INTELENCE 100 MG TABLET, 120 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Intelence 100 mg ne için kullanılır?
KT 1- INTELENCE'ın etkin maddesi olan etravirin, nükleozid olmayan ters transkriptaz inhibitörleri (NNRTI) adı verilen bir anti-HIV ilaç grubuna aittir.
- INTELENCE, insan immün (bağışıklık) yetmezlik virüsü (HIV) tarafından oluşmuş enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Etravirin, vücudunuzdaki HIV miktarını azaltarak etki eder. Bu durum sizin bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve HIV enfeksiyonuna bağlı hastalık geliştirme riskinizi azaltır.
- INTELENCE, diğer anti-HIV ilaçlar ile birlikte, daha önce başka HIV ilaçları kullanmış olan yetişkinlerin tedavisi için kullanılmaktadır.
Doktorunuz hangi ilaç kombinasyonunun sizin için en uygunu olduğunu sizinle konuşacaktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etravirin veya içerdiği maddelerden herhangi birine (Bölüm 6'da listelenmiştir) karşı aşırı duyarlılığınız (alerji) var ise.
- Elbasvir/grazoprevir (hepatit C enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılan bir ilaç) alıyorsanız INTELENCE'ı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntiretroviral tedavi ile etkili viral baskılamanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olsa da, artık bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için, önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır. ideal olarak hastayı enfekte eden virüse etki gösteren başka antiretroviral ilaçlarla kombine edilmelidir. V90I, A98G, L100I, K101E/P, V106I, V179D/F, Y181C/I/V ve G190A/S mutasyonlarından 3 ya da daha fazlasını bulunduran viral suşların enfekte ettiği hastalarda etravirine karşı azalmış bir virolojik yanıt gözlenmiştir. Belirli mutasyonların veya mutasyonel örüntülerin (patern) önemine ilişkin çıkarımlar ek veri elde edildiğinde değişebileceğinden, direnç testi sonuçlarının analizi için mutlaka güncel yorumlama sistemlerine başvurulması önerilir. Etravirinin raltegravir veya maravirok ile kombine kullanımına ilişkin olarak ilaç-ilaç etkileşim verileri dışında başka veri bulunmamaktadır. Şiddetli deri ve aşırı duyarlılık reaksiyonları: Etravirin ile şiddetli, potansiyel olarak hayatı tehdit edici, ölümcül deri reaksiyonları bildirilmiştir; klinik çalışmalarda Stevens-Johnson Sendromu ve eritema multiforme seyrek olarak (< %0.1) bildirilmiştir. Şiddetli deri reaksiyonları gelişmesi durumunda hemen kesilmelidir. Klinik veriler sınırlıdır ve NNRTI kullanımıyla ilişkili deri reaksiyonu öyküsü bulunan hastalarda deri reaksiyonlarının riskinde bir artış olabileceği göz ardı edilemez. Bu tür hastalarda, özellikle şiddetli deri reaksiyonu öyküsü olan hastalarda dikkat edilmelidir. Etravirin kullanımıyla, DRESS (eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaca bağlı deri döküntüsü) ve TEN (toksik epidermal nekroliz) de dahil olmak üzere, bazen ölümcül olabilen şiddetli aşırı duyarlılık sendromu vakaları bildirilmiştir. DRESS sendromu döküntü, ateş, eozinofili ve sistemik tutulum (buna şiddetli döküntü veya ateşin eşlik ettiği döküntü, genel kırıklık hali, halsizlik, kas veya eklem ağrıları, içi su dolu deri kabarcıkları, oral lezyonlar, konjunktivit, hepatit ve eozinofili dahil olup bunlarla sınırlı değildir) ile karakterizedir. Semptomların ortaya çıkma süresi genellikle 3-6 hafta civarındadır ve vakaların çoğunda ilacın kesilmesi ve kortikosteroid tedavisine başlanması ile birlikte iyileşme görülür. Hastalar, şiddetli