KARBALEX 600 MG UZATILMIŞ SALIMLI TABLET, 50 TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Karbalex 600 mg ne için kullanılır?
KT 1Karbamazepin, çeşitli nöbet tiplerinde kasılmaları önleyici ve ruhsal durumu düzenleyici etkiye sahiptir. Karbamazepin, vücuttaki sinir yolları boyunca beyinden kaslara iletilen mesajların kontrol edilmesine yardımcı olur. Anti-epileptik bir ilaçtır (nöbeti önler). Ayrıca bazı ağrı türlerini değiştirebilir ve duygudurum bozukluklarını kontrol edebilir.
KARBALEX aşağıdaki hastalıkların tedavisinde kullanılır:
- Bazı epilepsi (sara) türleri
- Yüz bölgesinde aniden gelişen, batıcı nitelikte ağrı nöbetleri (trigeminal nevralji)
- Diğer ilaçların işe yaramadığı bipolar bozuklukta atak dönemlerinin (depresyon ve taşkınlık dönemleri) önlenmesinde
KARBALEX ayrıca çocuklarda bazı epilepsi türlerini tedavi etmek için kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Karbamazepine veya okskarbazepin gibi benzer ilaçlara veya trisiklik antisepresanlar adı verilen ilaç grubuna (amitriptilin veya imipramin) alerjiniz varsa,
- KARBALEX'in diğer bileşenlerinden herhangi birine alerjiniz varsa. Alerjik reaksiyon belirtileri arasında yüz veya ağızda şişme (anjiyoödem), solunum problemleri, burun akıntısı, deri döküntüsü, kabarma veya soyulma yer alır. Eğer karbamazepine alerjiniz varsa, okskarbazepine'e karşı da alerjik reaksiyon gösterme olasılığınız dörtte birdir (%25).
- Şiddetli kalp hastalığınız varsa veya kalp atış hızı veya ritminde herhangi bir anormallik yaşadıysanız,
- Geçmişte ciddi kan hastalıkları geçirdiyseniz,
- Daha önce kemik iliğinizle ilgili sorunlarınız olduysa,
- Porfiri adı verilen bir kan hastalığınız varsa,
- Son 14 gün içinde depresyon tedavisinde kullanılan monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI'ler) adı verilen ilaçlar aldıysanız,
- Sarı kantaron (Hypericum perforatum) içeren bitkisel preparatlar alıyorsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızYukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse KARBALEX'i almayınız. Emin değilseniz, KARBALEX'i almadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz.
Karbamazepin gibi anti-epileptiklerle tedavi edilen az sayıda insanda kendilerine zarar verme veya öldürme düşünceleri olmuştur. Bu düşüncelere sahipseniz, hemen doktorunuzla konuşun.
Dudaklarda, göz kapaklarında, yüzde, boğazda, ağızda şişme veya ani solunum problemleri, lenf düğümlerinde şişmeyle birlikte ateş, döküntü veya ciltte kabarcıklar oluşması gibi alerjik reaksiyonlar meydana gelirse, derhal doktorunuza bildiriniz veya en yakın hastanenin acil servisine gidiniz (bkz. “Olası yan etkiler”).
Ciddi cilt döküntüleri (Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz) karbamazepin kullanımıyla bildirilmiştir. Döküntü sıklıkla ağız, boğaz, burun, genital bölge ülserleri ve konjonktivit (kırmızı ve şiş gözler) içerebilir. Bu ciddi cilt döküntüleri genellikle grip benzeri semptomlarla başlar: ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı (grip benzeri semptomlar). Döküntü yaygın kabarcıklara ve cildin soyulmasına kadar ilerleyebilir. Ciddi cilt reaksiyonlarının ortaya çıkma riski en yüksek tedavinin ilk aylarındadır.
Bu ciddi cilt reaksiyonları bazı Asya ülkelerindeki kişilerde daha yaygın olabilir. Han Çinlisi veya Tayland kökenli hastalarda bu reaksiyonların riski, bu hastaların kan örneklerinin test edilmesiyle tahmin edilebilir. Doktorunuz karbamazepin almadan önce kan testinin gerekli olup olmadığını size bildirebilir.
Eğer döküntü veya bu cilt semptomları gelişirse, karbamazepin almayı bırakınız ve derhal doktorunuza başvurunuz.
Karbamazepin tedavisi nedeniyle baş dönmesi, uyuşukluk, kan basıncında düşüş, kafa karışıklığı yaşarsanız, bu düşmelere yol açabilir.
KARBALEX almadan önce kendinize aşağıdaki soruları sormalısınız. Eğer bu sorulardan herhangi birisine cevabınız EVET ise, tedavinizi doktorunuz ya da eczacınız ile tartışın; çünkü KARBALEX sizin için doğru ilaç olmayabilir.
