HIVENT 200 MG/245 MG FILM KAPLI TABLET
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 30 adet | 8699680090511 | 7.268,13 TL | ≈ 242,27 TL/adet |
| 4 adet | 8699680091662 | 2.678,97 TL | ≈ 669,74 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Hivent 200/245 mg ne için kullanılır?
KT 1HİVENT, yetişkinlerde İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) enfeksiyonuna yönelik bir tedavidir.
HİVENT ayrıca, birinci basamak ajanların kullanımını engelleyen NRTI direnci veya toksisiteleri olan HIV-1 ile enfekte olmuş en az 35 kg ağırlığındaki 12 yaş ve üzeri ergenlerin tedavisi için endikedir.
HİVENT, yüksek risk altındaki HIV-negatif yetişkinlerde ve en az 35 kg ağırlığındaki 12 yaş ve üzeri ergenlerde cinsel yolla edinilmiş HIV-1 enfeksiyonu riskini azaltmak amacıyla temas öncesi profilaksi (koruma) (PrEP) için daha güvenli seks uygulamaları ile birlikte endikedir.
HİVENT iki etkin madde içerir; emtrisitabin ve tenofovir disoproksil. Bu etkin maddelerin her ikisi de HIV enfeksiyonunun tedavi edilmesinde kullanılan antiretroviral ilaçlardır.
Emtrisitabin bir nükleozid revers transkriptaz inhibitörü, tenofovir ise bir nükleotid revers transkriptaz inhibitörüdür. Bununla birlikte, her ikisi de genellikle Nükleosid Revers Transkriptaz İnhibitörleri ( NRTI'ler) olarak bilinir ve virüsün çoğalması için esas olan bir enzimin (revers transkriptaz) normal çalışmasını engelleyerek çalışır. HİVENT, HIV enfeksiyonunu tedavi etmek için her zaman diğer ilaçlarla kombine halde kullanılmalıdır.
HİVENT aynı dozlarda ayrı olarak kullanılan emtrisitabin ve tenofovir disoproksilin yerine uygulanabilir.
HIV pozitif hastalar bu ilacı alırken, etkili antiretroviral tedaviyle risk azaltılmış olsa dahi HIV bulaştırabilirler. Doktorunuzla başkalarına hastalık bulaştırmamak için alınması gereken önlemler konusunda görüşün.
Bu ilaç, HIV enfeksiyonunun çaresi değildir. HİVENT'i alırken, yine HIV enfeksiyonu ile ilişkili enfeksiyonlar veya başka hastalıklar geliştirilebilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Emtrisitabin, tenofovir, tenofovir disoproksil veya bu kullanma talimatının başında sıralanan bu ilacın diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlı iseniz, HIV tedavisi için HİVENT'i kullanmayınız.
- HIV-1 durumu bilinmeyen veya pozitif olan kişilerde temas öncesi profilaksi (koruma) Bu sizin için geçerliyse, hemen doktorunuza söyleyiniz.
HIV kapma riskini azaltmak için HİVENT'i almadan önce:
HİVENT yalnızca enfeksiyon kapmadan önce HIV kapma riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.
- HIV'e yakalanma riskini azaltmak için HİVENT 'i kullanmaya başlamadan önce HIV negatif olmanız gerekir. Halihazırda HIV enfeksiyonunuz olmadığından emin olmak için test yaptırmanız gerekir. HIV negatif olduğunuz doğrulanmadıkça riskinizi azaltmak için HİVENT'i almayın. HIV taşıyan kişiler HİVENT'i diğer ilaçlarla birlikte almalıdır.
- Birçok HIV testi yakın zamanda geçirilmiş bir enfeksiyonu gözden kaçırabilir. Grip benzeri bir hastalığa yakalanırsanız, bu yakın zamanda HIV enfeksiyonu kaptığınız anlamına gelebilir. Bunlar HIV enfeksiyonunun belirtileri olabilir:
- yorgunluk
- ateş
- eklem veya kas ağrıları
- baş ağrısı
- kusma veya ishal
- döküntü
- gece terlemeleri
- boyunda veya kasıkta büyümüş lenf düğümleri
- HİVENT 'e başlamadan önceki ay içinde veya HİVENT 'i alırken herhangi bir zamanda, grip benzeri herhangi bir hastalık hakkında doktorunuza bilgi verin.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAntiretroviral tedaviyle etkili viral baskılamanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olmakla birlikte, artık bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır.
HIV'e yakalanma riskini azaltmak için HİVENT'i alırken:
- HİVENT'i yalnızca HIV enfeksiyonu riski altında olduğunuzu düşündüğünüz zamanlarda değil, riskinizi azaltmak için her gün kullanın. HİVENT'in hiçbir dozunu atlamayın veya almayı bırakmayın. Eksik dozlar HIV enfeksiyonuna yakalanma riskinizi artırabilir.
- Düzenli olarak HIV testi yaptırın.
- Size HIV bulaştığını düşünüyorsanız hemen doktorunuza bildirin. Hala HIV negatif olduğunuzdan emin olmak için daha fazla test yapmak isteyebilirler.
- Sadece HİVENT'i almak HIV'e yakalanmanızı engellemeyebilir.
- Her zaman daha güvenli seks yapın. Meni, vajinal sıvılar veya kanla teması azaltmak için prezervatif kullanın.
- Diş fırçası, tıraş bıçağı gibi üzerinde kan veya vücut sıvısı bulunabilecek kişisel eşyaları paylaşmayın.
- İğneleri veya diğer enjeksiyon veya ilaç ekipmanlarını paylaşmayın veya yeniden kullanmayın.
- Frengi ve bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan diğer enfeksiyonlara karşı test yaptırın. Bu enfeksiyonlar HIV'in size bulaşmasını kolaylaştırır.
HIV bulaşmasını veya HIV'in başkalarına yayılmasını nasıl önleyeceğiniz konusunda başka sorularınız varsa doktorunuza sorun.