döküntü veya aşırı duyarlılık reaksiyonlarının görülmesi durumunda tıbbi tavsiye almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Tedavi görürken aşırı duyarlılık tanısı alan hastalarda derhal kesilmelidir. Şiddetli döküntü başladıktan sonra tedavisinin kesilmesinin geciktirilmesi yaşamı tehdit edici boyutta bir reaksiyonla sonuçlanabilir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları nedeniyle tedavisi durdurulan hastalarda, yeniden tedavisine başlanmamalıdır. Döküntü: Etravirin tedavisi ile döküntü gelişebildiği bildirilmiştir. Döküntüler sıklıkla hafif ile orta şiddette ve tedavinin ikinci haftasında ortaya çıkmıştır; 4. haftadan sonra ise seyrektir. Döküntü çoğunlukla kendini sınırlayıcı özelliktedir ve genel olarak tedaviye devam edildiğinde 1-2 hafta içinde kaybolur. kadınlara reçete edilirken, hekimler döküntü insidansının kadın hastalarda daha yüksek olduğunu unutmamalıdır. Yaşlılar: Geriyatrik hastalardaki deneyim sınırlıdır: Faz III çalışmalarda, 65 yaş ve üzerinde 6 hasta ve 56-64 yaşlarında 53 hasta etravirin kullanmıştır. 55 yaş üzeri hastalarda advers olayların tipi ve insidansı, daha genç hastalarda görülenler ile benzerdir. Hamilelik: Hamilelik süresince artmış etravirin maruziyeti nedeniyle, beraberinde bir ilaç kullanması gereken veya etravirin maruziyetini daha da arttırabilecek eşzamanlı hastalığı olan hamile hastalarda dikkat edilmelidir. Eşlik eden hastalığı bulunan hastalar: Karaciğer yetmezliği: Etravirin primer olarak karaciğerde metabolize ve elimine edilir; plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanır. Serbest ilaç maruziyetine bağlı etkiler olabilir (bu konuda çalışma yapılmamıştır) ve bu yüzden orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. farmakokinetik özellikleri şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh skoru C) olan hastalarda araştırılmadığından, bu hasta grubunda kullanılması önerilmez. Aynı zamanda HBV (hepatit B virüsü) veya HCV (hepatit C virüsü) ile enfekte olan hastalar: Mevcut veriler kısıtlı olduğundan, aynı zamanda hepatit B veya C virüsü ile enfekte olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Karaciğer enzimlerinde artış olasılığı riski göz ardı edilemez. Yağların redistrubisyonu (Yağların yeniden dağılımı): Antiretroviral kombinasyon tedavisi (KART), HIV enfeksiyonlu hastalarda vücut yağ dağılımında değişim (lipodistrofi) ile ilişkili bulunmuştur. Bu olayların uzun dönemli sonuçları henüz bilinmemektedir. Mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Viseral lipomatöz ile proteaz inhibitörleri (PI’lar) ve lipoatrofi ile nükleozid revers transkriptaz inhibitörleri (NRTI’lar) arasında bir bağlantı olduğu öne sürülmüştür. Daha yüksek lipodistrofi riski, ileri yaş gibi bireysel faktörler ve daha uzun süreli antiretroviral tedavi ve bununla ilişkili metabolik bozukluklar gibi ilaç ile ilişkili faktörler ile bağlantılı bulunmuştur. Bu nedenle, klinik muayenenin yağların yeniden dağılımına ilişkin fiziksel bulguların değerlendirilmesini de içermesi gerekmektedir. Kilo ve metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi süresi boyunca kilo artışı, kan lipid seviyelerinde ve glukozda artış meydana gelebilir. Bu değişiklikler hastalık kontrolünün ve yaşam tarzının bir parçası olabilir. Kilo alımı için tedavi ile ilişkilendirilecek güçlü herhangi bir kanıt bulunmaz iken, lipidler için bazı vakalarda tedavi etkisine dair kanıtlar vardır. Kan lipidleri ve glukoz görüntülemesi için