KETORAL 200 MG TABLET, 10 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ketoral 200 mg ne için kullanılır?
KT 1KETORAL'in etkin maddesi olan ketokonazol, imidazol türevi sistemik antimikotikler adı verilen bir ilaç grubuna aittir.
Ketokonazol mantar hücresi duvarının yapısını bozarak, mantar hücresinin ölümüne yol açar.
Mantarlar, içinde yaşadığımız çevrede yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardır. Vücut yüzeyine veya iç organlara yerleşerek çok değişik türlerde mantar enfeksiyonlarına yol açarlar. Oluşan enfeksiyon hastalığının belirtileri, bulunan bölgeye ya da organa göre değişebilmektedir.
KETORAL, cilt mantarı ve maya (örn. Candida) da dahil olmak üzere mantardan kaynaklanan enfeksiyonların tedavisine yönelik bir ilaçtır.
Ketakonazolün merkezi sinir sistemine geçişi iyi olmadığından fungal menenjit tedavisinde ağız yolundan ketokonazol kullanılmamalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızŞu durumlarda KETORAL kullanmayın:
- Herhangi bir karaciğer sorununuz varsa;
- İlaca aşırı duyarlı olduğunuzu biliyorsanız
Ayrıca, KETORAL alırken şu ilaçları kullanmayın:
- Terfenadin, astemizol ve mizolastin gibi belirli alerji ilaçları;
- Sıtma tedavisinde kullanılan bir ilaç olan halofantrin;
- Şiddetli ağrı ya da bağımlılığın yönetiminde kullanılan bir ilaç olan levasetilmetadol (levometadil);
- Birtakım sindirim sorunlarında kullanılan bir ilaç olan sisaprid;
- Azalan mide hareketi ile ya da mide asidinin yemek borusuna geri akışı ile bağlantılı bulantı, kusma ve rahatsızlıklarda kullanılan bir ilaç olan domperidon;
- Kolesterolü düşüren, simvastatin ve lovastatin gibi bazı ilaçlar miyopatiye (kas güçsüzlüğünün geliştiği bir bağışık sistemi hastalığı) sebep olabilir;
- Bazı uyku hapları, midazolam, triazolam ve alprazolam (Ağız yolundan ketokonazol ile birlikte kullanıldığında bu ilaçların kan düzeylerinin yükseldiği görülmektedir. Söz konusu ilaçların özellikle uzun süreli veya tekrarlayan dozlarda kullanımlarında merkezi sinir siteminin çalışmasını yavaşlatan etkileri uzayabilmektedir);
- Psikotik bozukluklar için kullanılan ilaçlar, pimozid ya da sertindol;
- Düzensiz kalp ritminin tedavisinde kullanılan kinidin, dizopramid ve dofetilid gibi bazı ilaçlar;
- Anjin (ezici göğüs ağrısı) ve yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan bepridil, epleronon ve nizoldipin gibi bazı ilaçlar;
- Ergotamin, dihidroergotamin, ergometrin (ergonovin), metilergometrin (metilergonovin) gibi kanamayı kontrol etmek ve doğumdan sonra uterus kontraksiyonunu sürdürmek için kullanılan, ergot alkaloitleri olarak adlandırılan ilaçlar;
- Bir anti-kanser ilacı olan irinotekan;
- Genellikle organ naklinden sonra verilen everolimus.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- İştahsızlık, bulantı, kusma, halsizlik, gözlerin ve/veya cildin sarı renk alması, karın ağrısı, idrar renginde koyulaşma gibi belirtiler ortaya çıkarsa, ilacı almayı bırakınız ve derhal doktorunuza başvurunuz. Bunlar bir karaciğer iltihabının (hepatit) belirtileri olabilir.
Ketokonazol karaciğer üzerinde zehirli etkisi olabilen bir maddedir. Karaciğer fonksiyonları, tedavi öncesinde incelenmeli, ayrıca tedavi sırasında sık ve düzenli aralıklarla izlenmelidir.
