GOPTEN FORTE 4 MG KAPSUL, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Gopten Forte 4 mg ne için kullanılır?
KT 1GOPTEN® FORTE'nin etkin maddesi olan trandolapril, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörleri adı verilen bir ilaç grubuna aittir.
ADE inhibitörleri kan damarlarını genişleterek vücutta kalbin kan pompalamasını kolaylaştırır ve kan basıncında düşüşe katkıda bulunur.
GOPTEN® hafif ile orta dereceli yüksek kan basıncının (hipertansiyon) tedavisi için kullanılmaktadır. GOPTEN® aynı zamanda, kalp krizi (miyokard enfarktüsü) sonrasında kalp fonksiyonlarını korumak amaçlıda kullanılabilmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Trandolaprile veya GOPTEN® FORTE içindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjik (aşırı duyarlı) iseniz;
- Başka bir ADE inhibitörü kullanırken yüz, dudaklar, dil ya da boğazda şişme, yutma ve solunum güçlüğü şeklinde görülen alerjik reaksiyon yaşadıysanız;
- Daha önce anjiyoödem adı verilen şiddetli alerjik reaksiyon geçirdiyseniz. Anjiyoödem deri belirtileri (kaşıntı) ve yüz, kol ve bacaklar, dil ya da boğazda şişmeye yol açar;
- Hamileyseniz (hamilelik döneminde GOPTEN® FORTE kullanımı önerilmez- Bkz. 'Hamilelik ve emzirme' bölümü);
- Aort stenozunuz (aort damarında daralma) ya da kalpten kan akışını engelleyen diğer patolojik değişiklileriniz varsa;
- Şeker hastalığınız ya da böbrek yetmezliğiniz varsa ve kan basıncını düşürmek için kullanılan bir ilaç olan aliskiren içeren ilaçlarla tedavi görüyorsanız;
- Sakubitril/valsartan kombinasyonu içeren bir ilaçla (yetişkinlerde kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan bir ilaç) tedavi ediliyorsanız, artmış anjiyoödem riski vardır (boyun gibi bölgelerde deri altı dokusunun aniden şişmesi).
GOPTEN® FORTE 18 yaş altındaki çocuklar için önerilmez.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- İdrar söktürücü ilaçlar (diüretik) ile uzun süreli tedavi görüyorsanız ya da tuz kısıtlaması diyeti uyguluyorsanız
- Şiddetli ve uzun süredir kusuyorsanız veya ishal iseniz
- İskemik kalp hastalığınız ya da beyin damarları ile ilişkili (serebrovasküler) hastalığınız varsa
- Daha önce yüz, dudaklar, dilin şişmesi veya yutma veya nefes almada güçlük çekilmesi gibi semptomlarla başka bir ADE inhibitörüne karşı bir alerjik reaksiyon geçirdiyseniz
- Karaciğer hastalığınız veya diyalize girmenize neden olan böbrek hastalığı dahil böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa (bazı diyaliz membranları GOPTEN® FORTE kullanırken uygun olmayabilir), renovasküler hipertansiyonunuz (böbrek atardamarının daralması sonucu gelişen yüksek tansiyon), diyabetiniz, kalp yetmezliğiniz ya da kollajen vasküler hastalık adı verilen (bağ dokusu hastalığı) hastalığınız varsa
- LDL aferezis ya da hayvan zehirlerine karşı bağışıklık tedavileri görüyorsanız
- Aşağıdaki ilaçları kullanıyorsanız:
- anjiyotensin II reseptör blokeri (ARB; valsartan, telmisartan, irbesartan gibi sartanlar), özellikle diyabet ile ilişkili böbrek hastalığınız varsa
- aliskiren
- Aşağıdaki ilaçlardan birini alıyorsanız, anjiyoödem (yüzde, dudaklarda, dilde ve/veya boğazda solunum veya yutma güçlüğüne neden olabilecek şişme) riski artabilir:
- Sirolimus, everolimus, temsirolimus ve mTOR inhibitör sınıfına ait diğer ilaçlar (organ nakli reddinin önlenmesinde ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar)
- Diyabet tedavisinde kullanılan vildagliptin
- Kalp yetmezliği olan hastalarda kullanılan sakubitril (valsartan ile sabit kombinasyonda bulunan) ve akut ishal hastalarında kullanılan rasekadotril gibi neprilisin inhibitörleri (NEP)
Doktorunuz düzenli aralıklarla böbrek fonksiyonlarınızı, kan basıncınızı ve kan elektrolitlerinizi (örn. potasyum) kontrol edebilir.