HIV tedavi kılavuzları referans alınır. Lipid bozuklukları klinik olarak uygun tedavi edilmelidir. İmmün yeniden yapılanma sendromu: KART başlandığında, şiddetli immün yetmezliği olan HIV enfeksiyonlu hastalarda, asemptomatik ya da rezidüel fırsatçı patojenlere karşı enflamatuvar bir reaksiyon ortaya çıkabilir ve ciddi klinik durumlara veya semptomların ağırlaşmasına yol açabilir. Bu gibi reaksiyonlar tipik olarak, antiretroviral kombinasyon tedavisinin ilk haftalarında ya da aylarında gözlenmiştir. Konuya ilişkin örnekler sitomegalovirüs retiniti, yaygınlaşmış ve/veya fokal mikobakteriyel enfeksiyonlar ve Pneumocystis jiroveci pnömonisidir. Enflamatuvar semptomlar değerlendirilmeli ve gerekli olduğunda tedavi başlatılmalıdır. İmmün reaktivasyon söz konusu olduğunda otoimmün hastalıkların (Graves hastalığı ve otoimmün hepatit gibi) da görüldüğü bildirilmiştir; ancak, bu tür hastalıkların başlama zamanı değişkendir ve bu olaylar tedaviye başlandıktan aylar sonra görülebilmektedir. Osteonekroz: Etiyolojisi birden çok faktöre (kortikosteroid kullanımı, alkol tüketimi, şiddetli immün supresyon, yüksek vücut kitle indeksi dahil) bağlı kabul edilse de, özellikle ilerlemiş HIV hastalığı ve/veya uzun süreli KART’a maruz kalan hastalarda osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Hastalara eklem ağrısı, eklem sertliği veya hareket güçlüğü yaşamaları halinde tıbbi yardım almaları önerilmelidir. İlaçlarla etkileşim: Etravirine virolojik yanıtı önemli ölçüde bozabilecek belirgin bir farmakokinetik etkileşim (etravirinin EAA değerlerinde %76 azalma) nedeniyle, etravirinin tipranavir veya ritonavir ile kombine edilmesi önerilmez. Etravirinin, simeprevir, daklatasvir, atazanavir/kobisistat ya da darunavir/kobisistat ile kombinasyonu önerilmez. İlaçlarla etkileşim hakkında daha fazla bilgi için bakınız. Laktoz intoleransı ve laktaz yetmezliği: Her tablet 160 mg laktoz monohidrat içermektedir. Galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyonu gibi ender kalıtsal problemleri olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, INTELLENCE'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
HIV tedavisi süresince kiloda ve yağ ve glukoz seviyelerinde bir artış olabilir. Bu kısmen düzeltilmiş sağlık ve hayat tarzı, kan yağları durumunda bazen HIV ilaçlarının kendileri ile ilişkilidir. Doktorunuz bu değişiklikler için test yapacaktır.
Aşağıdakilerden biri olursa, INTELENCE'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Özellikle ağız ya da gözler çevresinde kabarcık ve soyulmalarla birlikte görülen şiddetli cilt döküntüsü ya da aşırı duyarlılık reaksiyonu (döküntü ve ateşi de içeren, fakat aynı zamanda yüzde, dilde ya da boğazda şişlik, nefes alma veya yutma güçlüğüne neden olan alerjik reaksiyon). Bu belirtiler potansiyel olarak hayatı tehdit edici nitelikte olabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin INTELENCE'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdaheleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıda verilen yan etkilerin sıklıkları şu şekildedir:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok yaygın:
- Deri döküntüsü. Döküntü genellikle hafif ve orta derecededir. Nadir olarak hayatı tehdit edecek derecede çok ciddi döküntü bildirilmiştir. Bu nedenle, döküntü olması durumunda doktorunuzu hemen bilgilendirmeniz önemlidir. Doktorunuz belirtiler ile nasıl baş edeceğinizi ve INTELENCE'ı kullanmayı bırakmanız gerekip gerekmediğini size söyleyecektir.
