Kıneret 100 mg/ 0.67 ml Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Kullanıma Hazır Enjektör, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Kineret 100 mg/0,67 mL ne için kullanılır?
KT 1Aşağıdakileri tedavi etmek için kullanılan bir sitokin (bağışıklık sistemini baskılayan bir ajan) türüdür:
- Periyodik ateş sendromları:
- Kriyopirin ile İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS)
- Neonatal-Başlangıçlı Multisistemik İnflamatuvar Hastalık (NOMID), aynı zamanda Kronik İnfantil Nörolojik Kutanöz, Artiküler Sendrom (CINCA) olarak da adlandırılır,
- Muckle-Wells Sendromu (MWS),
- Ailesel Soğuk Otoinflamatuvar Sendrom (FCAS)
- Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)
- Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit (SJIA) ve Yetişkin Başlangıçlı Still Hastalığı (AOSD) Sitokinler, vücudunuz tarafından hücreler arasındaki iletişimi koordine eden ve hücre aktivitesini kontrol etmeye yardımcı olan proteinlerdir. CAPS, FMF, SJIA ve AOSD'de vücudunuz interlökin-1 adı verilen sitokinden çok fazla üretir. Bu, hastalığın semptomlarına neden olan iltihaplanmaya yol açarak zararlı etkilerle sonuçlanır. Normalde vücudunuz interlökin-1'in zararlı etkilerini bloke eden bir protein üretir. KINERET®'in etkin maddesi anakinradır; anakinra, doğal interlökin-1 bloke edici proteininizle aynı şekilde çalışır. Anakinra, E. coli mikroorganizması kullanılarak DNA teknolojisi ile üretilir.
CAPS için KINERET®, yetişkinlerde ve çocuklarda (8 aylık ve üzeri) döküntü, eklem ağrısı, ateş, baş ağrısı ve yorgunluk gibi hastalıkla ilişkili iltihaplanma belirti ve semptomlarını tedavi etmek için kullanılır.
FMF için KINERET®, tekrarlayan ateş, yorgunluk, karın ağrısı, kas veya eklem ağrısı ve döküntü gibi hastalıkla ilişkili iltihaplanma belirti ve semptomlarını tedavi etmek için kullanılır.
KINERET®, uygunsa kolşisin ile birlikte kullanılabilir.
SJIA ve AOSD için KINERET®, döküntü, eklem ağrısı ve ateş gibi hastalıkla ilişkili iltihaplanmanın belirti ve semptomlarını tedavi etmek için kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Anakinraya veya bu ilacın bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine alerjiniz varsa;
- E. coli mikroorganizması kullanılarak DNA teknolojisi ile üretilen diğer ürünlere alerjiniz varsa;
- Kan testinden sonra saptanan nötropeniniz (düşük beyaz kan hücresi sayımı) varsa. Hemen doktorunuza danışınız
- KINERET® enjeksiyonunuzdan sonra vücudunuzun her yerinde döküntü, nefes darlığı, hırıltılı solunum, hızlı nabız veya terleme varsa. Bunlar KINERET®'e karşı alerjiniz olduğunun işaretleri olabilir.
- KINERET®'i aldıktan sonra tipik olmayan, yaygın bir döküntü veya deri soyulması yaşadıysanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Tekrarlayan enfeksiyon öykünüz varsa veya astım hastasıysanız. KINERET® bu hastalıkları kötüleştirebilir;
- Kanserseniz. Doktorunuzun buna rağmen size KINERET® verilip verilmeyeceğine karar vermesi gerekecektir;
- Karaciğer enzimlerinde artış öyküsü varsa;
- Aşılanmaya ihtiyacınız varsa. KINERET® ile tedavi edilirken size canlı aşılar yapılmamalıdır.
Still hastalığı
- Seyrek hallerde, Still hastalığı olan hastalarda, özellikle de çocuklarda, KINERET® tedavisi sırasında akciğer hastalığı ortaya çıkabilir. Down sendromlu hastalarda (trizomi
- risk daha fazla olabilir. Akciğer hastalığının belirtileri örneğin hafif egzersiz sırasında nefes darlığı, sabah öksürüğü ve nefes almada zorluk olabilir. Sizde akciğer hastalığı belirtileri ortaya çıkarsa, mümkün olan en kısa sürede sağlık uzmanınıza başvurmalısınız.