Çok nadir vakalarda ağızdan ketokonazol kullanımına bağlı ölümcül seyreden veya karaciğer nakli gerektiren ciddi karaciğer zehirlenmesi meydana gelmiştir. Bu hastaların bir kısmında, karaciğer hastalığı için belirgin risk faktörü bulunmamaktadır. Vakalar, bazıları ilk hafta olmak üzere tedavinin ilk ayında bildirilmiştir. Vakalar kısa dönem tedavilerde yüksek doz alımda ve uzun süreli tedavilerde düşük doz alımlarında raporlanmıştır. Karaciğer hasarı genellikle, fakat her zaman değil, ketokonazol tedavisinin kesilmesiyle düzelmektedir.
Çocuklarda karaciğer iltihaplanması vakaları raporlanmıştır.
- Ketokonazol ile tedavi esnasında alkol tüketiminden ve karaciğer üzerinde potansiyel zehirli olabilecek ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.
- Mide şikayetleriniz için antasit ilaçlar alıyorsanız, bunları KETORAL'i aldıktan 2 saat sonra alınız. Çünkü bu ilaçlar ketokonazolün emilimini azaltırlar.
- Mide şikayetleriniz için asit salınımını baskılayan (H2 antagonistleri, proton pompa inhibitörleri gibi) ilaçlar alıyorsanız, KETORAL'i asit arttırıcı içecekler (kola, gazoz vb.) ile alınız. Çünkü bu ilaçlar ketokonazolün emilimini azaltırlar.
KETORAL, klinik olarak önemli ilaç etkileşimleri potansiyeline sahiptir; bu gibi ilaçlar ile birlikte dikkatle kullanınız (Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı bölümüne bakınız).
Böbrek üstü bezlerinde yetmezliği olan veya bu bezin işlevleri sınırlı olan hastalarda, uzun süre stres altında olan hastalarda (büyük operasyon geçiren, yoğun bakımda olan hastalar, vb.) böbrek üstü bezi fonksiyonları izlenmelidir.
Günlük önerilen doz olan 200 mg-400 mg aşılmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, KETORAL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa KETORAL'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüz, ağız ve boğazda şişme (anjiyonörotik ödem), nefes darlığı ile birlikte kan basıncında aşırı düşme şeklinde şiddetli alerjik ve anaflaktik reaksiyonlar (bu yan etkiler ilk uygulamadan sonra da çıkabilmektedir);
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan sizde mevcut ise, sizin KETORAL'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Vücudun çeşitli yerlerinde morarma, çürük ve bereler (kan pulcuklarında azalma belirtileri olabilir),
- Aniden aşırı bulantı / kusma, görme bozukluğu (kafa içi basınç artması belirtileri olabilir),
- İştahsızlık, bulantı, kusma, halsizlik, gözlerin ve/veya cildin sarı renk alması, karın ağrısı ya da koyu renkli idrar (karaciğer iltihabı belirtileri), Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Karın ağrısı
- İshal
- Bulantı
- Karaciğer fonksiyonlarında anormallik
Yaygın olmayan:
- Alerjik durumlar
- Erkeklerde meme büyümesi
- Alkole karşı dayanıksızlık
- İştahsızlık
- Kandaki lipid düzeylerinde yükselme
- İştah artışı
- Uykusuzluk
- Sinirlilik
- Baş dönmesi
- Karıncalanma/iğnelenme
- Uykulu hal
- Işıktan ürkme
- Oturur ya da yatar durumda iken ayağa kalkıldığında kan basıncının düşmesi
- Burun kanaması
- Kabızlık
- Ağız kuruluğu
- Ağızda tat duyusu değişikliği
- Hazımsızlık
- Karında gaz
- Dilde renk değişikliği
- Kusma
- Sarılık
- Saç dökülmesi
- Deri iltihabı, deride kızarıklık, kaşıntı, döküntü, kurdeşen, deride aşırı kuruluk ve pullanma,
- Kas ağrısı
- Ay hali kanamalarında bozulma
- Aşırı zayıflık ve halsizlik, üşüme/titreme, bitkinlik, sıcak basmaları, kırıklık,
- Vücudun çeşitli bölgelerinde sıvı toplanması (ödem), ateş.