HİVENT'i HIV'i tedavi etmek veya HIV'e yakalanma riskini azaltmak için alırken:
- HİVENT böbreklerinizi etkileyebilir. Tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında doktorunuz, böbrek fonksiyonunu değerlendirmek için kan testleri isteyebilir. Böbrek hastalığınız varsa veya testlerde böbreklerinizde sorunlar olduğu görüldüyse doktorunuza söyleyiniz. Eğer böbrek sorunlarınız varsa, doktorunuz size HİVENT'i bırakmanızı veya daha az sıklıkta almanızı önerebilir. Şiddetli böbrek hastalığınız varsa veya diyalize giriyorsanız HİVENT almanız önerilmez.
- HİVENT, HIV-1'in bulaşmasını önlemede her zaman etkili değildir. HİVENT başladıktan sonra korumanın başlama zamanı bilinmemektedir.
- HİVENT, diğer HIV-1 önleme yöntemlerinin (örn. tutarlı ve doğru kondom kullanımı, HIV-1 durumu bilgisi, cinsel yolla bulaşan diğer virüsler için düzenli testler) kullanımı dahil olmak üzere genel bir HIV-1 enfeksiyon önleme stratejisinin bir parçası olarak yalnızca temas öncesi profilaksi (koruma) için kullanılmalıdır.
- Kemik sorunları (ısrarcı ya da kötüleşen belirgin kemik ağrısı ve bazen kırıklarla sonuçlanan) böbrek tübülü hücrelerinin hasar görmesinden dolayı meydana gelebilir (bkz. bölüm 4, Olası yan etkiler). Kemik ağrınız veya kırıklarınız varsa, doktorunuz ile konuşun.
Tenofovir disoproksil kemik kütlesinde kayba sebep olabilir. Klinik çalışmalarda görülen en göze çarpan kemik kaybı, HIV için tedavi edilen hastalarda tenofovir disoproksilin bir güçlendirilmiş proteaz inhitibitörü ile birlikte kullanımı sonucu görülmüştür.
Genelde, tenofovir disoproksilin yetişkin hastalarda uzun vadede kemik sağlığı ve gelecekteki kırık riski üzerindeki etkisi bilinmemektedir.
Eğer kemik erimesi (osteoporoz) rahatsızlığınız varsa doktorunuz ile konuşun. Kemik erimesi (osteoporoz) olan hastaların kemik kırılması yaşama riski bulunmaktadır.
- Hepatit dahil karaciğer hastalığı hikayeniz varsa doktorunuzla konuşunuz.
Karaciğer hastalığı bulunan (kronik hepatit B veya C dahil) ve antiretrovirallerle tedavi edilen hastalar, şiddetli ve potansiyel olarak ölümcül karaciğer komplikasyonları açısından daha yüksek risk altındadır. Hepatit B veya C enfeksiyonunuz varsa, doktorunuz sizin için en iyi tedavi rejimini dikkatle değerlendirecektir.
- HİVENT'e başlamadan önce hepatit B virüs (HBV) durumunuzu öğreniniz. Eğer HBV'niz varsa, HIV'iniz de olsun veya olmasın, HİVENT alımını kesmeniz halinde karaciğer sorunları açısından ciddi risk bulunmaktadır. Doktorunuzla konuşmadan HİVENT almayı kesmemeniz önemlidir: bkz. bölüm 3. HİVENT almayı kesmeyin.
- Antiretroviral tedavi sırasında vücut ağırlığında ve metabolik parametrelerde (kan lipidleri (kolesterol) ve kan şekeri düzeyleri gibi) bir artış meydana gelebilir. Böyle bir durumda doktorunuz size en uygun tedaviyi uygulayacaktır.
- Enfeksiyonlara dikkat ediniz. İlerlemiş HIV enfeksiyonunuz (AIDS) veya bir enfeksiyonunuz varsa, HİVENT tedavisine başlandıktan sonra iltihabi belirtiler ortaya çıkabilir veya var olan iltihabi belirtilerde kötüleşme görülebilir. Bu belirtiler, vücudunuzun iyileşmiş bağışıklık sisteminin iltihapla savaştığına işaret edebilir. HİVENT'i almaya başladıktan hemen sonra iltihabi belirtilere veya enfeksiyona dikkat edin. İltihabi belirtileri veya enfeksiyonu fark ederseniz, hemen doktorunuza söyleyiniz.
- HIV enfeksiyonunuzun tedavisi için ilaç almaya başladıktan sonra fırsatçı enfeksiyonların yanı sıra otoimmün bozukluklar da (kişinin bağışıklık sistemi kendi sağlıklı vücut dokusuna saldırdığında meydana gelen bozukluk) meydana gelebilir. Otoimmün bozukluklar tedavi başladıktan aylar sonra da meydana gelebilir. Enfeksiyon belirtileri veya kas güçsüzlüğü, ellerde ve ayaklarda başlayan ve vücuda yayılan güçsüzlük, çarpıntı, titreme veya hiperaktivite gibi başka belirtiler fark ederseniz, lütfen gerekli tedaviyi almak için hemen doktorunuza bildirin
- 65 yaşın üzerindeyseniz doktorunuzla konuşunuz. HİVENT, 65 yaş üstü hastalarda incelenmemiştir.
- Laktoza karşı hassasiyetiniz varsa doktorunuza söyleyiniz (bu bölümde yer alan HİVENT laktoz içerir kısmını okuyun).
