KLIOGEST FILM KAPLI TABLET, 28 ADET
östradiol/noretisteron asetat — NOVO NORDİSK SAĞLIK ÜRÜNLERİ TİC LTD. ŞTİ.
ATCG03FA01
✗ SGK Kapsamı Dışında
193,91 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
193,91 TL
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Kliogest ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonBir yıldan daha uzun süredir adet görmeyen postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliği semptomları için Hormon Replasman Tedavisi (HRT). 65 yaş üzerindeki kadınların tedavisinde deneyimler sınırlıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen meme kanseri — Bilinen, geçirilmiş veya şüphelenilen östrojene-bağlı tipte malign tümörler (örn. endometriyal kanser) — Tanısı konmamış genital kanama — Tedavi edilmemiş endometriyal hiperplazi — Mevcut veya geçmişteki venöz tromboembolizm (derin ven trombozu, pulmoner ! embolizm) — Bilinen trombofilik bozukluklar (örn. protein C, protein S veya antitrombin eksikliği (bakınız)) — Aktif veya geçmiş arteriyel tromboembolik hastalıklar (örn. anjina, miyokard infarktüsü) — Akut karaciğer hastalığı veya karaciğer fonksiyon testlerinin normale dönmesini engelleyen karaciğer hastalığı hikayesi — Bileşiminde bulunan etkin maddeler veya yardımcı maddelerin herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık — Porfiri 2.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKlinik deneyim: ?® ile klinik çalışmalarda en sık bildirilen advers olaylar, hastaların yaklaşık %10 ila %30’unda bildirilen vajinal kanamalar ve meme ağrısı/hassasiyetidir. Vajinal kanamalar genellikle tedavinin başlangıcındaki ilk aylarda oluşmuştur. Meme ağrısı genellikle birkaç aylık tedaviden sonra kaybolur. Randomize klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında ?® ile veya benzer HRT ürünleri ile tedavi edilen hastalarda yüksek sıklıkta rastlanan 8 ve genel olarak değerlendirildiğinde tedavi ile ilişkili olduğuna karar verilen bütün advers olaylar aşağıda belirtilmiştir. : Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar. Yaygın: Genital kandidiyazis veya vajinit, ayrıca “Ureme sistemi ve meme hastalıkları”na bakınız. Bağışıklık sistemi bozuklukları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık, ayrıca “Deri ve deri altı doku bozuklukları”na bakınız. Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın: Sıvı retansiyonu, ayrıca “Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar”a bakınız. Psikiyatrik bozukluklar Yaygın: Depresyon veya depresyonda kötüleşme Yaygın olmayan: Sinirlilik Sinir sistemi bozuklukları Yaygın: Baş ağrısı, migren veya migrende kötüleşme Vasküler bozukluklar Yaygın olmayan: Yüzeysel tromboflebit Seyrek: Pulmoner embolizm, derin tromboflebit Gastrointestinal bozukluklar Yaygın: Bulantı, karın ağrısı, karında şişkinlik veya karında rahatsızlık Yaygın olmayan: Gaza bağlı mide-bağırsakta şişkinlik veya gaz Deri ve deri altı doku bozuklukları Yaygım olmayan: Saç dökülmesi, kıllanma veya akne, kaşıntı veya ürtiker Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Sırt ağrısı, bacak krampları Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok yaygın: Meme ağrısı veya meme hassasiyeti, vajinal kanama Yaygın: Meme ödemi veya meme büyümesi, rahim fibroidlerinde kötüleşme veya rahim fibroidlerinin yeniden oluşması veya rahim fibroidleri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: Ilaç etkisizliği 9 Araştırmalar Yaygın: Kilo artışı Pazarlama sonrası deneyim: Yukarıda belirtilen advers ilaç reaksiyonlarına ek olarak, aşağıdakiler spontan olarak bildirilmiş ve genel olarak tedavisiyle muhtemel ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Bu spontan advers ilaç reaksiyonlarının bildirilme oranı çok seyrektir.Pazarlama sonrası deneyimde özellikle önemsiz ve iyibilinen advers ilaç reaksiyonları açısından eksik raporlama söz konusudur. Sunulan sıklıklar bu bilgi 