INVEGA 3 MG UZATILMIS SALIMLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Invega 3 mg ne için kullanılır?
KT 1- INVEGA antipsikotikler olarak bilinen bir ilaç grubuna dahildir. Bu tür ilaçlar psikiyatrik hastalıkların tedavisinde etkilidir.
- INVEGA şizofreni tedavisi için reçete edilmektedir. Şizofreni bir tür psikiyatrik hastalıktır.
- INVEGA şizoafektif bozukluğun (duygu durum ve ruhsal denge bozukluklarının dönemsel olarak tekrarlamasıyla tanımlanan bir tür psikiyatrik hastalık) tedavisi için tek başına ve depresyona/ruhsal çöküntüye karşı etkili ilaç ve/veya duygu durum düzenleyiciler ile kombine olarak reçete edilmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızEğer Paliperidon'a veya INVEGA'nın içerdiği diğer yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz (yardımcı maddeler listesine bakınız) ya da risperidon gibi benzer bir ilaca karşı alerjiniz varsa kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Paliperidon ile tedavi edilen şizoafektif bozukluğu olan hastalar, maniden (taşkınlık nöbeti) depresif belirtilere geçiş potansiyeli bakımından dikkatle izlenmelidir.
- Bilinen kalp hastalığınız veya QT uzaması (EKG isimli tetkik ile saptanan ve kalpte ciddi aritmilere ve ani ölümlere yol açabilen bir durum) ile ilgili aile hikayeniz varsa,
- Daha önce size yüksek ateş ve kas sertliği ile karakterize bir hastalık (Nöroleptik Malign Sendrom) teşhisi konmuşsa,
- Daha önce size dil veya yüzün anormal hareketleri ile karakterize bir hastalık (Tardif Diskinezi) teşhisi konmuş ise
- Geçmişte beyaz kan hücrelerinizin düşük seviyelerde olduğunu biliyorsanız (buna diğer ilaçlar da sebep olmuş olabilir veya olmayabilir).
- Şeker hastalığınız veya şeker hastalığına yatkınlığınız varsa
- Kalbinizle ilgili bir hastalığınız varsa veya sizi kan basıncınızın düşmesine eğilimli yapacak bir kalp hastalığı tedavisi alıyorsanız
- Nöbet geçirme hikayeniz varsa
- Yutma bozukluğunuz veya yemeğin dışkınıza geçmesini zorlaştıracak mide veya bağırsak bozukluğunuz varsa
- İshal ile ilişkili hastalıklar varsa
- Parkinson Hastalığı veya Demans (bunama) varsa
- Uzun süreli ağrılı sertleşmeniz (ereksiyon) varsa
- Vücut sıcaklığınızı kontrol etmede güçlük yaşıyorsanız ya da vücudunuz çok sıcaksa,
- Böbrek yetmezliği veya karaciğer yetmezliğiniz varsa
- Kanınızda prolaktin (kanda süt hormonu) hormon seviyeleri anormal olarak yüksekse ya da muhtemel bir prolaktin (kanda süt hormonu) bağımlı tümörünüz varsa
- Sizde veya ailenizden herhangi birinde kan pıhtılaşması öyküsü varsa (bu tür ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkilendirilmektedir)
- Hiperprolaktinemi (süt salgılatan hormonun kanda artması) varsa
- Ortostatik hipotansiyon (ani ayağa kalkma ile olan tansiyon düşüklüğü) varsa
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi olarak ifade edilir) durumu yaşıyorsanız veya yaşadıysanız ve aldığınız ilaçlar normal beyin aktivitelerini yavaşlatıyorsa (depresanlar).
Bu ilaç bunaması olan yaşlı hastalarda çalışılmamıştır. Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen ve bunaması olan yaşlı hastalarda inme veya ölüm riskinde artış meydana gelebilir (Bkz Bölüm 4.
Olası yan etkiler).
Kanınızda enfeksiyonla mücadele için gerekli belli bir tip beyaz kan hücresinin tehlikeli olarak düşük sayıda olması INVEGA hastalarda çok nadir görülmüştür. Doktorunuz beyaz kan hücre sayınızı kontrol etmek isteyebilir.
INVEGA kilo almanıza neden olabilir. Önemli derecede kilo alma durumu sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Doktorunuz kilonuzu düzenli olarak kontrol etmelidir.
INVEGA alan hastalarda, şeker hastalığı ya da önceden var olan şeker hastalığının kötüleşmesi görülmüştür. Doktorunuz yüksek kan şekeri belirtilerinizi kontrol etmelidir. Daha önceden şeker hastalığı var olan şeker hastalarında kan glukozu düzenli olarak izlenmelidir.
Gözünüzde katarakt operasyonu sırasında, pupilla (gözünüzün ortasındaki siyah halkagözbebeği) boyutunda olması gerektiği gibi artış olmayabilir. İris (gözün renkli kısmı) de ameliyat sırasında göze zarar verebilecek şekilde gevşek olabilir. Eğer bir göz operasyonu planlıyorsanız, bu ilacı alırken doktorunuza bilgi verdiğinizden emin olunuz.
Katarakt ameliyatı sırasında göz problemleri de meydana gelebilir. Eğer INVEGA alıyorsanız ya da aldıysanız, katarakt ameliyatı sırasında “Intraoperatif Floppy Iris Sendromu” (IFIS) adı verilen bir durum oluşabilir. Eğer katarakt ameliyatı olmanız gerekli ise, bu ilacı alıp almadığınız konusunda göz doktorunuzla konuştuğunuzdan emin olunuz.