- Hamile misiniz ya da hamile kalmayı planlıyor musunuz?
- Bebek emziriyor musunuz?
- Dalgınlığı da içeren (absans nöbet) karma nöbetler geçirdiğiniz bir epilepsi türünden muzdarip misiniz?
- Herhangi bir zihinsel hastalığınız var mı?
- Fenitoin, primidon ya da fenobarbital olarak adlandırılan bir epilepsi ilacına alerjiniz var mı?
- Karaciğer problemleri yaşıyor musunuz?
- Düşük sodyum düzeyleri ile ilişkili böbrek problemleriniz var mı ya da böbrek problemleriniz var mı ve kan sodyum düzeylerini düşürmek için belirli ilaçlar kullanıyor musunuz (hidroklorotiyazid, furosemid gibi idrar söktürücüler)?
- Yaşlı mısınız?
- Glokom (göz basıncında artış) gibi göz problemleriniz var mı ya da idrarınızı yaparken zorlanıyor veya ağrı çekiyor musunuz?
Doktorunuza danışmadan KARBALEX kullanmayı bırakmayınız. Nöbetlerinizin aniden kötüleşmesini önlemek için ilacınızı birdenbire kesmeyiniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi KARBALEX'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Döküntü, kırmızı cilt, dudaklarda, gözlerde veya ağızda kabarcıklar veya ateşle birlikte cilt soyulması gibi ciddi cilt reaksiyonları. Bu reaksiyonlar Çin veya Tayland kökenli hastalarda daha sık görülebilir.
- Ağız ülserleri veya açıklanamayan morarma veya kanama,
- Boğaz ağrısı veya yüksek ateş veya her ikisi,
- Cildinizin veya göz aklarınızın sararması,
- Şişmiş ayak bilekleri, ayaklar veya alt bacaklar,
- Sinir hastalığı veya kafa karışıklığı belirtileri,
- Eklem ve kaslarınızda ağrı, burun köprüsü ve yanaklarda döküntü ve nefes alma sorunları (bunlar lupus eritematozus olarak bilinen nadir bir reaksiyonun belirtileri olabilir),
- Ateş, cilt döküntüsü, eklem ağrısı ve kan ve karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler (bunlar çoklu organ duyarlılık bozukluğunun belirtileri olabilir),
- Hırıltılı solunum ve öksürük ile bronkospazm, nefes almada zorluk, baygınlık hissi, döküntü, kaşıntı veya yüz şişmesi (bunlar şiddetli bir alerjik reaksiyonun belirtileri olabilir),
- Mide yakınındaki bölgede ağrı,
- Baş dönmesi, uyuşukluk, kan basıncında düşüş, kafa karışıklığı nedeniyle düşme yaşarsınız.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Diğer yan etkiler Herhangi bir yan etki yaşarsanız doktorunuzla veya eczacınızla konuşun.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
Lökopeni (enfeksiyonla savaşan hücrelerin sayısının azalması nedeniyle enfeksiyonlara yakalanmanın kolaylaşması), baş dönmesi ve yorgunluk; huzursuz hissetmek veya hareketleri kontrol etmekte zorlanmak; hasta hissetmek ya da hasta olmak; karaciğer enzim seviyelerinde değişiklikler (genelde semptom göstermeden); ciddi olabilecek cilt reaksiyonları.
Yaygın:
Morarma veya kanama eğiliminde artış dahil olmak üzere değişiklikler; sıvı tutulumu ve şişme; kilo artışı; kanda düşük sodyum seviyesi (kafa karışıklığına yol açabilir); baş ağrısı; çift veya bulanık görme; ağız kuruluğu.
Yaygın olmayan:
Titreme veya tikler dahil anormal istemsiz hareketler; anormal göz hareketleri; ishal; kabızlık.
Seyrek:
Lenf bezlerinin hastalığı; folik asit eksikliği; döküntü, eklem ağrısı, ateş, böbrekler ve diğer organlarla ilgili sorunlar dahil olmak üzere yaygın alerjik reaksiyon; halüsinasyonlar; depresyon; iştahsızlık; huzursuzluk; saldırganlık; ajitasyon; kafa karışıklığı; konuşma bozuklukları; ellerde ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma; kas güçsüzlüğü; yüksek tansiyon (başınızın dönmesine, yüzünüzün kızarmasına, baş ağrısına, yorgunluğa ve sinirliliğe neden olabilir); düşük tansiyon (belirtileri baygınlık hissi, sersemlik, baş dönmesi, kafa karışıklığı, bulanık görme); kalp atışlarında değişiklikler; mide ağrısı; sarılık dahil karaciğer sorunları; lupus belirtileri (eklemlerde ve kaslarda ağrı, burun köprüsü ve yanaklar üzerinde deri döküntüsü veya solunum ile ilgili sorunlar gibi).