Eğer bir ameliyat geçirecekseniz doktorunuza ya da diş hekiminize daha öncesinden, GOPTEN® FORTE kullanmakta olduğunuzu haber veriniz; anestezik ilaçların ve diğer ilaçların seçimini etkileyebilir.
Kan ya da idrar testi yaptıracaksanız doktor ya da hemşirenize GOPTEN® FORTE kullandığınızı söyleyiniz; test sonuçlarını etkileyebilir.
Diyaliz uygulanacağı zaman doktor ya da hemşirenize GOPTEN® FORTE kullandığınızı söyleyiniz; bazı diyaliz membranları ile alerjik reaksiyon gelişebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın.
GOPTEN® FORTE'nin yiyecek ve içecekle kullanılması:
GOPTEN® FORTE aç karına ya da yiyeceklerle birlikte alınabilir. Alkol ile birlikte alındığında etkisi artabilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, GOPTEN® FORTE'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa GOPTEN® FORTE'yi kullanmayı durdurun ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Hırıltılı solunum ya da nefes darlığı
- Yüz, kol ve bacaklar, dil, dudaklar ya da boğazda şişme (anjiyoödem)
- Göz ve deride sararma
- Şiddetli boğaz ağrısı ve yüksek ateş
- Gaz ve kusma ile birlikte şiddetli mide ağrısı
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin GOPTEN® FORTE' ye karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Klinik çalışmalarda, yüksek tansiyonu olan için ya da kalp krizi geçirmiş hastalarda veya pazarlama sonrası deneyimde aşağıdaki yan etkiler gözlenmiştir.
Yaygın (10 hastadan en az birinde görülen)
- Baş ağrısı, baş dönmesi
- Tansiyon düşüklüğü (arteriyel hipotansiyon)
- Öksürük
- Kuvvetten düşme (asteni)
- Yaygın olmayan (100 hastadan en az birinde görülen)
- Üst solunum yolu iltihaplanması
- Sersemlik
- Uykusuzluk, cinsel dürtü yoksunluğu
- Baş dönmesi
- Çarpıntı (palpitasyon)
- Sıcak basması
- Üst solunum yolu iltihaplanması, burun akıntısı (rinore)
- Bulantı, sindirim sistemi ağrısı, ishal (diyare), kabızlık, hazımsızlık
- Kaşıntı, deri döküntüsü
- Sırt ağrısı, kas kasılmaları (spazmları), kol ve bacaklarda ağrı
- Cinsel güçsüzlük (empotens)
- Genel olarak göğüs ağrısı, şişkinlik, hasta hissetme ve anormal hissetme.
Seyrek (1.000 hastadan en az birinde görülen)
- İdrar yolu iltihaplanması, bronşit, geniz akıntısı (farenjit)
- Kırmızı hücrelerin sayısında azalma (anemi), kanda pıhtılaşma hücrelerinin (trombosit) bozukluğu, kanda beyaz kan hücresi bozukluğu, kanda beyaz kan hücrelerinin azlığı (lökopeni)
- Aşırı duyarlılık reaksiyonları
- Kandaki glukoz (şeker), kolesterol, yağ ve ürik asit seviyelerinin artması
- Kandaki sodyum seviyesinin azalması
- Gut, iştah azalması (anoreksi) veya iştah artışı, enzim bozukluğu
- Hayal görme (halüsinasyon), depresyon, uyku bozukluğu, endişe hali (anksiyete), ruhsal heyecanlılık (ajitasyon), ilgisizlik (apati)
- Beyinde dolaşım bozukluğu (serebrovasküler olay)
- Bilinç kaybı, kasların istemsiz kasılması (miyoklonus)
- İğnelenme, karıncalanma, hissizlik, seyirme ya da yanma gibi vücut yüzeyinde duyu bozuklukları (parestezi)
- Migren, aurasız migren, tat alma bozukluğu