INVEGA, merkezi sinir sistemi (metilfenidat gibi psikostimulanlar) aktivitesini artıran ilaçlarla birlikte dikkatli kullanılmalıdır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, INVEGA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, INVEGA kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kan damarlarından akciğerlere hareket eden, göğüs ağrısı ve solunumda güçlüğe neden olan, damarlarda özellikle bacaklarda kan pıhtılaşması durumu (bacaklarda şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi belirtileri içeren)
- Bunama ve zihinsel durumda ani bir değişiklik varsa ya da ani güçsüzlük ya da yüzde, kollarda, bacaklarda, özellikle bir tarafta, ya da kısa bir süre için bile olsa konuşma bozukluğu varsa bunlar inme işaretleri olabilir.
- Ateş, kas sertliği, terleme ya da bilinç kaybı (bu durum Nöroleptik Malign Sendrom olarak adlandırılır) ile seyreden bir duruma dair bulgular hissederseniz
- Erkekte uzun süren ya da ağrılı ereksiyon (bu durum priapizm olarak adlandırılır)
- Dil, ağız ve yüzde istemsiz ritmik hareketler
Ateş, ağızda şişkinlik, yüz, dil ve dudaklarda şişlik, nefes darlığı, kaşıntı, ciltte oluşan kızarıklıklar, bazen düşük kan basıncı ile karakterize alerjik reaksiyonlar olabilir (anafilaktik reaksiyonlar- Ani gelişen, ölümcül olabilen aşırı duyarlılık tepkisi) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Diğer yan etkiler şu şekilde sınıflandırılır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
- Uykuya dalmada veya uykuda kalmada güçlük
- Baş ağrısı
- Parkinsonizm: Hareketlerde yavaşlama veya bozulma, kaslarda sertlik veya gerginlik hissi (hareketleri sarsıntılı yapma) ve bazen dona kalma ve sonra yeniden başlama hareketleri. Diğer belirtileri; ayak sürüyerek yavaş bir yürüyüş, istirahat halindeyken titreme, aşırı tükürük salgılanması ve/veya salya akması, yüzde ifade kaybı
- Huzursuzluk
- Uykulu veya daha az uyanık hissetme
- Yaygın
- Göğüs enfeksiyonları (bronşit), soğuk algınlığı belirtileri, sinüs enfeksiyonları, idrar yolları enfeksiyonu, gripmiş hissi
- Kilo alma, kilo verme, iştah artışı, iştah azalması
- Taşkın (coşkun) ruh hali (mani), sinirlilik, depresyon, endişe hali
- Diskinezi: İstemsiz kas kasılması ve tekrarlayan, spastik ya da kıvrılma hareketleri ya da seğirme
- Baş dönmesi (sersemlik)
- Titreme (Sarsılma)
- Distoni: yavaş veya sürekli istemsiz kas kasılması. Bu durum vücudun herhangi bir bölümünü (ve anormal duruşla sonuçlanabilir) etkileyebildiği gibi anormal göz, ağız, dil, çene hareketlerini içeren yüz kaslarını da etkiler.
- Görmede bulanıklık
- Kalpte anormal elektriksel iletkenlik, QT aralığının uzaması (EKG isimli tetkik ile saptanan ve kalpte ciddi aritmilere ve ani ölümlere yol açabilen bir durum), yavaş kalp atımı, hızlı kalp atımı
- Ayakta kalmaya bağlı düşük kan basıncı (bu nedenle INVEGA alan bazı insanlar bitkin, başı dönmüş hissedebilir veya aniden ayağa kalkıp oturduklarında bayılabilirler), yüksek kan basıncı
- Boğaz ağrısı, öksürük, tıkalı burun
- Bulantı, kusma, karın ağrısı ve karında rahatsızlık, ishal, kabızlık, diş ağrısı, ağız kuruluğu, hazımsızlık
- Kanda karaciğer transaminazlarda (kan tetkiki ile belirlenen ve karaciğerin çalışmasında bir bozukluk olabileceğine işaret eden enzim düzeyleri) artış
- Döküntü, kaşıntı
- Sırt ağrısı, kemik ve kaslarda ağrı, eklem ağrısı
- Adet görememe
- Ateş, halsizlik, yorgunluk
- Yaygın olmayan
- Akciğer enfeksiyonu (pnömoni), nefes yollarında enfeksiyon, idrar kesesi enfeksiyonu, kulak enfeksiyonu, boğaz enfeksiyonu (tonsilit), deri altında apse
- Beyaz kan hücrelerinde azalma, plateletlerde (kanamayı durdurmaya yarayan kan hücresi) azalma, kansızlık (anemi), kırmızı kan hücrelerinde azalma
- INVEGA kan testinizde prolaktin hormon (süt yapımını sağlayan bir hormon) seviyelerinizi yükseltebilir (bu durum belirtilere neden olabilir veya olmayabilir). Yüksek prolaktin belirtileri meydana geldiğinde, bunlar erkeklerde meme şişmesi, ereksiyon (sertleşme) olmasında ya da sürdürmede zorluk ya da diğer seksüel bozukluklar; kadınlarda ise meme rahatsızlığı, memelerden süt sızması, adet periyodunun gecikmesi ya da adet düzeniyle ilgili diğer problemler
- Şeker hastalığı ya da şeker hastalığının kötüleşmesi, kan şekeri yükselmesi
- Kötü beslenme ya da düşük vücut ağırlığı ile sonuçlanan iştah kaybı
- Kanda trigliserit yükselmesi (bir çeşit yağ)
- Uyku bozuklukları, sersemlik (konfüzyon), cinsel istekte azalma, orgazm olamama, sinirlilik, kabuslar, cinsel istekte (orgazm) yetersizlik
- Tardif diskinezi (yüzde, dilde ya da diğer vücut bölümlerinde kontrol edilemeyen seğirme veya sarsılma hareketleri). Eğer istemsiz ritmik dil, ağız ve yüz hareketleriniz varsa hemen doktorunuza danışınız. INVEGA tedavisinin sonlandırılması gerekebilir.