Çok seyrek:
Anemi (kansızlık) dahil kanın bileşimindeki değişiklikler; porfiri; menenjit; hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilen göğüslerin şişmesi ve süt akıntısı; anormal tiroid fonksiyon testleri; osteomalazi (bacaklardaki uzun kemiklerin eğilmesi ve yürüme sırasında ağrı olarak fark edilebilen kemiklerdeki yumuşama); osteoporoz; artan kan yağı seviyeleri; tat bozuklukları; konjonktivit (göz iltihabı); glokom (göz tansiyonu); katarakt; işitme bozuklukları; hassasiyet, ağrı, şişme, sıcaklık, ciltte renk değişikliği ve belirgin yüzeysel damarları içerebilen derin ven trombozu (DVT) dahil kalp ve dolaşım sorunları; akciğerde kan pıhtısı veya pnömoni gibi akciğer veya solunum sorunları; Stevens-Johnson sendromu dahil şiddetli cilt reaksiyonları (Bu reaksiyonlar Çin veya Tayland kökenli hastalarda daha sık görülebilir); ağrılı ağız veya dil; karaciğer yetmezliği; cildin güneş ışığına karşı artan duyarlılığı; cilt pigmentasyonundaki değişiklikler; akne; aşırı terleme; saç kaybı; yüz ve vücutta kıllanmada artış; kas ağrısı veya spazmı; erkek doğurganlığında azalma, libido kaybı veya iktidarsızlık gibi cinsel zorluklar; böbrek yetmezliği; idrarda kan lekeleri; idrar yapma isteğinde artış veya azalma veya idrar yapmada zorluk;
Bilinmiyor:
Kendini iyi hissetmeme ve kandaki değişikliklerle birlikte şiddetli deri reaksiyonları. İshal, karın ağrısı ve ateş (kolon iltihabı belirtileri), herpes virüsü enfeksiyonunun yeniden aktif hale gelmesi (bağışıklık sistemi baskılandığında ciddi olabilir), tırnakların tamamen kaybı, kırık, kemik yoğunluğunun ölçülmesinde azalma, uyuşukluk, hafıza kaybı, kaşıntılı olabilen mor veya kırmızımsı-mor şişlikler, kanda yüksek amonyak seviyeleri (hiperamonyemi).
Hiperamonyeminin semptomları arasında sinirlilik, kafa karışıklığı, kusma, iştahsızlık ve uyuşukluk yer alabilir.
Osteopeni ve osteoporoz (kemik incelmesi) ve kırıklar dahil olmak üzere kemik bozuklukları bildirilmiştir. Uzun süreli antiepileptik ilaç kullanıyorsanız, osteoporoz geçmişiniz varsa veya steroid kullanıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebek sahibi olabilen ve hamile kalmayı planlamayan bir kadınsanız, KARBALEX tedavisi sırasında etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız. KARBALEX, doğum kontrol hapı gibi hormonal doğum kontrol yöntemlerinin çalışma şeklini etkileyebilir ve hamileliği önlemede daha az etkili hale getirebilir. KARBALEX kullanırken kullanabileceğiniz en uygun doğum kontrol yöntemini sizinle görüşecek olan doktorunuzla konuşunuz.
KARBALEX tedavisi kesilirse, tedaviyi bıraktıktan sonra en az iki hafta daha etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmaya devam etmelisiniz.
Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, bunu hemen doktorunuza söylemeli ve aldığınız epilepsi ilacının doğmamış bebeğiniz için oluşturabileceği olası riskleri görüşmelisiniz.
Hamile kalmayı planlıyorsanız, hamile kalmadan önce epilepsi tedavinizi doktorunuzla mümkün olan en erken zamanda görüşmelisiniz.
Doktorunuzla görüşmeden tedavinizi kesmemelisiniz. Aniden tedaviyi bırakmak, size ve doğmamış bebeğinize zarar verebilecek atak nöbetlerine yol açabilir. Epilepsiniz iyi kontrol altında tutulmalıdır.
Hamilelik sırasında karbamazepin almak, bebeğin fiziksel doğum anormalliği (majör konjenital malformasyonlar) olma olasılığını artırır. Epilepsi için karbamazepinle tedavi edilen kadınlarla yapılan çalışmalar, her 100 bebekten ortalama 4-5'inin ciddi fiziksel doğum anormallikleri yaşayacağını göstermiştir. Bu, epilepsisi olmayan kadınların her 100 bebeğinden 2 ila 3'ünün doğmasıyla karşılaştırılmıştır.