- Baş ağrısı
- Diyare, bulantı
Yaygın:
- Alerjik reaksiyonlar (aşırı duyarlılık)
- Diyabet, iştahta azalma
- Endişe (anksiyete), uyuklama, uykusuzluk, uyku bozuklukları
- El ve ayaklarda karıncalanma hissi ya da ağrı, ciltte hassasiyet kaybı, hafıza kaybı, yorgunluk
- Bulanık görme
- Böbrek yetmezliği, kan basıncında yükselme (hipertansiyon), kalp krizi, egzersiz sırasında nefes darlığı
- Kusma, reflü, karın ağrısı, karın şişliği, mide iltihabı, mide gazı, kabızlık, ağız iltihabı, ağız kuruluğu
- Gece terlemeleri, kaşıntı, cilt kuruluğu
- Bazı kan hücresi veya kimyası değerlerinde değişiklikler. Bunlar, kan ve/veya idrar testlerinin sonuçlarında görülebilir. Doktorunuz bunları size açıklayacaktır. Örnek: kırmızı kan hücresi düşüklüğü.
Yaygın olmayan:
- Beyaz kan hücreleri sayısında azalma
- Enfeksiyon belirtileri (örneğin lenf düğümlerinin büyümesi ve ateş)
- Anormal rüyalar, kafa karışıklığı, yönelim bozukluğu, sinirlilik, kabuslar
- Sersemlik, titreme, bayılma, nöbetler, dikkat bozukluğu
- Baş dönmesi, halsizlik;
- Göğüs ağrısı (anjina), kalp ritminin düzensizleşmesi.
- Soluk alıp vermede zorluk (nefes darlığı)
- Öğürme, pankreasın iltihaplanması, kan kusma
- Karaciğerlerde iltihaplanma (hepatit), karaciğerde büyüme gibi karaciğerle ilgili sorunlar
- Aşırı terleme, yüz ve/veya boğazda şişme
- Erkeklerde memelerde şişme
Seyrek:
- Felç (inme)
- özellikle ağız ya da gözler çevresinde kabarcık ve soyulmalarla birlikte görülen şiddetli cilt döküntüsü; bu, çocuk ve ergen hastalarda yetişkinlere göre daha sık meydana gelebilir.
Çok seyrek:
- Ateş ve karaciğer iltihabı (hepatit) gibi organ tutulumunun eşlik ettiği döküntülerle karakterize ağır aşırı duyarlılık tepkileri.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu ya da eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamile iseniz hemen doktorunuza söyleyiniz. Hamile kadınlar, doktorları özel olarak istemediği sürece INTELENCE kullanmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirilen bebeklerde hem HIV bulaşma potansiyeli hem de yan etki potansiyeli nedeniyle, kadınlara INTELENCE alıyorlarsa emzirmemeleri gerektiği söylenmelidir.
HIV enfeksiyonu anne sütü ile bebeğe geçme ihtimali bulunduğundan, HIV ile yaşayan kadınlar HIV'in bulaşmasını önlemek için bebeklerini emzirmemelidir. Eğer emziriyor ya da emzirmeyi planlıyorsanız, en yakın zamanda doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerINTELENCE laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
INTELENCE sodyum içermektedir.
Bu ilaç tablet başına 1 mmol'den az sodyum (23 mg) içerir, yani 'sodyum içermez' kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDiğer antiretroviral ilaçlar ile kombinasyon şeklinde, non-nükleozid revers transkriptaz inhibitörü (NNRTI) direnci olanlar dahil, antiretroviral tedavi görmüş erişkin hastalarda, insan immün yetmezlik virüsü tip 1 (HIV-1) enfeksiyonu tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtravirin ya da listelenen yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Elbasvir/grazoprevir ile birlikte kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntiretroviral tedavi ile etkili viral baskılamanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olsa da, artık bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için, önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır. ideal olarak hastayı enfekte eden virüse etki gösteren başka antiretroviral ilaçlarla kombine edilmelidir. V90I, A98G, L100I, K101E/P, V106I, V179D/F, Y181C/I/V ve G190A/S mutasyonlarından 3 ya