- Göz kapağı iltihaplanması (blefarit), gözün beyaz kısmında sıvı artışı (konjunktival ödem), görme bozukluğu, göz hastalığı
- Kulak çınlaması (tinnitus)
- Kalp krizi (miyokard enfarktüsü), kalbe yeterli oksijen gitmemesi (miyokard iskemisi), göğüs ağrısı (anjina pektoris), kalp yetmezliği, kalbin sol karıncığının fazla çalışması (ventriküler taşikardi), kalbin dakikada atım sayısında fazlalık (taşikardi), kalbin dakikada atım sayısında azlık (bradikardi)
- Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon), kan damarı hastalıkları (anjiyopati), ani durum değişikliklerinde kan basıncında ani düşüş, örneğin ayağa kalkınca (ortostatik hipotansiyon), kol ve bacaklarda kan damarı hastalığı (periferik vasküler hastalık), şiş toplar damar (variköz ven)
- Burun kanaması (epistaksis), genizin iltihaplanması (farengeal inflamasyon), boğazdaki şişlik ve ağrı (boğaz irritasyonu), balgamlı öksürük, solunum hastalığı, nefes darlığı (dispne)
- Kan kusma (hematemez), karın ağrısı (abdominal ağrı), kusma, hazımsızlık (dispepsi), mide iltihabı (gastrit), gaz, ağız kuruluğu
- Karaciğer iltihabı (hepatit), kanda bilirubin artması
- Yüz, kol/bacak, dil, dudak ya da boğazda şişme (anjiyoödem)
- Kırmızı lekeler, gümüş rengi plaklarla kızarık incelmiş deri (psöriazis)
- Terleme eğilimi, egzama, akne, deride kuruma, deri hastalığı
- Eklem ağrısı (artralji), kemik ağrısı, eklem iltihaplanması (osteoartirit)
- Böbrek fonksiyonlarının bozulması, böbrek fonksiyonu bozukluğuna bağlı olarak kanda nitrojen içeren bileşiklerin birikmesi (azotemi), sık ve fazla idrar,
- Atardamar yapısı bozukluğu ile ilişkili kalıtsal hastalık
- Kalıtsal deri hastalığı – genellikle kol/bacak ve gövdenin alt kısmında kuru, sert ve kabuklu deri, kaşıntı ve terleme azalması (iktiyozis)
- Şişlik (ödem), yorgunluk
- Yaralanma
- Bilinmiyor (eldeki verilerle sıklık saptanamıyor)
- Kanda granülosit (bağışıklık hücresi) azalması (agranülositoz), tüm kan hücrelerinin sayısında azalma (pansitopeni), kan pulcuğu sayısında azalma, kırmızı kan hücrelerinde oksijeni taşıyan kısmın (hemoglobin) ve kırmızı kan hücrelerinin sayısının (hematokrit) azalması
- Kan potasyum düzeyinde artış (hiperkalemi)
- Geçici olarak beyine az kan gitmesi (geçici iskemik atak), beyin kanaması (serebral hemoraji), denge bozukluğu
- Kalbin kulakçığı ve karıncığı arasında elektriksel ileti bozukluğu (atrioventriküler blok), kalbin durması (kardiyak arrest), kalp ritim bozukluğu (aritmi), anormal EKG bulguları
- Solunum yolu kaslarında daralma (bronkospazm)
- Bağırsak tıkanıklığı (ileus), pankreas inflamasyonu (pankreatit)
- Sarılık, karaciğer laboratuvar testlerinde bozukluk, transaminaz (karaciğer enzimi) düzeyi yükselmesi
- Saç dökülmesi (alopesi), kurdeşen (ürtiker), bazı şiddetli deri reaksiyonları (Stevens- Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz)
- Kas ağrısı
- Ateş
- Kanda kreatinin ya da üre nitrojeni düzeyi artışı (konsantrasyon böbrek fonksiyonuna bağlıdır)
- Normal sınırlar dışında laboratuvar sonuçları, kanda alkalin fosfataz ve laktat dehidrogenaz enzimleri düzeyinde artış.
