekrarlaması veya diğer bazı enfeksiyonlar, örn. zaten var olan göz enfeksiyonları) dahil olmak üzere enfeksiyonlara yakalanma durumunda artış,
- beyaz kan hücrelerinin sayısında azalma veya beyaz kan hücrelerinin sayısında artış, anormal pıhtılaşma,
- vücudun hormon düzenlenmesinde bozulma, vücutta şişlik ve kilo artışı, aydede yüz (Cushingoid durum), stres ve travma, ameliyat, doğum veya hastalık sonrası endokrinlerin etkinliğinde değişiklik, vücudunuz kazalar, cerrahi, doğum veya hastalık gibi şiddetli strese alışılmış yanıt veremeyebilir, çocuklarda ve gençlerde yetersiz büyüme, düzensiz adet ve adet döngüsünün olmaması (dönemler), vücut kıllarının aşırı gelişimi (özellikle kadınlarda),
- kilo alımı, protein ve kalsiyum dengesi kaybı, iştah artışı, tuz dengesizlikleri, vücutta su tutulumu, ritim bozukluğuna neden olan potasyum kaybı, diyabetik ilaç gereksinimi artar, bilinmeyen diyabet belirginleşir, kandaki yüksek kolesterol ve trigliserit düzeyleri (hiperkolesterolemi ve hipertrigliseridemi),
- aşırı duygu durum dalgalanmaları, şizofreni (ruhsal bozukluk) kötüleşebilir, depresyon, uyuyamama,
- tedavinin kesilmesine bağlı şiddetli olağandışı baş ağrısı ile görme bozuklukları, epilepsinin uyuması ve kötüleşmesi, baş dönmesi,
- gözde artan basınç, papil ödem, göz zarlarında incelme, viral, fungal ve bakteriyel göz enfeksiyonları gelişmesi riskinde artış, korneal ülserlerle ilişkili semptomların kötüleşmesi, mevcut göz enfeksiyonlarının kötüleşmesi, ekzoftalmus (göz küresinin göz yuvasından dışarı doğru çıkarak şişkin görünmesi), görme bozuklukları, katarakt, görme kaybı,
- duyarlı kişilerde konjestif kalp yetmezliği, son kalp krizi sonrası kardiyak kas yırtılması, kardiyak dekompansasyon,
- yüksek tansiyon, kan pıhtıları: örneğin bacaklarda veya akciğerlerde kan damarlarını tıkayabilen kan pıhtılarının oluşumu (tromboembolik komplikasyonlar),
- hıçkırık,
- mide bulantısı, kusma, mide rahatsızlığı ve şişmiş karın, özofagusta iltihap ve ülserler, bölünebilen ve kanaması olan peptik ülserler, iltihaplı pankreas (sırt ve karın ağrısı olarak gösterilebilir), şişkinlik, özofagus kandidiyazı,
- incelmiş hassas ciltler, ciltte sıra dışı izler, morarma, kızarıklık ve cilt iltihabı, deri çatlakları, görünür şişmiş kılcal damarlar, akne, artan terleme, deride kızarıklık, şişlik, saçın incelmesi, olağandışı yağ birikintileri, aşırı saç büyümesi, vücutta su tutulması, pigment rahatsızlıkları, kolayca kopan kılcal damarlar, deri altında kanama (artan kılcal kırılganlık), ağız çevresindeki deri tahrişi (perioral dermatit),
- incelmiş kemiğin kırılma riskinin artması (osteoporoz), kemik nekrozu, tendinit (tendon iltihabı), tendon rüptürü (tendon kopması), kas kaybı, miyopati (kas hastalığı), kas güçsüzlüğü, erken kemik büyümesinin durması (erken epifiz kapanması),
- sperm sayısı ve hareketlerinde değişiklikler, iktidarsızlık,
- aşılama ve cilt testlerine zayıf reaksiyon, yavaş yara iyileşmesi, rahatsızlık, halsizlik,
- ateş, kas ve eklem ağrısı, burun iltihabı (rinit), kilo kaybı, ağrılı kaşıntılı deri nodülleri ve göz iltihabı (konjonktivit) içeren bir “geri çekme sendromu” da oluşabilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- KORDEXA, hamilelik sırasında ve özellikle ilk üç aylık dönemde, ancak fayda anne ve çocuk için risklerden ağır basarsa reçetelendirilmelidir. Ürünün kullanımı sırasında hamile kalırsanız, KORDEXA kullanmayı bırakmayınız, ancak doktorunuza derhal hamile olduğunuzu söyleyiniz.
