ICLUSIG 30 MG FILM KAPLI TABLET (30 ADET)
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Iclusig 30 mg ne için kullanılır?
KT 1- ICLUSIG, diğer ilaçlarla tedaviden artık fayda görmeyen veya T315I mutasyonu olarak bilinen belirli bir genetik farklılığa sahip olan aşağıdaki lösemi tipleri bulunan yetişkinleri tedavi etmek için kullanılır:
- kronik miyeloid lösemi (KML); kanda ve kemik iliğinde (kan hücrelerinin oluştuğu yer) çok fazla anormal akyuvar hücresinin söz konusu olduğu kan kanseri
- Philadelphia kromozom pozitif akut lenfoblastik lösemi (Ph+ ALL): kanda ve kan oluşturan kemik iliğinde çok fazla olgunlaşmamış akyuvar hücresinin söz konusu olduğu bir lösemi türü. Bu tür lösemide, DNA'nın bir kısmı (genetik materyal), Philadelphia kromozomu olan anormal bir kromozom oluşturmak üzere yeniden düzenlenir.
- ICLUSIG, tirozin kinaz inhibitörleri adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. KML ve Ph+ ALL hastalarında DNA'daki değişiklikler vücuda anormal akyuvar hücreleri üretmesini söyleyen bir sinyali tetikler. ICLUSIG bu sinyali bloke ederek bu hücrelerin üretimini durdurur.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Ponatinibe veya bu ilacın diğer bileşenlerine karşı alerjiniz varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEğer aşağıdaki koşullardan biri sizde mevcutsa, ICLUSIG'i almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız:
- Bir karaciğer veya pankreas bozukluğu ya da azalan böbrek fonksiyonunuz varsa doktorunuz ek önlemler almak isteyebilir.
- Alkol bağımlılığı öyküsü,
- Daha önce geçirilen bir kalp krizi veya inme öyküsü
- Kan damarlarında kan pıhtısı öyküsü
- Renal arter stenoz (böbreklerin biri ya da her ikisine giden kan damarlarında daralma) öyküsü
- Kalp yetmezliği, düzensiz kalp atışları ve QT uzaması dahil olmak üzere kalp sorunları
- Yüksek kan basıncı
- Bir anevrizma (bir kan damarı duvarının genişlemesi ve zayıflaması) veya bir kan damarı duvarında yırtık
- Kanama sorunları öyküsü
- Daha önceki geçirdiğiniz veya o anda geçirmekte olduğunuz Hepatit B enfeksiyonunuz varsa. Bunun nedeni ICLUSIG'in bazı vakalarda ölümcül olabilecek Hepatit B'nin tekrar aktif hale gelmesine neden olabilmesidir. Tedavi başlatılmadan önce hastalar doktorları tarafından bu enfeksiyonun belirtileri açısından dikkatli şekilde kontrol edilmelidir.
Tedavi süreniz boyunca doktorunuz tarafından aşağıdakiler gerçekleştirilecektir:
- Kalp fonksiyonunuz ile arterler ve damarlarınızın durumunun değerlendirilmesi
- Tam kan sayımı
Bu, tedavinin başlamasından sonraki ilk 3 ay boyunca her 2 haftada bir tekrarlanacaktır.
Daha sonra ise ayda bir kez ya da doktorunuz gerekli gördüğünde gerçekleştirilir.
- Lipaz olarak bilinen serum proteini kontrolleri
Lipaz adı verilen bir serum proteini, ilk 2 ay boyunca 2 haftada bir, ardından periyodik olarak kontrol edilecektir. Lipaz arttığında tedaviye ara verilmesi veya dozun azaltılması gerekebilir.
- Karaciğer testleri
Karaciğer fonksiyon testleri doktorunuzun gerekli gördüğü şekilde periyodik olarak yapılacaktır.
Ponatinib ile tedavi edilen hastalarda posterior reversibl ensefalopati sendromu (PRES) adı verilen bir beyin hastalığı bildirilmiştir. Belirtiler arasında ani başlayan şiddetli baş ağrısı, kafa karışıklığı, nöbetler ve görme değişiklikleri bulunabilir. Ponatinib tedaviniz sırasında bu belirtilerden herhangi birini yaşarsanız derhal doktorunuza söyleyin çünkü bu ciddi bir durum olabilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ICLUSIG'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla kişide görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla kişide görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla kişide görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az kişide görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, ICLUSIG'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Akciğer enfeksiyonu (solunum güçlüğüne neden olabilir)
- Pankreas enflamasyonu
Pankreas enflamasyonu meydana gelmesi halinde derhal doktorunuza bilgi veriniz.