- HİVENT almaya başladığınızda, laktik asidozun muhtemel belirtilerine dikkat edin. HİVENT'de dahil, nükleosid analoğu içeren ilaçlar, büyümüş karaciğer ile birlikte laktik asidoza (kanda laktik asit fazlası) sebep olabilir. Derin hızlı nefes alıp verme, baş dönmesi ve mide bulantısı, kusma ve mide ağrısı gibi spesifik olmayan semptomlar laktik asidozun oluşumunu gösteriyor olabilir. Bu seyrek ama ciddi yan etki nadiren ölümcül olmaktadır. Laktik asidoz çoğunlukla aşırı kilolu kadınlarda görülmektedir. Eğer karaciğer hastalığınız varsa, bu durum için daha fazla riskiniz bulunmaktadır. HİVENT ile tedaviniz esnasında, doktorunuz laktik asidoz gelişimine karşı sizi yakından izleyecektir.
Çocuklar ve ergenler Çocuklarda kullanım: HİVENT, 12 yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır. HİVENT 18 yaşın altındaki böbrek yetmezliği olan kişilerde kullanılması önerilmez.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlarda olduğu gibi, bu ilacın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, HİVENT'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Yüzde, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme (anjioödem). Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin HİVENT'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Olası ciddi yan etkiler:
- Kanda laktik asit fazlalığı (laktik asidoz) ciddi ancak seyrek bir yan etkidir ve ortaya çıktığında ölüme sebebiyet verebilir. Laktik asidoz özellikle aşırı kilolu kadınlarda ve karaciğer hastalığı olan kişilerde daha sıklıkla görülmektedir. Aşağıdaki yan etkiler laktik asidoz belirtileri olabilir:
- derin hızlı nefes alıp verme
- baş dönmesi
- bulantı ve kusma
- mide ağrısı
Sizde laktik asidoz olabileceğini düşünüyorsanız, hemen tıbbi yardıma başvurunuz.
- İnflamasyonun veya enfeksiyonun herhangi bir belirtisi. İlerlemiş HIV enfeksiyonu (AİDS) ve fırsatçı enfeksiyon (zayıf bağışıklık sistemine sahip kişilerde görülen enfeksiyonlar) hikayesi olan bazı hastalarda, önceki enfeksiyonlardan kaynaklanan inflamasyon belirti ve semptomları anti-HIV tedavisi başladıktan hemen sonra görülebilir. Bu semptomların, vücutta belirgin semptomlar göstermeksizin mevcut olan enfeksiyonlarla savaşmasını sağlayan vücudun immün cevabındaki bir gelişme nedeniyle görüldüğü düşünülmektedir.
Otoimmün hastalıklar, HIV enfeksiyonunuzun tedavisi için ilaçlar almaya başladıktan sonra bağışıklık sistemi bozuklukları, sağlıklı vücut dokusuna saldırdığında da meydana gelebilir.
Otoimmün bozukluklar tedavi başladıktan aylar sonra da meydana gelebilir. Enfeksiyon belirtileri veya diğer belirtilere dikkat ediniz:
- kas güçsüzlüğü
- ellerde ve ayaklarda başlayan ve vücuda yayılan güçsüzlük
- çarpıntı, titreme veya hiperaktivite
Eğer bunlar gibi veya başka belirtiler fark ederseniz, lütfen gerekli tedaviyi almak için hemen doktorunuza bildiriniz.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Olası yan etkiler:
- Çok yaygın yan etkiler
- ishal, bulantı ve kusma
- baş dönmesi ve baş ağrısı
- döküntü
- güçsüz hissetme
Testler ayrıca şunları da gösterebilir.
- kandaki fosfat düzeylerinde düşüş
- kandaki kreatin kinaz düzeylerinde yükselme
- Yaygın yan etkiler
- ağrı, mide ağrısı
- uyumada güçlük, anormal rüyalar
- yemeklerden sonra rahatsızlığa neden olan sindirim sorunları, şişkinlik, gaz
- alerjik reaksiyon olabilecek döküntüler (kırmızı noktalar veya bazen kabarcıklar ve deride şişlikle görülebilen kabartılar), kaşıntı, deride koyu lekeler oluşması gibi deri renginde değişiklikler
- hırıltılı solunum, şişme (yüzde ve boğazda) veya baş dönmesi gibi diğer alerjik reaksiyonlar
Testler ayrıca şunları da gösterebilir:
- düşük beyaz kan hücresi sayımı (beyaz kan hücresi sayımının düşük olması sizi enfeksiyona daha yatkın hale getirebilir)
- kanda yüksek trigliseridler (yağ asitleri), safra (bilirubinin artması) veya kan şekeri
- karaciğer ve pankreas sorunları
- Yaygın olmayan yan etkiler
- karında pankreas iltihabının yol açtığı ağrı
- yüzde, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme (anjiyoödem)
- anemi (kansızlık)
- kas yıkımı, böbrek tübül hücrelerindeki hasardan kaynaklanabilecek kas ağrısı veya güçsüzlüğü
Testler ayrıca şunları da gösterebilir:
- kandaki potasyumda azalmalar
- kanınızdaki kreatininde artış
- idrarda değişimler
- Seyrek yan etkiler
- laktik asidoz (bakınız Olası ciddi yan etkiler)
- karaciğerde yağlanma
- ciltte veya gözlerde sarılık, kaşıntı, veya karında (midede) karaciğer enflamasyonunun yol açtığı ağrı
- böbreklerde iltihap, çok fazla idrara çıkma ve susama, böbrek yetmezliği, böbrek tübül hücrelerinde hasar. Doktorunuz, böbreklerinizin doğru çalışıp çalışmadığını görmek için kan testleri yapabilir.
- kemiklerde yumuşama (kemik ağrısıyla birlikte ve bazen kırıklarla sonuçlanan)
- böbrek sorunlarına bağlı sırt ağrısı
Böbrek tübül hücrelerindeki hasara kas yıkımı, kemiklerde yumuşama (kemik ağrısıyla birlikte ve bazen kırıklarla sonuçlanan), kas ağrısı, kas zayıflığı ve kandaki potasyum veya fosfatta azalmalar eşlik edebilir.
Eğer yukarıda listelenen yan etkilerin herhangi birinin ciddileştiğini fark ederseniz, doktorunuz veya eczacınıza bildirin.