1ş1ğında yorumlanmalıdır. İyi ve kötü huylu neoplazmalar (kist ve polipleri de kapsayan): Endometriyal kanser Bağışıklık sistemi bozuklukları: Genel aşırı duyarlılık reaksiyonları (örn. anaflaktik reaksiyon/şok) Psikiyatrik bozukluklar: Uykusuzluk, anksiyete, libidoda azalma, libidoda artış Sinir sistemi bozuklukları: Baş dönmesi, inme Göz bozuklukları: Görme bozuklukları Kardiyak bozukluklar: Miyokard infarktüsü Vasküler bozukluklar: Hipertansiyonda kötüleşme Gastrointestinal bozukluklar: Dispepsi, kusma Hepatobiliyer bozukluklar: Safra kesesi hastalığı, kolelityazis, kolelityaziste kötüleşme, kolelityazisin yeniden oluşması Deri ve deri altı doku bozuklukları: Sebore, döküntü, anjiyonörotik ödem Ureme sistemi ve meme hastalıkları: Endometriyal hiperplazi, vulvovajinal kaşıntı Araştırmalar: Kilo azalması, kan basıncı artışı Östrojen/progestagen tedavisi ile ilişkili olarak bildirilen diğer advers reaksiyonlar: Deri ve derialtı bozuklukları: Kloazma, eritema multiforme, eritema nodosum, vasküler purpura e 65 yaş üstü olası demans (bakınız) o Göz kuruluğu o Gözyaşı filminin bileşiminin değişmesi Meme kanseri riski 5 yıldan daha uzun süre kombine östrojen-progestagen kullanan kadınlarda meme kanseri riski 2 kata kadar daha fazladır. Sadece östrojen içeren tedavi kullananlarda herhangi bir riskin artışı, östrojen-progestagen kombinasyonu kullananlara göre büyük oranda daha düşüktür. Risk seviyesi HRT kullanım süresine bağlıdır (bakınız). 10 En geniş randomize plasebo-kontrollü çalışmanın (Kadın Sağlığı Girişimi (WHI) çalışması) ve en geniş epidemiyolojik çalışmanın (Milyon Kadın Çalışması (MWS)) sonuçları aşağıda özetlenmiştir. Milyon Kadın Çalışması (MWS) 5 yıllık kullanım sonrası tahmini ek meme kanseri riski: Yaş aralığı Hiç HRT Risk oranı** HRT kullanan her (yıl) kullanmamış her 1000 hasta için hasta için 5 yıllık süreçte görülen yıllık süreçteki ek vakalar (%95 sıklık* güven aralığı) Sadece östrojen içeren HRT 12 203) * Gelişmiş ülkelerdeki başlangıç insidans oranlarından alınmıştır ** Genel risk oranı. Risk oranı sabit değildir ancak kullanım süresindeki artış ile artacaktır. Not: Meme kanserinin arka plan insidansı AB ülkelerine göre değişeceğinden, meme kanserine ilave vakalar da orantılı olarak değişecektir. ABD Kadın Sağlığı Girişimi (WHI) çalışması — 5 yıllık kullanım sonrası ek meme kanseri riski Yaş aralığı Plasebo grubundaki Risk oranı ve %95 HRT kullanan her (yıl) her 1000 kadın için güven aralığı** 1000 hasta için yıllık süreçteki yıllık süreçte görülen insidans ek vakalar (%95 güven aralığı) *WHI çalışması, uterusu olmayan kadınlarda yapılmıştır ve meme kanserinde risk artışı gösterilmemiştir. **Analiz, çalışma öncesi HRT kullanmayan kadınlarla sınırlandırıldığında tedavinin ilk 5 yılı boyunca belirgin risk artışı görülmemiştir. 5 yıl kullanımdan sonra risk, hiç kullanmayanlardan daha yüksektir. Endometriyal kanser riski Endometriyal kanser riski, uterusu mevcut olan ve HRT kullanmayan her 1000 kadında yaklaşık Stir. Uterusu mevcut olan kadınlarda tek başına östrojen içeren HRT kullanımı, endometriyal kanser riskini artırdığı için önerilmemektedir (bakınız). 11 Tek başına östrojenlerin kullanım süresi ve östrojen dozuna bağlı olarak endometriyal kanser riskinde bildirilen artış epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen verilere göre 50 ve 65 yaşları arasındaki her 1000 kadında 5 ila 55 ilave vaka arasında değişmektedir. Sadece östrojen içeren tedaviye her siklusta en az 12 gün bir progestagen eklenmesi bu artmış riski azaltabilir. Milyon Kadın Çalışması’nda (MWS) 5 yıl kombine (kesintili veya sürekli) HRT kullanımı endometriyal kanser riskini artırmamıştır (risk oranı 1.0 (0.8-1.2)). Over kanseri riski Tek başına östrojen içeren veya kombine östrojen-progestagen içeren HRT kullanımı over kanseri tanısı alma riskinde hafif artış ile ilişkilendirilmiştir. 