Bu anormallikler, hamile olduğunuzu bilmeden önce bile hamileliğin erken dönemlerinde gelişebilir. Karbamazepin için bildirilen en yaygın majör konjenital malformasyon türleri arasında spina bifida (omurganın kemiklerinin düzgün gelişmediği durum); yarık dudak/damak dahil yüz ve kafatası malformasyonları; iskelet, kalp, idrar yolu ve cinsel organ malformasyonları bulunur.
Çalışmalar, fiziksel doğum anormallikleri riskinin karbamazepin dozlarının artmasıyla arttığını bulmuştur. Bu nedenle, mümkün olduğunda epilepsinizi kontrol altına almak için size en düşük dozun reçete edilmesi önemlidir.
Bebek sahibi olmaya çalışırken ve hamilelik sırasında folik asit alma konusunda doktorunuza danışınız. Folik asit, tüm hamileliklerde görülen ciddi fiziksel doğum anormallikleri riskini düşürebilir.
Aynı anda birden fazla epilepsi ilacı almak, fiziksel doğum anormallikleri riskini de artırabilir. Bu, mümkünse doktorunuzun epilepsinizi kontrol altına almak için bir epilepsi ilacı kullanmayı düşünmesi gerektiği anlamına gelir.
Gebelik sırasında karbamazepin ile tek başına veya diğer antiepileptik ilaçlarla birlikte tedavi edilen epilepsili kadınların çocuklarında nörogelişim (beyin gelişimi) sorunları göz ardı edilemez.
Yayımlanmış geniş kapsamlı bir epidemiyoloji çalışmasından elde edilen bulgular, karbamazepin kullanımının hamilelik döneminde doğmamış bebeğinizin büyümesini etkileyebileceğini göstermiştir.
KARBALEX'i hamilelik sırasında alırsanız, bebeğiniz de doğumdan hemen sonra kanama sorunları yaşama riski altındadır. Doktorunuz size ve bebeğinize bunu önlemek için bir ilaç verebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
KARBALEX kullanan anneler bebeklerini emzirebilirler, ancak bebeğinizde aşırı uyku hali, cilt reaksiyonu veya sarı cilt ve gözler, koyu renkli idrar veya soluk dışkı gibi yan etkiler görüldüğünü düşünüyorsanız, mümkün olan en kısa sürede doktorunuza bildirmelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her bir tablette 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonEpilepsi jeneralize tonik klonik ve kısmi nöbet türleri 600 mg uzatılmış salımlı tablet, yeni tanı konmuş epilepsili hastalarda ve kontrol edilemeyen hastalarda veya mevcut anti-konvülsan tedaviyi tolere edemeyen hastalarda endikedir. Not: Karbamazepin genellikle absans ve miyoklonik nöbetlerde etkili değildir. Ayrıca anekdotsal kanıtlar, atipik absans olan hastalarda nöbet alevlenmesinin ortaya çıkabileceğini düşündürmektedir. Trigeminal nevraljinin paroksismal ağrısı. Lityum tedavisine yanıt vermeyen bipolar bozukluğu olan hastaların proflaksisi amacıyla.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKarbamazepine veya yapısal olarak ilişkili ilaçlara (örn. trisiklik antidepresanlar) veya yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık Atriyoventriküler iletim defekti olan, kemik iliği depresyonu öyküsü olan veya hepatik porfiri (örn. akut intermitan porfiri, variegate porfirisi, kutanea tarda porfirisi) öyküsü olan hastalar Karbamazepinin monoamin oksidaz inhibötörleri (MAOI’ler) ile kombinasyon halinde kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar Hematolojik etkiler Agranülositoz ve aplastik anemi karbamazepin ile ilişkilendirilmiştir; ancak bu hastalıkların insidansının çok düşük olması nedeniyle karbamazepin için anlamlı risk tahminleri elde etmek zordur. Genel olarak tedavi edilmeyen popülasyondaki genel risk, agranülositoz için yılda milyonda 4,7 kişi ve aplastik anemi için yılda milyonda 2,0 kişi olarak tahmin edilmiştir. Azalmış trombosit veya beyaz kan hücresi sayımları, bazen sık sık karbamazepin kullanımı ile bağlantılı olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte, trombositler (muhtemelen retikülositler ve serum demiri) dahil olmak üzere tedavi öncesi tam kan sayımları temel olarak ve sonrasında periyodik olarak alınmalıdır. Hastalar ve yakınları, olası bir hematolojik problemin göstergesi