- Bayılma, kasılma (nöbet), konuşma ile ilgili problemler, sürekli olarak vücudun belirli yerlerini oynatma isteği, ayağa kalkınca baş dönmesi, dikkat bozukluğu, tat alma duyusunda kayıp ya da anormallik, derinin ağrı ve dokunma hissinin azalması, karıncalanma, iğnelenme ya da uyuşukluk hissi
- Göz enfeksiyonu ya da “pembe göz”, gözde kuruluk
- Baş dönmesi hissetme (vertigo), kulaklarda çınlama, kulak ağrısı
- Kalbin üst ve alt kısımları arasında ileti kesilmesi, düzensiz kalp atışı, kalbin anormal elektriksel iletimi (EKG veya elektokardiyogram denilen tetkikle saptanan), göğüste çarpıntı veya güçlü vurma hissi (palpitasyon)
- Düşük kan basıncı
- Nefes darlığı, hırıltı, burun kanamaları
- Şişmiş dil, mide ya da bağırsak enfeksiyonu, yutma güçlüğü, gaz çıkışı
- Kanda GGT (gama glutamil transferaz denilen kan tetkiki ile belirlenen ve karaciğerin çalışmasında bir bozukluk olabileceğine işaret eden enzim düzeyleri) enziminde artış, kanda karaciğer enzimlerinde artış
- Döküntü (ürtiker), saç kaybı, egzama, akne
- Kas yıkımı, kas spazmları ile salıverilen bir kas enzimi olan CPK (kreatin fosfokinaz)'nın kanda artışı, eklem sertliği, eklem şişmesi, kas zayıflığı, boyun ağrısı
- İdrar tutamama (kontrol eksikliği), sık idrar çıkışı, idrar yaparken ağrı, idrar yapamama
- Ereksiyon problemleri, ejakülasyon (boşalma) bozukluğu, cinsel işlevlerde bozukluk, memelerden süt gelmesi, düzensiz adetler ve adet ile ilgili diğer problemler (kadınlar), meme ağrısı, memede rahatsızlık,
- Yüz, ağız, göz veya dudaklarda şişme, vücutta, kollarda ya da bacaklarda şişme
- Titreme, vücut sıcaklığının artması
- Yürümede değişiklik
- Susama hissi
- Göğüs ağrısı, göğüste rahatsızlık, kötü hissetme
- Düşme
- Seyrek
- Göz enfeksiyonu, tırnaklarda mantar enfeksiyonu, deri enfeksiyonu, akarlardan kaynaklanan deri iltihabı (enflamasyonu)
- Kanda enfeksiyonla mücadele etmek için gerekli belli bir tip beyaz kan hücresinin tehlikeli olarak düşük sayıda olması
- Enfeksiyonlara karşı korunmada yardımcı olan beyaz kan hücrelerinde azalma, eozinofillerde (genellikle alerji ile ilgili bir tip beyaz kan hücresi) artış
- Ateş, şişmiş ağız, yüz, dudak ya da dil, nefes darlığı, kaşıntı, deri döküntüsü ve bazen kan basıncının düşmesi ile karakterize ciddi alerjik reaksiyon, alerjik reaksiyon
- İdrarda şeker
- İdrar hacmini kontrol eden bir hormonun uygun olmayan biçimde salgılanması
- Kontrolsüz şeker hastalığının yaşamı tehdit eden ikinci bir hastalık veya bozukluklara neden olması (komplikasyonlar)
- Tehlikeli olarak aşırı su alımı, kan şekeri düşmesi, aşırı su içme, kanda kolesterol seviyesinin artması
- Uyanıkken harekete geçememe veya cevap vermeme (katatoni)
- Uyurgezerlik
- Duygu eksikliği
- Nöroleptik malign sendrom (kafa karışıklığı, bilinç düzeyinde azalma ya da bilinç kaybı, yüksek ateş ve şiddetli kas sertliği),
- Beyindeki bölgesel kan dolaşımının ani olarak kesilmesi (inme ya da küçük inme), bilinç kaybı, denge bozukluğu, anormal koordinasyon
- Beyin kan damarlarında problemler, kontrolsüz şeker hastalığı nedeniyle koma, uyarıya cevapsız kalma, kafa sarsılması, bilinç düzeyinin azalması
- Glokom (göz küresinin içinde basınç artışı, göz tansiyonu), göz hareketlerinde problem, gözlerini devirmek, gözlerde ışığa aşırı duyarlılık, artmış gözyaşı, gözlerde kızarıklık
- Atrial fibrilasyon (kalp kulakçıklarının kasılmak yerine titreşmesi ile kendini gösteren anormal bir kalp atışı), ayağa kalkınca hızlı kalp atımı
- Kan damarlarından akciğerlere hareket eden, göğüs ağrısı ve solunumda güçlüğe neden olan, damarlarda özellikle bacaklarda kan pıhtılaşması durumu (bacaklarda şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi belirtileri içeren). Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz hemen doktorunuza başvurunuz.