Tüm ADE inhibitörleri ile bilinmeyen sıklıkta gözlenen diğer yan etkiler: hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerinin yıkılmasına bağlı anemi), eozinofili (bir tür beyaz kan hücresi sayısında artış) ve/veya antinükleer antikor (ANA) artışı, zihin karışıklığı, bulanık görme, sinüs inflamasyonu (sinüzit), nezle (rinit), dilde şişlik (glossit), intestinal anjiyoödem (bağırsakta şişmeye yol açan alerjik reaksiyon), eritema multiforme ve psöriyazis benzeri deri enflamasyonu.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu ya da eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer GOPTEN® FORTE kullanıyorken hamilelik planlarsanız veya hamile kalırsanız, doktorunuza başvurunuz.
Planlanmış bir hamilelikten önce, uygun başka bir alternatif tedaviye geçilmelidir.
GOPTEN® FORTE hamilelikte kullanılmamalıdır; doğmamış bebeğe ciddi zararlar verebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
GOPTEN® FORTE emzirme döneminde kullanılması önerilmemektedir. Bu nedenle doktorunuz özellikle bebeğiniz yeni doğmuşsa ya da erken doğmuşsa başka bir ilaç önerecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerGOPTEN® FORTE laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHafif ve orta dereceli hipertansiyon tedavisinde ve miyokard enfarktüsü sonrasında sol ventrikül disfonksiyonu kanıtları olan hastalarda endikedir. FORTE’nin miyokard enfarktüsünden sonra, sol ventrikül disfonksiyonu (ejeksiyon fraksiyonu ≤%35) olan, kalp yetersizliği semptomları ve/veya rezidüel iskemisi olan veya olmayan hastalarda sağkalımı iyileştirdiği gösterilmiştir. Uzun süreli FORTE tedavisi, kardiyovasküler bozuklukların neden olduğu mortaliteyi azaltır. Ayrıca şiddetli ve tedaviye dirençli kalp yetmezliği gelişimini ve ani ölüm riskini anlamlı olarak azaltır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− Trandolaprile, listelenmiş yardımcı maddelerden herhangi birine ya da herhangi bir ADE inhibitörüne karşı bilinen aşırı duyarlılık − Bir ADE inhibitörü kullanımıyla bağlantılı anjiyoödem öyküsü dahil aşırı duyarlılık − Herediter/idiyopatik anjiyoödem − Gebelikte kontrendikedir − Sakubitril/valsartan tedavisi ile birlikte eşzamanlı kullanım. Son sakubitril/valsartan dozundan itibaren 36 saat geçmeden FORTE tedavisine başlamamalıdır. − FORTE ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR < 60ml/dak/1,73m2) olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriFORTE aort stenozu veya arter obstrüksiyonu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ADE inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez.. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi olan hastalarda ADE inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri birlikte kullanılmamalıdır. Karaciğer fonksiyon bozukluğu Trandolapril karaciğerde aktif metaboliti trandoprilata metabolize olan bir ön ilaç olduğundan, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar özel olarak yakından izlenmelidir. Semptomatik hipotansiyon Komplike olmayan hipertansif hastalarda trandolaprilin başlangıç dozundan sonra ve FORTE dozunun arttırılmasından sonra, nadiren semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir. Uzun süreli diüretik tedavisi, diyette tuz kısıtlaması, diyaliz, diyare veya kusmanın bir sonucu olarak tuz veya hacim azalması olan hastalarda semptomatik hipotansiyonun ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, bu hastalarda FORTE tedavisine başlanmadan önce hacim ve/veya tuz düzeyi düzeltilmeli ve diüretik tedavisi kesilmelidir. Bu ayrıca, kan basıncındaki aşırı düşüşün bir miyokard enfarktüsü veya serebrovasküler olaya neden olabileceği iskemik kalp hastalığı veya serebrovasküler hastalığı olan hastalarda dikkate alınmalıdır. Agranülositoz ve kemik iliği depresyonu ADE kullanan hastalarda nötropeni/agranülositoz ve