da daha fazlasını bulunduran viral suşların enfekte ettiği hastalarda etravirine karşı azalmış bir virolojik yanıt gözlenmiştir. Belirli mutasyonların veya mutasyonel örüntülerin (patern) önemine ilişkin çıkarımlar ek veri elde edildiğinde değişebileceğinden, direnç testi sonuçlarının analizi için mutlaka güncel yorumlama sistemlerine başvurulması önerilir. Etravirinin raltegravir veya maravirok ile kombine kullanımına ilişkin olarak ilaç-ilaç etkileşim verileri dışında başka veri bulunmamaktadır. Şiddetli deri ve aşırı duyarlılık reaksiyonları: Etravirin ile şiddetli, potansiyel olarak hayatı tehdit edici, ölümcül deri reaksiyonları bildirilmiştir; klinik çalışmalarda Stevens-Johnson Sendromu ve eritema multiforme seyrek olarak (< %0.1) bildirilmiştir. Şiddetli deri reaksiyonları gelişmesi durumunda hemen kesilmelidir. Klinik veriler sınırlıdır ve NNRTI kullanımıyla ilişkili deri reaksiyonu öyküsü bulunan hastalarda deri reaksiyonlarının riskinde bir artış olabileceği göz ardı edilemez. Bu tür hastalarda, özellikle şiddetli deri reaksiyonu öyküsü olan hastalarda dikkat edilmelidir. Etravirin kullanımıyla, DRESS (eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaca bağlı deri döküntüsü) ve TEN (toksik epidermal nekroliz) de dahil olmak üzere, bazen ölümcül olabilen şiddetli aşırı duyarlılık sendromu vakaları bildirilmiştir. DRESS sendromu döküntü, ateş, eozinofili ve sistemik tutulum (buna şiddetli döküntü veya ateşin eşlik ettiği döküntü, genel kırıklık hali, halsizlik, kas veya eklem ağrıları, içi su dolu deri kabarcıkları, oral lezyonlar, konjunktivit, hepatit ve eozinofili dahil olup bunlarla sınırlı değildir) ile karakterizedir. Semptomların ortaya çıkma süresi genellikle 3-6 hafta civarındadır ve vakaların çoğunda ilacın kesilmesi ve kortikosteroid tedavisine başlanması ile birlikte iyileşme görülür. Hastalar, şiddetli döküntü veya aşırı duyarlılık reaksiyonlarının görülmesi durumunda tıbbi tavsiye almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Tedavi görürken aşırı duyarlılık tanısı alan hastalarda derhal kesilmelidir. Şiddetli döküntü başladıktan sonra tedavisinin kesilmesinin geciktirilmesi yaşamı tehdit edici boyutta bir reaksiyonla sonuçlanabilir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları nedeniyle tedavisi durdurulan hastalarda, yeniden tedavisine başlanmamalıdır. Döküntü: Etravirin tedavisi ile döküntü gelişebildiği bildirilmiştir. Döküntüler sıklıkla hafif ile orta şiddette ve tedavinin ikinci haftasında ortaya çıkmıştır; 4. haftadan sonra ise seyrektir. Döküntü çoğunlukla kendini sınırlayıcı özelliktedir ve genel olarak tedaviye devam edildiğinde 1-2 hafta içinde kaybolur. kadınlara reçete edilirken, hekimler döküntü insidansının kadın hastalarda daha yüksek olduğunu unutmamalıdır. Yaşlılar: Geriyatrik hastalardaki deneyim sınırlıdır: Faz III çalışmalarda, 65 yaş ve üzerinde 6 hasta ve 56-64 yaşlarında 53 hasta etravirin kullanmıştır. 55 yaş üzeri hastalarda advers olayların tipi ve insidansı, daha genç hastalarda görülenler ile benzerdir. Hamilelik: Hamilelik süresince artmış etravirin maruziyeti nedeniyle, beraberinde bir ilaç kullanması gereken veya etravirin maruziyetini daha da arttırabilecek eşzamanlı hastalığı olan hamile hastalarda dikkat edilmelidir. Eşlik eden hastalığı bulunan hastalar: Karaciğer yetmezliği: Etravirin primer olarak karaciğerde metabolize ve elimine edilir; plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanır. Serbest ilaç maruziyetine bağlı etkiler olabilir (bu konuda çalışma