- Vücut kısımlarında oksijen azalması (azalmış kan akışı yüzünden), kızarma
- Normal gece uykusundayken kısa periyotlarda nefes durması (uyku apnesi), hızlı, yüzeysel solunum,
- Besin alımından kaynaklı akciğer enfeksiyonu (pnömoni), nefes yollarında tıkanıklık, ses rahatsızlığı
- Bağırsak tıkanıklığı, dışkıyı tutamama, çok sert dışkılama, bağırsaklarda tıkanıklığa neden olan kas yetersizliği
- Derinin ve gözlerin sararması (sarılık)
- Pankreas enflamasyonu (iltihabı)
- Boğazı tutan ve nefes almada zorluğa yol açan şişme ile karakterize ciddi alerjik reaksiyon
- Derinin kalınlaşması, kuru cilt, ciltte kızarıklık, derinin renksizleşmesi, kafa derisi veya ciltte pul pul kaşıntı, kepek
- Kas liflerinin tutulması ve kaslarda ağrı (rabdomiyalis), anormal duruş
- Priapizm (cerrahi tedavi gerektiren uzamış penil ereksiyonu)
- Erkeklerde memede büyüme, meme bezlerinde büyüme, memelerden akıntı, vajinal akıntı
- Adet periyodunun gecikmesi
- Göğüste büyüme
- Çok düşük vücut sıcaklığı, vücut sıcaklığında düşüş
- İlaç kesilme belirtileri (semptomları)
- Bilinmiyor
- Akciğerde tıkanıklık
- Kanda artmış insülin (kan şeker seviyesini ayarlayan bir hormon) Belirtilen yan etkiler, paliperidona çok benzeyen risperidon olarak bilinen başka bir ilaçla kullanım sırasında da görülmüştür, bu yüzden bu etkilerin bu ilaçla da oluşması beklenebilir:
Uyku ile ilişkili yeme bozukluğu, beyindeki kan damarı problemlerinin başka tipleri, çatırtı şeklinde akciğer sesleri ve ağız, burun, gözler ve cinsel organların içinde ve çevresinde başlayıp vücudun diğer bölgelerine yayılabilen kabarcıklar ve soyulma ile birlikte şiddetli veya yaşamı tehdit eden döküntü (Stevens-Johnson sendromu / toksik epidermal nekroliz). Katarakt ameliyatı sırasında göz problemleri olabilir. INVEGA alıyorsanız veya aldıysanız, katarakt ameliyatı sırasında intraoperatif floppy iris sendromu (IFIS) denilen bir durum oluşabilir. Eğer katarakt ameliyatı olacaksanız, bu ilacı alıyorsanız veya aldıysanız doktorunuza söyleyiniz.
Ergen bireylerde ek yan etkiler Ergen bireyler aşağıdaki daha yaygın görülen yan etkiler hariç, genellikle yetişkinlere benzer yan etkiler deneyimler:
- Uykulu veya daha az uyanık hissetme
- Parkinsonizm: Bu durum, yavaş veya hasar görmüş hareket etme, kaslarda katılık veya gerginlik hissiyatı (hareketlerinizi sarsıntılı yapan) ve hatta bazen hareket etmenin donması ve sonrasında tekrar başlaması hissiyatını içerir. Parkinsonizmin diğer belirtileri, yavaş, ayakları sürüyerek yürüme, istirahat halindeyken titreme, tükürük ve/veya salya artışı ve yüzde ifade kaybını içerir.
- Kilo artışı
- Soğuk algınlığı belirtileri
- Huzursuzluk
- Titreme (Sallanma)
- Mide ağrısı
- Kızlarda memelerden süt sızması
- Erkeklerde meme şişmesi
- Akne
- Konuşmada problemler
- Mide veya bağırsak enfeksiyonu
- Burun kanaması
- Kulak enfeksiyonu
- Yüksek kan trigliseridi (bir yağ)
- Dönme hissiyatı (vertigo)
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelik- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Eğer hamile iseniz ya da hamile olmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce tavsiyeleri için doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamileliğiniz sırasında doktorunuza danışmadan bu ilacı kullanmamalısınız. Eğer hamileliğinizin son üç ayında (paliperidon) kullandıysanız, yeni doğanlarda doğumu takiben şiddeti değişebilen titreme, kaslarda gerginlik ve gevşeme, uyku hali, huzursuzluk, solunum sıkıntısı veya beslenme bozuklukları görülebilir. Eğer bebeğiniz bu belirtilerin herhangi birini geçirirse, doktorunuzla iletişim kurunuz.
- INVEGA yararları risklerinden daha yüksek olmadığı sürece gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
- Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirme- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Bu ilacı kullanırken bebeğinizi emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerINVEGA 13,2 mg laktoz monohidrat içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Invega 3 mg muadilleri
Invega 3 mg ile aynı etken maddeyi (paliperidon) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonŞizofreni tedavisinde endikedir. Monoterapi şeklinde ve antidepresanlar ve/veya duygudurum düzenleyiciler ile kombine olarak şizoafektif bozukluk tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− veya ilacın içerdiği yardımcı maddelerden (listelenen) herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. − Paliperidon risperidonun aktif metaboliti olduğundan, risperidona karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPaliperidon ile tedavi edilen şizoafektif bozukluğu olan hastalar, maniden depresif belirtilere geçiş potansiyeli bakımından dikkatle izlenmelidir. QT aralığı Diğer antipsikotiklerle olduğu gibi, bilinen kardiyovasküler hastalığı olan veya ailesinde QT uzaması olan hastalarda ve QT aralığını uzattığı düşünülen diğer ilaçlar ile birlikte kullanılacağı durumlarda, reçetelenirken