GIOTRIF 20 MG FILM KAPLI TABLET ,TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Giotrif 20 mg ne için kullanılır?
KT 1ErbB ailesi (EGFR [epidermal büyüme faktörü reseptörü veya ErbB1], HER2 (ErbB2), ErbB3 ve ErbB4 dahil) olarak adlandırılan bir grup proteinin aktivitesini bloke ederek etki eder. EGFR, “epidermal büyüme faktörü reseptörü”nün kısaltılmışıdır.
Bu proteinler, kanser hücrelerinin büyümesinde ve yayılmasında rol oynar ve ortaya çıkmalarına neden olan gen değişikliklerinden (mutasyonlar) etkilenirler. GIOTRIF, bu proteinlerin aktivitesini bloke ederek kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını engelleyebilir.
GIOTRIF, özel bir tip akciğer kanseri (küçük hücreli dışı lokal ileri veya metastatik (başka organlara atlayan) akciğer kanseri) tedavisinde birinci basamak ve bir basamak kemoterapi sonunda hastalığı ilerleyen kişilerden ikinci basamak tedavisinde, yetkili bir laboratuvar tarafından, Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörü (EGFR) olarak adlandırılan bir gende değişme (mutasyon) olduğu gösterilmiş olguların tedavisinde, progresyona (hastalığın ilerlemesine) kadar kullanılır. Bu grup hastaların, daha önce, bu hedeflere yönelik olarak tirozin kinaz inhibitörleri olarak adlandırılan ilaçları kullanmamış olması gerekir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızAfatinibe veya bu ilacın formülünde bulunan ve yukarıda “yardımcı maddeler” başlığı altında belirtilen maddelere karşı alerjiniz varsa bu ilacı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerli ise, bu ilacı almadan önce doktorunuza bildiriniz.
- Kadınsanız, vücut ağırlığınız 50 kg'ın altında ise veya böbrek problemleriniz varsa. Eğer bu durumlardan herhangi biri sizin için geçerli ise, yan etkiler sizde daha belirgin görülebileceği için, doktorunuz sizi daha yakından gözlemleyecektir.
- Eğer akciğerlerinizde bir iltihaplanma öykünüz varsa (interstisyel akciğer hastalığı)
- Karaciğer problemleriniz varsa. Doktorunuz bazı karaciğer testleri yaptırabilir. Eğer karaciğer hastalığınız şiddetli ise, bu ilaçla tedavi edilmeniz önerilmez.
- Şiddetli göz kuruluğu, gözün ön kısmındaki şeffaf tabakanın (kornea) iltihabı veya gözün dış kısımlarını tutan ülser gibi göz problemleri ile ilgili bir öykünüz varsa veya kontakt lens kullanıyorsanız.
- Kalp problemleri öykünüz varsa. Bu durumda doktorunuz sizi daha yakından izlemek isteyebilir.
Bu ilacı kullanırken aşağıdakilerden herhangi birisinin olması halinde derhal doktorunuza haber veriniz:
- İshaliniz olursa. İshalin ilk belirtileri ortaya çıkar çıkmaz tedavi edilmesi önemlidir.
- Cilt döküntüleriniz olursa. Cilt döküntülerinin erken dönemde tedavisi önemlidir.
- Nefes darlığınız olursa veya nefes darlığınız aniden daha da kötüleşirse. Bu durum öksürük veya ateşle birlikte görülebilir. Bu belirtiler akciğerlerdeki bir iltihabın göstergesi olabilir (interstisyel akciğer hastalığı) ve hayati tehlikeye yol açabilir.
- Midenizde veya bağırsaklarınızda şiddetli ağrı varsa, ateş, titreme, hasta hissetme, kusma veya karında sertlik ya da şişkinlik söz konusuysa, çünkü bunlar mide veya bağırsak duvarında yırtılma belirtileri olabilir ('gastrointestinal perforasyon'). Ayrıca, daha önce gastrointestinal ülser veya divertiküler hastalık geçirdiyseniz veya eş zamanlı olarak antienflamatuar ilaç (NSAID'ler) (ağrıyı ve şişmeyi tedavi etmek için kullanılır) ya da steroid (iltihaplanma ve alerjiler için kullanılır) kullanıyorsanız, gastrointestinal perforasyon riskini arttırabileceğinden doktorunuza söyleyiniz.