yapılmamıştır) ve bu yüzden orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. farmakokinetik özellikleri şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh skoru C) olan hastalarda araştırılmadığından, bu hasta grubunda kullanılması önerilmez. Aynı zamanda HBV (hepatit B virüsü) veya HCV (hepatit C virüsü) ile enfekte olan hastalar: Mevcut veriler kısıtlı olduğundan, aynı zamanda hepatit B veya C virüsü ile enfekte olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Karaciğer enzimlerinde artış olasılığı riski göz ardı edilemez. Yağların redistrubisyonu (Yağların yeniden dağılımı): Antiretroviral kombinasyon tedavisi (KART), HIV enfeksiyonlu hastalarda vücut yağ dağılımında değişim (lipodistrofi) ile ilişkili bulunmuştur. Bu olayların uzun dönemli sonuçları henüz bilinmemektedir. Mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Viseral lipomatöz ile proteaz inhibitörleri (PI’lar) ve lipoatrofi ile nükleozid revers transkriptaz inhibitörleri (NRTI’lar) arasında bir bağlantı olduğu öne sürülmüştür. Daha yüksek lipodistrofi riski, ileri yaş gibi bireysel faktörler ve daha uzun süreli antiretroviral tedavi ve bununla ilişkili metabolik bozukluklar gibi ilaç ile ilişkili faktörler ile bağlantılı bulunmuştur. Bu nedenle, klinik muayenenin yağların yeniden dağılımına ilişkin fiziksel bulguların değerlendirilmesini de içermesi gerekmektedir. Kilo ve metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi süresi boyunca kilo artışı, kan lipid seviyelerinde ve glukozda artış meydana gelebilir. Bu değişiklikler hastalık kontrolünün ve yaşam tarzının bir parçası olabilir. Kilo alımı için tedavi ile ilişkilendirilecek güçlü herhangi bir kanıt bulunmaz iken, lipidler için bazı vakalarda tedavi etkisine dair kanıtlar vardır. Kan lipidleri ve glukoz görüntülemesi için HIV tedavi kılavuzları referans alınır. Lipid bozuklukları klinik olarak uygun tedavi edilmelidir. İmmün yeniden yapılanma sendromu: KART başlandığında, şiddetli immün yetmezliği olan HIV enfeksiyonlu hastalarda, asemptomatik ya da rezidüel fırsatçı patojenlere karşı enflamatuvar bir reaksiyon ortaya çıkabilir ve ciddi klinik durumlara veya semptomların ağırlaşmasına yol açabilir. Bu gibi reaksiyonlar tipik olarak, antiretroviral kombinasyon tedavisinin ilk haftalarında ya da aylarında gözlenmiştir. Konuya ilişkin örnekler sitomegalovirüs retiniti, yaygınlaşmış ve/veya fokal mikobakteriyel enfeksiyonlar ve Pneumocystis jiroveci pnömonisidir. Enflamatuvar semptomlar değerlendirilmeli ve gerekli olduğunda tedavi başlatılmalıdır. İmmün reaktivasyon söz konusu olduğunda otoimmün hastalıkların (Graves hastalığı ve otoimmün hepatit gibi) da görüldüğü bildirilmiştir; ancak, bu tür hastalıkların başlama zamanı değişkendir ve bu olaylar tedaviye başlandıktan aylar sonra görülebilmektedir. Osteonekroz: Etiyolojisi birden çok faktöre (kortikosteroid kullanımı, alkol tüketimi, şiddetli immün supresyon, yüksek vücut kitle indeksi dahil) bağlı kabul edilse de, özellikle ilerlemiş HIV hastalığı ve/veya uzun süreli KART’a maruz kalan hastalarda osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Hastalara eklem ağrısı, eklem sertliği veya hareket güçlüğü yaşamaları halinde tıbbi yardım almaları önerilmelidir. İlaçlarla etkileşim: Etravirine virolojik yanıtı önemli ölçüde bozabilecek belirgin bir farmakokinetik etkileşim (etravirinin EAA değerlerinde %76 azalma) nedeniyle, etravirinin tipranavir veya ritonavir ile kombine edilmesi önerilmez. Etravirinin, simeprevir, daklatasvir, atazanavir/kobisistat ya da