dikkatli olunmalıdır. Nöroleptik Malign Sendrom Paliperidon ile hipertermi, kaslarda sertlik, otonomik instabilite, bilinç değişikliği ve serum kreatinin fosfokinaz seviyelerinde yükselme ile karakterize olan Nöroleptik Malign Sendrom (NMS)’un oluştuğu bildirilmiştir. Ek klinik belirtiler arasında miyoglobülinüri (rabdomiyolizis) ve akut böbrek yetmezliği de bulunabilir. Eğer bir hastada NMS’yi işaret eden bulgu ve belirtiler oluşursa da dahil olmak üzere tüm antipsikotik ilaçlar kesilmelidir. Tardif diskinezi/ ekstrapiramidal semptomlar Dopamin reseptör antagonisti özelliğine sahip ilaçlar, özellikle dil ve/veya yüzde, ritmik, istem dışı hareketlerle karakterize olan tardif diskinezinin indüklenmesi ile ilişkilendirilmişlerdir. Eğer tardif diskinezinin bulgu ve belirtileri oluşursa, da dahil olmak üzere tüm antipsikotik ilaçların kesilmesi düşünülmelidir. Psikostimulanlarla (örn., metilfenidat) paliperidonu birlikte kullanan hastalarda, ilaçlardan birini veya her ikisini ayarlarken ekstrapiramidal semptomlar ortaya çıkabileceği için dikkatli olunmalıdır. Stimulan tedavisinin kademeli olarak kesilmesi önerilir. Lökopeni, Nötropeni ve Agranülositoz dahil olmak üzere, antipsikotik ajanlarla lökopeni, nötropeni ve agranülositoz olayları bildirilmiştir. Pazarlama sonrası izlemde agranülositoz çok seyrek (<.000 hasta) bildirilmiştir. Klinik olarak anlamlı düzeyde düşük beyaz kan hücresi (WBC) sayımı veya ilaçla tetiklenmiş lökopeni/nötropeni öyküsüne sahip hastalar tedavinin ilk birkaç ayı boyunca izlenmeli ve ortada başka nedensel faktörler yokken WBC’de klinik olarak anlamlı bir düşüşe yönelik ilk belirtide kullanımına son verilmesi düşünülmelidir. Klinik olarak anlamlı nötropenisi olan hastalar ateş veya diğer enfeksiyon semptomları veya belirtileri açısından dikkatle izlenmeli ve bu tür semptomlar veya belirtilerin ortaya çıkması halinde derhal tedavi edilmelidir. Şiddetli nötropenisi olan hastalar (mutlak nötrofil sayımı <1 x 109/L) kullanımına son vermeli ve iyileşene kadar WBC düzeylerini takip ettirmelidir. Hiperglisemi ve diabetes mellitus Paliperidon tedavisi sırasında hiperglisemi, diabetes mellitus ve önceden var olan diyabetin kötüleşmesi bildirilmiştir. Bazı durumlarda vücut ağırlığında bir önceden bir artış rapor edilmiştir. Bu bir predispozan faktör olabilir. Çok nadir olarak ketoasidoz ile ilişki ve nadir olarak diabetik koma ile ilişki bildirilmiştir. Uygun klinik izlem, kullanılan antipsikotik kılavuz kurallarına uygun olarak tavsiye edilebilir. dahil olmak üzere, herhangi bir atipik antipsikotik ile tedavi edilen hastalarda hiperglisemi semptomları (örneğin polidipsi, poliüri, iştah ve halsizlik gibi) izlenmelidir ve diyabet hastaları glikoz kontrolünün kötüleşmesi açısından düzenli olarak izlenmelidir. Kilo Alma kullanımıyla birlikte belirgin kilo alımı gözlenmiştir. Vücut ağırlığı düzenli olarak izlenmelidir. Hiperprolaktinemi Doku kültürü çalışmaları insan meme tümörlerinde hücre büyümesinin prolaktin tarafından stimule edilebileceğini belirtmektedir. Klinik ve epidemiyolojik çalışmalarda antipsikotik kullanımı ile ilişkisi açık bir şekilde gösterilememiş olsa da, ilgili tıbbi öyküsü olan hastalarda dikkatli olunması önerilmektedir. Paliperidon olası prolaktine bağlı tümörü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Ortostatik hipotansiyon Paliperidon, alfa adrenerjik blokör aktivitesinden dolayı bazı hastalarda ortostatik hipotansiyonu indükleyebilir. (3 mg, 6 mg, 9 mg ve 12 mg) ile yapılan plasebo kontrollü, 6 haftalık, sabit dozlu üç çalışmanın birleştirilmiş verilerine göre, plasebo ile tedavi edilen deneklerin %0,8’ine karşılık ile tedavi edilen deneklerin %2,5’inde ortostatik hipotansiyon bildirilmiştir. Bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda (örn; kalp yetmezliği, miyokardiyal enfarktüs veya iskemi, ileti anormallikleri), serebrovasküler hastalığı olan hastalarda veya hipotansiyona neden olabilecek durumlarda (örn; dehidratasyon, hipovolemi ve antihipertansif ilaçlar ile tedavi) dikkatli kullanılmalıdır. Nöbetler, nöbet eşiğini potansiyel olarak düşüren durumlarda veya nöbet hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Gastrointestinal obstrüksiyon potansiyeli, deforme olmadığı ve gastrointestinal kanalda şeklini değiştirmediğinden dolayı, önceden ciddi gastrointestinal daralması (patolojik veya iyatrojenik) ya da disfajisi olan veya tabletleri yutma zorluğu çeken hastalara rastgele uygulanmamalıdır. Daralması olduğu bilinen hastalarda, şekil değiştirmeyen kontrollü salım formülasyonlu ilaçların yutulmasına bağlı obstrüktif semptomlarla ilgili seyrek bildirimler vardır. Dozaj formunun kontrollü salım tasarımı nedeniyle, sadece ilacı bütün olarak yutabilecek hastalarda kullanılmalıdır. Gastro-intestinal geçiş süresinin azaldığı durumlar Gastrointestinal geçiş süresinin kısalmasına yol açan koşullar, örneğin kronik ciddi diyare ile ilişkili hastalıklar, paliperidonun