52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analiz ile halihazırda HRT kullanan kadınlarda, hiç HRT kullanmamış kadınlar (RR 1.43, 95% CI 1.31-1.56) ile karşılaştırıldığında over kanser riskinde artış bildirilmiştir. 5054 yaş aralığındakı 5 yıl HRT almış kadınlar için bu sayı her 2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT almamış 50-54 yaş aralığındaki kadınlarda $ yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması beklenmektedir. Venöz tromboembolizm riski HRT, 1.3 ila 3 kat daha fazla venöz tromboembolizm (VTE) gelişme riski ile ilişkilidir, örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm. Bu tip olayların oluşumu, HRT’nin ilk yılında daha olasıdır (bakınız). WHI çalışma sonuçları şöyledir: WHI Çalışmaları 5 yıllık kullanım sonrası ck venöz tromboembolizm riski Yaş aralığı (yıl) Plasebo grubundaki Risk oranı ve %95 HRT kullanan her her 1000 kadın için güven arahığı** 1000 hasta için yıllık süreçteki yıllık kullanımda insidans görülen ek vakalar (%95 güven aralığı) Oral sadece-östrojen içeren* 50 59 1.2 (0.6-2.4) 1 (-3-10) Oral kombine östrojen-progestagen (1.2-4.3) 5 (1-13) * Uterusu olmayan kadınlarla yapılmış çalışma Koroner arter hastalığı (KAH) riski 60 yaş üzeri kombine östrojen-progestagen HRT kullananlarda göreceli KAH riski az oranda daha fazladır (bakınız 4.4). İskemik inme riski 12 Kombine östrojen-progestagen ve tek başına östrojen içeren tedavi 1.5 kata kadar artmış iskemik inme riski ile ilişkilidir. HRT süresince hemorajik inme riski artmamıştır. Bu göreceli risk yaşa veya kullanım süresine bağlı değildir, ancak, inme temel riski güçlü şekilde yaşa bağlıdır. HRT kullanan kadınlarda inme genel riski yaşla beraber artacaktır (bakınız). WHI Çalışmaları Kombine 5 yıllık kullanım sonrası ek iskemik inme* riski Yaş aralığı (yıl) Plasebo grubundaki Risk oranı ve %95 HRT kullanan her her 1000 kadın için güven aralhığı** 1000 hasta için yıllık süreçteki yıllık kullanımda insidans görülen ek vakalar (%95 güven aralığı) 50-39 3 3 (1-5) * İskemik inme ile hemorajik inme arasında farklılaştırma yapılmamıştır.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPostmenopozal semptomlarm tedavisinde, sadece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlar için HRT başlatılmalıdır. Tüm durumlarda, en azından senelik olarak, risk ve faydaların dikkatli bir değerlendirmesi yapılmalıdır ve sadece faydaların risklerden daha fazla olduğu durumlarda HRT’ye devam edilmelidir. Preamatür menopoz tedavisinde HRT ile ilişkili risk kanıtı sınırlıdır. Genç kadınlarda mutlak risk seviyesinin düşük olmasından dolayı, fayda ve risk dengesi daha yaşlı kadınlara göre daha olumludur. Tıbbi muayene/takip HRT’ye başlanmadan ya da kesilmiş tedaviye yeniden başlanmadan önce, tıbbi açıdan tam bir kişisel ve ailesel öykü alınmalıdır. Fizik (meme ve pelvisi kapsayan) muayene bu bilgiler ve kullanım tedbirleri ile kontrendikasyonların rehberliğinde yapılmalıdır. Tedavi sırasında, sıklığı ve yöntemi her kadına göre bireyselleştirilmiş periyodik kontroller tavsiye edilmektedir. Kadınlar, memelerinde oluşan hangi değişiklikleri doktor veya hemşirelerine bildirmeleri gerektiği (lütfen aşağıdaki “Meme kanseri” bölümüne bakınız) konusunda bilgilendirilmelidir. Mamografi gibi uygun görüntüleme araçlarını içeren incelemeler, kabul gören güncel tarama pratiğine uygun yapılmalı ve bireyin klinik ihtiyaçlarına göre değiştirilmelidir. Takip edilmesi gerekli durumlar Aşağıdaki durumların herhangi biri varsa, daha önce oluşmuşsa ve/veya hamilelik veya önceki hormon tedavisi sırasında şiddetlenmişse, hasta yakından takip edilmelidir. Bu durumların tedavisi sırasında yeniden oluşabileceği veya şiddetlenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır, özellikle: Leiomyom (uterus fibroidleri) veya endometriyozis Tromboembolik bozukluklar için risk faktörlerinin varlığı (aşağıya bakınız) Östrojene