Belirtileri, şiddetli mide ve sırt ağrısıdır.
- Akyuvar hücrelerinin sayısının azalması nedeniyle sıklıkla diğer enfeksiyon belirtileriyle birlikte ateş
- Kalp krizi (belirtiler: kalp atış hızının aniden artması, göğüs ağrısı, nefes darlığı)
- Kan seviyelerinde değişiklikler
- alyuvar sayısında düşüş (belirtiler: halsizlik, sersemlik, yorgunluk)
- kan trombositleri sayısında düşüş (belirtiler: kanama veya morarma eğiliminde artış)
- nötrofiller adı verilen akyuvarların sayısında düşüş (belirtiler: enfeksiyon eğiliminde artış)
- lipaz olarak bilinen serum proteini seviyesinde artış
- Kalp ritmi bozukluğu, anormal nabız
- Kalp yetmezliği (belirtiler: halsizlik, yorgunluk, bacaklarda şişlik)
- Göğsün ortasında rahatsız edici basınç, şişkinlik, sıkışma veya ağrı (anjina pektoris) ve kalple bağlantılı olmayan göğüs ağrısı
- Yüksek kan basıncı
- Beyindeki arterlerin daralması
- Kalp kasındaki kan damarlarında sorunlar
- Kan enfeksiyonu
- Ciltte sıcak ve hassas hissedilen şişmiş veya kırmızı bölge (selülit)
- Su kaybı
- Nefes alma güçlüğü
- Göğüste sıvı (nefes almada güçlüğe neden olabilir)
- İshal
- Derin bir damarda kan pıhtısı, ani toplardamar tıkanıklığı, akciğer kan damarında kan pıhtısı (belirtiler: sıcak basması, kızarma, yüzde kızarıklık, nefes almada güçlük)
- İnme (belirtiler: konuşma ve hareket etmede güçlük, uykusuzluk, migren, anormal duyular
- Kan dolaşımı sorunları (belirtiler: bacaklar ve kollarda ağrı, ekstremitelerde soğukluk hissi)
- Kanı başa veya boyuna taşıyan ana arterlerde kan pıhtısı (karotid arter)
- Kabızlık
- Kandaki sodyumda düşüş
- Kanama ve morarma eğiliminde artış
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler sıklıklarına göre aşağıda sıralanmıştır. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Çok yaygın:
- Üst solunum yolu enfeksiyonu (solunum güçlüğüne neden olabilir)
- İştah kaybı
- Uykusuzluk (insomnia)
- Baş ağrısı, baş dönmesi
- Öksürük
- İshal, kusma, bulantı.
- Çeşitli karaciğer enzimlerinin kan seviyelerinde artış:
- alanin aminotransferaz
- aspartat aminotransferaz
- Döküntü, cilt kuruluğu, kaşıntı
- Kemikler, eklemlerde ağrı, kaslar, sırt, kollar ve bacaklarda ağrı, kas spazmları
- Yorgunluk, kollar ve/veya bacaklarda sıvı birikmesi, ateş, ağrı
Yaygın:
- Saç köklerinde enflamasyon, şişmiş, kırmızı cilt bölgesi veya cilt altında sıcaklık ve hassasiyet hissi
- Tiroid bezi aktivitesinde azalma
- Sıvı tutulumu
- Kanda düşük kalsiyum, fosfat veya potasyum seviyeleri
- Kandaki kan şekeri veya ürik asit seviyelerinde artış, trigliseritlerde yüksek kan yağı değerleri
- Kilo kaybı
- Mini inme
- Kollarda ve/veya bacaklarda sinir hasarı (sıklıkla ellerde ve ayaklarda uyuşma ve ağrıya neden olur)
- Letarji(halsizlik), migren
- Artan veya azalan dokunma duyusu, iğnelenme, karıncalanma ve kaşıntı gibi anormal duyular
- Bulanık görme, göz kuruluğu, göz enfeksiyonu, görme bozukluğu
- Göz kapağında veya göz çevresinde aşırı sıvının neden olduğu doku şişliği
- Palpitasyon (çarpıntı)
- Yürürken veya egzersiz yaparken bir veya iki bacakta birkaç dakika dinlendikten sonra kaybolan ağrı
- Sıcak basması, kızarma
- Burun kanaması, ses çıkarmada zorluk, akciğerlerde hipertansiyon
- Karaciğer ve pankreas enzimlerinin kandaki düzeylerinde artış
- amilaz
- alkalin fosfataz
- gama-glutamiltransferaz
- Mide suyunun geri akışının neden olduğu mide ekşimesi, ağızda iltihaplanma, karında şişlik veya rahatsızlık ya da hazımsızlık, ağız kuruluğu
- Mide kanaması (belirtiler: mide ağrısı, kan kusma)
- Kan pigmentinin sarı parçalanma maddesi olan kan bilirubin seviyesinde artış (belirtiler: koyu kehribar rengi idrar)
