GLIPTA 50 MG TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Glipta 50 mg ne için kullanılır?
KT 1GLİPTA, ağız yolu ile kullanılan, kan şekerini düşüren ilaçlar olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir.
GLİPTA, yalnızca diyet ve egzersizle kontrol altına alınamayan şeker hastalığının (Tip II diyabetin) tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Kan şeker düzeyinin kontrol altına alınmasına yardım eder.
Şeker hastalığı (Tip II diyabet), vücudunuzun yeterli miktarda insülin üretemediği ya da üretilen insülin doğru şekilde çalışmadığında gelişir. Hastalık ayrıca, çok fazla glukagon adı verilen hormonun üretildiği durumlarda da gelişebilir.
İnsülin, özellikle yemeklerden sonra olmak üzere kanınızdaki şeker düzeyinin düşürülmesine yardım eden bir maddedir. Glukagon, karaciğerde şeker üretimini tetikleyerek kan-şekerinin yükselmesine neden olan başka bir maddedir. Bu maddelerin her ikisi de pankreas tarafından üretilir.
GLİPTA, pankreasın insülin ve daha az miktarda glukagon üretmesini sağlar. Bu şekilde, kan şeker düzeyinin kontrol altında tutulmasına yardım eder.
Doktorunuz GLİPTA'yı size kan şeker düzeyinin tek başına kullanılan bir ilaçla kontrol altına alınamadığı durumlarda başka bir kan şekerini düşüren ilaç ile kombinasyon şeklinde kullanmak üzere reçete edecektir.
GLİPTA ile tedavi görürken size önerilen diyet ve/veya egzersiz programına devam etmeniz önemlidir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Vildagliptine ya da GLİPTA'nın içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa (yardımcı maddeler listesine bakınız).
Vildagliptine ya da GLİPTA'nın içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) olabileceğini düşünüyorsanız, bu ilacı almayınız ve doktorunuzla konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Orta derecede ya da ileri derecede böbrek hastalığınız varsa
- Karaciğer hastalığınız varsa
- Diyaliz hastası iseniz
- Kalp yetmezliğiniz varsa (Doktorunuz rahatsızlığınızın derecesine göre GLİPTA'yı reçete edip etmeme kararı verecektir.)
- Şeker hastalığına bağlı deri lezyonları, şeker hastalığının sık görülen komplikasyonlarından biridir. Doktorunuz ya da hemşireniz tarafından verilen deri ve ayak bakımı tavsiyelerine uyunuz. Ayrıca, GLİPTA kullanırken ortaya çıkan kabarcık ya da ülserler konusunda özellikle dikkatli olmanız tavsiye edilmektedir.
- GLİPTA insülinin yerine geçemez. Dolayısıyla, tip I diyabetiniz (tip I şeker hastalığı) varsa yani vücudunuz insülin üretmiyorsa.
- Sülfonilüre olarak bilinen bir anti-diyabet ilacı alıyorsanız (doktorunuz, kan şekerindeki düşüşün önüne geçme amacıyla, GLİPTA ile birlikte aldığınız sülfonilüre dozunu düşürmek isteyebilir).
Bu durumlar sizin için geçerli ise GLİPTA kullanmadan önce doktorunuzla, eczacınızla veya diyabet hemşireniz ile görüşünüz.
Eğer daha önce GLİPTA kullandıysanız ve yan etkiler (karaciğer hastalığı) nedeniyle bırakmak zorunda kaldıysanız, yeniden GLİPTA kullanmamalısınız.
Pankreatit ciddi, yaşamı tehdit eden tıbbi bir durum olabilir. Eğer kusma ile birlikte olan veya olmayan ciddi ve inatçı karın ağrısı yaşarsanız pankreatitiniz olabilir, GLİPTA'yı kesip doktorunuza başvurunuz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahil olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi GLİPTA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmeyen :Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Acil dikkat gerektiren bazı tıbbi belirtiler:
GLİPTA'nın tek başına veya diğer bir ilaç (metformin veya sülfonilüre grubu) ile birlikte (kombinasyon) kullanıldığında oluşabilecek yan etkiler:
Seyrek:
- Anjiyoödem olarak adlandırılan ciddi alerjik bir reaksiyona işaret eden, yüzde, dilde ya da boğazda şişme, yutkunma zorluğu, solunum güçlüğü, aniden başlayan döküntü ya da kurdeşen
- Karaciğer hastalığına (hepatit) işaret eden, gözlerde ve deride sarı renk, mide bulantısı, iştah kaybı ya da idrar renginde koyulaşma
- Şiddetli üst karın ağrısı (olası iltihaplı pankreas belirtisi) Bu belirtiler görüldüğünde lütfen GLİPTA almayı durdurunuz ve doktorunuzla konuşunuz.