Aşağıdaki yan etkilerin sıklığı bilinmemektedir.
- Kemik sorunları. HİVENT gibi antiretroviral kombinasyon ilaçları alanlarda, osteonekroz (kemiğe kan tedariki kaybının yol açtığı kemik dokusunun ölümü) olarak bilinen bir kemik hastalığı geliştirebilir. Bu tür ilaçların uzun süre kullanımı, kortikosteroid kullanımı, alkol kullanımı, çok zayıf bağışıklık sistemine sahip olmak ve aşırı kilolu olmak, bu hastalığın gelişmesine ilişkin birçok risk faktöründen bazıları olabilir. Osteonekroz belirtileri şunlardır:
- eklemlerde sertlik
- eklemlerde ağrı ve acı (özellikle kalça, diz ve omuzlarda)
- hareket güçlüğü
Bu semptomlardan herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza bildirin.
HIV tedavisi sırasında, vücut ağırlığında ve kan lipidleri ile kan şekeri düzeylerinde artış olabilir. Bu durum kısmen düzelen sağlığa ve yaşam tarzına, kan lipidleri durumunda da bazen HIV ilaçlarının kendisine bağlıdır. Doktorunuz bu değişiklikler için test uygulayacaktır.
Çocuklarda diğer etkiler
- Emtrisitabin verilen çocuklarda çok yaygın olarak cilt renginde değişiklikler yaşanmıştır:
- cildin lekeler halinde koyulaşması
- Çocuklarda genellikle kırmızı kan hücresi sayısında azalma (anemi) görülür.
- bu durum çocuğun yorulmasına veya nefessiz kalmasına neden olabilir Bu semptomlardan herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza bildirin.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · HamilelikGebeyseniz, gebe olduğunuzu düşünüyor veya gebe kalmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.
Gebe kalma olasılığı olan bir kadınsanız, HİVENT tedavisi sırasında gebe kalmamak için etkili bir doğum kontrol yöntemini kullanmalısınız.
Gebeliğiniz sırasında HİVENT'i aldıysanız, doktorunuz çocuğunuzun gelişimini izlemek için düzenli kan testleri ve başka tanısal testler isteyebilir. Gebeliği sırasında NRTI alan annelerin çocuklarında, HIV'e karşı korumadan sağlanan fayda yan etki riskine ağır basmıştır.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- HİVENT tedavisi sırasında emzirmeyiniz. Tenofovir ve emtrisitabinin anne sütüne geçtiği görülmüştür.
- Emzirilen bebeklerde hem HIV bulaşma potansiyeli hem de advers reaksiyon potansiyeli nedeniyle, kadınlar HİVENT alıyorsa emzirmemelidir.
Emziriyorsanız veya emzirmeyi düşünüyorsanız, bu konuyu en kısa zamanda doktorunuza danışmalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerHİVENT, laktoz (süt şekeri) içermektedir. Laktoza karşı hassasiyetiniz (dayanıksızlık) olduğunu biliyorsanız veya diğer şekerlerden herhangi birine karşı hassasiyetinizin (intoleransınızın) olduğu size söylendiyse, bu ilacı almadan önce doktorunuzla konuşunuz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Hivent 200/245 mg muadilleri
Hivent 200/245 mg ile aynı etken maddeyi (emtrisitabin, tenofovir disoproksil fumarat) içeren 4 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHIV-1 enfeksiyonu tedavisinde, HIV-1 ile enfekte olmuş yetişkinlerin tedavisinde anti-retroviral ilaçlarla kombinasyon tedavisinde endikedir. ayrıca, birinci basamak ajanların kullanımını engelleyen NRTI direnci veya toksisiteleri olan HIV-1 ile enfekte olmuş ergenlerin tedavisi için endikedir. Temas öncesi profilakside, yüksek risk altındaki HIV-negatif yetişkinlerde ve ergenlerde cinsel yolla edinilmiş HIV-1 enfeksiyonu riskini azaltmak amacıyla temas öncesi profilaksi (PrEP) için daha güvenli seks uygulamaları ile birlikte endikedir. Antiretroviral tedavide emtrisitabin ve tenofovir disoproksil kombinasyonunun faydasının gösterimi, yalnızca daha önce tedavi almamış hastalarda yapılan çalışmalara dayanmaktadır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddelere veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık. HIV-1 durumu bilinmeyen veya pozitif olan kişilerde temas öncesi profilaksi için kullanım.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel HIV transmisyonu Antiretroviral tedaviyle etkili viral baskılamanın cinsel yolla bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlanmış olmakla birlikte, artı bir risk göz ardı edilemez. Bulaşmayı önlemek için önlemler ulusal yönergelere uygun olarak alınmalıdır. HIV-1 mutasyonu olan hastalar K65R mutasyonu olan HIV-1 ile enfekte, daha önce anti-retroviral kullanmış hastalarda, kullanımından kaçınılmalıdır. Genel HIV-1 enfeksiyonu önleme stratejisi, HIV-1'in bulaşmasını önlemede her zaman etkili değildir. başladıktan sonra korumanın başlama zamanı bilinmemektedir. Diğer HIV-1 önleme yöntemlerinin (örn. düzenli ve doğru kondom kullanımı, HIV-1 durumu bilgisi, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar için düzenli testler) kullanımı dahil olmak üzere genel bir HIV-1 enfeksiyon önleme stratejisinin bir parçası olarak yalnızca temas öncesi profilaksi için kullanılmalıdır. Tespit edilmemiş HIV-1 