- İskelet sisteminde ya da boyunda ağrı
- Cilt döküntüsü, cilt soyulması, cildin anormal kalınlaşması, kızarıklık, morarma, cilt ağrısı, cilt renginde değişiklikler, saç dökülmesi
- Yüzde aşırı sıvının neden olduğu doku şişliği
- Gece terlemeleri, artan terleme
- Ereksiyon olamama veya sürdürememe
- Üşüme, grip benzeri hastalık
Yaygın olmayan:
- Ölen kanser hücrelerinin parçalanma ürünlerinin neden olduğu metabolik bozukluklar
- Beyin kanaması
- Gözdeki kan damarlarında tıkanıklık
- Kalp problemleri, sol taraflı göğüs ağrısı, sol kalp odacığının işlev bozukluğu
- Kan damarlarında daralma, yetersiz kan dolaşımı, kan basıncında ani artış
- Renal arter stenoz (böbreklerin biri ya da her ikisine giden kan damarlarında daralma)
- Dalakta dolaşım sorunları
- Karaciğer hasarı, sarılık (belirtiler: ciltte ve gözlerde sararma).
- Posterior reversibl ensefalopati sendromu (pres) olarak bilinen bir beyin hastalığının belirtileri olabilecek baş ağrısı, kafa karışıklığı, nöbetler ve görme kaybı.
Seyrek:
- Ağrılı kırmızı yumrular, cilt ağrısı, derinin kızarması (cilt altındaki yağ dokusunun iltihabı
- Pannikülit (eritem nodosum dahil)
Bilinmiyor:
- Geçmişte Hepatit B (bir karaciğer enfeksiyonu) geçirmiş olmanız durumunda hepatit B enfeksiyonunun nüks etmesi (reaktivasyonu)
- Kabarcıklar veya soyulmanın söz konusu olduğu ve vücuda yayılan ve yorgunluğa neden olan rahatsız edici cilt döküntüleri. Bu belirtileri yaşarsanız derhal doktorunuza bildiriniz.
- Bir kan damarı duvarının genişlemesi ve zayıflaması veya bir kan damarı duvarında bir yırtık (anevrizmalar ve arter diseksiyonları)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ICLUSIG tedavisi görmekte olan ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar hamile kalmaktan kaçınmalıdır.
ICLUSIG'i hamilelik sırasında yalnızca doktorunuz size bunun kesinlikle gerekli olduğunu söylerse kullanın, çünkü doğmamış çocuk için potansiyel riskler mevcuttur.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ICLUSIG tedavisi sırasında emzirmeye son verilmelidir. ICLUSIG'in anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ürün inek sütünden elde edilen laktoz monohidrat içerir. Eğer daha önce doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkinlerde aşağıdaki durumlar için endikedir; dasatinib ya da nilotinibe dirençli, dasatinib ya da nilotinibi tolere edemeyen veya imatinib ile sonraki tedavinin uygun olmadığı ya da T315I mutasyonu bulunan kronik faz, akselere faz ya da blastik faz kronik miyeloid lösemi (KML) hastası olan erişkinler, dasatinib ya da nilotinibe dirençli, dasatinib ya da nilotinibi tolere edemeyen veya imatinib ile sonraki tedavinin uygun olmadığı ya da T315I mutasyonu bulunan Philadelphia kromozomu pozitif akut lenfoblastik löse.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriÖnemli advers reaksiyonlar Miyelosupresyon, şiddetli (Advers Olaylar için Ulusal Kanser Enstitüsü Genel Terminoloji Kriterleri derece 3 ya da 4) trombositopeni, nötropeni ve anemi ile ilişkilendirilir. 3. veya 4. Derece trombosit sayısında düşüş, anemi veya nötropeni hastalarının çoğunda bu tedavinin ilk 3 ayında meydana gelmiştir. Bu olayların sıklığı, akselere faz KML (AF-KML)ya da blastik faz KML (BFKML) / Ph+ALL hastalarında kronik faz KML (KF-KML) hastalarından daha yüksektir. İlk 3 ay boyunca her 2 haftada bir ve ardından ayda bir ya da klinik açıdan belirtildiği şekilde tam kan sayımı yapılmalıdır. Miyelosupresyon genellikle reversibl olup, çoğunlukla geçici olarak ara verilerek ya da doz azaltılarak kontrol altına alınmıştır. Arteriyel oklüzyon ile tedavi edilen hastalarda ölümcül miyokard enfarktüsü, inme, bazı durumlarda kalıcı görme bozukluğu veya görme kaybı ile ilişkili retinal arter oklüzyonları, beynin geniş atardamarlarının stenozu, şiddetli periferik vasküler hastalık, renal arter stenozu (kötüleşen, kararsız veya tedaviye dirençli hipertansiyonla ilişkili) dahil olmak üzere arteriyel oklüzyonlar görülmüş ve acil revaskülarizasyon prosedürlerine ihtiyaç duyulmuştur. 