kemik iliği depresyonu görülmüştür. Bir hastanın klinik durumuna ek olarak, nötropeni riskinin doza ve türe bağlı olduğu görünmektedir. Bu olaylar, özellikle ilişkili vasküler bağ dokusu hastalığına sahip böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda daha yaygındır. Bilhassa kortikosteroidler ve antimetabolitler gibi diğer ilaçların birlikte uygulanması ve bozulmuş böbrek fonksiyonuyla ilişkili vasküler bağ dokusu hastalığı olan hastalarda (örn. lupus eritematozus ve skleroderma) beyaz kan hücresi sayımlarının ve idrardaki protein seviyelerinin düzenli olarak izlenmesi gerekir. Nötropeni genellikle ADE inhibitörü tedavisi kesildiğinde düzelir. Anjiyoödem Trandolapril yüz, ekstremiteler, dil, glottis ve/veya larinkste şişme ile gözlenen anjiyoödeme neden olabilir. ADE inhibitörlerinin neden olduğu anjiyoödem siyah ırktan olan hastalarda olmayanlara göre daha yüksek oranda ortaya çıkmaktadır. ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda intestinal anjiyoödem de gözlenmiştir. Bu durum karın ağrısı olan (bulantı kusma ile birlikte ya da tek başına) olan hastalarda dikkate alınmalıdır. Anjiyoödem ortaya çıktığında FORTE tedavisi hemen kesilmelidir ve hastalar semptom remisyonuna kadar yakından izlenmelidir. Anjiyoödem genellikle kendiliğinden düzelir. Yüz ile birlikte glottiste etkileyen ödem havayollarını tıkayacağından yaşamı tehdit edebilir. Dil, glottis ya da larinks anjiyoödeminde hastaya diğer gerekli terapötik işlemlerle birlikte hemen 0,3-0,5 ml adrenalin çözeltisi (1:1,000) subkutan olarak derhal uygulanmalıdır. ADE inhibitörü kullanımına bağlı gelişen andiyoödem yan etkisi bu grup ilaçların kullanımı için kontrendikasyon oluşturur. Bu nedenle, idiyopatik anjiyoödem öyküsü bulunan hastalarda FORTE kullanımına dikkat edilmelidir. Bir mTOR inhibitörü (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus gibi), neprilisin inhibitörü (örn., rasekadotril) veya vildagliptinin birlikte uygulanması anjiyoödem riskinde (örn. solunum yetmezliği ile birlikte veya olmaksızın solunum yollarının ya da dilin şişmesi) artışa neden olabilir. Halihazırda bir ADE inhibitörü kullanmakta olan hastalarda neprilisin inhibitörleri (örn. rasekadotril), mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus ve temsirolimus) ve vildagliptin ile tedaviye başlarken dikkatli olunmalıdır. Trandolapril ve sakubitril/valsartanın birlikte kullanımı anjiyoödem riskindeki artışa neden olduğu için kontrendikedir. Son trandolapril tedavi dozunun alınmasından itibaren 36 saatlik bir süre geçmeden sakubitril/valsartan ile tedaviye başlanmamalıdır. Eğer sakubitril/valsartan ile yapılan tedavi kesilirse, son sakubitril/valsartan dozunun alınmasından itibaren 36 saatlik bir süre geçmeden Trandolapril ile tedaviye başlanmamalıdır. Renovasküler hipertansiyonu olan hastalar ADE inhibitörleri renovasküler hipertansiyon için küratif tedavi uygulanana kadar ya da uygulanamadığı durumlarda başlanır. Önceden unilateral ya da bilateral renal arter stenozu olup bir ADE inhibitörü ile tedavi edilen hastalarda şiddetli arteriyel hipotansiyon ve renal yetmezlik riski artar. Diüretikler bu bozukluğun riskinin artışına katkıda bulunabilir. Unilateral renal arter stenozu olan hastalarda serum kreatinin düzeyindeki küçük değişiklikler bile renal fonksiyon kaybı ile sonuçlanabilir. Bu hastalarda tedaviye düşük dozda başlanmalı ve yakın tıbbi gözlem ile doz dikkatli ayarlanmalıdır. Tedavinin ilk birkaç haftasında diüretik tedavi kesilmeli, renal fonksiyon ve serum potasyum düzeyi izlenmelidir. Genel Özellikle yeni başlanmış bir diüretik kullanan bazı hastalarda trandolapril başlanması kan basıncında aşırı düşüşe neden olabilir. Böbrek yetmezliği Kreatinin klerensi < 30 ml/dak. olan hastalarda FORTE’nin düşük dozda verilmesi gerekebilir; hastanın renal fonksiyonları