enfeksiyonunda direnç riski: yalnızca HIV negatif olduğu doğrulanmış kişilerde HIV-1 bulaşma riskini azaltmak için kullanılmalıdır. Temas öncesi profilaksi için alırken, bireylerin HIV-negatif oldukları sık aralıklarla (örn. en az 3 ayda bir) kombine antijen/antikor testi kullanılarak yeniden teyit edilmelidir. tek başına HIV-1 tedavisi için tam bir rejim oluşturmaz ve HIV-1 enfeksiyonu saptanmamış ve yalnızca emtrisitabin ve tenofovir disoproksil alan kişilerde HIV-1 direnç mutasyonları ortaya çıkmıştır. Akut viral enfeksiyonla uyumlu klinik semptomlar varsa ve yakın zamanda (< 1 ay) HIV-1 maruziyetinden şüpheleniliyorsa, kullanımı en az bir ay ertelenmeli ve temas öncesi profilaksi için başlamadan önce HIV-1 durumu yeniden teyit edilmelidir. Tedaviye uyumun önemi: HIV-1 bulaşma riskini azaltmadaki etkinliği, kandaki ölçülebilir ilaç düzeylerinin gösterdiği gibi, tedaviye uyum ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. HIV-1 ile enfekte olmayan bireylere, önerilen günlük doz programına kesinlikle uymaları için sık aralıklarla danışmanlık yapılmalıdır. Hepatit B veya C virüsü ile enfekte olan hastalar HIV-1 ile enfekte, anti-retroviral tedavi görmüş kronik hepatit B veya C hastaları, şiddetli ve potansiyel olarak ölümcül hepatik advers reaksiyonlar açısından artmış bir risk altındadır. Hekimler, hepatit B virüsü (HBV) veya hepatit C virüsü (HCV) ile ko-enfekte olmuş HIV-1 hastalarının tedavisi için mevcut HIV tedavi kılavuzlarına başvurmalıdır. HBV veya HCV enfeksiyonu olan hastalarda temas öncesi profilaksi için güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir. Hepatit B veya C için eş zamanlı antiviral tedavi durumunda, lütfen aynı zamanda bu tıbbi ürünlerle ilgili Kısa Ürün Bilgilerine başvurun. Ledipasvir ve sofosbuvir veya sofosbuvir ve velpatasvir ile kullanım başlığının altında da bulabilirsiniz. Tenofovir disoproksil HBV tedavisinde endikedir ve emtrisitabin farmakodinamik çalışmalarda HBV’ye karşı aktivite göstermiştir ancak kronik HBV enfeksiyonunun tedavisi açısından güvenliliği ve etkililiği spesifik olarak belirlenmemiştir. HBV ile enfekte hastalarda tedavisinin kesilmesi, hepatit semptomlarının ciddi akut kötüleşmesiyle ilişkilendirilebilir. HBV ile enfekte olmuş hastalar, ile tedavinin durdurulmasından sonra en az birkaç ay hem klinik hem de laboratuvar takibi açısından yakından izlenmelidir. Uygunsa, hepatit B tedavisine yeniden başlanması gerekli görülebilir. İlerlemiş karaciğer hastalığı veya siroz bulunan hastalarda, tedavi sonrası hepatitin kötüleşmesiyle hepatik dekompansasyona yol açabileceğinden tedavinin kesilmesi önerilmez. Karaciğer hastalığı Altta yatan önemli karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda, güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir. Tenofovirin farmakokinetiği karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda incelenmiştir; bu hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir. Emtrisitabinin farmakokinetiği hepatik fonksiyon bozukluğu olan hastalarda incelenmemiştir. Emtrisitabinin böbrek yolundan eliminasyonuna ve minimal hepatik metabolizmasına dayanarak, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda için doz ayarlamasına gerek duyulması pek olası değildir. Kronik aktif hepatit dahil olmak üzere, önceden karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan HIV-1 ile enfekte hastalarda, karaciğer fonksiyon anormalliklerindeki sıklık kombine antiretroviral tedavi (KART) sırasında artmıştır ve standart uygulamaya göre izlenmelidir. Bu hastalarda, karaciğer hastalığının kötüleşmesine dair kanıt görülür ise, tedaviye ara verilmesi veya tedavinin durdurulması düşünülmelidir. Yetişkinlerde renal ve kemik etkiler Renal etkiler Emtrisitabin ve tenofovir, esas olarak böbreklerden glomerüler filtrasyon ve aktif tübüler sekresyon ile vücuttan atılır. Tenofovir disoproksilin kullanımıyla böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyon bozukluğu, kreatinin düzeyinde artış, hipofosfatemi ve proksimal tübülopati (Fanconi sendromu dahil) bildirilmiştir. Renal izleme HIV-1 enfeksiyonu tedavisinde veya temas öncesi profilakside kullanımı için tedavisi başlatılmadan önce tüm hastalarda kreatinin klerensinin hesaplanması önerilir. Renal risk faktörü taşımayan hastalarda, böbrek fonksiyonunun (kreatinin klerensi ve serum fosfat) tedaviden 2 4 hafta sonra, ardından her üç ayda bir ve sonrasında her 3-6 ayda bir izlenmesi önerilir. Böbrek hastalığı riski olan hastalarda, böbrek fonksiyonunun daha sık izlenmesi gereklidir. Diğer tıbbi ürünlerle birlikte kullanım için aşağıdakilere bakınız. HIV-1 ile enfekte olmuş hastalarda renal yönetim alan herhangi bir hastada serum fosfat düzeyi < 1,5 mg/dl (0,48 mmol/l) veya kreatinin klerensi < 50 mL/dk olur ise, kan şekeri, kanda potasyum ve