- Ağırlıklı olarak SJIA'lı hastalarda, KINERET® tedavisi ile bağlantılı olarak seyrek sıklıkla ciddi bir cilt reaksiyonu olan DRESS (eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu) bildirilmiştir. Yüksek ateş ve lenf düğümleri şişmesi ile bağlantılı olarak ortaya çıkabilecek tipik olmayan, yaygın bir döküntü fark ederseniz derhal tıbbi yardım alınız.
CAPS
- NOMID/CINCA hastalarında az sayıda sistemik amiloidoz (doku ve organlarda anormal proteinlerin biriktiği bir durum) vakası bildirilmiş olup, bu hastalarda ilk olarak enjeksiyon bölgelerinde deri altında topaklar (amiloid birikintileri) gelişmiştir. Bu hastalar birkaç yıldır yüksek dozlarda anakinra kullanmaktaydı. Sistemik amiloidoz belirtileri arasında şişme (özellikle bacaklarda ve ayak bileklerinde), köpüklü idrar, idrara çıkmada artış veya azalma, kas krampları, açıklanamayan kilo kaybı, ishal veya kabızlık ve yorgunluk sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza bildiriniz.
Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi KINERET®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Olası yan etkiler, CAPS, FMF veya Still hastalığı için KINERET® ile tedavi edilmiş olmanız fark etmeksizin benzerdir.
Aşağıdakilerden biri olursa, KINERET®'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- KINERET® tedavisi sırasında pnömoni (göğüs enfeksiyonu) veya cilt enfeksiyonları gibi ciddi enfeksiyonlar oluşabilir. Belirtiler geçmeyen yüksek ateş, titreme, öksürük, baş ağrısı ve ciltte kızarıklık ve hassasiyet olabilir. Ayrıca geçmeyen düşük dereceli ateş, kilo kaybı ve geçmeyen öksürük de enfeksiyon belirtileri olabilir.
- Ciddi alerjik reaksiyonlar yaygın olmayan sıklıkla görülür. Bununla birlikte, aşağıdaki belirtilerden herhangi biri KINERET®'e karşı alerjik bir reaksiyona işaret edebilir, bu nedenle derhal tıbbi yardım almanız gerekir. Daha fazla KINERET® enjekte etmeyiniz.
- Yüz, dil veya boğazın şişmesi
- Yutma veya nefes almada zorluk
- Aniden hızlı nabız hissi veya terleme
- Kaşıntılı deri veya döküntü
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin KINERET®'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişme, morarma veya kaşıntı. Bu semptomlar genellikle hafif ila orta şiddettedir ve tedavinizin başlangıcında daha yaygındır.
- Baş ağrıları.
- Toplam kan kolesterol seviyelerinde artış.
Yaygın:
- Bir kan testinden sonra belirlenen nötropeni (düşük beyaz kan hücresi sayımı). Bu durum, enfeksiyon kapma riskinizi artırabilir. Enfeksiyon belirtileri ateş veya boğaz ağrısını içerebilir.
- Zatürre (göğüs enfeksiyonu) veya deri enfeksiyonları gibi ciddi enfeksiyonlar.
- Trombositopeni (düşük kan trombosit seviyesi).
Yaygın olmayan:
- Yüz, dil veya boğazda şişme, yutma veya nefes almada güçlük, aniden hızlı nabız veya terleme ve kaşıntılı deri veya kızarıklık gibi ciddi alerjik reaksiyonlar.
- Kan testinden sonra belirlenen yüksek karaciğer enzim seviyeleri.
Bilinmiyor:
- Sarı deri ve gözler, mide bulantısı, iştahsızlık, koyu renkli idrar ve açık renkli dışkı gibi karaciğer rahatsızlıklarının belirtileri.
- Eğer KINERET aynı yere tekrar tekrar enjekte edilirse, deri altında bir yumru (amiloid birikintisi) oluşma riski bulunmaktadır. Bunu önlemek için enjeksiyon bölgesini değiştirin.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız.