absorpsiyonunun azalmasına sebep olabilir. Böbrek yetmezliği Paliperidonun plazma konsantrasyonları böbrek yetmezliği olan hastalarda arttığı için, bazı hastalarda dozaj ayarı gerekli olabilir. Kreatinin klirensinin 10 ml/dk’nın altında olduğu hastalarda veri mevcut değildir. Paliperidon, kreatinin klirensinin 10 ml/dk’nın altında olduğu hastalarda kullanılmamalıdır. Karaciğer yetmezliği Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh sınıf C) olan hastalarda veri mevcut değildir. Paliperidon bu hastalarda kullanıldığında dikkatli olunması önerilir. Demanslı yaşlı hastalar Konvansiyonel ve atipik antipsikotik ilaçlar demansa bağlı psikozu olan yaşlı hastaların tedavisinde kullanıldığında ölüm riskinde artışa neden olmaktadır. Demanslı yaşlı hastalarda çalışılmamıştır. Risperidondan elde edilen tecrübenin paliperidon için de geçerli olduğu düşünülmektedir. Genel mortalite 17 kontrollü klinik çalışmanın meta analizinde, risperidon, aripiprazol, olanzapin ve ketiapin dahil olmak üzere diğer atipik antipsikotik ilaç tedavi edilen ve demansı olan yaşlı hastalarda mortalite riski plaseboya kıyasla artmıştır. Risperidon ile tedavi edilen hastalarda, plasebo için %3,1 olan mortalite %4 olmuştur. Serebrovasküler advers olaylar Randomize plasebo kontrollü, klinik çalışmalarda, risperidon, aripiprazol ve olanzapin gibi bazı atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen demanslı yaşlı hastalarda, serebrovasküler advers olaylar için yaklaşık 3 kat risk artışı görülmüştür. Bu artmış riskin mekanizması bilinmemektedir. İnme için risk faktörüne sahip demanslı yaşlı hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Parkinson Hastalığı ve Lewy Cisimcikli Demans Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demansı olan hastalara reçete edilirken doktorlar yarar-risk değerlendirmesi yapmalıdır; çünkü her iki hasta grubunda da, antipsikotik ilaçlara karşı duyarlılığın artmış olması ile birlikte, Nöroleptik Malign Sendrom riski artmış olabilir. Bu artmış duyarlılığın belirtileri, ekstrapiramidal semptomlara ek olarak konfüzyon, obtundasyon, sık düşmeler ile birlikte postural instabilite olabilir. Priapizm Alfa-adrenerjik blokör etkileri olan antipsikotik ilaçların (risperidon dahil), priapizmi indüklediği bildirilmiştir. Pazarlama sonrası izlemde risperidonun aktif metaboliti olan paliperidon ile priapizm bildirilmiştir. Hastalar, priapizmin 3-4 saat içinde düzelmemesi durumunda acil tıbbi yardım almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Vücut sıcaklığının düzenlenmesi Vücudun vücut iç sıcaklığını düşürme yeteneğinin bozulması, antipsikotik ilaçlara bağlanmıştır. Aşırı egzersiz yapmak, aşırı sıcağa maruziyet, antikolinerjik aktivitesi olan ilaçların eş zamanlı uygulanması veya dehidratasyon bulunması gibi vücut iç sıcaklığında yükselmeye katkıda bulunabilecek koşulları olan hastalara reçete edilirken dikkatli olunması önerilir. Venöz tromboembolik olay Antipsikotik ilaçlarla venöz tromboembolik olaylar (VTE) bildirilmiştir. Antipsikotik ilaç tedavisi gören hastalarda çoğunlukla kazanılmış VTE risk faktörleri bulunduğu için, VTE için tüm olası risk faktörleri, ile tedaviden önce ve sonra tanımlanmalı ve koruyucu önlemler alınmalıdır. Antiemetik etki Paliperidon ile yapılan klinik öncesi çalışmalarda antiemetik etki gözlenmiştir. Bu etki, eğer insanlarda oluşursa, bağırsak tıkanması, Reye sendromu ve beyin tümörü gibi durumları veya belli ilaçların aşırı doz bulgu ve semptomlarını maskeleyebilir. Pediyatrik popülasyon sedatif etkisi, bu popülasyonda yakından izlenmelidir. uygulamasının saatinde yapılan değişiklik, sedasyonun hasta üzerindeki etkisini artırabilir. Adolesanlarda uzun süreli hiperprolaktineminin büyüme ve cinsel olgunlaşma üzerindeki etkileri nedeniyle, boy ve kilo ölçümü, cinsel olgunlaşma, menstrüel fonksiyonların izlenmesi ve diğer prolaktin ilişkili etkiler de dahil endokrinolojik durumun düzenli klinik değerlendirmesi düşünülmelidir. ile tedavi sırasında ekstrapiramidal belirtiler ve diğer hareket bozuklukları için düzenli muayene edilmelidir. Pediyatrik popülasyona özel pozoloji tavsiyeleri için.2. Intraoperative Floppy Iris Sendromu gibi alfa 1a-adrenerjik antagonist etkili ilaçlarla tedavi edilen hastalarda, katarakt ameliyatı sırasında Intraoperatif Floppy Iris Sendromu (IFIS) gözlenmiştir. IFIS operasyon sırasında ve sonrasında göz komplikasyonları riskini artırabilir. Göz cerrahları, ameliyat öncesinde hastanın alfa 1a-adrenerjik antagonist etkili ilaçları halen veya önceden kullanıp kullanmadığını bilmelidir. Katarakt cerrahisi öncesinde, alfa 1 adrenerjik blokör tedavisini durdurmanın potansiyel yararı incelenmemiştir ve antipsikotik tedaviyi durdurma riskiyle karşılaştırılarak değerlendirilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Klinik çalışmalarda en sık bildirilen advers ilaç reaksiyonları (AİR) baş ağrısı, insomnia, sedasyon/ somnolans, parkinsonizm, akatizi, taşikardi, distoni, tremor, üst solunum yolu enfeksiyonu, anksiyete, sersemlik hali, kilo artışı, bulantı, ajitasyon, kabızlık, kusma, yorgunluk, depresyon, dispepsi, diyare, ağız kuruluğu, diş ağrısı, kas iskelet sistemi ağrıları asteni, hipertansiyon, sırt ağrısı, elektrokardiyogramda QT uzaması ve öksürüktür. Dozla ilişkili AİR’ler baş ağrısı, sedasyon/ somnolans, parkinsonizm, akatizi, taşikardi, distoni, sersemlik hali, baş dönmesi, tremor, üst solunum yolu enfeksiyonu, dispepsi ve kas iskelet sistemi ağrıları’dır. Şizoafektif bozukluk çalışmalarında, antidepresanlar ve/veya duygudurum düzenleyiciler ile kombine olarak alan hastaların büyük bölümü monoterapisi alan hastalara oranla daha fazla AİR yaşamışlardır. Aşağıda verilen tüm AİR’ler klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası verilerde ile tedavi edilen hastalardan bildirilen reaksiyonlardır. Şu terimler ve sıklık dereceleri kullanılmıştır: Sistem Organ Sınıfı Advers İlaç Reaksiyonları Sıklık Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar bronşit, üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, idrar yolu enfeksiyonu, grip pnömoni, solunum sistemi enfeksiyonu, sistit, kulak enfeksiyonu, tonsillit onikomikoz, göz enfeksiyonu, selülit, akarodermatit Kan ve lenf sistemi hastalıkları beyaz kan hücresi sayısında azalma, trombositopeni, anemi, hematokrit azalması agranulasitozc, nötropeni, eozinofil sayısında artma Bağışıklık sistemi hastalıkları anafilaktik reaksiyon, hipersensitivite Endokrin hastalıklar hiperprolaktinemia uygunsuz antidiüretik hormon salgılamac, glikozüri Metabolizma ve beslenme hastalıkları kilo alımı, kilo kaybı, iştah artışı, iştah azalması, diyabetes mellitusd, hiperglisemi, bel çevresi kalınlaşması, anoreksi, hipertrigliseridemi su intoksikasyonu,diyabetik ketoasidozc, hipoglisemi, polidipsi, hiperkolesterolemi hiperinsülinemi Psikiyatrik hastalıklar insomnie mani, ajitasyon, depresyon, anksiyete kabus, konfüzyonal durum, libido azalması, anorgazmi, sinirlilik, uyku bozuklukları uyurgezerlik, katatoni, duygusal küntlükc Sinir sistemi hastalıkları baş ağrısı, parkinsonizmb, akatizib, somnolans/ sedasyon distonib, diskinezib, tremorb, sersemlik tardif diskinezi, senkop, konvülsiyone, disartri, psikomotor hiperaktivite, postural sersemlik, dikkat bozukluğu, disguzi, hipoestezi, parestezi nöroleptik malign sendrom, serebral iskemi, uyaranlara yanıt vermemec, bilinç kaybı, depresif bilinç durumuc, diyabetik komac, denge bozukluğu, anormal koordinasyon, baş titubasyonuc Göz hastalıkları bulanık görme fotofobi, konjunktivit, göz kuruluğu glokom, göz hareket bozukluğuc, göz kaymasıc, göz yaşarmasında artma, oküler hiperemi, İntraoperatif Floppy İris Sendromu (IFIS) Kulak ve iç kulak hastalıkları vertigo, kulak çınlaması, kulak ağrısı Kardiyak hastalıklar atrioventrik üler blok, iletim bozukluğu, taşikardi, bradikardi, elektrokardiyogramda QT uzaması sinüs aritmisi, normal olmayan elektrokardiyogram, palpitasyonlar atriyal fibrilasyon, postural ortostatik taşikardi sendromuc Vasküler hastalıklar ortostatik hipotansiyon, hipertansiyon hipotansiyon pulmoner emboli, venöz tromboz, iskemi, kızarma Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar öksürük, burun tıkanıklığı faringolarin geal ağrı dispne, hırıltılı solunum, burun kanaması uyku apnesi sendromu, hiperventilasyon, pnömoni aspirasyon, solunum sistemi tıkanıklığı, disfoni pulmoner konjesyon Gastrointestinal hastalıklar kusma, abdominal ağrı, abdominal rahatsızlık, diyare, bulantı, konstipasyon, diş ağrısı, dispepsi, ağız kuruluğu şişmiş dil, gastroenterit, disfaji, midede veya bağırsakta gaz birikimi pankreatitc, bağırsak tıkanıklığı, ileus, fekal enkontinans, fekalomc, dudak iltihabı (şilit) Hepato-biliyer hastalıklar transaminaz artışı gamaglutamiltransferaz artışı, hepatik enzim artışı sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları döküntü, kaşıntı ürtiker, alopesi, egzama, akne anjiyoödem, ilaç döküntüsüc, hiperkeratoz, kuru cilt, eritem, deride renk değişikliği, seboreik dermatit, kepek Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları sırt ağrısı, kas-iskelet ağrısı, artralji kan kreatin fosfokinaz düzeyinde artış, kas spazmları, eklem sertliği, eklem şişliği, kas rabdomiyolizc, duruş anormalliğic zayıflığı, boyun ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları idrar tutamama, pollaküri, idrar retansiyonu,dizüri Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıkları neonatal ilaç yoksunluk sendromu c Üreme sistemi ve meme hastalıkları amenore erektil disfonksiyon, boşalma bozukluğu, menstrüel bozukluke, galaktore, seksüel disfonksiyon, meme ağrısı, meme rahatsızlığı priapizmc, gecikmiş menstrüasyon, jinekomasti, meme dolgunluğu, meme akıntısı, meme büyümesic, vajinal akıntı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar asteni, yorgunluk, yüksek ateş yüzde ödem, ödeme, titreme, vücut sıcaklığında