idrarda şeker konsantrasyonları ölçümleri dahil böbrek fonksiyonu bir hafta içinde tekrar değerlendirilmelidir. Kreatinin klerensi 50 mL/dk’nın veya serum fosfat düzeyi 1,0 mg/dl’nin (0,32 mmol/L) altına düşen hastalarda tedavisine ara verilmesi de düşünülmelidir. Böbrek işlevlerinde progresif azalma olması ve başka bir neden bulunamaması durumunda da tedavisine ara verilmesi düşünülmelidir. Böbrek fonksiyonu bozulmuş (kreatinin klerensi < 80 mL/dk) hastalarda, renal güvenliliği çok sınırlı düzeyde incelenmiştir. Kreatinin klerensi 30-49 mL/dk olan hastalarda doz aralığı ayarlamalarının yapılması önerilmektedir. Sınırlı düzeydeki klinik çalışma verileri, uzatılmış dozlam aralığının optimum olmadığını ve toksisitede artışa ve muhtemelen yetersiz cevaba yol açabileceğini göstermektedir. Ayrıca, yapılan küçük bir klinik çalışmada, kreatinin klerensi 50 ila 60 mL/dk arasında olan ve her 24 saatte bir emtrisitabinle kombinasyon halinde tenofovir disoproksil alan hastalardan oluşan bir alt grupta 2-4 kat daha yüksek tenofovir maruziyeti ve böbrek fonksiyonunda kötüleşme görülmüştür. Dolayısıyla, kreatinin klerensi < 60 mL/dk olan hastalarda kullanımı sırasında dikkatli bir fayda-risk değerlendirmesinin yapılması ve böbrek fonksiyonunun yakından izlenmesi gerekir. Ayrıca, uzun dozlam aralıklarıyla alan hastalarda tedaviye verilen klinik cevap yakından izlenmelidir. Kombinasyon tabletiyle gereken doz azaltımı yapılamadığından, şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 30 mL/dk) ve hemodiyalize ihtiyaç duyan hastalarda kullanılması önerilmez. Temas öncesi profilakside renal yönetim, kreatinin klerensi <60 mL/dk olan HIV-1 ile enfekte olmayan bireylerde çalışılmamıştır ve bu nedenle bu popülasyonda kullanılması önerilmez. Temas öncesi profilaksi için alan herhangi bir bireyde serum fosfat <1,5 mg/dl (0,48 mmol/l) veya kreatinin klerensi <60 mL/dk'ya düşerse, bir hafta içinde kan şekeri, kan potasyum ve idrar glikoz konsantrasyonları dahil böbrek fonksiyonu yeniden değerlendirilmelidir. Kreatinin klerensi <60 mL/dk'ya veya serum fosfatında <1,0 mg/dl (0,32 mmol/l) düşüşe sahip kişilerde kullanımına ara verilmesi düşünülmelidir. kullanımına ara verilmesi, başka bir neden tespit edilmediğinde böbrek fonksiyonunda ilerleyici düşüş olması durumunda da düşünülmelidir. Kemik üzerine etkileri Kemik anormallikleri (ısrarcı ya da kötüleşen belirgin kemik ağrısı ve seyrek şekilde kırıklara katkıda bulunan osteomalazi gibi) tenofovir disoproksil ile indirgenen proksimal renal tübülopatiyle ilişkilendirilebilir. Tenofovir disoproksil, kemik mineral yoğunluğunda (KMY) azalmaya sebep olabilir. Kemik anormalliklerinden şüpheleniliyorsa veya tespit edildiyse, uygun konsültasyon yapılmalıdır. HIV-1 enfeksiyonunun tedavisi Lamivudin ve efavirenzle kombinasyon halinde stavudin ile tenofovir disoproksilin karşılaştırıldığı daha önce anti-retroviral tedavi görmemiş hastalardaki 144 haftalık kontrollü bir klinik çalışmada (GS-99-903), her iki tedavi grubunda kalça ve omurganın KMY’de küçük azalmalar gözlenmiştir. Omurga KMY’de azalmalar ve başlangıca göre kemik biyomarkerlerindeki değişimler, 144. haftada tenofovir disoproksil tedavi grubunda anlamlı oranda daha büyüktür. Kalça KMY’deki azalmalar, 96. haftaya kadar bu grupta anlamlı oranda daha büyüktür. Bununla birlikte, bu çalışmada 144. haftadan sonra klinik olarak ilgili kemik anormallikleri açısından kırık riski veya kanıtı artmamıştır. Başka çalışmalarda (prospektif ve kesitsel) KMY’deki en bariz azalmalar güçlendirilmiş proteaz inhibitörü içeren rejimin parçası olarak tenofovir disoproksil ile tedavi edilen hastalarda görülmüştür. Sonuç olarak, tenofovir disoproksil ile ilişkilendirilen kemik anormallikleri açısından ve tenofovir disoproksilin uzun vadede kemik sağlığı ve kırık riski üzerindeki etkileri hakkındaki limitli veri göz önüne alındığında, kırık riski yüksek olan osteoporozlu hastalar için alternatif tedavi rejimleri düşünülmelidir. Temas öncesi profilaksi HIV-1 ile enfekte olmayan bireylerin klinik çalışmalarında, KMY’de küçük düşüşler gözlendi. 498 erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, günlük profilaksi için alan erkeklerde (n = 247) plaseboya karşı (n = 247) KMY'de başlangıçtan 24. haftaya kadar olan ortalama değişiklikler kalça, omurga, femur boyun ve trokanterde -%0.4 ile -%1.0 arasında değişmiştir. n=251)…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerMuhtemelen emtrisitabin ve/veya tenofovir disoproksil ile ilgili olduğu düşünülen en yaygın olarak bildirilen advers reaksiyonlar bulantı (%12) ve ishal (%7) olmuştur. Bu çalışmada emtrisitabin ve tenofovir disoproksilin güvenlilik profili, bu ajanların her birinin diğer antiretroviral ajanlarla birlikte uygulandığı önceki deneyimlerle tutarlılık göstermiştir. Temas öncesi