olan erken toksik belirti ve semptomların yanı sıra dermatolojik veya hepatik reaksiyon semptomları konusunda bilgilendirilmelidir. Ateş, boğaz ağrısı, döküntü, ağızda ülser, kolay morarma, peteşiyal veya purpurik kanama gibi reaksiyonlar ortaya çıkarsa hastaya derhal doktoruna başvurması tavsiye edilmelidir. Tedavi sırasında beyaz kan hücresi veya trombosit sayısı kesinlikle düşükse veya azalmışsa, hasta ve tam kan sayımı yakından izlenmelidir. Ancak hastada şiddetli, ilerleyici veya ateş, boğaz ağrısı gibi klinik belirtilerin eşlik ettiği lökopeni gelişirse karbamazepin tedavisi kesilmelidir. Belirgin kemik iliği depresyonu olduğuna dair herhangi bir kanıt ortaya çıkarsa, karbamazepin kesilmelidir. Tedaviye başlamadan önce ve özellikle karaciğer hastalığı öyküsü olan hastalarda ve yaşlı hastalarda periyodik olarak karaciğer fonksiyon testleri yapılmalıdır. Şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu veya akut karaciğer hastalığı durumlarında ilaç derhal kesilmelidir. Karbamazepin alan hastalarda bazı karaciğer fonksiyon testleri özellikle gama glutamil transferaz anormal bulunabilir. Bu muhtemelen hepatik enzim indüksiyonundan kaynaklanmaktadır. Enzim indüksiyonu ayrıca alkalin fosfatazda hafif yükselmelere neden olabilir. Hepatik metabolizma yeteneğinin artması karbamazepinin kesilmesi için gösterge değildir. Karbamazepine karşı ciddi hepatik reaksiyonlar çok nadir meydana gelir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu veya aktif karaciğer hastalığının belirti ve semptomlarının gelişimi acilen değerlendirilmeli ve değerlendirmenin sonucuna kadar karbamazepin askıya alınmalıdır. Çeşitli endikasyonlarda anti-epileptik ajanlarla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı bildirilmiştir. Anti-epileptik ilaçlarla ilgili randomize, plasebo kontrollü çalışmaların bir meta analizi, intihar düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artış olduğunu da göstermiştir. Bu riskin mekanizması bilinmemektedir ve mevcut veriler karbamazepin riskinde artış olasılığını dışlamamaktadır. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışları açısından izlenmeli ve uygun tedavi düşünülmelidir. Hastalara (ve hasta bakıcılarına), intihar eğilimi veya davranış belirtileri ortaya çıkarsa tıbbi yardım almaları tavsiye edilmelidir. Toksik epidermal nekroliz (TEN: Lyell sendromu olarak da bilinir) ve Stevens-Johnson sendromu (SJS) dahil olmak üzere ciddi dermatolojik reaksiyonlar karbamazepin ile çok nadiren bildirilmiştir. Ciddi dermatolojik reaksiyonları olan hastaların hastaneye yatırılması gerekebilir çünkü bu durumlar yaşamı tehdit edebilir ve ölümcül olabilir. SJS/TEN vakalarının çoğu, karbamazepin ile tedavinin ilk birkaç ayında ortaya çıkar. Bu reaksiyonların, ağırlıklı olarak Kafkas nüfusuna sahip ülkelerde 10.000 yeni kullanıcıda 1 ila 6'sında meydana geldiği tahmin edilmektedir. Şiddetli cilt reaksiyonlarını düşündüren belirti ve semptomlar (örn. SJS, Lyell sendromu/TEN) ortaya çıkarsa, karbamazepin derhal kesilmeli ve alternatif tedavi düşünülmelidir. Kutanoz reaksiyonlar Karbamazepin tedavisi sırasında toksik epidermal nekroliz (TEN) ve Stevens-Johnson sendromu (SJS) dahil ciddi ve bazen fatal olabilen dermatolojik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonların, ağırlıklı olarak Kafkas kökenli ülkelerde 10.000 yeni kullanıcıda 1-6 oranında meydana geldiği tahmin edilmektedir, ancak bazı Asya ülkelerinde riskin yaklaşık 10 kat daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Hastaları immün aracılı advers reaksiyonlara yatkın hale getirmede farklı HLA alellerinin rolüne dair artan kanıtlar vardır. HLA-B*1502 alleli ile ilişki Han Çinlileri, Taylandlılar ve diğer Asya toplumlarında Han Çin ve Tayland kökenli hastalarda yapılan retrospektif çalışmalar, karbamazepin ile ilişkili SJS/TEN cilt reaksiyonları geliştirme riski ile bu hastalarda İnsan Lökosit Antijeni (HLA) B*1502 alelinin