- Gözlerinizde aniden kızarma ve ağrı ortaya çıkarsa veya var olan kızarıklık ve ağrı durumu kötüleşirse, gözde sulanma artarsa, görmede bulanıklık ve/veya ışığa karşı hassasiyetiniz olursa. Bu durumlarda acil tedaviye ihtiyaç duyabilirsiniz.
Aynı zamanda “4. Olası yan etkiler” bölümüne de bakınız.
Çocuklar ve adolesanlar GIOTRIF'in çocuklarda ve adolesanlarda kullanımı önerilmez. Bu ilacı çocuklara veya 18 yaşın altındaki adolesanlara vermeyiniz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlarla olduğu gibi GIOTRIF de yan etkilere yol açabilir, ancak bu yan etkiler herkeste ortaya çıkmaz.
Aşağıdakilerden biri olursa GIOTRIF kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Eğer, sizde alerjik veya anafilaktik reaksiyonlar (yan etkiler) (kurdeşen, şişlik, kaşıntı, kızarıklık gibi cilt bulguları, boğazda tıkanma, nefes alamama, öksürük gibi solunum bulguları) ortaya çıkarsa, ilacı kesiniz ve derhal doktorunuza veya en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin GIOTRIF'e karşı alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdaki ciddi yan etkilerden herhangi biri sizde ortaya çıkarsa, DERHAL doktorunuza bildiriniz. Bazı durumlarda doktorunuz tedavinize ara verme, dozunuzu azaltma veya
GIOTRIF tedavisine son verme gereğini duyabilir:
- İshal (çok yaygın) 2 günden daha uzun süren ishal veya daha şiddetli ishal, sıvı kaybına (yaygın), kan potasyum düzeyinizde düşmeye (yaygın) ve böbrek fonksiyonlarınızda kötüleşmeye (yaygın) yol açabilir. İshal tedavi edilebilir. İshalin ilk belirtileri ortaya çıkar çıkmaz çok miktarda sıvı içiniz. Derhal doktorunuzla temasa geçiniz ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde uygun ishal tedavisine başlayınız. GIOTRIF kullanmaya başlamadan önce ishal ilacınızın elinizin altında hazır olmasını sağlayınız.
- Cilt döküntüsü (çok yaygın)
Döküntüleri erken tedavi etmek önemlidir. Eğer derinizde döküntü başlarsa derhal doktorunuza bildiriniz. Eğer döküntü tedavisinden sonuç alamaz iseniz ve döküntüler daha da şiddetlenirse (Örneğin, derinizde soyulma veya içi sulu kabarcıklar olursa) doktorunuzu derhal bilgilendirmeniz gerekir. Bu durumda doktorunuz GIOTRIF tedavinizi durdurmaya karar verebilir. Döküntüler güneşle temas eden bölgelerde ortaya çıkabilir veya daha kötüye gidebilir. Güneşten korunmak için koruyucu kıyafetler ve güneşten koruyucu kremler kullanmanız önerilir.
- Akciğerlerin iltihaplanması (yaygın olmayan)
Bu durum “interstisyel akciğer hastalığı” olarak adlandırılır. Eğer yeni veya aniden kötüye giden bir nefes darlığı ortaya çıkarsa, vakit geçirmeden doktorunuza başvurunuz. Bu durum, öksürük veya ateş ile birlikte görülebilir.
- Gözlerinizin tahriş olması veya iltihaplanması
Gözlerinizde tahriş veya iltihap ortaya çıkabilir (konjunktivit/keratokonjunktivit yaygın olarak ve keratit yaygın olmayan sıklıkta ortaya çıkar). Eğer aniden ortaya çıkan veya daha kötüye giden, gözde ağrı veya kızarma veya göz kuruluğu gibi göz belirtileri varsa, doktorunuza bildiriniz.
Bu yan etkilerden herhangi birini yaşarsanız en kısa zamanda doktorunuza haber veriniz.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastadan birden fazlasında görülebilir.
Yaygın: 10 hastadan 1'ine kadarını etkileyebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastadan 1'ine kadarını etkileyebilir.
