İBU-BABY 60 MG SUPOZİTUVAR, 10 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
İbu Baby 60 mg ne için kullanılır?
KT 1- İbuprofen, steroid olmayan iltihap giderici (NSAİİ) ilaç grubundandır.
- İBU-BABY, hafif ve orta dereceli ağrıların giderilmesi (diş çıkarma sırasındaki ağrılar, diş ağrısı, kulak ağrısı, nedeni bilinen baş ağrısı, hafif kas ağrıları, boğaz ağrısı, burkulmaincinmeye bağlı ağrılar vb.) ve ateşin düşürülmesi amacıyla kullanılır.
- İBU-BABY, makattan verildiğinde ağız yoluyla kullanıma göre emilim daha az olduğu için sadece ağız yoluyla kullanımın mümkün olmadığı veya kusma durumunda etkili bir alternatif olarak kullanılmaktadır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İbuprofen veya diğer steroid özellikte olmayan iltihap giderici/ağrı kesici ilaçlara veya bu ilacın içindeki yardımcı maddelerden birine karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz
- Geçmişte; ibuprofen, asetilsalisilik asit veya diğer steroid olmayan iltihap giderici (NSAİİ) ilaçlar aldıktan sonra bronşiyal kasılma, astım nöbeti, burun mukozasında şişme, cilt reaksiyonları (yüzde, dilde, dudakta ve boğazda şişme) olduysa
- Geçmişte; steroid olmayan iltihap giderici (NSAİİ) ilaçlar ile tedaviye bağlı olarak mide-bağırsak kanaması veya delinmesi rahatsızlığınız olduysa
- Şiddetli karaciğer yetmezliğiniz var ise
- Şiddetli böbrek yetmezliğiniz var ise
- Şiddetli kalp yetmezliğiniz var ise
- Çocuğunuzun vücut ağırlığı 6 kg'dan az ve 3 aydan küçük ise
- Diğer anti-enflamatuar (NSAİİ) ağrı kesiciler veya asetilsalisilik asit kullanılıyorsa
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Çocuğunuzda bir enfeksiyon varsa -lütfen aşağıdaki 'Enfeksiyonlar' başlığına bakınız
- Çocuğunuzda yüksek tansiyon, kalp sorunları veya felç var veya geçirdi ise, çünkü ibuprofen ile kalp sorunları riskinde küçük bir artış bulunmaktadır.
- Çocuğunuzun diyabet veya yüksek kolesterol gibi kalp sorunları açısından risk oluşturabilecek bir rahatsızlığı varsa
- Çocuğunuzda astım veya herhangi bir alerjik akciğer hastalığı varsa
- Çocuğunuzda böbrek, kalp, bağırsak ve karaciğer hastalığı varsa
- Sistemik lupus eritematozus (sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek, kalp zarı (perikard), akciğer zarı (plevra) gibi birçok doku ve organ iltihabına bağlı belirtilerle karakterize, değişik seyir gösteren ve bağışıklık sisteminin bozuk çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalık) ve eksfoliyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu veya benzer bir hastalık varsa
- Mide-bağırsak rahatsızlığı, kronik iltihaplı bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, Crohn hastalığı), makat veya anüs hastalıklarınız varsa
- Geçmişte ibuprofen ya da diğer NSAİİ'leri kullandıktan sonra mide-bağırsak kanaması veya delinmesi geçirdiyseniz
- İBU-BABY alan 3 ay-2 yaş arası hastalarda mide ülseri veya kanaması ortaya çıktığında tedavi kesilmelidir.
- Çocuğunuz su çiçeği geçiriyorsa, İBU-BABY kullanımından kaçınılmalıdır.
Kalp-Damar Sistemi ile ilgili riskler
- Steroid olmayan iltihap giderici (NSAİİ) ilaçlar ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar (pıhtılaşma ile ilgili), kalp krizi ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kalp-damar hastalığı olan veya kalp-damar hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.
- İBU-BABY koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir. Sindirim Sistemi ile ilgili riskler
- Steroid olmayan iltihap giderici (NSAİİ) ilaçlar kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak delinmesi gibi ölümcül olabilecek ciddi Gİ advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir belirti vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi Gİ etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.
- Sıvı kaybı durumunda yeterli miktarda sıvı alımı sağlanması şarttır. Örneğin ishal sebebiyle ağır derecede sıvı kaybı olan çocuklarda özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir, aksi takdirde sıvı kaybı ani böbrek yetmezliğine yol açabilir.
- Çocuğunuzda rektum (makat) veya anüs rahatsızlığı varsa.