varlığı arasında güçlü bir ilişki bulmuştur. HLA-B*1502 taşıyıcı prevalansı, Han Çin popülasyonlarında ve Tayland popülasyonlarında yaklaşık %10'dur. Mümkün olduğunda, bu bireyler karbamazepin tedavisine başlamadan önce bu alel için taranmalıdır. Bu kişilerin testleri pozitif çıkarsa, başka bir tedavi seçeneği olmadıkça karbamazepin başlanmamalıdır. HLA-B*1502 için negatif olduğu bulunan test edilmiş hastalarda, reaksiyonlar yine de çok nadiren meydana gelebilse de, düşük SJS riski vardır. Diğer Asya popülasyonlarında ciddi karbamazepin ile ilişkili TEN/SJS riskinin arttığını gösteren bazı veriler vardır. Bu alelin diğer Asya popülasyonlarındaki prevalansı nedeniyle (örneğin, Filipinler ve Malezya'da %15'in üzerinde), HLA-B*1502'nin varlığı için risk altındaki popülasyonlarda genetik olarak test yapılması düşünülebilir. HLA-B*1502 alelinin yaygınlığı, örneklenen Avrupa kökenli, Afrikalı, İspanyol kökenli popülasyonlarda ve Japon ve Korelilerde (< %1) ihmal edilebilir düzeydedir. HLA-A*3101 alleli ile ilişki Avrupa ve Japon toplumlarında Avrupa kökenli insanlarda ve Japonlarda HLA-A*3101'in, SJS, TEN, eozinofilili ilaç döküntüsü (DRESS) veya daha az şiddetli akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP) ve makülopapüler döküntü dahil karbamazepinin neden olduğu kutanöz advers ilaç reaksiyonları riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösteren bazı veriler vardır. HLA-A*3101 alelinin sıklığı etnik popülasyonlar arasında büyük farklılıklar gösterir. HLAA*3101 alelinin prevalansı Avrupa popülasyonlarında %2 ila %5 ve Japon popülasyonunda yaklaşık %10'dur. HLA-A*3101 alelinin varlığı, genel popülasyonda %5.0 olan karbamazepin kaynaklı kutanöz reaksiyonlar (çoğunlukla daha az şiddetli) riskini Kuzey Avrupa kökenli denekler arasında %26.0'a yükseltebilirken, yokluğu riski %5,0'dan %3,8'e düşürebilir. Karbamazepin tedavisine başlamadan önce HLA-A*3101 taraması bir önerisini destekleyen veriler yetersizdir. Avrupa kökenli veya Japon kökenli hastaların HLA-A*3101 aleli için pozitif olduğu biliniyorsa, faydaların riskleri aştığı düşünülüyorsa karbamazepin kullanımı düşünülebilir. Diğer dermatolojik reaksiyonlar Hafif cilt reaksiyonları örn. izole maküler veya makülopapüler ekzantem de meydana gelebilir ve çoğunlukla geçicidir ve tehlikeli değildir. Genellikle ya tedavinin devamı sırasında ya da dozajın azaltılmasını takiben birkaç gün ya da hafta içinde kaybolurlar. Bununla birlikte, daha ciddi cilt reaksiyonlarının erken belirtilerini hafif geçici reaksiyonlardan ayırt etmek zor olabileceğinden, sürekli kullanımla reaksiyon kötüleşirse ilacın derhal kesilmesi düşünülerek hasta yakın gözetim altında tutulmalıdır. HLA-B*1502 alelinin, antikonvülzan aşırı duyarlılık sendromu veya ciddi olmayan döküntü (makülopapüler döküntü) gibi karbamazepin kaynaklı daha az şiddetli advers kutanöz reaksiyon riskini öngördüğü bulunmamıştır. Aşırı duyarlılık Karbamazepin ile döküntü, kaşıntı, ürtiker, anjiyoödem ve anafilaksi raporları dahil olmak üzere Sınıf I (ani) aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Bir hastada karbamazepin tedavisinden sonra bu reaksiyonlar gelişirse, ilaç kesilmeli ve alternatif bir tedaviye başlanmalıdır. Karbamazepin, Eozinofili ve Sistemik Semptomlarla Birlikte İlaç Döküntüsü (DRESS), DRESS ile ilişkili HHV6 reaktivasyonu, ateş, döküntü, vaskülit, lenfadenopati, psödolenfoma, artralji, lökopeni, eozinofili, hepato-splenomegali, anormal karaciğer fonksiyon testleri ve safra kanalı kaybolması sendromu (intrahepatik safra kanallarının yıkımı ve kaybolması) gibi çeşitli kombinasyonlarda ortaya çıkabilen aşırı duyarlılık reaksiyonlarını tetikleyebilir. Diğer organlar da etkilenebilir (örn. akciğerler, böbrekler, pankreas, miyokard, kolon). Genel olarak, aşırı duyarlılık reaksiyonlarını düşündüren belirti ve semptomlar ortaya çıkarsa, karbamazepin derhal kesilmelidir. Karbamazepine aşırı duyarlılık