- Steroidler erkeklerde sperm sayısını ve hareketliliğini etkileyebilirler.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuz fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Kortikosteroidler anne sütüne geçebilir. Yeni doğmuş bebekler / bebekler için risk göz ardı edilemez. Emzirmenin devamına/kesilmesine ya da KORDEXA ile tedavinin devamına/kesilmesine karar verilirken emzirmenin çocuğa olan yararı ve KORDEXA tedavisinin anneye olan yararı dikkate alınmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerKORDEXA laktoz monohidrat (sığır kaynaklı) içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kordexa 4 mg muadilleri
Kordexa 4 mg ile aynı etken maddeyi (deksametazon) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAnti-inflamatuar, antiromatizmal ve antialerjik etkilerinden dolayı kortikosteroid tedavisinde kullanılır. endike olduğu hastalıklar şu şekildedir: Alerjik durumlar: Aşırı duyarlılık reaksiyonları, alerjik rinit ve serum hastalığının geleneksel tedavi ile kontrol altına alınmayan ciddi ya da sınırlı alerjik koşullarının kontrol edilmesi. Dermatolojik hastalıklar: Eritrodermi, pemfigus ve ekzema gibi glukokortikoidlere yanıt veren yaygın ve şiddetli seyirli hastalıkların tedavisinde kullanılır. Endokrin Bozuklukları: Primer ve sekonder adrenokortikal yetmezlikler (hidrokortizon ya da kortizon seçilen ilaçtır; uygun olduğu yerlerde sentetik mineralkortikoid analoglar ile birlikte kullanılabilir; çocuklarda mineralkortikoid desteği özellikle önemlidir.), konjenital adrenal hiperplazi, kanser ile ilgili hiperkalsemi ve iltihapsız tiroidit. Hematolojik hastalıklar: Deksametazon geniş bir yelpazede gerek non-malign (örneğin idiyopatik trombositopenik purpura) gerekse malign (lenfoma, lösemi, multipl miyelom) hematolojik hastalıkların tedavisinde tek başına veya diğer tedavi edici ajanlarla kombine olarak endikedir. Neoplastik hastalıklar: Malign tümörlerin (Lösemi ve lenfoma) palyatif tedavisinde. Sinir sistemi: Beyin görüntülemesi ile kanıtlanmış beyin ödemi olan primer veya metastatik beyin tümörlerinde, nöroşirürjik müdahalelerde ve serebral absede kullanılır. Oftalmik hastalıklar: Topikal kortikosteroidlere yanıt vermeyen göz iltihabı, anterior ve posterior üveit. Solunum yolu hastalıkları: Aniden olan ya da yayılmış akciğer tüberkülozu (uygun antitüberküloz kemoterapi ile birlikte aynı zamanda kullanıldığında), idiopatik eozinofilik pnömoni, semptomatik sarkoidoz, status astmatikus, astım krizi. Romatolojik hastalıklar: Sistemik lupus eritematozus gibi otoimmün hastalıkların başlangıç oral tedavisinde, Poliarteritis nodoza gibi sistemik vaskülitlerin aktif fazında (tedavi süresi, eş zamanlı olarak hepatit B serolojisinin pozitif olması durumunda iki hafta ile sınırlandırılmalıdır.), Aktif romatoid artritin ciddi ilerleyici formunda (örneğin hızlı ilerleyen yıkıcı formlar ve/veya eklem dışı bulgularla seyrettiğinde), Ciddi sistemik juvenil idiyopatik artrit (Still hastalığı) tedavisinde endikedir. Panarteritis nodoza gibi sistemik vaskulitidezin aktif fazı (tedavi süresi, aynı zamanda bulunan hepatit B serolojisinin pozitif olması durumunda iki hafta ile sınırlanmalıdır.). Ciddi sistemik juvenil idiyopatik artrit (Stil hastalığı). Kemoterapiye bağlı bulantı-kusmaların tedavi ve profilaksisinde tek başına ya da kombine olarak kullanımı endikedir. Diğerleri: Adrenokortikal hiperfonksiyon tanıma testi, nörolojik ya da miyokard ile ilişkili trişinöz, subaraknoid bloklu tüberküloz menenjiti veya uygun antitüberküloz kemoterapi ile beraber kullanıldığında gelişebilen blok.