yakından izlenmelidir. Renal yetmezliği, konjestif kalp yetmezliği ya da unilateral veya bilateral renal arter stenozu, tek böbreği olan hastalarda ya da renal transplantasyondan sonra renal fonksiyonda azalma olasılığı vardır. Görünürde önceden mevcut renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, FORTE bir diüretik ile eşzamanlı olarak verildiğinde kan üre nitrojeni ve serum kreatinin artışları meydana gelebilir. Özellikle renal fonksiyonu bozuk ya da yüksek doz ADE inhibitörü kullanan hastalarda proteinüri ortaya çıkabilir. Ayrıca renal yetmezliği olan hastalarda hiperkalemi riski olduğundan elektrolit düzeyleri düzenli olarak izlenmelidir. Renal fonksiyonlar tedaviye başlanmadan önce değerlendirilmeli ve tedavi boyunca izlenmelidir. Hiperkalemi ADE inhibitörleri aldosteron salınımını engelledikleri için hiperkalemiye yol açabilirler. Bu etki normal böbrek fonksiyonlarına sahip hastalarda genellikle önemli değildir. Böbrek fonksiyon bozukluğu, diyabet, miyokard enfarktüsünü takiben sol ventrikül disfonksiyonu olan hastalar ve/veya potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviyeleri (tuz takviyeleri dahil), trimetoprim veya kotrimoksazol (trimetoprim / sülfametoksazol olarak da bilinir), aldosteron antagonistleri veya anjiyotensin reseptör blokerleri alan hastalar hiperkalemi geliştirebilir. ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalara potasyum tutucu diüretikler ve anjiyotensin reseptör blokerleri dikkatle uygulanmalı ve hastaların serum potasyumu ile böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Antidiyabetik ilaç kullanımı ADE inhibitörleri ve antidiyabetik ilaçların (insülin ya da oral hipoglisemik ilaçlar) eşzamanlı kullanımı antidiyabetik ilaç etkisini ve dolayısıyla hipoglisemi riskini arttırabilir. Bu fenomen daha çok tedavinin ilk birkaç haftasında ve renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda gözlenir. Kan glukoz düzeyi izlenmelidir. Cerrahi girişimler/anestezi Hipotansiyona neden olan ajanlarla anestezi veya cerrahi girişim uygulanan hastalarda, kompansatuar renin salınmasına bağlı anjiyotensin II oluşumunu bloke edebilir. Bu mekanizma ile ortaya çıkan hipotansiyon uygun girişim ile düzelir. Pediyatrik popülasyon Trandolaprilin çocuklarda güvenliliği ve etkililiği saptanmamıştır. Gebelik ADE inhibitörleri ile tedaviye gebelik sırasında başlanmamalıdır. Bir ADE inhibitörü ile tedavi gerekliyse çocuk sahibi olmayı planlayan kadın hastalarda tedavi gebelikte güvenliliği kanıtlanmış başka bir antihipertansif ilaca değiştirilmelidir. Gebelik saptandığında ADE inhibitörü tedavisi hemen kesilmeli ve gerektiğinde başka bir tedaviye başlanmalıdır. Laktasyon sırasında trandolapril kullanımına ilişkin veri bulunmadığından bu periyotta kullanılmaması önerilir. Özellikle yenidoğan ve prematür bebeklerde emzirme sırasında güvenlilik profili daha iyi tanımlanmış başka bir antihipertansif ilaç ile tedavi daha iyi bir seçenek olabilir. Anafilaktoid reaksiyon ve ilişkili potansiyel reaksiyonlar Desensitizasyon Eşzamanlı olarak hayvan zehirlerine karşı desensitizasyon uygulanan ADE inhibitörü kullanan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar (bazı olgularda yaşamı tehdit eden) ortaya çıkabilir. Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi LDL aferezi sırasında ADE inhibitörleri kullanan hastalarda yaşamı tehdit eden anafilaktoid reaksiyonlar gözlenmiştir. Öksürük Bir ADE inhibitörü ile tedavi sırasında hastalarda kuru ve prodüktif olmayan öksürük görülebilir ve tedavi kesildiğinde ortadan kalkar. Bu ürün laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın olmayan Seyrek Üst solunum yolu enfeksiyonu İdrar yolu enfeksiyonu, bronşit, farenjit Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Seyrek Bilinmiyor Anemi, trombosit bozukluğu, beyaz kan hücresi