darunavir/kobisistat ile kombinasyonu önerilmez. İlaçlarla etkileşim hakkında daha fazla bilgi için bakınız. Laktoz intoleransı ve laktaz yetmezliği: Her tablet 160 mg laktoz monohidrat içermektedir. Galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyonu gibi ender kalıtsal problemleri olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEtravirin için tüm şiddetlerde bildirilen en yaygın (insidans ≥ %10) advers reaksiyonlar döküntü, diyare, bulantı ve baş ağrısıdır. Faz III çalışmalarda, herhangi bir advers reaksiyon nedeniyle tedaviyi sonlandırma oranları etravirin alan hastalarda %7,2 olmuştur. Tedavinin sonlandırılmasına yol açan en yaygın advers reaksiyon döküntüdür. Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Etravirin ile tedavi edilen hastalarda rapor edilen advers reaksiyonlar Tablo 2’de özetlenmektedir. Her sıklık grubu içerisinde, advers reaksiyonlar azalan ciddiyet derecelerine göre verilmektedir. Sıklıklar aşağıdaki gibi tanımlanmıştır: ve ve. Tablo 2: Klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası deneyimlerde etravirin ile gözlenen advers reaksiyonlar Sistem Organ Sınıfı (SOC) Sıklık kategorisi Advers Reaksiyon Kan ve lenf sistemi hastalıkları yaygın trombositopeni, anemi, nötrofil sayısında azalma yaygın olmayan beyaz kan hücresi sayısında azalma Bağışıklık sistemi hastalıkları yaygın ilaç aşırı duyarlılığı yaygın olmayan immün rekonstitüsyon sendromu Metabolizma ve beslenme hastalıkları yaygın diyabet, hiperglisemi, hiperkolesterolemi, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) düzeyinde artış, hipertrigliseridemi, hiperlipidemi, dislipidemi, anoreksi Psikiyatrik hastalıkları yaygın anksiyete, uykusuzluk, uyku bozuklukları yaygın olmayan bilinç bulanıklığı, oryantasyon bozukluğu, kabuslar, sinirlilik, anormal rüyalar Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın baş ağrısı yaygın periferik nöropati, parestezi, hipoestezi, amnezi, somnolans yaygın olmayan konvülsiyon, senkop, titreme, hipersomni, dikkat bozukluğu Göz hastalıkları yaygın bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları yaygın olmayan Vertigo Kardiyak hastalıkları yaygın miyokard enfarktüsü yaygın olmayan atriyal fibrilasyon, angina pektoris Vasküler hastalıkları yaygın hipertansiyon Seyrek hemorajik inmea Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları yaygın efor dispnesi yaygın olmayan bronkospazm Gastrointestinal hastalıkları çok yaygın diyare, bulantı yaygın gastroözofageal reflü hastalığı, kusma, karın ağrısı, karın şişliği, flatulans, gastrit, konstipasyon, ağız kuruluğu, stomatit, lipaz düzeyinde artış, kandaki amilaz düzeyinde artış yaygın olmayan pankreatit, hematemez, öğürme Hepato-bilier hastalıklar yaygın alanin aminotransferaz (ALT) düzeyinde artış, aspartat aminotransferaz (AST) düzeyinde artış yaygın olmayan hepatit, hepatik steatoz, sitolitik hepatit, hepatomegali Deri ve deri altı doku hastalıkları çok yaygın Döküntü yaygın gece terlemeleri, cilt kuruluğu, prurigo yaygın olmayan anjiyonörotik ödema, yüz şişliği, hiperhidroz seyrek Stevens-Johnson Sendromua, eritema multiformea çok seyrek toksik epidermal nekroliza, DRESSb Böbrek ve idrar yolu hastalıkları yaygın böbrek yetmezliği, kandaki kreatinin düzeyinde artış Üreme sistemi ve meme hastalıkları yaygın olmayan jinekomasti Genel hastalıklar yaygın yorgunluk yaygın olmayan halsizlik a Bu advers reaksiyonlar, DUET-1 ve DUET-2 dışındaki klinik çalışmalarda gözlenmiştir. b Bu advers reaksiyonlar, etravirin ile pazarlama sonrası deneyimlerde tespit