- İbuprofen ile solunum problemleri, yüz ve boyun bölgesinde şişme (anjiyoödem) ve göğüs ağrısı dahil olmak üzere bu ilaca karşı alerjik reaksiyon belirtileri bildirilmiştir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz derhal İBU-BABY'i bırakınız ve doktorunuza veya acil tıbbi yardıma başvurunuz.
Çocuklar için İBU-BABY kullanımında aşağıdakilere özel dikkat gösteriniz:
İbuprofen tedavisi ile ilişkili olarak eksfoliyatif dermatit, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eozinofili ve sistemik semptomlarla ilaç reaksiyonu (DRESS) ve akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dahil olmak üzere ciddi cilt reaksiyonları bildirilmiştir. Bölüm 4'te açıklanan bu ciddi cilt reaksiyonları ile ilgili belirtilerden herhangi birini fark ederseniz İBU-BABY'i kullanmayı bırakın ve derhal tıbbi yardım alınız.
Enfeksiyonlar İBU-BABY ateş ve ağrı gibi enfeksiyon belirtilerini gizleyebilir. Bu nedenle İBU-BABY enfeksiyonun uygun tedavisini geciktirerek komplikasyon riskinin artmasına yol açması mümkündür. Bu durum bakterilerin neden olduğu zatürre ve su çiçeğine bağlı bakteriyel deri enfeksiyonlarında gözlenmiştir. Çocuğunuzda enfeksiyon varken bu ilacı verirseniz ve enfeksiyon belirtileri devam ederse veya kötüleşirse, gecikmeden bir doktora danışınız.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, İBU-BABY'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, İBU-BABY'yi kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Dışkıda kan (feçes/dışkı hareketleri)
- Siyah katran rengi dışkı (melena)
- Kan veya kahve telvesine benzeyen koyu partiküller kusma (gastrointestinal hemoraji ve hematemez), mide veya bağırsakta delinme (gastrointestinal perforasyon).
- Açıklanamayan hırıltılı solunum, nefes darlığı, deri döküntüsü (deride kabarma veya soyulma ile şiddetli olabilir), ciddi deri reaksiyonu, ürtiker ile seyreden aşırı duyarlılık reaksiyonu, kaşıntı veya morarma, kalp çarpıntısı, sıvı tutulması (şişmiş ayak bilekleri veya idrar yapma seviyelerinde azalma).
- Yüz, dil ve boğazda şişme, nefes darlığı dahil ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları.
- Boyun tutulması, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş ve oryantasyon bozukluğu.
- Gövdede kırmızımsı, yükselmeyen, hedef benzeri veya dairesel yamalar, genellikle merkezi kabarcıklar, cilt soyulması, ağız, boğaz, burun, cinsel organlar ve gözlerde ülserler. Bu ciddi deri döküntülerinden önce ateş ve grip benzeri semptomlar görülebilir [eksfolyatif dermatit, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz].
- DRESS sendromu olarak bilinen şiddetli bir cilt reaksiyonu ortaya çıkabilir. DRESS'in semptomları şunlardır: Döküntü, ateş, lenf düğümlerinin şişmesi ve eozinofillerin (bir çeşit beyaz kan hücresi) artışı. Döküntü veya mukoza zarı lezyonları geliştirirseniz, İBU-BABY almayı bırakınız ve bir doktora başvurunuz. Şiddetli döküntüler ciltte, özellikle bacaklarda, kollarda, ellerde ve ayaklarda, yüzü ve dudakları da tutabilen kabarcıkları içerebilir. Bu durum ciddileşerek kabarcıkların büyüdüğü ve yayıldığı ve cildin bazı kısımlarının düşebileceği (toksik epidermal nekroliz) hale gelebilir. Ayrıca cilt, deri altı doku ve kasta tahribat (nekroz) ile birlikte ciddi enfeksiyon oluşabilir. Şiddetli yayılan deri döküntüsü (“Stevens-Johnson Sendromu”, “toksik epidermal nekroliz”, “eritema multiforme”, “eksfoliyatif dermatit”, semptomlar şunları içerir: Şiddetli deri döküntüsü, ağız içi, burun ve cinsel organları da içerecek şekilde ciltte kabarmanın yanısıra ağrı, baş ağrısı ve ateş gibi semptomların eşlik edebildiği cilt soyulması).
- Ateşin eşlik ettiği, deri altında yumrular ve kabarcıklar içeren kırmızı, pullu yaygın döküntü. Belirtiler genellikle tedavinin başlangıcında ortaya çıkar (akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP).