GLİPTA ile metformin birlikte kullanıldığında oluşabilecek yan etkiler:
Yaygın:
- Titreme
- Baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Mide bulantısı
- Kan şekeri düzeyinde azalma
Yaygın olmayan:
- Yorgunluk
GLİPTA ile sülfonilüre grubu bir ilaç birlikte kullanıldığında oluşabilecek yan etkiler :
Yaygın:
- Titreme
- Baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Yorgunluk
- Kan şekeri düzeyinde azalma
Yaygın olmayan:
- Kabızlık
Çok seyrek:
- Burun akıntısı
- Boğaz ağrısı
GLİPTA ile glitazon grubu bir ilaç birlikte kullanıldığında oluşabilecek yan etkiler :
Yaygın:
- Kilo artışı
- Eller, ayak bilekleri veya ayaklarda şişkinlik (ödem)
Yaygın olmayan:
- Baş ağrısı
- Halsizlik
- Kan şekerinde düşüklük
GLİPTA tek başına kullanıldığında oluşabilecek yan etkiler:
Yaygın:
- Baş dönmesi
Yaygın olmayan:
- Baş ağrısı
- Kabızlık
- Ellerde, ayak bileklerinde ya da ayaklarda şişme (ödem), eklem ağrısı
- Kan şekeri düzeyinde azalma
Çok seyrek:
- Boğaz ağrısı
- Burun akıntısı
- Ateş
GLİPTA, metformin ve bir sülfonilüre ile birlikte kullanılırken oluşabilecek yan etkiler:
Yaygın:
- Sersemlik
- Titreme
- Halsizlik
- Düşük kan şekeri
- Aşırı terleme.
GLİPTA ile insülin birlikte kullanılırken (metformin ile veya metforminsiz) oluşabilecek yan etkiler:
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Üşüme
- Bulantı
- Düşük kan şekeri
- Mide ekşimesi
Yaygın olmayan:
- İshal
- Gaz
Ürün pazara sunulduktan sonra aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:
- Kaşıntılı kurdeşen
- Pankreas iltihabı
- Lokalize deri soyulması ve kabarcıklar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız ya da hamile kalmayı planlıyorsanız GLİPTA kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Hamilelik sırasında GLİPTA kullanmamalısınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
GLİPTA'nın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. GLİPTA tedavisi sırasında bebeğinizi emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerGLİPTA, süt şekeri (laktoz) adı verilen bir madde içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü kullanmadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Glipta 50 mg muadilleri
Glipta 50 mg ile aynı etken maddeyi (vildagliptin) içeren 14 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 180 adet | 8699514011163 | ||
| 28 adet | 8699514011149 | ||
| 56 adet | 8699514011156 |
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTip II diyabet tedavisinde glisemik kontrolü arttırmak üzere diyet ve egzersize ilave olarak endikedir. Monoterapi olarak; tek başına diyet ve egzersiz ile yeterli düzeyde kontrol edilemeyen ve kontrendikasyon ya da intolerans nedeniyle metforminin uygun olmadığı hastalarda. Aşağıdakiler ile kombinasyon halinde ikili oral tedavi olarak; tolere edilebilen maksimum dozda metformin monoterapisine rağmen glisemik kontrolün yetersiz olduğu hastalarda metformin ile birlikte, tolere edilebilen maksimum dozda bir sülfonilüre tedavisine rağmen glisemik kontrolün yetersiz olduğu ve kontrendikasyon ya da intolerans nedeniyle metforminin uygun olmadığı hastalarda bir sülfonilüre ile birlikte, glisemik kontrolün yetersiz olduğu ve bir tiazolidinedionun uygun olduğu hastalarda bir tiazolidinedion (TZD) ile birlikte, Aşağıdakiler ile kombinasyon halinde üçlü oral tedavi olarak; Diyet ve egzersize ek olarak sülfonilüre ve metformin ile ikili tedavinin yeterli düzeyde glisemik kontrolü sağlayamadığı durumlarda bir sülfonilüre ve metformin ile birlikte. Vildagliptin ayrıca diyet ve egzersize ek olarak stabil bir insülin dozunun yeterli glisemik kontrolü sağlayamadığı durumlarda insülin ile (metformin ile veya metforminsiz) kombinasyon halinde endikedir. Ayrıca diyabeti tek başına diyet ve egzersiz ile yeterli düzeyde kontrol edilemeyen T2DM hastalarında metformin ile birlikte başlangıç tedavisi olarak endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarVildagliptine veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel: insüline gereksinimi olan hastalarda insülin yerine kullanılamaz. Tip I diyabet hastalarında veya diyabetik ketoasidoz tedavisinde kullanılmamalıdır. Böbrek yetmezliği: Terminal dönem böbrek hastalığı (ESRD) bulunan hemodiyaliz hastalarında sınırlı deneyim bulunmaktadır.Bu nedenle, bu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Karaciğer yetmezliği: tedavi öncesinde ALT ya da AST düzeyleri normalin üst sınırının (ULN) > 2,5 katı olanlar da dahil olmak üzere karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır. Karaciğer enzim takibi: Nadir olarak (hepatit de dahil olmak üzere) karaciğerde fonksiyon bozukluğu vakaları bildirilmiştir. Bu vakalarda hastalar genelde asemptomatik seyretmiş, klinik sekeller gözlenmemiş ve karaciğer fonksiyon testleri (KFT), tedavi sonlandırıldıktan sonra normal düzeylere dönmüştür. tedavisine başlanmadan önce hastanın başlangıçtaki değerlerinin bilinmesi amacıyla karaciğer fonksiyon testlerinin yapılması gerekmektedir. ile tedavinin ilk yılında, karaciğer fonksiyonu üç aylık aralıklarla ve daha sonra periyodik olarak izlenmelidir. Transaminaz düzeyleri yükselen hastalarda bu bulgunun doğrulanması için ikinci bir karaciğer fonksiyon değerlendirmesi yapılmalı ve daha sonra bu hastalar, anormallik(ler) normale dönünceye kadar sık sık karaciğer fonksiyon testleri yapılarak izlenmelidir. AST ya da ALT düzeylerinde 3 x normalin üst sınırı (ULN) ya da daha yüksek bir artış devam ettiği takdirde, tedavisinin kesilmesi önerilmektedir. Sarılık ya da karaciğerde fonksiyon bozukluğuna işaret eden diğer belirtilerin görüldüğü hastalarda tedavisi sonlandırılmalıdır. tedavisinin sonlandırılması ve karaciğer fonksiyon testi (KFT) normalizasyonundan sonra tedavisi yeniden başlatılmamalıdır. Kalp yetmezliği: Faydaları, potansiyel risklere ağır basmadığı sürece vildagliptin genellikle NYHA sınıf III düzeyindeki hastalarda önerilmemektedir: NYHA fonksiyonel sınıf I-III düzeyindeki hastalar ile gerçekleştirilen bir vildagliptin klinik çalışmasında, plasebo karşısında vildagliptin tedavisinin sol ventriküler fonksiyonda değişiklik ya da mevcut KKY'de kötüleşme ile ilişkili olmadığı gösterilmiştir. NYHA fonksiyonel sınıf III düzeyindeki hastalarda bildirilen kardiyak advers olayların oranları, vildagliptin ile tedavi edilenlerde plaseboya göre hafif oranda daha yüksek olmuştur, ancak başlangıçta, plasebo kolu lehine olan KV riskteki dengesizlik ve NYHA sınıf III alt grubundaki düşük hasta sayısı, kesin sonuçlara varılmasını engellemektedir. NYHA fonksiyonel sınıf IV düzeyindeki hastalarda vildagliptin kullanımına ilişkin deneyim bulunmamaktadır. Bu nedenle bu hastalarda vildagliptin kullanımı önerilmemektedir. Deri hastalıkları: Klinik dışı toksikoloji çalışmalarında maymunların ekstremitelerinde kabarcık ve ülserasyon da dahil olmak üzere deri lezyonları bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda deri lezyonları artan bir insidansla gözlenmemiş olsa da, diyabetik deri komplikasyonları olan hastalardaki deneyim sınırlıdır. Bu nedenle, diyabetik hastanın rutin bakımıyla uyumlu olarak, kabarcık ya da ülserasyon gibi deri hastalıklarının takibi önerilmektedir. Pankreatit: Pazarlama sonrası deneyimde akut pankreatite dair spontan yan etkiler rapor edilmiştir. Hastalar akut pankreatitin karakteristik semptomları hakkında bilgilendirilmelidir: inatçı, ciddi karın ağrısı. Vildagliptin tedavisi sonlandırıldıktan sonra pankreatitin rezolüsyonu gözlemlenmiştir. Eğer pankreatitten şüpheleniliyorsa, vildagliptin ve diğer potansiyel şüpheli ilaçlarla tedavi sonlandırılmalıdır. Hipoglisemi: Sülfonilürelerin hipoglisemiye neden oldukları bilinmektedir. Bir sülfonilüre ile kombinasyon halinde vildagliptin alan hastalar hipoglisemi riski altında olabilir. Bu nedenle, hipoglisemi riskini azaltmak amacıyla daha düşük bir