bağlı tümörler için risk faktörleri, örn. meme kanseri için 1. derece kalıtım Hipertansiyon Karaciğer bozuklukları (örn. karaciğer adenomu) Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus Kolelityazis Migren veya (şiddetli) baş ağrısı Sistemik lupus eritematozus Endometriyal hiperplazi hikayesi (aşağıya bakınız) Epilepsi Astm Otosklerozis 3 Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren sebepler Bir kontrendikasyonun varlığında ve aşağıdaki durumlarda tedavi durdurulmalıdır: Sarılık veya karaciğer fonksiyonlarında bozulma Kan basıncında anlamlı artış Yeni migren tipi baş ağrısının başlaması Hamilelik Endometriyal hiperplazi ve karsinoma Uterusu mevcut olan kadınlarda, endometriyal hiperplazi ve kanser riski, östrojenler tek başına uzun süre uygulandığında artmaktadır (bakınız). Tek başına östrojen kullananlarda tedavi süresine ve östrojen dozuna bağlı olarak rapor edilen endometriyal kanser riski artışı, kullanmayanlara göre 2 ila 12 kat fazladır (bakınız). Tedavi kesildikten sonra risk 10 yıldan fazla süre ile yüksek kalabilir. Histerektomi yapılmamış kadınlarda, her 28 gün/aylık siklusta en az 12 gün boyunca bir progestagenin döngüsel olarak ilavesi veya sürekli östrojen-progestagen kombinasyonu verilmesi sadece östrojen içeren HRT ile ilişkili ilave riski engeller. Tedavinin ilk aylarında lekelenme veya ara kanamalar oluşabilir. Eğer lekelenme ve ara kanamalar tedavinin ilk aylarından sonra devam ederse, tedavi sırasında bir süre sonra görülürse veya tedavi kesildikten sonra devam ederse, endometriyal maligniteyi ekarte etmek için, endometriyal biyopsi de dahil olmak üzere sebebi araştırılmalıdır. Meme kanseri Bütün kanıtlar, kombine östrojen-progestagen alan ve ayrıca muhtemelen sadece östrojen içeren HRT alan kadınlarda da, tedavi süresine bağlı olarak, meme kanseri riskinin arttığını göstermektedir. Randomize plasebo kontrollü bir çalışma olan Kadın Sağlığı Girişimi çalışması (WHI) ve epidemiyolojik çalışmalar, östrojen-progestagen HRT kombinasyonları alan kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını bildirmiştir, bu durum yaklaşık 3 sene sonra açık hale gelmektedir (bakınız). Risk artışı, ilacın alınmaya başlamasından sonraki birkaç yıl içinde ortaya çıkmakta, ancak tedavinin sonlandırılmasını takip eden birkaç yıl (en fazla 5 yıl) içinde başlangıç değerlerine dönmektedir. 4 HRT, özellikle östrojen-progestagen kombinasyon tedavisi, meme kanserinin radyolojik olarak tespit edilmesini olumsuz etkileyebilen, mamografik görüntülerin yoğunluğunu artırmaktadır. Over kanseri Over kanseri, meme kanserinden daha nadirdir. Geniş bir meta-analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-progestagen HRT alan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir. WHI çalışması dahil diğer bazı çalışmalar göstermektedir ki kombine HRT kullanımı benzer veya biraz daha düşük risk ile ilişkilidir (bakınız). Venöz tromboembolizm HRT, 1.3 ila 3 kat daha fazla venöz tromboembolizm (VTE) gelişme riski ile ilişkilidir, örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm. Bu tip bir olayın oluşumu, sonraki yıllara oranla, HRTnin ilk yılında daha sıktır (bakınız). Bilinen trombofilik durumu olan hastalar artmış VTE riskine sahiptirler ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden bu hastalarda HRT kontrendikedir (bakınız). VTE için genellikle kabul edilen risk faktörleri östrojen kullanımı, ileri yaş, majör cerrahi, uzun süreli hareketsizlik, obezite (Beden kitle indeksi > 30 kg/m”), hamilelik/doğum sonrası dönem, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve kanserdir. Variköz venlerin VTE’deki muhtemel rolleri hakkında görüş birliği yoktur. Tüm postoperatif hastalarda olduğu gibi, cerrahi müdahaleyi takiben VTE’yi önlemek amacıyla profilaktik önlemlere titizlikle dikkat edilmelidir. Takiben uzun süreli hareketsizlik ihtimalinin olduğu isteğe