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarDeksametason’a veya tabletin diğer bileşenlerine karşı mevcut aşırı hassasiyet durumu Sistemik mikoz İmmün baskılayıcı dozlar alan hastalarda canlı aşıların uygulanmasından kaçının (serum antikor yanıtı azaldı). Genel olarak, glukokortikoid kullanımının hayat kurtarıcı olabileceği durumlarda hiçbir kontrendikasyon uygulanmaz. Eğer aşağıdaki sıralanan hastalıklar mevcutsa acil durum tedavisi ve ilave tedavi haricinde uzun süre kullanılmamalıdır: Gastrointestinal ülser İleri derecede osteoporozlar Ciddi miyopatiler (Miyastenia Gravis hariç) Viral hastalıklar, virozlar (örneğin herpes simpleks ve herpes zoster (viremik faz), variseller, poliomiyelit (bulber ensefalitik şekil hariç) HBsAG pozitif kronik aktif hepatit Rozasea Koruyucu aşıdan yaklaşık 8 hafta önce ve 2 hafta sonrasına kadar Tüberküloz aşısı (BCG) sonrasında lenfoma oluşumu Dar ve geniş açılı glokom Sistemik enfeksiyonlarda antienfektif tedavi verilmiyorsa kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriCYP3A inhibitörleri ile artmış sistemik yan etki riski vardır. Pazarlama sonrası deneyimde, deksametazonun tek başına veya diğer kemoterapötik ajanlarla kombinasyon halinde kullanımını takiben hematolojik maligniteleri olan hastalarda tümör lizis sendromu (TLS) bildirilmiştir. Yüksek proliferatif hız, yüksek tümör yükü ve sitotoksik ajanlara duyarlılığı yüksek olan hastalar gibi yüksek TLS riski taşıyan hastalar yakından izlenmeli ve uygun önlem alınmalıdır. İstenmeyen etkiler, minimum süre boyunca en düşük etkili doz kullanılarak ve uygun şekilde günlük gereksinim tek bir sabah dozu olarak veya mümkün olduğunda alternatif günlerde tek bir sabah dozu olarak uygulanarak en aza indirilebilir. Dozun hastalık aktivitesine göre uygun şekilde titre edilmesi için hastanın sık incelemesi gereklidir. Dozda azaltma mümkün olduğunda, azaltma kademeli olmalıdır. Kortikosteroidler, sistemik mantar enfeksiyonlarını şiddetlendirebilir ve amfoterisine bağlı yaşamı tehdit eden ilaç reaksiyonlarını kontrol etmek için gerekmedikçe bu tür enfeksiyonların varlığında kullanılmamalıdır. Ayrıca, amfoterisin ve hidrokortizonun eşzamanlı kullanımının ardından kalp büyümesi ve kalp yetmezliğinin izlendiği vakalar da bildirilmiştir. Bir rapor, serebral sıtmada kortikosteroid kullanımının uzamış bir koma ve artan pnömoni ve gastrointestinal kanama insidansı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Uzun süreli tedaviden sonra kortikosteroidlerin kesilmesi ateş, miyalji, artralji ve halsizlik gibi yoksunluk semptomlarına neden olabilir. Bu, adrenal yetmezlik kanıtı olmasa bile hastalarda ortaya çıkabilir. Aktif tüberkülozda deksametazonun kullanımı, kortikosteroidin uygun bir antitüberküloz rejimiyle birlikte hastalığın tedavisinde kullanıldığı fulminan veya yaygın tüberküloz vakalarıyla sınırlandırılmalıdır. Latent tüberküloz veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kortikosteroidler endike ise, reaktivasyon meydana gelebileceğinden hastalığın yakından izlenmesi gerekir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi sırasında hastalara profilaktik kemoterapi uygulanmalıdır. Kortikosteroidler, latent amibiyaz veya strongiloidiyazı aktive edebilir veya aktif hastalığı alevlendirebilir. Bu nedenle, risk altında olan veya herhangi bir durumu düşündüren semptomları olan herhangi bir hastada kortikosteroid tedavisine başlamadan önce latent veya aktif amibiyaz ve strongiloidiyazın ekarte edilmesi önerilir. Steroidler, spermlerin hareketliliğini ve sayısını artırabilir veya azaltabilir. Özel önlemler: Aşağıdaki rahatsızlıkları olan hastalarda sistemik kortikosteroid kullanımı düşünülürken özel dikkat gereklidir ve sık hasta takibi