KINERET® hamile kadınlarda test edilmemiştir. KINERET®'in hamilelik sırasında ve doğum kontrolü kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kullanılması önerilmez.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız doktorunuza söylemeniz önemlidir. Doktorunuz hamilelik sırasında KINERET® almanın olası riskleri konusunda sizinle görüşecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Anakinranın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. KINERET® kullanıyorsanız emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonPeriyodik ateş sendromları, erişkinlerde, adolesanlarda, çocuklarda ve vücut ağırlığı 10 kg veya üzerinde olan ve 8 aylık ve daha büyük infantlarda, aşağıdaki oto-inflamatuvar periyodik ateş sendromlarının tedavisinde endikedir: Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), aşağıdakiler dahil CAPS tedavisinde endikedir: Neonatal Başlangıçlı Multisistemik İnflamatuvar Hastalık (NOMID) / Kronik İnfantil Nörolojik Kutanöz Artiküler Sendrom (CINCA) Muckle-Wells Sendromu (MWS) Ailesel Soğuk Otoinflamatuvar Sendrom (FCAS) Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), kolşisine dirençli veya intoleransı olan Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarının tedavisinde endikedir. Uygunsa kolşisin ile birlikte verilmelidir. Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit (SJIA), Sistemik Juvenil İdiyopatik Artrit (SJIA) tedavisinde; 8 ay ve daha büyük olup, vücut ağırlığı 10 kg ve üzerinde olan bebek, çocuk ve adolesanlarda aktif sistemik özellikleri olan, glukokortikoidler ile tedaviden sonra hastalık aktivitesi devam eden hastalarda endikedir. Monoterapi olarak veya diğer anti-inflamatuvar ilaçlar ve hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD’lar) ile kombinasyon halinde verilebilir. Erişkin Başlangıçlı Still Hastalığı (AOSD), Erişkin Başlangıçlı Still Hastalığı (AOSD) tedavisinde orta ve yüksek şiddette, aktif sistemik özellikleri olan erişkinlerde, glukokortikoidler ile tedaviden sonra hastalık aktivitesi devam eden hastalarda endikedir. Sistemik özellikleri olmayan (artiküler fenotip) AOSD’de, steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler), glukokortikoidler ve bir veya daha fazla hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD’lar)’a veya konvansiyonel immunosupresiflere dirençli hastalarda endikedir. Monoterapi olarak veya diğer anti-inflamatuvar ilaçlar ve hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD’lar) ile kombinasyon halinde verilebilir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine veya E. coli türevi proteinlere karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Nötropenisi (ANC <1.5 x 109 /l) olan hastalarda tedavisi başlatılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAlerjik reaksiyonlar Anafilaktik reaksiyonlar ve anjiyoödem dahil alerjik reaksiyonlar yaygın olmayan sıklıkla bildirilmiştir. Bu reaksiyonların çoğu makülopapüler veya ürtikaryal döküntüler olmuştur. Şiddetli bir alerjik reaksiyon meydana gelirse, uygulaması kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır. Hepatik Olaylar Klinik çalışmalarda karaciğer enzimlerinde geçici yükselmeler görülmüştür. Sitomegalovirüs enfeksiyonu ile bağlantılı ciddi bir hepatit geliştiren SJIA’lı bir hasta dışında bu yükselmeler hepatoselüler hasarın belirti veya semptomları ile ilişkilendirilmemiştir. Pazarlama sonrası kullanım sırasında karaciğer fonksiyonunu etkilemeyen hepatik olaylar bildirilmiştir. Hastaların çoğu Still hastalığı için tedavi görmüştür veya örneğin transaminaz yükselmesi öyküsü gibi yatkınlık oluşturucu faktörlere sahiptir. Ayrıca tedavisi sırasında Still hastalığı olan hastalarda ara sıra akut karaciğer yetmezliği olayları dahil olmak üzere enfeksiyöz olmayan hepatit vakaları bildirilmiştir. Still hastalığı olan hastalarda hepatik olaylar ağırlıklı olarak tedavisinin ilk ayında görülmektedir. Özellikle eğer hastada yatkınlık oluşturucu faktörler varsa veya karaciğer fonksiyon bozukluğuna işaret eden semptomlar geliştiriyorsa, ilk ay boyunca karaciğer enzimlerinin rutin testleri düşünülmelidir. AST/ALT ≥ 1,5 x üst normal sınır olan hastalarda