profilaksi: HIV-1 ile enfekte olmayan 2,830 yetişkinin temas öncesi profilaksi için günde bir kez emtrisitabin ve tenofovir disoproksil aldığı iki randomize plasebo kontrollü çalışmada (iPrEx, Partners PrEP) emtrisitabin ve tenofovir disoproksile karşı yeni bir advers reaksiyon tanımlanmamıştır. Gönüllüler sırasıyla medyan 71 hafta ve 87 hafta takip edilmiştir. iPrEx çalışmasında emtrisitabin ve tenofovir disoproksil grubunda en sık bildirilen advers reaksiyon baş ağrısıdır (%1). Her sıklık grubu içinde, istenmeyen etkiler azalan ciddiyete göre sunulmaktadır. Sıklıklar, Tablo 3: Klinik çalışma ve pazarlama sonrası deneyimlere dayanılarak ayrı bileşenleriyle ilişkilendirilen advers reaksiyonların tablo halindeki özeti Sıklık Emtrisitabin Tenofovir disoproksil Kan ve lenfatik sistem hastalıkları: Yaygın: Nötropeni Yaygın olmayan: Anemi 2 Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın: Alerjik reaksiyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Çok yaygın: Hipofosfatemi 1 Yaygın: Hiperglisemi, hipertrigliseridemi Yaygın olmayan: Hipokalemi 1 Seyrek: Laktik asidoz Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın: Uykusuzluk, anormal rüyalar Sinir sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Baş ağrısı Sersemlik hali Yaygın: Baş dönmesini de içeren sersemlik hali Baş ağrısı Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: İshal, bulantı İshal, kusma, bulantı Yaygın: Pankreatik amilaz artışı dahil amilaz düzeylerinde artış, serum lipazda artış, kusma, karın ağrısı, dispepsi Karın ağrısı, karında şişkinlik Yaygın olmayan: pankreatit Hepatobiliyer hastalıklar: Yaygın: Serum aspartat aminotransferaz (AST) düzeyinde ve/veya serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeyinde artış, hiperbilirubinemi Transaminazlarda artış Seyrek: Hepatosteatoz, Hepatit Deri bozuklukları ve derialtı doku hastalıklar: Çok yaygın: Döküntü Yaygın: Vezikülobüllöz döküntü, püstüler döküntü, makülopapüler döküntü, döküntü, pruritus, ürtiker, cilt renginde bozulma (pigmentasyon artışı) 2 Yaygın olmayan: Anjiyoödem Seyrek: Anjiyoödem Kas-iskelet ve bağ dokusu hastalıkları: Çok yaygın: Kreatin kinazda artış Yaygın olmayan: Rabdomiyoliz, kas zayıflığı 1 Seyrek: Osteomalazi (kemik ağrısı olarak kendini gösterir ve nadir olarak kırıklara katkıda bulunur) 1,3, Miyopati 1 Böbrek ve idrar yolu hastalıklar: Yaygın olmayan: Kreatininde artış, proteinüri, Fanconi sendromu dahil proksimal renal tübülopati Seyrek: Böbrek yetmezliği (akut ve kronik), Akut tübüler nekroz, nefrit (akut interstisyel nefrit dahil) 3, nefrojenik diabetes insipidus Genel bozukluklar ve uygulama bölgesi hastalıkları Çok yaygın: Asteni Yaygın: Ağrı, asteni 1 Bu advers reaksiyon, proksimal renal tübülopatinin sonucu olarak meydana gelebilir. Bu rahatsızlığın yokluğunda, tenofovir disoproksil tedavisiyle nedensel olarak ilişkili kabul edilmez. 2 Pediyatrik hastalara emtrisitabin uygulandığında anemi yaygın olarak ve cilt renginde bozulma (pigmentasyon artışı) çok yaygın olarak gözlenmiştir. 3 Bu advers reaksiyon pazarlama sonrası gözetim sürecinde tanımlanmıştır ancak emtrisitabin için yetişkinlerdeki randomize, kontrollü klinik çalışmalarda veya pediyatrik HIV klinik çalışmalarında veya tenofovir disoproksile ilişkin randomize kontrollü klinik çalışmalarda veya tenofovir disoproksil genişletilmiş erişim programında gözlenmemiştir. Sıklık kategorisi, randomize kontrollü klinik çalışmalarda emirisitabine maruz kalan (n=1563) veya randomize kontrollü klinik çalışmalarda ve genişletilmiş erişim programında tenofovir disoproksile maruz kalan toplam hasta sayısına (n=7319) dayalı bir istatistiksel hesaplamadan tahmin edilmiştir. Seçilmiş advers olayların açıklamaları Böbrek yetmezliği: böbrek hasarına neden olabileceğinden dolayı böbrek fonksiyonunun izlenmesi önerilir. Tenofovir disoproksil kesildikten sonra proksimal renal tübülopati genellikle düzelmiş veya iyiye gitmiştir. Ancak, bazı HIV-1 ile enfekte hastalarda kreatin klerensindeki düşüşler tenofovir disoproksil kesilmesine rağmen tam olarak düzelmemiştir. Böbrek yetmezliği riski altındaki hastalarda (başlangıç renal risk faktörleri, ilerlemiş H1V hastalığı olan hastalar veya eş zamanlı nefrotoksik ilaçlar alan hastalar gibi) tenofovir disoproksil kesilmesine rağmen böbrek fonksiyonlarının tam olarak düzelmeme riski yüksektir. Laktik asidoz: Tenofovir disoproksilin tek başına veya diğer antiviraller ile kombinasyon halinde kullanılması sonucunda, laktik asidoz vakaları rapor edilmiştir. Dekompoze karaciğer hastalığı olan hastalar veya laktik asidozisi uyardığı bilenen eşlikçi ilaçlar alan hastaların, tenofovir disoproksil tedavisi boyunca ölümcül sonuçları da içeren ciddi laktik asidoz deneyimlediği görülmüştür. Metabolik parametreler: Ağırlık, kan lipit ve glukoz düzeyleri