bozukluğu, lökopeni Agranülositoz, pansitopeni, trombosit sayısında azalma, hemoglobin düzeyinde düşüş, hematokrit düzeyinde düşüş Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek Aşırı duyarlılık Endokrin bozuklukları Bilinmiyor Hiperkalemi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek Hiperglisemi, hiponatremi, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, hiperürisemi, gut, anoreksi, iştah artışı, enzim anormalliği Psikiyatrik hastalıklar Yaygın Olmayan Bilinmiyor Uykusuzluk, libido azalması, Halüsinasyon, depresyon, uyku bozuklukları, anksiyete, ajitasyon, apati Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı, baş dönmesi Somnolans Serebrovasküler olay, senkop, miyoklonus, parestezi, migren, aurasız migren, disgözi Geçici iskemik atak, denge bozukluğu Göz hastalıkları Seyrek Blefarit, konjunktival ödem, görme bozukluğu, göz hastalığı Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan Seyrek Vertigo Tinnitus Kardiyak hastalıklar Palpitasyon Miyokard enfarktüsü, miyokard iskemisi, anjina pektoris, kalp yetmezliği, ventriküler taşikardi, taşikardi, bradikardi Atrioventriküler blok, kardiyak arrest, aritmi, elektrokardiyogramda anormallik Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan Seyrek Hipotansiyon* Ani ateş basması Hipertansiyon, anjiyopati, ortostatik hipotansiyon, periferik vasküler hastalık, variköz ven Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıklar Öksürük Üst solunum yolu enflamasyonu, üst solunum yolu konjesyonu Dispne, epistaksis, boğaz ağrısı, prodüktif öksürük, solunum bozukluğu Bronkospazm Gastrointestinal hastalıklar Bulantı, gastrointestinal ağrı, diyare, kabızlık, sindirim sistemi bozukluğu Hematemez, abdominal ağrı, kusma, dispepsi, gastrit, flatulans, ağız kuruluğu İleus, pankreatit Hepatobiliyer hastalıklar Seyrek Bilinmiyor Hepatit, hiperbilirubinemi Sarılık, anormal karaciğer testi sonuçları, transaminaz yükselmesi Deri ve derialtı dokusu hastalıkları Kaşıntı, deri döküntüsü Anjiyödem, psöriazis, terleme eğilimi, egzama, akne, deride kuruma, deri hastalığı Alopesi, ürtiker, Stevens Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz Kas-iskelet bozukluklar ve bağ doku ve kemik hastalıkları Sırt ağrısı, kas spazmları, ekstremite ağrısı Artralji, kemik ağrısı, osteoartirit Miyalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Seyrek Bilinmiyor Böbrek yetmezliği, azotemi, poliüri, pollaküri Artmış kan kreatinin seviyesi, artmış kan üre seviyesi Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan Erektil disfonksiyon Konjenital ve kalıtımsal/genetik hastalıklar Seyrek Konjenital arteriyel malformasyon, iktiyozis Genel hastalıklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Asteni Genel güçsüzlük, göğüs ağrısı, periferik ödem, anormallik hissi Ödem, yorgunluk Ateş Araştırmalar Bilinmiyor Artmış serum alkalin fosfataz seviyesi, artmış serum laktat dehidrojenaz, laboratuvar testlerinde anormallik Yaralanma ve zehirlenme Seyrek Yaralanma *TRACE klinik çalışmasında (n=876) miyokard enfarktüsünün ardından sol ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda yaygın olarak hipotansiyon gözlenmiştir. Bununla birlikte hipertansiyon klinik çalışmalarında (n=2.520) sıklığı yaygın olmayan kategorisindedir. Aşağıda sınıf olarak ADE inhibitörleri ile bildirilmiş ve sıklığı bilinmeyen advers olaylar verilmiştir. Kan ve lenfatik sistem hastalıkları: Hemolitik anemi, eozinofili ve/veya ANA (antinükleer antikor) artışı Sinir sistemi hastalıkları: Konfüzyon durumu Göz hastalıkları: Bulanık görme Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıklar: Sinüzit, rinit, glossit Gastrointestinal hastalıklar: İntestinal anjiyoödem Deri ve derialtı dokusu hastalıkları: Eritema multiforme, psöriyaziform dermatit.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.