etkililiği ve güvenliliği değerlendirilmemiştir. Ciddi enfeksiyonlar, CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki endikasyonlarda çalışıldığında plaseboya (%0,7) kıyasla ciddi enfeksiyon insidansında artış (%1,8) ile ilişkilendirilmiştir. Astımlı az sayıda hasta için, ciddi enfeksiyon insidansı, plasebo uygulanan hastalara (%0) kıyasla ile tedavi edilen hastalarda (%4,5) daha yüksek bulunmuş ve bu enfeksiyonlar esas olarak solunum yolu ile ilgili olmuştur. Kronik ve ciddi enfeksiyonları olan hastalarda tedavisinin güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir. Aktif enfeksiyonu olan hastalarda tedavisine başlanmamalıdır. CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki hastalarda ciddi bir enfeksiyon gelişirse tedavisi kesilmelidir. ile tedavi edilen CAPS veya FMF hastalarında, tedavisi kesildiğinde hastalık alevlenme riski vardır. Ciddi bir enfeksiyon sırasında da tedavisine dikkatli izlem ile devam edilebilir. ile tedavi, COVID19'a (sekonder) enfeksiyonlara rağmen devam edilebilir. Hekimler, tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olan veya onları enfeksiyonlara yatkın hale getirebilecek altta yatan durumları olan hastalara uygularken dikkatli olmalıdırlar. Latent tüberkülozu olan kişilerde güvenliliği bilinmemektedir. Çeşitli biyolojik anti-inflamatuvar tedavi rejimleri alan hastalarda tüberküloz raporları olmuştur. tedavisine başlamadan önce hastalar latent tüberküloz açısından taranmalıdır. Mevcut tıbbi kılavuzlar da dikkate alınmalıdır. Diğer anti-romatizmal tedaviler, hepatit B reaktivasyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle, ile tedaviye başlamadan önce yayınlanmış kılavuzlara uygun olarak viral hepatit taraması yapılmalıdır. Böbrek yetmezliği, glomerüler filtrasyon ve ardından tübüler metabolizma ile elimine edilir. Sonuç olarak, böbrek fonksiyonundaki azalma ile plazma klirensi de azalır. Hafif böbrek yetmezliği (CLcr 60 ila 89 ml/dak) olan hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Orta böbrek yetmezliği (CLcr 30 ila 59 ml/dak) olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Şiddetli böbrek yetmezliği (CLcr <30 ml/dk) veya diyaliz hastaları dahil son evre böbrek hastalığı olan hastalarda, iki günde bir reçetelenmiş dozunun uygulanması düşünülmelidir. Nötropeni CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyonda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda yaygın olarak nötropeni (ANC <1,5 x 109 /l) ile ilişkilendirilmiştir ve COVİD-19, CAPS ve Still hastalığı olan hastalarda nötropeni vakaları gözlemlenmiştir. Nötropeni hakkında daha fazla bilgi için 4.8’e bakınız. Nötropenisi (ANC <1,5 x 109 /l) olan hastalarda tedavisine başlanmamalıdır. tedavisine başlamadan önce ve kullanımı sırasında tedavinin ilk 6 ayı boyunca ayda bir ve bundan sonra üç ayda bir nötrofil sayımlarının değerlendirilmesi önerilir. Nötropenik hale gelen hastalarda (ANC <1,5 x 109 /l) ANC yakından izlenmeli ve tedavisi kesilmelidir. nötropenili hastalarda güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir. Pulmoner Olaylar Pazarlama sonrası kullanım sırasında, dahil IL-6 ve IL-1 inhibitörleri ile tedavi edilen Still hastalığı olan pediatrik hastalarda başlıca interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner alveolar proteinozis ve pulmoner hipertansiyon olayları bildirilmiştir. Trizomi 21’li hastaların oranının fazla olduğu görülmektedir. Still hastalığında şirket sponsorluğunda yürütülen klinik çalışmalarda bu tür olaylar rapor edilmemiştir. Still hastalığı olan 306 pediyatrik hastada yapılan girişimsel olmayan uzun süreli bir güvenlilik çalışmasında bir hasta ciddi bir pulmoner olay, tanımlanmamış bir interstisyel akciğer hastalığı deneyimlemiştir. Çalışmada pulmoner alveolar proteinozisi veya pulmoner hipertansiyonu olan hasta yer almamıştır. ve pulmoner olaylar arasında nedensel bir ilişki kurulmamıştır. Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) Başta sistemik juvenil idiyopatik artritli (SJIA) hastalar olmak üzere ile tedavi edilen hastalarda, eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) seyrek sıklıkla bildirilmiştir. Bu durum ölümcül olabileceğinden DRESS’li hastaların hastaneye yatırılması gerekebilir. DRESS’in belirti ve semptomları varsa ve alternatif bir etiyoloji saptanamıyorsa, kesilmeli ve farklı bir tedavi düşünülmelidir. İmmünosupresyon ile tedavinin önceden var olan malignite üzerindeki etkisi araştırılmamıştır. Bu nedenle önceden malignitesi olan hastalarda kullanılması önerilmez. Amiloidoz (sistemik) Uzun süre boyunca yüksek dozlarda alan ve enjeksiyon bölgesinde amiloid birikimleri görülen NOMID/CINCA hastalarında pazarlama sonrası kullanım sırasında izole sistemik AIL1RAP (IL-1 reseptör antagonisti proteini) amiloidoz vakaları bildirilmiştir. Enjeksiyon bölgesinde amiloid birikimi olduğu doğrulanmış hastalarda, proteinürinin yakından izlenmesi de dahil olmak üzere sistemik amiloidoz semptomları açısından gözlem yapılması önerilir. Maligniteler CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki hastalar lenfoma gelişimi açısından daha yüksek risk altında olabilir (ortalama 2-3 kat). Klinik çalışmalarda, ile tedavi edilen hastalarda genel popülasyonda beklenen orandan daha yüksek bir lenfoma insidansı görülürken, bu oran CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki hastalar için genel olarak bildirilen oranlarla tutarlıdır. CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyonda yapılan klinik çalışmalarda, malignitenin ham insidans oranı, ile tedavi edilen hastalarda ve plasebo uygulanan hastalarda aynıdır ve genel popülasyondakinden farklı değildir. Ayrıca, hastaların 3 yıl boyunca maruz kalmasıyla malignitelerin genel insidansında artış olmamıştır. Aşılamalar Plasebo kontrollü bir klinik çalışmada (n = 126), ile eşzamanlı olarak bir tetanoz/difteri toksoid aşısı uygulandığında ile plasebo tedavi grupları arasında anti tetanoz antikor yanıtında herhangi bir fark saptanmamıştır. alan hastalarda diğer inaktif antijenlerle veya COVID-19 aşıları ile aşılamanın etkileri hakkında veri bulunmamaktadır. alan hastalarda canlı aşılamanın etkileri veya canlı aşılarla enfeksiyonun ikincil bulaşımı hakkında herhangi bir veri mevcut değildir. Bu nedenle canlı aşılar ile birlikte verilmemelidir. Yaşlı popülasyon (≥ 65 yaş) Klinik çalışmalarda 75 yaş ve üzeri 163 hasta içeren, 65 yaş ve üzeri CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki toplam 725 hasta ve 65 yaş ve üzeri 173 COVID19 hastası incelenmiştir. Bu hastalar ile daha genç hastalar arasında güvenlilik veya etkililik açısından genel bir farklılık gözlenmemiştir. Yaşlı CAPS, FMF ve Still hastalığı hastalarının tedavisinde sınırlı deneyim mevcuttur. Genel olarak yaşlı popülasyonda enfeksiyon insidansı daha yüksek olduğundan, yaşlı hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Eşzamanlı ve TNF-α antagonist tedavisi ve etanerceptin birlikte uygulanması, CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki hastalarda tek başına etanersept ile karşılaştırıldığında ciddi enfeksiyon ve nötropeni riskinde artış ile ilişkilendirilmiştir. Bu tedavi kombinasyonu, klinik faydada artış göstermemiştir. ve etanercept veya diğer TNF-α antagonistlerinin birlikte uygulanması önerilmemektedir. Bu tıbbi ürün her 100 mg dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”. Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerFMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, ile en sık bildirilen advers reaksiyonlar, hastaların çoğunda hafif ila orta şiddette olan enjeksiyon bölgesi reaksiyonları (ISR'ler) olmuştur. ile tedavi edilen CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki hastalarda çalışmadan çekilmenin en yaygın nedeni enjeksiyon bölgesi reaksiyonudur. Önerilen dozunda (100 mg/gün) CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyon çalışmalarında ciddi advers reaksiyonların konu insidansı plasebo ile karşılaştırılabilir düzeydedir (plasebo grubunda %6,5'e kıyasla %7,1). Ciddi enfeksiyon insidansı ile tedavi edilen hastalarda plasebo alan hastalara kıyasla daha yüksektir (%1,8'e karşı %0,7). Nötrofil azalmaları, alan hastalarda plaseboya kıyasla daha sık meydana gelmiştir. COVID-19'daki advers reaksiyon verileri, COVID-19 pnömonisi olan ve ile tedavi edilen 405 hastanın