50 yaş ve altındaki hastalar da dahil olmak üzere kardiyovasküler risk faktörleri olan ve olmayan hastalarda bu olaylar meydana gelmiştir. Arteriyel oklüzyon advers olayları, artan yaşlarda ve iskemi, hipertansiyon, diyabet veya hiperlipidemi öyküsü olan hastalarda daha sık görülmüştür. Arteriyel oklüzif olaylar riskinin doza bağlı olması muhtemeldir.. PACE faz 2 çalışmasında ciddi reaksiyonlar da dahil olmak üzere arteriyel oklüzif advers reaksiyonlar meydana gelmiştir. Bazı hastalar birden fazla olay tipi yaşamıştır. İlk kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler arteriyel oklüzif olayların başlangıcına kadar geçen medyan süre sırasıyla 351, 611 ve 605 gündü. Miyokard enfarktüsü, revaskülarizasyon veya inme öyküsü olan hastalarda, tedavinin potansiyel faydası potansiyel riskinden daha fazla olmadıkça kullanılmamalıdır. Bu hastalarda, ponatinib tedavisine başlamadan önce alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. Ponatinib tedavisine başlamadan önce, hastanın öyküsü ve fiziksel muayene dahil olmak üzere kardiyovasküler durumu değerlendirilmeli ve kardiyovasküler risk faktörleri etkin şekilde yönetilmelidir. Ponatinib tedavisi sırasında kardiyovasküler durum izlenmeye devam edilmeli ve kardiyovasküler riske katkıda bulunan durumlar için destekleyici tedavi optimize edilmelidir. Arteriyel oklüzyon belirtileri izlenmeli ve görmede azalma ya da bulanık görme meydana gelmesi halinde oftalmik muayene (fundoskopi dahil olmak üzere) yapılmalıdır. Arteriyel oklüzyon durumunda derhal kesilmelidir. tedavisini yeniden başlatma kararında bir fayda-risk değerlendirmesi rehber alınmalıdır. Venöz tromboembolizm (VTE) PACE faz 2 çalışmasında ciddi reaksiyonlar dahil olmak üzere venöz tromboembolik advers reaksiyonlar meydana gelmiştir. Tromboembolizm belirtileri izlenmelidir. Tromboembolizm durumunda derhal kesilmelidir. tedavisini yeniden başlatma kararında bir fayda-risk değerlendirmesi rehber alınmalıdır. ile tedavi edilen hastalarda bazı durumlarda kalıcı görme bozukluğu veya görme kaybı ile ilişkili retinal ven oklüzyonları meydana gelmiştir. Görmede azalma ya da bulanık görme meydana gelmesi halinde oftalmik muayene (fundoskopi dahil olmak üzere) yapılmalıdır. Hipertansiyon, renal arter stenozu dahil olmak üzere arteriyel trombotik olay riskinin artmasına neden olabilir. tedavisi sırasında kan basıncı izlenmeli ve her klinik ziyaretinde kontrol edilmeli ve normale dönene dek hipertansiyon tedavisi yapılmalıdır. Hipertansiyonun tıbbi olarak kontrol altına alınamaması halinde tedavisi geçici olarak kesilmelidir. Kötüleşen, kararsız veya tedaviye dirençli hipertansiyon durumunda tedavi kesilmeli ve renal arter stenozunun değerlendirilmesi düşünülmelidir. tedavisi gören hastalarda tedaviyle ortaya çıkan hipertansiyon (hipertansif kriz dahil olmak üzere) meydana gelmiştir. Konfüzyon, baş ağrısı, göğüs ağrısı veya nefes darlığı ile ilişkili hipertansiyon için hastalara acil klinik müdahalede bulunulması gerekebilir. Anevrizmalar ve arter diseksiyonları Hipertansiyonu olan veya olmayan hastalarda VEGF yolu inhibitörlerinin kullanılması, anevrizma ve/veya arter diseksiyonlarının oluşumunu teşvik edebilir. başlamadan