reaksiyonları sergileyen hastalar, bu hastaların %25-30'unun oksakarbazepin ile aşırı duyarlılık reaksiyonları yaşayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Karbamazepin ve aromatik antiepileptik ilaçlar (örn. fenitoin, primidon ve fenobarbital) arasında çapraz aşırı duyarlılık oluşabilir. Karbamazepin, tipik veya atipik absansları içeren mikst nöbetleri olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Tüm bu koşullarda, karbamazepin nöbetleri şiddetlendirebilir. Nöbetlerin alevlenmesi durumunda karbamazepin kesilmelidir. Oral bir formülasyondan fitillere geçiş sırasında nöbet sıklığında bir artış meydana gelebilir. Doz azaltma ve yoksunluk etkileri Karbamazepinin aniden kesilmesi nöbetleri hızlandırabilir, bu nedenle kademeli olarak kesilmelidir. Epilepsili bir hastada karbamazepin tedavisinin aniden kesilmesi gerekiyorsa, gerekirse başka bir anti-epileptik ilaca geçiş uygun bir ilaç desteği altında yapılmalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar Karbamazepin, hamilelik sırasında uygulandığında fetal zarara neden olabilir. Karbamazepine doğum öncesi maruziyet, majör konjenital malformasyon ve diğer advers gelişimsel sonuçların riskini artırabilir. Alternatif uygun tedavi seçenekleri dikkatle değerlendirildikten sonra yararın riskinden daha ağır bastığına karar verilmedikçe, çocuk doğurma potasiyeli olan kadınlarda karbamazepin kullanılmamalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Bilinmiyor: İnsan herpes virüsünün 6 infeksiyonunun reaktivasyonu Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Lökopeni Yaygın: Trombositopeni, eozinofili Seyrek: Lökositoz, lenfadenopati Çok seyrek: Agranülositoz, aplastik anemi, pansitopeni, saf kırmızı hücre aplazisi, anemi, megaloblastik anemi, retikülositoz, hemolitik anemi Bilinmiyor: Kemik iliği depresyonu Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Ateş, döküntü, vaskülit, lenfadenopati, psödo lenfoma, artralji, lökopeni, eozinofili, hepato-splenomegali, anormal karaciğer fonksiyon testleri ve kaybolan safra kanalı sendromu (intrahepatik safranın yok edilmesi ve kaybolması) ile birlikte gecikmiş bir multiorgan hipersensitivite bozukluğu (serum hastalığı tipi) kanallar), çeşitli kombinasyonlarda meydana gelir. Diğer organlar da etkilenebilir (örneğin karaciğer, akciğerler, böbrekler, pankreas, miyokard, kolon). Bu tür aşırı duyarlılık reaksiyonları meydana gelirse, tedavi derhal kesilmelidir. Çok seyrek: Anafilaktik reaksiyon, ödem, anjiyoödem, hipogamaglobulinemi Bilinmiyor**: Eozinofili ve Sistemik Belirtileri Olan İlaç Döküntüsü (DRESS). Endokrin hastalıkları Yaygın: Ödem, sıvı tutulması, kilo artışı, hiponatremi ve antidiüretik hormon (ADH) benzeri etki nedeniyle kan ozmolaritesinde azalma, nadir vakalarda uyuşukluk, kusma, baş ağrısı, konfüzyonel durum, nörolojik bozuklukların eşlik ettiği su intoksikasyonuna yol açar. Çok seyrek: Galaktore, jinekomasti Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek: Folat eksikliği, iştah azalması Çok seyrek: Akut porfiri (akut intermitant porfiri ve variegate porfiri), akut olmayan porfiri (porfiri cutanea tarda) Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Halüsinasyonlar (görsel veya işitsel), depresyon, saldırganlık, ajitasyon, huzursuzluk, kafa karışıklığı hali. Çok seyrek: Psikozun aktivasyonu. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Ataksi, baş dönmesi, somnolans Yaygın: Diplopi, baş ağrısı Yaygın olmayan: Anormal istemsiz hareketler (örn. tremor, asteriks, distoni, tikler); nistagmus Seyrek: Diskinezi, göz hareket bozukluğu, konuşma bozuklukları (örn. dizartri, geveleyerek konuşma), koreoatetoz, periferik nöropati, parestezi, parezi Çok seyrek: Nöroleptik malign sendrom, miyoklonuslu aseptik menenjit ve periferik eozinofili, tat alma bozukluğu Bilinmiyor**: Sedasyon, hafıza bozukluğu Göz hastalıkları Yaygın: Akomodasyon bozuklukları (örn. bulanık görme), lenste opaklaşmalar