Seyrek: 1.000 hastadan 1'ine kadarını etkileyebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Sıklığı bilinmeyen: Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Çok yaygın:
- Ağızda ağrı ve iltihaplanma
- Tırnak enfeksiyonu
- İştah azalması
- Burun kanaması
- Bulantı
- Kusma
- Kaşıntı
- Kuru cilt
Yaygın:
- El ve ayak derinizde ağrı, kızarıklık, şişme veya soyulma
- Kan testlerinde karaciğer enzim (aspartat aminotransferaz ve alanin aminotransferaz) düzeylerinin yükselmesi
- Mesane yüzeyini kaplayan tabakanın iltihaplanması ile birlikte, idrar yapma sırasında yanma hissi, sık idrar yapma ve acil idrara çıkma ihtiyacı (sistit)
- Tat duyusunda anormallikler (disguzi)
- Mide ağrısı, sindirim güçlüğü, mide ekşimesi
- Dudaklarda iltihaplanma
- Kilo kaybı
- Burun akması
- Kaslarda kasılmalar
- Ateş
- Tırnak problemleri
Yaygın olmayan:
- Pankreas iltihaplanması (pankreatit)
- Mide veya bağırsak duvarınızda bir yırtılma oluşması (gastrointestinal perforasyon)
- Kirpiklerinizin anormal büyümesi (göz yüzeyine zarar verebilecek şekilde yanlış yönlenmiş büyüme dahil)
Seyrek:
- Ciltte şiddetli yayılmış şekilde içi sıvı dolu kabarcıkların oluşması veya cildin soyulması (Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz denilen durumların belirtisi olabilir)
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bir bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuzla konuşunuz. GIOTRIF kullanırken hamile kalmaktan kaçınmalısınız. Eğer hamile kalma olasılığınız varsa, bu ilaçla yapılan tedavi sırasında veya son ilaç dozunun alınmasından sonra en az 1 ay süre ile yeterli doğum kontrol yöntemlerini kullanmalısınız. Aksi takdirde, doğmamış bebeğinizin zarar görme riski vardır.
Bu ilacı alırken hamile kalırsanız, derhal doktorunuza bildiriniz. Doktorunuz tedaviye devam edip etmeyeceğinize karar verecektir.
Bu ilacın son dozunu kullandıktan sonra hamile kalmayı planlıyorsanız, doktorunuza danışmanız gerekir. Çünkü sizin vücudunuz ilaçtan tamamen temizlenmemiş olabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeBu ilacı kullanırken bebeğinizi emzirmeyiniz, çünkü bebeğinizin karşı karşıya kalabileceği risk göz ardı edilemez.
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerGIOTRIF, laktoz adı verilen bir çeşit şeker içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKüçük hücreli dışı lokal ileri veya metastatik akciğer kanserinin tedavisinde birinci basamak ve bir basamak kemoterapi sonu progresyon gösteren hastalardan ikinci basamak tedavisinde Epidermal Growth Factor Reseptörü (EGFR) gen ekson 19 delesyonu ve/veya ekson 21 (L858R) mutasyonu, akredite bir laboratuvarda gösterilmiş olguların tedavisinde progresyona kadar kullanımı endikedir (Bu grup hastalar daha önce bu hedeflere yönelik tirozin kinaz inhibitörleri (TKİ) kullanmamış olmalıdırlar).