antiretroviral tedavi sırasında yükselebilir. İmmün Reaktivasyon Sendromu: KART başlatıldığı sırada, şiddetli immün yetersizliği olan, HIV ile enfekte hastalarda, asemptomatik veya kalıntı fırsatçı enfeksiyonlara karşı enflamatuvar bir reaksiyon gelişebilir. Ayrıca, otoimmün bozukluklar da (Graves hastalığı gibi) bildirilmiştir; bununla birlikte, bildirilen başlangıç zamanı daha değişkendir ve bu olaylar tedavi başladıktan aylar sonra da meydana gelebilmektedir. Osteonekroz: Osteonekroz vakaları özellikle genel olarak bilinen risk faktörleri, ilerlemiş HIV hastalığı veya KART uzun süreli maruziyeti olan hastalarda bildirilmiştir. Bunun sıklığı bilinmemektedir. Pediyatrik popülasyon Emtrisitabin ile ilgili advers reaksiyonların değerlendirilmesi, 4 ay ile 18 yaş arasındaki pediyatrik popülasyonda yapılan çalışmada (n = 169) daha önce tedavi görmemiş (n = 123) ve tedavi görmüş (n = 46) HIV ile enfekte pediyatrik hastaların emtrisitabinin diğer antiretroviral ajanlarla kombinasyon halinde tedavi deneyime dayanmaktadır. Erişkinlerde bildirilen advers reaksiyonlara ek olarak, anemi (%9,5) ve ciltte renk değişikliği (%31,8), pediyatrik hastalarda yapılan klinik çalışmalarda yetişkinlere göre daha sık meydana gelmiştir. Tenofovir disoproksil ile ilgili advers reaksiyonların değerlendirilmesi, 48 hafta boyunca diğer antiretroviral ajanlarla kombinasyon halinde tenofovir disoproksil (n = 93) veya plasebo/aktif karşılaştırıcı (n = 91) ile tedavi alan HIV-1 ile enfekte 184 pediyatrik hastada yapılan iki randomize çalışmaya (çalışma GS-US 104-0321 and GS-US-104-0352) dayanmaktadır. Tenofovir disoproksil ile tedavi gören pediyatrik hastalarda gözlenen advers reaksiyonlar, yetişkinlerde tenofovir disoproksil klinik çalışmalarında gözlenenlerle tutarlıdır. Pediyatrik hastalarda KMY'de azalmalar bildirilmiştir. HIV-1 ile enfekte olmuş ergenlerde (2 ila <18 yaş), tenofovir disoproksil alan gönüllülerde gözlemlenen KMY Z-skorları, plasebo alan gönüllülere gözlenenlerden daha düşüktür. HIV-1 ile enfekte çocuklarda, tenofovir disoproksil'e geçen gönüllülerde gözlemlenen BMD Z skorları, stavudin veya zidovudin içeren rejimlerinde kalan gönüllülerde gözlenenlerden daha düşüktür. GS-US-104-0352 çalışmasında, medyan yaşı 7 (2 ila 15 yaş arası) olan HIV-1 ile enfekte 89 pediyatrik hasta, medyan 331 hafta boyunca tenofovir e maruz bırakıldı. 89 hastanın 8’i (%9,0) renal advers olaylar nedeniyle çalışma ilacını bırakmıştır. Beş gönüllüde (%5,6) klinik olarak proksimal renal tübülopati ile uyumlu laboratuvar bulguları görülmüştür ve bunlardan 4'ü tenofovir disoproksil tedavisini bırakmıştır. 7 hastada tahmini glomerüler filtrasyon hızı (GFR) değerleri 70 ile 90 mL/dk/1,73 m2 arasındadır. Bunların arasından 3 hasta tedavi sırasında tahmini GFR'de klinik olarak anlamlı bir düşüş yaşamış ve bu düşüş tenofovir disoproksil tedavisinin kesilmesinden sonra düzelmiştir. Diğer özel popülasyonlar Böbrek yetmezliği olan kişiler: Tenofovir disoproksil böbrek toksisitesine neden olabileceğinden, alan böbrek yetmezliği olan tüm yetişkinlerde böbrek fonksiyonunun yakından izlenmesi önerilir. böbrek yetmezliği olan 18 yaşın altındaki kişilerde kullanılması önerilmez. HIV/HBV veya HCV koenfekte hastalar: GS-01-934 çalışmasında HBV (n=13) veya HCV (n=26) ile birlikte enfekte olan sınırlı sayıda HIV ile enfekte hastada emtrisitabin ve tenofovir disoproksil'in advers reaksiyon profili, koenfeksiyon olmaksızın HIV ile enfekte hastalarda gözlenene benzerdir. Bununla birlikte, bu hasta popülasyonunda beklendiği gibi, AST ve ALT'deki yükselmeler, genel HIV ile enfekte olmuş popülasyondan daha sık meydana gelmiştir. Tedavinin kesilmesinden sonra hepatit alevlenmeleri: HBV ile enfekte hastalarda, tedavinin kesilmesinden sonra hepatitin klinik ve laboratuvar kanıtları ortaya çıkmıştır. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Diğer özel popülasyonlar Böbrek bozukluğu olan kişiler: Tenofovir disoproksil renal toksisiteye neden olabileceğinden, ile tedavi edilen ve böbrek bozukluğu bulunan hastalarda renal fonksiyonun yakından izlenmesi önerilir. HIV/HBV veya HCV ko-enfekte hastalar: HIV ile GS-01-934 çalışmasında yalnızca sınırlı sayıda hasta HBV (n=13) veya HCV ile (n=26) ko-enfekte sınırlı sayıda hastalarda emtrisitabin ve tenofovir disoproksilin advers reaksiyon profili, ko-enfeksiyon olmaksızın HIV ile enfekte hastalarda gözlenen profille benzerdir. Ancak, bu hasta popülasyonunda beklenildiği gibi, AST ve ALT'de yükselmeler genel HIV ile enfekte popülasyona kıyasla daha yaygın görülmüştür. Tedavinin kesilmesinden sonra hepatitte kötüleşmeler: HBV ile koenfekte olan hastalarda, tedavinin kesilmesinden sonra hepatitle ilgili klinik kanıtlar ve laboratuvar kanıtları ortaya çıkmıştır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.