Çok seyrek: Konjonktivit, lenste opaklaşmalar Kulak ve iç kulak hastalıkları Çok seyrek: İşitme bozuklukları, örn. kulak çınlaması, hiperakuzi, hipoakuzi, saha algısında değişiklik Kardiyak hastalıklar Seyrek: Kardiyak iletim bozuklukları Çok seyrek: Aritmi, senkoplu atriyoventriküler blok, bradikardi, konjestif kalp yetmezliği, ağırlaşmış koroner arter hastalığı Vasküler hastalıklar Seyrek: Hipertansiyon veya hipotansiyon Çok seyrek: Dolaşım kollapsı, emboli (örn. pulmoner emboli), tromboflebit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Pulmoner aşırı duyarlılık, örn. ateş, dispne, pnömonit veya pnömoni Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Kusma, mide bulantısı. Yaygın: Ağız kuruluğu; supozituvar ile rektal tahriş oluşabilir. Yaygın olmayan: İshal, kabızlık Seyrek: Karın ağrısı Çok seyrek: Pankreatit, glossit, stomatit Bilinmiyor**: Kolit Hepato-biliyer hastalıklar Seyrek: Kolestatik, parankimal (hepatoselüler) veya karışık tip hepatit, kaybolan safra kanalı sendromu, sarılık Çok seyrek: Hepatik yetmezlik, granülomatöz karaciğer hastalığı Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Şiddetli olabilen alerjik dermatit, ürtiker. Yaygın olmayan: Eksfoliyatif dermatit Seyrek: Sistemik lupus eritematozus, kaşıntı. Çok seyrek: Şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCAR'lar) örn. Stevens-Johnson sendromu (SJS)*, toksik epidermal nekroliz (TEN), ışığa duyarlılık reaksiyonu, eritema multiforme, eritema nodozum, pigmentasyon bozukluğu, purpura, akne, hiperhidroz, alopesi, hirsutizm Bilinmiyor**: Akut Jeneralize Ekzantematöz Püstüloz (AGEP)**, likenoid keratoz, onikomadesis. Kas-iskelet bozukluklar, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Seyrek: Kas zayıflığı Çok seyrek: Osteomalazi / osteoporoz, artralji, miyalji, kas spazmlarına yol açan kemik metabolizması bozuklukları (plazma kalsiyumunda ve kan 25-hidroksi-kolekalsiferolde azalma). Bilinmiyor**: Kırık Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Tubulointerstisyel nefrit, böbrek yetmezliği, böbrek bozukluğu(örn. albüminüri, hematüri, oligüri ve kan üre artışı/azotemi), idrar retansiyonu, idrar sıklığı Üreme ve meme hastalıkları Çok seyrek: Seksüel disfonksiyon/erektil disfonksiyon, anormal spermatogenez (azalmış sperm sayısı ve/veya motilitesi ile) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Yorgunluk Araştırmalar Çok yaygın: Gama-glutamiltransferaz artışı (karaciğer enzimi indüksiyona bağlı), genellikle klinik olarak anlamlı değildir. Yaygın: Kan alkalin fosfataz yükselmesi Yaygın olmayan: Transaminazlarda artış Çok seyrek: Göz içi basıncında artış, kan kolesterolünde artış, yüksek yoğunluklu lipoprotein artışı (HDL), kan trigliseritlerinde artış, anormal tiroid fonksiyon testi: L-Tiroksin (serbest tiroksin, tiroksin, tri iyodotironin) azalması ve genellikle klinik belirtiler olmaksızın kanda tiroid uyarıcı hormon artışı, kan prolaktin artışı Bilinmiyor**: Kemik yoğunluğunun azalması. Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Bilinmiyor**: Düşme (karbamazepin tedavisine bağlı ataksi, baş dönmesi, uyuklama, hipotansiyon, konfüzyon durumu, sedasyon ile ilişkili). * Bazı Asya ülkelerinde seyrek olarak raporlanmıştır. Ayrıca. Özel kullanım uyarıları ve önlemler bölümüne bakınız. ** Spontan raporlardan ek advers reaksiyonlardır (sıklığı bilinmeyen) Genetik belirteçlerin ilişkisi ve SJS, TEN, DRESS, AGEP ve makülopapüler döküntü gibi kutanöz ADR'lerin oluşumuna ilişkin artan kanıtlar vardır. Japon ve Avrupalı hastalarda, bu reaksiyonların karbamazepin kullanımı ve HLA-A*3101 alelinin varlığı ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Diğer bir belirteç olan HLA-B*1502'nin, Han Çinlisi, Taylandlı ve diğer bazı Asya kökenli bireylerde SJS ve TEN ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğu gösterilmiştir (daha fazla bilgi için.2 ve 4.4).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.