edilmiştir. Bazı advers ilaç reaksiyonlarının tanımı Döküntü Döküntü çoğunlukla hafif ile orta derecede, genel olarak maküler ile makülopapüler ya da eritematöz idi, çoğunlukla tedavinin ikinci haftasında ortaya çıktı ve 4. haftadan sonra seyrekleşti. Döküntü çoğunlukla kendini sınırlayıcı nitelikteydi ve genel olarak tedavinin devamıyla 1-2 hafta içinde ortadan kayboldu. DUET çalışmalarında kolundaki kadınlarda döküntü insidansı erkeklere kıyasla daha yüksekti (derece 2 döküntü sıklığı kadınlarda olarak bildirilmişken, bu sıklık erkeklerde olarak bildirilmişti; döküntüye bağlı tedaviyi sonlandırma sıklığı kadınlarda olarak bildirilmişken, bu oran erkeklerde idi). Döküntüye bağlı tedavi sonlandırmalarında ya da döküntü şiddetinde cinsiyet farkı bulunmamıştır. Klinik veriler kısıtlıdır ve NNRTI ile ilişkili döküntü öyküsü olan hastalarda kutanöz reaksiyonların riskinde bir artış riski göz ardı edilemez. Lipodistrofi: HIV enfeksiyonlu hastalarda antiretroviral kombinasyon tedavisi, periferik ve fasiyal subkutan yağ kaybı, karın içi ve visseral yağ artışı, meme hipertrofisi ve dorsoservikal yağ (buffalo hörgücü) birikimi de dahil olmak üzere vücuttaki yağ dağılımının değişmesi (lipodistrofi) ile ilişkili bulunmuştur. Metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi boyunca kilo ve kan lipid seviyeleri ve glukoz artabilir. İmmün Yeniden Yapılanma Sendromu: KART başlatıldığı sırada şiddetli immün yetmezliği olan HIV enfeksiyonlu hastalarda, asemptomatik ya da rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı bir enflamatuar reaksiyon ortaya çıkabilir (immün rekonstitüsyon sendromu). Otoimmün hastalıkların (Graves hastalığı ve otoimmün hepatit gibi) görülebileceği de bildirilmiştir; ancak, bu tür hastalıkların başlama zamanı değişkendir ve tedaviye başlandıktan aylar sonra ortaya çıkabilmektedir. Osteonekroz: Özellikle, genel olarak bilinen risk faktörlerine sahip olan, ilerlemiş HIV hastalığı bulunan veya uzun süreli KART alan hastalarda osteonekroz vakaları bildirilmiştir. Sıklığı bilinmemektedir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon (6 ile <18 yaş arası): Klinik çalışmalarda, pediatrik hastalarda gözlenen advers reaksiyonların sıklığı, tipi ve şiddeti, yetişkinlerde gözlenenler ile benzerlik göstermiştir. Döküntü, kadın hastalarda erkek hastalara kıyasla daha sık bildirilmiştir (≥ grad 2 döküntü, 64 kadının 13’ünde ve 37 erkeğin 2’sinde bildirilmiştir; döküntü nedeniyle tedavinin sonlandırılması 64 kadının 4’ünde bildirilirken, 37 erkeğin hiçbirinde bildirilmemiştir). Çoğu kez döküntü hafif ila orta şiddetli ve maküler/papüler tipte olmuş ve tedavinin ikinci haftasında meydana gelmiştir. Döküntü çoğu zaman kendi kendini sınırlayıcı olup genellikle tedaviye devam edilerek 1 hafta içinde düzelmiştir. Başka antiretroviraller ile birlikte etravirin alan HIV-1 enfeksiyonlu çocuklar ve adolesanlarda etravirinin uzun dönemli güvenlilik profilini doğrulamayı amaçlayan pazarlama sonrası retrospektif bir kohort çalışmasında (N = 182), Stevens-Johnson Sendromu klinik çalışmalarda yetişkin hastalarda bildirilmiş olan insidansa göre daha yüksek bir insidansla (%1) bildirilmiştir. Diğer Özel Popülasyonlar: Hepatit B ve/veya hepatit C virüsü ile ko-enfekte olan hastalar DUET-1 ve DUET-2’nin birleştirilmiş analizinde ile tedavi edilen ko-enfekte hastalarda karaciğer ile ilgili olay insidansı, plasebo verilen ko-enfekte hastalardakinden yüksek olma eğilimindeydi. bu hasta grubunda dikkatle kullanılmalıdır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.