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAfatinibe veya 6.1 bölümünde listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı hipersensitivite olması halinde kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriEGFR mutasyon durumunun değerlendirilmesi Bir hastanın EGFR mutasyon durumunun değerlendirilmesinde, hatalı negatif veya hatalı pozitif sonuçlardan kaçınmak üzere, tam anlamı ile valide ve sağlam bir metodun seçilmesi önemlidir. Diyare tedavisi sırasında diyare (şiddetli diyare dahil) bildirilmiştir. Diyare, renal yetmezlik ile birlikte olan veya olmayan dehidratasyona yol açabilir ve seyrek olarak ölümle sonuçlanabilir. Diyare, genellikle tedavinin ilk iki haftasında ortaya çıkar. Evre 3 diyare en sık olarak tedavinin ilk 6 haftası içinde görülür. Diyarenin proaktif kontrolü, yeterli hidrasyon sağlanmasıyla birlikte antidiyareik ilaçların kullanılmasını kapsar ve özellikle tedavinin ilk 6 haftası içinde uygulanması önemlidir. Proaktif diyare kontrolü, diyarenin ilk belirtileri ile birlikte başlatılmalıdır. Antidiyareik ilaçlar (örneğin, loperamid) kullanılmalı ve eğer gerekli ise doz, onaylı en yüksek önerilen doza kadar yükseltilmelidir. Antidiyareik ilaçlar hastanın elinin altında hazır bulundurulmalı ve böylece diyarenin ilk belirtileri ortaya çıkar çıkmaz kullanılmaya başlanması sağlanmalıdır. Antidiyareik ilaç kullanımına, bağırsak hareketlerindeki artış 12 saat boyunca ortadan kalkıncaya kadar devam edilmelidir. Şiddetli diyaresi olan hastalarda tedavisinin bir süre durdurulması, dozunun azaltılması veya tamamen kesilmesi gerekebilir. Dehidrate hale gelen hastalara intravenöz sıvı ve elektrolit verilmesi gerekebilir. Cilt ile ilişkili advers olaylar ile tedavi edilen hastalarda döküntü/akne bildirilmiştir. Genellikle, döküntü, hafif veya orta derecede eritamatöz ve akneiform döküntüler şeklindedir, güneşe maruz kalan yerlerde ortaya çıkabilir veya daha kötüye gidebilir. Güneşe maruz kalan hastalara koruyucu giyecekler ve güneşten korunma ürünlerini kullanmaları önerilebilir. Dermatolojik reaksiyonlara erken dönemde müdahale edilmesi (emoliyentler, antibiyotikler gibi) tedavisinin devamlı olmasını kolaylaştırabilir. Cilt lezyonları şiddetli olan hastalarda tedavinin bir süre durdurulması, dozun azaltılması, ek tedavi girişimleri ve bu tür dermatolojik etkilerin tedavisi konusunda deneyimli bir uzmana başvurulması gerekebilir. Stevens-Johnson sendromunu ve toksik epidermal nekrolizi düşündüren seyrek vakalar da dahil olmak üzere, büllöz, blister tarzında ve eksfoliyatif cilt durumları bildirilmiştir. Eğer hastada şiddetli büllöz, blister şeklinde veya eksfoliyatif durumlar ortaya çıkarsa, tedavisi bir süre için durdurulmalı veya tamamen kesilmelidir. Kadınlar, düşük vücut ağırlığı olanlar ve altta yatan böbrek yetmezliği Kadın hastalarda, vücut ağırlığı düşük olanlarda ve altta yatan böbrek bozukluğu bulunan kişilerde afatinib maruziyetinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bu durum, özellikle diyare, döküntü/akne ve stomatit gibi advers reaksiyonların gelişme riskinin artmasına yol açabilir. Bu risk faktörlerini taşıyan hastaların yakından gözlenmesi önerilir. İnterstisyel Akciğer Hastalığı (ILD) KHDAK tedavisi için kullanan hastalarda, fataliteler de dahil olmak üzere, interstisyel akciğer hastalığı veya bu hastalık benzeri advers reaksiyonlar (akciğer infiltrasyonu, pnömoni, akut respiratuvar distres sendromu, alerjik alveolit gibi) bildirilmiştir. Tüm klinik çalışmalarda, ile tedavi edilen hastaların %0,7’sinde ILD benzeri advers reaksiyonlar bildirilmiştir (CTCAE Evre ≥3 ILD-benzeri advers reaksiyon yaşayan %0,5 oranındaki hastalar dahil). ILD öyküsü olan hastalar çalışmalara dahil edilmemiştir. Akut solunum semptomları gelişen ve/veya