gereklidir: böbrek yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya ailesinde diyabet öyküsü olanlarda, konjestif kalp yetmezliği, osteoporoz, önceki steroid miyopati, glokom (veya ailede glokom öyküsü), miyasteni gravis, spesifik olmayan ülseratif kolit, divertikülit, taze bağırsak anastomozu, aktif veya gizli peptik ülser, mevcut veya önceki şiddetli afektif bozukluk öyküsü (özellikle önceki steroid psikozu), karaciğer yetmezliği ve epilepsi. Büyük dozda kortikosteroid alan hastalarda gastrointestinal perforasyonu takiben peritoneal iritasyon belirtileri minimal olabilir veya hiç olmayabilir. Yağ embolisi, hiperkortizonizmin olası bir komplikasyonu olarak bildirilmiştir. Adrenokortikal yetmezlik Glukokortikoid tedavisinin neden olduğu adrenokortikal yetmezlik, tedavi dozuna ve süresine bağlı olarak, tedavinin kesilmesinden sonra birkaç ay ve bazı durumlarda bir yıldan uzun sürebilir. Deksametazon ile tedavi sırasında belirli fiziksel stres koşullar (travma, cerrahi işlem, doğum, vb.) için dozda geçici bir artış gerekebilir. Stresli durumlarda olası riskten dolayı, uzun süreli tedavi gören hastalar için bir kortikosteroid tanımlaması yapılmalıdır. Tedavinin kesilmesinden sonra bile uzamış adrenokortikal yetmezlik durumunda, fiziksel stresli durumlarda glukokortikoidlerin uygulanması gerekli olabilir. Akut tedavi ile indüklenen adrenokortikal yetmezlik, planlı bir bırakma süresine dozun yavaş yavaş azaltılması ile minimize edilebilir, ancak tedavinin kesilmesinden sonra bir yıla kadar devam edebilir. Bu dönemdeki herhangi bir stresli durumda, kortikosteroid tedavisi yeniden başlatılmalıdır. Hasta halihazırda kortikosteroid alıyorsa, mevcut dozajın geçici olarak artırılması gerekebilir. Mineralokortikoid sekresyonu bozulabileceğinden, aynı anda tuz ve / veya bir mineralokortikoid verilmelidir. Hipotiroidizm veya karaciğer sirozu olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisi artar. Deksametazon ile tedavi sadece en güçlü endikasyon durumlarında uygulanmalıdır ve gerekirse, aşağıdaki hastalıklar için hedefe yönelik ek anti-infektif tedavi uygulanmalıdır: Akut viral enfeksiyonlar (Herpes zoster, Herpes simpleks, Varicella, herpetik keratit) HBsAG-pozitif kronik aktif hepatit Yaklaşık 8 hafta önceki canlı aşılarla aşılamadan sonra 2 hafta boyunca Sistemik mikozlar ve parazitoz (ör. Nematodlar) Çocuk felci BCG aşısından sonra lenfadenit (lenf bezi iltihabı) Akut ve kronik bakteriyel enfeksiyonlar Tüberküloz öyküsü ile (reaktivasyon riski) sadece tüberkülostatik koruma altında kullanım Bilinen veya şüphelenilen strongiloidiyaz (askarit enfestasyon). Glukokortikoidlerle tedavi, Strongiloides hiperenfeksiyonuna ve yaygın larva geçişi ile yayılmaya yol açabilir. Ek olarak, deksametazon ile tedavi sadece güçlü endikasyonlar altında uygulanmalı ve gerekirse ek spesifik tedavi uygulanmalıdır: Gastrointestinal ülserler Şiddetli osteoporoz (kortikosteroidlerin kalsiyum dengesi üzerinde olumsuz bir etkisi vardır) Yüksek kan basıncının düzenlenmesinde zorluk Diyabetes mellitus'un düzene sokulmasında zorluk Psikiyatrik bozukluklar (geçmiş dahil) Açı kapanması glokomu ve geniş açılı glokom Kornea ülserasyonları ve korneal yaralanmalar Şiddetli kalp yetmezliği. Anafilaktik reaksiyon Ciddi anafilaktik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Tendinit Glukokortikoidler ve florokinolonlarla eşzamanlı olarak tedavi edilen hastalarda tendinit ve tendon rüptürü riski artmaktadır. Myasthenia gravis Önceden mevcut myasthenia gravis deksametazon tedavisinin başlangıcında bozulabilir. Oküler bozukluklar Glukokortikoidlerle sistemik tedavi, korioretinopatiye neden