önce, hipertansiyon veya anevrizma öyküsü gibi risk faktörleri olan hastalarda bu risk dikkatlice değerlendirilmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ile tedavi edilen hastalarda, önceki vasküler oklüzif olaylarla ilgili olaylar dahil olmak üzere, ölümcül ve ciddi kalp yetmezliği veya sol ventrikül disfonksiyonu meydana gelmiştir. Hastalar kalp yetmezliği ile tutarlı belirtiler ve semptomlar açısından izlenmeli ve bırakılması dahil olmak üzere klinik açıdan endike olduğu şekilde tedavi edilmelidir. Ciddi kalp yetmezliği meydana gelen hastalarda ponatinibin bırakılması düşünülmelidir. Pankreatit ve serum lipaz pankreatit ile ilişkilendirilmektedir. Pankreatit sıklığı ilk 2 aylık kullanım sırasında daha yüksektir. Serum lipaz ilk 2 ay boyunca her 2 haftada bir ardından periyodik olarak kontrol edilmelidir. Dozun kesilmesi ya da azaltılması gerekebilir. Lipaz artışlarına abdominal semptomların eşlik etmesi durumunda bırakılmalı ve hastalar pankreatit belirtisi açısından değerlendirilmelidir. Pankreatit ya da alkol bağımlılığı öyküsü olan hastalarda dikkat edilmesi önerilir. Şiddetli ya da çok şiddetli hipertrigliseridemi hastaları pankreatit riskini azaltmak üzere uygun şekilde kontrol altında tutulmalıdır. Hepatotoksisite, ALT, AST, bilirubin ve alkalin fosfatazda artışa neden olabilir. Bir hepatotoksisite olayı yaşayan hastaların çoğu, ilk olaylarını tedavinin ilk yılında yaşamıştır. Karaciğer yetmezliği (ölümcül sonuçları da içeren) gözlenmiştir. Tedaviye başlamadan önce karaciğer fonksiyon testleri yapılmalı ve klinik açıdan belirtildiği şekilde periyodik olarak izlenmelidir. Hemoraji tedavisi gören hastalarda ölüm vakaları dahil olmak üzere şiddetli hemoraji meydana gelmiştir. AF-KML, BF-KML ve Ph+ ALL hastalarında şiddetli kanama olaylarının insidansı daha yüksekti. Gastrointestinal hemoraji ve subdural hematom en yaygın bildirilen Grade kanama olaylarıydı. Hepsi olmasa da hemorajik olayların çoğu Grade trombositopeni hastalarında meydana gelmiştir. kesilmeli ve hastalar ciddi ya da şiddetli hemoraji açısından değerlendirilmelidir. Hepatit B’nin reaktivasyonu Kronik hepatit B taşıyıcılarında, söz konusu hastalar BCR-ABL tirosin kinaz inhibitörleri aldıktan sonra bu virüsün yeniden aktivasyonu görülmüştür. Bazı vakalar akut karaciğer yetmezliği veya fulminan hepatitle sonuçlanmış ve karaciğer nakli veya ölümcül sonuçlara yol açmıştır. tedavisine başlanmadan önce hastalar HBV enfeksiyonu açısından test edilmelidir. Pozitif hepatit B serolojisine sahip (aktif hastalığı olanlar dahil) ve tedavi sırasında HBV enfeksiyonu yönünden pozitif test sonuçları alınan hastalarda tedavi başlatılmadan önce, karaciğer hastalığı ve hepatit B’nin tedavisi konusunda uzman kimselere danışılmalıdır. tedavisine ihtiyaç duyan HBV taşıyıcıları, tedavi süresince ve tedavi bitiminden sonraki birkaç ay içerisinde HBV enfeksiyonunun belirti ve semptomları yönünden yakından izlenmelidir. Posterior Reversibl Ensefalopati Sendromu tedavisi gören hastalarda pazarlama sonrası Posterior Reversibl Ensefalopati Sendromu (PRES) vakaları bildirilmiştir. PRES, kendisini nöbet, baş ağrısı, dikkat eksikliği, mental durum değişikliği, görme kaybı ile diğer görsel ve nörolojik bozukluklar gibi belirti ve semptomlarla gösteren nörolojik bir hastalıktır. Tanı konması halinde, tedavisine ara verilmeli ve yalnızca durum düzeldiğinde ve devam eden tedavinin faydası PRES riskinden fazla olduğunda tedaviye devam edilmelidir. Tıbbi ürün etkileşimleri Orta ve güçlü CYP3A inhibitörleri ile orta ve güçlü CYP3A indükleyicilerinin ile eşzamanlı kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır. Kanama olayları riski altında olabilecek hastalarda ponatinibin pıhtılaşma önleyici ajanlarla eşzamanlı kullanımında dikkatli olunmalıdır. Ponatinibin pıhtılaşmayı önleyici tıbbi ürünlerle birlikte spesifik çalışmaları yürütülmemiştir. QT uzaması QT aralığı uzatma potansiyeli 39 lösemi hastasında değerlendirilmiş ve klinik olarak anlamlı QT uzaması gözlenmemiştir. Bununla birlikte, kapsamlı bir QT çalışması gerçekleştirilmediğinden QT üzerindeki klinik açıdan anlamlı etki dışlanamaz. Yardımcı maddeler Bu tıbbi ürün laktoz monohidrat içermektedir. Galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği ve glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu gibi nadir kalıtımsal sorunları olan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın ciddi advers reaksiyonlar >%2 (tedavi ile ilişkili sıklıkta) pnömoni (%7,3), pankreatit (%5,8), abdominal ağrı (%4,7), atriyal fibrilasyon (%4,5), pireksi (%4,5), miyokard enfarktüsü (%4) periferik arteriyel oklüzif hastalık (%3,8), anemi (%3,8), anjina pektoris (%3,3), azalan trombosit sayısı (%3,1), febril nötropeni (%2,9), hipertansiyon (%2,9), koroner arter hastalığı (%2,7), konjestif kalp yetmezliği (%2,4), serebrovasküler olay (%2,4), sepsis(%2,4), selülit (%2,2), akut böbrek hasarı (%2), idrar yolu enfeksiyonu (%2) ve lipaz artışı (%2) şeklindeydi. Ciddi arteriyel kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler oklüzif advers reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) tedavisi gören hastaların sırasıyla %10, %7 ve %9’unda meydana gelmiştir. Ciddi venöz oklüzif reaksiyonlar (tedavi ile ilişkili sıklıkta) hastaların%5’inde meydana gelmiştir. Arteriyel kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler oklüzif advers reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) tedavisi gören hastaların sırasıyla %13, %9 ve %11’inde meydana gelmiştir. Genel olarak arteriyel oklüzif advers reaksiyonlar minimum 64 aylık takip ile PACE faz 2 çalışmasından ile tedavi edilen hastaların %25’inde meydana gelmiş olup ciddi advers reaksiyonlar hastaların %20’sinde meydana gelmiştir. Bazı hastalarda birden fazla olay türü meydana gelmiştir. Venöz tromboembolik reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) hastaların %6’sında meydana gelmiştir. Ph+ ALL ya da BF-KML hastalarında tromboembolik olayların insidansı AF-KML ya da KF-KML hastalarından daha yüksektir. Venöz oklüzif olaylardan hiçbiri ölümcül değildi. Minimum 64 aylık takip süresinden sonra tedaviyi bırakma ile sonlanan advers reaksiyonların oranları KF-KML’de %20, AF-KML’de %11, BF-KML’de %15 ve Ph+ ALL’da %9’du. Medyan takip süresi 31,1 ay olan OPTIC faz 2 çalışmasında, ile tedavi edilen hastaların %10'unda (45 mg kohort) genel arteriyel oklüzif advers reaksiyonlar meydana geldi ve bu hastaların %4.3'ünde (45 mg kohort) ciddi advers reaksiyonlar meydana geldi. Arteriyel kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler tıkayıcı advers reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) ile tedavi edilen hastaların (45 mg kohort) sırasıyla %4,3, %2,1 ve %3,2'sinde meydana geldi. 