Çok seyrek:
- Böbrek üstü bezi yetmezliği,
- Karaciğerde bozukluk,
- Işığa karşı hassasiyet,
- Deri altında şişlikler ve kabarcıklar ile kırmızı, pullu, döküntü (akut generalize ekzantematöz püstülozis),
- Eklem ağrısı,
- Erkeklerde sertleşme bozukluğu, sperm sayısında azalma (önerilen günlük tedavi dozları olan 200-400 mg/gün'den yüksek dozlarda).
- Pıhtılaşmasından sorumlu kan hücre sayısında azalma (trombosit sayısında azalma)
- Şoka kadar varabilen aşırı duyarlılık reaksiyonları
- Kafa içi basıncında geri dönüşümlü artma (kendini görme bozukluğu,, bebeklerde bıngıldakta şişlik olarak gösterebilir)
Bunlar KETORAL'in hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çok zorunlu durumların dışında, hamilelikte KETORAL kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Eğer hamile iseniz, doktorunuz durumu dikkatle değerlendirecek ve KETORAL kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebeğini emziren annelerde KETORAL kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerKETORAL tablet sükroz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonCiddi ve ölümcül hepatotoksisite riski nedeniyle, oral ketokonazol yalnızca, diğer etkili antifungal tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu veya bu tedavilere toleransın geliştiği ve ketokonazolün potansiyel yararlarının potansiyel risklerinden fazla olduğu durumlarda kullanılmalıdır. Ketokonazol tablet, diğer tedavilerin başarısız olduğu veya bu tedavilere tolerans geliştirmiş hastalarda sistemik fungal enfeksiyonların (blastomikozis, koksidioidomikozis, histoplazmozis, kromomikozis ve parakoksidioidomikozis) tedavisinde endikedir. Ketokonazolün serebrospinal sıvıya penetrasyonu zayıf olduğundan fungal menenjit tedavisinde oral ketokonazol kullanılmamalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKetokonazole veya içeriğindeki diğer maddelere aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda, Akut veya kronik karaciğer hastalığı olanlarda, CYP3A4 substratları olan astemizol, bepridil, halofantrin, dizopramid, sisaprid, dofetilid, levasetilmetadol (levometadil), mizolastin, pimozid, kinidin, sertindol ya da terfenadinin Tablet ile birlikte kullanımı, bu tıbbi ürünlerin plazma konsantrasyonlarının artması sonucunda QT uzamasına ve nadiren Torsades de Pointes'e yol açtığından kontrendikedir. Birlikte domperidon kullanımı (QT uzamasına yol açabilir), Birlikte triazolam, oral midazolam ve alprazolam kullanımı (Oral ketokonazol ile birlikte kullanıldığında bu ilaçların plazma konsantrasyonlarının yükseldiği görülmektedir. Söz konusu ilaçların özellikle kronik veya tekrarlayan dozlarda kullanımlarında sedatif ve hipnotik etkileri uzayabilmektedir.), Miyopatiye yol açabileceğinden simvastatin ve lovastatin gibi CYP3A4 tarafından metabolize edilen HMG-CoA redüktaz inhibitörleriyle birlikte kullanımı, Dihidroergotamin, ergometrin (ergonovin), ergotamin ve metilergometrin (metilergonovin) gibi ergo alkaloidleri ile birlikte kullanımı, Nizoldipin ile birlikte kullanımı, Eplerenon ile birlikte kullanımı, İrinotekan ile birlikte kullanımı, Everolimus ile birlikte kullanımı.