olabilir ve bu da görme kaybı dahil görme bozukluğuna neden olabilir. Kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımı; posterior subkapsüler katarakta, glokomun optik sinire zarar vermesine ve mantar veya virüslere bağlı sekonder oküler enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir. Kortikosteroidler, olası korneal perforasyon nedeniyle oküler herpes simpleks olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. İntestinal perforasyon İntestinal perforasyon riski nedeniyle, deksametazon sadece acil endikasyon altında ve uygun izleme altında kullanılmalıdır: Tehlikeli perforasyon ile şiddetli ülseratif kolit Divertikülit Entero-anastomoz (acilen ameliyat sonrası) Gastrointestinal perforasyon sonrası peritoneal irritasyon belirtileri, yüksek dozda glukokortikoid alan hastalarda minimum olabilir veya olmayabilir. Diyabet Diyabetiklere deksametazon uygulandığında insülin veya oral antidiyabetiklere olan daha yüksek bir ihtiyaç göz önünde bulundurulmalıdır. Kardiyovasküler bozukluklar Özellikle yüksek dozların uygulanması sırasında ve yüksek tansiyonunun düzenlenmesi zor olan hastalarda deksametazon tedavisi sırasında kan basıncının düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir. Bozulma riski nedeniyle, ciddi kardiyak yetmezliği olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Yüksek dozda deksametazon ile tedavi edilen hastalarda bradikardi oluşabilir. Literatürdeki raporlar, kortikosteroid kullanımı ile yakın tarihli bir miyokard enfarktüsünden sonra sol ventrikül serbest duvar rüptürü arasında açık bir ilişki olduğunu göstermektedir; bu nedenle kortikosteroidler bu hastalarda çok dikkatli kullanılmalıdır. Son zamanlarda miyokardiyal rüptür olduğu bildirilen miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda kortikosteroid kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Enfeksiyonlar Kortikosteroidler bazı enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir ve kullanımları sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Enflamatuar cevabın ve bağışıklık fonksiyonunun baskılanması enfeksiyonlara yatkınlığı ve enfeksiyonların şiddetini arttırır. Klinik görünüm genellikle atipik olabilir ve septisemi ve tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar, fark edilmeden önce ileri bir aşamada maskelenebilir ve her aşamada olabilir. Kortikosteroid kullanan hastalarda direnç azalması ve enfeksiyonun lokalize edilememesi gibi durumlar olabilir. Küçük miktarlarda bile deksametazonun uzun süreli kullanımı, enfeksiyonlara, hatta nadiren de enfeksiyonlara neden olan mikroorganizmalar tarafından yüksek bir enfeksiyon riskine yol açar (fırsatçı enfeksiyonlar). Aşılama İnaktive aşı ile aşılama her zaman mümkündür. Bununla birlikte, bağışıklık reaksiyonunun ve dolayısıyla inokülasyonun başarısının, yüksek doz kortikoidlerden etkilenebileceği bilinmelidir. Deksametazon ile uzun süreli tedavi sırasında doktorlar tarafından düzenli kontrollerin (üç aylık aralıklarla görme kontrolleri dahil) yapılması önerilmektedir. Canlı virüs aşılarının uygulanması, immünosupresif dozlarda kortikosteroid alan bireylerde kontrendikedir. İnaktive edilmiş viral veya bakteriyel aşılar, immünosüpresif kortikosteroid dozları alan kişilere uygulanırsa, beklenen serum antikor yanıtı elde edilemeyebilir. Bununla birlikte, örn. Addison hastalığı için replasman tedavisi olarak kortikosteroid alan hastalarda aşılama prosedürleri gerçekleştirilebilir. Metabolik bozukluklar Yüksek dozlarda, yeterli kalsiyum alımı ve sodyum kısıtlaması yanı sıra serum potasyum seviyeleri izlenmelidir. Tedavinin uzunluğuna ve dozuna bağlı olarak, kalsiyum metabolizması