sülfonilüre dozu düşünülebilir. Yardımcı maddeler: Tabletler laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerSinir sistemi hastalıkları Yaygın: Titreme, baş ağrısı, sersemlik Yaygın olmayan: Yorgunluk Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Mide bulantısı Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hipoglisemi 2 yıldan daha uzun süren klinik çalışmalarda, vildagliptin metformin tedavisine eklendiğinde ilave güvenlilik sinyalleri veya öngörülemeyen riskler gözlenmemiştir. Sülfonilüre ile kombinasyon Vildagliptin 50 mg ve bir sülfonilüre kombinasyonu ile yapılan kontrollü klinik çalışmalarda, advers reaksiyonlar nedeniyle çalışmadan ayrılma insidansı, plasebo + sülfonilüre tedavi grubunda %0'ken, vildagliptin 50 mg + sülfonilüre grubunda %0.6 olmuştur. Klinik çalışmalarda, günde 50 mg vildagliptine glimepirid eklendiğinde, hipoglisemi insidansı %1.2 olurken, bu değer plasebo + glimepirid için 0.6 olmuştur. Vildagliptin kollarında şiddetli hipoglisemik olay bildirilmemiştir. Klinik çalışmalarda, glimepiride günde bir defa 50 mg vildagliptin eklendiğinde, vücut ağırlığında başlangıca göre değişiklik olmamıştır (vildagliptin ve plasebo için sırasıyla -0.1 kg ve -0.4 kg). Çift-kör çalışmalarda bir sülfonilüre ile kombinasyon halinde 50 mg alan hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar (N=170) : Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Nazofarenjit Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Titreme, baş ağrısı, sersemlik, asteni Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Konstipasyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hipoglisemi Deri ve Derialtı Doku Hastalıkları Yaygın: Hiperhidroz Tiazolidinedion ile kombinasyon Vildagliptin 100 mg/gün + bir tiazolidinedion ile yürütülen kontrollü klinik çalışmalarda, vildagliptin 100 mg/gün + tiazolidinedion ya da plasebo + tiazolidinedion tedavi gruplarında advers reaksiyonlar nedeniyle çalışmadan çekilme bildirilmemiştir. Klinik çalışmalarda vildagliptin + pioglitazon alan hastalarda hipoglisemi insidansı yaygın olmayan (%0.6) şeklinde iken plasebo + pioglitazon alan hastalarda yaygın (%1.9) saptanmıştır.Vildagliptin kollarında hiçbir şiddetli hipoglisemik olay bildirilmemiştir. Pioglitazon ile kombinasyon çalışmasında, plaseboya kıyasla vücut ağırlığındaki değişiklik günde bir kez 50 mg vildagliptin ve günde iki kez 50 mg vildagliptin ile sırasıyla +0.1 ve +1.3 kg olarak saptanmıştır. Maksimum doz pioglitazon (günde bir kez 45 mg) tedavisine vildagliptin eklendiğinde, periferik ödem insidansı, günde bir kez 50 mg vildagliptin ile %8.2, günde iki kez 50 mg vildagliptin ile %7.0, tek başına pioglitazon kullanımında ise %2.5 saptanmıştır. Diğer yandan, daha önce ilaç kullanmamış olan hastalarda ikili başlangıç tedavisi olarak pioglitazon ile vildagliptin birlikte kullanıldığında ödem insidansı, tek başına pioglitazon kullanımına kıyasla daha düşük olmuştur (günde bir kez 50 mg için %3.5, günde iki kez 50 mg için %6.1 karşısında pioglitazon 30 mg için %9.3). Çift kör çalışmalarda bir tiazolidinedion ile kombinasyon halinde günde 100 mg alan hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar (N=158): Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın: Kilo artışı Yaygın olmayan: Hipoglisemi Sinir sistemi bozuklukları Yaygın olmayan: Baş ağrısı, asteni Vasküler bozukluklar Yaygın: Periferik ödem Monoterapi Ayrıca vildagliptinle yapılan kontrollü monoterapi çalışmalarında advers reaksiyonlar nedeniyle çalışmadan ayrılmaların genel insidansı, plasebo (%0.6) ya da komparatörlerle (%0.5) karşılaştırıldığında günde 100 mg dozlarda vildagliptin (%0.3) ile tedavi edilmiş hastalar için daha yüksek olmamıştır. Karşılaştırmalı ve kontrollü monoterapi çalışmalarında, günde 100 mg vildagliptin ile tedavi edilen hastalarda hipoglisemi yaygın değildir ve görülme oranı %0.4 (1855'de 7) olmuştur; diğer