pulmoner semptomları açıklanamayan şekilde kötüleşen (dispne, öksürük, ateş) tüm hastalar, interstisyel akciğer hastalığını elimine etmek için dikkatle değerlendirilmelidir. Bu semptomların değerlendirilmesi sürecinde tedavisine ara verilmelidir. Eğer ILD tanısı konursa, tamamen kesilmeli ve uygun bir tedavi gerekli şekilde başlatılmalıdır. Şiddetli karaciğer yetmezliği tedavisi sırasında, hastaların %1’inden daha azında fataliteler dahil karaciğer yetmezliği bildirilmiştir. Bu hastalarda, katkıda bulunan faktörler arasında, önceden var olan karaciğer hastalığı ve/veya altta yatan malignansinin progresyonu ile ilişkili komorbiditeler bulunur. Mevcut karaciğer hastalığı olanlarda periyodik olarak karaciğer fonksiyon testlerinin yapılması önerilir. Pivotal çalışmalarda, karaciğer testleri başlangıçta normal değerlerde olan ve 40 mg/gün dozla tedavi edilen hastaların %2,4’nde (LUX-Lung 3) ve %1,6’sında (LUX-Lung 8) Evre 3 alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) artışları gözlenmiştir. LUX-Lung 3’te, başlangıç karaciğer testleri normal olmayan hastalarda Evre 3 ALT/AST artışı yaklaşık 3,5 kat daha yüksektir. LUX-Lung 8’de, başlangıç karaciğer testleri normal olmayan hastalarda, Evre 3 ALT/AST artışı olmamıştır. Karaciğer fonksiyonları kötüleşen hastalarda dozun kesilmesi gerekebilir. tedavisi sırasında şiddetli karaciğer yetmezliği gelişen hastalarda tedavi tamamen kesilmelidir. Gastrointestinal perforasyon Tüm randomize kontrollü klinik çalışmalarda hastaların % 0,2'sinde tedavisi sırasında ölümler de dahil olmak üzere gastrointestinal perforasyon bildirilmiştir. Vakaların çoğunda gastrointestinal perforasyon, kortikosteroidler, NSAII'ler veya anti-anjiyojenik ajanlar gibi birlikte kullanılan ilaçlar, altta yatan gastrointestinal ülserasyon öyküsü, altta yatan divertiküler hastalık, yaş, veya perforasyon bölgesinde bağırsak metastazları dahil olmak üzere bilinen diğer risk faktörleriyle ilişkili bulunmuştur. alırken gastrointestinal perforasyon gelişen hastalarda tedavi kalıcı olarak kesilmelidir. Keratit Akut veya kötüye giden göz inflamasyonu, lakrimasyon, ışığa duyarlılık, bulanık görme, gözde ağrı ve/veya kırmızı göz gibi semptomlar derhal bir oftalmoloji uzmanına başvurmayı gerektirir. Eğer bir ülseratif keratit tanısı doğrulanırsa, tedavisi bir süre için durdurulmalı veya tamamen kesilmelidir. Keratit tanısı konduğunda, tedaviye devam etmenin sağlayacağı yarar ile karşılaşılacak zararlar dikkatle gözden geçirilmelidir. Bu ilaç, keratit, ülseratif keratit veya şiddetli göz kuruluğu öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kontakt lens kullanımı da keratit ve ülserasyon için bir risk faktörüdür. Sol ventrikül fonksiyonu Sol ventrikül disfonksiyonu HER2 inhibisyonu ile ilişkilendirilmiştir. Mevcut klinik çalışma verileri, kardiyak kontraktilite üzerinde bir advers etkisi olduğunu düşündürmemektedir. Bununla birlikte, bu ilaç, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) anormal olan hastalarda veya önemli kardiyak öyküsü olan hastalarda çalışılmamıştır. Kardiyak risk faktörleri ve LVEF’i etkileyebilen koşulları olan hastalarda, başlangıçta ve tedavisi sırasında, LVEF’nin değerlendirmesini de kapsayan bir kardiyak izlem göz önüne alınmalıdır. Tedavi sırasında ilgili kardiyak belirti/semptomlar gelişen hastalarda LVEF değerlendirmesini de kapsayan kardiyak izlem düşünülmelidir. Ejeksiyon fraksiyonu kabul edilen normalin alt limitinden daha düşük hastalarda, kardiyak konsültasyon ile birlikte tedavinin bir süre durdurulması veya tamamen kesilmesi düşünülmelidir. P-glikoprotein (P-gp) etkileşmeleri Güçlü P-gp indükleyicilerle eş zamanlı tedavi, afatinib maruziyetini azaltabilir. Laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen advers