- Kounis sendromu adı verilen potansiyel olarak ciddi bir alerjik reaksiyonun işareti olabilen göğüs ağrısı.
- Çarpıntı (taşikardi) ve düşük tansiyon (anafilaksi, anjiyoödem veya ciddi şok)
- Aseptik menenjit (beyin omurilik sıvısı iltihabı)
- Kalp yetmezliği ve ödem
- Astım, şiddetli astım, bronkospazm (solunum yollarında daralma) veya dispneyi (nefes darlığı) ağırlaştıran solunum yolu reaktivitesi
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın 1'inden az, fakat 1.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın 1'inden az görülebilir, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Açıklanamayan mide ağrısı, hazımsızlık, mide ekşimesi, bulantı veya kusma
- Gözlerde sararma, soluk dışkı ve koyu renkli idrar, karaciğer rahatsızlığı
- Yüksek ateşle birlikte şiddetli boğaz ağrısı
- Açıklanamayan kanamalar veya kafatasında kanama, morarma veya yorgunluk veya soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlara normalden daha fazla yakalanma.
- Eozinofili ve sistemik semptomlarla seyreden ilaç reaksiyonu (DRESS sendromu).
- Akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP).
- Akut böbrek yetmezliği
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Yaygın olmayan
- Baş ağrısı
- Deri döküntüsü
- Seyrek
- İshal, gaz (mide ve bağırsakta), kabızlık ve kusma. Bunlar birkaç günden fazla sürerse veya sorun yaratırsa doktorunuza söyleyiniz.
Çok seyrek
- Böbrek sorunları, ibuprofen ile böbrek yetmezliği oluşabilir
- İbuprofen ile inme veya kalp problemleri meydana gelebilir. Çocuklara verilen doz seviyesinde bu olası değildir
- Peptik ülser (mide ve bağırsakta yara)
- Kolit ve Crohn hastalığının kötüleşmesi
- Ağızda ülser (yara)
- Gastrit (mide zarı iltihabı)
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Su çiçeği (varisella) enfeksiyonu sırasında enfeksiyona bağlı iltihaplanmanın alevlenmesi (örneğin nekrotizan fasiit gelişimi), istisnai durumlarda ciddi deri enfeksiyonları ve yumuşak doku komplikasyonları
- Hematopoetik bozukluklar (kan hücrelerinin üretimi (hemoglobin azalması) ya da işlevi ile ilgili bozukluklar)
- Kolestatik sarılık (safranın onikiparmak bağırsağına ulaşamaması sonucu ortaya çıkan sarılık), hepatit (karaciğer iltihabı), serum enzimlerinde yükselme
- Üre renal klirensi azalması (ürenin böbrekler vasıtası ile vücuttan atılamaması) Bilinmiyor
- Ciltte ışığa karşı hassasiyet
- Karın ağrısı, bulantı ve dispepsi (hazımsızlık)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Fetüse zarar verebileceğinden veya doğumda sorunlara neden olabileceğinden, hamileliğin son 3 ayındaysanız ibuprofen almayın. Fetüste böbrek ve kalp sorunlarına neden olabilir. Sizin ve bebeğinizin kanama eğilimini etkileyebilir ve doğumun beklenenden daha geç veya daha uzun sürmesine neden olabilir. Kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe hamileliğin ilk 6 ayı boyunca ibuprofen almamalısınız.
Bu dönemde veya hamile kalmaya çalışırken tedaviye ihtiyacınız olursa, mümkün olan en kısa süre için en düşük doz kullanılmalıdır.