yandan, aktif komparatör ya da plasebo ile tedavi edilen gruplarda bu oran %0.2'dir (1082'de 2). Ciddi ya da şiddetli herhangi bir olay bildirilmemiştir. Klinik çalışmalarda, günde 100 mg vildagliptin monoterapisi uygulanan hastalarda, başlangıca göre vücut ağırlığında değişiklik gözlenmemiştir (vildagliptin ve plasebo için sırasıyla -0.3 kg ve -1.3 kg). Çift kör çalışmalarda monoterapi olarak günde 100 mg almış hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar (N=1855): Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Üst solunum yolu enfeksiyonu, nazofarenjit Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın olmayan: Hipoglisemi Sinir sistemi bozuklukları Yaygın: Sersemlik Yaygın olmayan: Baş ağrısı Vasküler bozukluklar Yaygın olmayan: Periferik ödem Gastrointestinal bozukluklar Yaygın olmayan: Kabızlık İskelet-kas ve bağ doku bozuklukları Yaygın olmayan: Artralji 2 yıl kadar süren klinik çalışmalarda, vildagliptin monoterapisi ile güvenlilik sinyalleri veya öngörülmeyen riskler gözlenmemiştir. Metformin ve sülfonilüre ile kombinasyon Vildagliptin + metformin + glimepirid tedavi grubunda advers reaksiyonlar nedeniyle çalışmadan ayrılan hasta olmamışken bu oran plasebo + metformin + glimepirid tedavi grubunda %0.6 olmuştur. Hipoglisemi insidansı her iki tedavi grubunda yaygın bulunmuştur (vildagliptin + metformin + glimepirid için %5.1 karşısında plasebo + metformin + glimepirid grubu için %1.9). Vildagliptin grubunda bir şiddetli hipoglisemik olay bildirilmiştir. Çalışmanın sonunda, ortalama vücut ağırlığı üzerindeki etkinin nötr olduğu görülmüştür (vildagliptin grubunda +0.6 kg ve plasebo grubunda -0.1 kg). Metformin ve bir sülfonilüre ile kombinasyon halinde günde iki kez vildagliptin 50 mg alan hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar (N=157): Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hipoglisemi Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sersemlik, titreme Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Hiperhidroz Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Asteni İnsülin ile kombinasyon Eşzamanlı metforminli ya da metforminsiz, insülin ile kombinasyon olarakgünde iki kez 50 mg vildagliptinin kullanıldığı kontrollü klinik çalışmalarda, advers olaylar nedeniyle çalışmalardan ayrılmaların genel insidansı, vildagliptin tedavi grubunda %0.3 iken plasebo grubunda çalışmadan ayrılan hasta olmamıştır. Hipoglisemi insidansı iki tedavi grubunda da benzer bulunmuştur (vildagliptin grubunda %14.0 iken plasebo grubunda %16.4). Vildagliptin grubunda 2 hasta, plasebo grubunda 6 hasta şiddetli hipoglisemik olay bildirmiştir. Çalışmanın sonunda ortalama vücut ağırlığı üzerindeki etkinin nötr olduğu belirlenmiştir (başlangıca göre değişiklik vildagliptin grubunda +0.6 kg iken plasebo grubunda herhangi bir değişiklik olmamıştır). Çift kör çalışmalarda insülin ile kombinasyon halinde (metformin ile ya da metforminsiz) günde 100 mg vildagliptin alan hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar (N=371): Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Kan şekerinde düşüş Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, üşüme hissi Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, gastroözofageal reflü hastalığı Yaygın olmayan: İshal, flatulans Pazarlama sonrası deneyim: Pazarlama sonrası deneyim süresince aşağıdaki ilave istenmeyen etkiler rapor edilmiştir: İlacın kesilmesi ile geri dönen nadir hepatit vakaları ve anormal karaciğer fonksiyon testleri olan vakalar*. (sıklığı bilinmeyen*) ürtiker, pankreatit, lokalize büllöz veya eksfoliyatif deri lezyonları *Bu reaksiyonlar, belirli olmayan büyüklükteki bir popülasyondan gönüllü olarak rapor edildiğinden, güvenilir bir şekilde sıklıklarını tahmin etmek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, "sıklığı bilinmeyen" şeklinde kategorize edilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.