reaksiyonlar, diyare ve cilt ile ilişkili advers olaylar ve stomatit ile paronişidir. Genel olarak dozun düşürülmesi, yaygın görülen advers etkilerin sıklığının düşmesini sağlamıştır. Günde bir kez 40 mg ile tedavi edilen hastalarda, ortaya çıkan advers reaksiyonlar nedeniyle, LUX-lung 3 çalışmasında hastaların %57’sinde ve LUX-Lung 8 çalışmasında hastaların %25’nde dozun azaltılması gerekli olmuştur. Diyare ve döküntü/akne şeklindeki advers reaksiyonlara bağlı olarak sırasıyla, LUX-lung 3 çalışmasında hastaların % 1,3’ünde ve %0’ında, LUX-Lung 8 çalışmasında ise hastaların %3,8 ve %2’sinde tedavinin kesilmesi gerekmiştir. Afatinib ile tedavi edilen hastaların %0,7’sinde ILD benzeri advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Stevens-Johnson sendromunu ve toksik epidermal nekrolizi düşündüren seyrek vakaları da kapsayan, büllöz, blisterli ve eksfolyatif cilt durumları bildirilmiştir. Ancak bu vakalarda potansiyel alternatif etiyolojiler bulunmaktadır. Advers etkilerin tablolu listesi: Tablo 2’de, monoterapi şeklinde 40 mg veya 50 mg günlük dozlarda kullanan hastalarda yürütülen tüm KHDAK çalışmalarında ve pazarlama sonrası deneyimlerde bildirilen advers reaksiyonların sıklıkları özetlenmiştir. Advers reaksiyon sıklıkları şu şekilde tanımlanır:. Her bir sıklık grubundaki advers etkiler ciddiyetteki azalmaya doğru sıralanarak sunulmuştur. Tablo 2: Advers etkilerin sıklık sınıflarına göre özeti Vücut sistemi -<) Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Paronişi Sistit Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahta azalma Dehidratasyon Hipokalemi Sinir sistemi hastalıkları Disguzi Göz hastalıkları Konjonktivit Göz kuruluğu Keratit Anormal kirpik büyümesi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Epistaksis Rinore İnterstisyel akciğer hastalığı Gastrointestinal hastalıklar Diyare Stomatit Bulantı Kusma Dispepsi Keilit Pankreatit Gastrointestinal perforasyon Hepatobilier hastalıklar Alanin aminotransferaz düzeyinde yükselme Aspartat aminotransferaz düzeyinde yükselme Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Akneiform dermatit Prurit Cilt kuruluğu Palmar-plantar eritrodisestezi sendromu Tırnak bozuklukları Stevens-Johnson sendromu Toksik epidermal nekroliz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas spazmları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Renal bozukluk/ Renal yetmezlik Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Ateş Araştırmalar Kilo kaybı 1 paronişi, tırnak enfeksiyonu, tırnak yatağı enfeksiyonunu içerir 2 stomatit, aftöz stomatit, mukozal inflamasyon, ağızda ülserasyon, oral mukoza erozyonu, mukozal erozyon, mukozal ülserasyonu içine alır. 3 “Döküntü” tercih edilen terim grubunu içerir 4 Akne, püstüler akne, akneiform dermatiti içerir 5 Prurit, jeneralize pruriti içerir 6 Cilt kuruluğu, cilt çatlaklarını içerir 7 Pazarlama sonrası deneyimlere dayanır 8 Tırnak bozuklukları, onikolizis, tırnak toksisitesi, onikoklasis, tırnağın uzamaması, tırnakta beyaz lekeler, onikomadezis, tırnakta renk bozukluğu, tırnak distrofisi, tırnakta bombeleşme ve onikogrifozisi içerir. Seçilmiş advers reaksiyonların açıklaması LUX-Lung 3 ve LUX-Lung 7 çalışmalarında tedavisi alan hastaların en az %10’nda ortaya çıkan çok yaygın advers reaksiyonlar, Ulusal Kanser Enstitüsü-Yaygın Toksisite Kriterleri (National Cancer Institute-Common Toxicity Criteria NCI-CTC) evrelerine göre Tablo 3 ve 4’te özetlenmiştir. Tablo 3: LUX-Lung 3 çalışmasındaki çok yaygın advers reaksiyonlar (40 mg/gün) N=229 Pemetreksed/ Sisplatin N=111 NCI-CTC Evre Herhangi bir evre Herhangi bir evre MedDRA Tercih Edilen Terim % % % % % % Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Paronişi Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahta azalma Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Diyare Stomatit Keilit Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Akneiform dermatit Cilt kuruluğu Prurit Araştırmalar Kilo kaybı paronişi, tırnak enfeksiyonu, tırnak yatağı enfeksiyonunu içerir 2 stomatit, aftöz stomatit, mukozal inflamasyon, ağızda ülserasyon, oral mukoza erozyonu, mukozal erozyon, mukozal ülserasyonu içerir 3 “Döküntü” tercih edilen terim grubunu içerir 4 Akne, püstüler akne, akneiform dermatiti içerir 5 Cilt kuruluğu, cilt çatlaklarını içerir 6 Prurit, jeneralize pruriti içerir Tablo 4: LUX-Lung 7 çalışmasındaki çok yaygın advers reaksiyonlar (40 mg/gün) N=160 Gefitinib N=159 NCI-CTC Evre Herhangi bir evre Herhangi bir evre MedDRA Tercih Edilen Terim % % % % % % Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Paronişi Sistit Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahta azalma Hipokalemi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Rinore Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Diyare Stomatit Bulantı Kusma Dispepsi Hepato-bilier hastalıkları Alanin aminotransferaz değerinde yükselme Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Cilt kuruluğu Prurit Akneiform dermatit Genel bozukluklar ve uygulama yerine ilişkin hastalıkları Ateş Araştırmalar Kilo kaybı Paronişi, tırnak enfeksiyonu, tırnak yatağı enfeksiyonunu içerir 2 Sistit, üriner kanal enfeksiyonunu içerir 3 Hipokalemi, kan potasyumunda düşmeyi içerir 4 Rinore, nazal inflamasyonu içerir 5 Stomatit, aftöz stomatit, mukozal inflamasyon, ağız ülserasyonu, mukozal erozyonu içerir 6 Döküntü tercih edilen terim grubunu içerir 7 Pruriti, jeneralize pruriti içerir 8 Akneiform dermatiti, akneyi içerir Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik 40 mg alan hastalarda karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler (ALT ve AST değerlerinde yükselmeler dahil) gözlenmiştir. Bu yükselmeler, genellikle geçicidir ve tedavinin kesilmesine yol açmaz. Evre 2 (normalin üst sınırının > 2,5-5 katı) ALT yükselmeleri, bu ilaçla tedavi edilen hastaların <%8’nde ortaya çıkmıştır. Evre 3 (ULN’nin >5-20 katı) yükselmeler ise, tedavisi alan hastaların <%4’ünde gözlenmiştir. Seçilmiş advers reaksiyonların açıklaması LUX-Lung 8 çalışmasında tedavisi alan hastaların en az %10’nda ortaya çıkan çok yaygın advers reaksiyonlar, Ulusal Kanser Enstitüsü-Yaygın Toksisite Kriterleri (National Cancer Institute-Common Toxicity Criteria NCI-CTC) Evrelerine göre Tablo 5’te özetlenmiştir. Tablo 5: LUX-Lung 8 çalışmasındaki çok yaygın advers reaksiyonlar* (40 mg/gün) N=392 Erlotinib N=395 NCI-CTC Evre Herhangi bir evre Herhangi bir evre MedDRA Tercih Edilen Terim % % % % % % Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Paronişi Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahta azalma Gastrointestinal hastalıklar Diyare Stomatit Bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Akneiform dermatit * tüm nedenlere bağlı advers olayları yaşayan hastaların sıklığını bildirir 1 paronişi, tırnak enfeksiyonu, tırnak yatağı enfeksiyonunu içerir 2 stomatit, aftöz stomatit, mukozal inflamasyon, ağızda ülserasyon, oral mukoza erozyonu, mukozal erozyon, mukozal ülserasyonu içerir 3 “Döküntü” tercih edilen terim grubunu içerir 4 Akne, püstüler akne, akneiform dermatiti içerir Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik 40 alan hastalarda karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler (ALT ve AST değerlerinde yükselmeler dahil) gözlenmiştir. Bu yükselmeler, genellikle geçicidir ve tedavinin kesilmesine yol açmaz. Evre 2 ALT yükselmeleri, bu ilaçla tedavi edilen hastaların %1’nde ortaya çıkmıştır. Evre 3 yükselmeler ise, tedavisi alan hastaların %0,8’inde gözlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.