randomize plasebo kontrollü çalışmasına (SAVE-MORE çalışması) dayanmaktadır. Anakinra ile tedavi edilen grupta ciddi advers reaksiyonların görülme sıklığı plasebo grubu ile karşılaştırılabilir düzeydedir. Nötropeni, karaciğer fonksiyon testinde yükselme, döküntü ve enjeksiyon bölgesi reaksiyonları alan hastalarda plaseboya kıyasla daha sık bildirilmiştir. ile tedavi edilen COVID-19 hastalarında genel güvenlik profili, ile tedavi edilen RA hastalarındakine benzerdir. CAPS hastalarındaki advers reaksiyon verileri, ile 5 yıla kadar tedavi edilen ve toplam maruziyeti 159,8 hasta yılı olan 43 NOMID/CINCA hastasının açık etiketli çalışmasına dayanmaktadır. 5 yıllık çalışma sırasında 14 hasta (%32,6) 24 ciddi olay bildirmiştir. 4 (%9,3) hastadaki 11 ciddi olay ile ilişkili olarak kabul edilmiştir. Hiçbir hasta advers reaksiyonlar nedeniyle tedavisini bırakmamıştır. Still hastalığı olan hastalardaki advers olay verileri, 1,5 yıla kadar tedavi edilen 15 SJIA hastasının yer aldığı kısmen açık etiketli ve kısmen kör, plasebo kontrollü bir çalışmaya ve 11 hafta tedavi edilip 4 hafta daha takip edilen Still hastalığı olan 12 erişkin ve pediyatrik hastanın (6 ve 5 plasebo) katıldığı randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmaya dayanmaktadır. Ek olarak, Still hastalığı olan 306 pediyatrik hastada yapılan girişimsel olmayan uzun süreli güvenlilik çalışması, pazarlama sonrası advers olay raporları ve yayınlanmış çalışmalar, destekleyici verileri oluşturmaktadır. FMF hastalarındaki advers olay verileri, pazarlama sonrası advers olay raporlarına ve yayınlanmış çalışmalara dayanmaktadır. Still hastalığı olan hastalarda hepatik olayların daha yüksek bir sıklıkla bildirildiğine dair pazarlama sonrası gözlem dışında, bu çalışmalardan ya da pazarlama sonrası advers reaksiyon raporlarından CAPS, FMF veya Still hastalığı olan hastalarda genel güvenlilik profilinin farklı endikasyonlu hastalardakinden farklı olduğuna dair herhangi bir belirti yoktur. Bu nedenle aşağıdaki advers reaksiyonlar tablosu CAPS, FMF ve Still hastalığının tedavisi için geçerlidir. CAPS ve Still hastalığının uzun süreli tedavisi sırasında güvenlilik profili zaman içinde değişmeden kalmaktadır. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi Advers reaksiyonların sıklığı MedDRA sistem organ sınıflandırmasına göre değerlendirilmiştir: Her bir sıklık grubu içinde, advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasına göre sunulmuştur. Sistem organ sınıfı Sıklık İstenmeyen Etki Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Ciddi enfeksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Nötropeni Trombositopeni Sistem organ sınıfı Sıklık İstenmeyen Etki Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Alerjik reaksiyonlar dahil anafilaktik reaksiyonlar, anjiyoödem, ürtiker ve kaşıntı Sinir sistemi hastalıkları Enfeksiyöz olmayan hepatit Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü Enjeksiyon bölgesi amiloid birikimi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Enjeksiyon bölgesi reaksiyonu Araştırmalar Çok yaygın: Kan kolesterolü artışı Ciddi enfeksiyonlar Önerilen dozda (100 mg/gün) yürütülen CAPS, FMF ve Still hastalığı dışındaki farklı bir endikasyondaki çalışmalarda ciddi enfeksiyon insidansı ile tedavi edilen hastalarda %1,8 ve plasebo ile tedavi edilen hastalarda %0,7 olmuştur. Üç yıla kadar yapılan gözlemlerde ciddi enfeksiyon oranı zaman içinde sabit kalmıştır. Gözlenen enfeksiyonlar öncelikle selülit, pnömoni ve kemik ve eklem enfeksiyonları gibi bakteriyel olaylardan oluşmuştur. Çoğu hasta enfeksiyon düzeldikten sonra çalışma ilacını kullanmaya devam etmiştir. COVID-19'daki klinik çalışmada, ile tedavi edilen hastalarda sekonder ciddi enfeksiyonlar yaygın olmuş, ancak plasebo ile tedavi edilen hastalara kıyasla daha az sıklıkla gözlenmiştir. 5 yıla kadar takip edilen 43 CAPS hastası ile yapılan bir çalışmada, ciddi enfeksiyon sıklığı 0,1/yıl bulunmuş, en yaygını pnömoni ve gastroenterit olmuştur. Bir hastada geçici olarak durdurulurken diğer tüm hastalar enfeksiyonlar sırasında tedavisine devam etmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.