Gebeliğin 20. haftasından itibaren birkaç günden fazla süreyle alınırsa, ibuprofen doğmamış bebeğinizde böbrek sorunlarına neden olabilir ve bu da bebeği çevreleyen amniyotik sıvının düşük seviyelerine (oligohidramnios) veya bebeğin kalbindeki bir kan damarının (ductus arteriosus) daralmasına yol açabilir. Birkaç günden daha uzun süre tedaviye ihtiyacınız varsa, doktorunuz ek izleme önerebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Sadece az miktarda ibuprofen ve bozunma ürünleri anne sütüne geçer. İBU-BABY, önerilen dozda ve mümkün olan en kısa süreyle kullanıldığında emzirme döneminde kullanılabilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerİBU-BABY'nin içerisinde uyarı gerektirecek yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
İbu Baby 60 mg muadilleri
İbu Baby 60 mg ile aynı etken maddeyi (ibuprofen) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHafif ve orta dereceli ağrıların (diş çıkarma sırasındaki ağrılar, diş ağrısı, kulak ağrısı, nedeni bilinen baş ağrısı, hafif kas ağrıları, boğaz ağrısı, burkulma-incinmeye bağlı ağrılar vb.) ve ateşin semptomatik tedavisinde endikedir. Rektal yolla verildiğinde oral olarak kullanıma göre emilim daha az olduğu için sadece oral alım mümkün olmadığı veya kusma durumunda önerilmektedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarŞiddetli karaciğer yetmezliğinde, şiddetli böbrek yetmezliğinde (glomerular filtrasyon <30 mL/dak). Şiddetli kalp yetmezliğinde (NYHA Sınıf IV). Geçmişinde veya halen rekürran peptik ülser rahatsızlığı veya hemorajiler, aktif ülseratif kolit, (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon ya da kanama episodu şeklinde tanımlanan) hastalarda. İbuprofen veya steroidal özellikte olmayan antiflojistik/analjezik (NSAİİ) maddelere veya ilacın içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda. Asetilsalisilik asit veya başka bir NSAİİ uygulaması ile bağlantılı olarak geçmişinde bronkospazm, astım, rinit, anjiyoödem veya ürtiker olan hastalarda. Kanama eğiliminde artış durumunda Gebeliğin son üç ayında olan kadınlarda Koroner arter by-pass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleri3 ay ila 2 yaş arasında siklooksijenaz-2 selektif inhibitörleri dahil NSAİİ'ler ile birlikte ullanılmasından kaçınılmalıdır. Yaşlı hastalar: NSAİİ tedavisi uygulanan yaşlı hastalarda istenmeyen etkiler daha yaygın olarak görülür; özellikle gastrointestinal kanamalar, perforasyon ve hatta ölümcül sonuçlar mümkündür. Gastrointestinal kanama, ülserasyon ve perforasyon: Ölümcül olabilen Gİ kanama, ülserasyon veya perforasyon, herhangi bir uyarı semptomu veya daha önce ciddi Gİ olay öyküsü olmadan da tedavi sırasında herhangi bir zamanda tüm NSAİİ'ler için rapor edilmiştir. Artan NSAİİ-dozu ile gastrointestinal kanama, ülser veya perforasyon riski daha yüksektir; özellikle geçmişinde ülser olan hastalarda ve yaşlı hastalarda kanama veya perforasyon komplikasyonu oluşabilmektedir. Bu hasta grubunda tedavinin mümkün olan en düşük dozla başlanması gerekmektedir. Bu hastalar için ve eş zamanlı olarak düşük dozda asetilsalisilik asit (ASS) veya gastrointestinal riski arttıran başka ilaçlara gerek duyan hastalarda protektif ilaçlarla (örneğin misoprostol veya proton pompası inhibitörleri gibi) bir kombinasyon tedavisi üzerinde düşünülmesi gerekmektedir. Geçmişinde gastrointestinal toksisite yaşamış hastaların ve özellikle yaşlı hastaların karın bölgesindeki her türlü olağan dışı semptomu (özellikle gastrointestinal kanamaları) özellikle tedavi başında belirtmelerinde fayda vardır. Aynı şekilde eş zamanlı olarak ülser veya kanama riskini arttıracak oral kortikosteoridler, antikoagülanlar, selektif serotonin gerialım inhibitörleri veya ASS gibi trombosit agregasyon inhibitörleri gibi ilaçlar alan hastalarda da özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. tedavisi gören 3 ay 2 yaş arası hastalarda Gİ kanama veya ülserasyon meydana geldiğinde tedavi kesilmelidir. Kardiyovasküler (KV) risk NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir. koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir. Gastrointestinal (Gİ) riskler -NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi Gİ advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi Gİ etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar. Geçmişinde gastrointestinal rahatsızlık (kolit ülser, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalar NSAİİ ilaçlarını dikkatli kullanmalıdır; genel durumlarında kötüleşme olabilir. NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak sıvı retansiyonu, hipertansiyon ve ödem bildirildiği için hipertansiyon ve/veya kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda tedaviye başlamadan önce dikkatli olunmalıdır (doktor veya eczacı ile görüşülmelidir). Kardiyovasküler ve serebrovasküler etkiler: Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bütünüyle ele alındığında epidemiyolojik çalışmalar, düşük doz ibuprofenin (örn. ≤ 1200 mg/gün), miyokard enfarktüsü riskinde artış ile ilişkili olabileceğini düşündürmemektedir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği (NYHA II-III), mevcut iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serobrovasküler hastalığı olan hastalar, sadece dikkatli bir değerlendirme sonrasında ve yüksek dozlardan (2400 mg/gün) kaçınarak ibuprofen ile tedavi edilmelidirler. Özellikle yüksek dozlarda ibuprofen (2400 mg/gün) kullanımı gerektiğinde, kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri olan (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabet, sigara) hastalarda uzun süreli bir tedavi başlatılmadan önce de dikkatli değerlendirme yapılmalıdır. Kardiyovasküler trombotik olaylar Birçok COX-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ’lerle süresi 3 yılı bulan klinik çalışmalar, fatal olabilecek ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artış olabileceğini göstermiştir. COX-2 selektif veya selektif olmayan tüm NSAİİ’lerin benzer riski olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiyovasküler hastalık risk faktörü olan hastalar daha yüksek risk altında olabilirler. NSAİİ’lerle tedavi gören hastalarda kardiyovasküler advers olay riskini azaltmak için, mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir. Önceden herhangi bir kardiyovasküler semptom görülmemiş olsa bile, doktor ve hastalar bu tarz advers olayların ortaya çıkmasına karşın alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi kardiyovasküler olayların işaretleri ve/veya semptomları ve bu tarz advers olaylar gerçekleştiğinde izlenecek adımlar hakkında bilgilendirilmelidir. NSAİİ’lerle beraber asetilsalisilik asit kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilintili ciddi kardiyovasküler trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Asetilsalisilik asit ve NSAİİ’nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal etkilerin riskini arttırır. Koroner arter by-pass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisinde COX-2 selektif NSAİİ’nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfarktüsü ve inme görülme sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir. Hipertansiyon dahil NSAİİ’ler hipertansiyon hastalığının başlamasına ya da önceden bulunan hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine yol açabilir. Her iki şekilde de kardiyovasküler olayları görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya da loop diüretikleri alan hastaların NSAİİ kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşebilir. de dahil NSAİİ’ler hipertansiyon hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiyonu ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski: de dahil NSAİİ’ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ve mide, ince veya kalın bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestinal advers etkilere yol açabilirler. Bu advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen beş hastadan sadece birinde semptomlar kendini gösterir. 3-6 ay NSAİİ tedavisi gören hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl tedavi gören hastaların ise %2-4’ünde üst gastrointestinal ülser, kanama ya da perforasyon görülür. Bu oranlar daha uzun kullanım süresi ile devam ederken, tedavi süresince herhangi bir zamanda ciddi bir gastrointestinal advers etki görülme olasılığı artar. Ancak kısa süreli tedavi de risksiz değildir. Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ’ler çok dikkatli yazılmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanaması olan NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbiri olmayan hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama riskini arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan kullanımı, NSAİİ tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık durumunun zayıf olmasıdır. Ani fatal gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya güçten düşmüş hastalarda görüldüğünden, bu hasta popülasyonuna tedavi süresince özellikle dikkat edilmelidir NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomları bakımından dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi durumunda derhal ilave değerlendirme ve tedavi başlatılmalıdır. Hatta ciddi bir gastrointestinal advers etki olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır. Yüksek riskli hastalarda NSAİİ tedavisi dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır. Böbrekler üzerindeki etkiler Diğer NSAİİ’ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve başka patolojik renal değişiklikler ile sonuçlanmıştır. Renal toksisite ayrıca renal prostaglandinlerin renal perfüzyonunun sürdürülmesini destekleyici bir rolü bulunduğu hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza bağlı bir azalmaya, ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri alanlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmesini sağlar. İleri böbrek yetmezliği Kontrollü klinik çalışmalarda ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda İBUBABY kullanımı önerilmez. Eğer tedavisine başlanmalıysa, hastanın böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir. Anafilaktoid reaksiyonlar Diğer NSAİİ’lerle olduğu gibi, önceden bilinen bir maruziyeti olmayan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar meydana gelebilir. Anafilaktoid bir reaksiyon meydana geldiği takdirde, hastaya derhal acil tedavi uygulanmalıdır. Deri reaksiyonları NSAİİ-tedavisi altında iken çok seyrek olarak ağır cilt reaksiyonları, bunlardan bazıları ölümcül olan, eksfolyatif dermatit, Stevens-Johnson Sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell Sendromu) rapor edilmiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkiler5En sık gözlenen advers olaylar gastrointestinal niteliktedir. 6Özellikle yaşlılarda bazen ölümcül olabilir. 7 8Özellikle uzun süreli tedavide. 9Üre atılımında azalma ve ödem oluşabilir. Özellikle uzun süreli kullanımda papiller nekroz ve serum üre konsantrasyonlarında artış bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.