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriCiddi hepatotoksisite riski nedeniyle, tablet yalnızca potansiyel yararlarının potansiyel risklerinden fazla olduğu durumlarda ve diğer etkili antifungal tedavi yöntemleri dikkate alınarak kullanılmalıdır. Karaciğer fonksiyonları, tedavi öncesinde akut ve kronik karaciğer hastalığının olmadığından emin olmak için değerlendirilmeli ve tedavi sırasında sık ve düzenli aralıklarla, ayrıca olası bir hepatotoksisitenin ilk belirti ve semptomları ortaya çıktığında da izlenmelidir. Hepatotoksisite: Çok nadir vakada oral ketokonazol kullanımına bağlı fatal seyreden veya karaciğer transplantasyonu gerektiren ciddi hepatotoksisite meydana gelmiştir. Bu hastaların bir kısmında, karaciğer hastalığı için belirgin risk faktörü bulunmamaktadır. Ciddi hepatotoksisite vakaları, kısa dönem tedavilerde yüksek doz alımda ve uzun süreli tedavilerde düşük doz alımlarında raporlanmıştır. Karaciğer hasarı genellikle, fakat her zaman değil, ketokonazol tedavisinin kesilmesiyle düzelmektedir. Çocuklarda hepatit vakaları raporlanmıştır. Kümülatif tedavi dozu ciddi hepatotoksisite için bir risk faktörüdür. tablet tedavisi alan tüm hastalarda karaciğer fonksiyonları izlenmelidir. Hastalar, anoreksi, bulantı, kusma, halsizlik, sarılık, abdominal ağrı, koyu renkli idrar gibi hepatit belirtisi olabilecek bulgu ve belirtilerini hekime hemen bildirmeleri için eğitilmelidir. Bu hastalarda tedavi hemen kesilmeli ve karaciğer fonksiyon testleri yapılmalıdır. Karaciğer fonksiyonlarının izlenmesi: tablet tedavisi gören tüm hastalarda karaciğer fonksiyonları izlenmelidir. Hastalar, tedavi esnasında alkol tüketilmemesi konusunda uyarılmalıdır. Eğer mümkünse, diğer potansiyel hepatotoksik ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır. Karaciğer hasarının hemen teşhis edilmesi önemlidir. Tedavi süresince, serum ALT seviyesi haftalık olarak izlenmelidir. Eğer ALT seviyesi normal değerin üzerine çıkarsa veya normalin %30’u kadar yükselirse veya hastada semptomlar gelişirse ketokonazol tedavisine ara verilmelidir ve karaciğer testlerinin tamamı yapılmalıdır. Karaciğer testleri normal değerine dönünceye kadar testler tekrarlanmalıdır. Oral ketokonazol tedavisine tekrar başlanması ile hepatotoksisite tekrar raporlanmaktadır. Eğer tekrar oral ketokonazol tedavisi düşünülüyorsa, ilaçtan kaynaklanacak karaciğer hasarını tespit etmek üzere hasta sıklıkla takip edilmelidir. Tedaviye başlamadan önce akut ve kronik karaciğer hastalığının olmadığını belirlemek için, tedavi süresince sık ve düzenli aralıklarla ve olası bir hepatotoksisitenin ilk belirti ve semptomları ortaya çıktığında, karaciğer fonksiyon testleri yapılmalıdır. Karaciğer testleri, karaciğer hasarını gösterdiğinde, tedavi hemen kesilmelidir. Karaciğer enzimleri yükselmiş olan hastalarda ya da diğer ilaçlarla karaciğer toksisitesi gelişmiş olan hastalarda beklenen yarar karaciğer hasarı riskini aşmadıkça tedaviye başlanmamalıdır. Bu vakalarda karaciğer enzimlerinin yakından izlenmesi gerekir. Adrenal fonksiyonların izlenmesi: Günde 400 mg veya daha yüksek dozlarda tablet kullanan gönüllülerde, ACTH ile indüklenen kortizol yanıtında azalma olduğu görülmüştür. Bu nedenle, adrenal yetmezliği olan veya adrenal işlevleri sınırda olan hastalarda, uzun süre stres altında olan hastalarda (büyük operasyon geçiren, yoğun bakımda olan hastalar, vb.) ve adrenal yetmezlik belirti ve semptomları gösteren, uzun süredir tedavi görmekte olan hastalarda adrenal fonksiyonlar izlenmelidir. Günlük önerilen doz olan 200 mg-400 mg aşılmamalıdır. Pediyatrik kullanım: tabletin vücut ağırlığı 15 kg altı çocuklarda kullanımına ilişkin veriler sınırlıdır. Bu nedenle, küçük çocuklarda tablet kullanımı önerilmemektedir. Azalmış gastrik asidite: Absorpsiyon, gastrik asidite azaldığında bozulur. Beraberinde asit nötralize edici ilaçlar kullanan hastalarda (örneğin alüminyum hidroksit), bu ilaçlar alındıktan en az 2 saat sonra kullanılmalıdır. Aklorhidrisi olan hastalarda örneğin bazı AIDS hastalarında ve asit salınımı baskılanan (H2 antagonistleri, proton pompa inhibitörleri kullananlar) hastalarda tabletin asit arttırıcı içecekler ile alınması önerilir. Potansiyel ilaç etkileşimi: klinik olarak önemli ilaç etkileşimleri potansiyeline sahiptir. Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilen ilaçlar ile kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilirler. Bu nedenle bu ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Her dozda 12,75 mg sükroz içerir. Nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sükraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerSinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı 2,4 Gastrointestinal hastalıklar Abdominal ağrı 1,2 Diyare 1,8 Bulantı 2,5 Hepato-biliyer hastalıklar Karaciğer fonksiyonlarında anormallik 1,2 Klinik veri setlerinde ketokonazol tablet verilen olguların < %1’inde ortaya çıkan ek advers ilaç reaksiyonları Tablo 2'de sunulmaktadır. Tablo 2. 92 klinik araştırma kapsamında ketokonazol tablet uygulanan 4735 olgunun < %1’inde bildirilen advers ilaç reaksiyonları Sistem Organ Sınıfı Tercihli terim Bağışıklık sistemi hastalıkları Anaflaktoid reaksiyon Endokrin hastalıklar Jinekomasti Metabolizma ve beslenme hastalıkları Alkol entoleransı Anoreksi Hiperlipidemi İştah artışı Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk Sinirlilik Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Baş dönmesi Parestezi Somnolans Göz hastalıkları Fotofobi Vasküler hastalıklar Ortostatik hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Kusma Diyare Üst abdominal ağrı Konstipasyon Ağız kuruluğu Ağızda tat duyusu değişikliği Dispepsi Flatulans Dilde renk değişikliği Hepato-biliyer hastalıklar Hepatit Sarılık Hepatik fonksiyon test anomalisi Deri ve derialtı doku hastalıkları Alopesi Dermatit Eritem Eritema multiforme Pirürit Döküntü Ürtiker Kseroderma Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Miyalji Üreme sistemi ve meme hastalıkları Menstrüel bozukluk Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Asteni Üşüme/titreme Bitkinlik Sıcak basmaları Kırıklık Periferik ödem Pireksi Araştırmalar Trombosit sayımında azalma Pazarlama sonrası deneyim: Ketokonazol tablete ait pazarlama sonrası deneyimde ilk kez tanımlanan advers ilaç reaksiyonları Tablo 3’te görülmektedir. Aşağıda verilen sıklık düzeyleri klinik ya da epidemiyolojik çalışmalardan elde edilebilecek daha kesin insidans hesaplamalarını değil, spontan raporlardan elde edilen advers ilaç reaksiyonu sıklık verilerini yansıtmaktadır. Tablo 3. Ketokonazol tablet ile pazarlama sonrası deneyimde tanımlanan advers ilaç reaksiyonları Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek Trombositopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek Anafilaktik şok, anafilaktik reaksiyonlar ve anjiyonörotik ödem dahil alerjik durumlar (ilk doz sonrasında raporlanmıştır) Endokrin hastalıklar Çok seyrek Adrenokortikal yetmezlik Sinir sistemi hastalıkları Çok seyrek Geri dönüşümlü intrakraniyal basınç artışı (papil ödem, bebeklerde fontanellerde şişlik) Hepatobiliyer hastalıklar Çok seyrek Kolestatik hepatit, biyopsi ile doğrulanmış hepatik nekroz, siroz ve transplantasyon veya ölüm ile sonuçlanan vakaları içeren hepatik bozukluk dahil ciddi hepatotoksisite Deri ve derialtı doku hastalıkları Çok seyrek Fotosensitivite, akut generalize ekzantematöz püstülozis Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok seyrek Artralji Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok seyrek Erektil disfonksiyon; önerilen günlük terapötik dozlar olan 200-400 mg/gün'den yüksek dozlarda azospermi.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.