üzerinde olumsuz bir etki beklenebilir, bu nedenle osteoporoz profilaksisi tavsiye edilir. Bu, her şeyden önce, ailesel eğilim, artan yaş, menopoz sonrası yetersiz protein ve kalsiyum alımı, aşırı sigara kullanımı, aşırı alkol alımı ve yetersiz egzersiz gibi risk faktörleri için geçerlidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Lökositoz, lenfopeni, eozinopeni, polisitemi, anormal koagülasyon Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaksi, immünosupresyon da dahil olmak üzere aşırı duyarlılık reaksiyonları (ayrıca bkz. “Enfeksiyonlar ve infestasyonlar”) Endokrin hastalıkları Hipotalamik-pituiter-adrenal eksen baskılanması ve Cushing sendromunun indüksiyonu (tipik semptomlar: aydede yüz, pletore, trunkal obezite), sekonder adrenal ve hipofiz yetmezliği* (özellikle travma veya cerrahi gibi streslerde), bebeklik, çocukluk çağı ve ergenlikte büyüme baskılanması, adet düzensizliği ve amenore, hirsutizm, adrenokortikal yetersizlik, azalmış glukoz toleransı, latent diabetes mellitus bulguları, hiperglisemi, artmış şeker hastalarında insülin veya oral hipoglisemik ajanlar için gereksinimler Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kilo alımı, negatif protein ve kalsiyum dengesi*, iştah artışı, sodyum ve su tutulumu*, potasyum kaybı* (dikkat: ritim bozuklukları), hipokalemik alkaloz, latent diabetes mellitus bulguları, antidiyabetik tedavinin artan doz gereksinimleri ile bozulmuş karbonhidrat toleransı*, hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, protein katabolizmasına bağlı negatif nitrojen dengesi Psikiyatrik hastalıklar Psikolojik bağımlılık, depresyon, uykusuzluk, şiddetli şizofreni, mental hastalık, öforiden açıkça görünen psikoza giden durum, duygusal bozukluklar (asabiyet, öforik, depresif ve değişken ruh hali ve intihar düşünceleri gibi), psikotik reaksiyonlar (mani, sanrılar, halüsinasyonlar), davranış bozuklukları, asabiyet, anksiyete, uyku bozuklukları dahil çok çeşitli psikiyatrik reaksiyonlar ve kafa karışıklığı ve amnezi dahil bilişsel işlev bozukluğu bildirilmiştir. Tepkiler yaygındır ve hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ortaya çıkabilir. Yetişkinlerde şiddetli reaksiyonların sıklığının %5-6 olduğu tahmin edilmektedir. Kortikosteroidlerin kesilmesiyle ilgili psikolojik etkiler bildirilmiştir; frekans bilinmiyor. Sinir sistemi hastalıkları Çocuklarda papil ödemi ile artmış intrakraniyal basınç (psödotümör serebri) genellikle tedavinin kesilmesini takiben; gizli epilepsi tezahürü, açık epilepsi nöbetlerinde artış, vertigo, baş ağrısı, konvülsiyonlar Göz hastalıkları İntraoküler basıncın artması, glokom*, papil ödemi*, posterior subkapsular, katarakt*, esas olarak arka subkapsüler opasite, korneal ve skleral atrofi, viral, fungal ve bakteriyel göz enfeksiyonları gelişmesi riskinde artış, korneal ülserler, santral seröz korioretinopati ile ilişkili semptomların kötüleşmesi, ekzoftalmi, korioretinopati. Kardiyak hastalıklar Yakın zamanda miyokard enfarktüsü öyküsü sonrası kardiyak kas rüptürü*, predispoze hastalarda konjestif kalp yetmezliği, kardiyak dekompansasyon* Vasküler hastalıklar Hipertansiyon, vaskülit, artmış ateroskleroz ve tromboz/tromboembolizm riski (kanın pıhtılaşabilirliğinin artması tromboembolik komplikasyonlara yol açabilir) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Hıçkırık Gastrointestinal hastalıklar Dispepsi, abdominal distansiyon*, perforasyon ve kanama ile mide ülserleri, peptik ülserler ve hemoraji, akut pankreatit, ülseratif özofajit, özofagus kandidiyazis, şişkinlik, bulantı, kusma, özellikle inflamatuar barsak hastalığı olan hastalarda ince ve kalın barsağın