45 mg kohortundaki 94 hastadan 1'inde venöz tromboembolik reaksiyon görülmüştür. Advers reaksiyonların tablo şeklindeki listesi Advers reaksiyonların sıklığı, PACE faz 2 çalışmasında ponatinibe maruz kalan 449 KML ve Ph+ALL hastasına dayanmaktadır. Araştırmaya katılanların temel özellikleri hakkında bilgi için bakın. Tüm KML ve Ph+ ALL hastalarında bildirilen advers reaksiyonlar, sistem organ sınıfına ve sıklığa göre Tablo 4'te listelenmiştir. Sıklık kategorileri ve bilinmiyor (mevcut verilerden hesaplanamamıştır) şeklindedir. Her bir sıklık grubunda istenmeyen etkiler azalan ciddiyet düzeyine göre listelenmektedir. Tablo 4: KML ve Ph+ ALL hastalarında gözlenen advers reaksiyonlar tedaviyle ortaya çıkan olayların insidansına göre bildirilen sıklık Sistem organ sınıfı Sıklık Advers reaksiyonlar Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın üst solunum yolu enfeksiyonu Yaygın pnömoni, sepsis, follikülit, selülit Bilinmiyor hepatit B reaktivasyonu Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Çok yaygın anemi, trombosit sayısında düşüş, nötrofil sayısında düşüş Yaygın pansitopeni, febril nötropeni, lökosit sayısında düşüş, lenfosit sayısında düşüş Endokrin hastalıklar Yaygın hipotiroidizm Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın iştah kaybı Yaygın dehidrasyon, sıvı tutulumu, hipokalsemi, hiperglisemi,hiperürisemi, hipofosfatemi, hipertrigliseridemi,hipokalemi,kilo kaybı, hiponatremi Yaygın olmayan tümör lizis sendromu Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın uykusuzluk Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın baş ağrısı, sersemlik Yaygın serebrovasküler olay, serebral enfarktüs, periferik nöropati, letarji, migren, hiperestezi, hipoestezi, parestezi, geçici iskemik atak Yaygın olmayan serebral arter stenozu, serebral hemoraji, intrakraniyal hemoraji, posterior reversibl ensefalopati sendromu* Göz hastalıkları Yaygın bulanık görme, göz kuruluğu, periorbital ödem, göz kapağı ödemi, konjunktuvit, görme bozukluğu Yaygın olmayan retina ven trombozu, retinal ven oklüzyonu, retinal arter oklüzyonu Kardiyak hastalıklar Yaygın kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü, konjestif kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı, anjina pektoris, perikard efüzyonu, atriyal fibrilasyon, ejeksiyon fraksiyonunda azalma, akut koroner sendrom, atriyal çarpıntı Yaygın olmayan miyokard iskemisi, kardiyak rahatsızlık, iskemik kardiyomiyopati, koroner arter spazmı, sol ventrikül fonksiyon bozukluğu, Vasküler hastalıklar Çok yaygın hipertansiyon Yaygın periferik arteriyel oklüzif hastalık, periferik iskemi, periferik arter stenozu, intermitan klodikasyon, derin ven trombozu, sıcak basması, yüzde kızarıklık Yaygın olmayan zayıf periferik sirkülasyon, dalak enfarktüsü, venöz embolizm, venöz tromboz, hipertansif kriz, renal arter stenozu Bilinmiyor anevrizmalar ve arter diseksiyonları Solunum sistemi, göğüs ve mediastinal hastalıklar Çok yaygın dispne, öksürük Yaygın pulmoner embolizm, plevral efüzyon, epistaksis, disfoni, pulmoner hipertansiyon Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın abdominal ağrı, diyare, kusma, konstipasyon, bulantı, lipaz artışı Yaygın pankreatit, kan amilazında artış, gastroözofageal reflü hastalığı, stomatit, dispepsi, abdominal şişkinlik, abdominal rahatsızlık, ağız kuruluğu, gastrik hemoraji Hepatobiliyer hastalıklar Çok yaygın alanin aminotransferazda artış, aspartat aminotransferazda artış Yaygın kan bilirubininde artış, kan alkalin fosfatazda artış, gama glutamiltransferazda artış Yaygın olmayan hepatotoksisite, karaciğer yetmezliği, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın döküntü, cilt kuruluğu, prürit Yaygın prüritik döküntü, eksfoliatif döküntü, eritem, alopesi, cilt soyulması, gece terlemeleri, hiperhidroz, peteşi, ekimoz, cilt ağrısı, eksfoliatif dermatit, hiperkeratoz, cilt hiperpigmentasyonu Seyrek pannikülit (eritem nodosum dahil) Kas iskelet sistemi, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın kemik ağrısı, artralji, miyalji, ekstremite ağrısı, sırt ağrısı, kas spazmları Yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, boyun ağrısı kas iskelet sistemi göğüs ağrısı Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın erektil fonksiyon bozukluğu Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin Çok yaygın yorgunluk, asteni, periferik ödem, pireksi, ağrı hastalıklar Yaygın üşüme, grip benzeri hastalık, kardiyak dışı göğüs ağrısı, kitle, yüzde ödem * Pazarlama sonrası deneyimden spontan bildirimler Seçilen advers reaksiyonların açıklaması Vasküler oklüzyon ile tedavi edilen hastalarda kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler olaylar ile venöz trombotik olaylar dahil olmak üzere ciddi vasküler oklüzyon meydana gelmiştir. 50 yaş ve altındaki hastalar da dahil olmak üzere kardiyovasküler risk faktörleri olan ve olmayan hastalarda bu olaylar meydana gelmiştir. Arteriyel oklüzif advers olaylar, artan yaşlarda ve iskemi, hipertansiyon, diyabet veya hiperlipidemi öyküsü olan hastalarda daha sık görülmüştür. Minimum 64 aylık takip süresi olan PACE faz 2 çalışmasında, ile tedavi edilen hastaların %13'ünde, %9'unda ve %11'inde sırasıyla arteriyel kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler tıkayıcı advers reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) meydana geldi. Genel olarak, PACE faz 2 denemesinden ile tedavi edilen hastaların %25'inde arteriyel oklüzif advers reaksiyonlar meydana geldi ve hastaların %20'sinde ciddi advers reaksiyonlar meydana geldi. Bazı hastalar birden fazla olay türü yaşadı. İlk kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler arteriyel tıkayıcı olayların başlamasına kadar geçen medyan süre, PACE çalışmasında sırasıyla 351, 611 ve 605 gündü. Hastaların %6'sında venöz tromboembolik reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) meydana geldi. Medyan 31,1 aylık takip süresine sahip OPTIC faz 2 çalışmasında, ile tedavi edilen hastaların %4,3'ünde, %2,1'inde ve %3,2'sinde sırasıyla arteriyel kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler tıkayıcı advers reaksiyonlar (tedaviyle ortaya çıkan sıklıklar) meydana geldi (45 mg kohort). Genel olarak, ile tedavi edilen hastaların %10'unda (45 mg kohort) arteriyel tıkayıcı advers reaksiyonlar meydana geldi ve hastaların %4,3'ünde (45 mg kohort) ciddi advers reaksiyonlar meydana geldi. OPTIC çalışmasında ilk kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferik vasküler arteriyel tıkayıcı olayların başlamasına kadar geçen medyan süre sırasıyla 295, 379 ve 23 gündü. OPTIC'deki (45 mg kohort) 94 hastanın 1'inde venöz tromboembolik reaksiyon görülmüştür. Miyelosupresyon tüm hasta popülasyonlarında yaygın şekilde bildirilmiştir. AF-KML ve BF KML/Ph+ ALL hastalarında derece 3 veya 4 trombositopeni, nötropeni ve anemi sıklığı, KFKML hastalarına göre daha yüksektir. Başlangıç laboratuvar değerleri normal olan hastalarda ve önceden laboratuvar anomalileri olan hastalarda miyelosupresyon bildirilmiştir. Tedavinin miyelosupresyon nedeniyle kesilmesi seyrektir (trombositopeni %4, nötropeni ve aneminin her biri < %1). Hepatit B reaktivasyonu BCR-ABL TKI’larla ilişkili olarak hepatit B reaktivasyonu bildirilmiştir. Bazı vakalarda karaciğer nakliyle veya ölümle sonuçlanan akut karaciğer yetmezliği veya fulminan hepatit ortaya çıkmıştır. Şiddetli Kutanöz Advers Reaksiyonlar (SCAR’lar) Bazı BCR-ABL Tirozin Kinaz İnhibitörleri ile şiddetli cilt reaksiyonları (Stevens-Johnson Sendromu gibi) bildirilmiştir. Hastalar, özellikle kabarma, soyulma, mukozal tutulum veya sistemik semptomlarla ilişkiliyse, şüpheli cilt reaksiyonlarını derhal bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.