bağlı cerrahi durumunda, mümkünse 4-6 hafta önceden HRT’nin geçici olarak bırakılması gündeme gelmelidir. Kadın tamamen hareketlenene kadar tedavi yeniden başlatılmamalıdır. Kişisel VTE hikayesi olmayan ancak 1. derece akrabasında genç yaşta venöz tromboembolizm hikayesi olan kadınlar için, kısıtlamalar hakkında dikkatle değerlendirme sonrası tarama önerilebilir (trombofilik kusurların sadece bir kısmı tarama ile tanımlanabilir). Aile bireylerinde venöz tromboembolizm ile ayrı olan bir trombofilik bozukluk tanımlanmış ise veya bozukluk “ciddi” (antitrombin, protein S veya protein C eksiklikleri veya bunların kombinasyonu gibi) ise HRT kullanımı kontrendikedir. Halihazırda kronik antikoagülan tedavisi almakta olan kadınlarda HRT kullanımı için yarar/zarar oranının dikkatle gözden geçirilmesi gerekir. 5 Eğer tedaviye başlandıktan sonra, VTE gelişirse ilaç bırakılmalıdır. Hastalara, tromboemboli için potansiyel bir semptomun (örn. bir bacağın ağrılı şişliği, ani göğüs ağrısı, dispne) farkına vardıklarında acilen doktorları ile temasa geçmeleri söylenmelidir. Dolaşım bozuklukları ile ilgili advers etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir. Koroner arter hastalığı (KAH) Randomize kontrollü çalışmalara göre, KAH olan veya olmayan kadınlarda östrojen-progestagen kombinasyonu veya tek başına östrojen içeren HRT ile miyokard infarktüsüne karşı koruma sağlanacağına dair kanıt yoktur. Kombine östrojen-progestagen HRT kullananlarda göreceli KAH riski biraz daha fazladır. KAH temel mutlak riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen progestagen kullanımıma bağlı ilave KAH olay sayısı çok düşüktür, ancak yaşla beraber artacaktır. İskemik İnme Kombine östrojen-progestagen ve tek başına östrojen tedavisi 1.5 kata kadar artmış iskemik inme riski ile ilişkilidir. Göreceli risk, yaşla veya menopoz sonrası süre ile değişmez. Ancak, inme temel riski yaşa oldukça bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlarda inme genel riski yaşla beraber artacaktır (bakınız). Hipotiroidi Tiroid hormon replasman tedavisi gereken hastalar, HRT kullanırken tiroid hormon seviyelerinin kabul edilebilir aralıkta kaldığından emin olmak için tiroid fonksiyonlarını düzenli olarak izletmelidir. Anjiyoödem Östrojenler, özellikle herediter anjiyoödemi olan kadınlarda, anjiyoödem semptomlarını başlatabilir veya artırabilirler. Diğer koşullar Östrojenler sıvı tutulmasına neden olabilirler ve bu nedenle, kalp veya böbrek yetmezliği olan hastalar dikkatli bir şekilde gözlenmelidir. Öncesinde hipertrigliseridemisi olan kadınlar, bu koşulda östrojen tedavisi ile plazma trigliseritlerindeki büyük artışların pankreatite yol açtığını bildiren nadir vakaların bulunması 6 nedeniyle, östrojen replasmanı veya hormon replasman tedavisi sırasında yakından takip edilmelidir. Östrojenlerin tiroid bağlayıcı globulini (TBG) artırması, proteine bağlı iyot (PBI) ile T4 seviyeleri (kolon veya radyo-immunolojik tayin ile) veya T3 seviyeleri (radyo-immunolojik tayin ile) ile ölçülen, dolaşımdaki toplam tiroid hormonu artışına sebep olur. T3 geri-alımı azalması TBG artışını yansıtır. Serbest T4 ve serbest T3 derişimleri değişmez. Kortikoid bağlayıcı globulin (KBG), seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin serum seviyeleri artabilir ve bu durum dolaşımdaki kortikosteroidler ve seks steroidlerinin artışına sebep olur. Serbest veya biyolojik olarak aktif hormon derişimleri değişmez. Diğer plazma proteinleri artabilir (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-I-antitripsin ve seruloplazmin). HRT kullanımı kognitif fonksiyonlarda iyileşme sağlamaz. 65 yaş sonrası kesintisiz-kombine veya tek başına östrojen içeren HRT kullanımına başlayan kadınlarda, muhtemel demans riskinin artışına dair bazı kanıtlar vardır. ?® tabletler, laktoz monohidrat içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.