artış, anormal yürüme, susama, göğüs ağrısı, göğüs rahatsızlığı, halsizlik hipotermic, vücut sıcaklığında azalmac, endürasyonc, ilaç yoksunluk sendromuc Yaralanma ve zehirlenme düşme aAşağıdaki 'Hiperprolaktinemi' bölümüne bakınız. bAşağıdaki 'Ekstrapiramidal semptomlar' bölümüne bakınız. cINVEGA klinik çalışmalarda gözlenmeyen fakat paliperidon ile pazarlama sonrası deneyimde görülen. dPlasebo-kontrollü çalışmalarda, ile tedavi edilen kişilerde diyabet, plasebo grubunda %0 oran ile karşılaştırılırsa %0,05 oranında bildirilmiştir. Tüm klinik çalışmalardan elde edilen toplam insidans ile tedavi edilen kişilerde % 0,14 olmuştur. İnsomni şunları içerir: başlangıç insomni, orta insomni; Konvülziyon şunları içerir: grand mal konvülziyon; Ödem şunları içerir: genel ödem, periferal ödem, gode bırakan ödem; Menstrüel bozukluklar şunları içerir: düzensiz adet, oligomenore. Risperidon formülasyonları ile belirlenen istenmeyen etkiler Paliperidon risperidonun aktif metabolitidir; Bu nedenle bu bileşiklerin (oral ve enjektabl formülasyonların ikisi de dahil olmak üzere) advers etki profilleri birbiri ile ilişkilidir. Yukarıdaki advers etkilere ek olarak, aşağıdaki advers etkiler ile oluşması beklenen ve risperdon ürünlerinin kullanımı ile oluşan etkiler olarak not edilmiştir. Psikiyatrik bozukluklar: Uyku ile ilişkili yeme bozukluğu Sinir sistemi bozuklukları: Serebrovasküler hastalıklar Göz hastalıkları: Floppy iris sendromu (intraoperative) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Raller Deri ve deri altı doku bozuklukları: Stevens-Johnson sendromu / toksik epidermal nekroliz Bazı advers etkilerin açıklanması Ekstrapiramidal semptomlar (EPS) Şizofreni çalışmalarında, plasebo ve 3 ve 6 mg dozları arasında herhangi bir fark gözlenmemiştir. daha yüksek dozlarında (9 ve 12 mg) doz ile ilişki gözlenmiştir. EPS şizoafektif bozukluk çalışmalarında, dozla tam kesin bir ilişki olmaksızın bütün doz gruplarında plaseboya oranla daha yüksek görülmüştür. EPS, toplu analizin sonucunda aşağıdaki semptomları içerir. Bunlar, parkinsonizm (tükürük hipersekresyonu, kas-iskelet sertliği, parkinsonizm, salya artışı, dişliçark bulgusu, bradikinezi, hipokinezi, maske yüz, kas gerginliği, akinezi, ense sertliği, kas sertliği, parkinson yürüyüşü, anormal glabellar refleks, parkinsona özgü istirahat tremoru), akatizi (akatizi, huzursuzluk, hiperkinezi, ve huzursuz bacak sendromu), diskinezi (diskinezi, kas çekilmesi koreoatetoz, atetoz ve kas seğirmesi), distoni (distoni, hipertoni, tortikollis, istemsiz kas kasılmaları, kas kontraktürü, blefarospazm, okülojiri, dil felci, yüz spazmı, laringospazm, miyotoni, opistotonus, orofaringeal spazm, plörototonus, dil spazm ve trismus) ve tremordur. Semptomların, mutlak bir ekstrapiramidal kökene sahip olmayan daha geniş bir spektrumu olduğuna dikkat edilmelidir. Kilo alımı Şizofreni klinik çalışmalarında %7 ve üzerinde kilo alım kriterini karşılayan hastaların yüzdesi karşılaştırılmış ve kilo alım sıklığında plasebo ile karşılaştırıldığında 3 ve 6 mg için benzer bir sıklık 9 ve 12 mg için ise daha yüksek bir sıklık görülmüştür. Adolesan hastalar ile tedavi edilirken, kilo alımı, normal gelişimle beklenene karşı değerlendirilmelidir. Bu popülasyonda beklenen normal gelişimle birlikte açık etiketli çalışmada medyan maruz kalma süresi göz önünde bulundurulduğunda (182 gün), normatif verilere göre standartlaştırılmış puanların değerlendirmesi, kilo değişimlerinde klinik açıdan daha ilgili bir ölçüm verir. Kiloya yönelik standartlaştırılmış puanda açık etiketli başlangıç düzeyinden son noktaya ortalama değişiklik 0,1 olmuştur (medyan normatif verinin %4 üzeri). Normatif verilerin karşılaştırılmasına dayalı olarak, bu değişiklikler klinik açıdan anlamlı kabul edilmemiştir. Şizoafektif bozukluğu olan ve ile tedavi edilen yetişkin hastalarda (ve üzerinde kilo alımı, plasebo alan hastalar (%1) ile karşılaştırıldığında daha yüksek orandadır. Yüksek ve düşük doz grubunun incelendiği çalışmada, %7 ve üzerinde kilo alımı düşük doz grubunda (3-6 mg) %3, yüksek doz grubunda (9-12 mg) %7 ve plasebo grubunda %1’dir. Hiperprolaktinemi Şizofreni klinik çalışmalarında alan deneklerin % 67’sinde serum prolaktin düzeyinde artış gözlenmiştir. Prolaktin düzeylerinde artışı düşündürebilecek advers olaylar (örn.; amenore, galaktore, jinekomasti, menstrüal bozukluklar) genel olarak deneklerin %2’sinde bildirilmiştir. Serum prolaktin konsantrasyonlarında maksimum ortalama artış genellikle tedavinin 15. gününde gözlenmiş, fakat çalışma sonunda başlangıç düzeyinin üstünde kalmıştır. Yaşlılar Şizofreni hastalığı olan yaşlılarda yürütülen bir çalışmada, güvenlilik profili yaşlı olmayan hastalar ile benzerdir. Demansı olan yaşlı hastalarda çalışılmamıştır. Diğer bazı atipik antipsikotikler ile birlikte yürütülen klinik çalışmalarda, ölüm ve serebrovasküler olay riskinde artış bildirilmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.