delinmesi, abdomina distansiyon, dispepsi Deri ve deri altı doku hastalıkları Hipertrikoz, deri atrofisi, telanjiektazi, striea, eritema, steroid akne, peteşi, ekimoz, alerjik dermatit gibi hipersensitivite reaksiyonları, ürtiker, anjiyonörotik ödem, seyrekleşen saç, pigment bozuklukları, artmış kapiller frajilite, perioral dermatit, hiperhidroz, morarma eğilimi, gecikmiş yara iyileşmesi, ince hassas cilt, terlemede artış, cilt testlerine karşın baskılanmış reaksiyon Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları Erken epifiz kapanması, osteoporoz (özellikle menopoz sonrası kadınlarda), omurga ve uzun kemik kırıkları, femoral ve humerus kemiklerinin aseptik nekrozu, tendon rüptürü*, proksimal miyopati, kas güçsüzlüğü, kas kütlesi kaybı, steroid miyopati, vertebra kompresyon kırıkları Üreme sistemi ve meme hastalıkları İktidarsızlık Genel bozukluklar ve uygulama yeri Aşılamaya ve deri testlerine karşı azalan yanıt. hastalıkları Yaraların iyileşmesinin gecikmesi, rahatsızlık, halsizlik, steroid yoksunluk sendromu: uzun süreli tedaviden sonra kortikosteroid dozunda çok hızlı bir azalma, akut adrenal yetmezliğe, hipotansiyona ve ölüme yol açabilir. Bir yoksunluk sendromu ateş, miyalji, artralji, rinit, konjunktivit, ağrılı kaşıntılı deri nodülleri ve kilo kaybı ile ortaya çıkabilir. * ayrıca.4 Seçilen yan etkilerin tanımı Adrenokortikal yetmezlik Glukokortikoid tedavisinin neden olduğu adrenokortikal yetmezlik, tedavinin süresine ve uzunluğuna bağlı olarak, tedavinin kesilmesinden sonra birkaç ay ve bazı durumlarda bir yıldan fazla sürebilir. Psikolojik değişiklikler Psikolojik değişiklikler çeşitli biçimlerde kendini gösterir, en yaygın öfori olur. Depresyon, psikotik reaksiyonlar ve intihar eğilimleri de ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar ciddi olabilir. Genellikle ilaca başlandıktan birkaç gün veya hafta içinde başlar. Yüksek dozlarda ortaya çıkma olasılıkları daha yüksektir. Doz azaltılırsa veya ilaç kesilirse bu problemlerin çoğu ortadan kalkar. Enfeksiyonlar Deksametazon ile tedavi mevcut veya gelişmekte olan bir enfeksiyonun semptomlarını gizleyebilir, böylece tanıyı daha zor hale getirebilir ve enfeksiyon riskini arttırabilir. Bağırsak perforasyonu Kortikosteroidler, perforasyon tehdidi, divertikülit ve enteroanastomozis (hemen postoperatif) ile birlikte ciddi ülseratif kolitte kolonik perforasyon riskinde bir artış ile ilişkili olabilir. Yüksek doz glukokortikoid alan hastalarda gastrointestinal perforasyon sonrası peritoneal irritasyon belirtileri olmayabilir. Kardiyovasküler hastalıklar Bradikardi, ciddi kardiyak yetmezliğinin kötüleşmesi ve yüksek kan basıncının düzenlenmesinde zorluk oluşabilir. Miyokard rüptürü bildirilmiş olduğundan son zamanlarda miyokardiyal infarktüsü geçirmiş olan hastalarda kortikosteroid kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Pediyatrik popülasyon Kortikosteroidler bebeklik, çocukluk ve ergenlikte büyümenin doza bağlı bir inhibisyonuna neden olur. Çünkü kortikosteroidler epifizlerin erken kapanmasına yol açabilir, bu da geri dönüşümsüz olabilir.. Yaşlılar Sistemik kortikosteroidlerin yan etkileri özellikle yaşlılarda, özellikle osteoporoz, hipertansiyon, hipokalemi, diyabet, enfeksiyona yatkınlık ve cilt atrofisi gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bırakma semptomları ve belirtileri Uzun süreli tedaviyi takiben kortikosteroid dozunun çok hızlı azaltılması akut adrenal yetmezlik, hipotansiyon ve ölüme neden olabilir. Bazı durumlarda, yoksunluk semptomları, hastanın tedavi görmekte olduğu hastalığın klinik nüksetmesini simüle edebilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.